Kırcasalih ve Anafartalar küme düştü

Şampiyon Keşanspor’u 3-0 yenen Yeniimaret Spor karşılaşma sonrası ikincilik kupasını aldı

Cemal KUDAY

Keşanspor’un bir önceki hafta şampiyonluğunu ilan ettiği Edirne Süper Amatör Ligi’nde 2025-2026 sezonu karşılaşmalar ile sona ererken, lige veda eden iki takım Kırcasalih ile Anafartalar oldu.

Süper Amatör Lig’de sezonun son haftasında yer alan 5 karşılaşmadan 2’si merkez, diğer 3’ü ise İpsala, Havsa ve Lalapaşa’da oynandı.

YENİİMARET-KEŞAN MAÇI

Toplam 23 golün kaydedildiği ligin son haftasında Yenimaret deplasmanına genç bir kadro ile gelen şampiyon Keşanspor sahadan 3-0 mağlup ayrıldı. 

1.Amatör Küme’ye son sıradaki Anafartalar ile gol averajı ile 9. sırada kalan Kırcasalih düştü.

SON HAFTA SONUÇLAR

Ata Genç 1–2 Çarşı

Osmanlı 3-2 Anafartalar

İpsala 1-3 Kırcasalih

Yeniimaret 3-0 Keşan

Lalapaşa 7-1 Aşçıoğlu

2.Amatör Lig’de perde açıldı

Cemal KUDAY

2025-2026 Futbol sezonu 2 Amatör Ligi’nde 2025-2026 sezonu A Grubu’nda oynanan 2karşılaşmalar ile başladı.

5 takımdan oluşan A Grubu’nda ilk 2 maçta fileler 9 kez havalandı. 4’er takımdan oluşan B ve C Grubu’nda takımlar ise 19 Nisan Pazar günü sahaya çıkacak.

İLK HAFTA TOPLU SONUÇLAR

A Grubu:

İstasyon Spor 4-1 Edirne Birlik Spor

Hıdırağa Spor 0-4 Küçükpazar Spor

25 Kasım Spor Bay

Futbolun okullu küçükleri Saraçhane’de

Okul Sporları Futbol Küçükler Edirne Grup Müsabakaları, Saraçhane Futbol Sahalarında oynanan karşılaşmalarla başladı.

Toplam 9 ilden 12 takım ve 168 sporcunun katılım sağladığı organizasyon, dün ilk maçlarla start aldı. Takımlar, grup aşamasında başarılı olarak bir üst tura yükselmek için mücadele edecek. Edirne’yi Mehmet Ruşen Erkurt Ortaokulu’nun temsil ettiği grup maçları 15 Nisan tarihinde sona erecek.

Turnuvaya katılan okullar:

Balıkesir – Özel Balıkesir Açı Ortaokulu

Edirne – Mehmet Ruşen Erkurt Ortaokulu

İstanbul 3 – 75. Yıl Ortaokulu

İstanbul 5 – Özel Oğuzkaan Koleji Ortaokulu

Tekirdağ – Öğretmen Mediha Mehmet Tetikol Ortaokulu

Bursa 2 – Gazipaşa Ortaokulu

Bursa 3 – Şehit Piyade Er Rahim Keskin Ortaokulu

Çanakkale – Özel Çanakkale Bahçeşehir Koleji Ortaokulu

Kırklareli – Özel Lüleburgaz Akım Ortaokulu

Kocaeli 1 – Edebali Ortaokulu

Kocaeli 2 – Dumlupınar Ortaokulu

Yalova – Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu

Edirne 1922’yi yendiler lider oldular

İsmail DEMİRAY

Erkekler Bölgesel Basketbol Ligi’nde (EBBL) A Grubu’nda yer alan Edirne 1922, ligin 8. haftasında Tekirdağ Namık Kemal’e farklı skorla yenildi: 71-95

Edirne1922 – Tekirdağ Namık Kemal arasında Mimar Sinan Spor Salonu’nda oynanan maçtas konuk takım 4 periyotu da önde tamamladı. Lider İzmir Büyükşehir Florya Elit deplasmanında mağlup olunca Edirne 1922’yi deplasmanda yenen Tekirdağ Namık Kemal A Grubu’nda liderliğe yükseldi.

Edirne 1922, sezondaki 6. yenilgisi ile birlikte yeniden son sıraya geriledi.

PERİYOTLAR:

1Çeyrek

13-16 (13-16)

2Çeyrek

22-27 (35-43)

3Çeyrek

15-27 (50/70)

4Çeyrek

21-25 (71-95)

8. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Florya Elit 90-83 İzmir Büyükşehir

Çanakkalespor 72-64 Ufukcan Aydın

Edirne1922 71-95 Tekirdağ Namık Kemal

ISTRANCALARIN ETEKLERİNDE

Sigortacı, öğretmen, iş adamı, marangoz, muhasebeci, sağlık çalışanı, emeklisinden polis, asker, öğretmen ve işçi.

Gencinden yaşlısına, çalışandan emeklisine hepsi birbirinden farklı 10 insan bir arada Istrancalar’ın eteklerine tırmanmaya çalışıyorlar. Grupta neşe hakim, sohbetler rampalarda bile kesilmiyor, kahkahalarıyla Istrancalar inliyor.

Kim bunlar? Neden, nasıl bir araya gelmişler, amaçları ne?

Edirne Doğa Sporları Kulübü’nün üyeleri her biri. Onları bir araya getiren tek tutku aynı zamanda bisiklet.

Sosyal hayatta pek bir araya gelmeleri mümkün olmayan farklı meslekten, farklı yaşlarda 10 ayrı kişi.

Tek ortak tutkuları bisiklet ve onları bir araya getiren kurum da EDOSK. Ahmet Ali Tunç, Alpay Kırmızı, Cevat Çakar, Deniz Hayırsever, Kani Reşat Gökalp, Kutlu Kağan Bayrak, Müjdat Özgür, Raşit Yıldız ve ben asılıyoruz pedallara Tunca ovasından Istrancalar’ın eteklerine doğru.

Ben de grubun içindeyim, bazen önde, bazen arkada. Çoğumuzun bisikletleri elektrik takviyeli. Müjdat ve Raşit arkadaşımız kara şanzıman misali zinciri koparacakmışçasına asılıyorlar pedallara elektrikli teknolojiyle donatılmış pedaldaşlarına yetişmek amacıyla manuel bisikletleriyle.

Çevremizi ilgiyle ve mutlulukla inceliyoruz. Mutluluğumuz ve neşemizin ana kaynağı uyanmaya başlayan doğanın içindeyiz. Kanola tarlaların sarımsılığı, buğday tarlalarının yeşilimsiliği ve doğanın mest eden kokusunu hissediyoruz.

Tur başlangıç yerimiz Mimar Sinan heykelinin önü. Fotolar özenle çekildikten sonra Saraçhane’ye doğru süzülerek iniyoruz tek sıra halinde. Foto ve video işleri Cevat arkadaşımızda. Teknolojiye hakim ve harika çalışmalar çıkarıyor her tur sonrasında. Bütün sporcuların üzerinde EDOSK kıyafetleri, başlarında kasklarıyla tam donanımlı bir haldeler.

İlk mola Değirmenyeni köyünde veriliyor. Çaylar eşliğinde benim belirlediğim rota üzerinde kısa bir sohbet sonrasında yola devam, ilk hedef Suakacağı köyü.

Suakacağı köyüne uğramadan yanından sarıyoruz 6 km sürecek olan dik rampaya. Elektrikliler tam hızla yükselirken manuel bisiklet süren arkadaşlarımıza uyum gösterebilmek için kısa molalarla devam ediyor yolculuk. Rampanın ortalarında yolun kenarında labadalar ilgisini çekiyor grubun, toplanan labadalar üzerine konferanslar veriliyor, sporcular sadece bisiklet konusunda değil de mutfak kültürü konusunda da birer uzman olduklarını kanıtlamaya çalışıyorlar.

