Edirne’nin Gelişim Ligi’ndeki iki takımından Edirne Şükrüpaşa Spor U14 ve U15’te deplasmanda galip gelirken, Edirne Birlik Spor U14 ve U15 ise deplasmandan 1 galibiyet ve 1 mağlubiyet ile ayrıldı.
Edirne Şükrüpaşa Spor U16 deplasmanda Prestij Atletik Spor Kulübü karşısında 3-2 galip gelirken, U17’de ise aynı takıma aynı skorla yenildi.
U14 GELİŞİM LİGİ
Silivrispor 3-0 Edirnespor
Büyükçekmece Belediye Spor 3-0 Çerkezgücü Spor
Çorlu Spor 1947 – Çerkezköy 1923 Spor Kulübü
Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk 1-0 Beylikdüzü Yakuplu Spor
İstanbul Beylikdüzüspor 2-4 Çorlu Belediye Futbol Kulübü
Granny’s Waffles Kırklarelispor 1-6 Edirne Şükrüpaşa Spor
Lüleburgaz Atletik Spor 4-0 Edirne Birlik Spor
Prestij Atletik Spor Kulübü 1-2 Kepezspor
U15 GELİŞİM LİGİ
Silivrispor 3-0 Edirnespor
Büyükçekmece Belediye Spor 2-4 Çerkezgücü Spor
Çorlu Spor 1947 2-0 Çerkezköy 1923 Spor Kulübü
Arkent Arnavutköy Belediyesi Futbol Sk 2-0 Beylikdüzü Yakuplu Spor
İstanbul Beylikdüzüspor 4-2 Çorlu Belediye Utbol Kulübü
Granny’s Waffles Kırklarelispor 2-3 Edirne Şükrüpaşa Spor
Lüleburgaz Atletik Spor 0-1 Edirne Birlik Spor
Prestij Atletik Spor Kulübü 2-4 Kepezspor
U16 GELİŞİM LİGİ
Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 1-1 Fevzipaşaspor
İstanbul Trabzonspor 7-0 Süleymanpaşa Namık Kemal Spor
Silivrispor 5-0 Tekirdağspor
Prestij Atletik Spor Kulübü 2-3 Edirne Şükrüpaşa Spor
Bahçelievler Olimpik Spor Kulübü 0-0 Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Granny’s Waffles Kırklarelispor 2-0 Büyükçekmece Belediye Spor
Büyükçekmece Gençordu Spor 2-1 Çorlu Belediye Futbol Kulübü
U17 GELİŞİM LİGİ
Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü 1-1 Fevzipaşaspor
İstanbul Trabzonspor 8-0 Süleymanpaşa Namık Kemal Spor
Silivrispor 1-1 Tekirdağspor
Prestij Atletik Spor Kulübü 3-2 Edirne Şükrüpaşa Spor
Bahçelievler Olimpik Spor Kulübü 0-1 Çanakkale Gençlerbirliği Spor
Granny’s Waffles Kırklarelispor 1-0 Büyükçekmece Belediye Spor
Büyükçekmece Gençordu Spor 1-3 Çorlu Belediye Futbol Kulübü
TYT matematik sorularında matematik bilgi gereksinimi daha sınırlı. Örneğin asal sayılarla aritmetik, polinom özdeşlikleri, binom bağıntısı veya logaritma özdeşlikleri uygulamaları sorulmamış. Analitik geometri nokta ve doğru ile sınırlı. Trigonometri, karmaşık sayılar, vektörel hesap, analiz yok. Böylece 45 farklı soru tipi belirliyoruz. Nasıl hazırlanabilirize gelince;
a) (LGS sorularına nasıl hazırlanırız? da anlattığımız gibi) dershaneye giderek, özel ders alarak, soru bankaları, deneme sınavlarından yararlanarak ve en az bir yıl boyunca günde en az 50 soru çözerek veya soru çözümlerini anlamaya çalışarak ÇÖZÜM EZBERLERİZ. Hemen hemen tüm çocuklarımızın, anne-babalarımızın düşünebildiği yöntem bu, ama ne kadar başarılı oluruz? Bu yöntemle TYT de başarılı olmak LGS dekinden çok daha zor. Bunu açıklamak için gelin önce 2025 TYT matematik sorularını inceleyelim.
40 soruyu üç gruba ayırdık.
(1) Verdiğimiz 45 soru tipi bilgisiyle çözümlü 28 soru var. Çözüm ezberlemeyi seçtiğimizde sorunlarımız; bize yardımcı olan öğretmenlerimiz bu soru tipi ayrımını doğru bir şekilde yapabiliyor ve bu soru tiplerini bize anlatabiliyor mu, soru bankalarından biz bunları çıkarabiliyor muyuz, TYT de bu gruptaki soruların tiplerini hemen belirleyip genel bilgimizi uygulayabiliyor muyuz?
(2) Denklemler kurarak çözümlü 2 soru var. Sorunumuz; çözüm ezberlerken bu grup soruları hemen ayırt etmeyi, bilinmeyenleri hemen belirleyip, denklemleri hemen kurup çözmeyi öğrendik mi?
