DOLAR 43,9917 0.06%
EURO 51,0670 -0.16%
ALTIN 7.288,941,20
BIST 12.933,40-3,09%
BITCOIN 2988453-0,17%
Edirne

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

281 okunma

Sigarayı bırakmanın tam zamanı!

Türk Tabipleri Birliği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü açıklamasında ulusal tütün kontrol politikası ve bu politikanın bir parçası olarak sigara bırakma hizmetlerini yeniden güçlü hale getirmenin gerekli olduğunu bildirdi…

ABONE OL
10 Şubat 2025 11:01
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türk Tabipleri Birliği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü açıklamasında ulusal tütün kontrol politikası ve bu politikanın bir parçası olarak sigara bırakma hizmetlerini yeniden güçlü hale getirmenin gerekli olduğunu bildirdi.
Edirne Tabip Odası’nca paylaşılan Türk Tabipleri Birliği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu’nun açıklamasında şunlara yer verildi:
“Uzun yıllardan bu yana 9 Şubat günü, ülkemiz için tütün kullanımının zararlarının farkına varılması, tütün şirketlerinin saldırgan reklam kampanyaları hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi ve ülke genelinde tütün ürünlerinin kullanımının bırakılmasının teşvik edilmesi amacıyla anılan bir gündür.
Bilindiği üzere herhangi bir tütün ürünü kullanmak birey ve toplum sağlığına zarar verir. Tütün kullanan her 2 kişiden 1’i tütünün neden olduğu bir hastalık nedeniyle daha erken ölmektedir.
Tütün ürünlerinin tümünde nikotin bulunur. Nikotinin bağımlılık yapıcı etkisi ise çok yüksektir. 18 yaş öncesinde herhangi bir tütün ürünü deneyen her 4 kişiden 3’ü bağımlı olur. Tütün şirketleri ise yıllar boyunca bildikleri halde nikotinin bağımlılık yaptığını toplumdan saklamışlardır.
Her yıl dünyada 8 milyon kişi aktif sigara içimi nedeniyle ölmektedir. 1,3 milyon kişi ise başka birisinin kullandığı tütün ürününün dumanına maruz kalmasının yol açtığı bir sağlık sorunu nedeniyle yaşamını kaybetmektedir.
Tütün piyasasını kontrol eden altı ulusötesi tütün şirketleri gelişmiş ülkelere ait olmalarına karşılık dünyada tütün kullanan insanların yüzde 80’i düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşamaktadır. Tütün piyasası, zengin ülkeler lehine dünya yoksullarının sömürüldüğü bir sistemdir.
Bu gerçeklere rağmen tütün şirketleri kazançlarını koruyabilmek için saldırgan reklam kampanyalarına devam etmektedirler. Geçmiş yıllarda ‘filtreli ürünler’ ve ‘light ürünler’ adı altında yaptıkları illüzyonu bugünlerde ‘daha az zararlı ürünler’ adı altında yapmaya çalışmaktadırlar. E-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin klasik sigaraya kıyasla daha az zarar verdiğini iddia ederek özellikle gençlerin bu ürünleri kullanmasını sağlamayı hedeflemektedirler. Oysa Dünya Sağlık Örgütü, hiçbir tütün ürününün güvenli olmadığını ve ‘daha az zararlı’ bir tütün ürününün bulunmadığını vurgulamaktadır.
Tütün şirketlerinin iddialarının aksine e-sigara dumanı “su buharı” değildir. Aksine içeriğinde nikotin; kansere yol açan kimyasallar; nikel, kalay, kurşun gibi ağır metaller; uçucu organik bileşikler; ciddi akciğer hastalığına yol açan diasetil gibi tatlandırıcılar ve hem zarar hem bağımlılık riskini artıran aromalar bulunur.
Ülkemizde tütün kontrolüne yönelik yasal düzenlemeler ilk kez 1996 yılında yapılmış ve yıllar içerisinde gelişerek devam etmiştir. Ancak son yıllarda tütün kontrolü uygulamaları adeta ortadan kalkmış ve kapalı ortamlar yasak olmasına rağmen tütün ürünlerinin dumanı ile boğulur hale gelmiştir. Yapılan bilimsel çalışmalar tütün kullanımının yasak olduğu kamuya açık kapalı alanlarda tütün kullanıldığını ortaya koymaktadır.
Halen nüfusumuzun %28,3’ü tütün kullanmaktadır. 15 yaş üzeri erkeklerde kullanım sıklığıise %41,3’dür. Bu yüksek sıklıkla Türkiye tütün kullanımı açısından OECD ülkeleri arasında birinci sıradadır. Ülkemizde 15-24 yaş arası her 5 gençten 1’i tütün bağımlısıdır. Daha kötüsü gençler arasında, ülkemizde ruhsatlandırılmamış ve satışı mevzuatta yasak ancak fiilen tümüyle serbest olan e-sigara ya da ısıtılmış tütün ürünü kullanımı hızla artmaktadır. Bu nedenle ülkemizin yeniden tütün kontrol mücadelesine başlaması ve tütün şirketlerinin kazançları karşısından halkın sağlığından yana taraf olması gereklidir.
9 Şubat vesilesiyle tütün kullanan her bir kişiye çağrımızdır: Sigarayı, pipoyu, puroyu, e-sigarayı, ısıtılmış tütün ürünlerini, nargileyi bırakmanın tam zamanıdır. Biliniz ki; tütün ürünlerinin kullanımını bıraktıktan sonraki 20 dakika içerisinde kalp atış hızınız ve kan basıncınız normalleşmeye başlayacak; 3 ay içerisinde dolaşım sisteminiz iyileşecek; 9 ay içerisinde öksürük ve nefes darlığınız, 1 yıldada kalp krizi geçirme riskiniz azalacaktır. Tütün ürününün kullanımını bırakmak aynı zamanda infertilite (kısırlık), hamile kalmada zorluk, erken doğum, düşük doğum ağırlıklı bebek ve düşük yapma gibi riskleri de azaltacaktır.
9 Şubat vesilesiyle kamu otoritesine çağrımızdır: Ulusal tütün kontrol politikasını ve bu politikanın bir parçası olarak sigara bırakma hizmetlerini yeniden güçlü hale getirmek gereklidir. Çünkü yakın zaman önce yapılan bir araştırmada sigara bırakma polikliniklerinde elektronik sigaranın sorulma olasılığının oldukça düşük olduğu, ilaç stokunun yetersiz bulunduğu, önemli bir kısmının haftanın beş günü hizmet vermediği ve birimlere telefonla ulaşmada aksaklıkların bulunduğu saptanmıştır. Sigara bırakma polikliniklerindeki bu sorunların çözülmesi bırakma hizmetlerinin niteliğini artıracaktır.
Son olarak; tütün şirketlerinin kâr hırsları karşısında toplumun sağlığından yana olarak ülkemizde ruhsatlandırılmamış tütün ürünlerinin satışının ve tütün perakende satış noktalarının hepsinde saptanan yasal mevzuat ihlallerinin kamusal otorite tarafından önlenmesi gereklidir.
Türk Tabipleri Birliği, tüm gücüyle, dün olduğu gibi, bugün ve gelecekte de tütün şirketlerinin karşısında, birey ve toplum sağlığının yanında olacaktır.”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya