Olgay GÜLER Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde bir süredir kanser tedavisi gören Kadripaşa İlkokulu öğretmeni Sibel Başiymez, 53 yaşında hayata gözlerini yumdu. Uzunköprü’de bir süredir kanser hastalığıyla savaşan, Kadripaşa İlkokulu öğretmeni Sibel Başiymez, hayatını kaybetti.
Konuyla ilgili Uzunköprü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Merhume, görevini layıkıyla yerine getiren, öğrencileri ve meslektaşları tarafından sevilen değerli bir eğitimci idi. Eğitim hayatına verdiği katkılarla anılacaktır. Merhumeye Allah’tan rahmet, kederli ailesi başta olmak üzere tüm yakınlarına ve eğitim camiamıza başsağlığı dileriz” denildi.
Başiymez için dün öğle namazı sonrası cenaze namazı kılındı. Cenaze namazının ardından Başiymez’in naşı Yenişehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı ve Tarihi Kentler Birliği Başkanı Sayın Mansur Yavaş’a destek ziyaretinde bulundu.
ABB’ye yönelik başlatılan soruşturma süreci gündemiyle gerçekleşen ziyarette, Başkan Gencan bu süreçte Mansur Yavaş’ın yanında olduklarını net bir şekilde ifade etti.
Başkan Gencan’a bu önemli ziyarette CHP Parti Meclisi Üyesi Engin Özkoç, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ve Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel de eşlik etti.
Heyet, görüşmede soruşturma sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.
MANUR YAVAŞ’IN YANINDAYIZ
Başkan Gencan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sayın Mansur Yavaş’ın yanında olduğumuzu, başlatılan süreci yakından takip ettiğimizi ve kendisine olan güvenimizin tam olduğunu bir kez daha belirtmek istedik. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin başarılı çalışmalarının ve Sayın Yavaş’ın dürüst yönetim anlayışının her zaman destekçisiyiz.”
TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ TOPLANTISI Ziyarette ayrıca, 30 Eylül – 2 Ekim tarihleri arasında Edirne’de gerçekleştirilecek Tarihi Kentler Birliği toplantısı da gündeme geldi.
Başkan Gencan, bu toplantının yalnızca Edirne için değil, ülkemizin tarihi ve kültürel mirasını korumak adına da büyük bir fırsat olduğunu vurgulayarak “Edirne, tarihiyle, kültürüyle ve kimliğiyle bu büyük organizasyona hazırdır.” dedi.
Dijital çağın kalbi olan İstanbul, milyonlarca işletmenin ve milyarlarca liralık bir ekonominin merkezidir. Bu rekabetçi pazarda ayakta kalmak ve hedef kitleye ulaşmak, artık yalnızca fiziksel varlıkla mümkün değil. Dijital görünürlük, bir şirketin başarısı için hayati önem taşımaktadır. İşte bu noktada İstanbul SEO hizmetleri devreye giriyor. Arama motoru optimizasyonu (SEO), web sitenizin Google gibi arama motorlarında üst sıralarda yer almasını sağlayarak potansiyel müşterilerin sizi kolayca bulmasına olanak tanır.
Bu kapsamlı rehberde, doğru SEO ajansını seçmenin püf noktalarından en güncel ve başarılı SEO yöntemlerine, fiyatlandırma modellerinden bir ajansın sunması gereken stratejik yaklaşımlara kadar her detayı ele alacağız. Amacımız, işletmeniz için en doğru İstanbul SEO partnerini bulma sürecinizi aydınlatmak ve bu önemli yatırımı bilinçli bir şekilde yapmanızı sağlamaktır.
1. İstanbul’un En İyi SEO Ajansları
“En iyi” kavramı görecelidir ve işletmenizin hedeflerine, bütçesine ve ihtiyaçlarına göre değişir. İstanbul’un en iyi SEO ajansını tanımlayan özellikler, sadece teknik bilgiye sahip olmaları değil, aynı zamanda stratejik bir iş ortağı gibi hareket etmeleridir. İyi bir İstanbul SEO ajansı:
İşletmenizin hedeflerini anlar ve bu hedeflere yönelik özel bir strateji geliştirir.
Veriye dayalı kararlar alır; varsayımlarla değil, analiz araçlarından elde ettiği somut verilerle hareket eder.
Rakiplerinizi detaylı bir şekilde analiz eder ve sizi rekabette öne çıkaracak fırsatları belirler.
SEO’nun sadece trafik artırmak olmadığını, asıl amacın nitelikli trafik çekerek dönüşümü (satış, form doldurma, arama vb.) artırmak olduğunu bilir.
Tüm bu kriterlere sahip kaliteli bir SEO Ajansı önerisi isterseniz “İstanbul SEO Ajansı” bağlantısını inceleyebilirsiniz.
2025 ve sonrası için Türkiye’nin en iyi SEO ajanslarını diğerlerinden ayıracak olan temel özellikler, teknolojiye ve değişen kullanıcı alışkanlıklarına adaptasyon yetenekleri olacaktır. Geleceğin başarılı ajansları şu alanlara odaklanacaktır:
Yapay Zeka (AI) ve Makine Öğrenmesi: İçerik üretiminden, veri analizine ve rakip takibine kadar birçok süreçte yapay zekayı etkin bir şekilde kullanan ajanslar öne çıkacaktır.
Kullanıcı Deneyimi (UX) Odaklılık: Google, artık kullanıcı deneyimini en önemli sıralama faktörlerinden biri olarak görüyor. Sayfa düzeni, gezinme kolaylığı ve etkileşim oranları gibi metrikleri iyileştiren ajanslar başarıyı yakalayacaktır.
Video ve Sesli Arama SEO: Video içeriklerin ve sesli asistanların kullanımının artmasıyla bu alanlara yönelik optimizasyon (YouTube SEO, Voice Search Optimization) yapan ajanslar bir adım önde olacaktır.
2. SEO Ajansı Seçerken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Doğru SEO ajansını seçmek, dijital pazarlama bütçenizin en kritik yatırımlarından biridir. Yanlış bir seçim, sadece para kaybına değil, aynı zamanda değerli zamanın ve pazar payının kaybına da yol açabilir. Bu nedenle, bir İstanbul SEO ajansıyla anlaşmadan önce aşağıdaki kritik faktörleri göz önünde bulundurmalısınız:
Şeffaflık ve Raporlama: Ajans, yaptığı çalışmaları, elde ettiği sonuçları ve izlediği stratejiyi size düzenli olarak raporlamalıdır. Aylık performans raporları, anahtar kelime sıralamaları, organik trafik artışı ve dönüşüm oranları gibi somut veriler sunan ajanslar, şeffaf bir çalışma prensibine sahip demektir.
Gerçekçi Vaatler: “1 ayda Google’da birinci sıra garantisi” gibi gerçek dışı vaatlerde bulunan ajanslardan uzak durun. SEO, sabır ve tutarlılık gerektiren uzun vadeli bir süreçtir. Gerçekçi hedefler koyan ve bu hedeflere ulaşmak için bir yol haritası sunan ajanslar daha güvenilirdir.
İletişim ve Ulaşılabilirlik: Proje boyunca size özel bir proje yöneticisi atanması ve düzenli iletişim kanallarının (e-posta, telefon, toplantı) açık olması önemlidir. Sorularınıza hızlı ve net cevaplar alabilmelisiniz.
Sektörel Deneyim: Daha önce sizin sektörünüzdeki firmalarla çalışmış bir ajans, pazarın dinamiklerini, rakip analizini ve hedef kitle davranışlarını daha iyi anlayacaktır.
Sözleşme Detayları: Hizmet kapsamı, ücretlendirme, sözleşme süresi ve iptal koşulları gibi tüm detayların yazılı olarak belirtildiği net bir sözleşme talep edin.
3. En Başarılı SEO Yöntemleri Nelerdir?
Etkili bir İstanbul SEO stratejisi, tek bir alana odaklanmak yerine, birbiriyle entegre çalışan çok yönlü bir yaklaşım gerektirir. Günümüzde en başarılı SEO yöntemleri üç ana temel üzerine kuruludur:
Teknik SEO: Web sitenizin altyapısının arama motoru botları tarafından kolayca taranabilir ve anlaşılabilir olmasını sağlar. Bu kapsamda site hızı optimizasyonu (Core Web Vitals), mobil uyumluluk, SSL sertifikası, site haritası (sitemap.xml) oluşturma, robots.txt dosyası yönetimi ve yapısal veri (schema markup) entegrasyonu gibi kritik çalışmalar yer alır.
İçerik Odaklı SEO (On-Page SEO): “İçerik kraldır” sözü hala geçerliliğini korumaktadır. Kullanıcıların arama niyetine cevap veren, değerli, özgün ve bilgilendirici içerikler üretmek, organik trafik çekmenin en temel yoludur. Anahtar kelime araştırması, blog yazıları, hizmet ve ürün sayfalarının optimize edilmesi, başlık (H1, H2, H3) etiketlerinin doğru kullanımı ve meta açıklamaların yazılması bu alanın temelini oluşturur.
Site Dışı SEO (Off-Page SEO): Web sitenizin otoritesini ve güvenilirliğini artırmaya yönelik çalışmalardır. En bilinen yöntemi, kaliteli ve ilgili web sitelerinden geri bağlantılar (backlink) almaktır. Bunun yanı sıra dijital PR çalışmaları, marka bilinirliği kampanyaları ve sosyal medya sinyalleri de site dışı SEO’yu güçlendirir.
4. İstanbul’da SEO Ajansları Nasıl Bulunur?
Doğru partneri bulmak için proaktif bir araştırma süreci yürütmek gerekir. İşte İstanbul SEO ajansı bulmak için kullanabileceğiniz etkili yöntemler:
Google Aramaları: “İstanbul SEO ajansı”, “e-ticaret SEO ajansı İstanbul” gibi anahtar kelimelerle arama yaparak başlayabilirsiniz. İlk sayfalarda yer alan ajanslar, kendi SEO’larını başarıyla uyguladıklarını bir nevi kanıtlamış olurlar.
Referanslar ve Tavsiyeler: İş çevrenizdeki diğer firmalardan çalıştıkları veya duydukları başarılı ajanslar hakkında tavsiye alın.
B2B Platformlar ve Dizinler: Ajansları listeleyen, müşteri yorumlarına ve portfolyolarına yer veren profesyonel platformları (örneğin Clutch, Sortlist) inceleyebilirsiniz.
