DSİ’ye yeni Amerikalı

İsmail DEMİRAY

Edirne DSİ Spor’un yer aldığı Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde yeni sezon için geri sayım sürerken, Edirne ekibi 27 Eylül Cumartesi günü deplasmanda oynayacağı Darıca Basketbol Feneri maçına kilitlendi.

Edirne DSİ Spor koçu Alptuğ Akkaş, hazırlıkların tüm hızıyla devam ettiğini, takımın moral motivasyonunun yukarda olduğunu belirterek, “Galibiyet hedefiyle Darıca’ya gidiyoruz” dedi. Akkaş, şunları söyledi:

YENİ AMERİKALI

“Sezonu Darıca deplasmanı ile açıyoruz. Cumartesi günü maçımız. Kadromuzda bir değişiklik oldu. Kısa Amerikalımızı sakatlığından dolayı gönderip yerine başka bir oyuncu, Amerikalı oyuncu dahil ettim. Şimdi onun lisansı, evrakları teslim edildi federasyona. Yetişmesi durumunda umarız Darıca maçında tam kadro olacağız. Herhangi sakat oyuncumuz yok şu an için. Hazırlıklarımız tüm hızıyla devam ediyor. Takımın moral motivasyonu yukarda. Galibiyet hedefiyle Darıca’ya gidiyoruz. Bizim için önemli bir maç. Hazırlık turnuvasında Darıca’ya karşı mağlubiyet almıştık. Eksik bir kadro ile gitmiştik. Amerikalı oyuncumuz ve Seda kadroda yoktu. Bu sefer tam kadro umarım Darıca’da galibiyet parolasıyla sahada olacağız. Bizim için sezonun ilk maçı kritik. Çünkü arkasından Emlak Konut’u evimizde ağırlayacağız. Moral ve motivasyonumuzun yukarda olması için bu maçın önemi bizim için bir tık daha yukarıda. Umarım her şey istediğimiz gibi olur.”

DSİ Spor’un 27 Eylül Cumartesi günü Darıca Basketbol Feneri ile deplasmanda karşılaşacağı ligin ilk haftasında 1 karşılaşma 26 Eylül Cuma, 3 karşılaşma 27 Eylül Cumartesi, 2 karşılaşma 28 Eylül Pazar ve 1 karşılaşma da 29 Eylül Pazartesi günü oynanacak.

Darıca Basketbol Feneri – Edirne DSİ arasındaki karşılaşma Darıca Eray Şamdan Spor Salonu’nda saat 16.00’da oynanacak.

Edirne DSİ Spor bir hafta sonra evindeki ilk maçta Emlak Konut Gelişim’i konuk edecek. Edirne DSİ Spor, Aralık ayının son haftasında tamamlanacak ligin ilk yarısının son maçında İstanbul Gençlik Spor’u ağırlarken, ligin 10. haftasını ise bay geçecek.

Aramızdan ayrılanlar

HASAN TÜRK VEFAT ETTİ
Kamile Türk’ün eşi Hasan Türk, 64 yaşında vefat etti.
Kamile Türk’ün eşi, Derya Türk ve Dilek Özge’nin babaları, Şaban Özge’nin kayınpederi Hasan Türk için dün Kıyak Baba Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Hasan Türk’ün cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
RESMİYE LOÇA VEFAT ETTİ
Merhum Süleyman Loça’nın eşi Resmiye Loça, 73 yaşında vefat etti.
Merhum Süleyman Loça’nın eşi, Mehmet ve Levent Loça’nın anneleri Resmiye Loça için dün Kıyak Baba Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Resmiye Loça’nın cenazesi Acı Çeşme Mezarlığı’na defnedildi.
AFİTAP KARAKOÇ VEFAT ETTİ
Merhum Şükrü Karakoç’un eşi Afitap Karakoç, 86 yaşında vefat etti.
Merhum Şükrü Karakoç’un eşi, Gürkan Karakoç, Gülnihal Demirel ve Gülbahar Celesun’un anneleri, Ersoy Demirel ve İmren Karakoç’un kayınvalidesi Afitap Karakoç için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Afitap Karakoç’un cenazesi Babaeski Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Çevre ve Kültürel Miras Mücadelesinde Trakyalı Bir İsim: Göksal Çidem

Dr. Ahmet YARAŞ

Her kentin kendine özgü bir doğası, kültürel birikimi vardır. Bu değerleri fark eden, öğrenen ve sonra da herkese aktaran insanlar ise toplumun gerçek hafıza taşıyıcılarıdır. Trakya’da bu rolü üstlenen en önemli isimlerden biri, hiç kuşkusuz Göksal Çidem’dir.

Kırklareli’nde yaşayan Çidem, yalnızca bir çevre gönüllüsü değil; aynı zamanda doğa ve kültürel mirasın yılmaz savunucusudur. Belediye meclislerinden köy meydanlarına, panellerden ÇED toplantılarına kadar sayısız platformda gördüğümüz bu mücadeleci, yazılı bir metne ihtiyaç duymadan açık, anlaşılır ve etkileyici konuşmalarıyla herkesi harekete geçirebilmektedir. Onu farklı kılan da işte bu doğallığıdır.

Çidem’in güler yüzünün ardında tavizsiz bir kararlılık yatar. İdeolojik kalıplara sığınmadan, yalnızca doğa ve insan için verdiği mücadele, toplumda güven uyandırmıştır. Onun sayesinde doğaya zara verebilecek nitelikteki projelere karşı açılan pek çok dava kazanılmış, pek çok proje durdurulmuş böylece Trakya halkında çevre bilinci daha da kök salabilmiştir.

Sosyal medyayı etkin kullanması, fiili eylemleri ile basında yer alması ve DOKU Derneği gibi örgütlü yapılara öncülük etmesi, mücadelesini daha görünür kılmıştır.

Kırklareli’nde pek çok nekropol,  mağara, anıt ağaç,  su yollarının tespiti sonrasında uzmanlar tarafından bilimsel çalışmaların yapılması, koruma altına alınmasını sağlayan isimdir. Örneğin 2023 yılında keşfedilen arkeolojik yerleşmenin sit alanı ilan edilmesinde de önemli pay sahibidir. Yani Çidem’in çabaları yalnızca doğayı değil, kültürel mirası da içine almaktadır.

Üniversitelerle kurduğu iş birlikleri, genç arkeoloji öğrencilerine örnek olması, sınırda bir nekropolün korunmasından Istranca ormanlarındaki bilimsel projelere kadar aktif görev üstlenmesi, onun akademik dünyada da takdir edilmesine yol açmıştır. Trakya’da çevre hareketlerinin gelişmesinde, belki de en belirleyici figürdür.

Bütün bunları yaparken siyasi bir beklenti içine girmemesi, her kesimle eşit mesafede durması, onu daha da güvenilir bir noktaya taşımaktadır. Belki tek eksikliği, bu deneyimlerini kitaplaştırmamış olmasıdır. Oysa gelecek kuşaklar için yazıya dökülmesi gereken büyük bir birikim söz konusudur.

Kısacası, Göksal Çidem’in hikâyesi, bireysel çabanın toplumda nasıl büyük bir dönüşüm yaratabileceğinin somut kanıtıdır. Onun mücadelesi yalnızca Trakya için değil, ülkemizin dört bir yanında çevre ve kültürel miras için verilen çabalara da ilham kaynağıdır.

İyi ki varsın,Trak Gladyatörü Göksel Çidem.

Kamyonette 15 kaçak!

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde polis tarafından durdurulan kamyonette yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmak isteyen 15 kaçak göçmen yakalandı; 1 organizatör gözaltına alındı.

Edirne Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü, Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ile Motosikletli Polis Timleri Büro Amirliği ekipleri, M.Ş. yönetimindeki kamyoneti ilçenin Demirtaş Mahallesi’ndeki ışıklı kavşakta durdurdu. Kamyonetin kasasında yapılan aramada, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmak isteyen Afganistan, Pakistan ve Hindistan uyruklu 15 kaçak göçmen yakalandı. Göçmenlere organizatörlük yaptığı belirtilen M.Ş., polis tarafından gözaltına alındı.