Devam yola. Bir süre sonra sertliği azalan rampayla birlikte Çatma köyü sapağına geliyoruz. Orada da kısa bir mola sonrasında pedallar tekrar dönüyor Hanlıyenice’ye kadar olan 4 km’lik sert stabilize yola doğru. Zorlu bir yolculuk oluyor burada. Zemin bazen sert, bazen yumuşak, taşlı, kumlu mecburen yavaş ve dikkatli sürüyoruz.

Hanlıyenice köyüne vardıktan sonra sessiz ve kimsesiz köy kahvesine şöyle uzaktan sitemkar bir bakış attıktan sonra kuzeyi arkamıza alarak, hafif eğimli asfalt yolda süratle ilerlemeye başlıyoruz.

Oda ne? Manuel bisikletleriyle devam eden Müjdat ve Raşit arkadaşımızı durdurmak mümkün değil. Günün büyük bir bölümünde arkadan gelen kara janzıman arkadaşlarımız hınçlarını alırcasına basıyorlar pedallara önümüz sıra.

Bu hızla gidişimizin aslında gizli ve çok önemli bir nedeni var. Önümüzdeki ilk köy Çömlekakpınar’da yağmur ve şükür duası var ve pilav ikram edilecek, üstelik de dana etlisinden.

Aç 10 bisikletliyi seyretmeye doyum olmuyor. Hırsla dönüyor pedallar asfalt yolda. Yolda bizi karşılayan arka arkaya araçlar ümidimizi kırıyor. Biten dua ve ikram edilen pilavlar bittiyse biz kaldık yine kuru tosta.

Nefes nefese giriyoruz Çömlekakpınar’a. Yolda ellerinde poşetlerle pilavlar ve ayranları almış köylü kadınlara sitemkarca bakarak hızla giriyoruz dua alanına. Son kazanın dibini kazımakla uğraşıyor pilav ustaları. Bisikletlerimizle hızla giriyoruz sıraya neyse ki birer tabak pilav, ayran ve helvadan oluşan ziyafetimizle tamamlıyoruz bu son bir saatlik çılgın sürüşümüzü.

Karnı tok bisikletliler çay keyfi yapıyorlar sonrasında Çömlekakpınar kahvesinde. Yarım saatlik bir molanın ardından artık hedefimizde Edirne, evlerimiz var. Pedallar artık sakince evlerimize doğru dönüyor.

Cevat arkadaşımız son fotolarını ve videolarına aldıktan sonra kanola tarlalarının yanından ovadan devam ediyoruz.

Bir tur daha keyif ve neşeyle sona eriyor. Geriye anılarıma ekleyebileceğimiz neşeli bir gün daha ekleniyor.

EDOSK’la daha nice turlara.

Hayatta iken yapılmalı!

Basın camiası çok değerli bir büyüğünü, koca bir çınarı kaybetti pazar günü.

Duayen gazeteci Feyzullah Aktan’ın ölüm haberi üzüntüyle karşılandı.

Kendisini yakından tanımış, birkaç kez değerli görüş ve önerilerini dinleme şansım olmuştu.

Hatta, sahibi olduğu Keşan Önder Gazetesi’nde onun özel ricasıyla birkaç köşe yazısı da kaleme almıştım.

2015 yılında ismi Keşan Belediyesi tarafından Erikli’de bir dinlenme ve çocuk parkına verilmiş, onurlandırılmıştı.

Açılışına da bizzat katılmış, o mutluluğu yaşamıştı.

Nur içinde yatsın inşallah.

Zaten doğrusu da bu olmalı.

