

Küçücük köy dev organizasyonda!
Ziraat Bankası öncülüğünde düzenlenen 5. Tarım Ekosistemi Buluşması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Farklı illerden seçilen tarım kooperatiflerinin 30 stantta yerel ürünlerini tanıtma fırsatı bulduğu dev organizasyonda Çallıdere balı ile öne çıkan Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşleme Kooperatifi de bu seçkin isimler arasında boy gösterdi.
Tarımın tüm paydaşlarını bir araya getiren 5. Tarım Ekosistemi Buluşması’nda verimliliği artıran uygulamalar, üretime katma değer sağlayan yaklaşımlar, kadınların ve gençlerin üretime, girişimciliğe teşvik edilmesi ele alındı.
LALAPAŞA KADIN KOOPERATİFİ
Üreticilerin yenilenebilir enerji kullanarak tarladan pakete izlenebilir üretim ve topraksız tarım seracılığı gibi yenilikçi deneyimlerini aktardığı dev buluşmada farklı illerden seçilen tarım kooperatifleri kurulan 30 stantta yerel ürünlerini tanıtma fırsatı buldu. Böyle ayrıcalıklı bir organizasyona boy gösteren 30 seçkin isimden biri de Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşleme Kooperatifi oldu.
Lalapaşa’nın standında konuklar sadece kooperatifin değil, Edirne Yöresel’in ürünleri ile de tanıştı. Yer fıstığı. fıstık ezmesi, bademezmesi, kavala kurabiyesi, pirinç, bal, lavanta şişeleri, lavanta keseleri, acı biber, yöresel acı sos, hatta komşu il Kırklareli’nin hardaliyesinin bulunduğu stant büyük ilgi çekti.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN KONUŞTU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Ziraat Bankası 5. Tarım Ekosistemi Buluşması programına katılarak bir konuşma yaptı. Erdoğan, yaptığı konuşmada, “42 ilimizde açacağımız 61 organize tarım bölgesiyle tarım alanında çok daha iyi yerlere geleceğiz, 15 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl beş bölgede daha ilk kez üretime geçmeyi planlıyoruz” dedi.
Sofralardaki ekmekten, bulgur, peynir ve zeytine kadar hemen her gıdada çiftçilerin emeği ve alın teri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçilere teşekkür ederek çalışmalarının bereketlenmesini diledi.
Türkiye’nin hiçbir dahli olmadığı hâlde iklim krizinin yansımalarına en fazla maruz kalan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son yıllarda kuraklık yaşadık, orman yangınlarıyla mücadele ettik, sellerle, taşkınlarla, zirai don olaylarıyla karşılaştık. Tarımla birlikte turizme, ticarete, çevreye de zarar veren afetlerle yüzleştik. Özellikle geçen yıl bizi oldukça zorlayan bir sene oldu. Zirai dondan etkilenen üreticilerimize toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Hamdolsun bu yıl, yağışlar bakımından bereketli bir sene geçiriyoruz. Barajlarımız, göllerimiz, su kaynaklarımız, şükürler olsun doluyor. Nehirlerimiz, derelerimiz tam da özlediğimiz şekilde gürül gürül akıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hasatlar yapıldıkça, rekolte açısından çiftçinin yüzünün de gülmeye başladığını anlatarak, “Arpada, buğdayda ve inşallah pek çok mahsulde bu yıl rekor bekliyoruz. Ülkemizde 206 çeşit tarım ürünü yetişiyor, bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede dördüncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk üçteyiz, tohumda dünyada ilk 10 arasındayız. 117 ülkeye tohum ihraç ediyoruz” açıklamalarında bulundu.
Tarımsal destekler konusunda kat kat artışlar yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
“Arazi toplulaştırma, araştırma merkezleri, yerli tohumculuk, gen bankası gibi alanlarda önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Su ve sulama alanında 11 bine yakın eseri halkımızın hizmetine sunduk. Sulanan alan miktarını 7,3 milyon hektara çıkardık. Tabii en önemli desteği Ziraat Bankamız eliyle çiftçimizin finansal olarak desteklenmesi suretiyle gerçekleştirdik. Son 23 yılda tarımsal üretime reel rakamlarla yaklaşık 3 trilyon lira destek verdik. Geçen yıl sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buldu. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz.”
TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNE YÖNELİK MÜJDELER
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarım sektörünü sevindirecek haberleri paylaşacağını ifade ederek, şunları söyledi:
“İlk olarak tarım noktasında kadın ve genç çiftçi kredisi limitini 3 milyon liradan 5 milyon liraya çıkarıyoruz. Yatırım kredilerinde 2 yıl anapara ödemesiz, 10 yıla kadar vadeyle öz kaynak katkısı aramadan ve Kredi Garanti Fonu teminat desteğiyle çok daha güçlü finansman imkânı sunacağız. İkinci haberimiz, atıl durumda bulunan büyükbaş süt ve besi işletmelerini yeniden üretime kazandırıyoruz. Süt hayvancılığı yatırımlarına 60 milyon liraya, besicilik yatırımlarına ise 40 milyon liraya kadar kredi sağlayacağız. İki yıl geri ödemesiz, sekiz yıla varan vadelerle üreticimizin yanında olacağız” diye konuştu.
Tarımda yenilenebilir enerji yatırımlarını daha güçlü şekilde desteklediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çiftçilerimizin kendi elektriğini üretmesini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda 15 milyon liraya kadar, sekiz yıl vadeli ve yüksek sübvansiyon oranlarıyla kredi imkânı sağlıyoruz. Böylece hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de çevre dostu üretimi destekliyoruz. Son olarak, küçükbaş hayvancılıkta kredi limitini 2 milyon liraya, büyükbaş hayvancılıkta ise 3 milyon liraya yükseltiyoruz. Tüm bu müjdelerimizin hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası yönetimini bu buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ederek, 5’inci Tarım Ekosistemi Buluşması’nın çiftçi ve üreticiler başta olmak üzere millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Aramızdan ayrılanlar
BEDRİYE TUNA VEFAT ETTİ
Orhaniye Köyü sakinlerinden merhum Ziya Tuna’nın eşi, Zümbül Ündücü ve Zafer Tuna’nın anneleri Bedriye Tuna 88 yaşında vefat etti. Merhume dün Orhaniye Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
ŞENDOĞAN GURİT VEFAT ETTİ
Emekli Postacı Şendoğan Gurit 64 yaşında vefat etti. Merhume Sakiye ve merhum Burhanettin Gurit’in oğulları, Zühre Gurit’in eşi, merhum Fatih Gurit ve Ebru Gurit’in babaları, Selma ve Hülya’nın kardeşleri olan merhum Şendoğan Gurit, dün Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
İLHAN ERTAŞ VEFAT ETTİ
Uzgaç Köyü sakinlerinden Gülay Ertaş’ın eşi, Meral Paluzar ve Erhan Ertaş’ın babaları, Faruk Paluzar’ın kayınpederi, Burak Paluzar ve Yağız Ertaş’ın dedeleri İlhan Ertaş 71 yaşında vefat etti. Merhum dün Uzgaç Köy Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.
OSMAN AKAN VEFAT ETTİ
Çavuşbey Mahallesi sakinlerinden Ruşen Akan’ın eşi, Serap. Seval ve Tarık Akan’ın babaları Osman Akan 86 yaşında vefat etti. Merhum dün Gazi Hoca Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Camisinde toprağa verildi.
MEHMET ALİ NADAS VEFAT ETTİ
Abdurrahman Mahallesi sakinlerinden merhume Mualla Nadas’ın eşi, Hülya Dereli, Ayrur Osmantepe ve Fatih Nadas’ın babaları Mehmet Ali Nadas 91 yaşında vefat etti. Merhum dün Süle Çelebi Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
TÜRKİYE’DE TİYATRONUN ORTAYA ÇIKIŞI
Salih Hakan COŞKUNTUNA
Nisan 2026
DARÜLBEDAYİ’NİN KURULUŞ FELSEFESİ
VE ERKEN DÖNEM ESTETİK KRİZLERİ
Bir modernleşme pratiği olarak Darülbedayi’nin temel amacı, Batılılaşma doktrinlerini sanat ile somutlaştırmak, bu yolla bireyi ve toplumu dönüştürmektir (Nutku 2018, s. 53-54). Tanzimat Fermanı ile ivme kazanan Batı merkezli değişim düşüncesi, toplumsal yapıyı ve kurumsal işleyişleri derinden etkilemiştir. “Yeni toplum” inşa etme adına, sanat ve tiyatro merkeze alınmış; Tanzimat aydınları, entelektüel kesim ve Saray’ın “Batılılaşma İdeolojisi”, Osmanlı toplumsal dokusunu daha modern bir yapıya kavuşturma hedefinde birleşmiştir (Temel, 2016, s. 1769-1770). Darülbedayi’nin kuruluşu, bu makro-politik hedeflerin sanatsal bir izdüşümü olması nedeniyle tarihsel bir değere sahiptir. I’nçi Dünya Savaşıyla programlanan kurumsallaşma süreci sekteye uğramış ve bir bocalama dönemi başlamıştır. Savaş döneminde, Darülbedayi bünyesindeki mevcut kadro ile çalışmalar sürdürülmüş ve 13 Ocak 1915 gecesi için sembolik bir açılış programı hazırlanmıştır. Bu temsil kapsamında; Salih Fuad Bey’in denetiminde Victor Hugo’nun Ruy Blas (1838) dramında yer alan “Bon Appétit, Monsieur le Grand Inquisiteur!” (Afiyet Olsun Sayın Başengizisyoncu!) parçası, Rosa Hanım’dan bir neşide (şiir), Ahmet Fehim Efendi yönetiminde bir monolog ile tek perdelik bir komedi ve Mınıkyan Efendi’nin denetiminde Altı Aydan Beri adlı oyun sahnelenmiştir (Nutku, 2014, s. 54).
