‘Çiftçiyi değil, ithalatçıyı tercih ettiler’

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, yağlık ayçiçeği tohumu ve ham ayçiçeği yağı ithalatında gümrük vergilerinin düşürülmesine, “Bugün yaşanan tablo, ülkenin tarım politikalarının üretimden uzak, günübirlik ithalat kararlarına dayalı olduğunu bir kez daha göstermektedir. İktidar, ithalat yolunu seçerek yara bandı tedavisi uyguluyor. Bilmiyorlar ki böyle giderse çiftçi üretimden çekilecek, gelecekte bizi daha tehlikeli günler bekleyecek” tepkisini gösterdi.

Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 27 Ağustos 2025’te yayımlanan karar ile gümrük vergilerinin 1 Ekim itibarıyla yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında yüzde 12, ham ayçiçeği yağında yüzde 30 olarak uygulanmasına karar verildi. Karara tepki gösteren CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, şunları söyledi:

“Trakya çiftçisinin ayçiçeği hasadına başladığı şu günlerde, tarlalarda büyük bir hüzün hâkim. Aşırı kuraklık nedeniyle hedeflenen rekolte alınamamış, üretim düşmüştür. Girdi maliyetleri her geçen gün artarken, mazot, gübre ve ilaç fiyatları üreticinin belini bükerken, destekler de yetersiz kalmıştır. Bu şartlar altında çiftçimiz alın terinin karşılığını alması gerekirken, ne yazık ki iktidar bir kez daha üreticiyi değil ithalatçıyı tercih etmiştir.

Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ham ayçiçeği yağı ithalatında gümrük vergisi Kosova hariç yüzde 36’dan yüzde 30’a düşürülmüş, Kosova’dan yapılacak ithalatta ise sıfırlanmıştır. Yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında da gümrük vergisinin yüzde 12 olarak uygulanacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeler 1 Ekim 2025’te yürürlüğe girecek. Yani Trakya’da üretici zararına üretim yaparken, ithalatçının önü açılmaktadır.

Kuraklıktan dolayı ürünü yarı yarıya azalan çiftçiye mali destek verilmesi gerekirken, iktidar açığı ithalatla kapatmaya yönelmiştir. Oysa doğru politika, yerli üreticiyi ayakta tutmak, maliyet yükünü hafifletmek ve çiftçinin ürününe değer katmaktır.Ayrıca ayçiçeği hasadı başlamış olmasına rağmen yağ fiyatları hâlâ artmaktadır. Vergi indirimi ithalatçının cebine girse de sofraya yansımamaktadır.

Türkiye’nin en verimli toprakları olan Trakya’da çiftçi üretimden soğutulursa, ülkemiz dışa bağımlı hale gelir. Bir zamanlar kendi kendine yeten tarım ülkesi olan Türkiye, yanlış politikalarla dışarıya muhtaç bırakılmaktadır.

Çözüm ithalat lobilerini beslemek değil, üreticinin maliyetini düşürmek, destekleri artırmak ve ürününe hak ettiği fiyatı vermektir. Kuraklığa karşı sulama yatırımlarını hızlandırmak, girdi maliyetlerini sübvanse etmek ve taban fiyatı üreticiyi koruyacak düzeyde belirlemek iktidarın asli görevidir.Bugün yaşanan tablo, ülkenin tarım politikalarının üretimden uzak, günübirlik ithalat kararlarına dayalı olduğunu bir kez daha göstermektedir.İktidar, ithalat yolunu seçerek yara bandı tedavisi uyguluyor. Bilmiyorlar ki böyle giderse çiftçi üretimden çekilecek, gelecekte bizi daha tehlikeli günler bekleyecek.”

Her köyde bir hikaye ve birçok haber var

Norveçliler, bu doğallığın, hoyrat turistler tarafından bozulmasını istememekte haksız mı?

