Süper Amatörde lider puan kaybetti

Yeniimaret

Edirne Süper Amatör Ligi’nde beşinci hafta maçları 23 Kasım Pazar günü oynandı. Haftanın maçında Osmanlı-Yeniimaret 1-1 berabere kaldı. Yeniimaret 1 puan farkla liderliğini devam ettirdi.
Osmanlı köyü sahasında Osmanlıspor ile Yeniimaretspor arasında oynanan maç büyük çekişme içinde geçti. Maç için Osmanlı’ya giden Yeniimaret taraftarları tribünlere renk getirirken maç karşılıklı atılan gollerle 1-1 sona erdi ve taraflar birer puana razı oldu. Yeniimaretspor 11 puanla lider durumda bulunuyor.

Lalapaşaspor


Ligte aynı puana sahip Lalapaşa ve İpsala Saraçhane 1 nolu sahada karşı karşıya geldi. Sahadan 2-1 galip ayrılarak puanını 10’a yükselten Lalapaşaspor puan cetvelinin ikinci sırasına yerleşti.
Ligte bir maçı eksik olan Keşanspor ise çekişmeli geçen maçta deplasmanda Kırcasalih’i 1-2 yendi. Keşanspor 10 puan ve maç eksiği ile ligte üçüncü sırada yeralıyor.
Süper Amatör Ligi’nde haftanın en farklı sonucunu deplasmanda Aşçıoğlu’nu 2-9 yenen Ata genç takımı elde etti.
Ligteki diğer maçta Anafartalar Çarşı Spor’u 1-0 yenerek üç puanı alan takım oldu.
SÜPER AMATÖRDE TOPLU SONUÇLAR
Lalapaşa 2-1 İpsala
Kırcasalih 1-2 Keşan
Anafartalar 1-0 Çarşı
Aşçıoğlu 2-9 Ata Genç
Osmanlı 1-1 Yeniimaret

BAL’da 5 atıp 5 yedik

Bölgesel Amatör Ligi 10. grupta mücadele eden Edirne 1922 deplasmanda Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü’ne 5-0 yenilirken Uzunköprüspor evinde Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş. takımını 5-0 yendi.
Bölgesel Amatör Ligi 10. grupta 8. hafta maçları 23 Kasım Pazar günü oynanandı. Edirne’nin ligteki temsilcisi iki takımdan Edirne 1922, deplasmanda Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü’ne konuk oldu. Güçlü rakibi karşısında varlık gösteremeyen Edirne 1922 sahadan 5-0 gibi farklı bir skorla yenik ayrıldı. Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü ise bu galibiyetle liderliği ele geçirdi. Edirne 1922 ise 4 puanda kaldı.
UZUNKÖPRÜ’DEN 5-0’LIK GALİBİYET
Bölgesel Amatör Ligi 10. grupta mücadele eden Uzunköprüspor ise evinde lig sonuncusu Büyük-çekmece Tepecik Spor A.Ş. takımını ağırladı. Baştan sona üstün oynayan takımımız sahadan 5-0’lık galibiyetle ayrıldı ve puanını 14’e çıkardı.
Tüm maçların 23 Kasım Pazar günü oynanacak olan grupta İstanbul Beylikdüzüspor-Vefa Spor Kulübü maçı 15.30’da, diğer tüm maçlar ise 15.00’te başlayacak.
10’NCU GRUPTA 8. HAFTA MAÇLARI SONUÇLARI
Levent Futbol Spor Kulübü 1-3 Ergene Velimeşe Spor
Küçükçekmece Spor 0-0 İfa
Uzunköprüspor 5-0 Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş.
İstanbul Beylikdüzüspor 1-1 Vefa Spor Kulübü
Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 5-0 Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü
Ezinespor 3-2 Kapaklıspor
Tekirdağspor 1-0 Bigaspor
Çatalcaspor haftayı bay olarak geçti.

TİCARET LİSELİYİZ BİZ

Pazar günü Ticaret Lisesi Mezunları 1984/85 Mezunlarına mezuniyetlerinin 40.Yılı Plaketini verdi. Buluştuk, özlem giderdik, pilava kaşık salladık.
Okulumuzdaydık yüzlerce mezun. Gençlerden çok yaşlılar vardı bizler gibi. Hepsinde ayrı bir heyecan. Hele dönem arkadaşlarıyla buluşanların değmeyin keyfine. Ya o koridorlarda 40 küsur yıl önce kaçamak bakışlarla birbirlerine süzen dönemin aşıklarının yine uzaktan bakışmaları. Yıllar acımasız yapmış yapacağını. Ama ha o heyecanlı buluşmalar yine eksik değildi pazar günü mezunlar gününde.