Darülbedayi’nin bu erken dönem tiyatro çalışmalarını sert bir dille eleştiren Ertuğrul, Fransızcadan çevrilen “bulvar komedilerini” estetik açıdan sığ bulmuş, vodvillerin adaptasyonuna ve hafif içerikli çevirilere, sanatın ciddiyeti ve toplumsal işlevi adına karşı çıkmıştır. Bu eleştiri, Türk tiyatrosunda “eğlence odaklı temsil” ile “sanat odaklı dramaturji” arasındaki ilk köklü estetik ayrışmadır. Ertuğrul bu ayrışmayı şu şekilde vurgular:
“Aslına bakılırsa, Darülbedayi topluluğu içinde huysuzluk, baş kaldırıcılık eden bir ben vardım… Ara sıra oyunbozanlık edişimin başlıca nedeni, oynanmak üzere seçilen Fransız sahnesinin hafif bulvar komedilerinin Türkçe’ye uyarlanmış kötü örneklerini kapsayan repertuarımızdı. Repertuar konusunda şöyle diyordum: yeni kurulmuş ve Belediye’den ödenek alan bir yarı kamusal kuruluş olan Darülbedayi’de adi vodvillere öncelik tanımamalı, seyirciye bir şeyler veren ciddi yapıtlar oynanmalıdır Edebi Kurul ise, bu kanıdaydı”. (Ertuğrul, 1989, s. 229)
Darülbedayi I’nci Dünya savaşı döneminde çalışmalarına devam etmiş ve temsiller vermiştir Ancak savaş sonunda Darülbedayi okul niteliğini yitirmiştir. 01 Kasım 1920 İstanbul Belediyesi Darülbedayi için yeni bir yönetmelik hazırlamış ve Darülbedayi sadece “Tiyatro Topluluğu” olarak kabul edilmiştir. “Önce Okul Sonra Tiyatro” düşüncesi tersyüz edilmiş ve eğitim-öğretim “Önce Tiyatro Sonra Okul” kavramına bürünmüştür (Nutku 2018: 55). Akabinde Darülbedayi’nin diğer sanat bölümleri kapatılmış ve kurumsal Tiyatro işleyişinde dağılma dönemi başlamıştır. Tiyatro adına yapılan diğer çalışmalarda Batı eğilimi hissedilse de yansıması gerçekleşmemiştir. 1921 yılında Darülbedayi’nin başına getirilen Ertuğrul, Avrupa’daki güncel estetik akımları ve tiyatro sanatındaki yenilikleri dönemin tiyatro pratiklerine entegre etmeyi hedeflemiştir. Ancak kurum bünyesindeki yapısal zafiyetler ve finansal yetersizlikler, sanatsal üretimi ve prova süreçlerini sekteye uğratmıştır. Bu kriz ortamında sanatçılar, kendi aralarında aldıkları bir kararla yönetimsel özerklik talebinde bulunmuşlardır. Darülbedayi Yönetim Kurulu ise bu karara kesin bir dille karşı çıkmış; sürecin sonunda Ertuğrul ile beraber olan sanatçıların kurumla ilişiği kesilmiştir (Nutku, 2018, s. 56).
Darülbedayi yönetimindeki yapısal eksiklikler nedeniyle, sahne çalışmaları sekteye uğramış; geleneksel meddah ve ortaoyunu tiplemeleri, niteliksiz Fransız ve İtalyan vodvillerine eklemlenerek estetik bir gerileme yaşanmıştır. Kurumdan ayrılan Muhsin Ertuğrul ve beraberindeki sanatçılar, modern tiyatro anlayışlarını muhafaza ederek yenilikçi üsluplarını sürdürmüşlerdir (Nutku, 2018, s. 56). Ertuğrul’un bu direnci, tiyatronun “estetik bir anlayışla ideolojik bir müdahale aracı” (And, 2014, s. 115-132) olduğu ilkesine dayanmaktadır. Cumhuriyet öncesi statükocu yönetim kültürünün engellerini aşmak adına sahneyi “siyasal bir kürsü” olarak konumlandıran Ertuğrul; “akıl” ve “vatan” kavramlarını, sahnenin sunduğu o melez ama dirençli alan üzerinden kolektif bilince aktarmıştır. Tanzimat’tan gelen bu mücadele sahası, tahayyül gücünü maddi gerçeklikle disipline eden entelektüel bir zeminin inşasını sağlamıştır. Bu evrede tiyatro, toplumsal meselelerin konuşulduğu platforma dönüşerek modern kamusal alanın teşekkülüne doğrudan katkı sunmuştur. Ertuğrul bu süreçte; tiyatronun akademik bir disiplin ve pedagojik anlayış olmaksızın icra edilemeyeceğine dair sarsılmaz inancını korumuştur.
(SÜRECEK)
Kapıkule – K.Andreevo hattında ortak mesai
Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak ile Bulgaristan Gümrükler Ajansı Başkanı Nikolay Shushkov başkanlığında, iki ülke arasındaki sınır geçişlerinin hızlı ve güvenli sürdürülmesine yönelik işbirliği alanları Kapıkule’de yapılan toplantıda değerlendirildi.
Bulgaristan Gümrük Ajansı Başkanı Nikolay Şuşkov ile Türkiye Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak’ın katıldığı toplantı, iki ülke kurumları arasında sürdürülen iş birliği kapsamında 3 Temmuz’da Kapıkule Sınır Kapısı’nda yapıldı. Şuşkov, program kapsamında Edirne Valisi Yunus Sezer ile de görüştü.
Toplantıda özellikle yaz tatili döneminin başlamasıyla birlikte sınır kapılarında yaşanan yoğunluk ele alındı. Batı Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının yurda gelişleri nedeniyle otomobil ve yolcu trafiğinin önemli ölçüde arttığı, bunun yanı sıra yük taşımacılığındaki hareketliliğin de değerlendirildiği belirtildi.
Bulgaristan Gümrük Ajansı Başkanı Nikolay Şuşkov, Bulgaristan’ın Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo, Lesovo ve Malko Tırnovo gümrük kapılarının altyapısını geliştirmek ve geçiş kapasitesini artırmak için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.
Şuşkov, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’nda gerçekleştirilecek yenileme çalışmalarının etaplar halinde yürütüleceğini ve bu süreçte yolcu ile araç geçişlerinin aksatılmayacağını ifade etti. Ayrıca planlanan “Kapitan Andreevo 2” sınır kapısının hizmete girmesiyle özellikle yük taşımacılığında kapasitenin önemli ölçüde artacağını ve sınır geçişlerinin hızlanacağını dile getirdi.
Edirne’de yaban mersini hasadı!
Olgay GÜLER
Edirne’nin İpsala ilçesine bağlı Kumdere köyünde, üreticilere yeni gelir kapısı oluşturması hedeflenen yaban mersini hasadı başladı.
İpsala Tarım ve Orman Müdürü Simge Ünlüsoy, üretici Ahmet Tarık Pamukçu’ya ait işletmeyi ziyaret ederek, hasat çalışmalarına katıldı ve üretim alanında incelemelerde bulundu. Ziyaret sırasında üreticiyle bir araya gelen Ünlüsoy, yaban mersini yetiştiriciliğinin bölgede modern tarım uygulamalarıyla her geçen gün geliştiğini belirtti.
Bölgedeki yaban mersini yetiştiriciliği hakkında bilgi veren Ünlüsoy, alternatif tarımsal üretimin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti. Ünlüsoy, değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilecek yeni ürünlerin bölge tarımına kazandırılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak üretimin artırılması, üreticilerin desteklenmesi ve sürdürülebilir tarımın güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Ünlüsoy, alternatif ürünlerin yaygınlaşmasının hem üreticilere hem de bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.
