Edirne sevdalıları merhum Bahri Dinar, Beyazıt Sansı, Nadi Ersoy ve Melih Yurduseven; Yesevi Hareketi Derneği Edirne İl Temsilciliği tarafından yapılan bir programla anıldı.
Dernek binasında yapılan programda konuşan Yesevi Hareketi Derneği Edirne İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, “Müstesna bir günde, müstesna bir saatte, müstesna insanları anmak için bugün burada bir araya geldik.Edirne Sevdalıları olarak tanımladığımız ve tanıdığımız Rahmetli Bahri Dinar, Beyazıt Sansı, Nadi Ersoy, Melih Yurduseven bir zamanlar yaptıkları çalışmalarla, tv proğramları ile Edirne’ye damga vurmuş Edirne’yi yerel, ulusal ve uluslararası arenada tanıtmışlardır. Edirne’nin turizminin, kültürünün, tarihinin, tarihsel yapılarının tanınmasında ve tanıtılmasında etkin rol oynamışlardır. Rahmetli Bahri Dinar Edirne ciğerini, Beyazıt Sansı Kırkpınar’ı, Nadi Ersoy Selimiye Camisi’ni, Melih Yurduseven Edirne kültürünü tanıtmışlardır. Bu güzel insanların bunları tanıtmasındaki ortak nokta Edirne sevgisi ve Edirne sevdasıydı” dedi.
Cankaloğlu bu programı yapmaktaki amaçlarının Edirne’yi her alanda tanıtmış, Edirne’nin, gelişmesine, turizmine, katkıda bulunmuş bu kişileri unutmamak ve unutturmamak olarak tanımladı.
Programa katılan Edirne’nin ünlü şekerleme ustası Arif Meriç, Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Genel Sekreteri Recep Dural, Selimiye Camisi emekli başmüezzini Yusuf Çengelci Karabıyık, Merhum Bahri Dinar’ın yakın arkadaşı Yavuz Sungur da birer konuşma yaparak anılarını anlattı. Programda ayrıca ney dinletisi yapılıp merhumlar için dualar edildi. Programa çeşitli siyasi parti ve STK temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Gülseven OKALANER Her yıl olduğu gibi bu yıl da Enez’deki sahil köylerinde 30 Ağustos Zafer Bayramı köy halkının ve tatilcilerin katılımıyla coşkuyla kutlandı. Ellerinde bayraklar, Atatürk posterleri ve fenerlerle Büyükevren Köyü sahilinde yaşayan yüzlerce kişi sitelerden yola çıkarak TES-İŞ sitesinin önündeki alanda buluştu.
Hep birlikte Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşları, şehit ve gazilerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından da birlikte İstiklal Marşı seslendirildi. Vatandaşların düzenledikleri Fener Alayının yanı sıra, tüm gün boyunca Türk Bayrağı ve Atatürk posterleri asılı tekneler de 30 Ağustos Büyük Zaferi kutulamalarına eşlik etti. Sahilde yaşayan vatandaşlar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin yapı taşlarından olan Büyük Taarruz ve neticesinde kazanılan Büyük Zaferi göğsümüz kabararak kutladık” diyerek duygularını şöyle dile getirdi. “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, bir milleti yoktan var eden Büyük Komutan, mazlum ülkelerin örnek aldıkları eşsiz önderimize, silah arkadaşları ve tüm Mehmetçiklerimize, vatanı için canını veren tüm şehit ve gazilerimize çok büyük bir borcumuz var. Bu borcu da bize ve gençlere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyetini yaşatarak ve çağdaş ülkeler seviyesinin üzerine çıkarak ödemek en büyük vazifemiz”.
Edirnespor’un yarın Nesine 2. Lig takımlarından Somaspor’la karşılaşacağı Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu müsabakaları bugün oynanacak 8 karşılaşma ile başlayacak. Edirnespor Kulübü’nden maça adeta saatler kala gazetemiz baskıya hazırlandığı anlara kadar süregelen belirsizliklere yönelik endişeleri ortadan kaldıracak herhangi bir resmi açıklama yapılmaması taraftarların kafasındaki en önemli gündem maddesini oluşturuyor. Edirnespor, Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu’nda Nesine 2. Lig ekibi Somaspor ile 3 Eylül Çarşamba günü saat 15.00’de kendi evinde karşı karşıya gelecek. Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu müsabakalarından 8’i bugün oynanırken, Edirnespor – Somaspor dahil 33’ü yarın ve 4’ü ise 4 Eylül 2025 Perşembe günü oynanacak. Böylelikle 3 günde toplam 45 karşılaşma yapılacak. Ziraat Türkiye Kupası 2025-2026 sezonunda 139’u profesyonel, 16’sı amatör toplam 155 takımın katılımıyla oynanacak. 4 Eleme Turu, Grup Aşaması ve Final Aşaması şeklinde düzenlenecek olan Ziraat Türkiye Kupası’nda 11 maç haftası yer alacak. Grup aşaması 8 takımlı 3 grupta oynanacak. Grup aşamasına katılacak olan 24 takım 6’lı 4 torbaya bölünecek ve çekilecek kura ile her torbadan 2’şer takımın katılımıyla gruplar oluşacak. Grup Aşamasında her takım her torbadan 1 takımla olmak üzere toplam 4 maç yapacak. Bu müsabakaların 2’si iç sahada, 2’si deplasmanda oynanacak. Grup müsabakaları sonrasında, gruplarını ilk 2 sırada bitiren 6 takım ve en iyi 2 grup üçüncüsü olmak üzere toplam 8 takım çeyrek finale yükselecek. Çeyrek finalde grup birincileri ile en iyi grup ikincisi seri başı olarak yer alacak ve müsabakalar seri başı takımların sahalarında oynanacak. Yapılacak olan kura çekimi sonucunda yarı final eşleşmeleri ve ev sahibi takımlar belirlenecek. BUGÜNKÜ PROGRAM 12 Bingöl Spor – Mardin 1969 Spor BursaYıldırım Spor Kulübü – Altay Karaköprü Belediye Spor – Hakkari Zap Spor Kulübü Polatlı 1926 Spor Kulübü – Astor Enerji Çankaya SK Yalova Fk ” Spor Kulübü – Bursa Hilüfer Futbol A.Ş. Sincan Belediyesi Ankaraspor – Eskişehirspor Kulübü Buca Spor 1928 – İzmir Çoruhlu FK Mersin İdmanyurdu Futbol A.Ş. – Niğde Belediye Spor
Geçtiğimiz günlerde Büyükevren ve Gülçavuş köyündeki yangın bölgede yaşayanları tam anlamıyla yasa boğdu. On yıllardır bu ormanların gölgesinde, kenarında yaşam sürdüren yazlıkçıların yaşadıkları anlar için “asla eskisi gibi olmayacak” dedirten türdendi.
Orman bölgesine yürümek için gidenler yok artık. Oraya giderek o felaketi tekrardan yaşar gibi olmaktan çekiniyor yazlıkçı sakinleri. Denize gidenler bile sol tarafa denizin yanına kadar sokulmuş yangın felaketini görmek istememek için o yöne bakmaktan çekinir haldeler.
Yangından bir hafta sonra gidebildim bende yanan yerleri gözlemlemek için. Halen için için duman tutan yerleri görmek şaşırttı beni. Toprakla kaplanan yanmış yerlerde kalan kütükler halen için için yanmaya devam ediyordu. Böyle yerlere acil müdahale edilerek olası tehlikelere izin verilmiyor yetkililer tarafından.
Yangın bölgesinde halen ayakta kalmış genç meşe ve çam ağaçlarını gözlemlemek mutlu etti beni. Yangının silip süpürürken kenar köşede kalmış tek tük ağaçlar olduğu gibi yine bazı yerleri teğet geçen yangın sonunda bölgesel olarak mini de olsa ormancıklar mevcut bölgede.
Umut hep vardır. Sevindiren gelişmeler bunlar.
Aynı zamanda Orman Genel Müdürlüğü’nün bundan sonraki süreçte nasıl bir karar vereceğini bilmiyor sahil bölgesinin sakinleri. Heyecan ve endişeyle bekliyorlar. Tekrar orman olarak kalması ve ağaçlandırılması veya mera olarak bırakılarak doğanın kendini onarmasına izin verilmesi en büyük temennileri.