(3) Karmaşıklaştırılarak zorlaştırılmış 10 soru var. Önce buna birlikte bir örnek oluşturalım.
“Elimizde küçükten büyüğe sıralanmış beş farklı rakamımız var.” (Bunlar 4, 5, 6, 7, 8 olsun.) Bu beş bilinmeyen demek. Bazı cebirsel bağıntılar versek, soru rakam denklemi olur ve ilk iki gruptan birine girer. Biz öyle yapmıyoruz, 45 soru tipinin farklı bilgilerini kullanıyoruz. “Kenarlarının uzunlukları bu rakamlardan üçü olan üçten fazla üçgen çizebiliyoruz. Tek sıradaki rakamlarla ortadaki üç rakamın aritmetik ortalamaları aynı, dördüncü rakam asal ise baş ve sondaki rakamlarım çarpımıyla onların yanlarındaki rakamların çarpımının farkı kaç?” (Çözüm vermiyoruz.)
Çözüm ezberliyorsak belki çok çalışarak verilen bilgileri doğru sırada kullanmaya ve uygulamaya alışırız. Bu tür öğrencilerle çalışmadığımız için bilemiyoruz.
b) Biz önce MATEMATİĞİ ÖĞRENELİM diyorsak TYT için Aritmetik, Cebir, Geometri, Analitik geometri, Küme bilgisi, Mantık dallarının başlangıç bilgilerini eksiksiz-fazlasız-düzenli anlatan bir kaynak bulmalıyız. (Biz bu işi ücretsiz yapmaya hazırız.) Daha sınırlı ikinci bir seçeneğimiz de yalnız TYT soru tiplerinin genel bilgilerini ezberlemek. Ama TYT de süre kısıtlılığı nedeniyle bu yeterli değil. 2018 den öte çıkmış soruları inceleyerek genel bilgilerimizi TYT sorularına nasıl uygulayacağımızı ve bu işi kısa zamanda yapmayı öğrenmeliyiz. Çıkmış TYT sorularının son iki yıldakini deneme sınavı olarak kullanabiliriz. Bu yöntemde en yararlı çalışma her soru tipinde yeni sorular oluşturmak. Böylece TYT de sorulan en az 30 soruyu tanınan sürede ve sıkıntısız çözeriz.
Karmaşıklaştırılarak zorlaştırılan sorularsa sudoku veya Rubik küpüne benziyor. Matematiği basit ama yapa yapa hızlı çözüme alışmak gerekli. Burada en akıllıca çare her kaynaktan, arkadaşlardan, arkadaşların soru bankalarından… çok zor denilen soruları bulmak ve bu soruları çözümlemek.
c) Eğer herhangi bir üretim bilgimiz veya becerimiz yoksa diploma önemli. Ama üniversitelerimizde işe yarar bir bilgi edinemediğimizi de, ne şekillerle diplomalar, unvanlar edindiğimizi de, diplomasız nerelere ulaşabildiğimizi de, TYT-AYT de çok başarılı çocuklarımızın ne durumlara düştüğünü de görüyoruz, biliyoruz. Bu nedenle TYT-AYT de başarıyı tek amaç almamalıyız. Bizi mutlu edecek olan topluma katkımız. Topluma katkıda kendimize güvenebiliyorsak, TYT-AYT de başarısız olsak da olur. Gerekeni yaparak TYT-AYT de başarılı da olabiliriz.
Hukuk bilimi, bir yorumuyla da, insanlığın, birbiriyle, doğa ve tabiat varlıkları ile uyumlu, adaletli yaşamını düzenleyen, OLMAZ SA OLMAZ, BİR BİLİM DALIDIR!.. Binlerce yıllık insan tecrübelerinden süzülerek, bu günkü FAYDASINA erişmiştir!.. Hani bazen yazıyorum ya!.. Hak ve adaleti, “MÜSLÜMAN TÜRK” kavramıyla ifade ediyorum!.. Bazı arkadaşlar iyi niyetle, şuna, “EVRENSEL HUKUK KURALLARI” desen daha çağdaş ve anlaşılır olmaz mı?” diyorlar. “Niye ırkı, inancı katıyorsun işin içine, bilimsel olsana?..” demek istiyorlar.
