Edirne 1922 Futbol Kulübü, Bölgesel Amatör Ligi’ndeki (BAL) evindeki ikinci maçında bugün İfa takımını
Edirne 1922 Futbol Kulübü, Bölgesel Amatör Ligi’ndeki (BAL) evindeki ikinci maçında bugün İfa takımını konuk ederken, Uzunköprüspor ise Tekirdağspor’a konuk olacak.
Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü – İfa Saraçhane 1 Nolu Sentetik Saha’da saat 15:00’te karşı karşıya gecek. Karşılaşmayı Berkay Gümüşsoy (Hakem), Gülay Elitok Ekin (1. Yardımcı Hakem), Hasan Yavuz (2. Yardımcı Hakem) ve Onur Arı (Dördüncü Hakem) yönetecek.
Tekirdağspor – Uzunköprüspor arasındaki karşılaşma Tekirdağ Merkez 13 Kasım Stadı’nda saat 15.00’te oynanacak. Karşılaşmanın hakemleri şöyle: Mücahit Karakurt (Hakem), Berat Çalışır (1. Yardımcı Hakem), Bekir Emre Özcivelek (2. Yardımcı Hakem) ve Yavuz Selim Buğra Akçay (Dördüncü Hakem)
Edirne 1922 Futbol Kulübü, ligin üçüncü haftası sonunda henüz puanla tanışamayan 2 takımdan biri durumunda bulunuyor. Edirne 1922 FK son sırada yer alırken, 2 puanlı Uzunköprüspor ise 10. sırada yer alıyor.
BAL10.GRUP 4. HAFTA PROGRAMI
Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü – Ergene Velimeşe Spor
Ezinespor – Çatalcaspor
Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü – İfa
Vefa Spor Kulübü – Kapaklıspor
Tekirdağspor – Uzunköprüspor
İstanbul Beylikdüzüspor – Bigaspor
Küçükçekmece Sportif Faaliyetleri San.Tic.A.Ş. – Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş.
BAL10.GRUP 3.HAFTA TOPLU SONUÇLAR
Ergene Velimeşe Spor 0-0 İstanbul Beylikdüzüspor
Levent Futbol Spor Kulübü 1-0 Tekirdağspor
Bigaspor 2-0 Vefa Spor Kulübü
Kapaklıspor 2-0 Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü
Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş. 0-2 Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü
İnsanlar isteklerini alamayınca hal çaresi ararlar. Gerekirse aracı kullanırlar, anlaşamazlarsa konu çatışmaya gider. Devletlerde böyledir; anlaşamazlarsa görüşmeler yaparlar, aracılar kullanırlar. Devletler arası görüşmelere ‘diploması’ denir. Anlaşma olmazsa sonuç savaş olur. Savaş karşılıklı veya tek taraflı gücün çatışması ile olur. Savaş çeşitlidir, karşılıklı silahlı birbirine her türlü zararı vererek isteklerini kabul ettirme esasına dayanan savaş, ekonomik savaş, kültürel savaş. Soğuk savaş propagandaya dayanır. Mikrobik savaş, daha başka çeşitleride olabilir. Hepsinin amacı karşı tarafa her türlü zararı vererek isteklerini kabul ettirmektir. Savaş iyi bir olay mıdır; değildir. Her iki tarafta zarar görür. Bir taraf savaş istemesede karşı taraf saldırıyorsa, o da kendini korumak için savaşmaya mecbur kalır. Savaşların en kötüsü ateşli silahlar ile yapılan savaştır. Şehirler, tekrar yerine konulamayacak yapılar yerle bir olur. Ondan önemliside insanlar telef olur. Hadi binaları, evleri, fabrikaları tekrar yapıp yerine getirebilirsin ama yok olan insanı yerine getirezsin. Ateşli silahlar ile savaş nasıl yapılır? Bir çok milletin kabul ettiği savaş kuralları ve savaş hukuku vardır. Ateşli savaşları kimler yapar; askerler. Bu bir meslektir. İşte bütün mesele insan kaybı. Kaybedilen bu kimseler asker olabileceği gibi asker olmayan kimselerden de olur. İşte bütün mesele burda. Savaşlarda asker, askeri öldürmüşse sorun yok ama asker olmayan kimselerin GÜNAHI NE? Asker olan kimseler savaşta ölüyorsa buna savaşın bir cilvesi diyelim. Zaten asker olan bir kimse bu riski göze alarak asker olur ama asker olmayan kimseler ölüyorsa, bunların içinde askerlikle hiç ilgisi olmayan çocuklar, yaşlılar, bilim insanları, din