Bir il ya da ilçeye önemli hizmetleri olmuş insanların isimleri herhangi bir cadde, sokak, park veya tesise verilecekse onlar hayatta iken verilmeli.

Mesela Hamdi Sedefçi!

Edirne’ye tam 20 yıl Belediye Başkanı olarak önemli hizmetleri olmuş bir isim sayın Sedefçi.

Şuan inzivaya çekilmiş bir vaziyette yaşamını sürdürüyor.

Nehir kenarında yaşadığı evde su baskınlarına maruz kalıyor ve kurtarma çalışmalarıyla gündeme geliyor iki defadır.

Allah sağlıklı ve uzun ömür versin.

Doğruyu söylemem gerekirse; Hamdi Sedefçi isminin herhangi bir yere verilip verilmediğini bilmiyorum.

Ancak yaptığım araştırmada herhangi bir bilgiye ulaşamadığım için bir örnek olarak yazmak istedim.

Yapıldıysa ne alâ ve yetkililerden özür dilerim.

Ama hala yapılmamış ise derhal yapılmalı derim şahsen.

Kamuoyunda Efsane Başkan diye anılan sayın Sedefçi de bunu görmeli, onurlandırılmalı.

Ayrıca şunu da söylemeliyim ki; bu temennim Edirne’de böylesi hatta daha da fazla hizmetleri dokunan diğer önemli isimler için de geçerlidir.

Dilerim dikkate alınır ve en kısa zamanda da gerekenler yapılır bundan sonra.

ATAMIZ VE DİNİMİZ

Bu konuyu, kendi söylemleriyle açıklamadan önce şunu belirtelim ki, sevgili atamız, Mustafa Kemal, hayatı boyunca yaptıklarıyla, Kuran’ı Kerim yoluna uygun yaşadığını görmekteyiz. Bu tarihi kayıtlarla ispatlı ve açıktır. Şeytanla yatıp, şeytanla kalkanlar, tabi ki hep devrede olacak ve de fitne, fesat üretip, gerçekleri tahrif etmeye gayret edeceklerdir.
Atamız, birçok toplantıda, Hz. Muhammet’i “Allah’ın birinci ve en büyük kulu” olarak nitelendirmesiyle birlikte, Kuran’ı Kerim’i de şanlı ve en eksiksiz kitap olarak ifade etmiştir. Toplantılarda Uhud şavaşının planını çizerek, Peygamberimizce alınan tedbirlerin isabetini vurgulamış ve büyük askeri dehanın, siyasi görüşleriyle de ne kadar yükseldiğini anlatmıştır. Hz. Muhammet’i, din tellallığı sığlığı ile sıradanlaştırmaya çalışanlara karşı çıkarak: “Bu gibi cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve başardıklarını asla kavrayamamışlardır!..” demiştir.
Bir toplantıda, Atatürk, din hocalarına şöyle bir soru yöneltmiştir.
“Hz. Muhammet, Allah’ın nezdinde nasıldır?..”
Hocalardan birisi, “Allah’ın en sevgili kuludur.”
Demiş, başka biri de, “Allah’ın habibidir” gibi ezbere tanımlamalar yapmaktan öte bir tanım yapamamışlardır.
O toplantıda, Atamız Hz Muhammet’i şöyle tanımlamıştır:
“Bizim sevgili Peygamberimiz, Allah’ın emirlerini insanlığa, üstün devrimci davranışları ile bildirmiştir. AKILCI, İLİMCİ; ADALET VE HOŞGÖRÜLÜ; İLERİ GÖRÜŞLÜ, DEMOKRATİK, KÖLELİĞE, SÖMÜRÜYE, ZULME KARŞI, ÖZGÜRLÜKÇÜ; CÜMLE ALEME ADALETLİ; İNSAN, DOĞA, HAYVAN, AĞAÇ, BİTKİLERE HÜRMETLİ; HALKÇI, TOPLUMSAL GELİŞİM İÇİN MÜCADELECİ; HAKSIZLIKLARA KARŞI SAVAŞÇI; SAVAŞ PLANLARIYLA, DEHA KOMUTAN; İŞTİARECİ, ÇOK FİKİRLİ MECLİSİ SAVUNAN, CUMHURRİYETÇİ; POZİTİFTE AKIL İŞLETMEYİ İNSANLIĞA İBRETLERİYLE ÖĞRETEN, ALLAH YOLUNDA SOSYAL BİR DEVRİMCİDİR!..” diye, sevgili Peygamberimizi tanımlamıştır.
Yukarda ki, Peygamberimizin getrdiklerine bakın, bir de dünyada, “Biz müslümanız” diyenlerin hallerine bakın, hiç birbirine uyuyor mu?..
O zaman kime uyulmuş?..
Türk nesillerin bunlardan neden haberleri yok acaba!
Köleciliği marifet sanan El–alem, Müslüman Türk nesillerin bunları bilmesini ister mi?..”
El-alemin çıkarlı yazdığı, bilim kitaplarıyla ezbere bilim, köklerine, geçmişine, özbenliğine ihanet olmaz mı?..

