
22 Eylül 2026 Salı


Gelişim Ligleri’nin 2026-2027 sezonunun ilk haftasında U14 ve U15’lerde Edirne Şükrüpaşa Spor deplasmanda Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş.’ni her iki maçta da yenmeyi başardı. Edirne Birlik Spor evinde U14’lerde Kepezspor ile 3-3 berabere kalırken, U15 takımı Kepezspor karşısında 9-2 yenildi. Uzunköprü Veteranları Yaşatma ve Koruma Spor da U14 kategorisinde evinde Çanakkale Gençlerbirliği Spor’a 5-2, U15 kategorisinde de 3-0 mağlup oldu.
Edirne’den Şükrüpaşa Spor’un U14, U15, U16, U17 ve U19 olmak üzere 5, Edirne Birlik Spor ve Uzunköprü Veteranları Yaşatma ve Koruma Spor’un U14 ve U15 olmak üzere 2 kategoride mücadele edecekleri Gelişim Ligleri’nde U14 ve U15’lerde 2026-2027 sezonu geçtiğimiz Pazar günü start aldı.
Edirne Şükrüpaşa Spor U14 deplasmanda Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. ile Tepecik Şenol Güneş Stadı ‘nda saat 11.00’de, U15 ekibi ise bu maçtan sonra aynı sahada saat 13.00’te aynı ekibin aynı yaş grubu ile karşı karşıya geldi. Şükrüpaşa Spor ilk maçta 4-1, ikinci maçta 2-1 galip geldi.
Edirne Birlik Spor her iki kategoride Kepezspor’u, Yıldırım İbrahim Acar sahasında konuk etti. Edirne ekibi ilk maçta 3-3 berabere kalırken, ikinçci maçta ise 9-2 mağlup oldu.
Uzunköprü Veteranları Yaşatma ve Koruma Spor da yine aynı kategorilerde Çanakkale Gençlerbirliği Spor’u Oğuz Arda Sel Sentetik Futbol Sahası’nda konuk etti.Uzunköprü ekibi ilk maçta 5-2, ikinçi maçtan da 3-0 yenik ayrıldı.
U14 GELİŞİM LİGİ 2. GRUP
1. HAFTA TOPLU SONUÇLAR
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü 1-2 Bigaspor
Uzunköprü Veteranları 2-5 Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Lüleburgaz Atletik Spor 7-1 Fevzipaşaspor
Büyükçekmece Belediye Spor 3-2 Tekirdağspor
Çorlu Belediye Futbol Kulübü 3-0 Çorlu Spor 1947
Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. 1-4 Edirne Şükrüpaşa Spor
Edirne Birlik Spor 3-3 Kepezspor
Kırklarelispor 1-8 Silivrispor
U15 GELİŞİM LİGİ 2. GRUP
1. HAFTA TOPLU SONUÇLAR
Çerkezköy 1923 Spor Kulübü 1-5 Bigaspor
Uzunköprü Veteranlarır 0-3 Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Lüleburgaz Atletik Spor 0-1 Fevzipaşaspor
Büyükçekmece Belediye Spor 5-0 Tekirdağspor
Çorlu Belediye Futbol Kulübü 4-0 Çorlu Spor 1947
Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. 1-2 Edirne Şükrüpaşa Spor
Edirne Birlik Spor 2-9 Kepezspor
Kırklarelispor 0-1 Silivrispor



Trakya’nın her yerinde madencilik, taş ocakları, RES’ler, Nükleer derken bir de kaya gazı belası çıktı başımıza.
5 Eylül’de tek imzayla çıkan bir kararnameyle Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’yi (Gelibolu) kapsayan alanlarda kaya gazı çıkarılması faaliyetleri için çalışmalar başladı.
Yerin altına açılacak her kuyu için 351 bin litre su basılacak. Yer altından Trakya’nın suyu çekilecek içine yaklaşık olarak 14 bin litre de kimyasal karıştırılarak yerin altına büyük bir basınçla basılarak kaya gazı çıkarılmaya çalışılacak.
