
Olgay GÜLER
YENİ Parti Edirne İl Başkanlığı tarafından, HALK TV’ye kayyum atanması ve yayınının durdurulmasına, basın açıklamasıyla tepki gösterildi.
Türkiye’nin en çok izlenen bağımsız haber kanallarından Halk TV’nin İstanbul binasına 14 Ekim 2026 sabahı polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. MASAK raporları ve yürütülen bir soruşturma kapsamında kanala ve patronu Cafer Mahiroğlu’nun ilişkili olduğu şirketlere TMSF kayyum olarak atanarak yayınları durduruldu. Gelişmenin ardından HALK TV’nin yayınlarının durdurulması ve kayyum atamasına tepkiler gecikmedi. YENİ Parti Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı ve yönetimi de, düzenlenen basın açıklamasıyla tepkilerini dile getirdi.

‘AMAÇ KARA DÜZENİ SÜRDÜRMEK’
Ülkenin her sabah yeni bir karanlığa uyandığını söyleyen Balkanlı, “Ülkemiz, her sabah yeni bir karanlığa uyanmaktadır. Halk iradesini hedef alan siyasi yargı operasyonları, gazetecileri ve basını hedef alan saldırılar, her kesimden yurttaşımızı etkileyen hukuksuzlukların, kayyımların ardı arkası kesilmemektedir. Bu hukuksuzlukların son halkası olarak dün şafak vakti, polis baskınıyla, pek çok yayın diliminde Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı olan Halk TV’ye kayyım atanmıştır. Bu karar yalnızca Halk TV’yi değil, aynı zamanda özgür basını ve halkın haber alma hakkını hedef almaktadır. Seçime giderken muhalefetin sesini kısmak, milletin özgürce seçim yapma hakkına el uzatmaktır. İktidarın amacı bellidir. Amaç, kara düzeni sürdürmektir. Bugün devletin imkanlarıyla kendi çıkarlarını korumaya çalışan küçük bir azınlık; özgür basını bastırmaya, değişim isteyen on milyonları susturmaya ve milleti umutsuzluğa sürüklemeye çalışmaktadır” dedi.
‘ZAMANLAMA TESADÜF DEĞİL’
Halk TV’yi hedef alan kayyım kararının zamanlamasının da tesadüf olmadığını dile getiren Balkanlı, “590 gündür savunma yapmayı bekleyen Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri zindanında savunmasının başladığı gün bu karar alınmıştır. Tarihimizin en büyük siyasi davalarından biri sürerken halkın haber alma hakkına yapılan bu saldırı, davanın hukuksuzluğunu ve siyasi bir operasyon olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Asrın vurgunu olan fon krizinin iktidar kadrolarıyla ilişkisinin ortaya çıktığı bir dönemde bu karar alınmıştır. 500 bine yakın yurttaşın doğrudan soyulduğu, aileleriyle birlikte milyonlarca yurttaşın mağdur edildiği bu büyük soygunun üzeri örtülmeye çalışılmaktadır. Ortada Meclis’e sunulan bir anlaşma metni dahi yokken Mehmetçiğin Yemen çöllerine gönderilmesinin tartışıldığı bir ortamda bu karar alınmıştır. Sırtını millete değil küresel güçlere dayayan iktidar, meseleyi milletin önünden kaçırmaya; uluslararası anlaşmaları ve yurt dışına asker göndermeyi Meclis’in iznine bağlayan Anayasa’nın 90. ve 92. maddelerini unutturmaya çalışmaktadır” diye konuştu.
‘ÖZGÜR BASIN SANSÜRE BOYUN EĞMEZ’
Balkanlı, özgür basının sansüre boyun eğmeyeceğini belirterek, “İktidar tükenmiştir. Tükendiğinin farkındadır. Saldırganlığı bundandır. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindedirler. Özgür basın sansüre boyun eğmez. Gerçekler hapsedilemez. Halk TV’nin, özgür basının ve tüm basın emekçilerinin yanındayız. Türkiye’nin her bir köşesinde umudu örgütlemeye, demokrasiye ve ülkemizin geleceğine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye’yi karanlığa hapsetmeye çalışanları mutlaka yeneceğiz. Türkiye susmayacak, millet susmayacak” şeklinde konuştu.