“Ticaretten Yankılar” okulumuzun gazetesi. Benimle yaşıt. 1964 yılından beri ara vermeden yayınına devam ediyor. Son sayılarında okul anılarımı kapsayan yazılar göndererek katkı vermeye çalışıyorum bende. Aşağıdaki yazı yayınlanmayan, sansüre takılan okul anıları. Oysa ne kadar da masumca.
Not; Yazımın sansüre takılmasının nedeni gençleri sigaraya teşvik etmesiymiş. O dönemde sigara içen arkadaşlarım ben de dahil olmak üzere sigara içen yok şu anda aramızda.


İşte o sansüre takılan yazı;
ARKADAŞ ISLIKLARI
Yazılı var bugün onuştan okuldayız bu güzel havada hemde.
Devamsızlığımız tavan yapmış uyarı üstüne uyarı mektupları gidiyor evlerimize. Kim der bunlar lise son sınıf öğrencileri. Nasıl alacağız bu diplomaları da geçtim üniversiteyi, hayata atılacağız, ekmeğimizi kazanacağız, tek derdimiz bu şimdilik.
Fevzi, Ahmet ve ben sınıfta en çok devamsızlığı olanlarız. Bütün suç bende aslında. Gördüm mü güzel havayı, hiç canım istemiyor okulu da dersleri de. Kendim gitmediğim gibi arkadaşlarımı da gazlıyorum gitmeyelim okula diye.
Kıyık’ta evlerimiz yakın sabahları Ahmet Yılmaz’la birlikte gidiyoruz okula. Okula gidene kadar işliyorum ona; “Amedim havaya baksana” He Ahmet’in de pek gidesi yok ya, üstelik te cebinde 5 lirası, bi paket birinci cigaramız garanti.
Ahmet’i kafaladım mı sıra Fevzi Genç’te. Gene geç kalacak, bekliyoruz okulumuzun karşısındaki caminin köşesinde. Nasıl da hızlı hızlı koşturuyor, geç kaldım havasında. Uzaktan basıyoruz ıslığı, anlıyor, sevinçle ıslıkla yanıtlıyor bizi.
“Bu güzel havada okula mı gidilir beyaa” dememizi gülerek karşılıyor Fevzi, katılıyor oda bize istikamet çarşı, adres; “Düşeş attım yek geldi, istemeden çay geldi; Sarı Kahve” Çaylar da Fevzi’den.
Yine hava güzel bugün ama okuldayız işte; Ticaret Aritmetiği’nden yazılı var, ilk dönem ortalama gelmiş 3, sıkı çalıştım ilk yazılıda 5 almıştım, buradan 6 veya 7 almalıyım ki Yunus İzer hocamız da biraz itelerse anca geçeriz sınıfı.
Daha ikinci teneffüs, yeni yeni alıştığımız cigarayı okulun tuvaletinde tüttürme zamanı. İtinayla çıkartıyorum iç cebimden birinciyi, cos diye bir ses geliyor kibritten, gözümüz tuvaletin üst kapıya bakan penceresinde, sırayla gözcülük yapıyoruz. Tek cıgaranın etrafına diziliyoruz Ahmet ve Fevzi’ye Hüseyin Solmaz’da eşlik ediyor. Tek başına olsa 216 içer Hüseyin ama kalabalıkta asla çıkarmaz. Bi fırt çeken yanındakine uzatıyor cıgarayı. Birinci cıgarası sürekli içilmekten ucunda uzun kıpkırmızı bir kor oluşuyor, şekilden şekile giriyor dal cıgaramız. O da ne İsmet hocam fırtına gibi giriyor tuvaletin içine. En köşeye başlıyor işemeye bizim telaşla attığımız cıgaranın üzerine. “coosss” diye bir ses geliyor, duymamış gibi yapıyor İsmet Özipek hocamız;
“Çocuklar sigara içmiyorsunuz değil mi” diye sorarken gülümsüyor;
“İçmiyoruz hocam içmiyoruz” diye hep bir ağızdan yanıtlayarak hızlıcı alt kattakı 3 KOOPERATİF sınıfımıza doğru gidiyoruz gülüşerek, Hüseyin atıyor kahkaayı;
“Ulan gene yakalandık İsmet hocaya beyaaa”