Dibimizdeki Bulgaristan kaya gazı çalışmalarını ülkesine, doğasına zarar vereceği için yasakladı. Üçte ikisi bizim olan Istranca’larda madencilik, taş ocakları altında inim inim inlerken, nükleer tehdidi altında yaşarken Istranca’ların üçte birine sahip Bulgaristan komşumuz gözü gibi koruyor onu.
Oysa ülkemizde sermayeye peşkeş çekiliyor.

Bilim insanı Doğan Kantarcı Evrensel gazetesinde haberinde uyarıyor;
Trakya genelinde petrol ve kaya gazı araştırmaları kapsamında alınan kararlar bölgenin ekolojik dengesi ve su varlığı açısından endişe yaratıyor. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Kantarcı tarafından hazırlanan değerlendirme raporu, jeolojik yapıyı ve tarım alanlarını inceleyerek kaya gazı çıkarılmasının çevreye verebileceği zararları gözler önüne seriyor. Trakya topraklarının yapısı ve su kaynaklarının durumu dikkate alındığında, bu faaliyetlerin bölgesel düzeyde ciddi riskler barındırdığı ifade ediliyor.
Ergene Havzası’nın kısıtlı su rezervleri risk altında.
Trakya bölgesinde kaya gazı çıkarmak amacıyla ruhsat verilmesi, İç Trakya’nın yeraltı suyunu sağlayan Ergene ve Kırcasalih akiferlerinin hayati önemini arka plana atıyor. Çapraz tabakalı çakıl, kum, mil ve kil katmanlarından oluşan bu yapı, bölgedeki tarım ve hayvancılık faaliyetleri için vazgeçilmez bir su kaynağı olarak öne çıkıyor. Ergene Havzası içindeki 274 hm³ düzeyindeki yeraltı suyu potansiyelinin 207 hm³ kadarlık bölümü içme, kullanma ve sanayi suyuna tahsis edilmiş durumda bulunuyor. DSİ tarafından yeni kuyu açılmasına izin verilmediği bu hassas bölgede, yüksek basınçlı su ve kimyasallarla yapılan hidrolik çatlatma işlemlerinin kısıtlı yeraltı suyu rezervlerini kirlenme ve tükenme riskiyle karşı karşıya bırakacağı vurgulanıyor.
Yüksek basınçlı çatlatma depremleri tetikleyebilir
Bölgenin tektonik yapısı ve katman kalınlıkları jeolojik açıdan önemli uyarılara temel oluşturuyor. Doğu Trakya bölgesindeki 3. zaman tortullarının toplam kalınlığı Muratlı ve Karıştıran arazisinde 9000 metrenin üzerine çıkıyor. Bölge arazisi Ganos ve Terzili gibi aktif fay hatlarıyla kaplanmış durum gösteriyor. Kaya gazı elde etmek amacıyla yer altına yüksek basınçlı su verilmesinin yer sarsıntılarına yol açacağı ve fay hatlarını tetikleyerek yeni depremler üretebileceği kaydediliyor. Raporda, geçmişte yaşanan 1912 Şarköy ile 1959 Edirne depremleri hatırlatılıyor.


Yaklaşan Genel seçimlerde özellikle YENİ Parti ve CHP den ortaya çıkan milletvekili aday adayları genelde bilindik yöntemlerle kendilerini anlatmaya tanıtmaya devam ediyorlar. Mahalle ve köy kahvesi demeden dolaşıp el sıkarak, taban fiyatlarını az bularak, pahalılıktan şikayet ederek, düğünlerde, cenazelerde boy göstererek öne çıkmanın çabası içerisindeler. Bir ölçüde bu yöntemlerden vaz geçmeme konusunda da haklılar. Çünkü seçmen de sonuçta kendisini en çok öpeni seçmekte çok başarılı…
***
Elbette bu üye yapısı ile önseçim bile yapılarak aday belirlense -örneğin-benim içime sinmiyor. Edirnelinin seçeceği kişi iktidarda bakanlık yapabilecek seviyede birikim ve deneyim sahibi olmalı… Sosyal Demokrat çözüm önerileri, kalkınma projeleri ve bunları yaşama geçirebilecek liyakat, deneyim ve birikime sahip olmalı. Trakya’nın sorunlarını bilmeli, yörenin kaderini değiştirebilecek önerilerle seçicilerin önüne çıkmalı… Ama bu, ne yazık ki mahalle delege ya da üyesinin tartıp ortaya koyabileceği bir beceri değil… O nedenle aday adayları el sıkmaya, öpmeye sıkı sıkıya bağımlılar.