Gönül UYANIKTIR

Sadece bir bölümünü görebildiğimiz, vadiden 500 metre yükseklikte bulunan Stalheim Oteli, 170 yataklı ve Norveç’in en büyük 1’nci sınıf oteli olarak anılıyor. Biz içini göremiyoruz, ama, otelde konaklayanların paylaştığı fotoğraflarda; derin vadinin ve sıralı dağların arasında konaklamanın nasıl doyumsuz bir keyif vereceğine tanıklık ediyoruz.
Otel manzarasından sıyrılıp fiyordun kıyısına geri dönerek, bir başka perspektif sunan ‘Tanrıların Buluşma Yeri’ anlamına gelen pitoresk Gudvangen’i ziyaret ediyoruz. Gudvangen, Norveç’in en uzun iki tüneli olan Lærdal ile Gudvangen Tüneli arasında yer alan, Norveç Vikinglerinin kültürünü ve mirasını tanıtan otantik bir Viking Köy…

Gudvangen Viking Köyünde yaşam


NORVEÇ VİKİNGLERİ BU KÖYDE YAŞIYOR
Ziyareçiler, Şef Georg’u, Şef Evi’nde ziyaret edip el sanatları ile uğraşanları izleyebiliyor, eserleri satın alabiliyor, ayrıca balta atma ve okçuluğu deneyimleyebiliyor. 2005 yılından bu yana UNESCO’nun Dünya Mirası listesinin bir parçası olan bu eski Viking köyü. aynı zamanda açık bir müze olarak ziyaretçilere sunulduğu, yaşam şartları ve kültürü ile; geçmişi yaşıyormuşsunuz hissini veriyor.

Vossenvongen kasabası


ÜNÜ BÜYÜK NÜFUSU KÜÇÜK
Günümüzde ziyaretçilerin büyük ilgi gösterdiği, harika manzaraları ile görenleri büyüleyen bu köyde 12’nci yüzyılda yaşanan veba salgınında tek bir canlı kalmıyor. Bu olaydan 2-3 yüzyıl sonra toparlanmaya başlayan köyde şu anda yaşayanların sayısının ise 100 kişi civarında olduğunu öğrenip şaşırıyoruz.

Vossenvongen kasabası


ZORLA HRİSTİYAN OLAN VOSS
Gudvangen’den sonra güzergahımızda Voss (Vossevangen) kenti var. Norveç’teki köy ve kasabaların nüfusları ile bizimkileri karşılaştırdığımda onların köyleri; bizimkilerin mahallesi sayılır diye düşünüyorum. Sonuçta büyük yerleşimlerden sayılan Voss, 900 dönüm yerleşim alanı bulunan 7 bin civarı nüfusuyla bizim Havsa ilçemiz civarında bir nüfusa sahip bulunuyor. Vossevangen, adını, “tarla” veya “çayır” anlamına gelen Eski İskandinavca “vang” kelimesinden alıyormuş.
Efsaneye göre, Voss halkı, Kral Aziz Olav tarafından zorla Hristiyanlığa döndürülüyor. Kasabada, sekizgen bir çan kulesine sahip, 1277’den kalma taş Voss Kilisesi ile, Kuzey Avrupa’daki en eski din dışı ahşap bina olduğuna inanılan bir lonca binası bulunuyor.
BEŞ YIL ALMAN İŞGALİ ALTINDA KALIYOR
Voss’un bir özelliği de Nisan 1940’ta Almanya’nın Norveç’i işgali sırasında, Norveç Ordusu’nun batıdaki ana seferberlik noktası olması oluyor. Voss’a doğru ilerleyen Alman kuvvetleri sert bir direnişle karşılaşıyor. Almanlar bu direnişi kasabayı bombalayarak kırıyor ve 1945’e kadar işgal altında tutuyor.


