
Olgay GÜLER
Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Fatih Bayramoğlu, son 1 yılda çiftçinin borcunun yüzde 305 artarak, 1.4 trilyon lirayı bulduğunu söyledi.
YRP Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomik İşler Başkanı Prof. Dr. Mehmet Fatih Bayramoğlu, partinin ‘Köyde Refah Var’ projesi kapsamında Edirne’ye geldi. Kentte üreticiler ve esnaflarla buluşan Genel Başkan Yardımcısı Bayramoğlu ziyaret kapsamında, parti il başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya gelerek, gündeme dair değerlendirmede bulundu.

‘ÇİFTÇİLERİMİZİN DERTLERİNİ DİNLİYORUZ’
Bayramoğlu, hasat döneminde, çiftçilerle bir araya gelerek sorunlarını dinlediklerini belirterek, “Dönem itibarıyla hasat dönemi. Çiftçilerimizle bir arada olup dertlerini dinlemek, hâllerini, hatırlarını sormak istedik. Elbette biz projelerimizi geliştiriyoruz Ankara’da ancak doğrudan çiftçiye dokunmadan, derdini dinlemeden yapacağınız projeler tam ve etkili çözüm oluşturmuyor. Bu anlamda şu anda parti bütün üst yönetimi, MKYK üyelerimiz ve MYK üyelerimiz, hepsi şu an sahada. Çeşitli illerimizde çiftçilerimizle buluşuyorlar. Bu yaz dönemindeki üç aylık süreci bu şekilde değerlendiriyoruz; çiftçilerimizle buluşarak” dedi.
‘MALİYETLERDE SON 1 YILDA YÜZDE 100’E VARAN ARTIŞ VAR’
Çiftçinin geçinemediğini dile getiren Bayramoğlu, “Karşı tarafta tüketiciye bakıyoruz. Tüketici de ucuza, gelirine göre bu ürünleri tüketemiyor. Burada üreticiyle aslında tüketiciyi karşı karşıya getiren bir düzen oluşmuş durumda. Bakıyorsunuz, tarlada 3 lira etmeyin ürün, pazarda 30 lira. 10 liraya etmeyen ürün, bakıyorsunuz 100 lira. Arasında ciddi bir makas var. Demek ki arada bir el var. Bu hem çiftçiyi sömürüyor, hem tüketiciyi sömürüyor ve bu anlamda vatandaşımız problemler yaşıyor. Şimdi çiftçimizi konuşuyoruz bugün. Mazota baktığımızda yüzde 50 artmış son bir yılda. Gübreye baktığımızda yüzde 63 artmış. Yine üreye bakıyorsunuz, o da yine yüzde 50’leri geçen bir zamla karşılaşmış. Daha bunun fidesi var, tohumu var. Bunların hepsinde en az yüzde 40’la, yüzde 100 oranlarında artışlar var. Son bir yılı kastediyorum. Eğer ki böyle 3-4 yıla giderseniz yüzde 500’ler, binler arasında, yani en az 5 kat, 10 kat maliyet artışlarının olduğunu da görüyorsunuz. Çiftçimiz bu çerçevede mücadele veriyor” diye konuştu.
‘ÇİFTÇİNİN BORCU SON 1 YILDA YÜZDE 305 ARTMIŞ’
Çiftçinin borcunun 1 nokta 4 trilyon lirayı bulduğunu dile getiren Bayramoğlu, “Bu borç son bir yılda yüzde 305 artmış. Bu muazzam bir rakam. Çiftçimiz de traktörünü kaybediyor. Bütün traktörler kamyonların üzerinde, hacizlerde. Artık borcunu devam ödeyebilmek için, günü kurtarabilmek için çiftçimiz şu an ekim yapıyor. Biz çiftçimizin yanına gittiğimizde bize bunları anlatıyorlar. Diyorlar ki: “Biz artık geçinmek veya zenginleşmek için üretim yapmıyoruz. Bir borç batağı içerisindeyiz ve bu borç batağını ödeyebilmek adına ekimimizi yapıyoruz.” Gerçekten çiftçilerimizin çok az bir kısmının, o da dönemsel şekilde, yüzü gülüyor. İşte bir yıl bakıyorsunuz patates yüz güldürüyor, bir bakıyorsunuz öbür sene hiçbir şekilde patates eken bin pişman. İşte ülkemizde dallarda kalan ürünler, bakıyorsunuz markette, pazarda çok büyük rakamlara ulaşmış ve vatandaşımız tüketilmez hâle gelmiş. Bu sorunlar temel anlamda çiftçimizin ekonomik sorunları” şeklinde konuştu.