En büyük korkusu sahilde yaşayanların yanan bölgelerin orman vasfından çıkarılarak RES’çilere veya RANT’çılara peşkeş çekilebilecek ihtimalinin ortaya çıkması.
Olur mu olur, burası Türkiye. İktidar bir gecede çıkan bir imzayla “yaptım, oldum” mantığıyla birilerine yürü ya kulum diyebilir de. Yaşayacağız, göreceğiz gerekirse olumsuzluklara karşı çıkarak mücadele edeceğiz.
En son pazar günü gezdim ormanın derinliklerinde. Hep yaşam izlerindeydi gözlerim. Yanmış dallarda gezinen saka umutlandırdı beni. Ve sakince aradaki yola doğru ilerleyen kaplumbağa yavrusu da.
Ne kadar doğrudur bilemem ama; ‘Ben bu kadar yapabildim. Bundan sonrasını gelen yapsın” diyormuş Enez Belediye Başkanı.
Neresinin ne kadar yapıldığını biliyoruz, görüyoruz elbette.
Doğalgaz çalışmaları sonrası bazı yollarda hiçbir çalışma yapılmadı meselâ. Her geçen gün daha da kötü oldu doğal olarak. Allah’tan sezon bitiyor da azalan araç trafiği ile birlikte bir nebze olsun toz azaldı, yollardaki çukurlar da nefes aldı son günlerde!
Oysa ki tam 2 yıl önce Belediye Başkanını telefonla arayıp sorduğumda; doğalgaz çalışmaları tamamlandıktan sonra Eylül ayında yolların eski haline getirileceğini müjdelemişti.
Hangi Eylül ayında orası muammaymış meğerse!
Eylüller bitmiyor ya…
İşte dün yeni bir Eylül daha girdik, iki günü de geçti bile.
Şöyle bir bakıyorum da; bazı sokaklar gerçekten per perişan Enez sahilinde!
1.5- 2 ay kadar önce aradığımda da Belediyenin maddi sıkıntılarından bahsetmişti Başka
Fakat ne hikmetse sahilde bazı hatırlı diyebileceğim kişilere ait binaların bulunduğu pek çok noktada çalışmalar tamamlanıverdi bu arada.
Hatta yapılan yerlerin müjdesi de Enez Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından duyuruldu!
Bir yerlere mesaj mı verildi acaba?
Tamam mı devam mı olduğunu ve sonucunu göreceğiz bakalım!
CHP’de Kurultay’ın ilk kademesi olan delege seçimleri çoğu ilçede tamamlandı.. Parti büyükleri ve seçimleri kazananlar “Nasıl geçirdik?” diye içlerinde gerçek duygularını yaşarken “Kaybeden yoktur, kazanan partimizdir, demokrasidir” anlamında sözlerle mütevazi, olgun (!) yorumlar ürettiler. Kaybedenlerse itilmişliğin, dışlanmışlığın psikolojisi ile kenara çekilip sessiz kalmayı yeğlediler ya da ağızlarına geleni dışa vurmaktan geri kalmadılar..
***
Benim kanaatim farklı.. Bu saçma sapan sistemle CHP kazanmamış, yine kaybetmiştir.. Bu sistemin, parti içinde kavga üretmek, partilileri ayrıştırmak, liyakatli pek çok kişiyi dışlamaktan başka hiçbir yararı, hiçbir fazileti yoktur. İnsanların yarışırken kullandıkları sloganlar ve sergiledikleri tavırlara bakılırsa bu açıkça görülebilir.. Bu sistem sanki parti içi bir görev alma süreci değil de iktidar partisine karşı açılmış bir cihad gerginliği ile yaşanan traji/komik ucube bir sistemdir.