adamları, sağlık görevlileri, öğretmenler daha buna benzer daha bir çokları ölür, yok olur. Ateşli savaşlarda insanlar yok olurken binalardan, yapılardan, köprülerden, barajlardan, şehirlerden ne isteniyorda onlar yerle bir ediliyor. Birde askerlik sanattır derler. Hiç insanların birbirini öldürmesi, yapıların yok edilmesi sanat olur mu? Askerlik sanat değildir. Eğer bir saldırı karşısında karşı konuluyorsa, karşı tarafa zarar veriyorsa bu savaş bir yerde nefsi müdafadır. Haklılık arz eder ama hala ölümler, yıkımlar devam ediyor. Elbette her olayın bir kuralı olduğu gibi savaşında bir kuralı vardır, buna da ‘savaş hukuku’ denir. Bundan önce yapılan savaşlarda bu kuralları kim dinlemiştir? Hitlermi, Stalin mi, Mussolini mi, Saddam mı, saymakla bitmez. Şimdi de Netanyahu. Savaş başlayınca kurallar, hukuk bir tarafa atılıyor. Canımın istediğini yaparım uygulanıyor, savaş bittikten sonra hesap verenler var tabi. Örneğin, Nürngberg mahkemeleri bir çok Nazi diktatörünü cezalandırmıştır. Bosna savaşında Sırp kasabı Karadzic Lahey mehkemelerinde cezalandırılmıştır. En son Saddam. Bunlara benzer bir çok örnek verilir. Asıl mesele bugünkü savaş hukukunun eskimiş olmasını kabul edip, yeni bir savaş hukuku hazırlamak gereğidir. Peki ama yeni savaş hukuku hazırlansa bu uygulanacakmı ? Amerika, Rusya, İngiltere, Almanya, Çin bu bu hukuku dinler mi? Bunlar güçlü devletler, yine bildiklerini okurlar. Kitle imha silahları üretilirken, nükleer silahlar yapılırken, barış zamanında bunlar önlenemezzken bir savaş zamanında bunların kullanımı nasıl önlenebilir? Daha önceki zamanlarda olduğu gibi, büyük balık küçük balığı yutar misali bugünde güçlü olmak geçerli. Devletlerde de böyle. Büyük devletin dediği oluyor. Yeni bir savaş hukuku hazırlansa güçlü devletlerin dediği gibi olur. Ateşli savaşlarda yıkılan öyle yapılar var ki tekrar yeniden yapılması çok zor. Örneğin Ayasofya Cami, Edirne’de Selimiye Cami, Atina’daki Akropol, İtalya her tarafı antik yapılarla dolu. Bunları yapanlar asırlar önce yaşamış, yapmışlar, artık yoklar. Savaşlarda yok olursa bugün bunları kim yapacak? Yeni bir savaş hukuku hazırlanırsa bu gibi varlıklar savaş dışı bırakılmalı ama nasıl? Gazze, Ukrayna olaylarını gördükten sonra yeni bir SAVAŞ HUKUKU gerekli…
Çin’den ithalat, doğru planlandığında işletmeler için ciddi bir maliyet avantajı ve ürün çeşitliliği sağlar. Ancak süreç; tedarikçi doğrulama, kalite kontrol, Incoterms seçimi, lojistik ve gümrük mevzuatı gibi pek çok adımdan oluşur. Bu yazıda, Çin’den ürün getiren firmaların nasıl çalıştığını; doğru partner seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini ve süreci nasıl risksiz ve şeffaf yönetebileceğinizi anlatıyoruz. Üst düzey bir rehber arıyorsanız:Çin’den ürün getiren firmalar rehberimiz size yardımcı olacaktır.
Pazar resmi: Çin’den ithalat sürecine stratejik bakış
Çin, ölçek ekonomisi sayesinde hem OEM/ODM üretim hem de hazır ürün tedarikinde lider konumdadır. Fakat yalnızca katalog fiyatına bakarak karar vermek, çoğu zaman beklenmeyen ek maliyetlere ve gecikmelere yol açar. Başarılı firmalar, proje başlangıcında şu dört adımı netleştirir:
İhtiyaç tanımı: Teknik şartname, hedef kalite seviyesi, paketleme, sertifikasyon (CE, RoHS vb.).
Tedarikçi havuzu: Sadece platform araması değil, fabrika doğrulama ve referans kontrolü.
Toplam maliyet hesabı: Ürün bedeli + iç nakliye + uluslararası navlun + sigorta + gümrük vergileri + iç dağıtım.
Takvim ve risk yönetimi: Numune–pilot üretim–seri üretim; kalite kontrol ve teslimat toleransları.