Hani senin bilimin?..” demezler mi?..

Kuran’ı Kerim. Sure 61/Ayet 8:
Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki, Kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.
10/100: Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O aklını kullanmayanlara murdarlık verir.

Duayen’in vedası!

Trakya’da yerel basının duayen isimlerinden, gazetecilik mesleğine Lüleburgaz Kepirtepe Köy Enstitüsünde “Bizim Sesimiz” isimli okul gazetesini çıkarırken gönül veren Gazeteci Feyzullah Aktan vefat etti. Önceki gün tedavi gördüğü hastanede yaşama gözlerini yuman Feyzullah Aktan yaşamı boyunca mesleğini ve yazın çalışmalarını sürdürdü.


“Bir süredir Keşan Devlet Hastanesi’nde tedavi görmekte olan Feyzullah Aktan, 12 Nisan saat 14.30 sıralarında 98 yaşında vefat etti. Feyzullah Aktan; merhume Ümmü Aktan’ın eşi, Doktor Gülder Esim, Gazeteci Oğuz Yaşar Aktan ve Gazeteci Cengizhan Aktan’ın babaları; Doktor Mustafa Esim ve Gazeteci Derya Aktan’ın kayınpederleri; Keşan Belediye Meclisi Üyesi Işıl Irmak Erel, Deniz Bilgin ve Bilgesu Aktan’ın dedeleri idi. Feyzullah Aktan;(13 Nisan 2026 Pazartesi günü ikindi vakti Hersekzade Ahmet Paşa Camii’nden (Büyük Cami) alınarak, Asri Mezarlık’ta toprağa verildi. Cenaze törenine Kaymakam Aziz Mercan, Keşan Belediye Başkanı Op Dr. Mehmet Özcan, İpsala ve Yeni Muhacır Belediye Başkanları da katıldı.


Feyzullah Aktan; aynı zamanda sınıf arkadaşı olan Ümmü Aktan ile birlikte çıkardıkları 1962 yılı sonunda Keşan’d Önder Gazetesini çıkarmaya başladı. Gazeteye vefat eden Oğlu ‘Önder’in adını veren ve evladı olarak gazetesini bağrına basan Aktan cifti 2008 yılıında Ümmü Aktan’ın vefatına kadar birlikte çalıştı. Keşan’da yayınını günlük vasıflı gazete olarak sürdüren Önder, 31 Aralık 2019 tarihinde basılı yayınına son verdi. Halen www.ondergazetesi.com.tr adresli internet sitesinde yayınını sürdürmektedir.
2017 yılında TEMA Vakfı Edirne Temsilcisi Şirin Çoğal’ın önerisiye Trakya Bölgesi’nde “Örnek Kıdemli Vatandaş” ödülüne aday gösterilerek TÜRYAK tarafından bu ödüle layık görüldü.


