

Üretici de ‘şap’a oturdu!
Olgay GÜLER
Türkiye genelinde baş gösteren şap hastalığı nedeniyle Edirne’de uzun süre kapalı tutulan canlı hayvan borsasının, Pazartesi günü açılmasıyla üreticinin yaşadığı sevinç, hayvanlarının normalinin neredeyse yarı fiyatına satılmasıyla kursağında kaldı.
Ülke genelinde Temmuz ayında baş gösteren şap hastalığı, hayvancılık sektörünü derinden etkiledi. Özellikle besicilikle uğraşanlar, uzun süre hayvanlarını satamayınca, ekonomik açıdan sıkıntılı günler geçirdi. Hastalıktan ari bölge olarak bilinen Edirne’de, Ticaret Borsası’nda kurulan canlı hayvan pazarıysa yaklaşık 1 ay boyunca kapalı kaldı. Canlı Hayvan Borsası’nda, geçtiğimiz Pazartesi günü hayvanların geri götürülmemesi şartıyla uzun sürenin ardından yeniden satış yapıldı. Borsanın açılmasıyla üreticinin yaşadığı sevinç, hayvanlarının normalinden çok düşük fiyata satılmasıyla kursağında kaldı.
‘BU KADAR FIRSATÇILIK OLMAZ’
Edirne merkeze bağlı Sarayakpınar Köyü’nde besicilik yapan Fikret Dilmaç, daha önce 340 bin lira değer biçilen hayvanlarının, borsada 260 bin liraya satıldığını belirterek, “Canlı Hayvan Borası kapalıydı uzun süre. Tarım İl Müdürlüğü hastalıktan dolayı geri getirmemek şartıyla hayvanlarınızı satışa getirebilirsiniz dedi. Ama şok yaşadık. Orada tüccarlar bunu fırsat bildi. İnsanların mallarını çok düşürdüler. Zamanında 340 bin liraya kadar olan danamız 220 bin liraya kadar düştü. Dolayısıyla insanlar çok mağdur oldu. İnsanlar bir şey diyemedi, sessiz kaldılar. Borsa açılmadan önce tüccar hayvanlarıma 340 bin lira değer biçiyordu. Borsa açıldı 240 bin liraya kadar düşürdüler. Şok olduk doğal olarak. Fırsatçılık olur da bu kadar olmaz” dedi.
‘HERKES ELİNİ VİCDANINA KOYSUN’
Üreticinin bin bir emekle hayvanlarını büyüttüğünü anlatan Dilmaç, “Ben iki hayvan götürdüm, ikisi de 260’ar bin liraya satıldı. Normal fiyatı 340 bine kadar çıkıyordu. Bunun yanında 230 bin liraya danalarını satan oldu. Bu kadar insafsızlık olmaz. Bu borsa açıldıysa ve et ihtiyacı varsa, o malın da değerinin verilmesi lazım, fırsatçılık yapılmaması lazım. İnsanların da çok büyük emekleri var. Hastalığı yok, hiçbir şeyi yok yok hayvanların. Hayvanları sırf geri götüremeyecekleri için tüccar böyle bir fırsatçılık yaptı. Herkesi yani elini vicdanına koysun. Burada bir sıkıntı varsa bunu sadece üreticiye yüklemek yanlış” diye konuştu.
Edirnespor maçlarında ‘bahisçi hakem’ yok
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), “bahis oynamaları” gerekçesiyle farklı klasmanlardan toplam 152 hakemi Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk etti.
Federasyonun 28 Ekim 2025 tarihli açıklamasında yer alan liste, futbol camiasında geniş yankı uyandırırken, yapılan incelemeye göre Edirnespor’un bu sezon ilk 8 haftasında maçlarını yöneten hiçbir hakem söz konusu listede yer almadı.
Edirnespor’un ligde oynadığı 8 maçta görev yapan toplam orta, yardımcı ve dördüncü olmak üzere 32 hakem TFF’nin disiplin sevk listesinde bulunmuyor.