ÖYLE BİR GÜZELLİK Kİ

Çocukluğunda onlarla beraber yatıp, kucaklaşıp, dolaşıp, yaşamışlar için, öyle bir güzelliktir ki, KÖPEK!..
Kelimelere sığmaz ki anlatılsın o canların muhteşem güzellikleri!..
Evlerinde onlarla beraber kucak kucağa yaşayanlar bilirler Köpeklerin eşsiz kıymetini. Birçok insanın, onları tanımaya emek vermedikleri için, yanılgılarının kurbanları olup, neler neler kaybettiklerini bir bilseler, keşke!..
Köpeklerin bu dünyada ki görevleri ne?..
Sadece evcil bir süs veya malını korumak için mi, SANILIR?..
Köpeklerle yaşayanlar, bir birleriyle buluştukça hep bunları söylerler:
*KÖPEKLER, sessizliğin içinde bir nefes, yalnızlığın ortasında çarpan bir kalp gibidir.
*Seni herkes terk ettiğinde, sessizce yere uzanır, konuşmadan, “Ben buradayım” diyerek teselli eder!..
*Sana, “BİRİNCİ OLAMADIN” diye kimse sarılmasa da, usulca kafasını dizine koyar,
“Seni, sen olduğun için seviyorum!..” der.
*Sen yokken, evde kapının ardında özlemle senin dönmeni bekler. Kapıyı açtığında coşkuyla, sevinçle, hasretle kucağına atılır!..
*Onlar bize KOŞULSUZ, ÇIKARSIZ, SAF SEVGİYİ, SADAKATİ AŞILAYAN FİZİKİ MELEKLERİMİZDİR!..
*Sen bir kez sev, onlar sonsuza kadar unutmaz ve sever!..
*Görevleri çok basit olarak görülür, “SADECE YANINDA OLMAK.”
Ama aslında en zorunu yaparlar, ÇIKARSIZ SEVERLER.”
Bu görevlerini her duruşta, her bakışta, her nefeste yarine getirirler!..

  • “Yaratan’dan Ötürü” KÖPEK’İN değerinin farkına varanlar için, MÜTHİŞ NESİLLER YETİŞTİRMENİN ASİL ÖĞRETMENLERİDİR O MASUM YAVRULAR!..
    ANLAYANA…
    *Sevginin zahmeti de vardır. Çocuğun, zahmeti yok mu?..
  • *Yıkayıp, tarayıp, pırıl pırıl sarılmaya değmez mi?..

Kuran’ı Kerim. Sure 15/Ayet 81:
Biz onlara mucizeler verdik. Onların çoğu o mucizelerden yüz çevirmişlerdir.

Uzunköprü Lisesi de yıkılıyor!

​Uzunköprü’nün ilk eğitim kurumu ve 60 yıllık geçmişiyle bir döneme damgasını vuran Uzunköprü Lisesi, eğitim-öğretim hizmetine ara vermeye hazırlanıyor.
​1965 yılında Ticaret Borsası tarafından yaptırılan ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağışlanan binada ilk öğrencilerini ağırlayan köklü lise, aldığı ‘depreme dayanıksız’ raporu nedeniyle yıkılacak.
​DEPREM TESTİNDEN GEÇEMEDİ
​Alınan bilgilere göre, Milli Eğitim Bakanlığı’nın talebiyle Aydın Üniversitesi tarafından binada yapılan deprem dayanıklılık testleri, lisenin mevcut yapısının tehlike arz ettiğini ortaya koydu. Üniversitenin hazırladığı ve binanın kullanılamaz olduğunu belirten dayanıksızlık raporu doğrultusunda, okulun 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı’nın ilk döneminde yıkılmak ve yeniden yapılmak üzere eğitime ara vereceği kaydedildi.
​İlgili raporun hızla Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Bakanlığa gönderildiği ve bundan sonraki yol haritasının Bakanlıktan gelecek resmî direktifler doğrultusunda şekilleneceği öğrenildi.
​ ÖĞRENCİLER NEREDE EĞİTİM GÖRECEK
ENDİŞESİ ARTARAK BÜYÜYOR
​Ancak bu yıkım kararının getirdiği en büyük endişe, lisenin yüzlerce öğrencisinin akıbeti oldu.
​Yıkım ve yeniden yapım sürecinde öğrencilerin hangi eğitim kurumlarına yerleştirileceği ve taşınma sürecinin nasıl yönetileceği konusundaki belirsizlik, sadece veliler ve öğrenciler arasında değil, tüm ilçe gündeminde en önemli konu başlıklarından biri haline geldi.
Köklü lisenin öğrencilerinin başka okullara dağıtılma ihtimali, eğitim kalitesinin ve okul kültürünün korunup korunamayacağına dair ciddi kaygıları beraberinde getiriyor.

​ Haber Okan YAVAŞER
Uzunköprü Gazetesi

Edirne Belediyesi, Çevreci Belediyeler Birliği’nde

Edirne Belediyesi, Çevreci Belediyeler Birliği’ne resmi üye oldu.
T.C. Çevreci Belediyeler Birliği 2. Olağan Meclis Toplantısı Bolu-Abant’ta yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. T.C. Çevreci Belediyeler Birliği ve Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler’in Başkanlığında düzenlenen bu önemli toplantıya, Edirne Belediyesi adına Belediye Başkan Yardımcısı Gökce Onur Öktem katıldı.


Başkan Ali Kemal Deveciler, toplantının açılış konuşmasında Birliğin gelişimine dikkat çekti. 2008 yılında 25 belediye ile başlayan yolculuğun bugün 133 belediyeye ulaşarak Türkiye’nin çevre alanındaki en geniş yerel yönetim ağına dönüştüğünü vurguladı.
Deveciler, konuşmasında Birlik faaliyetlerine de değindi: Özellikle küçük belediyelere sağlanan konteyner desteği ile atık yönetimi kapasitesinin güçlendirildiğini, bilgi paylaşımı ve kapasite gelişimini artırmak amacıyla düzenlenen sempozyumların önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Çevre hakkının anayasal bir hak olduğunun altını çizerek, doğaya zarar verme riski taşıyan tüm girişimlere karşı Birliğin hukuki mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğini belirtti.
Başkan Deveciler, çevreyi koruma mücadelesinin gelecek nesillere karşı ahlaki bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, dayanışma ve ortak akılla daha güçlü projeler üretmeye devam edeceklerini dile getirdi.


EDİRNE BELEDİYESİ RESMİ ÜYELİĞİNİ TAMAMLADI
Küplü Belediyesi, Lalapaşa Belediyesi, Uzunköprü Belediyesi ve Yenimuhacır Belediyesi’nin üye olduğu birliğe Edirne Belediyesi’nin üyeliği de tamamlandı.
Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Gökce Onur Öktem, törenle üyelik beratını teslim aldı. Öktem, konuyla ilgili yaptığı konuşmada Edirne Belediyesi’nin çevre duyarlılığını ve geleceğe yönelik hedeflerini detaylandırdı:
“Kurulduğu 2008 yılından itibaren, yaşamın olduğu her bölgenin ekolojik dengesini ve biyolojik çeşitliliğini gözetip, çevreyi koruyan ve bölgedeki tüm canlıların sağlıklı yaşam hakkını savunan, kaliteli, verimli ve güvenilir hizmet üretmeyi esas alan, yerel yönetim anlayışını sürdürülebilir kılmak vizyonuyla çalışan Çevreci Belediyeler Birliği’ne katılmak bizim için büyük mutluluk oldu.


Edirne Belediye Başkanımız Sayın Filiz Gencan’ın bu konuda önemli hassasiyetleri olduğu için, Edirne’nin tarihine ve doğal güzelliklerine yakışır, daha yeşil ve sürdürülebilir bir şehir vizyonunu hayata geçirme kararlılığındayız. Bu vizyon doğrultusunda, özellikle sıfır atık projelerimizi hızlandırarak, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırarak ve Trakya’nın can damarı olan su kaynaklarımızı koruyarak somut adımlar atmayı hedefliyoruz. İklim değişikliğiyle mücadele artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Çevreci Belediyeler Birliği çatısı altında yer almak, bu hedeflere ulaşmamızda bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından hayati bir rol oynayacaktır. Birlikte, sadece Edirne’miz için değil, tüm Trakya ve Türkiye için daha temiz ve yaşanabilir bir çevre mirası bırakacağımıza olan inancımız tamdır. Bu onurlu birliğin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz ve çevre mücadelesine en yüksek katkıyı sunmaya hazırız.”

Huzurevinin öğretmen sakinlerine sürpriz!

Olgay GÜLER
Edirne’de ortaokul öğrencileri, 24 Kasım öğretmenler günü dolayısıyla, Huzurevi’nde kalan emekli öğretmenleri unutmadı.
Edirne’de 24 Kasım Öğretmenler Günü kapsamında Akmercan İmam Hatip Ortaokulu 5/B sınıfı öğrencileri, Edirne Huzurevi’nde kalan emekli öğretmenler Sevgi Pazar (69) ve Sedat Seyyar’ı (85) ziyaret etti. Çiçek takdim eden öğrenciler, günün anlam ve önemine ilişkin şiirler okudu. Duygusal anlar yaşayan emekli öğretmenler, gözyaşlarını tutamadı. Etkinliğe, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu da katıldı.


‘ÖĞRETMENLERİMİZİN HAKKI ÖDENMEZ’
Tohumcu, öğretmenlerin toplumun temel taşlarından biri olduğuna vurgu yaparak, “Bugünlere gelmemizde emeği bulunan öğretmenlerimizin hakkı hepimizin üzerinde büyüktür ve bizler bu kıymetin farkındayız. Bu nedenle öğretmenlerimizi yalnızca bir gün değil, her gün saygıyla anıyoruz. Toplumları yetiştiren, iyiyi ve doğruyu öğreten ilk peygamberden bugüne kadar tüm peygamberler, insanlığa doğruluğu ve iyiliği göstermiştir. Bu vesileyle, ilk peygamberden başlayarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bugün görev yapan ya da emekli olmuş tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü ayrı ayrı kutluyorum” dedi.


“ONLARI GÖRDÜKÇE MUTLU OLUYORUM’
Türkiye’nin farklı illerinde uzun yıllar görev yapan emekli sınıf öğretmeni Sedat Seyyar (85), öğrencilerle bir araya gelmenin kendisi için büyük mutluluk olduğunu ifade etti. Seyyar, duygularını dile getirdi. Seyyar, “Çok güzel günler geçirdim. Türkiye’nin neredeyse yarısında görev yaptım. Bugün de öğrencilerim geldiler, çiçek verdiler, bir dinleti sundular. Onlar bizim evlatlarımız, canlarımız, ciğerlerimiz. Onların güzelliğini görünce insanın yaşadığı mutluluğu tarif etmek mümkün değil. Şu an gözlerimin dolmasının sebebi de onlar; herhalde mutluluktandır. Gerçekten çok güzeldi, Allah’ım ne mutlu bana böyle evlatlar nasip ettiği için. 38 yıllık öğretmenlik hayatımda öyle güzel insanlar tanıdım ki. Onları gördükçe mutlu oluyorum. Şunların güzelliğine bakın; Allah’ım ne güzel çocuklar. O kadar güzellerdi ki, anlatmak mümkün değil” diye konuştu.


‘İYİ Kİ ÖĞRETMEN OLMUŞUM’
Etkinlikte gözyaşlarına hâkim olamayan emekli öğretmen Sevgi Pazar (69), öğrencilerin ziyaretinden duyduğu mutluluğu anlattı. Pazar, “Kendileri geldiler ya, beni de ağlattılar. Bu mutluluk bana bir yıl yeter. O kadar duygulandım ki. Eski öğrencilerimi gördüm, sanki bir film şeridi gibi geçmiş gözümün önünden aktı; sınıfa girişlerim, çıkışlarım, hepsi. Fevkaladeydi. İyi ki öğretmen olmuşum. Annem de öğretmendi, iyi ki onun yolundan gitmişim. Bugün, yıllar sonra bile öğretmenliğin değerini çok daha iyi anlıyorum. Ama unutmamamız gereken bir şey var, başöğretmenimiz. Her şeyi ona borçluyuz. Hepimiz, bütün öğretmenler onun mirasıyla yürüyoruz” ifadelerini kullandı.


Ziyaretin ardından öğrenciler, huzurevinde kalan diğer yaşlılarla da sohbet ederek ellerini öptü. Öğretmenler Günü’ne özel pasta kesimiyle etkinlik sona erdi.

Üniversite-Sanayi işbirliğinden ‘istihdam’ çıktı!

Olgay GÜLER

Trakya Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifi Birliği’nde (Trakya Birlik) staj süresince üstün performans gösteren Trakya Üniversitesi (TÜ) İpsala Meslek Yüksekokulu’nun (MYO) bazı öğrencilerine, kurum bünyesinde iş imkanı müjdesi verildi.

TÜ İpsala MYO, Trakya Birlik’le sürdürdükleri işbirliği kapsamında staj yapan öğrencilere, istihdam sağlanacağı müjdesini duyurdu. Yüksekokul Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Hayati Arda, Müdür Yardımcısı İpek Atılgan Helvacıoğlu ve Keşan MYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Aydın Güllü, işbirliğini güçlendirmek adına Trakya Birlik Genel Müdürü Hakan Çalen’i makamında ziyaret etti. Ziyaretle ilgili TÜ İpsala MYO’nun resmi internet sayfasından paylaşılan haberle, istihdam müjdesi öğrencilerle paylaşıldı.

İpsala MYO tarafından yapılan paylaşımda, Trakya Birlik’te staj yapan öğrencilerin üstün performans sergilediği belirtilerek, “Trakya Birlik Genel Müdürü sayın Hakan Çalen, özellikle Laboratuvar, Mekatronik ve Lojistik programlarından stajyerlerimizin üstün performansını övgüyle dile getirdi. Bu başarı üzerine, başarılı stajyerlerimizin kurum bünyesinde tam zamanlı iş imkanına sahip olabilecekleri müjdesi verildi. Bu gelişme, 3+1 modelimizin ne kadar doğru ve yerinde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Ziyaretimizde ayrıca 3+1 staj süreçlerimizin güncel durumunu ve gelecekte yapabileceğimiz yeni ortak projeleri konuştuk” denildi.

Öğretmenler gelecekten kaygılı!

Olgay GÜLER
Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) Edirne Şubesi, sendikanın 58 ilde 2 bin 311 öğretmenle yapılan anket çalışmasında, öğretmenlerin karşı karşıya olduğu ekonomik zorlukları paylaştı.
Eğitim-İş Edirne Şubesi tarafından, 24 Kasım öğretmenler günü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirildi. Mithatpaşa Mahallesi’ndeki Edirne Şubesi binasında gerçekleştirilen açıklamayı şube başkanı Nedim Zobar okudu. Zobar açıklamada, sendikanın Türkiye’nin 58 ilinden toplam 2 bin 311 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirdiği anket çalışması sonuçlarına yer verdi.
‘ÖĞRETMENLİK HİÇ OLMADIĞI KADAR DEĞERSİZLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR’
Şube Başkanı Zobar, 24 Kasım gibi özel bir günde haklı gururun yanında derin bir burukluk yaşadıklarını belirterek şunları söyledi:
“Çünkü bugün öğretmenlik mesleği, Cumhuriyet tarihi boyunca hiç olmadığı kadar değersizleştirilmeye ve itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır. Öğretmenlerin çalışma koşulları ağırlaştırıldı; mesleklerine dair söz hakları gasp edildi; aynı görev ve sorumluluğa sahip öğretmenler; öğretmen, uzman, başöğretmen, sözleşmeli ve ücretli diye ayrıştırıldı; Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) gibi garabetlerle diplomaları, mesleki emekleri ve kıdemleri hiçe sayıldı. Artık öğretmenler, geçim derdiyle boğuşan, sınıflarına buruk ve kaygılı giren eğitim neferleri haline getirildi. Yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanan öğretmenler, emeklilik hayalini bile bir lüks olarak görür oldu. Liyakatsizce atanmış yandaş yöneticiler tarafından mobbinge uğrarken, haklarını savunduklarında sürgün ve soruşturmalarla baskı altına alındı.
‘BU TABLO MESLEK SAYGINLIĞINI VE GELECEK UMUTLARINI TEHDİT EDİYOR’
Sendikamızın 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, yaptığı anket sonuçları da öğretmenlerin karşı karşıya olduğu zorlukları ve ekonomik yıkımı çarpıcı şekilde gözler önüne sermektedir. Öğretmenlerin yarısından fazlası barınma ihtiyacı için kira ödemek zorunda ve kira ödeyenlerin %64’ü kira bedelini ödemekte zorlanıyor. Her iki öğretmenden biri, kredi kartı borcunu ödeyebilmek için aylık gelirinin yarısından fazlasını kullanıyor. Her 3 öğretmenden 1’i kredi kartı borcunu düzenli ödeyemiyor. Öğretmenlerin yarısından fazlası yıl içinde hiç tatil yapamıyor. Her 2 öğretmenden 1’i, gelirinin giderini karşılayamadığını ifade ediyor. 4 öğretmenden 1’i geçinebilmek için ek iş yapmak zorunda; ek iş yapan 10 öğretmenden 1’i ise kendi alanı dışında işlerde çalışıyor. Öğretmenlerin %93’ü tasarruf yapamadığını belirtiyor. Bu tablo, öğretmenlerin yalnızca günlük yaşamlarını değil, mesleki saygınlıklarını ve gelecek umutlarını da tehdit ediyor”
‘EMEKLİ ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 93’Ü TASARRUF YAPAMIYOR’
Emekli öğretmenlerin derin bir yoksulluk ve güvencesizlikle yüz yüze kaldığına da değinen Zobar, şöyle devam etti:
“Eşi çalışmayan emekli öğretmenlerin %70’i yani 10 emekli öğretmenden 7’si ek iş yapmak zorunda hissediyor. 65 yaş üstü emeklilerin %30’u yani neredeyse 3 emekliden 1’i hala ek iş yapıyor. Türkiye’de kira fiyatlarının OECD ülkelerine göre 5 kat yüksek olması nedeniyle, 4 emekliden 1’i maaşının yarısından fazlasını kiraya ayırmak zorunda. Emekli ikramiyesiyle ev alabilmek artık tamamen imkansızdır; bugün bir evin fiyatı, emekli ikramiyesinin en az üç katıdır. Emekli öğretmenlerin %93’ü tasarruf yapamamaktadır.
‘ÜCRETLİ ÖĞRETMENLERİN KAZANCI ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA’
Anket sonuçları, ücretli öğretmenlerin koşullarının kabul edilemez boyutlara ulaştığını göstermektedir: Haftada 26–30 saat derse giren ücretli öğretmenlerin kazancı çoğunlukla asgari ücretin altında kalmaktadır. Yani devlet, kendi öğretmenini asgari ücretin dahi altında çalıştırmaktadır. Ücretli öğretmenlerin 4’te 1’i ek iş yapmak zorunda. İki ücretli öğretmenden biri ailesiyle yaşamakta; bağımsız bir yaşam kurması mümkün değildir. 3 ücretli öğretmenden biri, yalnızca beslenme maliyetinin aylık 15.000 TL’nin üzerinde olduğunu belirtmektedir. Bu, gelirin tamamına eşittir. Bekar ücretli öğretmenlerin %97’si, mevcut gelirle evlenmenin mümkün olmadığını söylemektedir.”
‘MESLEK ONURUMUZU GERİ İSTİYORUZ’
Öğretmenlerin; geçinemedikleri, saygı görmedikleri, haklarını alamadıkları bir yaşamla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Zobar, “Bu tabloyu kabul etmiyoruz ve asla etmeyeceğiz! Öğretmenlerin bu toplumun aydınlık yüzü olduğunu ve hiçbir baskının bu öğretmenleri yıldıramayacağını kararlılıkla göstereceğiz. İnsanlık onuruna yaraşır bir ücret alıp, insanca yaşamak istiyoruz. Eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yaratacak uygulamalara son verilmesi istiyoruz. Ücretli, sözleşmeli öğretmenliğe son verilmesini, kadrolu güvenceli atama yapılmasını istiyoruz. Öğretmen ve yönetici atamaları başta olmak üzere tüm atamalarda mülakatın kaldırılmasını, tüm kademelerde somut kriterler ile liyakatın esas alınmasını istiyoruz. Ek ders ücretlerimizin artırılmasını ve emekliliğe sayılmasını talep ediyoruz. Eğitim emekçilerinin köle değil geleceğin mimarları olduğunun idrak edilmesini istiyoruz. Sadece öğrencilerimiz ve kendimiz için değil ülkemizin geleceği için laik, bilimsel, adil ve kamusal eğitim istiyoruz. Eğitim kurumlarımızın personel ihtiyacının, hükümetin ekonomi ve eğitimde din eksenli politikaları ile değil nesnel ve bilimsel kriterlerle belirlenmesini talep ediyoruz. Yeterli sayıda öğretmen ve yardımcı personel istihdam edilmesini istiyoruz. Öğretmenlere ve eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önüne geçecek önlemler alınmasını talep ediyoruz. Her şeyden önemlisi meslek onurumuzu geri istiyoruz” diye konuştu.