
22 Eylül 2026 Salı


Trakya’nın her yerinde madencilik, taş ocakları, RES’ler, Nükleer derken bir de kaya gazı belası çıktı başımıza.
5 Eylül’de tek imzayla çıkan bir kararnameyle Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’yi (Gelibolu) kapsayan alanlarda kaya gazı çıkarılması faaliyetleri için çalışmalar başladı.
Yerin altına açılacak her kuyu için 351 bin litre su basılacak. Yer altından Trakya’nın suyu çekilecek içine yaklaşık olarak 14 bin litre de kimyasal karıştırılarak yerin altına büyük bir basınçla basılarak kaya gazı çıkarılmaya çalışılacak.
Dibimizdeki Bulgaristan kaya gazı çalışmalarını ülkesine, doğasına zarar vereceği için yasakladı. Üçte ikisi bizim olan Istranca’larda madencilik, taş ocakları altında inim inim inlerken, nükleer tehdidi altında yaşarken Istranca’ların üçte birine sahip Bulgaristan komşumuz gözü gibi koruyor onu.
Oysa ülkemizde sermayeye peşkeş çekiliyor.

Bilim insanı Doğan Kantarcı Evrensel gazetesinde haberinde uyarıyor;
Trakya genelinde petrol ve kaya gazı araştırmaları kapsamında alınan kararlar bölgenin ekolojik dengesi ve su varlığı açısından endişe yaratıyor. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Kantarcı tarafından hazırlanan değerlendirme raporu, jeolojik yapıyı ve tarım alanlarını inceleyerek kaya gazı çıkarılmasının çevreye verebileceği zararları gözler önüne seriyor. Trakya topraklarının yapısı ve su kaynaklarının durumu dikkate alındığında, bu faaliyetlerin bölgesel düzeyde ciddi riskler barındırdığı ifade ediliyor.
Ergene Havzası’nın kısıtlı su rezervleri risk altında.
Trakya bölgesinde kaya gazı çıkarmak amacıyla ruhsat verilmesi, İç Trakya’nın yeraltı suyunu sağlayan Ergene ve Kırcasalih akiferlerinin hayati önemini arka plana atıyor. Çapraz tabakalı çakıl, kum, mil ve kil katmanlarından oluşan bu yapı, bölgedeki tarım ve hayvancılık faaliyetleri için vazgeçilmez bir su kaynağı olarak öne çıkıyor. Ergene Havzası içindeki 274 hm³ düzeyindeki yeraltı suyu potansiyelinin 207 hm³ kadarlık bölümü içme, kullanma ve sanayi suyuna tahsis edilmiş durumda bulunuyor. DSİ tarafından yeni kuyu açılmasına izin verilmediği bu hassas bölgede, yüksek basınçlı su ve kimyasallarla yapılan hidrolik çatlatma işlemlerinin kısıtlı yeraltı suyu rezervlerini kirlenme ve tükenme riskiyle karşı karşıya bırakacağı vurgulanıyor.
Yüksek basınçlı çatlatma depremleri tetikleyebilir
Bölgenin tektonik yapısı ve katman kalınlıkları jeolojik açıdan önemli uyarılara temel oluşturuyor. Doğu Trakya bölgesindeki 3. zaman tortullarının toplam kalınlığı Muratlı ve Karıştıran arazisinde 9000 metrenin üzerine çıkıyor. Bölge arazisi Ganos ve Terzili gibi aktif fay hatlarıyla kaplanmış durum gösteriyor. Kaya gazı elde etmek amacıyla yer altına yüksek basınçlı su verilmesinin yer sarsıntılarına yol açacağı ve fay hatlarını tetikleyerek yeni depremler üretebileceği kaydediliyor. Raporda, geçmişte yaşanan 1912 Şarköy ile 1959 Edirne depremleri hatırlatılıyor.