Edirne’de Güney Çevre Yolu üzerinde meydana gelen kazada; iki otomobilin çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı.
Kaza, Güney Çevre Yolu üzerinde meydana geldi. Cadde üzerinde seyreden N.G. yönetimindeki 22 ADR 933 plakalı otomobil, Karaağaç Çeşme Sokak’tan yola çıkmak isteyen S.Ö. idaresindeki 22 AEV 604 plakalı otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil sürücüsü N.G. yaralanırken, ihbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri gönderildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından N.G., ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi.
Diğer otomobildeki sürücü S.Ö., ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.
Lüleburgaz’ın düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü kapsamında, 8 Kasım 2025 Cumartesi günü Trakya bölgesinden sanat ve edebiyat dünyasından birçok ismin katılımıyla “Lüleburgaz’ın Kurtuluş Günü Sanat ve Edebiyat Buluşması” düzenlenecek.
Trakya Üniversitesi Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi İsmail Yüce tarafından geliştirilen “Kumaşlar İçin Bir Emisivite ve Termal Absorbans Ölçüm Cihazı” başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından faydalı model belgesi almaya hak kazandı.
Trakya Üniversitesi Rektörlüğü adına tescillenen cihaz, tekstil malzemelerinin 8–14 µm dalga boyu aralığındaki uzak kızılötesi ışın yayılımını (emisivite) ve termal absorbans değerlerini ölçerek, hem akademik araştırmalarda hem de sanayi testlerinde kullanılabilecek özgün bir ölçüm altyapısı sunuyor.
Dr. Öğr. Üyesi İsmail Yüce tarafından tasarlanan bu sistem, Türkiye’de kumaş ve tekstil ürünlerinin emisivite ölçümünü yapabilen ilk yerli prototip olma özelliğini taşıyor. Cihazın geliştirilmesiyle birlikte, daha önce yalnızca yurt dışında gerçekleştirilebilen bu testlerin ülkemizde yapılabilmesi mümkün hale geldi. Faydalı model, akademi-sanayi iş birliğini güçlendirmesi ve dışa bağımlılığı azaltması bakımından da büyük önem taşıyor.
Belge, Edirne Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Barış Özkapı tarafından Dr. Öğr. Üyesi İsmail Yüce’ye takdim edildi.
Trakya Üniversitesi’nin fikri ve sınai mülkiyet hakları alanındaki bu yeni başarısıyla, Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitesini artırmaya ve araştırma sonuçlarını toplumsal faydaya dönüştürmeye devam edttiği belirtildi.
Memleketçi Sanayici İş Adamları Derneği (MİSİAD) tarafından Edirne’de yeni açılan şubenin başkanlığına, inşaat sektöründe faaliyet gösteren iş insanı Erhan Daylan görevlendirildi.
Edirne’de uzun yıllar inşaat sektöründe faaliyet gösteren iş insanı Erhan Daylan, MİSİAD Edirne Şube Başkanlığı’na getirildi. Derneğin yeni yapılanma sürecinde Trakya’da yeni şubeler açılırken, Edirne’deyse görevi Daylan üstlendi. Daylan mazbatasını, İstanbul’da 2 Kasım’da düzenlenen MİSİAD Büyük Buluşması’nda aldı.
Daylan, görevin kendisine verilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, hedeflerinin kentteki iş dünyasında ortak akıl ve fikirle hayata geçirilecek projelerde birleştirmek olduğunu söyledi.
Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet, motosiklet ve T3 kategorisinde bulunan traktörlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü takmaları zorunlu hale geldi. Yönetmelik değişikliği ile motosiklet sürücülerinin ve taşınmaları halinde yolcuların koruyucu eldiven takmaları da zorunlu oldu.
Resmi Gazete’nin 4 Kasım 2025 tarihli sayında yayınlanan yönetmelik değişikliği ile motorsiklet sürücülerine eldiven, belli gruptaki traktörlerde dahil olmak üzere değişiklikle bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet, motosiklet sürücülerine yeni yükümlülükler getirildi.
Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik değişikliğinde şunlara yer verildi:
MADDE 1- 18/7/1997 tarihli ve 23053 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 30 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Araç ve sürücülere ilişkin verilerin paylaşımı
Madde 30- Sürücülerin ve araçların sicillerini tutmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğünce ihtiyaç duyulacak teknik bilgiler, hukuki değişiklikler veya kısıtlayıcı şerhlerin sicil üzerindeki kayıt işlemleri; Emniyet Genel Müdürlüğünce yetki verilen kamu kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya özel hukuk tüzel kişilerince elektronik sistemle yapılabilir. Sürücü belgesi ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek bilgiler, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ilgili kamu kurum veya kuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilir veya kanunlardaki istisnalar hariç olmak üzere bu amaçla sınırlı olarak paylaşılabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Emniyet Genel Müdürlüğü ile ilgili taraflar arasında protokolle belirlenir.”
MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (a) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş, diğer bent buna göre teselsül ettirilmiş ve aynı maddenin on dördüncü fıkrasında yer alan “takmadan” ibaresi “takmadan/kullanmadan” şeklinde değiştirilmiştir.
“a) Üç tekerlekli yük motosikletleri ile sürücüsü ve yolcuları bir çerçeve veya karoseri ile korunanlar hariç, bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet, motosiklet ve 14/8/2014 tarihli ve 29088 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tarım ve Orman Araçlarının Tip Onayı ve Piyasa Gözetimi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik (AB/167/2013) kapsamında 1/1/2001 tarihinden sonra üretilen T3 kategorisinde bulunan traktörlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü (koruma başlığında koruma gözlüğü olması durumunda ve bisikletlilerde koruma gözlüğü aranmaz), yolcuların ise koruma başlığı takmaları ve bağlamaları,”
“b) Üç tekerlekli yük motosikletleri ile sürücüsü ve yolcuları bir çerçeve veya karoseri ile korunanlar hariç motosiklet sürücülerinin ve taşınmaları halinde yolcuların koruyucu eldiven takmaları,”
MADDE 3- Aynı Yönetmeliğe ekli 1 sayılı cetvelin “C) HUSUSİYETLERİNE GÖRE ARAÇLARDA BULUNDURULACAK TECHİZAT” bölümünün Taşıt sütununda yer alan “Motorlu bisiklet, motosiklet, bisiklet ve elektrikli bisiklet (Sürücüsü bir çerçeve veya karoseri ile korunanlar hariç)” ibaresi “Bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet, motosiklet ve Tarım ve Orman Araçlarının Tip Onayı ve Piyasa Gözetimi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik (AB/167/2013) kapsamında 1/1/2001 tarihinden sonra üretilen T3 kategorisinde bulunan traktör (üç tekerlekli yük motosikletleri ile sürücüsü ve yolcuları bir çerçeve veya karoseri ile korunanlar hariç)” şeklinde değiştirilmiş ve aynı cetvele bu satırdan sonra gelmek üzere aşağıdaki satır eklenmiştir:
Motorsiklet (Üç tekerlekli yük motosikletleri ile sürücüsü ve yolcuları bir çerçeve veya karoseri ile korunanlar hariç)
Koruyucu eldiven
Sürücülerin ve taşınması halinde yolcuların ellerini trafik kazası veya dış tesirlere karşı koruyacak şekilde TS EN 13594 standardına uygun koruyucu eldiven olacaktır.
Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, hükümetin ‘Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) adı altında gündeme getirdiği yeni düzenlemenin Türkiye’de sosyal devlet anlayışına indirilen en ağır darbelerden biri olduğunu, çalışanı korumak için değil, finansal sistemi kurtarmak için hazırlanmış bir proje olduğunu söyledi.
Zafer Partisi Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, “Tamamlayıcı Emeklilik Değil, Tamamlanmamış Sömürü Sistemi” başlıklı yazılı açıklamasında, kamuoyuna ‘vatandaşın geleceğini güvence altına alan yeni model’ olarak sunulan TES’in gerçekte çalışanların maaşlarından kesinti yaparak finansal sisteme zorunlu kaynak aktarımını kurumsallaştıran bir piyasa projesi olduğunu belirterek şunları kaydetti:
SOSYAL DEVLETİN TASFİYESİ, SERMAYEYE SADAKAT
“Zafer Partisi olarak bu düzenlemeyi yalnızca ekonomik bir reform değil, ideolojik bir dönüşümün parçası olarak görüyoruz. İktidar, yıllardır yürüttüğü neoliberal politikalarla kamu kaynaklarını özelleştirmiş, üretimi tasfiye etmiş, şimdi de vatandaşın alın terine göz dikmiştir.
Maaşlardan %3 kesinti, yani zorunlu vergi; İşverenden %1 katkı, yani göstermelik bir denge unsuru, Devletten %30 destek, yani halkın ödediği vergilerin sermaye fonlarına aktarımı anlamına gelmektedir.
Devlet, kendi vatandaşına sosyal güvenlik sağlamak yerine ki bunu finans piyasalarına ‘müşteri’ kazandırmaktadır. SGK’dan bağımsız işleyiş, emeklilik hakkını kamusal bir güvence olmaktan çıkarıp, özel fonların inisiyatifine teslim etmektir ki bu durum SGK Başkanının emekli maaşlarının düşüklüğünü ‘emeklilerin artık daha uzun yaşamasına’ bağlaması gibi bir düşüncede olduğundan dolayı anlaşılmaktadır. Bu model, ‘milli ekonomi veya iktidar partisinin ortaya attığı Türkiye Yüzyılı söyleminin’ değil; tam anlamıyla küresel finans sistemine eklemlenmiş bir taşeron ekonomi modelidir. Emeklilik bir yatırım aracı değil, insan onurunun güvencesidir! Sosyal devlet, fon değil; adalet üretir!