Kaçak göçmenler ise işlemlerinin ardından Edirne İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne gönderildi.

EĞİTİM VE HASAN ALİ YÜCEL

Kentte gündem olan su, altyapı, dünya hareketlilik gününde bisikletlilerle buluşma, dünya temizlik günü etkinliği gibi konularda yazmak ve fısıltılarla büyütülen sorunları konuşmak gerekiyor ama acil bir konu hepsini ilgilendiriyor. İlgilendiriyor çünkü her işimizde başarı veya başarısızlık aldığımız eğitim ile bağlantılı. ‘Her şeyin başı eğitim’ diyoruz ya eğitimde amaç doğru olmalı. Doğru ne? Eğitimi dinselleştirip özelleştirerek kul yurttaşlar yetişmesine ön açmak mı; yoksa düşünen, üreten ve özgür yurttaşlar yetişmesine olanak sağlamak mı?

Hasan Ali Yücel’i tanır mısınız? Tanımadı iseniz tanımalı, bilmelisiniz. Çünkü Hasan Ali Yücel Cumhuriyetimizin temel taşı olan eğitimin ana yapısını oluşturan kişidir. Dünya eğitim tarihi incelendiğinde 1938-1946 yılları arasında olan T.C. Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç ön sıralardadır. Bize unutturulmak istenen bu kişileri insanlık unutmaz. Kurdukları eğitim sistemi dünya ülkeleri tarafından örnek alınmıştır, alınmaktadır.

Hasan Ali Yücel Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en etkili Milli Eğitim Bakanıdır. Yoksul ve cahil bırakılmış coğrafyamız insanını çağdaş ülkelerle yarışır hale getirmek için sistem kuran, mücadele eden kişidir. Okuma yazmayı bilmeyen topluma önce eğitmenler sonra köy enstitüleri ile ulaşan bakandır. Devamında dünya klasiklerini dilimize çevirtmiş ve coğrafyamızın önemli kişilerini tanıtan eserleri çoğaltmıştır. Sözde değil özde bir ‘Yerli ve Milli’ eğitim politikası oluşturmuş dev bir insandır. Birçok iktidar gibi ülkemizin iktidarı da üreten, düşünen, özgür yurttaşlar yerine inançlı müşteri yurttaşı amaç edindiği için bu kişilerin dev atılımların karşı ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında atılan bu sağlam temellerin devamını getirmemek için her türlü karşı hareketi yapıyorlar. (Buna devrim diyorlar ki şahsen utanıyorum.)

Laik, çağdaş, cumhuriyetçi kentimiz aydınlanmayı sağlayan eğitim amacına ters çalışmaları yapmaya çalışıyorlar. Merkezi iktidardan cesaret bulanlar yerelden gelen cılız karşı duruşları görmezden gelebiliyor. Kentlilik bilincimiz gereği bu olumsuz çalışmalara karşı sesimizi duyurmalıyız.

Balkanlar’ın üniversitesi diyerek övündüğümüz Trakya Üniversitesi Rektörlüğü her nedense isim değiştirmeler ile uğraşıyor. Bu değişikliklere bugünlerde bir yenisi eklendiğine dair duyumlar kentte tartışma yarattı.Umarız bu duyumlar yanlıştır. Doğru ise de geçmişte Senato kararıyla yerleşkelerdeki cadde, bulvar, bina ve sokak adları verilmişti. Bugün değiştirilmesinin gerekçesi senatoda, akademide ve kentte tartışılmalıdır.

Daha önceki rektörler zamanında da bazı değişiklikler olmuştu. Özellikle Eğitim Fakültesi’nin bulunduğu alana yakışan İsmail Hakkı Tonguç adı değiştirilmek istenmişti. Kentin duyarlı kişi ve kurumları müdahale ettiler ve rektörlük kurnazca bir çözüm ile yanyana olan iki kapıdan biri İsmail Hakkı Tonguç kalmıştı. Yanındaki kapıya da ‘ısrar’ ile istenen yeni ad; Kosova adı verilmişti.

