
Abdullah ERSOY
BAŞPEHLİVAN
Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül, Türk güreşinin içinden yetişmiş, dünya ve olimpiyatlarda büyük mücadeleler vererek kendisini kanıtlamış bir şampiyondur. Rakiplerini yenmek için ailesinden ve evinden aylarca uzak kalmış, kamplarda alın teri dökmüş; Amerikalısından Rusuna, Gürcüsünden dünyanın en güçlü rakiplerine kadar mücadele ederek büyük şampiyonluklar kazanmıştır.
Bugün aynı mücadele ruhunu federasyon başkanlığında da sürdürmektedir. Özellikle altyapıya önem vermesi, yeni sporcular kazandırmaya çalışması ve güreşin bütün dallarını kucaklaması Türk güreşi adına değerlidir. Yağlı güreşi de, karakucağı da, minder güreşini de birbirinden ayırmadan sahiplenmek; güreş ailesinin tamamına abilik, kardeşlik ve saygı anlayışıyla yaklaşmak önemli bir duruştur.
Son dönemde iki kardeş federasyon arasında yaşanan bazı meselelerin kamuoyu önünde tartışılması yerine, Spor Bakanlığı çatısı altında masa başında, karşılıklı anlayış ve istişareyle çözülmesi Türk sporuna daha çok yakışır. Bu nedenle ayrışmak değil, iki kardeş federasyonun bir araya gelerek ortak akılla Türk güreşine hizmet etmesi gerekir.
Şunu da özellikle belirtmek gerekir: Taha Akgül bu tartışmaların tarafı değildir. Onun tarafı Türk güreşidir. Onun görevi, Türk güreşinin olimpiyatlarda ve dünya şampiyonalarında daha büyük başarılara ulaşması için çalışmaktır. Ustalarına, büyüklerine ve antrenörlerine saygı gösteren; geçmişin tecrübesini dinleyen bir şampiyonun emeğini ve değerini korumak hepimizin sorumluluğudur.
Böyle büyük şampiyonları üzmemek, yıpratmamak ve değersizleştirmemek gerekir. Taha Akgül yalnız değildir. Türk güreşine hizmet eden her değerli insan gibi onun da yanında olmak, birlik ve beraberliği korumak hepimizin ortak görevidir.