***
Partiler içerisinde elbette sınırlı da olsa ideolojik farklılıklar olur.. Örneğin SHP döneminde Baykalcılar denilen sağ kanat ve bizim de birlikte hareket ettiğimiz sol kanat arasında bu yarışma yapılırdı.. Ancak delege seçiminden başlayarak ÇARŞAF LİSTENİN geçerli olması kavgayı değil, birlikte çalışmayı, birbirine katlanmayı, birlikte başarmayı zorunlu kılardı. Dağ gibi birikimli, liyakatli adamların harcanması mümkün olmazdı.. Üyenin gerçek iradesi o listelere yansırdı.
***
Artık böyle ideolojik farklılıklar yerine Belediye Başkanlarının etrafında kümelenmiş üyeler arasından büyük ölçüde Belediye Başkanlarının belirlediği kişiler usulen seçime giriyor ve hangileri müsadeye mazhar olmuşsa onlar seçiliyor.. Seçilenler yine Belediye Başkanlarının tensip edip uygun gördükleri İlçe Başkanı ve Yönetimini SEÇİMLE (!) iş başına getiriyorlar ki buna ne yazık ki Parti içi demokrasi deniyor.. Zaten seçim de 60-70 delege ile yapıldığından ve alım/satım işleri daha kolay olduğundan ömür boyu saltanat sürmek Belediye Başkanları için zor olmuyor..
***
Bu yazdıklarım elbette sadece Enez örgütü için değil.. Hatta Enez’de her ne kadar mahcup bir görüntü ile de olsa ortaya çıkan ve kazanamayan grup Enez belediye yönetiminden mutlu olmayan, süreç sonunda değişmesini hedefleyen bir özellikteydi.. Gerçek CHP çizgisini sürdüren, hiç kimseye eğilip bükülmesi söz konusu olmayan kişilerden oluşuyordu.. Elbette takdir görmediler ve seçilemediler. Seçilenlerse şimdilerde İlçe Başkanlığı için kimlerin işaret edileceğini ve adına seçim denilen atamalarla kimlerin CHP İlçe Başkan ve yöneticisi olacağını merak ediyorlar..
Kendi hür iradesiyle ilçe başkanlığına aday olan Çeribaşı Muhtarı Tezcan Meriç’in bu onurlu çıkışını takdirle karşılamama rağmen acaba yönetim kuracak kadar, kazanacak kadar şansı var mı?
Diliyorum ama sanmıyorum..
***
Sonuç… Enez’de ve her yerde İlçe Başkanlığı ve Yönetim seçimleri tüm üyelerin katılımı ile yapılmalıdır. Yetmez.. Üyeler de nitelikli üye olarak eğitilmeli ve sonrasında oy kullanma hakkı kazanmalıdır..
Soruyorum Osman Gülcan’a ve tüm İlçe Başkanlarına… Kaç üyeniz kendi iradesi ile düzenli olarak ödentisini ödüyor ve bugün delege seçimleri çarşaf liste ile olsa bu seçilen arkadaşların kaç tanesi listeye girebilirdi?
Sosyal demokrasiyi savunan hiç kimse bu çarpıklığı, CHP’ye kurulmuş bu demokratik tuzağı “Demokrasidir” diye savunmasın.. Kendini aldatmasın…
Bize muhteşem nimetlerin verileceği yol Kuran’ı Kerim ayetleri ile ile verilmişken, neden, “Tek tapılacak yüce Yaratan, öldüren, tekrar dirilten, yaptıklarımızı gören, her şeyin tek sahibi, hak edişe göre tek vericisi, anı kuran, eğiten ve sınayan, yaptıklarının karşılığını dünyada ve ahret de mutlaka veren, tek dost, koruyucu, yardımcı olan, vesile eden, “İyilik yap kötülüklerden sakın, mucizelerimi sana vereyim!..” diye bildiren yüce Rabbimizin Kuran ayetlerini niçin “YORUM BİLİMİ” ile daha iyi öğrenip uygulamayalım?.. “SIRF BİLİM” ile bu kadar oluyor işte, halimiz belli, savaşlar ve gözyaşları, değil mi?.. Eğer “İNANÇLI BİLİM!..” OLURSA O ZAMAN TAM OLUR!.. ÇIKARSIZ CÜMLEYE FAYDALI OLACAKSA, “İNANÇLI BİLİM” OLUR. O ZAMAN BİZE NE MUCİZELER, “BULUŞ” OLARAK VERİLİR KİMBİLİR!. Hayali bile güzel. LÜKS VE İSRAF EGOLARI İÇİN YAĞMACI YAŞAMAK NİYE?.. Sonunda bir avuç toprak için, bunca düşmanlık, bozgunculuk, savaş NEDEN?..
Kuran’ı Kerim. Sure 96/Ayet 6,7,8: Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir! 96/13,14: Ne dersin? O yalanlıyor ve doğru yoldan yüz çeviriyorsa! Allah’ın gördüğünü bilmez mi?..
Olgay GÜLER Edirne Valisi Yunus Sezer, Mimar Sinan’ın başyapıtı, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Selimiye Camisi’nde, restorasyonda artık sona gelindiğini söyledi. Vali Sezer, kentte kolluk kuvvetleri temsilcileri, kaymakamlar ve kurum müdürleriyle gerçekleştirilen Ağustos ayı asayiş toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Sezer, sınır kapılarında 22 Haziran’da başlayan gurbetçi yoğunluğunun, artık son kafilelerin dönüşe geçmesiyle bitmek üzere olduğunu belirterek, 3 aylık süreçte toplam 4 milyon 96 bin 911 yolcunun sınır kapılarından geçiş yaptığını söyledi.
‘GURBETÇİ TRAFİĞİNDE AZALMA SÖZ KONUSU’ Gurbetçilerin dönüş trafiğinde azalma yaşandığını anlatan Sezer, “Bu hafta son haftamız, artık dönüş trafiğinde iyiden iyiye azalma söz konusu. Bu sene özellikle gümrük kapılarımızda Ticaret Bakanlığımızın destekleri, İçişleri Bakanlığımızın destekleri, yine valilik olarak almış olduğumuz tedbirler, özellikle buradaki gişe sayılarının arttırılması, yine karşı tarafımızda muhatabımız olan hem Bulgaristan’da hem de Yunanistan’da yöneticilerin hassasiyetiyle beraber bu sene güzel bir yıl geçirdik. Gurbetçilerimiz hem ülkemize girişte, hem de ülkemizden bulundukları ülkelere dönüş noktasında zaman olarak oldukça kısa bekleme süreleriyle geçen bir sezonu geride bırakıyoruz” dedi.
‘3 AYDA 4 MİLYON YOLCU GİRİŞ VE ÇIKIŞ YAPTI’ 22 Haziran’da başlayan süreçte, geride kalan 3 aylık süreçte giriş ve çıkış rakamlarını paylaşan Sezer, “Geride bıraktığımız dönemde toplamda 1 milyon 27 bin 696 araç dün itibariyle ülkemizde giriş ve çıkış yapmıştır. Günlük 14 bin 475 araç giriş ve çıkışı söz konusu. 4 milyon 96 bin 911 kişi de giriş ve çıkış yapmışlar hemşerilerimiz. Bu da özellikle girişte ve çıkıştaki pik yapan günlerde de ortalama bekleme süremiz bir saati bulmuş durumda. Diğer günlerde de 39 dakikayı bulmuş durumda” dedi.
‘8 AYDA 7 MİLYAR LİRALIK KAÇAK EŞYA VE UYUŞTURUCU YAKALANDI’ Sınır kapılarında yılın ilk 8 ayında kaçak yaklaşık 7 milyar değerinde eşya ve uyuşturucu yakalandığını söyleyen Sezer, “Özellikle ilimiz, ülkemizin önemli bir serhat şehri. Dört tane sınır kapımız var. Kapılarda da sürekli güvenlikle ilgili tedbirlerimizi arttırarak devam ediyoruz. Bunlardan bir tanesi de kaçak emtia girişi ve diğer taraftan da uyuşturucu girişi. Bu noktada da aldığımız ilave tedbirlerle beraber gerçekten de geride bıraktığımız yıllarla kıyaslanamayacak başarılar ve yakalamalar elde etmiş durumdayız. Şu ana kadar değeri 7 milyarı geçen bir kaçak emtia, eşya ve uyuşturucu yakalamış durumdayız. Geride bıraktığımız 8 ayda yaklaşık 6 ton uyuşturucu, sadece geçen Ağustos ayında 1 tonun üzerinde uyuşturucu yakalamamız oldu. 6 tonluk bir esrar ve skank yakalamamız söz konusu. Yine 168 kilogram kokain, 83 kilogram metamfetamin, 81 bin adet ekstazi ve 55 bin 493 adet de sentetik ecza yakalamamız söz konusu. Bunlar gerçekten de çok önemli ve büyük rakamlar. Yine ülkemizde uyuşturucu ve diğer zararlı malzemelerin girmemesi noktasında alınan tedbirlerimiz de devam ediyor” şeklinde konuştu. ‘ASAYİŞ SUÇLARINDA AZALMA VAR’ Kentteki asayiş suçlarında da 2025 yılında azalma yaşandığını anlatan Sezer, “Geçen seneye kıyasladığımız zaman geçen senenin 8 aylık dönemine göre bu senenin 8 aylık döneminde evden hırsızlıklarda yüzde 32 azalma var. Bu bizim açımızdan son derece sevindirici. Yine motosiklet hırsızlıkları özellikle belli bölgelerimizde çok fazlaydı. Bu sene yüzde 67 oranında geçen senenin aynı dönemine göre bir azalışımız söz konusu. Sadece ağustos ayında dört motosiklet hırsızımız var. Bu da kullanım amaçlı ve hepsi tespit edilerek alınmış durumda. Yine iş yeri ve kurumdan hırsızlıklarda da yüzde 21 azalmamız söz konusu. Dolandırıcılık önemli. Dolandırıcılık sayılarımız azımsanamayacak seviyede. Fakat geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 25 bir azalma var. Bir önceki ayımıza göre de yüzde 18 azalma söz konusu. Sadece 40 tane dolandırıcılık olay var” ifadelerini kullandı.
‘HAPİS CEZASIYLA ARANIRKEN YAKALANANLARIN SAYISI 1900’E ULAŞTI’ Haklarında kesinleşmiş hapis cezalarıyla aramaları bulunan hükümlülere yönelik de yakalamaların sürdüğünü dile getiren Sezer, “Hem ilimizde hem de diğer illerde hapiste yakalaması olup yakalanan kişi sayısı 1900’a ulaşmış durumda. Bunların birçoğu 5 yıl ve üzeri hapis cezası alıp haklarında adli mercilerce yakalama kararı alınanlar. Bunlarla ilgili de hem emniyetimiz hem de jandarmamız, günlük olarak il ve ilçede bizim UYAP sisteminden takip ederek düşen herkesle ilgili yakalama çalışmalarını devam ettiriyorlar. Bu noktada da önemli bir seviye kat etmiş durumdayız. Burası malumunuz sınır şehri. Burada yasa dışı örgütlere mensup olanlar burayı kaçmak için kullanıyorlar. Bu noktada da bu sene gerçekten de önemli çalışmalar ortaya konuldu. 243 örgüt mensubu geriye bıraktığımız 8 aylık dönemde yakalanmış durumda. Yine çeşitli suçlardan ceza alıp geçen buradan yurt dışına kaçmaya çalışırken yakaladığımız 383 diğer suçlardan aranan şahsı da geride bıraktığımız 8 aylık dönemde yakalamış durumdayız” dedi. ‘SELİMİYE’DE 2-3 AYA İSKELELER SÖKÜLÜR’ Toplantı sonunda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Vali Sezer, Selimiye Camisi’nde devam eden restorasyon süreciyle ilgili bilgi verdi. Sezer, “Selimiye Cami’mizin çevre düzenlemesi de dahil olmak üzere özellikle minarelerdeki yapılan işlemler, alttaki onarım ve restorasyon çalışmalarının tamamı neredeyse bitmiş durumda. Orada sadece kalem işleriyle ilgili kubbe kısmında bir eksikliğimiz var. Bu kalem işleriyle ilgili eksiklikler de şimdi çalışılıyor. Onlar da hızlı bir şekilde bitirildikten sonra inşallah oradaki inşaat malzemelerini çekmeye başlayarak hazır hale getireceğiz. Artık sona doğru gelindi. Herhalde burada 2-3 aylık bir süreçle beraber oradaki iskeleler de sökülür diye tahmin ediyorum. Şu anda herhangi bir bekleyen bir durum söz konusu değil” diye konuştu.