ÇOCUKLUĞU VE GENÇLİĞİ
Feyzullah Aktan’ın kendi kaleminden özyaşam öyküsü, mesleki, siyasi ve toplumsal konularda kendisiyle ilgili aldığı notlar şöyle:
Ana adı: Seher , Baba adı: Karani, Doğum yeri: Bulgaristan, Yenipazar-Çanlar köyü
Doğum tarihi: Musaf’ın arka sayfasındaki nota göre: 03.02.1928, Resmî: 01.07.1927
Dedelerinin aile unvanı: Mutafoğlu (mutaflık, Ortaasya Türklerinde keçi kılından at çulu ve torba dokuma işi)
1935 yılında Anavatan Türkiye’ye göç ederek, Kırklareli-Lüleburgaz-Çengelli köyüne iskan edildi. (7 yaşında idi) Annesi, babası, 2 kardeşi ile 5 kişilik bir aile. Bulgaristan’da okula başlamıştı, geldiği Çengelli köyünde okul yoktu. 1937 yılında Eğitmenli okul açıldı.
Köy muhtarlık odasında zemine serili hasır üstünde okula başladı. Aynı yıl annesi, yaptıkları kerpiç evi sıvarken merdivenden düşerek öldü.
1939 yılında okul bitti, 2.Dünya Savaşı başladı. Köyde kaz çobanlığı, koyun çobanlığı yaptı. Devletin verdiği toprakları işlemekte babasına yardım etti… 11 Ocak 1944 tarihinde Lüleburgaz yakınlarında açılan Kepirtepe Köy Enstitüsü’ne girdi. Alman orduları Romanya ve Bulgaristan’ı işgal edince, Türkiye’ye de saldırma ihtimali nedeniyle bütün öğrencilerle birlikte silahlı savaş/savunma eğitimi gördü…Okulda bazı arkadaşları ile birlikte ‘Bizim Sesimiz’ adlı duvar gazetesini hazırladı. Bursa Nilüfer ve Edirne Damla dergilerinde şiirleri çıktı. Sınıf başkanlığı yaptı ve bütün öğrencilerin katılımı ile gerçekleşen Okul Öğrenci Başkanlığı’na seçildi.


KÖY ENSTİTÜLERİNİN KAPANIŞINA GİDEN YOL
Savaş 1945 yılında Almanya’nın yenilgisiyle sona erince, 1946 yılında yapılan genel milletvekili seçiminde ilk kez oy kullandı… Bu seçimden sonra kurulan hükümette Köy Enstitülerinin kurucusu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’e yer verilmedi; yerine Köy Enstitülerine karşı olan Reşat Şemsettin Sirer alındı. Ve Köy Enstitülerinin kaderi olumsuz yönde değişmeye başladı. Ders programları değiştirildi, okulun güzel havası bozuldu. 1950 seçimlerinde iktidara gelen Demokrat Parti tarafından da 1954 yılında (İlköğretmen Okulu’na dönüştürülerek) kapatılmış oldu.
1948 Eylülünde okuldan ayrıldı. 14 Kasım 1948’de okul arkadaşı Ümmü Altan’la evlendi. 01 Ağustos 1949 ile 01 Ağustos 1951 tarihleri arasında Erzurum Uzunahmet köyündeki 17. Piyade Alayında askerlik yaptı… 1951’de Lüleburgaz’da çıkan Özdilek gazetesinde çalışmaya başladı. Yazıişleri müdürlüğü ve habercilik, yazarlık yaptı. (Keşan’daki Önder Gazetesi’nde kısa fıkralarında kullandığı ‘Kurt Kapanı’ sütun başlığı o günlerden gelmektedir.) Aynı yıl, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ne kaydını yaptırarak politikaya girdi