Gündemde olan Balkan Yerleşkesi’ndeki Hasan Ali Yücel Bulvarı’nın adının değişimi umarız sadece bir duyumdur. Sanırım bulvar görseli kalktı ama yenisi de konmadı. Bu değişikliği yapanlar kentteki tepkiyi ölçüp sonrasında icraat eyleyecekler! Umarız böyle bir niyet yoktur. Varsa da ilgili makamdan döner. Ayrıca kentin eğitim örgütleri, siyasi yapılar ve demokratik kurumları da bu değişikliğe karşı seslerini duyurmalıdır. Yazılı ve sözlü olarak gerekli girişimlerde bulunmalarıdır. Bu demokrasiye inanmışlar için olması gerekendir. Görev olduğu kadar bizim bu günlere gelmemizi sağlayan kurucu kadroya vefa borcumuzdur.

Rektörlüğe atandığında ‘Edirneli olması’ nedeniyle sevindiğimiz Sayın Rektör, umarız bu duyumun doğru olmadığını belirten bir açıklama yapar ve Hasan Ali Yücel’e olan saygınlığı vurgular. Dünya toplumları tarafından örnek alınan, evrensel ve doğal ilkelere dayalı yerli ve milli bir eğitim sistemi kuran Hasan Ali Yücel unutulmaz, unutturulamaz.

TEK ÖZGÜRLÜK

Neden Yaratan’ımın, sonsuz sevgisine, korumasına, nimetlerine şükretmeye, O’nun Kuran ve hadislerde ki emirlerine uyup, yolunda en az hatayla yaşamayı seçmeyeyim ki?..
”Ben yaptığını görmekteyim, iyilik yap, yapılmasını yay, benden iyilik bul; kötülükten sakın, kötülere müsade etme, benden güç, korunma, bereket al, seni de onları da görürüm, cümle alemin hayrına çalışırken benden güç korunma, zafer iste vereyim.!..” diyen Yaratan’ımın niçin, “KULU OLMAYAYIM!..
Bu bağlılık, sonsuz iyilik ve özgürlüğün yegane yolu olmuyor mu?..
YORUMLAYINCA:
“Oku!..”
Bilgiyi üretmek, inancı, bilimi, sanatı daima geliştirmek için çalış, verecek benim. Cümle yarattıklarıma fayda et!..
Karınca, küçük, yılan korkunç deme ümmetlerimin, emanetlerimin hasta olanlarını tedavi etmeye yola çık, bu yolda size sonsuz ilmimden vereyim!..” diye rahmet yolunu kuşanmayı bildirmiş olan, yüce Rabb’e sırt çevirmek hangi akla uyar?..
İNKÂRLA, ŞEYTANIN UŞAĞI OLMAYI SEÇİP, Şükürsüz, sadakatsiz, boş işler, boş birikimlerin hevesleri ile, Lüks, öğünme, yalan, dolan, kese, katlede, zehir zemberek (ZARARLI EGO YÜKLÜ,(FİZİKİ, MADDİ, DÜNYEVİ) ESARETİ NİÇİN SEÇEYİM Kİ?..

FİZİKİLER GEÇTİ GİTTİ, NE KALDI RUHTA? DEĞİL Mİ EN SONUNDA?..

Kuran’ı Kerim. Sure 44/Ayet 7-9:
Göklerin, yerin ve arasındakilerin Rab’bidir. Eğer gerçekten bilenler iseniz. Fakat onlar şüphe içinde eğlenirler.

İşten Çıkarılma Durumunda İşçi Hakları Nelerdir?

