DOLAR 44,4910 0.03%
EURO 51,6613 -0.46%
ALTIN 6.663,33-2,05
BIST 13.051,690,88%
BITCOIN 2979262-1,53%
Edirne
11°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Trakya Üniversitesi BUA Dönem Başkanı

Trakya Üniversitesi BUA Dönem Başkanı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Trakya Üniversitesinin Kalıcı Yönetim Kurulu Üyesi ve Daimi Genel Sekreterliğini yürüttüğü Balkan Üniversiteler Birliği (BUA) 9. Genel Kurul Toplantısı, Karadağ Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Birliğe üye üniversitelerin katılımıyla yapılan toplantıda, BUA’nın gelecek dönem başkanlığına Trakya Üniversitesi seçildi.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, açılış oturumunda yaptığı konuşmada birlik çatısı altında yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Hatipler, 2014 yılında Trakya Üniversitesi’nin öncülüğünde kurulan birliğin, geçen süreçte bölgedeki üniversiteleri güçlü bir akademik iş birliği ağı altında buluşturduğunu ifade etti.

Birliğin akademik, kültürel ve bilimsel iş birliklerini artırarak bölgenin Avrupa yükseköğretim alanındaki rolünü güçlendirdiğini vurgulayan Hatipler, üniversiteler arası ortak projelerin önemine dikkat çekti. Genel Kurul’un yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inandığını belirten Hatipler, organizasyona ev sahipliği yapan Karadağ Üniversitesi yetkililerine teşekkür etti.

Toplantı, aday üniversitelerin tanıtımlarıyla devam etti. Oylama sürecinin ardından Türkiye’den İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Üsküdar Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Bursa Uludağ Üniversitesi ve İstanbul Beykent Üniversitesi; Azerbaycan’dan Bakü Slav Üniversitesi; Bosna-Hersek’ten Banja Luka Üniversitesi; Hırvatistan’dan ise Slavonski Brod Üniversitesi ve Algebra Bernays Üniversitesi’nin BUA üyeliğine oy birliğiyle kabul edilmesine karar verildi. Böylece BUA’nın üye sayısı 112’ye yükseldi.

Trakya Üniversitesi Gelecek Dönem Başkanlığına Seçildi

Yeni üyelerin imza töreninin ardından gelecek dönem başkanlık seçimine geçildi. BUA’nın 2027-2028 dönemini kapsayan başkanlığı için Trakya Üniversitesi önerildi ve bu öneri Genel Kurul tarafından oy birliğiyle kabul edildi.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, gösterilen güven dolayısıyla birlik üyelerine teşekkür ederek, bu görevi iş birliğini daha da güçlendirecek önemli bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti. Hatipler, Balkan Üniversiteler Birliği’ni ortak çalışmalar ve yeni projelerle daha ileriye taşımak için kararlılıkla çalışacaklarını vurguladı.

Sertifika ve hediye takdimiyle devam eden Genel Kurul Toplantısı, BUA üyelerinin çekildiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

Balkan Üniversiteler Birliği (BUA)

Balkan Üniversiteler Birliği (BUA), Trakya Üniversitesi’nin öncülüğünde 21 Nisan 2014 tarihinde Edirne’de kurulmuş olup, bölgedeki yükseköğretim kurumları arasında iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan önemli bir platformdur. Birliğin Daimi Sekretaryası Trakya Üniversitesi bünyesinde faaliyet göstermekte, üniversite aynı zamanda Yönetim Kurulu’nda sürekli olarak temsil edilmektedir. Bu yönüyle Trakya Üniversitesi, BUA’nın kurumsal sürekliliği ve faaliyetlerinin koordinasyonunda aktif bir rol üstlenmektedir. 112 üye üniversiteyi bünyesinde barındıran Birlik, akademik iş birliği, hareketlilik ve ortak girişimlerin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir.

Devamını Oku

Enes Sencer cevaplıyor: IBAN mağdurları düzenlemesi ne getirir?

Enes Sencer cevaplıyor: IBAN mağdurları düzenlemesi ne getirir?
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: WhatsApp-Image-2026-04-02-at-16.36.27.jpeg

Soru: Son günlerde “IBAN mağdurları” düzenlemesi çok konuşuluyor. Bu tartışmanın merkezinde ne var?
Av. Enes Sencer: Tartışmanın merkezinde, hesabını başka birine kullandıran ya da kullandırdığı iddia edilen herkesin aynı şekilde değerlendirilmesi sorunu var. Uygulamada birçok kişi, olayın niteliği tam araştırılmadan doğrudan ağır ceza tehdidiyle karşı karşıya kalabiliyor. Oysa ceza hukukunda esas olan, herkesin kendi kastı, bilgisi, iradesi ve menfaat ilişkisi çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmesidir.

Soru: Sizce burada asıl hukuki problem nedir?
Av. Enes Sencer: Asıl problem, hesap sahibinin otomatik biçimde suç örgütünün bir parçası ya da dolandırıcılık failı gibi görülmesidir. Bir kişinin hesabını kullandırmış olması tek başına, onun nitelikli dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini göstermeyebilir. Hesabın ne şekilde kullanıldığı, kişinin bundan gelir elde edip etmediği, olayın içeriğini bilip bilmediği ve suç planına bilinçli katkı sunup sunmadığı somut delillerle ortaya konulmalıdır.

Soru: Yani herkes aynı kefeye konulmamalı mı?
Av. Enes Sencer: Kesinlikle konulmamalı. Gerçekten örgütlü şekilde hareket eden, menfaat sağlayan ve dolandırıcılık planının parçası olan kişiyle; saflık, bilgisizlik, ekonomik zorluk ya da kandırılma nedeniyle hesabını kullandıran kişi aynı hukuki kategoride değerlendirilemez. Ceza adaletinin temel ilkesi budur: fiil ve fail bireyselleştirilerek ele alınmalıdır.

Soru: Kamuoyunda “300 bin kişiyi ilgilendiriyor” deniyor. Bu ne anlama geliyor?
Av. Enes Sencer: Bu ifade bize şunu gösteriyor: Karşımızda artık münferit birkaç dosya değil, kitlesel hale gelmiş bir ceza hukuku sorunu var. Bu kadar geniş bir kitleyi ilgilendiren bir meselede, hızlı ve toptancı değerlendirmeler ciddi mağduriyetlere yol açabilir. O nedenle yasal düzenleme hazırlanırken hem toplumsal gerçeklik hem de ceza hukukunun temel ilkeleri birlikte gözetilmelidir.

Soru: Beklenen düzenleme sizce neyi hedeflemeli?
Av. Enes Sencer: Beklenen düzenleme, öncelikle kast ayrımını netleştirmelidir. Kimin bilinçli şekilde suç organizasyonunun içinde yer aldığı, kimin ise olayın ağırlığını ve sonuçlarını bilmeden hareket ettiği ayrıştırılmalıdır. Ayrıca yalnızca hesap hareketine bakılarak değil; iletişim kayıtları, para akışındaki rol, komisyon alınıp alınmadığı, yönlendirme olup olmadığı ve suçtan elde edilen fayda gibi unsurlar birlikte değerlendirilmelidir.

Soru: Mevcut uygulamada en çok hangi hata yapılıyor?
Av. Enes Sencer: En sık yapılan hata, banka hesabının kullanılmış olmasını tek başına yeterli görmektir. Oysa hesap, suçta bir araç olarak kullanılmış olabilir; fakat hesabın sahibi her zaman suçun asli faili olmayabilir. Ceza hukukunda görünüşe değil, somut iradeye ve delile bakılır. Bu ayrım yapılmadığında, gerçek fail ile tali düzeyde kalan ya da hiç kastı bulunmayan kişi aynı yaptırımla karşı karşıya kalabiliyor.

