DOLAR 32,2262 0.15%
EURO 34,9915 -0.04%
ALTIN 2.502,880,01
BIST 10.895,251,45%
BITCOIN 2253248-1,88%
Edirne
19°

AÇIK

13:06

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Mehmet ŞELECİ

Mehmet ŞELECİ

22 Mayıs 2024 Çarşamba

    Hekim yaşadı hekim öldü

    Hekim yaşadı hekim öldü
    4

    BEĞENDİM

    ABONE OL

    GÖNÜL UYANIKTIR
    Sosyal medya hesabından, özellikle facebook’tan yazıp paylaştığı anıları, meraklısı olduğu ve araştırmalar yaptığı tarihi ve kültürel yazılarla her yaştan arkadaşının dünyasına etki eden, Hudut Gazetesi’nde de anı ve araştırmalarını kaman zaman kaleme alan Prof. Dr. Recep Mesut’u dün toprağa verdik. Rahatsızlığının 22’nci gününde vefat eden Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin en kıdemli ve en sevilen hocalarından Prof. Dr. Mesut, Anatomi Bölüm Başkanlığı ve Dekanlık dahil çeşitli görevlerde bulundu.
    Prof. Dr. Recep Mesut, 29 Kasım 2023 tarihli, hasta yatağından yaptığı son paylaşımında ise bir hekim sorumluluğu ile facebook’taki arkadaşlarına vefatına neden olan hastalığı ile ilgili bilgi verdi. Hastalığının, ‘Sessiz kalp krizi’ olduğunu (MI) ve nasıl seyrettiğini anlatan Recep Mesut, son söz olarak da meslektaşlarına teşekkür etti. Mesut, facebook’taki arkadaşlarına “Emeği geçen bütün değerli doktor ve hemşirelere minnettarım. Başucumdan ayrılmayan oğlum Altan’a hakkımı helal ediyorum. Facebook arkadaşlarıma kavuşacak günü bekliyorum” diyerek son kez seslendi.
    SON PAYLAŞIMINDA VEFATINA NEDEN OLAN HASTALIĞI ANLATTI
    “SESSİZ” KALP KRİZİ : “Kalp Krizi veya MI (Myocardial Infarction) insanoğlunun tarif edebildiği en şiddetli ağrı ile seyreder. Buna rağmen, bazı yaşlı ve diyabetik hastalarda, tamamen ağrısız ve sessiz sedasız kalp krizi bilinmektedir. Yaşımız kemale gelmiş görünüyor (82) ve 20-yıllık Diyabet hastalığının yapmış olduğu doku tahrifatı birleşince, bize de isabet etti.
    15 Kasım günü, evimde kalkmış ve salona girmiştim. Aniden stop ettim, ayakta donakaldım (stupor), sanki vücudum ortadan alt ve üst ikiye bölündü ve üç saniyeliğine uzay boşluğuna ışınlandım. Sadece 3 saniye sürdü, 1…2..3.., yıkılmadım, dik durdum. Ağrı, sancı, bulantı, kusma olmadı. Üç saniye sonra yürüdüm ve kanepeye uzandım. 15 dakika yattım, ellerimi ayaklarımı kontrol ettim. Kalktım ve mutfağa gittim, kahvaltıya oturdum. o gün evin içinde gezindim durdum. Ertesi gün müthiş bir halsizlik, güçsüzlük ve iştahsızlıkla ev içinde gezindim, dışarı çıkmadım. Beş gün daha bu garip halsizlik devam etti – acaba virüs enfeksiyonu mu (bir ara ateş 37,4 C çıktı, bir zehirlenme mi? Gittikçe nefes alma zorluğu başladı – kesik kesik ve sık soluma, dikey oturma, yatağa tutunma – akciğerler su topluyordu, motor pompalayamıyordu, nabız yüksekti, fakat ağrı hiç yoktu. Kalp yetmezliğine girmiştim. Fakültenin Acil Servisine gittim, doktorlar üşüştüler, tetkikler tahliller yarım gün sürdü, troponin testi geçirilmekte olan kalp krizini doğruladı.
    Koroner Yoğun Bakım ünitesine yatırıldım, monitör bağlandı, oksijen ve diüretik takıldı. Ertesi gün Anjiyo yapıldı ve iki stent (kelepçe) takıldı. Nispeten rahatladım ve üçüncü gün Kardiyoloji Servisi’ne alındım. Beş gün sonra da taburcu oldum (28 Kasım). Evde istirahat ediyorum, amma ağrı hissetmiyorum.
    Emeği geçen bütün değerli doktor ve hemşirelere minnettarım. Başucumdan ayrılmayan oğlum Altan’a hakkımı helal ediyorum. Facebook arkadaşlarıma kavuşacak günü bekliyorum.”