Türkiye genelinde balıkçılar, denizlerde av yasağının kalkmasıyla ‘Vira Bismillah’ derken, Edirne’de Balık Pazarı Caddesi’ndeki esnafın tezgahı da şenlendi.
Trol ve gırgır ile balık avcılığının 15 Nisan’da başlayan yasak dönemi 1 Eylül’de sona erdi. Yasağın sona ermesiyle, ülke genelinde balıkçı tekneleri de denizlere açıldı. Denizlerden gelen teknelerin ilk mahsulü balıklar, Edirne’deki Balık Pazarı Caddesi’ndeki balıkçı tezgahlarını da doldurdu. Tezgahlarda sardalye 400 lirayla en ucuz balık olarak satışa sunulurken, mezgit 500, çupra ve levrek 500 liradan alıcı buldu.
Balıkçı esnafı Yusuf Çimen, 5 aydır yasağın kalkmasını beklediklerini belirterek, “Biz de yaklaşık 5 aydır bu anı bekliyorduk. Yani 1 Eylül itibariyle av yasağı kalktı. Hemen ardından gemiler denize açıldı. Şu anda bütün gemiler, tekneler denizde balık avlıyorlar. Sabaha karşı hamsi çıktığı haberlerini aldık biz de. Yarından itibaren hamsiler de tezgahlarda olacak. Şu an az bir balığımız var ilk gün dolayısıyla ama yarından sonra 8 ay boyunca tezgahta balıklar artık artacak. Fiyatlar şu an makul durumda. Balık arttığında fiyatlar daha da düşecektir” diye konuştu.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı ve beraberindeki milletvekilleri ve Merkez Danışma Kurulu üyelerinden oluşan heyet, saha çalışmaları kapsamında dün Edirne’de temaslarda bulundu.
İYİ Parti, Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya dışındaki 77 ilde genel merkez kadrolarının katılacağı geniş çaplı saha çalışması başlattı. Başkanlık Divanı, milletvekilleri, Genel İdare Kurulu (GİK) üyeleri, Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyeleri ile genel başkan başdanışmanları ve danışmanlardan oluşan ekipler, 21 ayrı gruba bölünerek 01- 04 Eylül tarihleri arasında; Türkiye’yi il il geziyor.
Program kapsamında İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Genel Başkan Danışmanı Elif Babaoğlu, Merkez Disiplin Kurulu üyeleri Hamza Yurtsever ve Abdullah Şalçı Edirne’ye gelerek temaslarda bulundu.
Heyet Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO), Trakya Birlik, esnaf ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ederek hem parti politikaları ve projeleri anlatıp, hem de sorunları dinledi. Çalışmalarda açılım sürecine ilişkin parti değerlendirmeleri de seçmenle paylaşıldı.
Günün ilk ziyaretini gerçekleştirdikleri ETSO çıkışı konuşan Genel Başkan Yardımcısı Selcan Taşçı, esnaf ve vatandaşlarla bilgi alışverişinde bulunduklarını belirterek, “77 ilde İYİ Parti Genel Merkezi’nin bir saha çalışması faaliyeti var. Milletvekillerimiz, başkanlık divanı üyelerimiz genel idare kurulu üyelerimiz, illerimizi geziyoruz, vatandaşlarla bir araya geliyoruz. Hem terörsüz Türkiye sürecinde vatandaşı derdimizi, meramımızı anlatmaya çalışıyoruz. STK ziyaretlerinde gittiğimiz ilin problemleriyle ilgili görüş alışverişinde bulunmaya çalışıyoruz. Burada da Edirne Ticaret Odası Başkanı sağ olsun bizleri çok nezaketle ağırladı. Süreye el verdiğince görüşlerimizi paylaştık karşılıklı olarak” dedi.