EDİRNESPOR’UN 8 MAÇTAKİ HAKEMLERİ
GALATA SPOR KULÜBÜ 5-0 EDİRNESPOR
Gürkan Özbalkanlı (Hakem)
Ahmet Oğuz Yılmaz (1. Yardımcı Hakem)
Abdurrahman Atabay (2. Yardımcı Hakem)
Onurhan Yüce (Dördüncü Hakem)
EDİRNESPOR 2-3 İNEGÖL KAFKAS SPOR KULÜBÜ
Bekir Doğan (Hakem)
Selim Göksu (1. Yardımcı Hakem)
Hakan Furkan Tiraki (2. Yardımcı Hakem)
Bekir Özcan (Dördüncü Hakem)
BURSA YILDIRIM SPOR KULÜBÜ 3-1 EDİRNESPOR
Umut Nasrullah Özhelvacı (Hakem)
Gökhan Salduz (1. Yardımcı Hakem)
Fatih Tizci (2. Yardımcı Hakem)
Bakır Aslan (Dördüncü Hakem)
EDİRNESPOR 0-1 ASTOR ENERJİ ÇANKAYA SK
Samet Yılmaz (Hakem)
Melih Eser (1. Yardımcı Hakem)
Mustafa Özel (2. Yardımcı Hakem)
Mustafa Gökhan Keskin (Dördüncü Hakem)
EDİRNESPOR 1-2 KESTEL ÇİLEK SK
Fırat Kaçmaz (Hakem)
Selçuk Kaplan (1. Yardımcı Hakem)
Baran Karaman (2. Yardımcı Hakem)
Tufan Gönoğlu (Dördüncü Hakem)
YALOVA FK 77 SK 2-1EDİRNESPOR
Ömer Nazıf Baytar (Hakem)
İsmail Ertunç (1. Yardımcı Hakem)
Hakan Balkan (2. Yardımcı Hakem)
Bilal Arslan (Dördüncü Hakem)
EDİRNESPOR 1-3 K.ÇEKMECE SİNOP SPOR A.Ş.
Osman Can Açıklar (Hakem)
Giray Kara (1. Yardımcı Hakem)
Ömer Faruk Sağır (2. Yardımcı Hakem)
Emre Hikmet Arcan (Dördüncü Hakem)
BULVARSPOR 1-0 EDİRNESPOR
Havva Nur Demir (Hakem)
Yiğit Çam (1. Yardımcı Hakem)
Hasan Hüseyin Yazıcılar (2. Yardımcı Hakem)
Aslan Gökhan Çelik (Dördüncü Hakem)
‘Su politikasında köklü değişim şart’
SOL Parti Edirne İl Örgütü, su sorunun nedeninin yönetim ve planlama eksikliğinden kaynaklandığını belirterek, kamu kurumlarının yetkisizleştirilmesi, su yönetiminin parçalanması ve özel şirketlerin kontrolüne bırakılmasının suyun adil paylaşımını ortadan kaldırdığını bildirdi.
SOL Parti İl Sözcüsü Nazım Türkoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Edirne bir süredir su yokluğunu yaşıyor. Suyun nasıl bir yaşam kaynağı olduğunu yaşayarak öğrendik. Bizi yönetenler bu konuda nasıl bir öğretiye sahip oldular bilmiyoruz. Gördüğümüz şudur: Bir çukurun içinde çalışan emekçilerin başında fotoğraf çektirip su sorununu çözüyoruz açıklamalarıdır. Belediyenin en önemli görevi suyu sağlıklı bir şekilde yurttaşlara ulaştırmak, şebekelerdeki kayıp ve kaçağı en aza indirerek su israfının önüne geçmektir” dedi..
YAŞADIĞIMIZ KRİZ BİR SİSTEM KİRİZİDİR
Türkoğlu, kuraklık, iklim değişikliği ve nüfus artışının önemli olduğunun altını çizdiği açıklamasında şunlara yer verdi:
“Aancak asıl neden yanlış politikalarla yaratılmış sistemsel çöküştür. Doğanın ve kamusal kaynakların yağmalanması, plansız kentleşme, denetimsiz sanayileşme ve rant politikalarıdır.
Tarım politikaları plansızdır; suyu en çok tüketen ürünler yanlış bölgelerde desteklenmektedir.
Kentler beton yığınlarına dönüştürülmüş, yağmur suyu toprakla buluşamaz hale gelmiştir.