Asırdır, o “TEK” kitapta açıkça yazılı olmasına rağmen, anlaşılmamış olanı hep yazıyorum!.. Yine yazayım: Evrensel ilahi kuraldır: Eğer, tek Yaratan’a inanç yoksa, hatta inkâr varsa, istisnasız o insanı şeytan kapar ve insanlığı mahvetmek için, kötülüklerde KULLANIR!.. Eğer Türklerin tarihte ispatladığı gibi, hem geleneksel köklerinde olan “TÜRK İLKELERİ” HEM DE “MÜSLÜMANLIK İLKELERİ” nin birbiriyle örtüşen, İNANÇ VE KÜLTÜRÜ BENİMSENİP, MİLLETÇE ÇOĞUNLUKLA UYGULADIKLARI İÇİN…. Yani, asırlar boyu, Türkler gibi inançla, can feda, hak yolunda mücadele edenlerin yar ve yardımcısı, zafer vereni, haksızların mağlup edilmesi, Allah’ın yardımı iledir!… Onlarca birleşik haçlı katliamlarını durdurup, mağlup etmek, tabi ki Allah’ın yardımı iledir!.. Bunlar, Yaratan’ın ilâhi kanunudur!.. Kuran bizdedir, bunları öğrenmek, inanmak, uygulamak ve ya inanmayıp inkâr etmek, bizim tercihimize bırakılmıştır!.. O’nun nuru okunursa bunlar öğrenilir!..Yani, MÜSLÜMAN TÜRK İLKELERİ, HUKUK’İ BİLİMDEN ÇOK ÖTE BİR DEĞERLER BÜTÜNÜDÜR!.. Türk tarihi bunu ispatlar!.. Niye böyle diyorum?..Dünya insanlık tarihine, bu günkü hukuk sistemine bağlı , medeni ülkelerin durumuna bir bakalım!.. Hukuk sahibi, ZENGİN, BİLİM DE İLERİ, medeni ülkeler, dünya üzerinde, kıtalar arası, mazlum, muhtaç ülkelere, eğitim, huzur, refah götürecekleri yerde; onların, eğitimlerini, dinlerini, dillerini, kültürlerini, beslenmelerini, topraklarını, hava ve sularını, ahlaklarını, hürriyetlerini BOZARAK, KÖLE EDİP SÖMÜRÜYORLAR, MI, ACABA?.. HANİ HUKUK DEVLETLERİYDİ, BU MEDENİ ÜLKELER?.. Gazze’yi plaj yapmak için, çoluk, çocuk, yaşlı, bebek, dünyaya göstere göstere öldüren, medeni ülkelerin ve de TÜM DÜNYA İNSANLIĞININ İNSANLIK HUKUKU NEREDE?.. İLÂHİ KANUNDUR!.. İNANCI OLMAYAN İNKÂRCIYI ŞEYTAN KAPAR, ONLARI KÖTÜLÜKTE KULLANIRMIŞ!.. SEYRETTİKLERİMİZ AYNI, YÜCE RABBİMİZİN BİZE KURAN’DA BİLDİRDİĞİ GİBİ!..
Kuran’ı Kerim. Sure 4/Ayet 76: İnananlar Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler de Tağut yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarıyla savaşın, çünkü şeytanın hilesi zayıftır. 16/99: Çünkü inananlara ve Rablerine dayananlara onun bir gücü yoktur!
2/12: İyi bilin ki onlar, ortalığı yıkanlardır. Akılları yok fakat farkında değildirler.
TAĞUT: En zengin maddiyatı, asker, icat ve silahları olan, inkârcı, süper güçler!… ONLAR: Şeytan ve onun kullandığı, şeytan uşakları, TAĞUTLAR!.. da olabilir mi?..
Edirne Valisi Yunus Sezer, çeltik ambarı Edirne’de, hasattan geriye kalan çeltik saplarından, yakıt üretileceğini söyledi. Sezer, “Burada bu çeltik saplarının değerlendirilmesiyle ilgili bir fabrika kurulacak gibi. Bu işle ilgili olarak da bir yatırımcı var şu anda. Bunları takip ediyoruz. Belki bu sene yetişmez ama önümüzdeki yıl için de böyle bir çalışma ortaya konulacak” dedi.
Edirne Valisi Sezer, kentte kolluk birimleri temsilcileri, kaymakamlar ve kurum temsilcileriyle gerçekleştirilen Ekim ayı asayiş toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Vali Sezer, tüm uyarılara rağmen devam eden anız yakımına dikkat çekerek, bununla ilgili yaptırımlarının sürdüğünü söyledi. Çeltik tarlalarında hasattan geri kalan çeltik sapları konusunda proje geliştirildiğini anlatan Sezer, “Bu sene belki sevindirici bir şey. Çeltik saplarının değerlendirilmesi noktasında bir proje gerçekleştiriliyor, bunların yakıt olarak kullanılması noktasında. Onu da Sanayi Bakanlığımızın desteklemeleriyle beraber bu konuda da bir fabrika kurulacak gibi. Bu da bu sene teşvik programına alındı. Tabii bunlar bir milli kaynak. Besleyici özelliği olmadığı için hayvan yemi olarak zannediyorum kullanılamıyor. Enerji verimliliği düşük olduğu için yakıt olarak kullanılıyor. Dolayısıyla tarladan da bir şekilde kaldırmak lazım. Bir çözüm arayışı içerisindeyiz ki bu daha önceki yıllarda da gündeme gelmiş. Bu sene somut bir adım attık gibi. Burada bu çeltik saplarının değerlendirilmesiyle ilgili bir fabrika kurulacak gibi. Bu işle ilgili olarak da bir yatırımcı var şu anda. Bunları takip ediyoruz. Belki bu sene yetişmez ama önümüzdeki yıl için de böyle bir çalışma ortaya konulacak” dedi.
