Türkiye sınırındaki Bulgaristan’ın Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı adeta Avrupa’dan gelen “gizli euro trafiğinin” durağına dönüşmüş durumda. Bulgar gümrük yetkilileri, Ağustos ayı boyunca beşinci kez beyan edilmemiş döviz yakaladı. Son olayda, TIR’ın soğutucu ünitesine gizlenmiş 102 bin euro ele geçirildi.
Hollanda’dan Gürcistan’a mal taşıyan Türk plakalı çekici ve dorse, risk analizi kapsamında şüpheli bulunarak detaylı incelemeye alındı. X-ray taramasında “fazla yoğunluk” sinyali verince soğutucu bölüm söküldü; gizlenmiş 11 paket halinde euro banknotları ortaya çıktı. Ele geçirilen paranın Bulgar leva karşılığı yaklaşık 200 bin leva olarak belirlendi .
Savcılık olaya el koyarken, gümrük görevlileri artık her ay neredeyse rutin hale gelen döviz kaçakçılığı vakalarından yorgun düşmüş durumda. Zira yalnızca bu ay, Kapitan Andreevo’da yakalanan beyan edilmemiş döviz miktarı 620 bin levaya (317 bin euro) ulaştı.
Sınır kapısında art arda yaşanan bu olaylar, “acaba kaç tanesi gözden kaçıyor?” sorusunu akıllara getiriyor. Kapitan Andreevo, resmi kayıtlara yansıyanlardan çok daha büyük bir kara para ve döviz koridorunun sadece görünen yüzü olabileceği belirtiliyor.
Edirne’de Temmuz ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 11 milyon 247 bin dolar, ithalat 8 milyon 744 bin dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz 2025’e ilişkin ‘Dış Ticaret İstatistikleri’ni kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, ülke genlinde Temmuz ayında genel ticaret sistemine göre ihracat %11,0, ithalat %5,4 arttı. TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü Trakya’daki 3 ile ilişkin rakamları da şöyle açıkladı:
“Edirne’de Temmuz ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 11 milyon 247 bin dolar, ithalat 8 milyon 744 bin dolar, Tekirdağ’da ihracat 293 milyon 405 bin dolar, ithalat 213 milyon 539 bin dolar ve Kırklareli’nde ihracat 28 milyon 29 bin dolar, ithalat 9 milyon 440 bin dolar olarak gerçekleşti.” TÜİK Bölge Müdürlüğü’nün paylaşımında şunlara yer verildi:
“Edirne’de 2025 yılı Temmuz ayında ihracat 11milyon 247 bin dolar olarak gerçekleşti.Tekirdağ’da 2025yılı Temmuz ayında ihracat 293 milyon 405 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2025 yılı Temmuz ayında ihracat 28 milyon 29 bin dolar olarak gerçekleşti.
Temmuz ayında ihracatta ülke genelinde Tekirdağ 13, Kırklareli 41 ve Edirne 56. sırada yer aldı.
Edirne’de Temmuz ayında en çok ihracat Almanya, Bulgaristan ve Bosna-Hersek, Kırklareli’nde Venezuela, Bulgaristan ve Endonezya, Tekirdağ’da ise Almanya, İtalya ve Belçika ile yapıldı.
Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2025 yılı Temmuz ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre %11,0 artarak 24 milyar 938 milyon dolar, ithalat %5,4 artarak 31 milyar 383 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Edirne’de 2025 yılı Temmuz ayında ithalat 8 milyon 744 bin dolar olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da 2025 yılı Temmuz ayında ithalat 213 milyon 539 bin dolar olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde 2025 yılı Temmuz ayında ithalat 9 milyon 440bin dolar olarak gerçekleşti.
Temmuz ayında ithalatta ülke genelinde Tekirdağ 14, Kırklareli 44 ve Edirne 47. sırada yer aldı.
