
Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, bugün Edirne’de neredeyse 1 çalışana 1 emekli düştüğüne dikkat çekti. Meriç, “Bu tablo bütçesel bir problemden öte, bir ülkenin üretim kapasitesinin ve demografik yapısının nasıl çökertildiğinin açık göstergesidir” dedi.
Geçtiğimiz günlerde açıklanan SGK verileri hem Türkiye ekonomisinin gerçeklerini hem de yıllardır süren kötü yönetimin ağır sonuçlarını bütün çıplaklığıyla ortaya koyduğunu savunan Başkan Meriç, “Bu verilere göre Edirne’de emekli, dul ve yetim aylığı alanların sayısı aktif çalışan sayısını geçmiştir. Bu tablo bütçesel bir problemden öte, bir ülkenin üretim kapasitesinin ve demografik yapısının nasıl çökertildiğinin açık göstergesidir. Bugün Edirne’de neredeyse 1 çalışana 1 emekli düşmektedir. Bu oran, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilir olmadığını, ekonominin üretim gücünü kaybettiğini ve hükümetin yıllardır uyguladığı başarısız politikaların gerek ülkemizin gerekse de Edirne’nin de dahil olduğu 21 kenti kırılgan hale getirdiğini kanıtlamaktadır” dedi.
Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
Ekonomik Gerilemenin Sebebi: Tüketim Ekonomisinin Çöküşü
Türkiye yıllardır üretimden koparılmış, dışa bağımlı, sıcak paraya mahkûm bir modele hapsedilmiştir. Bugün Edirne’nin ve ülkemizin yaşadığı bu dengesizlik;
İthalat ağırlıklı ekonominin,
Kur-faiz-enflasyon krizlerinin,
Tarım ve sanayide kapasite kaybının,
Genç işsizliğinin yapısal hale gelmesi sonucunda ortaya çıkmıştır.
Sosyal güvenlik sistemi SGK Başkanı’nın da daha önce ifade ettiği gibi ‘yaşam süresine bağlı’ bir matematik problemi değil; bir üretim kapasitesi problemidir. Üretmeyen, istihdam yaratmayan, katma değer üretmeyen ekonomilerin sonu bugün Edirne ve diğer 21 ilde görüldüğü gibi çözümsüzlük olur.
EYT Düzenlemesi: Ekonomik Akla Aykırı Popülizm
Zafer Partisi, EYT’lilerin mağduriyetlerinin giderilmesini savunmuştur. Ancak hükümetin uyguladığı EYT modeli,
Hiçbir mali etki analizi yapılmadan,
Sosyal güvenlik denge tablosu hesaplanmadan,
İstihdamı koruyacak geçiş modeli tasarlanmadan hayata geçirilmiştir.
Sonuç ne olmuştur?
Emekli sayısı patlamıştır.
Aktif çalışan sayısı bir anda azalmıştır.
Kayıt dışı çalışma zorunluluğu artmıştır.
Bütçe üzerindeki yük tarihte görülmemiş düzeye çıkmıştır.
EYT’nin maliyeti, plansızlığın en net ekonomik örneklerinden biridir. Bugün Edirne’de yaşanan dengesizliğin önemli bir kısmı bu yanlış mühendisliğin doğrudan sonucudur.
Sığınmacı Ekonomisinin Yıkıcı Etkisi: Çalışan sayısının düşmesinin bir diğer nedeni de yalnız Edirne’de değil ülkemizin her yerinde bulunan sığınmacı tercihli düşük ücretli istihdam modelidir.
Bu model ne yapmıştır?
Türk vatandaşının çalışma koşullarını bozmuştur.
Ücretleri aşağı çekmiştir.
Gençleri iş piyasasından uzaklaştırmıştır.
Kayıt dışılığı kronikleştirmiştir.
Sonuç olarak ülkemizde yaşlanan bir nüfusla bırakılmış, sosyal güvenlik dengesi bozulmuştur. Emekli maliyeti göreceli olarak ağırlaşmış olduğu gibi yaptığımız akademik çalışmalarda ise sığınmacıların ülke ekonomisine olan katkılarının binde 1 oranında dahi olmadığı tespit edilmiştir.
Mali Disiplinin Çöküşü ve Sosyal Güvenliğin Siyasi Araç Haline Getirilmesi
Ekonomi yönetimi yıllardır sosyal güvenlik sistemini teknik bir kurum değil, siyasal popülizme açık bir mekanizma olarak görmüştür. Bunun bedeli ağırdır:
SGK açıkları her yıl artmaktadır.
Merkezi bütçe sürekli SGK’yı sübvanse etmek zorunda kalmaktadır.
Prim sisteminin mali mantığı bozulmuştur.
Emekli maaşları enflasyona ezdirilmiş, reel refah kaybı büyümüştür.
Zafer Partisi’nin Ekonomik Perspektifi: Üretim + Mali Disiplin + Milli İstihdam
Zafer Partisi’nin yaklaşımı nettir: Bir ekonomik model üretmeden, tasarruf etmeden, istihdam yaratmadan sürdürülemez. Emeklilik sistemini sadece prim veren aktif çalışanlara bağımlı kılmaktan kaçınılmalı: devlet, kamu kaynakları ve mali kapasite açısından sürdürülebilir bir yapı kurulmalıdır.MMT (Modern Para Teorisi) benzeri yaklaşımlar ışığında, devletin parasal egemenliği ve kapasitesi dikkate alınarak, emekli maaşlarının finansmanı uzun vadeli bir yük değil, stratejik bir taahhüt olarak ele alınmalıdır. Emekli gelirleri ve çalışan katkıları arasındaki denge, sosyal adaleti gözeten bir yeniden düzenlemeyle iyileştirilmelidir.
EYT’ye Kalıcı Çözüm
EYT düzenlemesinin yarattığı sürpriz mali baskıyı azaltmak için “kademeli emeklilik” mekanizması getirilebilir: emeklilik yaşı, kademeli prim sistemine göre yeniden yapılandırılabilir.
Emeklilik planlamasında bireysel esneklik sağlanmalı: isteyen EYT’liler erken emekli olurken, isteyenler daha uzun süre çalışmayı ve daha yüksek maaş alma opsiyonuna sahip olmalıdır.
Emeklilik sistemine katılımı teşvik etmek için, emekli olan ve çalışmaya devam eden vatandaşlara özel vergi / prim avantajları düşünülebilir.
Edirne halkına sesleniyoruz: Emeklilerimizin hakları ve refahı önceliğimizdir; ancak bu refahı sürdürülebilir kılmak zorundayız. Gençlerimizin geleceği ve yerel kalkınma bizim için stratejik bir konudur; Emeklilik sistemini daha adil, daha üretken ve sürdürülebilir kılmak Zafer Partisi’nin temel hedeflerindendir. EYT mağdurları da Zafer Partisi’nin reform ajandasının merkezindedir: Geçmişe borçlanmak yerine birlikte çözümler üretelim.