Doğru tedarikçiyi seçmek: doğrulama, numune ve sözleşme
İthalatta en kritik karar, tedarikçi seçimidir. Doğrulanmış bir üretici ile çalışmak, fiyat pazarlığından çok daha büyük bir fark yaratır. Profesyonel firmalar şu uygulamaları standart hale getirir:
Fabrika doğrulama: Ticaret sicili, üretim kapasitesi, kalite belgeleri, sosyal uygunluk.
Numune yönetimi: Onaylanmış golden sample üzerinden kalite kriterleri ve kabul-red sınırları.
Sözleşme ve Incoterms: FOB/CIF/DDP gibi teslim şekillerinin sorumluluk ve masraf dağılımı; gecikme cezaları ve gizlilik.
Ödeme planı: Üretim öncesi/ortası/sonu ara ödemeler; mümkünse escrow veya akreditif benzeri teminatlı yöntemler.
Bu aşamada Pars İthalat gibi saha tecrübesi yüksek danışmanlarla çalışmak, tedarikçiyi yalnızca “katalog” üzerinden değil, yerinde denetim ve kalite kontrolle değerlendirme imkânı verir. Pars İthalat, ürün/fabrika araştırmasından sözleşme yönetimine, üretim takibinden yükleme ve gümrük sürecinin koordine edilmesine kadar uçtan uca destek sunar.
Toplam maliyet kalemleri: fiyat etiketinin ötesi
Çin’den ürün getirirken “en ucuz teklif” tek başına bir kriter değildir. Maliyetleri doğru okumanın yolu, kalem bazlı bir kurgudur:
EXW/FOB ürün bedeli: Üretici fiyatı (+ iç taşıma ve liman masrafları).
Uluslararası navlun ve sigorta: Konteyner/parsiyel (LCL) kararı; sezonsal fiyat dalgalanmaları.
Gümrük vergileri ve ilave mali yükler: GTİP’e bağlı vergi, fon, KKDİK/CE gerekleri ve test masrafları.
İç dağıtım: Limandan depoya/işletmeye nakliye; gerekirse antrepo ve depolama.
Kalite ve denetim: Üretim öncesi, ara ve yükleme öncesi kontroller; kusurlu ürün oranı için tampon.
Pars İthalat’ın sık tercih edilen servislerinden biri, kapı teslim (DDP) maliyet simülasyonu ve öngörü raporudur. Bu rapor, karar aşamasında sürprizleri minimize eder ve birim maliyeti gerçekçi şekilde görmenizi sağlar.
Kalite güvence zinciri: üretim öncesi–sırası–sonrası kontroller
Çin kaynaklı ithalatta kalite, yalnızca son kontrolde sağlanmaz; süreç başlangıcından itibaren yönetilir:
Pilot üretim/PP sample: Onaylı numunenin seri üretim öncesi doğrulanması.
Inline denetimler: Üretim ortasında rastgele numune ile sapma tespiti; hızlı düzeltme.
Pre-shipment inspection (PSI): AQL düzeylerine göre son kontrol ve loading supervision.
Pars İthalat, AQL tabanlı denetim planları ve fotoğraf/video raporlamayla görünürlüğü artırır; kabul/red kriterleri sözleşmeye bağlanır. Bu sayede, “kalite sürprizi” limana değil, fabrikada ortaya çıkar.
Lojistik ve gümrük: Incoterms, zamanlama ve mevzuata uyum
Deniz taşımacılığı çoğu projede maliyet avantajı sağlar; acil ihtiyaçlarda ise hava/ekspres çözümler devreye girer. Burada önemli olan, Incoterms seçimidir (FOB/CIF/DDP vb.). DDP, alıcı açısından öngörülebilirliği artırırken, sorumluluk tek elde toplandığı için proje yönetimi kritik hale gelir. Gümrük tarafında ise GTİP tespiti, uygunluk testleri ve etiketleme gibi adımlar ihmal edilmemelidir. Pars İthalat, anlaşmalı gümrük müşavirleriyle süreci koordine eder veya sizin belirlediğiniz müşavirle çalışır.
Yaygın riskler ve kaçınma yolları
Yanlış tedarikçi: Kâğıt üzerindeki üretici yerine ticaret şirketi; çözüm: factory audit.
Düşük kalite/renk–ölçü sapmaları: Çift aşamalı numune ve inline kontrol.
Gecikme: Şartname netliği, üretim takvimi ve gecikme cezaları.
Gümrükte sürpriz: Erken GTİP çalışması, test ve sertifikasyon planı.
Gizli maliyetler: İç nakliye, lokal masraflar, paketleme ve sigorta detaylarını sözleşmeye yazmak.
Pars İthalat nasıl yardımcı olur?