‘NARKOTİK SUÇLARINDA YAKALANAN SATICI SAYISI YÜZDE 150 ARTTI’ Kentteki asayiş, kaçakçılık ve trafik uygulamalarıyla ilgili verileri paylaşan Sezer, hırsızlık olaylarında 2024’e oranlar 2025’in ilk 10 ayında yüzde 3’e yakın azalma olduğunu dile getirdi. Dolandırıcılık suçlarındaysa geçen yılın ilk 10 ayına göre yüzde 24 azalma olduğuna değinen Sezer, göçmen kaçakçılığıyla mücadelenin de sürdüğünü anlattı. Sezer, “Malumunuz hem göçmen noktasında, hem de çeşitli suçlardan arananlar noktasında ilimizi kullanarak hem Bulgaristan’a, hem de Yunanistan’a geçmeleri söz konusu olabiliyor. Bu konuda yoğun tedbirlerimizi almış durumdayız. Özellikle hem ilimizde aranan hem de başka illerde aranıp ilimizde yakalanan hapis cezasıyla yakalananlar var. Hapis cezasıyla arananlardan 1288 kişiyi 10 ayda yakalamış durumdayız. Bunlardan hırsızlık, gasp, yağma, kasten adam öldürme gibi narkotik suçlardan arananlar var. Narkotik olaylarla ilgili yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Özellikle satıcılar konusunda yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu noktada da hem emniyet birimlerimiz, hem jandarmamız ilçelerimizde ve il merkezimizde çalışmalarını devam ettiriyorlar. Burada da 115 şüpheli tutuklanmış durumda ki bununla ilgili olarak geçen seneye göre de yüzde 150 oranında bir artışımız söz konusu” dedi.
‘İLK 10 AYDA 9 MİLYAR DEĞERİNDE KAÇAK EŞYA VE UYUŞTURUCU YAKALANDI’ Kentteki dört sınır kapısı ve merkezde uyuşturucu ve kaçak eşya yakalamalarında da rekor kırıldığını anlatan Sezer, “Yakalamalarla ilgili tarihi rekorlar kırıyoruz, özellikle uyuşturucu yakalamaları noktasında. Çok büyük rakamlarda gümrük kapılarımızda, dışarıda ve içeride gümrük kaçakçılık ve yine emniyet ve jandarmamızın çalışmalarıyla yakaladığımız uyuşturucular söz konusu. Kaçak malzemeden dolayı 456 kişi yakalandı. Ele geçirilen narkotik malzemelerden özellikle esrar yakalamaları konusunda toplamda 3 bin 563 kilo esrar yakalaması söz konusu. Kokainde yine rekor kırarak 313 kilogram, ekstasi 98 bin 252 adet yakalaması söz konusu. Sentetik ecza olarak da 199 bin 822 adet sentetik eczayı yakaladık. Gümrük kaçağı dediğimiz malzemelerle beraber de ilk 10 ayda ele geçirilen suç unsuru malzemelerin yaklaşık piyasa değeri 9 milyar. Burada da 456 kişiye işlem yapılmış durumda. Burada geçen yılla kıyasladığımızda yüzde 105 oranında uyuşturucu madde yakalamalarımızda artış söz konusu” diye konuştu.
Ofislerde ve evlerde sıkça kullanılan yazıcılar, günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Ancak, baskı işlemlerimizi tamamladığımızda karşımıza çıkan boş kartuşların doğru bir şekilde nasıl bertaraf edileceği, birçok kullanıcı için belirsizliğini korumaktadır. Bu rehber, boş kartuşların çevreye olan etkisini, doğru atık yönetiminin önemini ve boş kartuşlarınızı nasıl geri dönüştürebileceğinizi detaylı bir şekilde açıklamayı amaçlamaktadır.
Neden Kartuş Geri Dönüşümü Önemlidir?
Boş kartuşlar, plastik, metal, bazen de kauçuk ve elektronik devre gibi karmaşık malzemelerden oluşur. Doğru şekilde işlenmediklerinde, bu malzemeler:
Çevre Kirliliğine Yol Açar: Plastik parçalarının doğada çözünmesi yüzlerce yıl alabilir ve toprak ile su kaynaklarını kirletebilir.
Kaynak İsrafına Neden Olur: Her yeni kartuş üretimi için hammadde ve enerji tüketilir. Geri dönüşüm, bu kaynakların korunmasında kritik bir rol oynar.
Atık Sahalarını Doldurur: Geri dönüştürülmeyen her kartuş, atık sahalarında değerli alan kaplar.
Bu nedenlerle, boş kartuşların çöpe atılması yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılması hem çevresel hem de ekonomik açıdan büyük önem taşımaktadır.
Boş Kartuşlarınızı Geri Dönüştürmenin Yolları
Boş kartuşlarınızı bertaraf etmek için birkaç güvenilir ve kolay yöntem bulunmaktadır.
1. Üretici Firmaların Geri Alma Programları
Birçok büyük yazıcı ve kartuş üreticisi, kendi ürünlerinin geri toplanması ve geri dönüştürülmesi için ücretsiz programlar yürütmektedir. Bu programlar kapsamında:
Kargo Etiketi: Üreticinin internet sitesine giderek, boş kartuşlarınızı ücretsiz olarak kargo ile göndermenizi sağlayan bir etiket oluşturabilirsiniz.
Önceden Hazırlanmış Kutu: Bazı üreticiler, yeni kartuşunuzla birlikte geri iade kutusu da gönderir. Boş kartuşu bu kutuya koyup, üzerinde adres bulunan etiketi yapıştırarak kolayca geri gönderebilirsiniz.
Bu yöntem, kartuşların doğru ve güvenli bir şekilde işlenmesini garanti eden en etkili yollardan biridir.
2. Kartuş Yeniden Dolum Merkezleri
Boş kartuşlarınızı, kartuş dolumu hizmeti veren yerel işletmelere de teslim edebilirsiniz. Bu merkezler, orijinal kartuşları temizleyip, kaliteli mürekkeple doldurarak yeniden kullanıma hazır hale getirir. Bu sayede hem kartuşun ömrü uzatılır hem de yeni bir kartuş üretiminin yol açacağı çevresel maliyet azaltılır.
3. Elektronik Atık (E-Atık) Toplama Noktaları
Kartuşlar, içerdikleri elektronik bileşenler nedeniyle elektronik atık (e-atık) kategorisinde değerlendirilebilir. Birçok belediye ve çevre örgütü, elektronik atıkların toplanması için özel noktalar oluşturmuştur. Yaşadığınız bölgedeki e-atık toplama merkezlerini araştırarak, boş kartuşlarınızı bu noktalara bırakabilirsiniz.
4. Ofis Malzemeleri Perakendecileri
Bazı büyük ofis malzemesi mağazaları ve süpermarket zincirleri, mağaza içinde müşterilerinin boş kartuş ve tonerlerini bırakabilecekleri geri dönüşüm kutuları bulundurmaktadır. Alışveriş yaparken, bu kutulara boş kartuşlarınızı atarak geri dönüşüme katkıda bulunmanız mümkündür.
Geri Dönüşüm Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler
Orijinal Ambalajında Saklayın: Kartuşu, mürekkebin kurumasını veya sızıntıyı önlemek için orijinal plastik ambalajında saklamak faydalıdır.
Sızıntıya Karşı Önlem Alın: Mürekkep lekelerini önlemek için kartuşu ağzı kapalı bir plastik torbaya koyabilirsiniz.
Kullanım Talimatlarını Okuyun: Geri dönüşüm programı sunan firmanın talimatlarını dikkatlice okuyun ve belirtilen adımları takip edin.
Boş bir kartuşu çöpe atmak yerine geri dönüşüm sistemine kazandırmak, bireysel olarak alabileceğimiz ancak topluca büyük etki yaratabilecek bir karardır. Yukarıda belirtilen yöntemlerden size en uygun olanını seçerek doğal kaynakların korunmasına, enerji tasarrufuna ve atık miktarının azaltılmasına değerli bir katkı sağlayabilirsiniz. Unutmayın, sürdürülebilir bir gelecek için her kartuşun geri dönüşümü önem taşır.
Edirne İl Genel Meclisi Tarım ve Hayvancılık Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2023’e oranla 2025 yılında buğday alım miktarı yüzde 44.5, arpa alımındaysa yüzde 94.7 düşüş yaşandığı belirtildi.
İl Genel Meclisi’nin Kasım ayı toplantılarında Tarım ve Hayvancılık Komisyonu’nun hazırladığı Edirne ve ilçelerinde Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) son üç yıldaki buğday ve arpa alımı hakkında rapor görüşüldü. Komisyon Başkanı Remzi Subaş’ın okuduğu raporda, ofisin son 3 yıldaki alım miktarları karşılaştırıldı. Raporda, 2023 yılında 440 milyon 224 bin 24 kilogram, geçtiğimiz yıl 213 milyon 460 bin 360 kilogram, bu yıl ise 244 milyon 248 bin 22 kilogram buğday alımı yapıldığı bilgisi yer alırken, arpada ise 2023’te 11 milyon 270 bin 946 kilogram, geçtiğimiz yıl 2 milyon 407 bin 120 kilogram ve bu yıl ise 599 bin 900 kilogram alım yapıldığı bilgisi yer aldı.