Yeraltı suları denetimsiz biçimde çekilmiş, maden ve inşaat faaliyetleriyle ekosistem dengesi bozulmuştur.
Kamu kurumları yetkisizleştirilmiş, su yönetimi parçalanmış ve özel şirketlerin kontrolüne bırakılmıştır. Suyun adil paylaşımı ortadan kaldırılmaktadır
Bugün yurttaşlara ‘musluğu kapatın’ denirken, sanayi tesisleri ve rant projeleri tonlarca suyu sorgusuzca tüketmektedir.
SU POLİTİKASINDA KÖKLÜ DEĞİŞİM ŞARTTIR
Sol Parti olarak diyoruz ki:
Gerçek çözüm bireylere su tasarrufu çağrısı yapmakta değil, bu sömürü düzenini değiştirmektedir.
Suyu, havayı, toprağı, yaşamı korumak ancak kamucu, planlı ve demokratik bir düzenle mümkündür.
Bu nedenle:
Su yönetimi kâr amacıyla değil, kamu yararı gözetilerek yürütülmelidir.
Havza bazlı planlama ve ekosistem bütünlüğü esas alınmalıdır.
Kararlara yerel halk, meslek odaları, çevre örgütleri ve bilim insanları katılmalıdır.
Suyun özelleştirilmesine, enerji ve maden şirketlerinin su hakkı gaspına son verilmelidir.
YAŞAMI SAVUNMAK, SUYU SAVUNMAKTIR
Bugün suyu savunmak;Doğayı, emeği, yaşamı ve geleceğimizi savunmaktır.
Bizler biliyoruz ki bu düzen, sadece suyumuzu değil, yaşam hakkımızı da gasp etmektedir.
Doğa kâr için değil, yaşam için var olmalıdır!”
Meriç’te geleceğe kürek çektiler
Trakya Üniversitesi Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi tarafından yürütülen ve Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen “Kürek Sporu ile Rekreasyonel Faydaların Yaygınlaştırılması-Geleceğe Kürek Çek” projesi kapsamında, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Meriç Nehri üzerinde bir etkinlik gerçekleştirildi.
Etkinliğe, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Rektör Yardımcısı ve Genel Sekreter Prof. Dr. Mustafa Tan, Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nurper Özbar ve çok sayıda izleyici katıldı.
Cumhuriyet Bayramı’nın coşkusunu yansıtan etkinlikte, katılımcılar teknelere Türk bayrakları asarak Meriç Nehri üzerinde kürek çekti. Edirne’nin simge nehrinde dalgalanan bayraklar, hem sporun hem de Cumhuriyet ruhunun bir araya geldiği anlamlı bir görüntü oluşturdu.
“Geleceğe Kürek Çek” projesinin Trakya Üniversitesi’nin sportif rekreasyon alanında toplumsal faydayı önceleyen vizyonunun somut bir göstergesi olarak Edirne halkının aktif yaşam kültürüne ve milli bayram bilincine önemli katkılar sunmaya devam edeceği belirtildi.
TÜ’de Erasmus bilgilendirmeleri
Trakya Üniversitesi Dış İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Rifat Gürgendereli ve Merkez personeli, Erasmus öğrenci ve personel hareketliliği hakkında bilgilendirme toplantıları düzenledi.
Toplantılar, İpsala Meslek Yüksekokulu, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Keşan Hakkı Yörük Sağlık Yüksekokulu ve Keşan Meslek Yüksekokulu öğrencileri ile ilgili personele yönelik gerçekleştirildi.
Katılımcılara, Erasmus programının sunduğu akademik ve kültürel fırsatlar, başvuru süreçleri ve hareketlilik sürecine dair detaylı bilgiler aktarıldı.
Etkinlikler, öğrencilerin merak ettiklerini yönelttiği soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Aramızdan ayrılanlar
ÖZCAN SEVİNÇ VEFAT ETTİ
Trakya Birlik’ten emekli Kıyık semti ve Büyük Gerdelli Köyü sakinlerinden Özcan Sevinç 60 yaşında vefat etti. Sebahat Sevinç’in eşi, Büşra ve Özgür Sevinç’in babaları olan merhum Özcan Sevinç’in cenazesi dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Büyük Gerdelli Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
HASAN TEPE VEFAT ETTİ
Yeniimaret semti sakinlerinden merhum Ahmet Tepe’nin oğlu Recebiye Tepe’nin eşi, Bahar Erdoğan, Ebru Çayırbiçer ve Erkan Tepe’nin babaları Hasan Tepe 71 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Alaca Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeniimaret Mezarlığında toprağa verildi.