Pars İthalat; ürün/fabrika araştırması, teklif toplama ve karşılaştırma, sözleşme & satın alma, üretim kalite kontrol kademeleri (PP, inline, PSI), yükleme gözetimi, navlun–sigorta koordinasyonu ve gümrük takibi dâhil olmak üzere süreci uçtan uca yönetir. Proje başlangıcında maliyet ve takvim netleştirilir; ithalatçı tarafında şeffaf raporlama ile her adım izlenebilir. Ev–ofis ürünlerinden endüstriyel ekipmanlara, ambalaj–plastik ve yenilenebilir enerji gibi farklı sektörlerde deneyim, tekrar eden satın almalarda standart kaliteyi korumayı kolaylaştırır.
Sonuç: “en düşük fiyat” değil, “en düşük toplam risk” kazandırır
Çin’den ürün getirmek; doğru tedarikçi, sağlam sözleşme ve disiplinli kalite kontrol ile sürdürülebilir hale gelir. En iyi teklif, teslim alınan ve satılabilir ürünün toplam maliyet–risk dengesidir. Süreci profesyonel bir ekiple yürütmek isterseniz, Pars İthalat’ın kapı teslim maliyet analizi, kalite güvence planı ve lojistik–gümrük koordinasyonu hizmetleri, ithalat operasyonunuzu “sürprizsiz” bir yapıya kavuşturabilir.
Ege’nin incisi olarak anılan Bodrum her mevsim tatilcilerin ilgisini çeken, enerjisi hiç tükenmeyen bir tatil beldesidir. Tarihi yapıları, masmavi denizi, hareketli gece hayatı ve doğayla iç içe konaklama seçenekleriyle Bodrum, Türkiye’nin en gözde destinasyonlarından biri olmayı sürdürüyor. Bu nedenle Bodrum otelleri hem yerli hem de yabancı turistlerin yıl boyunca tercih ettiği konaklama alternatifleri arasında ilk sıralarda yer alıyor.
Bodrum’un kendine has dokusu, tatilcilerin aradığı huzur ve eğlence dengesini mükemmel şekilde sunar. Denize sıfır lüks tesislerden, şehir merkezinde yer alan butik otellere kadar geniş seçenekler mevcut. Özellikle yaz aylarında doluluk oranlarının hızla yükselmesi nedeniyle birçok tatilsever tatil planını önceden yapmayı tercih ediyor. Bu noktada Bodrum erken rezervasyon otelleri avantajlı fiyatlarla konforlu bir tatil deneyimi yaşamak isteyenlerin kurtarıcısı haline geliyor. Erken rezervasyon fırsatlarıyla hem bütçenizi koruyabilir hem de hayalinizdeki konaklamayı güvence altına alabilirsiniz.
Tatil Planlarını Erteleyenler İçin Bodrum Son Dakika Otelleri
Hayat her zaman planlandığı gibi gitmeyebilir. Bazen tatil kararları aniden alınır. Böyle durumlarda Bodrum son dakika otelleri spontane tatil yapmak isteyenler için mükemmel bir seçenek sunar. Sezon sonuna veya ortasına doğru yapılan kampanyalar sayesinde oldukça uygun fiyatlarla kaliteli otellerde yer bulmak mümkündür. Bu oteller son anda karar veren tatilciler için hem rahat hem de ekonomik bir alternatif sağlar. Çoğu otelde son dakika rezervasyonlarına özel ekstra indirimler veya özel hizmetler sunulabiliyor.
Bodrum Her Şey Dahil Oteller ile Tatilin Keyfini Doya Doya Yaşayın
Tatil süresince konforun ön planda olmasını isteyenler için Bodrum herşey dahil oteller oldukça cazip seçenekler sunar. Bu tesislerde konuklar, yeme içme, eğlence ve aktivite seçeneklerinden ekstra ücret ödemeden yararlanabilir. Özellikle aileler, çocuklu tatilciler veya rahat bir tatil arayan çiftler için her şey dahil konsepti oldukça pratiktir. Gün boyu açık büfe kahvaltılar, deniz manzaralı akşam yemekleri ve keyifli animasyon gösterileriyle Bodrum’da tatil bir başka güzelleşir.
Her Bütçeye Uygun Bodrum Otel Fiyatları
Bodrum’da konaklama fiyatları, tercih edilen otelin konumu, konsepti ve hizmet kalitesine göre değişiklik gösterir. Bodrum otel fiyatları her bütçeye uygun seçenekler sunacak kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Deniz manzaralı beş yıldızlı tesislerden, merkeze yakın butik otellere kadar yüzlerce alternatif arasından seçim yapılabilir. Üstelik erken rezervasyon dönemlerinde yapılan kampanyalarla fiyatlar çok daha avantajlı hale gelir. Tatilini ekonomik ama keyifli bir şekilde geçirmek isteyenler için Bodrum, her dönem uygun seçenekler barındırır.