TABAN FİYATI ELEŞTİRİSİ
Tarımda, taban fiyat uygulamasının çok düşük rakamlarla belirlendiği belirten Genel Başkan Yardımcısı Bayramoğlu, “Bugün taban fiyat uygulaması çok sınırlı ürünlerde. Bundan 15-20 sene öncesine gittiğinizde nohuta veya kuru fasulyeye, ayçiçeğine taban fiyatlar söz konusuydu fakat şu anda bunlar kaldırıldı. Yerine ‘tavsiye fiyat’ dediğimiz, direkt olarak çiftçimizi tüccarın eline mahkûm eden bir fiyat politikası söz konusu. Fındık gibi, çay gibi taban fiyatları olanlar ise hiçbir şekilde tatmin olamayacakları bir fiyat ile karşı karşıya kaldılar. Beraberinde arpa ve buğday gibi taban fiyatları olanlarda yüzde 15 ile 25 arasında bir fiyat zammı yapıldığını görüyorsunuz taban fiyatlara. Fakat aynı dönemde TÜİK’in bile açıklamış olduğu enflasyonda ki bu enflasyon, biliyorsunuz güvenilir bir enflasyon değil. Tarım üretici fiyat endeksinin yüzde 40’larda olduğunu görüyorsunuz. Şimdi siz bile ayarlaya yapmış olduğunuz tarım enflasyonunu yüzde 40 çıkartıyorsunuz. Ama o gün geldiğinde taban fiyata zam yaparken yüzde 15 veya 25 gibi rakamlarla taban fiyatları artırıyorsunuz. Bu mantıklı değil, hak da değil. O anlamda bu sorunların her birinin çözümü gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘MİLLİ GELİRİN YÜZDE 1’İ BİLE AYRILSA ORTADA SORUN KALMAZ’
Tüm ürünlerde taban fiyat uygulamasına geçilmesi gerektiğinin altını çizen Bayramoğlu, “Biz bugün çiftçimize neden taban fiyatları yüksek veremiyoruz? Niçin taban fiyatları genişletemiyor bu politikayı? Mesela bir ayçiçekte niye taban fiyat yok? Veya fındıkta taban fiyat var da neden o fiyatlar üreticinin yüzünü güldürmüyor? Temelde Türkiye’de bir kanun var. Tarım Kanunu diyor ki: “Türkiye’nin millî gelirinin yüzde 1’ini tarım sektörüne ayıracaksınız.” Bu bir kanun maddesi. Fakat inanın bunun yüzde yarımını bile şu anda iktidar çiftçiye aktarmıyor. Bu çok büyük bir problem. Yani 120 milyar liranın bu anlamda bir aktarıldığını düşündüğümüzde… Büyük bir paradan bahsediyorsunuz. Yani 120 milyar liranın bir an için bütün Türkiye sathında hem hayvancılıkla uğraşanlara, hem tarımla uğraşanlara dağıtıldığını ve sübvansiyon için kullanıldığını düşündüğümüzde ortada ne çiftçinin borcu kalır, ne traktörleri haczedilir, ne de yüzlerini güldürmeyen fiyat politikaları kırar. Her bir sorunu çözecek bize bir kaynak oluşmuş olur” dedi.
‘BÜTÇEDEN 6-7 TRİLYON LİRA ZİYAN EDİLİYOR’
Türkiye’nin bütçesinin 2.74 trilyon lirasının doğrudan faize gittiğini söyleyen Bayramoğlu, “Türkiye’de şu an bütçe 18.75 trilyon lira. Yaklaşık on dokuz trilyon liralık bütçe var. Bu bütçenin içerisinden 2 nokta 74 trilyon lirası doğrudan faize gidiyor. Bunun yanına beraberinde 1 buçuk trilyon lira da vergi indirimi var, zenginlere, holding sahiplerine. Bir de üstüne ihaleler yoluyla yapılan israflar, kamu verimsizliği, kamu kaynaklarının düzgün kullanılmaması, bunun gibi alanlarda kimi çalışmalarda 6 trilyon liraya kadar israf olduğunu söyleniyor. Biz yine insaflı davranalım. 3 trilyon lira da böyle bir israf olduğunu ifade edelim. 6-7 trilyon lira toplamda bir paranın şu anda ziyan edildiğini anlıyoruz. Demek ki 12 trilyon oluşturulabilecek bir bütçe şu an 19 trilyon liralara ulaşıyor. Bunun yanında ocak ayından bu bu yana 6300 tane kamu kaynağını satmışlar. Böyle bir ekonomide, böyle bir anlayışta elbette ki çiftçiye para yetiştiremezsiniz, destek veremezsiniz. Çiftçiyi yalnız bırakmış olursunuz” diye konuştu.
‘BİZİM SORUNUMUZ TEFECİLERLE’
Yeniden Refah Partisi olarak hiçbir partiyle sorunları olmadığının altını çizen Bayramoğlu, “A partisiyle, B partisiyle herhangi bir sorunumuz yok. Bizim bir kavgamız da yok. Bizim kavgamız, bizim burada mücadelemiz var ise tüketiciyle üretici arasındaki rantı yiyen tefecilerledir. Bizim sorunumuz ve kavgamız bunlarladır. Biz A partisi, B partisi, hiçbir partiyle kavgamız söz konusu değil. Biz vatandaşımızın yanındayız, üreticimizin tarafındayız ve sorunları çözmek üzere yola çıktık. Bu anlamda da politikalar geliştiriyoruz” şeklinde konuştu.
‘SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ YENİDEN REFAH PARTİSİ’NDE’
Sorunlar tek çözüm noktasının Yeniden Refah Partisi olduğunu belirten Bayramoğlu, “Türkiye’nin çözümü ne AK Parti’dir, ne Yeni Parti’dir, ne de CHP’dir. Türkiye’nin tek bir çözüm noktası vardır. O da Millî Görüş anlayışıdır. Bunun da bedelini zaten yıllar içerisinde her zaman Millî Görüş’e ödetmişlerdir. Ama bu sefer Türkiye’nin üçüncü büyük siyasi partisi olduğumuzu hatırlatarak konuşuyorum. Milletimiz akın akın Yeniden Refah Partimize geliyor. Yeniden Refah Partimize çok büyük bir güven var ve talepler var. Bizim artık bir ittifaka girmemizi istemiyor vatandaşımız. Sahada bunu söylüyor. Tek başımıza gitmemiz gerektiğini de ifade ediyor. İnşallah biz de buna göre bir hazırlık yapıyoruz. Üçüncü bir yol açıyoruz şu anda vatandaşımıza ve inşallah bu sorunların her birini çözeceğiz” ifadelerini kullandı.