Edirne’de Temmuz ayında en çok ithalat Bulgaristan, Rusya Federasyonu ve Yunanistan, Kırklareli’nde Rusya Federasyonu, Çin ve Danimarka, Tekirdağ’da ise Çin, Güney Kore ve Almanya ile yapıldı.
Edirne’de Valilik himayesinde, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen Yaz Mahalle Ligi, yaz boyunca süren müsabakaların ardından tamamlandı.
Şükrüpaşa Atletizm Sahası’nda düzenlenen açılış töreniyle başlayan lig kapsamında, futbol, voleybol, masa tenisi, 3×3 basketbol, bilek güreşi, dart, hentbol, futsal, güreş, badminton, bocce ve survivor olmak üzere toplam 12 branşta karşılaşmalar gerçekleştirildi.
İl genelinde 1533 öğrenci yaz ayları boyunca sporda buluştu, mahalle ruhunu ve dostluğu pekiştiren organizasyona yoğun ilgi gösterildi.
Büyük heyecana sahne olan final karşılaşmaları Saraçhane’de oynandı. Tribünlerin dolduğu finalde 1. Murat Mahallesi şampiyon olurken, Menzilahir Mahallesi ikinci, Barutluk Mahallesi üçüncü, Meydan Mahallesi ise dördüncü oldu.
Yaz Mahalle Ligi, çocukların spora yönlendirilmesi ve mahalle kültürünün yaşatılmasına katkı sağlayan önemli bir organizasyon olarak bu yıl da başarıyla tamamlandı.
Kasiyun dağı hikayesini hatırlarsınız. Acı kahveler, karamel makiyattolar falan… Elbette uluslararası politika analizi böyle boş içerikli bir süreç değil. Olayların gelişimi, olaylarda aktör olarak yer alanların birbirleri ile ilişkileri oldukça önemlidir. En az bunlar kadar önemli olan ise olaylarda yer alan aktörlerin söylemlerinden ziyade eyleme kapasitelerinin ne olduğudur. Bu sorunun cevabını ise sistemik yapının başat birimleri ve alt-sistemik yapının başat birimlerine bakarak cevaplayabilirsiniz.
Girişten de anlaşılacağı üzere adı değişmiş tivitır denen yerde yazılan senaryolar ile bir uluslararası politika analizi yapmak oldukça güçtür. Hatta imkansızdır. Bu aralar karmaşık yazıyorum gibi gelebilir. Aslında hiç karmaşık değil. Özellikle bir acı kahve ile bile uluslararası politikanın dinamiklerini tıkır tıkır tahlil edenler için hiç karmaşık değil.
Suriye Devlet Başkanı Şara, İsrail ile ilişkilerin daha düzenli bir şekle bürüneceğini ve Golan Bölgesinin 1974 Paylaşım anlaşmasına göre tasarlanacağını açıkladı. Evet bu açıklamayı Eş Şara yaptı. Size daha ilginç bir durum anlatayım. Daha doğrusu bu köşeyi okuyanlar için hatırlatayım. Haziran 2019’da İsrail’in başkenti Telaviv’de ABD, Rusya ve İsrail güvenlik bürokrasisinin ileri gelenleri Netanyahu başkanlığında bir toplantıya katıldılar. Bu toplantının konusu Golan Bölgesinin ve dolayısıyla İsrail’in güvenliydi.
Şimdi bu noktada Esad rejimini deviren Eş Şara’nın açıklaması ile Esad döneminde gerçekleşen bu toplantıyı dikkate aldığınızda ortaya bir sabit gerçek çıkıyor. Bu gerçek de İsrail’in Golan Bölgelerinden kaynaklı güvenliğinin bir şekilde garanti edilmesi. Suriye’de değişen iktidara rağmen bu davranış biçiminin daha doğrusu politik karar sabitliğinin sebebi ne olabilir? İşte buna sistemik yapıda eyleyen başat güçlerin yönlendirici etkisi deniyor. O güçler hangileri mi? ABD ve Rusya Federasyonu.
Türkiye’deki güzide basının çeşitli organlarında her daim bir tarafta Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti ve İran İslam Cumhuriyeti sarsılmaz bir ittifak olarak ve karşısında da “Amerikalı Emperyalist güçler” gibi içi oldukça geniş bir torba tanımlanırken aslında durumun böyle olmadığı bundan altı yıl önce belli oldu. Hem de göze girecek şekilde belli oldu. Elbette görmek isteyen gözler için.
Suriye’de rejim değişti, sosyal ve konvansiyonel medyada herkes lafazanlık gösterisini yaptı ve gerçekler kapıya geldi çattı. Ne kahveler kaldı ne karamel makiyattolar… Eş Şara da İsrail ile anlaşmadan söz etmeye başladı. Bir şekilde analaşacaklar da… Üstelik Golan Bölgesinin güvenliği hususu üzerinde gerçekleşecek bu anlaşma.
Zira önceki rejimin aksine şu anda İsrail kuvvetleri Şam’a oldukça yakın bir alanda konuşlanmış durumda. Ve Eş Şara rejiminin sürekliliğini sağlamak için uluslararas ekonomi politiğin kurallarına uyarak ekonomik gelişim adımları atmak, alt yapıyı oluşturmak sorumluluğu var. Eş Şara iktidarının sürekliliği buna bağlı… Hiç de öye kahveli bir analiz olmadı. Neyse kusura bakmayın, gerçekler acıdır. Gerçeğin acısı kahvenin acısına da benzemez. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…
Olgay GÜLER Edirne İl Tarım Müdürlüğü’nün Su Ürünleri Üretim Tesisi’nde üretilen 30 bin yavru pullu sazan balığı, Havsa ilçesine bağlı Osmanlı köyü göletine bırakıldı.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından İpsala’daki Su Ürünleri Üretim Tesisi’nde bu yıl üretilen 10 milyon 500 balıktan yavru pullu sazan balığı üretildi. Üretilen balıkların 30 bin tanesi, ‘2025 Yılı Balıklandırma Programı’ kapsamında düzenlenen etkinlikte, Havsa ilçesine bağlı Osmanlı köyündeki gölete bırakıldı. Etkinlikte çocuklarla birlikte gölete balık bırakan Edirne Valisi Yunus Sezer, bu yıl tesiste üretilen 8,5 milyon balığın çevre illere dağıtıldığını, kalan kısmın Edirne’deki göletlere bırakılmaya başlandığını ifade etti.
Projenin; tatlı su balıklarının yaşaması ve olta balıkçılığının geliştirilmesinin önemine değinen Vali Sezer, “Burası, amatör olta balıkçılığının önemli merkezlerinden birisi. İnşallah burada bu tür aktivitelerin olması, insanların çocuk ve aileleriyle vakit geçirmesi, amatör olta balıkçılığını yapmaları bizim açımızdan da son derece önemli. Bu sadece denizlerdeki balık alanlarının oluşturulmasıyla değil, aynı zamanda da bizim göletlerimizde de bu ekosistemi korumamız lazım. Bu anlamda çok önemli bir proje olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
Vali Sezer, etkinlikte çocuklara süs balığı ve deniz kabuğu hediye etti.
Balkan Ülkeleri Dostluk Grubu Derneği, 31 Ağustos Pazar günü gerçekleştirilecek 10’uncu Uluslararası Edirne Maratonu için geri sayım sürerken, CHP Edirne İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, Açık Müze Parkuru’nda koşarak bu büyük coşkuya kendisinin de ortak olacağını söyledi.
CHP İl Başkanı Av. Harika Taybıllı, her sporcu adına bir fidan dikilecek olmasının bu yıl organizasyona anlam katan en özel yönlerden biri olacağının altını çizerek şunları kaydetti:
“Edirne’mizde bu yıl 10. kez düzenlenen Uluslararası Edirne Maratonu’nda, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın coşkusunu adımlarımıza taşıyacağız. Atalarımızın bağımsızlık için verdiği mücadeleyi hatırlarken, bizler de geleceğe umut tohumları serpeceğiz.