ÇATI YANGINLARINA KARŞI TOPRAK ÇATILAR
Otobüsümüz, meydanda park ediyor ve serbest zamanda çevreye dağılıyoruz. Burada da az da olsa üzerlerinde ağaççıklar boy atan toprak damlı evler var. Bu evlerin her yıl çatı bakımlarının pahalı olmazı nedeniyle sayıları da giderek azalıyormuş.
Evlerin damlarının toprak olmasının nedenini rehberimiz, “Evlerde odun sobalarının yakıldığı eski yıllarda çok sık yangınlar yaşanması ve önce ahşap çatıların yanarak çökmesine karşılık insanlar tavanlara toprak döşemiş. Çünkü bir yangın çıktığında toprak çatı çökerek yangını söndürüyor, evin tümünün yanmasının önüne geçiliyor.” diyerek açıklıyor.
Temmuz ayına rağmen Voss’ta Nisan ayı yaşanıyor. Bizde çoktan çiçek döken ağaçlar yeni çiçekleniyor. Çevrede çok sayıda küçük dükkanlar ve bir de alışveriş merkezi bulunuyor. Gülay ve Nevin zeytin bulma umuduyla gittikleri marketten eli boş dönüp, “Bu marketler bomboş” diye yakınıyorlar Bu ülkede pek zeytin yenmediğine inanıyor ve evdeki zeytinlerin hayalini kurarak sahile doğru inip fotoğraf çekiyoruz. (SÜRECEK)

‘Memurda memnuniyetsizlikler artacak’

Olgay GÜLER

Büro Memur-Sen Edirne Şube Başkanı Memet Sait Ercan, Türkiye genelinde yaklaşık 6 buçuk milyon memur ve memur emeklisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmelerinde, hakem kurulunun açıkladığı zam oranını değerlendirdi. 

Kamu Hakem Kurulu 26 Haziran’daki görüşmesinde memur zammını onayladı. Toplantıdan çıkan karara göre 2026 için yüzde 11+7’lik teklif değişmedi. Teklif 2027’nin ilk 6 ayı için bir puan artırıldı ve yüzde 5+4 teklif edildi. Hakem Kurulu 2027 yılı için bir önceki teklifte 1 puanlık artış yaptı. Söz konusu zam oranı, ülke genelindeki memur ve memur emeklilerini memnun etmedi.

‘HAKEM HEYETİ MAĞDURİYET GİDERİCİ İRADE ORTAYA KOYAMADI’

Büro Memur-Sen Edirne Şube Başkanı Memet Sait Ercan, yapılan zam oranını değerlendirdi. Şube Başkanı Ercan, hakem heyetinin, kamu çalışanlarının mağduriyetini giderici bir irade ortaya koyamadığını belirterek, “2012 yılından bugüne kadar geçen zamanda 8 toplu sözleşme gerçekleştirilmiş ve bunlardan 4 tanesinde uzlaşma sağlanamadan hakem heyetine gönderilmiştir. 11 kişiden oluşan hakem heyetinin oluşumunda siyasi otoritenin belirlediği 6 üye ve sendikaların belirlediği 5 üye yer almaktadır. Bu yapısıyla hakem heyeti, bağımsız kamu çalışanlarının mağduriyetini giderici bir irade ortaya koyamamaktadır. Dolayısıyla alınan kararlar siyasi iktidarın çizgisinden çıkmamaktadır. Bugüne kadar yapılan toplu sözleşmelerde kimi kazanımlar elde edilse de en düşük memur maaşı ile diğer maaşlar arasındaki farkın giderek artması, memur ve emeklilerin alım gücünü ciddi anlamda düşürmüştür. En düşük maaş alan kamu çalışanlarının mağduriyetleri devam etmektedir. Alım gücünü koruyacak en sağlıklı yöntem taban aylık artışıdır” dedi.

‘HAKEM KURULU YAPISI SENDİKALAR ÜZERİNDE BÜYÜK BASKI OLUŞTURUYOR’

Hakem heyetinin daha önceki kararlarına benzer, hükümetten yana karar almasının nedenine değinen Ercan, “4688 sayılı yasa ve hakem kurulunun yapısı sendikalar üzerinde büyük bir baskı unsuru oluşturmaktadır. Toplu sözleşme masasında kayıt altına alınan kazanımlar sadece ilgili dönem için geçerli olmakta, bir sonraki dönemde uzlaşma sağlanmaması halinde büyük risklerle karşılaşılmaktadır. Bu durum sendikal mücadeleyi anlamsız ve etkisiz kılmaktadır” diye konuştu.

‘TABAN AYLIK ARTMAZSA MEMNUNİYETSİZLİKLER ARTACAK’

Ücretler arasındaki adaletsizliğin en adil çözüm yönetiminin taban aylıkta yapılacak artış olduğuna dikkat çeken Ercan, “Gerek kamu emeklilerinin gerekse en düşük memur maaşı alanların en büyük mağduriyeti, maaşı yüksek olanlarla arasındaki farkın giderek artmasıdır. Bu makas her geçen gün büyümekte ve büyük bir tepkiye yol açmaktadır. Bu nedenle taban aylık artışı en adil yöntemdir. Taban aylık artışı yöntemi ile yapılacak birkaç toplu sözleşme kamu çalışanlarının mağduriyetini azaltacak ve çalışma barışını sağlayacaktır. Aksi halde memnuniyetsizlikler artacaktır” şeklinde konuştu.

Lig takvimi işliyor: Edirnespor?

Edirnespor’un 1. Grup’ta mücadele edeceği Nesine 3. Lig’de 2025-2026 Sezonu 1 – 3. hafta müsabakalarına ilişkin programlar açıklandı.

TFF’nin resmi internet sitesindeki paylaşıma göre, Nesine 3. Lig 1. Grup’ta sezonun ilk haftasındaki tüm ma7 Eylül 2025 Pazar günü oynanacak. TFF’nin kohuya ilişkin paylaşımı şöyle: 

“Stadyumlarında bakım onarım çalışmaları ve stadyum denetimleri devam eden, stadyumlara ait güncel Spor Alanı Güvenlik Sertifikası bulunmayan kulüplerimizin saha bilgileri boş bırakılmıştır.

Stadyumunda kriterlere uygun ışıklandırması olan ve gece müsabakası oynama talebinde bulunan kulüplerimiz, Ekim ayı sonuna kadar gece maçı oynayabileceklerdir. Buna bağlı olarak, stadyumlarında ışıklandırma denetimleri henüz tamamlanmamış olan kulüplerimizin maç saatleri de boş ilan edilmiştir.

Tüm denetimler tamamlandıktan sonra boş bırakılmış olan stadyum ve saat bilgileri ilan edilecektir.

Bununla birlikte, yayın planı gereği Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu müsabaka sonuçlarına göre 2. ve 3. Hafta müsabakalarında değişiklik yapılacaktır.

Buna göre; ligin 2. Haftasında her iki takımın da Ziraat Türkiye Kupası 2. Eleme Turu’nda olmadığı maçlar Pazar gününe, ligin 3. Haftasında ise Cumartesi gününe alınacaktır.”

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 1.HAFTA PROFRAMI                                           

Etimesgut Spor Kulübü – Silivrispor    

Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadı / 15.00

Polatlı 1926 Spor Kulübü – Bursa Nilüfer Futbol A.Ş.

…… / 15.00

Galata Spor Kulübü – Edirnespor         

..…. / 17.00

Bursa Yıldırım Spor Kulübü – Kestel Çilek Spor Kulübü

Minareli Çavuş Spor Tesisleri / 17.00

İnkılap Futbol Spor Kulübü – Küçükçekmece Sinop Spor Kulübü

..…. / 17.00

İnegöl Kafkas Spor Kulübü – Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü          

..…. / 17.00

Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. – Yalova Fk 77 Spor Kulübü

..…. / 17.00

Çorlu Spor 1947 – Bulvarspor

General Basri Saran / 17..00

(Ev sahibi takım seyircisiz)

TÜ Z.-M. Taş Anaokulu eğitime başlıyor

Trakya Üniversitesi Zeynep–Mustafa Taş Uygulama Anaokulu’nun 4-5 Eylül 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan oryantasyon programının ardından 8 Eylül 2025 tarihinde eğitim-öğretime başlayacağı bildirildi.