Bodrum Gezilecek Yerler
Tatil sadece deniz ve güneşten ibaret değil. Bodrum gezilecek yerler açısından da oldukça zengin bir bölge. Bodrum Kalesi, Sualtı Arkeoloji Müzesi, antik Tiyatro ve ünlü Barlar Sokağı gibi birçok yer, tatilcilerin ilgisini çeker. Ayrıca çevrede yer alan koylar ve teknelerle yapılan mavi turlar, Bodrum’un doğal güzelliklerini keşfetmek için harika bir fırsattır. Gümüşlük, Yalıkavak ve Türkbükü gibi beldelerde gün batımını izlemek ise tatilin en unutulmaz anlarından biri olacaktır.
Muğla Otelleri ve Yurtiçi Tatil Alternatifleri
Sadece Bodrum değil, çevresindeki ilçeler de keşfedilmeye değer. Özellikle Muğla otelleri Bodrum’un yanı sıra Marmaris, Fethiye ve Datça gibi eşsiz tatil noktalarına yakınlığıyla dikkat çeker. Bu bölgelerdeki oteller doğayla iç içe, sakin ve huzurlu bir tatil isteyenlere hitap eder. Ege’nin her köşesinde yer alan kaliteli yurtiçi otelleri yıl boyunca farklı konseptlerde hizmet sunarak her zevke hitap eden tatil imkanları sağlar.
Erken Rezervasyon Otelleri ile Avantajlı Tatil Planı
Her yıl artan tatil talebiyle birlikte erken rezervasyon otelleri büyük önem kazanmıştır. Tatilciler, yılın belli dönemlerinde düzenlenen erken rezervasyon kampanyalarından yararlanarak otel fiyatlarını çok daha uygun hale getirebilir. Bu sayede hem istedikleri otelde yer bulma garantisi sağlanır hem de bütçe dostu bir tatil planı yapılabilir. Özellikle Bodrum gibi popüler destinasyonlarda erken rezervasyon yaptırmak, yoğun sezonda yaşanabilecek doluluk problemlerinin önüne geçer.
Bodrum’da Ege Rüyasını Yaşayın
Her detayıyla unutulmaz bir tatil vadeden Bodrum, Ege’nin en özel köşelerinden biridir. İster lüks bir otelde ister butik bir tesiste konaklayın; deniz, tarih, lezzet ve eğlence bir arada sizi bekliyor. Tatilinizi planlarken avantajlı fiyat seçeneklerini değerlendirerek hem kaliteli hem de keyifli bir konaklama deneyimi yaşayabilirsiniz. Touristica uygun fiyatlı Bodrum Otelleri için yerinizi hemen ayırın ve siz de bu eşsiz destinasyonun büyüsüne kapılın.
Web sitenizin Google’da daha görünür olması, hedef kitlenize doğrudan ulaşması ve kalıcı bir dijital başarıya ulaşması için yalnızca teknik bilgi değil, stratejik bir planlama gerekir. Onur Özden Web Çözümleri, bu noktada fark yaratır. Sunulan SEO çözümleri, yüzeysel çalışmalar yerine detaylı analiz ve uzun vadeli başarıyı temel alır. Eğer işinize özel hazırlanmış, ölçümlenebilir ve etkili SEO çözümleri arıyorsanız, doğru yerdesiniz. Onur Özden SEO Paketleri her sektöre özel yapılandırılmıştır. Her paketin temelinde rakip analizi, anahtar kelime stratejisi, teknik altyapı iyileştirmeleri ve backlink desteği bulunur. Sitenizin güçlü ve zayıf yönleri belirlenir, bu verilere göre özel bir yol haritası oluşturulur. Hedef sadece trafik değil; dönüşüm oranlarını da artıracak organik bir büyümedir.
Onur Özden SEO Fiyatları
SEO çalışmaları sabit bir formülle hesaplanmaz. Sitenizin mevcut durumu, hedeflenen anahtar kelimeler, sektör rekabeti ve içerik ihtiyacı gibi birçok etken fiyatları belirler. Bu nedenle Onur Özden SEO fiyatları her projeye özel belirlenir. Böylece hiçbir müşteri gereksiz kalemlere ödeme yapmaz; yalnızca gerçekten ihtiyacı olan hizmetleri satın alır. Fiyatlandırma sürecinde şeffaflık esastır. Paketler açık biçimde tanımlanır, her hizmet kalemi önceden belirtilir. Böylece çalışmaya başlamadan önce neye yatırım yaptığınızı net olarak bilirsiniz. Ayrıca her bütçeye uygun başlangıç, gelişmiş ve kurumsal düzeyde paket seçenekleri bulunur.