Sektörel Etkinlikler ve Seminerler: Dijital pazarlama zirveleri ve webinarlar, sektörün önde gelen uzmanları ve ajanslarıyla tanışmak için harika fırsatlardır.
5. İstanbul SEO Ajansları Fiyatları
İstanbul SEO ajansları fiyatları, sunulan hizmetin kapsamına, projenin büyüklüğüne, sektörün rekabet düzeyine ve ajansın tecrübesine göre büyük farklılıklar gösterir. Genellikle üç temel fiyatlandırma modeli kullanılır:
Aylık Sabit Ücret (Retainer): En yaygın modeldir. Belirlenen strateji kapsamında her ay düzenli olarak yapılan çalışmalar (içerik üretimi, teknik analiz, backlink inşası vb.) için sabit bir ücret ödenir. Fiyatlar genellikle birkaç bin TL’den başlayıp on binlerce TL’ye kadar çıkabilir.
Proje Bazlı Fiyatlandırma: Web sitesi SEO denetimi, tek seferlik teknik optimizasyon veya belirli bir backlink kampanyası gibi başlangıcı ve bitişi net olan projeler için kullanılır.
Saatlik Danışmanlık: Belirli bir konuda uzman görüşü veya strateji danışmanlığı almak için tercih edilen modeldir.
Unutmayın ki SEO’da ucuz hizmet genellikle kalitesiz hizmet anlamına gelir. Bu bir maliyet değil, işletmenizin geleceğine yapılan bir yatırımdır.
6. Referanslar ve Uzmanlık
Bir ajansın geçmiş başarıları, gelecekteki performansının en önemli göstergesidir. Değerlendirme yaparken şunları talep edin:
Vaka Analizleri (Case Studies): Daha önce çalıştıkları müşteriler için yürüttükleri projelerin detaylı analizlerini isteyin. Hangi sorunla karşılaştılar, hangi stratejiyi uyguladılar ve ne gibi somut sonuçlar (organik trafikte %X artış, dönüşüm oranında %Y iyileşme gibi) elde ettiler?
Müşteri Referansları: Mevcut veya geçmiş müşterileriyle görüşme talep edin. Ajansla çalışma deneyimleri, iletişim süreçleri ve sonuçlardan memnuniyetleri hakkında doğrudan bilgi alın.
Uzmanlık Alanları: Ajansın özellikle güçlü olduğu bir alan var mı? Örneğin, bazı ajanslar e-ticaret SEO’sunda uzmanlaşmışken, bazıları yerel işletmeler için yerel SEO İstanbul konusunda daha tecrübeli olabilir.
7. Strateji, Teknik SEO ve İçerik Odaklılık
Seçeceğiniz ajansın stratejik bir bakış açısına sahip olması kritik öneme sahiptir. “Paket” hizmetler yerine, işletmenize özel bir yol haritası çizmeleri gerekir.
Strateji: İlk olarak kapsamlı bir web sitesi denetimi (SEO audit) yapmalı, rakiplerinizi analiz etmeli ve pazar fırsatlarını belirlemelidirler. Bu veriler ışığında, kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri içeren bir strateji sunmalıdırlar.
Teknik Yetkinlik: Ajans ekibinde, sitenizin teknik altyapısını derinlemesine analiz edebilecek ve gerekli iyileştirmeleri yapabilecek (veya web geliştirme ekibinize doğru direktifleri verebilecek) uzmanların bulunduğundan emin olun.
İçerik Kalitesi: Ajansın ürettiği veya önerdiği içeriklerin kalitesini inceleyin. Sadece anahtar kelime doldurulmuş metinler yerine, okuyucuya gerçekten değer katan, özgün ve akıcı içerikler üretebilmeleri gerekir.
8. Hizmet Yelpazesi ve Sunulan Ekstra Hizmetler
Modern dijital pazarlama, birbiriyle entegre kanallardan oluşur. SEO, bu yapının merkezinde yer alsa da tek başına yeterli olmayabilir. İdeal bir İstanbul SEO ajansı, SEO hizmetlerine ek olarak aşağıdaki alanlarda da destek sunabilmelidir:
Arama Motoru Pazarlaması (SEM / Google Ads): Organik sonuçları ücretli reklamlarla destekleyerek anında görünürlük sağlamak.
İçerik Pazarlaması: Blog yönetimi, video içerik üretimi, e-kitaplar ve infografikler gibi SEO’yu destekleyen içeriklerin oluşturulması.
Sosyal Medya Yönetimi: Sosyal sinyallerin SEO’ya dolaylı etkisinden faydalanmak ve marka bilinirliğini artırmak.
Dönüşüm Oranı Optimizasyonu (CRO): Sitenize gelen trafiği müşteriye dönüştürmek için kullanıcı deneyimini iyileştirme çalışmaları.
Bu ek hizmetler, ajansın 360 derece dijital pazarlama vizyonuna sahip olduğunu gösterir ve daha bütünsel bir başarı elde etmenizi sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. SEO çalışmalarının sonuçları ne kadar sürede görülür? SEO, hızlı sonuçlar vaat eden bir yöntem değildir. Sektörün rekabetine, web sitenizin mevcut durumuna ve uygulanan stratejinin yoğunluğuna bağlı olarak ilk somut sonuçlar genellikle 4 ila 6 ay arasında görülmeye başlar. Kalıcı ve anlamlı başarı için en az 12 aylık bir çalışma periyodu hedeflenmelidir.