Şüpheli konuşma yeteneğinden yoksun olunca?
Edirne merkezde dur ihtarına uymayarak kaçan konuşma yeteneğinden yoksun motosiklet sürücüsü ile maddi hasarlı kaza yapması üzerine yakalandıktan sonra polisler işlemler için telefona yazı yazarak irtibat sağladı.
Edinilen bilgilere göre, M.R.Ş. isimli kişi yönetimindeki motosiklet ile akşam saatlerinde seyir halinde iken 1.Murat Mahallesi İlhami Ertem Caddesi’nde durdurulmak istendiğinde kaçmaya başladı. Kovalamaca sonucu maddi hasarlı kaza yaparak duran M.R.Ş.’nin konuşma yeteneğinden yoksun olduğu kendi işaretlerinden anlaşıldı. Bunun üzerine işlemler için telefona yazı yazarak kendisi ile irtibat sağlandı. Ancak, ekip aracına geçmemek için direnince kademeli zor kullanıldığı bildirildi.
M.R.Ş. hakkında alkollü araç kullanmak,hasarlı trafik kazası,tehlikeli araç kullanmak suçundan yasal işlem yapıldı.
TKBL’de 7. hafta perdesi 2 maçla açılıyor
İsmail DEMİRAY
Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde 7. hafta perdesi bugün oynanacak 2 karşılaşma ile açılırken, yarın yapılacak tek karşılaşmada ise Edirne DSİ, deplasmanda Yalova VİP ile karşı karşıya gelecek.
Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde, Zorlu Koleji Samsun Basketbol namağlup liderliğini sürdürüyor. Ligde 8 puanla 10. sırada bulanan Edirne DSİ’nin yarın 90. Yıl Spor Salonu’nda saat 14.00’te karşılayacağı Yalova VİP 10 puanla 3. sırada yer alıyor.
TKBL’DE 7. HAFTA PROGRAMI
31 Ekim 2025 Cuma
Fenerbahçe Gelişim – Mersin Gençlerbirliği
Fenerbahçe Metro Enerji Spor Salonu – 16.00
Bodrum Basketbol – Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri
Menteşe Spor Salonu – 18.00
1 Kasım 2025 Cumartesi
Yalova VİP – Edirne DSİ
90. Yıl Spor Salonu- 14.00
2 Kasım 2025 Pazar
Emlak Konut Gelişim – Adana Nova Basketbol
Ahmet Cömert Spor Salonu – 14.30
Darıca Basketbol Feneri – İstanbul Gençlik Spor
Darıca Eray Şamdan Spor Salonu – 16.00
3 Kasım 2025 Pazartesi
Seçil Kauçuk Mersin Basketball – Aslan Yol Burhaniye Belediyespor
Edip Buran Spor Salonu – 18.00
Urla Belediyesi – Turgutlu Belediyespor
(Belirlenmedi)
TKBL’DE 6. HAFTA SONUÇLARI
Aslan Yol Burhaniye Belediyespor 94-73 Bodrum Basketbol
Edirne DSİ 67-93 Zorlu Koleji Samsun Basketbol
Turgutlu Belediyespor 64-55 Emlak Konut Gelişim
Mersin Gençlerbirliği 64-70 İstanbul Gençlik Spor
Fenerbahçe Gelişim 48-67 Yalova Vip
Adana Nova Basketbol 76-74 Darıca Basketbol Feneri
Kırklareli Belediyesi Kırklareli Fen Bilimleri – Urla Belediyesi
(Belirlenmedi)
Suriye’nin Uluslararası Ekonomi Politik Uyumu
Suriye Devlet Başkanı Şara, uluslararası ekonomi politik ilkelerin uyumu konusunda daha istekli bir hale geldi. Geçtiğimiz hafta TRT radyosunda katıldığım bir yayında Suriye’de yönetimin ömrünün uluslararası ekonomi politik ilkelere uyuma bağlılık ile doğru orantılı olacağını açık bir şekilde belirtmiştim. Bir başka deyişle Şara uluslararası ekonomi politik ilkelerle ne kadar uyumlu bir halde hareket ederse iktidarda kalma süreci o kadar uzama ihtimaline sahiptir.
