DOLAR 49,19330,06%
EURO 55,0708-0,60%
ALTIN 6.485,01-1,50
BIST %
BITCOIN 4097135-3,30%
Edirne
19°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

70 okunma

Tarımda alarm zilleri!

21.Dönem Edirne Milletvekili, YENİ Parti Üyesi Şadan Şimşek, Türkiye’de tarım politikalarının geldiği nokta, artık birkaç ürünün fiyat tartışması olmaktan çıktığını, ülkenin gıda güvenliği ve geleceği açısından ciddi bir beka meselesine dönüştüğünü söyledi…Tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomileriyle ayakta duran il ve ilçelerin her geçen gün daha büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığına dikkat çeken Şimşek, “Çiftçinin yaşadığı sorun artık yalnızca çiftçinin sorunu değildir” dedi…

ABONE OL
7 Ekim 2026 17:01
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Geçerli görselin alternatif metni yok. Dosya adı: sadan.jpg

21.Dönem Edirne Milletvekili, YENİ Parti Üyesi Şadan Şimşek, Türkiye’de tarım politikalarının geldiği nokta, artık birkaç ürünün fiyat tartışması olmaktan çıktığını, ülkenin gıda güvenliği ve geleceği açısından ciddi bir beka meselesine dönüştüğünü söyledi. Tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomileriyle ayakta duran il ve ilçelerin her geçen gün daha büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığına dikkat çeken Şimşek, “Çiftçinin yaşadığı sorun artık yalnızca çiftçinin sorunu değildir” dedi.

Eski milletvekili Şimşek, “Çiftçinin alın terini yok sayamazsınız! Tarımda alarm zilleri çalıyor: Bu böyle gitmez!” başlıklı yazılı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Çiftçimiz üretiyor, alın teri döküyor, borçlanıyor; ancak emeğinin karşılığını alamıyor! Bugün Türkiye’de tarım politikalarının geldiği nokta, artık birkaç ürünün fiyat tartışması olmaktan çıkmış, ülkemizin gıda güvenliği ve geleceği açısından ciddi bir beka meselesine dönüşmüştür. Çiftçimizin yaşadığı tablo ortadadır:

İLK ÜRÜN BUĞDAY…

Toprak Mahsulleri Ofisi kilogram başına 16,50 TL alım fiyatı açıkladı. Ancak borç ve yüksek girdi maliyetleri altında ezilen çiftçimiz ürününü 11,00 TL’ye kadar satmak zorunda kaldı.

İKİNCİ ÜRÜN AYÇİÇEĞİ…

Trakya Birlik, %44 yağ oranı için 37,00 TL/kg fiyat açıkladı. Ancak sahadaki gerçeklik ortadadır: %44 yağ oranına ulaşan ayçiçeği yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla açıklanan fiyat, üreticinin büyük bölümünün gerçek anlamda yararlanabildiği bir fiyat olmaktan uzaktır.

ÜÇÜNCÜ ÜRÜN ÇELTİK…

Hasat dönemi gelmiş olmasına rağmen TMO hâlâ çeltik alım fiyatını açıklamamıştır.

Çiftçimiz ne yapacağını bilmiyor! Bir tarafta yükselen mazot, gübre, ilaç, tohum, elektrik ve sulama maliyetleri… Diğer tarafta borçlarını ödeyebilmek için ürününü hasat döneminde hemen satmak zorunda kalan üretici…

Sonuç ise acıdır: Çiftçi üretiyor, ama kazanamıyor. Tüketici pahalıya alıyor, ama üretici kazanamıyor. Aradaki sistem ise çiftçiyi her geçen gün daha fazla borçlandırıyor.

KÖYLER BOŞALIYOR, TARIM GERİLİYOR!

Yıllardır uygulanan yanlış ve ithalata dayalı tarım politikalarının sonucunda köylerimiz boşalmış, gençlerimiz tarımdan uzaklaşmış, üreticimiz toprağından kopma noktasına gelmiştir.

Üretim yerine ithalatı tercih eden anlayış sürdürülemez. Çiftçisini desteklemeyen bir ülke, gelecekte gıdasını da güvence altına alamaz. Bugün tarımsal üretim düşerse yarın soframızdaki ekmeğin, yağın, pirincin fiyatını kontrol etmek mümkün olmayacaktır.

GIDA KRİZİ KAPIYA DAYANMIŞTIR.

Tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomileriyle ayakta duran illerimiz ve ilçelerimiz her geçen gün daha büyük ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır. Çiftçinin yaşadığı sorun artık yalnızca çiftçinin sorunu değildir.

Bu mesele 86 milyonun sofrasını, çocuklarımızın geleceğini ve ülkemizin gıda güvenliğini ilgilendirmektedir.

TMO’YA ÇAĞRIMIZ AÇIKTIR:

Çeltik alım fiyatı derhal açıklanmalıdır! Çiftçimizin emeği belirsizliğe terk edilmemelidir.

Acilen; Tarım ve hayvancılık destekleri artırılmalıdır. Çiftçinin borçlarının faizleri silinmeli, anapara için sürdürülebilir yapılandırma sağlanmalıdır. Mazot, gübre, ilaç, tohum ve diğer temel girdilerde üreticiyi rahatlatacak kalıcı destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. Üreticinin hasat döneminde tüccarın insafına bırakılmasının önüne geçilmelidir. TMO’nun müdahale alımları zamanında ve gerçekçi fiyatlarla yapılmalıdır. Çiftçiye ne kadar üreteceğini, ne kadara satacağını öngörebileceği planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikası sunulmalıdır.

Çünkü çiftçimiz bugün yalnızca bugünün ürününü değil, gelecek yılın üretimini de düşünmek zorundadır.

Borç içindeki çiftçi, gelecek yıl tarlasına yeniden gübre atamaz, mazot alamaz, tohum alamazsa ne olacak? Üretim düşecek. İthalat artacak. Gıda fiyatları yükselecek. ve bedel yine vatandaşımıza ödetilecektir.

Artık günü kurtaran politikalar değil, çiftçiyi yaşatan, üretimi sürdüren ve ülkemizin gıda güvenliğini garanti altına alan bir tarım politikası gerekmektedir.

Unutulmamalıdır: Çiftçi varsa üretim vardır. Üretim varsa bereket vardır  Üretim yoksa bağımsızlık da güvence altında değildir.

Çiftçimizin alın teri üzerinden tasarruf yapılamaz. Çiftçi borç batağında, köyler boşalırken; sermaye ve rant düzeninin kazanmasına daha fazla seyirci kalınamaz!

Bu böyle gitmez! Çiftçiyi yaşatın, üretimi yaşatın, Türkiye’yi yaşatın! TMO’yu derhal göreve çağırıyoruz: Çeltik fiyatını hemen açıklayın! Çiftçinin alın terini hak ettiği değere ulaştırın! Tarımda üretimi, çiftçide umudu yeniden yeşertin!”

    En az 10 karakter gerekli
    Özhanlar Mobilya