***
İstisnaları yok mu? Zaman zaman farklılıkları görüyoruz. Örneğin Hüseyin Erkin özellikle tarım ve sulama konusunda ilginç açıklamalarla, önerilerle bu yarışta… Bir mesafe alabiliyor mu? Bilmiyorum. Nadiren Mustafa Bezbaş’ın özellikle hayvancılık ve eğitim konularında çıkışlarına da rastlanabiliyor…
***
Sahadaki en hareketli aday adaylarından Okan Gaytancıoğlu yerel basını iyi kullansa da ben kendisinden Trakya’da tarım konusundaki sorunlara nasıl bir çözüm önerisi sunduğuna hiç rastlamadım. Örneğin Sn. Gaytancıoğlu tarımda kooperatif örgütlenmenin, yararına inanıyor mu inanmıyor mu ben bilmiyorum? Örneğin Kurtbey’de, Sarıcaali’de, İpsala’da ve daha pek çok yerde çalışan ve üreten kadın kooperatiflerini hiç ziyaret etti mi? Etmeli mi? Bu konuda geliştirici, projeler üretmeli mi?
1980 yılına kadar Trakya’da bir kooperatif sistemi tüm Türkiye’ye örnekti.. Ne oldu da ne oldu? Kooperatifçilikten söz edemez olduk? Bunu sayın Gaytancıoğlu bizlere anlatmalı… O zaman mı yanlıştık, şimdi mi?
***
Bu yazıya neden olan çıkış Şadan Şimşek’ten geldi. Şadan bey Saros’un geldiği içler acısı duruma çare olarak bir öneri getiriyor. “Saros Belediyesi kurulsun” diyor. Katılırsınız ya da katılmazsınız; ama çarpıcı, iddialı bir çıkış… Evet… Saros yıllar öncesinden başlayarak yapılan yanlışlarla yerlerde sürünen, kapanın elinde kalmış bir doğa cenneti. Turizme hiçbir katkısı olmayan, aksine yerel yönetimlere yük olan bir anlayışla ikinci konut fırsatçılarının, müteahhitlerinin keyfine terk edilmiş bugün içinden çıkılmaz bir duruma gelmiş bir sorunlar yumağı… Bence Sn. Şimşek’in bu önerisi Parti Kurullarında ve özellikle bilimsel olarak, siyasi olarak yasal olarak tartışılıp gerçekçi, onarıcı düzenleyici ve sürdürülebilir bir SAROS Projesi oluşturulmalıdır. Saros’u kurtarmadan kazanmadan, yok sayarak Edirne’ye Milletvekili olunmaz…
***
Bu fırsattan istifade sık sık yaptığımız bir çağrıyı yineliyorum. Sevgili aday kardeşlerim, hepiniz çok değerlisiniz ama ne yazık ki henüz Trakya’yı da, Edirne’yi de yeterince bilmiyorsunuz. Hele Enez’i hiç bilmiyorsunuz. Enez dibe doğru hızla gidiyor. Görmüyorsunuz. Enez, imkanları ile Edirne’ye hatta Trakya’ya çok önemli fırsatlar sunabilecekken siz bu fırsatların ne olduğu konusunda yeterli bilgiye sahip değilsiniz.
Evet… Bu fırsattan istifade sizleri Kartopu ve Enez Sahil Dernekleri olarak, tek tek ya da topluca Enez’i konuşmaya Enez’e davet ediyoruz.


Bizde pek bilmezler…
Ne dili’ nin ne müziğinin, ne asil tarhinin ne de coğrafyasının, doğasının tabiat varlıklarının kıymetlerini bilmezler!..
En az dört asırlık, beyin iptal yaşamın karanlığı sarmış güzellikleri!..