‘ARPA ALIMINDA 3 YILDA YÜZDE 94,7 DÜŞÜŞ’
Raporla ilgili komisyon görüşünü paylaşan Subaş, “Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2023 yılında buğday ve arpa alımlarında önceki yıllara kıyasla oldukça yüksek miktarlarda alım yaptığı, 2024 ve 2025 yıllarında ise gerek piyasa koşulları, gerekse ürün fiyat politikalarındaki değişimlere bağlı olarak TMO’nun alım miktarlarında ciddi bir düşüş yaşandığı tespit edilmiştir. Özellikle arpa alımlarında üç yıl içinde %94,7 oranında azalma olduğu, bu durumun üretici tercihlerinde veya TMO alım politikalarında değişikliklerden kaynaklanabileceği değerlendirilmektedir. Buğday alımlarında da 2023 yılına kıyasla 2024’te %51,5, 2025’te ise %44,5 oranında bir düşüş olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; TMO’nun alım politikalarının üretici lehine istikrarlı bir şekilde sürdürülmesi, Arpa üretiminin teşviki ve pazar garantisi konusunda gerekli çalışmaların yapılması, Üretici ile TMO arasındaki iletişim ve bilgilendirme süreçlerinin güçlendirilmesi, Önümüzdeki yıllarda ürün desteklerine göre planlı alım politikalarının geliştirilmesi, hususlarının ilgili kurumlara bildirilmesi komisyonumuzca uygun görülmüştür” şeklinde konuştu.
‘FİYAT POLİTİKASI SEKTÖRÜ DARALTTI’
Sunumun ardından söz alan CHP Grup Sözcüsü Mustafa Üstün, TMO’nun fiyat politikası sonucu alımın bu kadar düştüğünü ifade ederek, “Anadolu’dan alınan ve ithal arpanın fiyatı düşük olduğu için, hayvancılıkla uğraşan, besi amaçlı arpa ekenler artık ekmiyor. Buğdayı satıyor, bunun yerine TMO’dan arpa alıyor. Durumun bu noktaya gelmesinin ana sebebi, fiyat politikasıdır. 2023 ile 2024 yılı arasında yüzde 100’lük bir rakam farkı var. Bu farkın ana sebebi, 2023 yılındaki fiyat politikasıydı. O yılda, devlet ‘5 liraya buğdayı alıyoruz, artı 2 buçuk lira da prim veriyoruz’ dedi. O dönemde doğru bir uygulamaydı. Pandemiden çıkıştan sonra, dünya ve Türkiye’de tarımsal maliyetler özelinde, rakamlar çok yukarıya geldi. Bundan dolayı çiftçi, özellikle arpa ekmekten vazgeçti. Sözleşmeli ekime biraz daha yoğunlaşmamız lazım. Özellikle fiyat politikası bunun ana sebeplerinden birisidir. 2023’te 440 bin ton buğday alırken, günümüzde 200’lü rakamlara düştüyse, bunun sebebi tamamen tarımsal fiyat politikasıdır. Sektörün daralmasına sebep oldu” dedi.
Tüm Roman Dernekleri Konfederasyon Genel Başkanı Fahrettin Savcı, eski hakem ve spor yorumcusu Erman Toroğlu’nun Beşiktaş – Fenerbahçe derbisinde kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bırakan Orkun Kökçü’ye yönelik çirkin beyanlarının Romanlara yönelik açık bir nefret söylemi olduğunu bildirdi.
Başkan Savcı, açıklamasında hata yapanı çingeneye benzettiğini, Beşiktaş kaptanlığına yakıştırmadığını belirterek, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:.
“Takdir edileceği üzere milyonların izlediği TV programında Roman vatandaşlar aşağılanmış, dışlanmış, ırkçılık ve nefret içeren sözlere muhatap edilmiştir. Türkiye Cumhuriyetinde insanların, ırkları, cinsiyetleri, dinleri, mezhepleri, cinsiyetleri nedeniyle küçümsenmesi, dışlanması, aşağılanması anayasal suçtur. Anayasamıza göre Devletine vatandaşlık bağıyla bağlı herkes Türk; dil, ırk, renk, cinsiyet, din ve mezhep ayrımı olmaksızın herkes eşittir.
Romanlar, Devletine, milletine bağlı vatansever insanlardır. Romanlar, Yemen’de, Çanakkale’de, Sakarya’da, Kurtuluş Savaşımızda, Kıbrıs’ta dövüşmüş şehit ve gazi olmuştur. Romanlar, Devletimiz tarafından son yıllarda daha da çok sahiplenilmiş; ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan desteklenmiştir. Türkiye Tüm Roman Dernekleri Konfederasyonu bu sürecin ayrılmaz parçasıdır.
İnanıyor ve biliyoruz ki; Mevlana’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Yunus Emre’nin diyarında, kardeşler ocağı Anadolu’muzda ırkçılık, nefret dili bir daha yeşermemek üzere kuruyacaktır. Türkiye Tüm Roman Dernekleri Federasyonu üyeleri haddini aşan halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama ile nefret ve ayrımcılık suçlarını işleyen, Erman Toroğlu hakkında bulundukları illerde suç duyurusunda bulunacaktır.”
İl Genel Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan 5 sahil köyünde devam eden imar planı süreçlerinin yavaşlığına dikkat çekilerek, vatandaşların mağduriyet yaşadıkları belirtildi.