2. İstanbul SEO fiyatları tam olarak neye göre belirlenir? Fiyatlar; hedeflenen anahtar kelimelerin rekabet düzeyi, web sitesinin büyüklüğü ve teknik karmaşıklığı, aylık üretilecek içerik miktarı, backlink çalışmaları için ayrılan bütçe ve ajansın tecrübesi gibi birçok faktöre bağlı olarak belirlenir.
3. “Sıralama garantisi” veren SEO ajanslarına güvenebilir miyim? Kesinlikle hayır. Google’ın algoritması üzerinde hiç kimsenin tam kontrolü yoktur. Bu nedenle sıralama garantisi veren ajanslar, ya gerçekçi olmayan vaatlerde bulunuyor ya da Google tarafından cezalandırılabilecek “black-hat” olarak bilinen riskli teknikler kullanıyor olabilir. Güvenilir ajanslar, süreç ve hedeflenen büyüme oranları hakkında garanti verir, sıralama hakkında değil.
4. Yerel SEO (Local SEO) nedir ve İstanbul için neden önemlidir? Yerel SEO, özellikle belirli bir coğrafi bölgedeki müşterilere hizmet veren işletmeler (restoran, avukat, doktor, kuaför vb.) için hayati önem taşır. “Beylikdüzü en iyi kahveci” gibi yerel aramalarda işletmenizin Google Haritalar’da ve yerel arama sonuçlarında çıkmasını sağlar. İstanbul gibi büyük bir metropolde, hedef kitlenize semt veya ilçe bazında ulaşmak için yerel SEO kritik bir stratejidir.
5. Bir SEO ajansıyla çalışmak yerine bu işi kendim yapabilir miyim? Temel SEO prensiplerini öğrenerek kendi web siteniz için bazı optimizasyonlar yapabilirsiniz. Ancak profesyonel SEO, sürekli güncellenen algoritmaları takip etmeyi, pahalı analiz araçlarını kullanmayı ve teknik uzmanlık gerektiren karmaşık bir alandır. Rekabetçi bir pazar olan İstanbul‘da profesyonel bir ajansla çalışmak, size zaman kazandırır ve daha etkili sonuçlar almanızı sağlar.
UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Mimar Sinan’ın başyapıtı Selimiye Camii’nin kubbesinde yürütülen restorasyon çalışmalarına yönelik tartışmalar bitmek bilmiyor. Cami kubbesinde yapılan ve tescilli kalemişlerinde değişikliğe neden olan uygulamalara karşı geçen hafta ortak bir bildiri yayımlayarak “aslına sadık kalınması” yönünde acil müdahale çağrısında bulunan uzman hattatların sayısı kısa sürede iki katını aştı.
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü, Türk İslam Sanatları Tarihi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Fatih Özkafa da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada tartışmalara dikkat çekti. Özkafa, “Kim ne derse desin, son sözü biz söyleriz, gerisi çoluk çocuk” tavrı sezilen manipülatif manşetlerle ve gayriresmî heyetlerle işin oldu bittiye getirilmek istendiğini belirtti. Özkafa ayrıca Selimiye kubbesinin aslına uygun restore edileceği yönündeki tezlerin kamuoyunda binlerce vicdanı hâlâ ikna edemediğini vurguladı.
Tartışmalara temel oluşturan ve 102 hattatın imzasını taşıyan bildiride, Selimiye Camii’nin özgün değerlerinin korunması gerektiği ifade edilerek, yetkililere restorasyonda tarihi ve sanatsal hassasiyetlere dikkat edilmesi çağrısında bulunuldu.
“İhyâ mı, İmha mı?” başlığını taşıyan bildiride, Selimiye’nin kubbesinde 16. yüzyılda hattat Hasan Çelebi tarafından yazılan yazıların korunması gerektiği vurgulandı. Bildiride, yazıların kaldırılıp günümüz sanat anlayışına göre yeniden yazılması yönündeki girişimlerin caminin tarihî kimliğini zedeleyeceği ifade edildi.
Hattatlar, şu taleplerde bulundu:
“Selimiye Camii’ndeki Hasan Çelebi’ye ait yazıların kesinlikle muhafaza edilmesi,
Yazıların silinip yeniden yazılmaması,
Restorasyonların tarihî belgeler, fotoğraflar ve özgün örnekler esas alınarak yapılması,
Hat ve tezyinat konularında yalnızca uzman hattat ve sanatçılardan oluşan heyetlerin yetkilendirilmesi,
Restorasyonlarda ‘aslını bozmadan onarmak’ ilkesine bağlı kalınması.”
Bildiride, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması için Selimiye’nin özgünlüğünün korunması gerektiği belirtilerek, üst kurullarca verilen kararların iptali talep edildi.
Ortak bildiride Prof. Dr. Fatih Özkafa, Prof. Dr. Süleyman Berk, Prof. Dr. Bilal Sacit ve çok sayıda hattatın imzası yer aldı.