Atatürk’le bir silkinme olmuş ama…
Bir arkadaş anılarında anlatıyor:
“İşim dolayısıyla sık sık Avrupa kentlerine giderim. Bulunduğum Avrupa kentinde, Türk klasık müzik topluluğunun konseri olduğunu öğrenince, hemen gittim.
Türk müzisyenler sahnede yerlerini aldılar ve Türk müzik kültürüne has, UD, BAĞLAMA, SAZ, KANUN, KEMANE, NEY vb… enstrümanları konuşturmaya başladılar!..
Salondaki Avrupalı dinleyiciler, İLK KEZ duydukları bu bambaşka müzik tınılarının hücrelerine verdiği tesirle, adete hipnozlanmış gibi, şaşkınlıktan dona kalmış, nefesleri kesilmişti!..
Sonradan birinin dediği gibi:
“ Türk müziği başladıktan hemen sonra, adeta koltuk altımda yok olmuş, havada izliyor idim. Zaman, mekan kavramı ortadan kalkmış, başka bir boyuttaydım sanki” böyle bir müzik mümkün değil, harhalde rüya görüyorum!..
Dünyada, böyle şaheserler varmışta bizim neden haberimiz yok?.. dedim kendime.” diyerek, bir Avrupa’lı izleyicinin, Türk müziğinin muhteşem tınıları karşısında, hayranlık ve de şaşkınlık içinde ki duygularına tanık olmuştu!
(Avrupa’da neden Türk müziği dinlenmez acaba?..)
Biz her milletin müziğini dinleriz.
Ama dünya Türk müziğinden mahrumdur.
Neden?..
Kültürümüzün bağrından çıkmış müzik evlatlarımız, Barış Manço, Cem Karaca, Sezen Aksu, Kayahan, Emel Sayın, Aşık Veysel, Neşe Karaböcek ve daha niceleri DUYGULARIMIZA NE DE MÜTHİŞ TERCÜMAN OLMUŞLARDI, UNUTULUR MU?..
İçerisi, Türk müziğinin özgün, manâ zengini güzelliklerinin gereği gibi farkında değil , dışarısı da, şeytanın kalleş hipnozunda olursa, kim bilir KIYMETİN kıymetini?..
Bay aşkı, bayan aşkı, müziğimizn bir yanın negatif bağımlılığı!..
Ara!..
Başka aşkı zor bulursun; varsa, yoksa omuz altı heveslerine “Aşk” demeler!..
“Aşk tahrifatı”…
O alanı da sakat tarafı!..
Kuran’ı Kerim. Sure 19/Ayet 100:
Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O akıllarını kullanmayanları murdar kılar.


Trakya Üniversitesi Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülen Proje Kafe uygulaması, yaz döneminde de yüz yüze buluşmalarla devam etti.
Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Sertaç Arabacıoğlu ve Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Tarık Yerlikaya tarafından gerçekleştirilen buluşmalarda, farklı akademik birimlerdeki proje ekipleriyle bir araya gelindi.
Görüşmelerde kabul edilen Avrupa Birliği projelerinin yürütülmesi, devam eden çalışmaların değerlendirilmesi ve yeni dönemde başlayacak projelere yönelik hazırlıklar ele alındı. Proje ekiplerine faaliyet ve iş paketleri, proje takvimi, planlama ve uygulama yöntemleri, bütçe ve ödeme süreçleri ile mevzuat ve idari uygulamalar hakkında bilgi verildi.
Yeni başlayacak projeler için ekiplerin oluşturulması, görev dağılımlarının yapılması ve ilk dönem faaliyetlerine yönelik hazırlıklar da değerlendirildi.
Trakya Üniversitesi’nin proje kapasitesini geliştirmek ve proje süreçlerinin daha etkin yürütülmesini sağlamak amacıyla hayata geçirilen Proje Kafe, “Kahveler Bizden, Fikirler Sizlerden” sloganıyla yeni dönemde de devam edecek.
Her pazartesi saat 15.00’te Rektörlük Kafeteryasında gerçekleştirilecek buluşmalarda akademisyenler ve proje ekipleri, yeni proje fikirlerini ve devam eden çalışmalarını değerlendirmek, proje uygulamalarına ilişkin destek almak üzere Proje Kafe’den yararlanabilecek.