İş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi, İş Hukuku bakımından belirli kurallara ve usullere tabidir. Türk İş Kanunu, işçinin iş güvencesini sağlamak ve haksız fesihleri önlemek amacıyla çeşitli düzenlemeler içermektedir. Bu nedenle, iş akdinin sona ermesi halinde işçinin hangi haklara sahip olduğunun bilinmesi, doğabilecek hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

1. İhbar Tazminatı

İşveren, işçiyi işten çıkarmadan önce belirli bir süre önceden bildirim yapmak zorundadır. Bu süre, çalışanın kıdemine göre değişir:

  • 6 aydan az çalışan → 2 hafta

  • 6 ay – 1,5 yıl arası çalışan → 4 hafta

  • 1,5 – 3 yıl arası çalışan → 6 hafta

  • 3 yıldan fazla çalışan → 8 hafta

İşveren bu süreyi kullandırmazsa, karşılığında ihbar tazminatı ödemek zorunda kalır.

2. Kıdem Tazminatı

En az 1 yıl aynı işyerinde çalışan işçi, işveren tarafından işten çıkarıldığında kıdem tazminatına hak kazanır.
 Kıdem tazminatı, çalışılan her yıl için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır.

3. Kullanılmayan Yıllık İzin Ücretleri

İşçinin kullanmadığı yıllık izinleri varsa, işten çıkarıldığında bu izinlerin ücreti kendisine ödenmek zorundadır.

4. Fazla Mesai ve Diğer Alacaklar

  • Fazla mesai ücretleri

  • Hafta tatili, resmi tatil ücretleri

  • Prim ve ikramiye gibi hak edilmiş ödemeler
     işten ayrılırken işçiye ödenmelidir.

5. Haksız İşten Çıkarma ve İşe İade Davası

İşverenin işçiyi geçerli bir neden olmadan işten çıkarması halinde, işçi işe iade davası açabilir.

  • İşçinin bu davayı açabilmesi için işyerinde en az 30 işçi çalışıyor olması ve kendisinin de en az 6 ay kıdemli olması gerekir.

6. İşsizlik Maaşı Hakkı

İşçi, işveren tarafından işten çıkarıldığında gerekli şartları taşıyorsa işsizlik maaşı alabilir. Bunun için:

  • Son 3 yılda en az 600 gün sigorta primi yatırılmış olmalı

  • Son 120 gün kesintisiz çalışmış olmalı

Sonuç olarak, iş sözleşmesinin feshi halinde işçi; ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacakları gibi yasal haklarını talep edebilir. Ayrıca haksız fesih söz konusu olduğunda işe iade davası açma imkânı da bulunmaktadır. Bu süreçte işçinin haklarını doğru ve eksiksiz biçimde ileri sürebilmesi için uzman bir iş hukuku avukatından hukuki destek alması, hem sürecin sağlıklı yürütülmesi hem de hak kaybının önlenmesi bakımından önem arz etmektedir.

Kaynak: https://firathukuk.av.tr/

GSM operatörlerinden tarife oyunu

Edirne Milletvekili Ediz Ün, vatandaşlardan gelen yoğun şikâyetleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıyarak GSM operatörlerinin yıllardır sürdürdüğü adaletsiz tarife politikalarını gündeme getirdi. Ün, özellikle “numara taşıyarak gelen abonelere sunulan avantajlı tarifelerin mevcut abonelere uygulanmamasını” eleştirerek bunun açık bir tüketici hakkı ihlali olduğunu vurguladı.

Ün, cep telefonu ve internetin artık lüks değil, günlük yaşamın ayrılmaz bir ihtiyacı olduğunu hatırlatarak, “Vatandaşlarımız hizmet kalitesi ile fiyatlar arasındaki uçurumdan büyük rahatsızlık duyuyor. Daha da önemlisi, aynı operatör yıllardır müşterisi olan abonelerine yüksek fiyat uygularken, başka operatörden gelenlere cazip tarifeler sunuyor. Bu, tüketiciyi cezalandırmak anlamına geliyor” dedi.