Bu bağlamda Şara, Gelecek Yatırım Girişimi Konferansı’na katılmak üzere Riyad’a gitti. Gelecek Yatırım Girişimi’nin bu sene 9.su düzenleniyor. Elbette bu girişim girişimi dolayısıyla küresel ölçekte ve başta Batılı yatırımcılar olmak üzere pek çok devlet temsilcisi ve uluslararası şirket yöneticisi Riyad’da buluştu. Bu buluşma bir yandan aslında Batı temelli Suudi Arabistan ekonomisinin ve bunun küresel ölçeğe nasıl yansıdığının göstergesi olarak ortaya çıkıyor.
Bakıldığında Suudi Arabistan rantiyer ekonomi yaklaşımı üzerine kurulu bir devlet. Gelirlerinin neredeyse %90’ı da petrol ticaretine dayalı ki; bu ticaret yapısı da genel olarak Batı devletlerinin yaklaşık yüz yıl önce kurdukları petrol şirketlerine dayalı. Aramco bunun en önemli örneklerinden biri. Suudi Arabsitan bu gelir kapasitesinin genişliğinin karşılığını başta ABD olmak üzere İngiltere ve Fransa gibi devletlerle askeri iş birliği anlaşmalarına imza atarak ortaya koyuyor.
Her ne kadar önceki Trump döneminde tek seferde 110 milyar dolar ve toplanda 350 milyar dolarlık bir anlaşmadan bahsedilse de ABD-Suudi Arabistan arasında Obama döneminde gerçekleştirilen 60 milyar dolar civarındaki askeri satış halen rekoru elinde tutuyor. Yani Trump’ın çok konuşup sonuç elde edemediği bir konu olarak bu meşhur 110 milyar dolar masadan kalktı. Ancak bu ABD-Suudi Arabistan arasında ekonomik iş birliğinin derin olmadığını göstermek. Zira Suudi Arabistan hem ekonomisinin hem de güvenliğinin önemli bir kısmını ABD’ye borçlu. Son dönemde ortaya çıkan Çin Halk Cumhuriyeti girişimleri ise sevgiliye yapılan sen alternatifsiz değilsin nazının ötesinde bir anlam içermiyor.
İşte ekonomisi ve güvenliği bu denli ABD’ne bağlı olan Suudi Arabistan’a Şara’nın gelecek yatırımlarının planlanması için yaptığı ziyarette de beklendi sermayenin en azından bir kısmının Suriye’ye de gelmesi. Bu şartlar altında Suriye’nin yıllar süren yıkımının bir nebze olsun görünen kısmı hafifletilecek. Böylece Şara Suriye’yi iç savaş sonrası yeniden kurgulayan bir figür olarak koltuğunda kalmaya devam edecek. Ancak bu iktidarda kalma şartlarından sadece birisi.
Buna ek olarak Şara’nın övgüler düzdüğü Suudi Arabistan yönetiminin bölücü terör örgütünün Suriye uzantısı karşısında bir tutumunun olmadığını dikkatten kaçırmayalım. Aynı tutumun ABD tarafından da sergilendiğini söylemeye gerek bile yok. Daha fazlası, ABD bölücü terör örgütünün destekçisi zaten… Biraz da o yüzden bölücü terör örgütünün Suriye uzantısı bu denli cesur ifadeler kullanıyor ya…
Bu şartlar altında Şara’nın kabul edeceği bir başka şey de bölücü terör örgütünün Suriye uzantısının yönetime ortak olması olacak. İşte bu durum bizim milli güvenliğimiz için ne anlama geliyor onu da okura bırakıyor. Yani “PYD’nin Suriye ordusuna entegrasyonu” ne demek onu da lütfen okur yorumlasın. Şara Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile görüşmesinde övgüler düzerken muhtemelen aklında ülkesine gelecek yatırımlar vardı. Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları.