
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclis’i Genel Kurulu’nda Türkiye’nin Suriye politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, yaklaşımın etnik ayrımlar üzerinden değil insan onuru, eşit temsil ve tarihsel sorumluluk temelinde ele alınması gerektiğini söyledi. Akalın, Suriye’de yaşayan Türkmenlerin uzun süredir ihmal edilen meşru haklarının görmezden gelinmesinin ciddi bir eşitsizlik yarattığını vurguladı.
Türkmenlerin Suriye’nin çok kültürlü toplumsal yapısının asli unsurlarından biri olduğunu belirten Akalın, siyasi ve hukuki düzenlemeler yapılırken bu topluluğun süreçlerin dışında bırakılmasının barışa ve bölgesel istikrara katkı sunmadığını ifade etti.
Son dönemde yaşanan somut bir gelişmeye dikkat çeken Akalın, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı Fehim İsa’nın, Türkmenlerin karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmemesine yönelik kaygılarını dile getirerek görevinden ayrıldığını hatırlattı. Bu istifanın bir kimlik tartışmasından ziyade eşitlik ve kapsayıcılık talebinin açık bir göstergesi olduğunu belirtti.
Türkiye’nin Suriye’deki varlığı ve diplomatik yaklaşımının tüm topluluklar için adil ve dengeli bir çözümü hedeflemesi gerektiğini dile getiren Akalın, “Araplar, Türkmenler, Kürtler, Süryaniler ve farklı dini gruplar için kapsayıcı bir yaklaşım benimsenmelidir. Ancak kapsayıcılık, bazı toplulukların sürekli yok sayılması pahasına inşa edilemez” dedi.
Türkmenlerin güvenliği, siyasi temsili ve geleceğinin bölgesel barışın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Akalın, Türkiye’nin hiçbir topluluğu diğerinin karşısına koymadan Türkmenlerin de masada, sahada ve diplomatik süreçlerde hak ettikleri yeri almasını sağlamakla sorumlu olduğunu söyledi.
İYİ Parti olarak Suriye’de tüm toplulukların ulusal yapı ve barış içinde bir arada yaşayabileceği bir çözümü savunduklarını ifade eden Akalın, Türkmenlerin bugüne kadar ihmal edilmiş haklarının takipçisi olacaklarını kaydetti.
Konuşmasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Akalın, Suriye politikasının güvenlikçi reflekslerin ötesine geçmesi gerektiğini belirterek, “Türkmenlerin yok sayılmadığı, tüm toplulukların kendini güvende hissettiği, birleştirici ve adalet temelli bir yaklaşım Türkiye’nin milli çıkarlarının temelidir” ifadelerini kullandı.