Soru: Peki bu dosyalarda savunmanın merkezinde ne olmalı?
Av. Enes Sencer: Savunmanın merkezinde kastın yokluğu, menfaat ilişkisinin bulunmaması ve kişinin olayın bütünü üzerindeki bilgisizliği yer almalıdır. Ayrıca kişinin hesabı hangi koşullarda kullandırdığı, kimin yönlendirdiği, para üzerinde tasarrufunun bulunup bulunmadığı ve olaydan sonra gösterdiği tutum da önemlidir. Her dosya kendi delil yapısına göre incelenmelidir; ezberle hareket edilmemelidir.

Soru: Yeni düzenleme mağduriyetleri tamamen çözer mi?
Av. Enes Sencer: Tek başına bir düzenleme bütün sorunları çözmez; ancak doğru yazılmış bir düzenleme çok önemli bir başlangıç olur. Esas mesele, yargı pratiğinin de buna uygun şekilde değişmesidir. Yasa ne kadar doğru olursa olsun, uygulamada yine otomatik suçlama mantığı devam ederse mağduriyetler tam anlamıyla sona ermez. Bu nedenle hem norm hem uygulama birlikte düzeltilmelidir.

Soru: Son olarak kamuoyuna vermek istediğiniz temel mesaj nedir?
Av. Enes Sencer: Ceza hukukunda kolay genellemeler çok tehlikelidir. Her hesap sahibi dolandırıcı değildir. Her para transferi bilinçli suç ortaklığı anlamına gelmez. Adil olan, dosyaları tek tek incelemek; kastı, bilgiyi, iradeyi ve menfaati ayrı ayrı ortaya koymaktır. Beklenen düzenlemenin de tam olarak bu adalet ihtiyacına cevap vermesi gerekir.

Devamını Oku

TÜBİTAK yarışmasında Edirne gururu

TÜBİTAK yarışmasında Edirne gururu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Olgay GÜLER
TÜBİTAK tarafından düzenlenen araştırma projesi yarışmasının bölge finaline; ‘Doğadan Gelen Koruma; Zeytin Yaprağı ve Balmumunun Ekmek Küflenmesi Üzerine Etkisi’ projesiyle katılan Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu öğrencileri, biyoloji alanında bölge birinciliği elde etti.


Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu’ndan üçer kişiden oluşan 2 grup öğrenci, 30 Mart – 2 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen 20. TÜBİTAK 2204 -B Ortaokul Araştırma Proje Bölge Yarışması’na katıldı. Yarışmada öğrenciler Ecrin İravil, Alya Öykü Günay ve Mine Gülseven, danışman öğretmenleri Özden Suakar Karaarslan eşliğinde ‘Doğadan Gelen Koruma; Zeytin Yaprağı Ve Balmumunun Ekmek Küflenmesi Üzerine Etkisi’ projesiyle, Ali Eymen Ergün, Can Atilla ve Yusuf Yıldız da danışman öğretmenleri Uğur Balyiyen eşliğinde ‘Limon Ve Tütün Kolonyalarında Ambalaj Türü ve Sıcaklığın Kimyasal(Ftalat) Sızıntıya Etkisi’ projeleriyle yer aldı.


Projelerin sergilenmesinin ardından açıklanan sonuçlara göre, Ecrin İravil, Alya Öykü Günay ve Mine Gülseven’in danışman öğretmenleri Özden Suakar Karaarslan eşliğinde hazırladıkları proje, biyoloji alanında bölge birincisi oldu. Öğrenciler ve danışman öğretmenlerinin başarısı okulda büyük sevinçle karşılandı.


Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu’nun resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, öğrenciler tebrik edilerek, “Bu olağanüstü başarıyla bizleri gururlandıran, bilimin izinden giderek projeye büyük emek veren sevgili öğrencilerimiz Ecrin İravil, Alya Öykü Günay, Mine Gülseven’i ve Özden Öğretmenimizi yürekten tebrik eder; Türkiye finallerinde okulumuzu en iyi şekilde temsil edeceklerine inanarak başarılarının devamını dileriz. Aynı süreçte, yarışmanın başından bu yana büyük bir fedakârlık ve özveriyle çalışarak okulumuzu bölge finallerine taşıma başarısı gösteren Fen Bilimleri Öğretmenimiz Uğur Balyiyen’e ve değerli öğrencilerimiz Ali Eymen Ergün, Can Atilla ve Yusuf Yıldız’a teşekkür ederiz” denildi.

Devamını Oku

TÜ’de beyaz önlük heyecanı

TÜ’de beyaz önlük heyecanı
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: beyaz-onluk-18.jpeg

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı “Beyaz Önlük ve Forma Giyme Töreni” büyük bir coşku içinde gerçekleştirildi.

Balkan Kongre Merkezi’nde düzenlenen program, Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin sunduğu müzik dinletisiyle başladı.

Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özgül Erol, konuşmasında beyaz önlük ve formanın dürüstlük, vicdan ve insan sevgisinin simgesi olduğunu vurguladı. Fakültede 139 Hemşirelik, 54 Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, 50 Odyoloji, 43 Sağlık Yönetimi, 36 Beslenme ve Diyetetik ile 27 Ergoterapi bölümü öğrencisinin bulunduğunu ifade eden Erol, “Bizler Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi olarak; mesleklerini geleceğe taşıyacak, etik değerlere bağlı, donanımlı diyetisyenler, ergoterapistler, fizyoterapistler, hemşireler, odyologlar ve sağlık yöneticileri yetiştirmenin sorumluluğunu gururla üstleniyoruz.” dedi.

Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne birinci sırada yerleşen Hemşirelik Bölümü öğrencisi Yusuf Mayti ise konuşmasında, hemşireliğin insan hayatına dokunma sorumluluğu taşıyan bir meslek olduğunu belirterek, mesleğini etik değerlere bağlı ve vicdanlı bir anlayışla sürdüreceğini ifade etti.

Tören, öğrencilere belgelerinin verilmesiyle sona erdi.

Programa; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Tan ve Prof. Dr. Eylem Bayır, Genel Sekreter Hüseyin Türkel, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.

Devamını Oku

Kırkpınar’da ‘dijital’ atak! 

Kırkpınar’da ‘dijital’ atak! 
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: aga-meclis.jpg

Olgay GÜLER

665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü, Kırkpınar’da bu yıl tanıtımın daha iyi yapılabilmesi adına, İstanbul’daki billboardlara reklam verileceğini söyledi.

UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ndeki Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin, geçtiğimiz yıl yapılan 665’inci organizasyonunda yeniden Kırkpınar Ağası seçilen Ufuk Özünlü, İl Genel Meclisi’nin Nisan ayı olağan toplantılarına katıldı. Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu ve meclis üyeleriyle bir araya gelen Özünlü, burada açıklamalarda bulundu.

‘KIRKPINAR ULUSLARARASI HALE GELMELİ’

Özünlü, Kırkpınar hala ulaşması gereken marka değerine ulaşamadığını, bunun için de ilk geldiği günden itibaren çalışmalarının sürdüğünü belirterek, “Kırkpınar’ın uluslararası hale gelmesi lazım diye geçen sene de söylemiştim ama Kırkpınar’ın uluslararası hale gelmesinden insanlar önce şunu algıladılar; yani yabancılar da gelsin güreşsin. Bu böyle bir şey değil. Kırkpınar’ın UNESCO Kültür Mirası olmasından ziyade benim hep söylediğim başka çok daha önemli bir tarafı var. 2021 yılında Guinness rekorlar kitabına girmiş, dünyanın kesintisiz en uzun süren müsabakaları olarak, bu da Kırkpınar’ı bir dünya markası yapmak için başlı başına yetiyor. Ondan daha kıymetli bir spor müsabakası şu anda yok. Biraz bu vizyondan, biraz bu pencereden bakmak lazım. Geçen yıl şunu söylediler; ‘Stadyum değişecek, bu kadar uğraşmayın, bu kadar yatırım yapmayın.’ Bir kere insan en iyisine layık, ne olursa olsun. Hepimiz gittiğimiz her yerde iyi imkanlar bulmak istiyoruz. Dolayısıyla geçen yıl bunu yaşatmaya çalıştık. Bu yıl da daha farklı şeyler tabii ki olacak. Geçen yıldan sonra ciddi beklentiler oldu” diye konuştu.