SELİMİYE’DE ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR
x’te İstanbul’u Dinliyorum hesabından yapılan konuya ilişkin paylaşımda şunlara yer verildi:
“Edirne Selimiye Camii kubbesi için mevcudun korunması aleyhine görüş bildiren heyet yine harekete geçti. Niyetleri bugünkü kubbe tezyinatını tamamen kaldırıp yerine “muhayyel” bir tezyinat ikame etmek.
Açıklamalarında bilimsel çıktıları hiç ama hiç dikkate almadıkları belli oluyor. Bu da demektir ki kendi kafalarındaki gerçekleri dayatmaya çalışıyorlar!”
TÜRK MAVİSİ
x’te Ferit Hanım hesabından gerçekleştirilen paylaşım da şöyle
“Selimiye Camii restorasyonu için planlanan değişikliklerden biri de kubbedeki hat zemininin rengi. Türk mavisinin siyahla değiştirilmesi, din yorumundaki değişimi gösteriyor.
Din anlayışı, metinden, mantıktan, kelamdan hatta muhakeme ve hitabetten daha çok güzel sanatlarla temsil edilir. Maviden siyaha geçiş, Türk din yorumundan vazgeçildiğini ve radikalizmin benimsendiğini gösteriyor.”
Olgay GÜLER Edirne İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası Başkanvekili Yüksel Meriç, KYK yurtlarındaki yatak kapasitesinin arttırılmasıyla, üniversite öğrencilerinin büyük bölümünün bu imkandan yararlandığını, bu nedenle kentteki kiralık dairelerin yüzde 70’inin boş kaldığını söyledi. Başkanvekili Meriç, yaklaşık 44 bin öğrencinin eğitim gördüğü Trakya Üniversitesi’nde yeni eğitim ve öğretim döneminin başlamasına rağmen, kentteki kiralık dairelerinin yüzde 70’inin halen boş durumda olduğunu söyledi. KYK yurtlarında bu yıl yatak kapasitesinin arttırılmasıyla, öğrencilerinin çoğuna yurt çıktığını, bu durumun emlak sektörünü etkilediğini belirten Meriç, kiralık daire fiyatlarının da yüksekliğine dikkat çekti.
‘EMLAKÇILAR EVLERİ KİRALAYAMADI’ Kentte öğrenim gören öğrencilerin yüzde 80’e yakınına yurt çıktığını söyleyen Meriç, “Yaklaşık 44 bin öğrenci geldi ama biz emlakçılar olarak maalesef o öğrencileri göremedik. Sebebi şu; öğrenciler önce KYK başvuru sonuçlarını bekledi. KYK sonuçları açıklandıktan sonra da odalara ek yatak konularak kapasite artırıldı. İkişer kişilik odalar dörde, sekize çıkarıldı. Bunun yanında Edirne’deki bazı özel yurtlar da KYK tarafından kiralandı. Sonuç olarak KYK’ya başvuran öğrencilerin yüzde 70–80’ine yurt çıktı. Geriye kalan yüzde 20–30’luk bir kesim bize başvurdu. Ama piyasada ev sayısı fazla olduğundan bu öğrenci potansiyeli beklenen ilgiyi yaratmadı, emlakçılar evlerini kiralayamadı” dedi. ‘EVLERİN YÜZDE 70’İ BOŞ DURUYOR’ Kiralık dairelerin büyük kısmının hâlâ boş olduğunu belirten Meriç, “Oran vermek gerekirse emlakçılarda farklı sayılarda ev var ama genel olarak kiralık dairelerin sadece yüzde 20–30’u öğrencilere kiralanabildi. Yani yüzde 70’i boş durumda. Apart ve özel yurtlarda da aynı tablo var. Normalde yüzde 90–100 doluluk olması gerekirken, şu anda yüzde 60–70 seviyelerinde. Kampüse en yakın yurtlarda bile tam doluluk sağlanamadı. Daha uzaktakilerde oran yüzde 50–60’lara kadar düştü. Hatta bazı yurt işletmecileri dolmadığı için yerlerini otele çevirmek zorunda kaldı” diye konuştu. ‘TEK UMUT EK TERCİHLERLE GELECEK ÖĞRENCİLERDE’ Ev sahiplerinin kira fiyatlarında geri adım atmada geç kaldıklarına da dikkat çeken Meriç, “Mal sahipleri tarafından, geri adım atan oldu ama geç kalındı. Öğrenciler ilk etapta evlerini tuttu. Ondan sonraki süreçte zaten yerleştiler. Şu anda boş kalan evleri öğrenciye kiralama ihtimalimiz yüzde 5–10’u geçmez. Bundan sonra tek umut ek tercihlerle gelecek öğrenciler veya kalabalık yurt odalarından çıkıp eve geçmek isteyenler. Çünkü sekiz kişilik odada ders çalışmak kolay değil. Ekonomik durumu biraz daha iyi olan aileler çocuklarını eve çıkarabilir. Ama bu oran toplamda yüzde 10’u geçmez” şeklinde konuştu.
Roman Gençlik Derneği tarafından, Roman vatandaşların istihdama erişiminde yaşadıkları sıkıntıların belirlenerek çözüm önerilerinin geliştirilmesini içeren Avrupa Birliği projesinin açılış toplantısı Edirne’de gerçekleştirildi.