Arama motorlarında daha görünür olursunuz
Hedeflediğiniz kitleye kolayca ulaşırsınız
Satışlarınız ve marka bilinirliğiniz artar
Uzun vadeli, sürdürülebilir bir dijital büyüme elde edersiniz
Yapay zeka tabanlı arama sistemlerine uyum sağlarsınız
Onur Özden Web Çözümleri, klasik SEO anlayışının ötesine geçer. Teknolojik gelişmeleri ve yapay zekanın etkilerini yakından takip ederek size geleceğe dönük çözümler sunar. Yapılan her çalışma, yalnızca algoritmaya değil, kullanıcı davranışlarına da uyumludur.
Onur Özden Web Çözümleri SEO Paketleri
İster yeni başlayan bir girişim olun, ister oturmuş bir markaya sahip olun, mutlaka işinize uygun bir SEO çözümü var. SEO, geçici değil kalıcı başarılar için yapılmalıdır. Onur Özden Web Çözümleri SEO paketleribu anlayışla geliştirilmiştir. Eğer sitenizi gerçekten ileri taşımak, yatırımınızdan geri dönüş almak istiyorsanız, bir SEO ajansından fazlasına ihtiyacınız var. Stratejik düşünen, dijital pazarlama perspektifiyle yaklaşan ve işinizi sahiplenen bir çözüm ortağına çözümdür. Bu noktada Onur Özden Web Çözümleri doğru adrestir.
Bir hasta koltuğunun değeri yalnızca ilk günkü konforuyla değil, yıllar sonra da aynı performansı sunabilmesiyle ölçülür. Fitcare Chair 2 motorlu hasta koltuğu, uzun ömürlü malzeme yapısı ve kusursuz mekanizma kalitesiyle bu beklentiyi karşılamak için tasarlandı. Bu koltuklar, günlük kullanımın getirdiği tüm yıpranma koşullarına rağmen ilk günkü sağlamlığını koruyacak şekilde üretilir.
Fitcare Chair’in üretim felsefesi “dayanıklılık + sessizlik + ergonomi” üçlüsüne dayanır. İki güçlü motor, sırt ve ayak kısımlarını birbirinden bağımsız çalıştırır. Her hareket pürüzsüz ve sessizdir; 45 desibel altındaki çalışma sesi sayesinde koltuk, film izlerken veya gece dinlenirken bile fark edilmez. Bu sistem, hem konfor hem de mekanik dayanıklılık açısından sektörde referans kabul edilir.
CNC kesim kayın kontra ve fırınlanmış gürgen iskelet yapısı, uzun yıllar boyunca deformasyonu önler. Oturum kısmında kullanılan 35 HR soft sünger, vücut basıncını eşit dağıtarak çökmeyi engeller. Bu yapı, 10 yılı aşkın yoğun kullanıma rağmen konfor seviyesini korur. Fitcare Chair, yalnızca oturma konforu değil, mühendislik kalitesiyle de fark yaratır.
Kumaş seçimi, koltuğun dayanıklılığını tamamlayan en önemli unsurdur. Fitcare Chair modellerinde SFC, Efendi Kumaş, Aydın Tekstil, Kadife Tekstil ve Sertex markalarının yüksek gramajlı, leke tutmaz ve silinebilir kumaşları kullanılır. Bu sayede ürün hem hijyenik kalır hem de renk canlılığını yıllarca korur. Antibakteriyel yüzey teknolojisi, uzun vadede hijyenin sürekliliğini sağlar.
Lift özelliği, koltuğun mekanik ömrünü uzatan bir başka mühendislik detayıdır. Sistemin motor yükünü dengeli dağıtması, mekanizmanın daha az aşınmasını sağlar. Böylece hem koltuk hem motorlar daha uzun süre sorunsuz çalışır. Kısacası, bu koltuk sadece bugün için değil, yıllar sonrasının konforu için tasarlandı.
Fitcare Chair, satış sonrası desteğiyle de güven verir. Her ürün garanti kapsamındadır ve teknik servis ağı sayesinde uzun vadeli kullanım desteği sunulur.
Aynı zamanda yalnızca medikal hasta koltuklarının değil baba ve tv koltuğu, sinema ve tv koltuğu gibi koltuk modellerinin de üretimini gerçekleştirmektedir.
📍 Showroom: Çağlayan Mah. Kanarya Sok. No:15 Kağıthane / İstanbul
CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, “AKP’nin 23 yıllık ekonomi politikaları halkı evinden, umudundan etti!” dedi.