Milletvekili Ün, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na yönelttiği sorularla, GSM operatörlerinin tarifelerinin nasıl denetlendiğini, dakika, SMS ve internet kullanımında fiyat limitleri bulunup bulunmadığını ve mevcut abonelere neden aynı avantajların sunulmadığını gündeme getirdi.

Bakanlık tarafından verilen yanıtta ise, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) “Mobil Elektronik Haberleşme Hizmetleri Azami Ücret Tarifesi” kapsamında belirli hizmetler için en yüksek ücret sınırları koyduğu hatırlatıldı. Buna göre, yurt içi arama ücreti dakika başına 3,65 TL, kısa mesaj ücreti ise 2,60 TL olarak belirlendi. Bakanlık, operatörlerin bu üst sınırların üzerinde fiyatlandırma yapamayacağını, ancak altında serbest fiyat uygulayabileceğini açıkladı.

Milletvekili Ün, ancak yanıtın tüketicilerin en büyük şikâyeti olan “mevcut abonelere avantajlı tarife sunulmaması” konusuna doğrudan bir çözüm içermediğini belirterek, “Sadece BTK’nın tüketici şikâyetlerini değerlendirdiği ve denetimler yaptığı belirtildi” dedi.

Bakanlığın verdiği yanıtta sorulmasına rağmen mevcut abonelere sunulan tarifelerle ilgili bir açıklamama olmamasını eleştiren Edirne Milletvekili Ediz Ün, “Milyonlarca abone, sadakat gösterip aynı operatörde kalmanın bedelini yüksek faturalar ödeyerek veriyor. Bu uygulama hem tüketiciyi sömürmek hem de serbest rekabeti baltalamaktır. Bakanlık bu haksızlığa göz yummamalı, BTK da acilen düzenleme yapmalıdır. Vatandaşlarımız BTK ve Bakanlıktan GSM operatörlerini değil vatandaşın haklarını koruyan adımları hızla atmasını bekliyor.Ancak iktidar vatandaş yüksek faturalar öderken kendi kontrolündeki şirketlerden milyonları yandaşlarına aktarma, yandaş kanallara reklamlar vermek derdinde” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.

Taybıllı’dan İl Başkanlığına veda!

CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyeliği’ne seçilen Edirne İl Başkanı Harika Taybıllı, il başkanlığı görevinden ayrıldığını duyurdu. CHP Edirne il başkanlığı görevini olağan il kongresine kadar Oğuz Saç sürdürecek.
Taybıllı yayınladığı mesajında, “Bugüne kadar büyük bir gururla sürdürdüğüm İl Başkanlığı görevimin ardından, şimdi partimizin hukukunu, değerlerini ve birlik ruhunu koruyacağım yeni ve onurlu bir sorumluluğu üstleniyorum” dedi.
Taybıllı şunları söyledi:
Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayı’nda Yüksek Disiplin Kurulu üyeliğine seçilmek, benim için büyük bir gurur ve sorumluluktur. Yüksek Disiplin Kurulu, partimizin vicdanı ve adalet anlayışını temsil etmektedir. Bu görevi, CHP’nin adalet anlayışına yakışır bir sorumluluk bilinciyle yürüteceğim.
Mücadelem asla makamlarla sınırlı değildir. Nerede bir görev verilirse, orada en güçlü şekilde sorumluluk üstlenmeye devam edeceğim. Bu inançla hem partimizin bütünlüğünü korumak hem de halkımıza umut olmak için çalışmayı sürdüreceğim.
Kurultay’da beni Yüksek Disiplin Kurulu üyeliğine layık gören Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e ve kıymetli delegelerimize yürekten minnettarım. Bu süreçte birlikte yol yürüdüğüm tüm örgütümüze ve yol arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, CHP’nin yolunda halkımıza umut olmaya ve mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

İL BAŞKANLIĞINI OĞUZ SAÇ SÜRDÜRECEK

Tayblllı’nın görevindne ayrılmasının ardından CHP Edirne İl Yönetim Kurulu yaptığı toplantıda il kongresine kadar başkanlık görevini Oğuz Saç’ın sürdürmesi kararını aldı.