Avrupa Birliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından desteklenen ve Roman Gençlik Derneği tarafından yürütülen “Roman Vatandaşların Nitelikli ve Güvenceli İşlere Katılımında Karşılaşılan Zorluklar – Edirne Örneği” projesinin açılış ve tanıtım toplantısı RYS Otel Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve Roman topluluklarından çok sayıda katılımcı ilgi gösterdi.
‘ROMAN VATANDAŞLARIN İSTİHDAMI KALKINMA İÇİN DE KRİTİK ÖNEME SAHİP’
Toplantıda, projenin Roman vatandaşların istihdama erişimde karşılaştıkları yapısal engelleri ortaya koymayı, kamu kurumları ve işverenlerle iş birliği içinde çözüm önerileri geliştirmeyi ve kapsayıcı bir istihdam modeli oluşturmayı amaçladığı belirtildi. Açılış konuşmalarında, Roman toplumunun çalışma hayatına daha etkin katılımının yalnızca bireylerin refahı açısından değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik ve sürdürülebilir kalkınma için de kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.
‘EDİRNE MODELİ TÜM TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLABİLİR’
Projenin önümüzdeki 6 ay boyunca Edirne’de uygulanacağı, bu süre zarfında kamu kurumları, işverenler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve Roman vatandaşlarla birebir görüşmeler yapılarak kapsamlı bir rapor hazırlanacağı belirtildi. Roman Gençlik Derneği adına Dr. Ertuğrul Tanrıkulu projeyi ve planlanan faaliyetleri tanıtırken, Dernek Başkanı Selçuk Karadeniz, “Roman vatandaşların hak ettikleri koşullarda çalışma hayatına katılmaları için hep birlikte sorumluluk almalıyız. Bu proje, sadece bir başlangıç; Edirne’de oluşturacağımız model, tüm Türkiye’ye örnek olabilir” dedi.
Edirne’de, yılın ahisi seçilen elektrik ustası Feridun Kemallarlı, 38’inci Ahilik Haftası kapsamında Ticaret İl Müdürü Mustafa Kurt ve Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) Başkanvekili Selçuk Gül ile birlikte, esnafı ziyaret ederek çiçek dağıttı.
Ülke genelinde devam eden 38’inci Ahilik Haftası kutlamaları kapsamında Edirne’de, yılın ahisi Feridun Kemallarlı beraberinde Ticaret İl Müdürü Mustafa Kurt ve EDESOB Başkanvekili Selçuk Gül ile birlikte esnaf ziyaretinde bulundu. Ziyaretlerinde Vakıf İş Hanı esnafıyla başlayan üçlü, burada çiçek vererek Ahilik Haftası’nı kutladı.
‘AHİLİK BİLİNCİNİ ARTTIRMAK İSTİYORUZ’
EDESOB Başkanvekili Selçuk Gül, hafta kapsamında ahilik bilincini arttırmak adına esnaflara ziyaretler yaptıklarını belirterek, “Ahilik Haftası’nın 38’incisi kutlanıyor. 1300’lü yıllardan beri yapılan ahilik kutlamalarının, küçük esnafımız adına yararlı ve faydalı olacağını düşünerek, bütün esnafımızı dolaşıyoruz. Ahilik hakkında bilinci arttırmak için esnafımıza ziyaretlerde bulunuyoruz. Esnafımızda da yavaş yavaş bu algı oluşmaya başladı. Ahilik Haftamız kutlu olsun” dedi.
‘UFAK ESNAFIN ANILMASI GÜZEL’
Vakıf İş Hanı’nda 38 yıllık tekstil ürünleri satan esnaf İlhan Dinga, ahiliğin çok eski bir gelenek olduğunu söyleyerek, “Ahilik çok iyi bir gelenek. Tarihi bu kadar eskiye dayanan bir gelenek kapsamında, ufak esnafın da anılması çok güzel. Hatırlanmak bile çok güzel. İnşallah hepimiz bu yolda ilerleriz” diye konuştu.
‘AHİLİK ESNAFIN BİR KÜLTÜRÜ’
İş Hanı’nda 15 yıllık çantacılık yapan İbrahim Doğan da, “Ahilik esnafın bir kültürü, müşteriye güzel davranmak, ülkemize yararlı esnaf olmak için sürdürülen bir gelenek. Çok mutlu olduk ziyaretten dolayı, hepimizin Ahilik haftası kutlu olsun” şeklinde konuştu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın maddi katkıları ile Edirne Valiliği ve Mustafa Baştan Kültür ve Sanat Derneği iş birliğinde düzenlenen Edirne Yaşayan Miras Festivali 25-28 Eylül 2025 tarihleri arasında farklı şehirlerden gelen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarına ve sanatseverlere Söğütlük Millet Bahçesi’nde ev sahipliği yaparken, “Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali”nin ikincisi de aynı tarihler arasında yine aynı alanda gerçekleştirilecek.
EDİRNE YAŞAYAN MİRAS FESTİVALİ’
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın maddi katkıları ile Edirne Valiliği ve Mustafa Baştan Kültür ve Sanat Derneği iş birliğinde düzenlenen 18’si Edirne’den, 15’i 6 farklı ilden toplam 33 Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçı ve sanatkârın katılacağı ve birçok sanat dalının tanıtılacağı ‘’EdirneYaşayan Miras Festivali’’ Söğütlük Millet Bahçesi-Karaağaç’ta bugün sanatseverlerle buluşacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla hayata geçirilen festival; geleneksel el sanatlarını desteklemeyi, sanatları ve sanatçıları tanıtmayıve bu eşsiz mirası gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.Uygulamalı atölyeler, sergiler, konserler, gösteriler, ustalarla söyleşiler ve mahalli sanatçıların performanslarına ev sahipliği yapacak olan festival, Edirne’nin kültürel ve sanatsal atmosferinin zenginleştirilmesine ve canlandırılmasına katkı sağlayacak. Edirne’deilk kez düzenlenecek Yaşayan Miras Festivali, ziyaretçilere el sanatlarının inceliklerini yakından deneyimleme ve yaşayan miras unsurları ile tanışma fırsatı sunacak.
Festival, 25 Eylül Perşembe günü saat 18:00’de, Edirne Valisi Yunus Sezer ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin katılacağı açılış töreniyle başlayacak. Festival kapsamında; Fayton ve Talika Yapımcılığı, Edirnekâri, Kalemişi, Kispet Yapımı, Deri İşleme, Saraciye, Kırkyama, Çalgı Yapımcılığı (Üç Telli Saz), Bitkisel Örücülük, Çinicilik, İğne Oyacılığı, Aynalı Süpürge, Kanaviçe, Sim Sırma, Dival İşi, Cam Şekillendirme, Keçecilik, Ahşap Oyuncak Yapımı, Filografi (Çivi Sanatı), Kazaziye, Naht, Çarpana Dokuma gibi geleneksel el sanatlarımızın usta temsilcileri, Söğütlük Millet Bahçesi Karaağaç’ta kendileri için hazırlanan stantlarda eserlerini tanıtacak.
Festivalde ayrıca Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının farklı birçok etkinliği de yer alacak. Edirne Yaşayan Miras Festivali; festival süresince Edirne Söğütlük Millet Bahçesi-Karaağaç, Ayşen Avcı Çavdar’ın Ebru, Esen Bal’ın Sim Sırma (Çerkes Dışe Yidağe), İlknur Türker Eriz’in Şükûfe, Nur Erküp Ercan’ın Tezhip sergilerine ev sahipliği yapacak. Mutluluk Reçetesi” konulu söyleşisiyle Uzman Psikolog Yelda Başaran, festivalde katılımcılarla buluşurken; müzisyen İlkay Olguncan ise kanun dinletisiyle sanatseverlere unutulmaz bir müzik ziyafeti sunacak. Dr.Evrim Kaşıkçı & Yambol Band, Edirne Söğütlük Millet Bahçesi-Karaağaç’ta sevilen şarkıları Edirneli sanatseverler için seslendirecek. Festival kapsamında Karagöz sanatçısı Enis Ergün’ün Karagöz gösterisi ile Göher Uygur’un kukla gösterisi, minik ziyaretçilere keyifli anlar yaşatarak onları geleneksel sahne sanatlarıyla tanıştıracak.
Sevilen şarkıcı Kıraç ise 26 Eylül Cuma günü Söğütlük Millet Bahçesi-Karaağaç’ta gerçekleşecek ücretsiz halk konserinde sahne alacak.
EDİRNE GASTRONOMİ FESTİVALİ
“Topraktan Sofraya Edirne Gastronomi Festivali”, bu yıl ikinci kez 25–28 Eylül 2025 tarihleri arasında Söğütlük Millet Bahçesi’nde düzenlenecek.
Edirne Valiliği himayesinde, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleşecek festival; saray mutfağının ihtişamı, Balkan göçmenlerinin taşıdığı tatlar ve yerel halkın asırlık tariflerini aynı sofrada buluşturacak.
İPSALA PİRİNCİ BAŞROLDE
İlk gösteri ana sahnede saat 18.45’te Trakya Üniversitesi Balkan müzik ve Gösteri Sanatları Topluluğu’nca gerçekleştirilecek “Topraktan Sofraya: Pirincin Dansı” olacak. Açılışta, kentin mutfak kültüründe önemli yere sahip Ağa Pilavı ziyaretçilere ikram edilecek.
DÖRT GÜN, DÖRT SAHNE
Festival, dört gün boyunca Ana Sahne, Gastronomi Sahnesi, Çocuk Sahnesi ve Stant Alanı olmak üzere dört farklı noktada etkinliklere ev sahipliği yapacak.
Ana Sahne’de konserler ve halk oyunları, dans gösterileri ile Edirne’nin kültürel zenginliği ve canlılığı izleyicilere aktarılacak. Gastronomi Sahnesi’nde ünlü şeflerin katılımıyla gerçekleştirilecek workshoplar, yemek yarışmaları ve özel sunumlarla Edirne mutfağı tüm yönleriyle tanıtılacak. Çocuk Sahnesi ise minik ziyaretçilere özel atölyeler ve eğlenceli gösterilerle gastronomi kültürünü keyifli bir şekilde aktaracak.