Balkanlı, konut kira krizi ile ilgili açıklama yaptı. Balkanlı açıklamasında, “Konut artık barınma hakkı değil, AKP’nin yarattığı bir sınıfsal imtiyaz haline geldi. AKP’nin 23 yıldır uyguladığı yanlış ekonomi politikaları, ülkemizi tarihinin en derin ekonomik ve sosyal krizlerinden birine sürüklemiştir. 2021’den bu yana uygulanan sözde ‘model’, sadece enflasyonu patlatmakla kalmamış, milyonlarca insanı evinden, yuvasından, hatta geleceğinden etmiştir” diyerek şunları kaydetti:.
“Bugün Türkiye’de orta gelirli bir vatandaş için ev almak artık hayal bile değildir, imkânsızdır! Kredi faizleri fırlamış, konut fiyatları birkaç yıl içinde beş katına çıkmıştır. Aylık 150 bin lira taksit ödeyebilenlerin 6 milyonluk 1+1 daireye ulaşabildiği bir ülkede, çalışan, üreten ama emeğiyle geçinen milyonların ev sahibi olması artık mümkün değildir. Bu düzen, halkın değil; yandaş müteahhitlerin düzenidir. AKP iktidarı, konutu bir yaşam hakkı değil, rant ve zenginleşme aracı haline getirmiştir. Yıllardır yürütülen beton ekonomisi politikalarıyla halkın umudu da yok edilmiştir. Bugün lüks konutlarda oturanların büyük bölümü, faiz gelirlerinden kazandıkları paralarla ev alırken; orta gelirli yurttaşlarımız kira ödemekten nefes alamaz hale gelmiştir.
Daha da acısı, gençlerimiz artık yuva kuramıyor! Yıllarca eğitim alıp çalışan, hayata tutunmaya çalışan gençlerimiz; uçan kira fiyatları, erişilemez ev bedelleri yüzünden evlenemiyor, aile kuramıyor. Bu tablo yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir çöküştür. AKP iktidarının gençlerimize reva gördüğü gelecek; güvencesizlik, borç ve umutsuzluktur. CHP olarak biz, bu düzeni değiştirmeye kararlıyız. Bizim anlayışımızda devlet, yandaşın değil; vatandaşın devletidir. CHP iktidarında, orta ve dar gelirli vatandaşlarımız daha rahat ev sahibi olacaklar. Kentsel dönüşüm rant kapısı olmaktan çıkarılıp, halkın barınma hakkını koruyan bir yapıya kavuşacaktır.
Bu ülkenin insanı ev sahibi olmayı değil, insanca yaşamayı hak ediyor. Ekonomi kahvehane sohbetlerinin, rant çevrelerinin, talimatla belirlenen faiz oyunlarının deneme tahtası değildir. Türkiye’nin kaynakları bir avuç zengine değil, 85 milyon yurttaşa aittir. CHP, bu ülkenin emeğini, evini ve onurunu koruyacak tek siyasal güçtür. Biz, CHP iktidarında, herkesin başını sokabileceği bir evi ve onurlu bir yaşamı yeniden mümkün olacaktır. ”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Örgütü, Enez’de vatandaşlarla bir araya geldi. İl Başkanı Yücel Balkanlı, İl Yönetim Kurulu üyeleriyle birlikte Enez İlçe Başkanlığını ziyaret ederek güncel siyasi gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Ziyaretin ardından halk pazarını gezen CHP heyeti, vatandaşların ekonomik kriz karşısında yaşadığı sıkıntıları dinledi. Balkanlı, “Vatandaşlarımızın her gün biraz daha derinleşen ekonomik krizin etkisi altında olduğunu yerinde gördük” dedi.
CHP heyeti daha sonra esnaf ziyaretlerinde bulunarak ekonomik sorunlara ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Balkanlı, “AKP iktidarının yarattığı ekonomik darboğazı her gittiğimiz yerde görüyoruz. Esnafımızın, üreticimizin, emeklimizin, gençlerimizin sorunları büyüyor. Biz CHP olarak bu sorunların çözümü için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
İl Başkanı Balkanlı, Enez İlçe Başkanı Hüseyin Çavuşoğlu’na, Belediye Başkanı Özkan Günenç’e, Kadın ve Gençlik Kollarına, İl Genel Meclisi üyelerine ve emeği geçen tüm partililere teşekkür etti.
Balkanlı, CHP’nin her zaman halkın yanında olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkın sesi olmaya, sorunlarını çözmek için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
Edirne Belediyesi ile Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) arasında, pazar yerinin kapatılmasıyla ilgili yargı süreci devam ederken, UPEK Başkanı Barış Atkoşan, İdare Mahkemesi’nin kesin karar verene kadar pazarın açık kalacağını söyledi.