İpsala’da son yıllarda ilgi gören alternatif ürünler arasında yer alan yaban mersininin, üreticilere yeni gelir kapıları oluşturması ve tarımsal çeşitliliği artırması hedefleniyor
‘Diploma Şart mı?’ kitabı raflarda
Olgay GÜLER
Edirneli Akademisyen Dr. Özdemir Ay’ın, ‘Diploma Şart mı?’ isimli kitabı, raflardaki yerini aldı.
Uzun yıllar akademisyenlik, yöneticilik ve kariyer mentorluğu yapan Dr.Ay, gençlerin en çok sorduğu sorulardan birine kitapla cevap verdi. “Diploma Şart mı?” adlı yeni kitabında üniversite seçimi, meslek seçimi, kariyer planlama ve yapay zekâ çağında geleceğin mesleklerini ele alan Dr. Ay, gençlere ve ailelere önemli mesajlar verdi. 30 yıllık akademik ve yöneticilik deneyimini bu kitapta bir araya getiren Dr. Özdemir Ay, özellikle üniversiteye hazırlanan öğrenciler, üniversite öğrencileri ve veliler için önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
‘AMAÇ GENÇLERİN BİLİNÇLİ CEVAPLAR BULABİLMESİ’
Kitabın temel çıkış noktasının gençlerin kariyer planlamasında yaşadığı kararsızlıklar olduğunu belirten Dr. Ay, “Yıllardır seminerlerde, konferanslarda ve birebir görüşmelerde gençlerden aynı soruları duyuyorum. Hangi bölümü seçmeliyim? Hangi meslek bana uygun? Üniversite kazanırsam hayatım garanti olur mu? Bu kitap, gençlerin bu sorulara daha bilinçli cevaplar bulabilmesi için hazırlandı” dedi.
‘DİPLOMA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL’
Kitapta sadece üniversite kazanmanın değil, kişinin kendisini geliştirmesinin de önemine dikkat çektiğini söyleyen Ay, günümüzde diploma sahibi olmanın tek başına başarı anlamına gelmediğini ifade etti. Ay, “Diploma önemli bir başlangıçtır ancak kariyerin devamını belirleyen şey kişinin bilgiye, beceriye ve kendini geliştirmeye yaptığı yatırımdır. Günümüz dünyasında işverenler yalnızca diplomaya değil; iletişim becerilerine, problem çözme yeteneğine, öğrenme isteğine ve karaktere de bakıyor” diye konuştu.
YAPAY ZEKÂ ÇAĞINA DİKKAT ÇEKİYOR
Kitabın önemli bölümlerinden birinin de yapay zekâ ve geleceğin meslekleri olduğunu belirten Dr. Özdemir Ay, gençlerin yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına da hazırlanması gerektiğini söyledi. Dr. ay, “Meslekler değişiyor, çalışma hayatı dönüşüyor. Ancak öğrenmeye açık, değişime uyum sağlayan ve kendini geliştiren insanlar her zaman avantajlı olacaktır” şeklinde konuştu.
Dr. Özdemir ay, kitabın sadece öğrencilere değil, çocuklarının geleceği konusunda karar vermeye çalışan velilere de yol göstermeyi amaçladığını belirtti. Gençlerin hayatlarına yön verecek kararlar alırken bilinçli hareket etmelerinin önemine dikkat çeken Dr.Ay, “Diploma bir anahtardır. Ancak hangi kapıları açacağını belirleyecek olan kişinin kendisidir” dedi.
‘Çiftçinin borçları yapılandırılmalı!’
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında doğal afetler nedeniyle 900 bin dekara yakın tarım alanının zarar gördüğünü belirterek, afetlerin yalnızca ürün kaybına değil, çiftçilerin yaptığı tüm üretim harcamalarının boşa gitmesine de neden olduğunu söyledi.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 2026 yılının ilk 6 ayında meydana gelen doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini yaptığı görüntülü açıklamayla değerlendirdi.
“Son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde doğal afetlerin sayısı ve şiddeti artıyor” diyen Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:
“FAO’nun raporuna göre dünyada doğal afetlerin tarım sektörüne verdiği yıllık ortalama zarar 90’lı yıllarda 64 milyar dolar iken son yıllarda 144 milyar dolara yükseldi. 1991-2023 yılları arasında doğal afetlerin tarıma verdiği toplam zarar 3,26 trilyon dolardır. Son 30 yılda 4,6 milyar ton tahıl, 2,8 milyar ton meyve ve sebze, 900 milyon ton et ve süt ürünü doğal afetler sebebiyle zarar gördü.