İl Genel Meclisi Kasım ayı olağan toplantılarının ikincisi, İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi ek binasında gerçekleştirildi. Meclis başkanı Çiğdem Gegeoğlu’nun başkanlık ettiği toplantıda, komisyon raporlarına yer verildi. İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, Edirne’nin Saros Körfezi’ne kıyısı bulunan Karaincirli, Vakıf, Büyükevren, Sultaniçe ve Gülçavuş sahil köylerinde devam eden imar planı süreçlerinin yavaşlığına dikkat çekilerek, vatandaşların mağduriyet yaşadıkları belirtildi.
Sultaniçe ve Gülçavuş köylerinde sahil kesiminin, 1995 yılında alınan kurul kararıyla 3. Derece Doğal Sit Alanı olarak belirlendiğine dikkat çekilerek, “2020 yılında ise “Doğal Sit – Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüsüne alınmıştır. Hâlihazır haritalar ve kıyı kenar çizgisi çalışmaları tamamlanmıştır. Ancak taşkın sınırları ve hidrolojik etüt raporlarının DSİ’den onay beklemesi nedeniyle imar planı süreci fiilen durmuş durumdadır.
Bu durum, köylerde yaşayan vatandaşların evlerini yasal zeminde yenileyememelerine ve altyapı (yol, kanalizasyon, su hattı) yatırımlarının yapılamamasına yol açmaktadır.
Özellikle Gülçavuş sahilinde yazlık yapılaşma artarken mevcut durum, plansız ve kontrolsüz gelişim riski taşımaktadır” denildi.
BÜYÜKEVREN KORUMA KURULU’NA TAKILDI
Büyükevren köyünün de 2021 yılında “Doğal Sit – Sürdürülebilir Koruma Alanı” olarak tescil edildiğine yer verilen raporda, “Hâlihazır harita çalışmaları tamamlanmış, ancak planlama süreci hâlen Koruma Kurulu’nun taşkın ve jeolojik etüt onaylarını beklemektedir. Büyükevren sahili, yaz dönemlerinde nüfusu hızla artan; ticaret ve konut baskısının yoğun olduğu bir bölgedir. Plan olmaması nedeniyle yapılaşma düzensizdir ve altyapı eksiklikleri belirgindir. Vatandaşlar, mevcut arsalarında ruhsatlı konut yapamamakta, imar planı bulunmadığı için idare nezdinde resmi izin süreçlerini tamamlayamamaktadır” ifadeleri kullanıldı.
‘VAKIF’TA SÜREÇ BAŞLAYAMADI’
Vakıf köyü sahilinde dört ayrı parsel ve yerleşim bölgesi bulunduğuna dikkat çekilen raporda, “Tüm sahil bölgesi ‘Doğal Sit Alanı’ olup, çevresel etüt çalışmaları tamamlanmadığı için henüz imar planı hazırlıklarına başlanamamıştır. Köy halkı uzun yıllardır sahil şeridinde yapılaşma baskısı yaşamaktadır. Ancak planlama eksikliği nedeniyle hem hukuki belirsizlik hem de altyapı hizmetlerinden yoksunluk söz konusudur. Yaz aylarında artan nüfusla birlikte atık su, kanalizasyon ve çevre kirliliği sorunları daha görünür hâle gelmektedir” denildi.
KARAİNCİRLİ’DE KONTROLSÜZ YAPILAŞMA RİSKİ
Son olarak Karaincirli sahil bölgesine de değinilen raporda, “Karaincirli sahil bölgesi de 2021 yılında “Doğal Sit – Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak ilan edilmiştir. Hâlihazır haritalar 28.09.2023 tarihinde onaylanmış, ancak taşkın ve DSİ görüşleri beklenmektedir. Karaincirli sahilinde yerleşim son yıllarda hızla artmış; ancak imar planı eksikliği nedeniyle yeni yapı ruhsatları düzenlenememektedir. Vatandaşlar yazlık konut ve ticari işletme yatırımlarını planlayamaz hâle gelmiştir. Bu durum köyün sosyal ve ekonomik gelişimini yavaşlatmakta, aynı zamanda kontrolsüz yapılaşma riski yaratmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
‘İMAR PLANLARI İVEDİLİKLE TAMAMLANMALI’
Konuyla ilgili komisyon görüşlerine de yer verilen raporda şöyle denildi:
“Komisyonumuz, Enez ilçesine bağlı beş sahil köyünün tamamında imar planı eksikliğinin bölgesel kalkınma, çevre güvenliği ve vatandaşın yaşam kalitesi açısından ciddi bir sorun haline geldiğini tespit etmiştir. Yıllardır devam eden bu eksiklik, hem kamusal planlama zafiyetine hem de bireysel mağduriyetlere neden olmaktadır. Planı olmayan bölgelerde altyapı yatırımları geliştirilememekte, kanalizasyon ve atık sistemleri eksik kalmakta, tarım alanları ile yapılaşma sınırları karışmakta, vatandaşlar mülkiyet ve inşaat izinlerinde sürekli engellerle karşılaşmaktadır. Komisyonumuz, bu sorunların çözümü için imar planlarının ivedilikle tamamlanmasını, ancak bu süreçte doğa koruma dengesi, kıyıların kamusal kullanımı ve yerel halkın katılımı ilkelerinin mutlaka gözetilmesini önermektedir.