Bu yıl organizasyona anlam katan en özel yönlerden biri de; her sporcu adına bir fidanın, yanan ormanlarımızı yeniden yeşertmek için dikilecek olmasıdır. Böylece ‘Her Adım Bir Fidan’ diyerek hem tarihimizin gururunu yaşatacak, hem de yarınlarımız için umut yeşerteceğiz.
Ben de Açık Müze Parkuru’nda koşarak bu büyük coşkuya ortak olacağım. Çünkü biliyoruz ki; koştuğumuz her metre, bağımsızlığımıza sahip çıkmak ve çocuklarımıza daha yaşanabilir bir ülke bırakmak demektir.
Edirne Maratonu’na katılan tüm sporculara ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor; 30 Ağustos’un ışığında, doğamız ve geleceğimiz için attığımız her adımın bir fidana dönüşeceği bu anlamlı günde, herkesi bu heyecana ortak olmaya davet ediyorum.”
Olgay GÜLER Kapıkule ve Hamzabeyli Sınır Kapısı’nda, Bulgaristan üzerinden yurda giriş yapan 3 ayrı TIR’a yönelik yapılan aramada, yurda kaçak sokulmak istenen milyonlarca lira değerinde çok sayıda elektronik eşya ele geçirildi, 1 şüpheli tutuklandı.
Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarında 3 ayrı kaçakçılık operasyonu düzenledi. Kapıkule Sınır Kapısı’nda, yurda giriş yapmak üzere gelen TIR, şüpheli görülerek ‘kırmızı hatta’ aranmaya alındı. Ekipler, yaptıkları aramada, çeşitli eşyalarla doldurulan dorsede, faturasız ve belgesiz 228 dizüstü bilgisayar, 3 masaüstü bilgisayar, 150 barkod yazıcı, 150 barkod okuyucu, 20 wifi ve 4 kameralı kamera sistemi, 245 şarj adaptörü, 7 telsiz ve ekipmanı, 66 çeşitli eşya ele geçirildi.
Kapıkule’ye boş olarak gelen diğer TIR ise şüphe üzerine aranmaya alındı. Ekiplerin yaptığı aramada, aracın motor kısmında, 500 akıllı cep telefonu, 470 cep telefonu kılıfı ve 240 elektronik sigara bulundu. Hamzabeyli Sınır Kapısı’ndan yurda girmek üzere gelen TIR, X-Ray taramasına sevk edildi. Kapalı Devre Televizyon Sistemi’nden (CCTV) izlenmeye alınan TIR’ın şoförünün tedirgin davranışları üzerine aranan araçta ülkeye girişi yasak olan 19 bin 980 elektronik sigara ve 140 oto parçası ele geçirildi.
Gözaltına alınan 3 araç sürücüsü, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 1’i çıkarıldığı tutuklandı, 2’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bitkisel ekstraktlar tıbbi ve aromatik bitkilerin içerdiği fitokimyasalların (ör. flavonoidler, alkaloidler, polifenoller) seçici yöntemlerle elde edilmesidir. Bu süreçte kullanılan çözücüler arasında su, etanol, gliserol ve süperkritik CO₂ öne çıkar. Standardize edilen ekstraktlar; gıda, kozmetik, farmasötik ve veterinerlik sektörlerinde aktif bileşenlerin güvenilir ve biyoyararlanımı yüksek formlarda kullanılmasını sağlar.
Greenext, yalnızca organik ve konvansiyonel ekstraktlar üretmekle kalmaz; aynı zamanda izlenebilirlik, kalite güvencesi ve sürdürülebilirlik ilkelerini üretim zincirine entegre eder.
Greenext’in Üretim Felsefesi: Tohumdan Nihai Ürüne Bilimsel Yönetim
Greenext, SUCCESS CHAIN modeli ile sözleşmeli tarımı merkeze alarak, üretim sürecinin tüm aşamalarını kontrol eder. Bitkisel hammaddenin ekiminden ekstraktın müşteriye ulaştırılmasına kadar olan süreç, ISO 22000 ve GMP-ISO 22716 gibi uluslararası kalite standartlarıyla denetlenir. Ayrıca COSMOS ve NOP sertifikaları, Greenext’in doğal ve organik segmentteki güvenilirliğini küresel düzeyde teyit eder.
Ekstraksiyon Teknolojilerinde Bilimsel İnovasyon
Liyofilizasyon (Freeze Drying) ile Moleküler Stabilite
Liyofilizasyon, ekstraktların biyolojik aktif maddelerinin bozulmadan korunmasını sağlar. Numune önce dondurulur, ardından vakum ortamında buz kristalleri süblimleşerek uzaklaştırılır. Bu yöntem:
Termolabil bileşiklerin (ör. flavonoidler, fenolik asitler) zarar görmesini engeller.
Steril üretim koşullarını mümkün kılar.
Ürünün morfolojik bütünlüğünü korur.
Lipozomal Enkapsülasyon: Kontrollü Biyoyararlanım
Lipozomlar, fosfolipid çift tabakadan oluşan nanoskopik keseciklerdir. Hem hidrofilik hem de lipofilik bileşenleri taşıyabildikleri için uçucu yağlar, polifenoller ve vitaminler gibi maddelerin biyoyararlanımını artırır. Avantajları:
Etken molekülleri oksidasyon ve ısı gibi dış etkenlerden korur.
Kontrollü salınım sağlar.
Özellikle kozmetikte dermal penetrasyonu güçlendirir.
Süperkritik CO₂ Ekstraksiyonu: Çevre Dostu ve Seçici Çözüm
CO₂’nin süperkritik fazda hem sıvı hem gaz özelliklerini bir arada göstermesi sayesinde, lipofilik bileşenler yüksek saflıkta elde edilir. Bu yöntem:
Çözücü kalıntısı bırakmaz.
Seçici ekstraksiyon imkânı sunar.
Gıda, ilaç ve kozmetik endüstrilerinde ekotoksikolojik güvenlik sağlar.
Sıvı ekstraktların mikronize partiküllere dönüştürüldüğü bu yöntem, çözünürlük ve raf ömrü açısından kritik avantajlar sunar. Küresel partikül yapısı sayesinde ürünler; gıda takviyeleri, fonksiyonel içecekler ve kozmetik formülasyonlarda stabil kullanılabilir.
Greenext’in Sektörel Katkıları
Greenext, yalnızca gıda ve kozmetik değil; aynı zamanda veterinerlik, ev bakım ürünleri, doğal boyalar ve farmasötik preparatlar için de inovatif ekstraktlar sunar.
Örnek Uygulamalar:
Gıda: Antosiyanin bazlı doğal renklendiriciler
Kozmetik: Cilt bariyerini onarıcı fitoseramidler
Veterinerlik: Adaptogen destekli hayvan sağlığı ürünleri
Temizlik: Antimikrobiyal uçucu yağ bazlı formülasyonlar
Greenext’in üretim süreci, aşağıdaki sertifikalarla güvence altına alınmıştır:
COSMOS Certified Ingredient
USDA Organik NOP Sertifikası
TR-BIO-(EU)
Helal Gıda & Kozmetik Sertifikaları
ISO 22000 Gıda Güvenliği
GMP-ISO 22716 Kozmetik Üretim Standartları
Bu belgeler, her ekstraktın farmakope standartlarına uygun, izlenebilir ve güvenilir şekilde üretildiğinin kanıtıdır.
Neden Greenext?
Greenext yalnızca ekstrakt tedarikçisi değil; Ar-Ge süreçlerinde çözüm ortağıdır. Yeni formülasyon geliştirme, özelleştirilmiş bileşen üretimi ve sürdürülebilir hammadde tedariki noktasında bilimsel destek sunar.
Sıkça Sorulan Sorular
Bitkisel ekstraktlarda hangi çözücüler kullanılır?
Genellikle su, etanol, gliserol ve süperkritik CO₂ tercih edilir. Çözücü seçimi, hedeflenen biyomolekülün polaritesine göre yapılır.
Lipozomal formülasyonlar neden daha etkilidir?
Çünkü aktif bileşenleri hem dış etkenlerden korur hem de biyoyararlanımı artırarak kontrollü farmakokinetik salınımsağlar.
Organik sertifikalı ekstraktların farkı nedir?
Bu ürünlerde pestisit, GDO ve sentetik katkı maddeleri bulunmaz. Sertifikasyon süreci, tüm üretim zincirinin bağımsız otoritelerce denetlenmesini içerir.
Bilimsel Kaynaklar
Lu, M. et al. (2020). Supercritical CO₂ Extraction of Bioactive Compounds: A Review. Food Chemistry, 328, 127065.
Mozafari, M.R. (2006). Liposomes: An Overview of Manufacturing Techniques. Cellular and Molecular Biology Letters, 11(3).
Tang, J. et al. (2021). Freeze Drying of Pharmaceuticals and Biologicals: A Review on Process Engineering.Pharmaceutics, 13(2), 195.
Hayır işlemek amacıyla hayır lokması döktürmeye karar verdiğinizde, bu hizmeti alacağınız lokmacı seçimi oldukça önemlidir. Zira bu süreç, sadece lezzetli bir tatlı hazırlamaktan ibaret değildir; aynı zamanda hijyen, güvenilirlik ve profesyonellik gerektirir. İyi bir lokmacı, öncelikle Sağlık Bakanlığı onaylı, kaliteli ve taze malzemeler kullanmalıdır. Kullanılan yağın niteliği, unun kalitesi ve şerbetin doğal şekerle yapılmış olması, hem lezzeti hem de sağlığı doğrudan etkiler.
İkinci olarak, hizmet alacağınız lokmacı firmasının referansları ve tecrübesi göz önünde bulundurulmalıdır. Daha önce yaptığı işler, müşteri memnuniyeti ve sektördeki deneyimi, alacağınız hizmetin kalitesi hakkında size fikir verecektir. Özellikle istanbul lokmacı arayışında olanlar için seçenekler fazla olduğundan, firmanın kurumsal kimliği, web sitesi ve sosyal medya varlığı da profesyonellik göstergelerindendir. Anlaştığınız lokmacının size tüm süreç hakkında şeffaf bilgi vermesi gerekir.
Hijyen, lokma hizmetinde en kritik unsurdur. Lokmanın döküleceği aracın temizliği, personelin kıyafetleri ve ekipmanların sterilizasyonu titizlikle kontrol edilmelidir. Modern ve donanımlı bir lokma aracı, hem daha hijyenik bir üretim sağlar hem de görsel olarak daha profesyonel bir sunum imkanı tanır. Bir lokmacı ile anlaşmadan önce, mümkünse kullandıkları aracı ve ekipmanları görmeniz tavsiye edilir.
Son olarak, fiyat ve hizmet dengesi de önemli bir kriterdir. Sadece fiyata odaklanmak yerine, sunulan hizmetin kapsamını değerlendirmek gerekir. Kaç kişilik lokma döküleceği, servis elemanı sayısı, dağıtımda kullanılacak malzemeler (tabak, çatal vb.) gibi detaylar fiyatı etkiler. Bu anlamlı hayır lokması geleneğini en iyi şekilde yerine getirmek için tüm bu detayları göz önünde bulundurarak güvenilir bir lokmacı ile anlaşmalısınız.