DERGİDE ÇIKAN YAZISI NEDENİYLE 31 AY HAPİS YATTI
01 Kasım 1952 tarihinde Lüleburgaz’da aylık Bizim Sesimiz dergisini çıkarmaya başladı. 1953 yılı Mart ayında 5. Sayıyı çıkardıktan sonra 26 Mart 1953 tarihinde (Türk Ceza Yasasının, sonradan kaldırılan 141/1. md.ne aykırı davranmaktan tutuklandı. 31 ay cezaevinde kaldıktan sonra beraat ederek çıktı.
BASIN-YAYIN YAŞAMI

  • Lüleburgaz: ÖZDİLEK Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü (1951), * Lüleburgaz: BİZİM SESİMİZ (Aylık Dergi- 1952-1953), * Lüleburgaz: İSTİKAMET (Aylık Dergi, ortak- 1956-1957), * Lüleburgaz: ÖNDER Gazetesi (Günlük Siyasi Gazete, 26 Nisan 1962)
    (Önder Gazetesi 1962 yılı sonunda Edirne/Keşan’a taşındı. Keşan’da yayınını günlük vasıflı gazete olarak 31 Aralık 2019 tarihine kadar yazılı basın hayatını sürdürdü. Aktan, Kurt Kapanı sütun başlığı altında günlük kısa fıkralar yazdı. ( Cumhuriyet, Hürriyet ve Milliyet gazeteleri Keşan muhabirliği yaptı.)
    ‘DOMUZ DOLABI’ KİTABINDA : NEDEN TUTUKLANDI ?
  • DOMUZ DOLABI (2012) adlı kitabında, 26 Mart 1953 tarihinde tutuklanıp Kırklareli Cezaevinde 31 ay yattıktan sonra aklanıp çıktığı olayı anlatmıştır.
  • İKİ SEÇİM ARASI/DEMOKRASİ KARASI (2017) adlı kitapta 2015 yılında art arda yapılan iki seçimin öyküsü vardır.
  • ERİKLİ DİYE BİR YER, üzerinde çalıştığı yeni kitabının adıdır. (Saros Körfezi’nin Kuzey sahilinde, Edirne/Keşan Belediyesi mücavir alanı içinde bulunan Erikli sahilinin altyapı hizmetleri imecesini anlatır.)
  • Sürekli Sarı Basın Kartı sahibi
  • Türkiye Basın Konseyi üyesi
  • Türkiye Basın Konseyiyle Dayanışma Derneği Üyesi
  • Trakya Gazeteciler Derneği üyesi
  • Edirne Gazeteciler Derneği üyesi
  • Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nin İzmir’de çıkardığı ‘Yeniden İmece Dergisi’nin Keşan Temsilcisi