‘ENEZ KIYILARI GELECEĞE BIRAKILACAK DOĞAL MİRAS’
İmar planlarının tamamlanması halinde; vatandaşların mülkiyet hakları güvence altına alınacak, kaçak yapılaşma ve çevresel tahribat önlenecek, kıyılar halkın ortak kullanımında kalacak, altyapı, ulaşım ve sosyal donatı hizmetleri planlı biçimde geliştirilecektir. Komisyonumuz, sahil köylerinde planlama sürecinin hızlandırılmasını; bu planların çevreci, adil ve kamusal yararı önceleyen bir anlayışla yürütülmesini önemle vurgular.
Enez kıyıları yalnızca yapılaşma alanı değil, gelecek kuşaklara bırakılacak ortak bir doğal mirastır.”
Cemer, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimini destekleyen yenilikçi oyun alanı ürün üretimiyle fark yaratmaya devam ediyor. Bu kapsamda ürettiği tırmanma duvarı sistemleri, çocukların motor becerilerini güçlendirirken özgüvenlerini artırmalarına da katkı sağlıyor. Güvenlik standartlarına uygun olarak tasarlanan bu duvarlar, oyun alanlarına hem eğlence hem de öğretici bir boyut kazandırıyor.
Modüler tasarımı ve dayanıklı malzemeleri sayesinde Cemer tırmanma duvarları, farklı mekanlara kolayca uyarlanabiliyor. Belediyeler, okullar, kreşler ve özel oyun alanları, çocuklara güvenli ve keyifli bir ortam sunmak için bu sistemlerden yararlanabiliyor. Çocuklar, tırmanma etkinlikleri sırasında denge, koordinasyon ve problem çözme becerilerini geliştirirken aynı zamanda sosyal etkileşim ve paylaşmayı da öğreniyor.
Cemer’in sunduğu tırmanma duvarı ürünleri, sadece fiziksel gelişimi desteklemekle kalmıyor; aynı zamanda çocukları macera dolu bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Renkli ve eğlenceli tasarımlar, her yaş grubundan çocuğun ilgisini çekerken, güvenli yapı sayesinde aileler de gönül rahatlığıyla çocuklarını oyun alanına bırakabiliyor.
Firmamız, uzun yıllardır çocuk oyun alanları alanında hizmet veriyor ve bu deneyimini her yeni projeye yansıtıyor. Tırmanma duvarı projelerimiz, modern oyun parkı anlayışının öne çıkan örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Çocukların hem eğlenmesini hem de gelişmesini sağlayan bu sistemler, geleceğin oyun alanları için sürdürülebilir ve güvenli alanalr sağlıyor.
Daha fazla bilgi ve ürün detayları için Cemer’in resmi web sitesini ziyaret ederek, projelerimizi inceleyebilir ve çocuklar için güvenli bir oyun alanlarını inceleyebilirsiniz.
Türkiye Afet Müdahale Planı’na (TAMP) entegre edilen Edirne Afet Müdahale Planı toplantısı Edirne Valisi Yunus Sezer başkanlığında gerçekleştirildi.
Edirne Valiliği’nin sosyal medya hesabından gerçekleştirilen paylaşımda, “Türkiye Afet Müdahale Planına (TAMP) entegre edilen TAMP Edirne Afet Müdahale Planı ile ilgili gerçekleştirilen toplantıda, Edirne ve yakın illerde meydana gelebilecek 7,0 büyüklüğündeki depremde, haberleşme, ulaşım, acil müdahale, arama kurtarma, ilk yardım, hasar tespit çalışması, enkaz kaldırma, alt ve üst yapı çalışmaları, barınma, lojistik destek ve diğer konularda alınabilecek tedbirler ve yapılacak çalışmalar ele alındı” ifadelerine yer verildi.
BELEDİYE BAŞKANI FİLİZ GENCAN’IN PAYLAŞIMI
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da toplantı sonrası paylaşımında şunlara yer verdi:
“Valimiz Sayın Yunus Sezer başkanlığında gerçekleştirilen TAMP-Edirne Afet Müdahale Planı toplantısında, olası afet durumlarında ilimizde uygulanacak koordinasyon ve müdahale planları üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk.
Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) ile entegre yürütülen çalışmalar kapsamında; haberleşmeden ulaşıma, arama kurtarmadan ilk yardıma, barınmadan lojistik desteğe kadar tüm birimlerin görev ve sorumluluk alanları detaylı şekilde ele alındı.
Afetlere karşı hazırlıklı, dayanıklı ve organize bir Edirne için kurumlarımızla iş birliği içinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”