Ulus Pazarı’nın yönetmeliğe aykırı durumlar nedeniyle Eylül ayı sonunda Edirne Belediyesi tarafından kapatılmasının ardından, Pazar yönetiminin durumu İdare Mahkemesi’ne götürdü. İdare Mahkemesi, Edirne Belediyesi’ne kapatma gerekçesiyle ilgili savunma vermeleri için 1 ay süre tanırken, pazarın kapatılmasına yönelik yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkemenin belediyeye savunma için verdiği 1 aylık süre geride kalırken, UPEK Başkanı Barış Atkoşan, son durumu değerlendirdi.
‘MAHKEME KARARI TEBLİĞ EDİLENE KADAR AÇIĞIZ’
Yargı sürecinin devam ettiğini anlatan Atkoşan, “Yargı sürecimiz devam ediyor pazarımızla ilgili. Bu konuyla ilgili tabii ki kamuoyunda yanlış açıklamalar yapıldı; ‘Yürütmeyi durdurma kararı bir ay verildi’ diye. Bu konularda mahkemelerin işleyişine hiçbirimiz bir yorum getiremeyiz, yorum yapamayız. Edirne İdare Mahkemesi’nde ilgili dava süreci devam ediyor. Bunun ne zaman sonuçlanacağı konusunda da net bir şey hiç kimsenin söylemesi mümkün değil, bunu takip edeceğiz. Sadece belediyenin savunması için İdare Mahkemesi bir aylık bir süre vermişti. Bu bir mahkeme süreci, mahkemeden herhangi bir karar çıkıp bize tebliğ edilene kadar pazarımız devam edecek” dedi.
‘KARARA SAYGILI OLACAĞIZ’
Mahkemenin alacağı karar saygılı olacaklarını dile getiren Atkoşan, “Mahkemenin alacağı karara tabii ki saygılı olacağız. Belediye de, biz de bu noktadayız. Şu anda esnaf o süreci unutmuş durumda, herkes işine odaklandı, ekmek parasını temin için mücadelesini sürdürüyor. Mahkeme süreci nasıl devam eder? Nereye evrilir? Onunla ilgili önemli bir gelişme olduğu zaman tekrar bir toplantı yaparız. Bunun çok fazla gündemde tutmadım ben. Doğru olmadığına inanıyorum. Çünkü insanların kafasında farklı bir algı oluşuyor; ‘Acaba pazar bu hafta var mı? Yok mu?’ diye. Bu algıyı da ortadan kaldırmak gerekiyor” diye konuştu.
‘AÇIKLAMALARIN OLUMSUZ ETKİSİ OLDU’
Süreç içerisinde yapılan açıklamaların, pazarı da olumsuz etkilediğine değinen Atkoşan, “Bu yapılan açıklamaların olumsuz bir etkisi oldu. Keşke böyle bir açıklama yapılmasaydı. Çünkü hukuki sürecin devam ettiği bir noktada bu tür açıklamaları yapmak çok sağlıklı değil. Fakat dediğim gibi; durum normale dönmüş durumda. Hem esnafımız hem pazara gelen müşterilerimiz alışverişe odaklanmış durumda” şeklinde konuştu.
Edirne’de ‘Sağlıklı Okul, Sağlıklı Gelecek’ programı kapsamında, Plevne İlkokulu’nda öğrencilere acil sağlık hizmetleri, afet bilinci, sağlıklı beslenme ve kişisel hijyen konularında eğitimler verildi.
Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan Okul Sağlığı Hizmetleri işbirliği protokolü kapsamında, Plevne İlkokulu’nda etkinlik gerçekleştirildi. Etkinliğe Edirne Valisi Yunus Sezer ile İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa İshak Yıldırım, İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, okul idarecileri, öğretmenler ve öğrencilerin katıldı.
Etkinlikte öğrencilere; 112 acil sağlık hizmetleri, afet bilinci, UMKE, aile hekimliği, ağız ve diş sağlığı, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, kişisel hijyen ve bulaşıcı hastalıklardan korunma gibi konularda hem teorik hem de uygulamalı eğitimler verildi.
Konuyla ilgili İl Sağlık Müdürlüğü’nden yayınlanan açıklamada, benzer faaliyetlerle, çocuklara küçük yaşlardan itibaren sağlık bilinci kazandırmak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek ve geleceğin sağlıklı bireylerinin yetişmesine katkı sağlanmasının hedeflendiği belirtildi. Açıklamada, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar eğitim programının kentte ilkokul düzeyindeki tüm öğrencilere ulaşılmasının planlandığına yer verildi.