Trakya Üniversitesi’nden yapılan açıklamada, 16 akademisyen rehberliğinde hazırlanan programın uygulanacağı anaokulunda 36-72 aylık çocuklara hizmet verileceği belirtilerek şöyle denildi:

“Trakya Üniversitesi olarak topluma değer katma vizyonuyla kurduğumuz ve okul öncesi eğitime yeni bir soluk getireceğine inandığımız Trakya Üniversitesi Zeynep–Mustafa Taş Uygulama Anaokulumuz (https://anaokulu.trakya.edu.tr/) 4-5 Eylül 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan oryantasyon programının ardından 8 Eylül 2025 tarihinde eğitim-öğretime başlayacaktır.

Doğadan ilham alan petek mimarisi, her sınıfa açılan özel bahçeleri, STEAM laboratuvarı, müzik ve sanat atölyeleri, koza odası (duyu ve sakinleşme alanı) ile çocuklarımızın çok yönlü gelişimine katkı sunmayı hedefleyen okulumuz, 36-72 aylık çocuklara hizmet verecektir. Çocuklarımızın sevgiyle büyüdüğü, oyunlarla keşfettiği ve geleceğe güvenle hazırlandığı bu özel kurumda, her bir bireyin potansiyelini en üst düzeyde gerçekleştirmesi için tüm imkânlar sunulmaktadır.

Danışma Kurulumuzdaki 16 akademisyen rehberliğinde hazırladığımız programımız; Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitimi Programı temelinde Montessori, Reggio Emilia, High Scope ve Waldorf yaklaşımlarının güçlü yönlerini harmanlayan eklektik ve kapsayıcı bir model üzerine kuruludur.

ATÖLYELER

Anaokulumuzda eğitim sürecinde çocuklarımız özel olarak tasarlanmış şu atölyelerle buluşacaktır:

Yabancı Dil (İngilizce & Almanca) → Oyunlar, şarkılar ve hikâyelerle dil farkındalığı

STEAM Atölyesi → Bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematikle geleceği tasarlama

Hareket Eğitimi & Cimnastik → Sağlıklı beden, güçlü özgüven

Müzik & Orff → Ritimle öğrenme, sanatla kendini ifade etme

P4C (Çocuklar için Felsefe) → Eleştirel, yaratıcı ve iş birlikçi düşünme

Kodlama & Akıl Oyunları → Dijital çağın becerileri ve stratejik düşünme

Geri & İleri Dönüşüm – Sürdürülebilirlik & Tarım → Doğayla dost, sorumluluk sahibi bireyler

Etkileşimli Kitap Okuma & Drama → Hayal gücü, dil gelişimi ve sahne deneyimi

Mutfakta Bilim → Deneyerek öğrenme, keşfetmenin en lezzetli yolu

Sürdürülebilir Tarım Atölyesi → Toprakla tanış, ekim-dikimle üretmeyi öğren

Tüm atölyeler, Trakya Üniversitesinin alanında uzman akademisyenleri ve öğretmenlerimizin rehberliğinde yürütülecektir. Her hafta düzenli olarak uygulanacak bu atölyelerle çocuklarımız; soran, keşfeden, üreten ve dünya vatandaşı bireyler olarak yetişecekler. Ayrıca, anaokulumuzda danışma kurulumuz rehberliğinde gökyüzü gözlemleri, yaratıcı atölyeler, izci etkinlikleri ve kültürel buluşmalar gibi özel etkinliklerle velilerimiz ve çocuklarımızın birlikte katılabileceği keyifli öğrenme fırsatları sunulacaktır.

Anaokulumuzda görev yapacak öğretmenlerimizin hizmet içi eğitimleri başlamış olup yeni eğitim–öğretim yılına hazırlıklar devam etmektedir.”

Dora Spor’da gurur ve sitem

Edirne Dora Spor Kulübü, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nca Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen  Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda Büyükler Düzenlemesiz Karma Dal kategorisinde sergilediği performansla Türkiye ikincisi oldu. Kulüp Başkanı Volkan Yılmaz, yaptığı açıklamada görüşme taleplerine karşılık verilmemesi nedeniyle Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın’a sitemde bulunurken,  bölge yarışmasında bile Edirne’yi temsil eden tek ekip olmalarına rağmen hiçbir destekte bulunulmamasına dikkat çekti.

Türkiye’nin farklı illerinden onlarca ekibin katıldığı şampiyonada, Edirne Dora Spor Kulübü sahneye taşıdığı otantik halk oyunlarıyla dikkatleri üzerine çekti. Geleneksel kültürü modern sahne yorumlarıyla harmanlayan ekip, hem jüri üyelerinden hem de izleyicilerden büyük beğeni topladı.

KULÜP BAŞKANININ SİTEMİ

Kulüp Başkanı Volkan Yılmaz yaptığı açıklamada, “Bu başarı, sadece oyuncularımızın değil, tüm Edirne’nin başarısıdır. Halk oyunları, bu toprakların kültürel hafızasıdır. Bizler de bu değerleri sahneye taşırken aynı zamanda gelecek nesillere aktarmayı görev ediniyoruz. Emek veren tüm oyuncularımıza, eğitmenlerimize ve yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Bir çok imkansızlığa ve verilen sözlerin tutulmamasına rağmen yılmadan çalışıp üst üste ikinci kez Türkiye İkincisi olduk. Şehirde tam teşekküllü aynalı bir halk oyunları salonu olmaması dezavantajımız olsa da başarıyı elde ettik. Edirne Belediye Başkanı Sayın Filiz Gencan Akın’ın bir önceki sezon ekibin Türkiye Derecesinde ekibin görüşme talebine cevap vermemesi, bu sezon ise İl Yarışmasından sonra bizzat kendisi ekiple fotoğraf çektirip ‘en yakın zamanda sizi ziyaretime bekliyorum’ sözüne rağmen görüşme taleplerimize karşılık verilmemesi, bölge yarışmasında bile Edirne’yi temsil eden tek ekip olmamıza rağmen hiçbir destekte bulunulmaması, final zamanı ise gerek şifayen gerek resmi hiçbir talebe cevap vermemesi bizleri derinden üzdü. Bu çocuklar bu şehrin üvey evlatları mı ? Bu çocuklar şehrin en başarılı dansçıları. Siz sahip çıkmamaya devam edin” dedi.

Ekip Antrenörü İsmail Cihan Çokkaş ise yarışma sonrasında duygularını, “Aylarca süren yoğun antrenmanların ve özverili çalışmanın karşılığını almak tarifsiz bir mutluluk. Bu dereceyi Edirne’ye armağan ediyoruz” sözleriyle dile getirdi.

Edirne Dora Spor Kulübü’nün elde ettiği Türkiye İkinciliği, kentin kültür ve sanat alanındaki gücünü bir kez daha kanıtlarken, halk oyunlarının bölgedeki önemini de ön plana çıkardı. Kulüp, bundan sonraki süreçte yeni hedefinin Türkiye Şampiyonluğu olduğunu açıkladı.

BÜYÜKLER DÜZENLEMESİZ DAL (KARMA) KATEGORİSİ   

1 Gaziantep Halk Oyunları Topluluğu Spor Kulübü 90.71

2 Edirne Dora Spor Kulübü 89.00

3 Ordu Vira 52 Spor Kulübü 87.14

4 Badem Spor Kulübü 86.85

5 Adıyaman Hem Spor Kulübü 85.28

6 Tavas Belediye Spor Kulübü 84.57

7 Hattuşaş Spor Kulübü 83.85

8 Anadolu Kafkas Akademi Spor Kulübü 83.57

9 Isparta Dans Sanat Spor Kulübü 81.85

10 Menekşe Spor Kulübü (Diskalifiye)

DSİ’li Toprak Türkiye Şampiyonu

İsmail DEMİRAY

Edirne DSİ Spor’un başarılı yüzme sporcusu Toprak Topatan, İstanbul’da Türkiye Sportive Kulüpler Arası Uzun Kulvar Yıldız, Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonası’nda 800 M Serbest Yarışı’nda Türkiye 1’incisi oldu.

Edirne DSİ Spor Kulübü, sporcusunun bu başarısını, “Alt yapıdan itibaren kulübümüz sporcusu olan Toprak Topatan’ın bir kez daha başarısının Türkiye şampiyonluğu ile taçlandırmanın gururunu yaşıyoruz” sözleriyle paylaştı.  

Edirne Valisi Yunus Sezer de başarılı sporcuyu, ailesini, antrenörü ve kulüp başkanını tebrik edip iyi dileklerinde bulundu

Edirne DSİ Spor Kulübü yönetimi, Toprak Topatan’ın spora başladığı günden itibaren birlikte çalıştığı, bu seviyeye gelmesinde Antrenörü Kardelen Üyümez’in büyük rol oynadığını belirterek kendisini kutladı ve başarılarının devamını diledi.

Antrenörü Kardelen Üyümez, duygularını şöyle ifade etti:

“Bu günlere gelene dek fizyolojik ve psikolojik olarak zorlu yollardan geçtik. Fakat başarmanın gururunu yaşıyoruz. Spora ilk başladığı günden beri antrenörlüğünü yaptığım Toprak Topatan’ın bu başarıyı elde etmesi yapacaklarının temennisidir. Baş antrenörü olduğum Edirne DSİ Spor Kulübü’nün her bir sporcusuyla gurur duyuyorum. Hedefimiz Toprak gibi bir çok sporcuyu milli takım seviyesine çıkarmak.”

AYŞE YILMAZ VEFAT ETTİ

Demirhanlı Köyü sakinlerinden Pakize ve Recep Öztürk’ün kızları Emine Toprak’ın ablası, Havva Gümüş’ün kardeşi, Çiğdem Yılmaz ve Yusuf Yılmaz’ın anneleri, Mustafa Yılmaz’ın eşi Ayşe Yılmaz vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Demirhanlı Köyü Camisinde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi.

‘Zafer Bayramımız kutlu olsun!’

CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata,30 Ağustos Zafer Bayramı’nın kendilerine yılmadan, yorulmadan mücadele etmeyi öğrettiğini belirterek, “Bugün bu ruhu yaşatmak, yarınlarımızı aydınlatmak için en büyük sorumluluk gençlere düşüyor” dedi.

CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada şunlara yer verdi:

“30 Ağustos, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük yolunda yazdığı en büyük destanlardan biridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Büyük Zafer, bizlere yalnızca vatan topraklarını değil, aynı zamanda özgür bir geleceği de armağan etti.

Bugün, İl Gençlik Kolları Başkanı olarak, o büyük mücadelenin mirasını gençlik adına omuzlarımda taşımanın gururunu hissediyorum. Bizler, Cumhuriyet’in evlatları olarak, o gün yakılan bağımsızlık meşalesini yarınlara taşımaya kararlıyız.

30 Ağustos Zafer Bayramı, bize yılmadan, yorulmadan mücadele etmeyi öğretiyor. Bugün bu ruhu yaşatmak, yarınlarımızı aydınlatmak için en büyük sorumluluk gençlere düşüyor.

Büyük Zafer’in 103. yılında başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna canını veren tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Zafer Bayramımız kutlu olsun!”