DOLAR 38,0130 0.27%
EURO 42,1309 0.22%
ALTIN 3.806,820,28
BIST 9.369,04-1,21%
BITCOIN 3137197-0,42%
Edirne
15°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

66 okunma

BİR İMZA

ABONE OL
2 Nisan 2025 12:43
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hepimizin temel bilgisidir; “demokrasinin beşiği yerel yönetimlerdir.” Bunu söylemeyen siyasetçi yoktur ama uygulamazlar. Sandık demokrasilerinde, seçilenleri seçip bıraktığımızda eksik kalır, demokrasi olmaz. Seçileni her zaman izleyeceğimiz, gerekirse sorgulayarak geri çağırabileceğimiz bir mekanizma kurulmalıdır.

Bu günlerde yine hareketli günler yaşıyoruz. Yerellerde yeterince geliştiremediğimiz demokrasiyi simgeleşmiş kişilerin uğradığı haksızlık sonrasında anımsadık ve iktidara karşı duruyoruz, hak, hukuk, adalet diyoruz.

Toplumsal kültürümüze de uygun düşen bu yöntem, umut oldu. Yapılan her özgün etkinlik, gelişime ve değişime açık gösteri, önemlidir. Sandıktan önde çıkanının her şeyi yapma cüretini engelleyen her türlü mücadele yöntemi fiili ve meşrudur.

İktidarlar yüzde 99 ile de iktidar olsalar geri kalan yüzde bir yurttaşın yurttaşlık haklarını korumak zorundadır. Çoğunluğu alan;kazanılmış hakları elimizden alma, kullanımını engelleme gibi uygulamalarda bulunamaz. Asıl amacı olan rejimi değiştirmeye cesaret edemez. Rejim değişikliğini amaçlayanlar ise bunu uzak hedef yaparak demokrasiyi de kendi lehine kullanarak adım adım yaparlar. Tıpkı AKP’nin 23 yılda yaptığı gibi. 12 Eylül askeri cuntası aydınları, yazarları, gençleri, sendika görevlileri hapislerde işkenceden geçirdi, idam etti ve devamında delenler de korkutulmuş bir toplum yarattı. Bu durum sonucunda2002 yılında 3Y’yi (Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar)yok etme vaadiyle yönetime gelen AKP, 23 yıl sonra daha da ağır 3Y’yi zirveye çıkardı. Kokuşmuş ve çürümüş bir düzene getirdi.

O nedenle de meşru ve fiili her yolu denemek gerekir. Toplum olmaktır mücadele. Evrensel ve anayasal haklarımızı kullanmak özgürleştirir ve gururlandırır insanı.

Henüz bazı maddeleri uygulanabilen mevzuatlarımızdan gelen haklarımızı kullanarak yürütülen mücadelenin amacı bellidir. Son yerel seçimde önde olan muhalefet; seçim yapmamakta direnen iktidarı seçime zorlamalıdır. Bu basit ve anlamlı amacın dışında düşünmek kaybetmeye mahkûm senaristlerin saçmalıklardan oluşan kurgusu ve mücadeleyi değersizleştirme istemleridir.

Bizim kuşağın Fikret Kızılok şarkısında olduğu gibi “Süleyman hep başbakan” idi şimdi sadece isim değişti. Bugün alanlara çıkan gençler çocukluklarından beri aynı kişiyi gördüler. Çalışanlar ve emekliler bu kadar yoksullaşmayı 23 yıllık AKP devrinde yaşadılar.

Bu koşullarda mücadele kaçınılmaz ama nasıl bir mücadele? Bazen tencere tava çalacağız. Bazen boykot bazen protesto bazen de grev yapacağız. Bazen de sloganlarımızla iktidarı sıkıştıracağız. Böyle demokratik tavırlar ile aşınan iktidar günü gelince değişir.

19 Mart günü başlayan etkinlikler; başta gençler, kadınlar, toplumsal muhalefetin tüm unsurlarını harekete geçirdi. CHP sokak korkusunu aştı. Artık çoğalmak ve farklılıkları değil ortak noktaları öne çıkartmak gerekiyor.O nedenle iktidarı beğenmeyenleri 19 Mart sonrasında buluşturan hedeflerde yapılan her türlü etkinlikte çoğalarak var olmalıyız.

Cumhurbaşkanı adayının CHP üyeleri ve dayanışma içinde bulunanlarla belirlenmesi çok masum ve önce CHP’yi sonrasında dayanışma ile hepimizi ilgilendiren bir etkinlik oldu. Katılımın umulanın çok üzerinde olması da bunun kanıtıdır. Aday ve ekibinin henüz kanıtlanmamış suçlamalar ile özgürlüğünün kısıtlanması dağınıklığı topladı. Bu hareketlenmenin arkasında diğer tüm haksızlıklara karşı duruş ve adalet talebi öne çıktı.

Bu nedenle “Bir imza ile ne olacak?” demeyiniz. Aile hayatına da bir imza ile başlamıyor muyuz? Alırken, satarken, anlaşırken hep imza atarız. Bunun için CHP tarafından başlatılan ama onu da aşan‘seçmen imza kampanyası’ çok önemli bir çalışmadır. CHP’li olalım, olmayalım, hangi siyasi görüşten yana olursak olalım yeni bir ülkeye adım atmak, umut olmak adına; “Adayımızı yanımızda, sandığı önümüzde istiyoruz!” diyerek imzamızı atmalı, sorumlu bir yurttaş olarak bu anlamlı değişime katkı sunmalıyız. Bu değişim; yurttaşlık ve dolayısıyla kentlilik bilincimizi geliştirerek ülkemizi ve kentimizi sahiplenmeyi öne çıkaracaktır.

Atılacak bir imza çoğalarak sel olup da Cumhurbaşkanını iktidar yapan “27.834.589” oyu aşarsa dünyaya örnek bir sivil demokratik eylem olur. Ülkemiz insanı her zaman çare bulur yine bulacaktır.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP

    SON DAKİKA HABERLERİ