SİYASETLE İLGİSİ

  • 1946 yılında yapılan genel milletvekili seçiminde ilk kez oy kullandı.
  • 1951 yılında askerlik dönüşü Lüleburgaz’da, Atatürk’ün kurduğu partiye (CHP) üye oldu.
  • 1964 yılında CHP Keşan İlçe Başkanlığına seçildi.
  • 1969 seçimlerinde Milletvekilliğine aday adayı oldu. Kaybetti.
  • 1973’te Edirne İl Genel Meclisi üyeliğine seçildi. Bu üyelik 12 Eylül 1980 askeri darbesine kadar sürdü.
  • 1977 seçimlerinde milletvekili aday adayı oldu. Kaybetti.
  • 12 Eylül darbesinden sonra siyasete girmedi. Sadece gazeteci olarak izledi.
    TOPLUMSAL YAŞAMA KATKILARI
  • Saros Körfezi’nin en güzel kumsallarından Erikli sahilinin alt yapısını (yol-su-biyolojik arıtmalı kanalizasyon sistemi) imece yöntemi ile gerçekleştirmek.
    AÇIKLAMA: Erikli sahili Keşan Belediyesinin mücavir alanıdır. Ancak, Belediye buraya hizmet için bütçesinden para ayıramaz. Zamanın Edirne Valisi Ünal Erkan bir formül bulur: sahildekiler Erikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi’ni kuracaklar, bu kooperatif ile Edirne Köy Hizmetleri Teşkilatı, aralarında imzalayacakları bir sözleşme ile susuz üç köyle ‘Su Birliği’ni oluşturacaklardı. Bu birlik hem sahili hem üç köyü suya kavuşturacaktı. Kooperatif 1989 yılında kuruldu. Köy Hizmetleriyle sözleşme imzalandı. Köylüler, birliğe girmeyi kabul etmeyince suyu yer altından çıkarmak ve yerlerine ulaştırmak kooperatife kaldı.
    Feyzullah Aktan’ın başkanlığındaki Kooperatif, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü’nün malzeme ve teknik yardımları ile suyu çıkarıp köylere ve sahile ulaştırdıktan sonra sahilin altyapısına yöneldi.
    Sahilde evleri ve arsası olanlar, kooperatife ortak yapılarak proje bedellerinden hisselerine düşenler taksitlendirilerek toplandı. Kimseye altından kalkamayacağı ağır yük yüklemeden su getirildi, yollar açılarak taş veya asfalt döşendi. En önemli iş olan biyolojik arıtmalı kanalizasyon sistemi de -devletin ve belediyenin tahminen 1/4 fiyatına- gerçekleştirildi. Biyolojik arıtmalı kanalizasyon sistemi halen kullanılıyor. Ancak, arıtma tesisi, yazları artan nüfusa yetmez duruma geldi.
    Keşan Belediye Meclisi, Erikli sahilinde düzenlenen çocuk parkına, sahile yaptığı altyapı ve çevre koruma hizmetleri nedeniyle ‘Feyzullah Aktan Parkı’ adını verdi.
    GAZETECİ BÖYLE YAŞADI MÜCADELE ETTİ VE İZİNİ BIRAKTI,

Freni patlayan minibüs iki kişiye çarptı!

Olgay GÜLER
Edirne’de, freni patlayıp sürücüsünün kontrolünden çıkan kapalı kasa minibüsün çarptığı 1’i çocuk 2 kişi yaralandı.
Kaza, öğleden sonra Sarıcapaşa Mahallesi Şah Davut Sokak üzerinde meydana geldi. F.Y. idaresindeki kapalı kasa minibüs, freninin patlaması sonucu sürücüsünün kontrolünden çıkarak önce park halindeki 3 araca, ardından sokak üzerinde yürüyen A.Ö. (59) ve yanındaki çocuğa çarptı.

Kazada minibüsün altında sıkışan A.Ö. ile yanındaki çocuk yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle A.Ö. aracın altından çıkarıldı.

Yaralılar, ambulanslarla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. A.Ö.’nün durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Sürücü F.Y., ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

ASMER yeni yerinde kapılarını açtı

Olgay GÜLER
Edirne’de bir süredir hizmet veren ASMER Fizyoterapi Merkezi, gerçekleştirilen açılışla yeni yerinde hastalarını ağırlamaya başladı.


Fizyoterapist Cihan Özen tarafından hizmet veren ASMER Fizyoterapi Merkezi, İstasyon Mahallesi Edirne Plaza’daki yeni yerinde hastalarını ağırlamaya başladı. Merkezin açılışı, AK Parti İl Başkanı Belgin İba ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, fizyoterapist Özen ve çalışma arkadaşları davetlileri ağırladı.

Kurdele kesimiyle merkezin açılışı yapılırken Özen, “Açılış günümüzde bizleri yalnız bırakmayan, yanımızda olan, katılım sağlayan, arayan ve güzel dileklerini ileten herkese gönülden teşekkür ederiz. Bu özel günde desteğinizi hissetmek bizim için çok kıymetliydi. Sizlerle birlikte daha güçlü, daha motive ve daha heyecanlıyız. İyi ki varsınız” dedi.