Böylece festival, sadece damaklara hitap etmekle kalmayacak; ziyaretçilere Edirne’nin lezzetlerini ve kültürel zenginliklerini bir arada deneyimleme fırsatı sunacak.
YÖRESEL TATLAR, YEREL ÜRETİM
Festivalde, Edirne’nin simgesi haline gelen badem ezmesi ve kurabiyelerden, meşhur peynir çeşitlerine; bakliyat, sebze ve meyvelerden el emeği ürünlere kadar pek çok tat ziyaretçilerle buluşacak.
Edirne Fotoğrafa Sanatı Derneği’nde (EFOD) kurulanServet Çınar Fotoğraf Atölyesi’nde 6 fotoğraf sanatçısının 8 aylık çalışmaları sonucu hazırlanan ‘Fotoğraf Her Yerde’ sergisi, Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde beğeniye sunuldu.
EFOD, yeni dönemine atölye çalışmalarıyla hızla devam ediyor. Çalışmalar kapsamında, fotoğraf sanatçısı Servet Çınar yönetiminde oluşturulan atölyede, Binnur Büyükşimşek, Gözde Beşer, Gülnur Ersöz, İsmail Büyükşimşek, Oskan Çokgezer ve Sabiha Tarçın’dan oluşan 6 fotoğraf sanatçısının 8 aylık çalışmalarından oluşan ‘Fotoğraf Her Yerde’ sergisi, beğeniye sunuldu.
Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen serginin açılışına Edirne Belediye Başkan Vekili Cenk Ergüden, Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, Edirne Barosu Başkan Vekili Aygün Ulubey Ergüden, EFOD Başkanı Serdar İyiiz ve çok sayıda fotoğraf sever katıldı.
‘BİR HİKAYEYE TANIKLIK EDECEKSİNİZ’
Serginin açılışında konuşan atölye sorumlusu Servet Çınar, sanatçıların dikkatle işlenmiş bakış açılarının sergide yer aldığını söyleyerek, “Bugün burada, fotoğraf sanatının büyüsünü ve değerini paylaşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu sergiyi gezerken, sadece fotoğraflara bakmakla kalmayacak, aynı zamanda fevkalade bir yaşama, bir hikâyeye de tanıklık edeceksiniz. Bu noktada, sergide yer alan eserlerin ortaya çıkış sürecine de kısaca değinmek istiyorum. Yaklaşık sekiz aylık yoğun bir çalışmanın ve değerli bir deneyim sürecinin ürünleriyle karşı karşıya olacaksınız. Altı değerli arkadaşım, her hafta sonu bir araya gelerek farklı mekânlarda gözlemler yaptı, çekimler gerçekleştirdi. Bununla yetinmeyip, haftanın bir akşamında da bir araya gelerek çektiğimiz fotoğrafları değerlendirdik, tartıştık, eleştirdik ve sonunda ortak bir sonuca ulaşmaya gayret ettik” diye konuştu.
EFOD Başkanı Serdar İyiiz de derneğin FIAP unvanlı sergi salonunda yılda 5 adet sergi gerçekleştireceklerini söyleyerek, “Geçen yıl, EFOD’un sergi salonu, Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu’nun (FIAP) onayıyla ‘FIAP Sergi Salonu’ unvanını aldı. Bu kabul, oldukça uzun ve titiz bir sürecin sonucunda gerçekleşti. 2024 yılı Kasım ayında Hindistan’da düzenlenen Dünya Fotoğraf Kongresi’nde, EFOD olarak hazırlayıp gönderdiğimiz belgeler ve yürüttüğümüz çalışmalar kongrede değerlendirildi. Orada yapılan oylama sonucunda, oy birliğiyle kabul edilerek salonumuz bu unvanı kazandı. Altını özellikle çizmek isterim ki, dünyada 110 ülke FIAP’a üyedir. Türkiye’nin de dahil olduğu bu geniş konfederasyonda, yalnızca 33 sergi salonu FIAP tarafından kabul edilmiş durumda. Bunlardan biri de artık EFOD’un sergi salonudur. Bu unvanın gerekliliği olarak her yıl beş sergi açmak zorundayız. Çok yakında bu salonda da sergilerimizi siz değerli sanatseverlerle buluşturacağız” dedi.
‘FOTOĞRAF, SADECE BİR KARE DEĞİLDİR’
Edirne Belediye Başkan Vekili Cenk Ergüden de fotoğrafın hayatın her anına dokunan evrensel bir dil olduğunu kaydederek, “Fotoğraf yalnızca bir kare değildir. Bazen bir şehrin ruhunu, bazen bir insanın bakışındaki duyguyu, bazen de doğanın saklı güzelliklerini bizlere hatırlatır. Bu nedenle fotoğraf, hayatın her anına dokunan evrensel bir dil oluşturmaktadır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu sergi, bize aslında çevremizde güzelliklerin her yerde olduğunu ve sadece onları görmeyi bilmemiz gerektiğini hatırlatıyor. Edirne Belediyesi olarak bizler de her zaman bu tür güzel faaliyetlerin yanında olduğumuzu, sanatçının ve sanatın yanında durduğumuzu özellikle vurgulamak isterim” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından, atölyede yer alan fotoğraf sanatçılarına teşekkür belgeleri takdim edilirken, Atölye Sorumlusu Çınar’a da verildi.