Afetlerin tarımsal üretime verdiği zarar üreticilerimizden tüketicilerimize kadar tüm toplumu ilgilendiren bir konudur. İleriki yıllarda tarımsal açıdan ‘afet yılı’ olarak anılacak olan 2025 yılının ardından ne yazık ki 2026 yılında da afetler devam ediyor. Bu sebeple ben de 1,5 yıldır bu konu üzerinde dikkatle duruyorum. Afetlerin yaşandığı 70’ten fazla ilimize giderek mağdur olan üreticilerimizle yan yana geldim, yaşanan zararı bizzat gördüm.
2026 yılının ilk 6 ayında sel su baskınları, aşırı yağışlar, dolu, fırtına, don, aşırı kar yağışı, hortum ve heyelan afetleri tarımsal üretime zararlar verdi. Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar alan bu afetlerden zarar gördü. Bu yıl özellikle sel ve su baskınları, çiftçilerimizin üretim faaliyetlerini olumsuz yönde etkiledi. Zarar gören toplam alanın yaklaşık yarısı sel ve su baskınlarına maruz kaldı.
2026 yılının ilk 6 ayında; 28 ilde sel su baskını, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve yine 6 ilde hortum afetleri görüldü. Afetlerin şiddetinin ve tarımsal üretim üzerindeki baskısının her geçen yıl arttığı açıkça görülüyor.
Afetler yalnızca ürün kaybına neden olmuyor, üreticilerimizin sezon boyunca yaptığı tohum, gübre, ilaç, mazot ve işçilik gibi tüm harcamaların da boşa gitmesine yol açıyor.”
“Bereketli sezon, afet mağduru çiftçilerimizin yarasını sarmıyor”
“İçinde bulunduğumuz 2025-2026 sezonu ülke geneli için bereketli bir yıl olacak gibi görünüyor. Fakat doğal afetler sebebiyle ürününü, dolayısıyla da gelirini kaybeden üreticilerimiz için bu durum böyle olmayacaktır.
Biz Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak çiftçilerimize her zaman tarım sigortası yaptırmanın önemini vurguladık. Buna rağmen ülkemizde sigortalılık oranı halen düşük seviyededir. Bunun en önemli sebebi de devlet desteği olmasına rağmen sigorta primlerinin çiftçi gelirlerine göre yüksek olmasıdır. Sigortası olan üreticilerimizin zararları karşılanacaktır. Fakat diğer tarafta sigortası olmayan üreticilerimiz de 2026 yılındaki bu afetlerden ciddi oranda zarar gördü. Hem geçtiğimiz yıl hem de bu yıl durmak bilmeden afetlerle uğraşan bu çiftçilerimizin de yanında olunmalı ve nakit yardım yapılmalıdır. Ayrıca bu çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları yapılandırılmalıdır. Bereketli bir sezon diyerek hiçbir üreticimiz göz ardı edilmemelidir.”
Yeni hafta bulutlu
Kavurucu sıcakları geçen hafta bir nebze de olsa unutan Edirne, benzer hava sistemiyle yeni haftada da nispeten bunaltıcı günlerden uzak kalacak.
Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün az bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 17°C, en yüksek 32°C, nem (%) 30-86, rüzgar (km/sa) Kuzeyden 7
Yarın parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 17°C, en yüksek 33°C, nem (%) 32-81, rüzgar (km/sa) Kuzeydoğudan 12
8 Temmuz Çarşamba günü mevzi sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 18°C, en yüksek 34°C, nem (%) 31-79, rüzgar (km/sa) Batıdan 11
9 Temmuz Perşembe günü parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 19°C, en yüksek 34°C, nem (%) 21-79, rüzgar (km/sa) Kuzeyden 17
10 Temmuz Cuma günü parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 17°C, en yüksek 32°C, nem (%) 21-781, rüzgar (km/sa) Kuzeyden12 olarak ölçülmesi bekleniyor.
Otomobilin çarptığı kadın yaşamını yitirdi
Olgay GÜLER
Edirne’nin Keşan ilçesinde Ayşe Karaca (75), yolun karşına geçmek isterken otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti.
Kaza, öğle saatlerinde Aşağı Zaferiye Mahallesi Saray Caddesi’nde meydana geldi. A.Y. (74) yönetimindeki 22 AY 836 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmek isteyen Ayşe Karaca’ya çarptı. Karaca ağır yaralanırken, ihbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Keşan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ayşe Karaca, doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı. Karaca’nın cenazesi otopsi için morga konuldu. Otomobil sürücüsü A.Y. ise polis tarafından gözaltına alındı.
Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.