‘BİLLBOARDLARDA KIRKPINAR REKLAMLARI OLACAK’

Bu yıl Kırkpınar’ın tanıtımı adına dijital platformları daha etkin kullanacaklarını dile getiren Özünlü, “Bugün size özel bir tanesini açıklayayım. Bu yıl daha fazla seyirci deneyimi olacak. Yani gelen ziyaretçi kitlesinin değişmesi ve genişlemesi, büyümesi yanında dijital ortamları daha çok kullanacağız. Gençlerin olduğu ve ileride eminim öncelikle Kırkpınar, sonrasında yağlı güreşler için ciddi gelir üretecek projelerin simülasyonları olacak Kırkpınar’da. Artık herkes heyecanla takip ediyor. Bu yıl İstanbul’daki billboardlara Kırkpınar’la alakalı reklam vereceğiz. Bunu buradan açıklayayım. Yani size özel olan tarafı bu olsun. Tanıtımı, daha çok anlatılması lazım. Bu da tabii şehir açısından turizm demek. Çünkü Edirne bu anlamda çok ciddi kaynaklara sahip tarihi olarak. Bu meclisin de tam olarak yaptığı iş bu. Ben böyle anladım. Yani şehrin vizyonu, stratejisi bugünden ziyade gelecek için bir şeyler yapmaya, Kırkpınar bu anlamda bu şehre vesile olacaktır. Ben de hem Edirne adına, hem Türkiye adına bunun için gayret ediyorum” dedi.

‘GELENEKLERİ DEĞİŞTİRMİYORUZ, DAHA İYİ YAŞATMAK İÇİN UĞRAŞIYORUZ’

Özünlü, çok eleştiri aldığı ‘gelenekleri değiştiriyor’ eleştirisine de değinerek, “Dönem dönem; ‘Yeni ağa gelenekleri değiştiriyor, yok sayıyor’ söylemleri oluyor. Asla, tam tersi, oturup sakin kafayla düşünüldüğünde bırakın değiştirmeyi, çok daha iyi yaşatmak için uğraşıyoruz. Yoksa bugün herkes iPhone telefondan, Facebook’tan, Instagram’dan haber yapar halde. Özellikle basındaki kardeşlerime birer posta güvercin almasını tavsiye ediyorum ki gelenekleri yaşatabilelim değil mi? Arabaları bırakalım, hepimiz birer at alalım. Yoksa geleneği yaşatmamış oluyoruz bu mantıkla” şeklinde konuştu. 

‘YENİ STADA TAM DESTEK’

Sarayiçi’nde devam eden Edirne Sarayı ihya çalışmaları kapsamında, Kırkpınar Er Meydanı’nın taşınmasına da tam destek verdiğini belirten Özünlü, “Alanda çok yoğun çalışmalar var. Yani bildiklerim var, duyduklarım var ama genel olarak yeni stadın yapılmasına destekliyor musunuz? Karşı mısınız? Sorusuna ben de hep aynı cevabı verdim; mevcut stat kalırsa da en iyisini nasıl yaparız diye bakacağız. Eğer stat yenilenirse de en iyisi nasıl olacak diye bakacağız. Hepimizin bakması gereken taraf bu. Yani tarihi silme gibi hiçbirimizin bir şansı yok. Bunun dünyada çok fazla örnekleri var. Olursa buradakine tam destek yapılacaksa yenisine tam destek” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku
Özhanlar Mobilya