HALKIN TASARRUFU SERMAYEYE REHİN
TES, ekonomi biliminin değil, sermayenin çıkar haritasının ürünüdür. Bu sistemin özü, çalışanların gelirinden zorunlu fon kesintisiyle finansal piyasalara kaynak aktarmak, yani ‘finansallaşmayı derinleştirmektir.’ TES şu temel ekonomik riskleri taşımaktadır:
Gelir Eşitsizliğini Derinleştirir: Düşük gelirli çalışanların %3 kesintisi, zaten yetersiz olan alım gücünü düşürür. Bu, tüketim talebini kısarak iç talep daralmasına yol açar ki bu da Şimşek ekonomi politiğinin halkı daha da ezdiğini kanıtlar ve finansal egemenliği aşındırır.
Devletin TES aracılığıyla özel fonları desteklemesi, parasal egemenliği özel sektöre devretmek anlamına gelir. Bu durum, devlet parasının (Chartalism) temel ilkesine, yani “paranın toplumsal refah için yaratılması” anlayışına tamamen terstir.
Reel Ekonomiyi Zayıflatır: Fonlar sanayiye değil, finansal araçlara yönlendirilecektir. Üretim yerine borsa, istihdam yerine getiri konuşulacaktır. Bu da Türkiye’yi üretimden koparan finansal bağımlılık sarmalını daha da güçlendirecektir.
Kamu Kaynağının Sermayeye Aktarımı: Devletin %30 katkısı, halkın vergileriyle fon sahiplerine sağlanan bir sübvansiyondur. Kısacası, işçi iki kez öder: Hem maaşından kesinti yapılır, hem vergisiyle bu fonlara destek verilir.
Bu tablo, 21. yüzyılın en sinsi sermaye transfer mekanizmasıdır. Adı ‘Tamamlayıcı Emeklilik’, özü ise Tamamlanmış Emeğin Sömürüsüdür.
Zafer Partisi’nin bu noktada alternatif ekonomi görüşü ise gayet açık ve nettir; Zafer Partisi, üretim temelli, milli, planlı ve kamusal bir ekonomi modelini savunmaktadır, sosyal güvenlik piyasanın değil, devletin güvencesinde olmalıdır.
SGK Güçlendirilmelidir: Emeklilik sisteminin bağımsızlaştırılması değil, kamu denetiminin artırılması gerekir.
Kamu Fonları Reel Sektöre Yönlendirilmelidir: Birikimler finansal araçlarda değil, üretime,teknolojiye, sanayiye yatırılmalıdır.
Tasarruf ve Yatırım Dengesi Kamu Eliyle Sağlanmalıdır: Devlet, kendi parasal egemenliğini kullanarak uzun vadeli kalkınma yatırımlarını fonlamalıdır.
Gelir Dağılımı Adaleti Yeniden Kurulmalıdır: Emekçinin sırtından değil, ranttan ve servetten alınacak etkin vergilerle sosyal güvenlik fonu güçlendirilmelidir.
‘BU SİSTEMİN KARŞISINDA DİMDİK DURACAĞIZ’
Biz, vatandaşın parasını borsaya değil, Türkiye’nin üretimine yatıracağız. Biz, emekliliği piyasa fonlarına değil, devletin güvencesine emanet edeceğiz. TES, çalışanı korumak için değil, finansal sistemi kurtarmak için hazırlanmış bir projedir.
Bu proje, kamusal güvencenin yerine piyasa riskini koymakta; emekliliği hak olmaktan çıkarıp ‘yatırım ürününe’ dönüştürmektedir.
Zafer Partisi olarak, bu sistemin karşısında dimdik duracağız. Türkiye’nin geleceği, borsa endekslerinde değil, üreten, refahını adil paylaşan bir milli ekonomide inşa edilecektir.
21. Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, toplulaştırmaların köylülerin lehine olan bir durum olmadığına dikkat çekerek, “Toplulaştırma yapılan köylerimiz, üreticilerimiz memnun değildir. Arazi kayıplarından, alt yapısı olmadan teslim edilen arazileri ile ilgili mağduriyet yaşanmaktadır” dedi.
Eski milletvekili Şimşek yaptığı yazılı açıklamada, “Bir taraftan çiftçimiz üretim yapabilmesi, emeğinin karşılığını alması için destekleme beklemektedir. Girdi fiyatlarında alınan vergilerin sıfırlanması, hasat zamanında ithalatın durdurulmasını istemektedirler. Kısacası emeğinin karşılığını almak, ürünlerinin maliyetlerinin üstüne satmak istiyorlar. Diğer taratan ise toplulaştırma ile uğraşmaktadır” diyerek şunları kaydetti:.
Edirne ilimiz genelinde sonuçlanan, devam etmekte olan toplulaştırma ile ilgili üreticilerimiz zor durumdadır. Toplulaştırmalar DSİ tarafından dışarıdan hizmet alarak, Tapu Kadastrodan veriler alınarak masa başında özel harita büroları tarafından yapılmaktadır. Toplulaştırmalar yapılırken yerinde gidilerek fiziki kontroller yapılmamaktadır. Bunun sonucunda tarıma elverişli olmayan, üreticilerimizin uzun yıllar verim alamayacak arazi verilmektedir.
Toplulaştırma yapılırken 1, 2, 3 harita köylünün önüne konularak itirazlar alınmaktadır. 4. harita sonrası ise yer teslimi yapılmaktadır. İtirazların hepsi dikkate alınmamakta, Yer tesliminde ise alt yapı çalışmaları yapılmadan teslim edilme yoluna gidilmektedir.
TOPLULAŞTIRMADAKİ YANLIŞLIKLAR;
Toplulaştırma kanuna uygun dağıtım, işlem yapılmaması, (miras hukukuna göre yine bir parselde parçalı hisseler mevcut)
Köylünün arazisinde küçülmeler mevcut (köylerde an az köylünün 300 dekar toprağı eksilmektedir.)
Teslim edilen araziler işlenemeyecek konumda içinde dere geçen yerlerin mevcut olması (fiziki olarak kontrol yapılmadan dağıtıldığı için)
Köylüden dekar başına 40 TL alınarak, özel firmaya sınır çizdirilmesi,
Köylü tam üretim yapacağı bir zamanda alt yapı çalışması yapmadan teslim edilerek kaderi ile baş başa bırakılması,
Arazi dağıtımda toprak kalitesinin ölçümündeki gerekli özenin gösterilmemesi,
Toprak bozulmasına neden olmayacak şekilde arazinin en uygun kullanım şeklini belirlemek için kullanım ve koruma verilerini bir araya getirerek temel toprak etütlerine ve iklim koşullarına dayalı yapılan planlamalara yönelik arazi sınıflamasının tam anlamıyla yapılmaması,
DSİ tarafından yayınlanan aynı araziler ile ilgili parsel endekslerinin köylü aleyhine değişiklik göstermesi,
Köylerde bulunan çok parçalı hazine yerlerinin birleştirilmesine özen gösterilmesi, (hazine yerlerinin verimli arazilerde birleştirilmesi)
Mera kanuna göre hareket edilmemesi, (Bazı köylerde planlanan yerlerin köylünün istemediği GES santralleri için mera arazileri içinde hazine yerleri üretilmesi)
Mevcut köylerin iskan yönünden geliştirilme alanlarının dikkate alınmaması (Olası bir İstanbul depreminde Edirne iline dönebilecek yaklaşık 500 bin kişi mevcut)
Köylümüz toplulaştırma ile ilgili sorularına cevap bulamaması, mağduriyetlerinin giderilmemesi, Vs. gibi çoğaltabiliriz.
Bu yıl toplulaştırma yapılan yerlerde verim kaybı yaşanması kaçınılmazdır.
Arazi Toplulaştırması Nedir: Çeşitli nedenlerle ekonomik olarak tarımsal faaliyetleri yapmaya imkân vermeyecek biçimde parçalanmış, dağılmış, bozuk şekilli parsellerin modern tarım işletmeciliği esaslarına göre ve sulama hizmetlerinin geliştirilmesi için uygun biçimde birleştirilmesi, şekillendirilmesi ve yeniden düzenlenmesi işlemine “Arazi Toplulaştırması” denilmektedir.
Arazi Toplulaştırmasının Amacı Tarım işletmelerinin sahip oldukları küçük, parçalı ve dağınık arazileri modern tarım işletmeciliğine göre yeniden düzenleyerek, daha az zaman, işgücü ve sermaye kullanımı sağlamak, üretimi ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmak ve kırsal kesimdeki nüfusun hayat standartlarını yükseltmektir.
TOPLULAŞTIRMA DEĞİL KAMULAŞTIRMA
Kısacası yapılan toplulaştırma değil kamulaştırmadır. Bir heyet kurularak toplulaştırma yapılan köylerimize ziyaret edilerek, yerinde durum tespiti yapılmasıdır.
Bu toplulaştırma köylümüzün lehine olan bir durum değildir. Toplulaştırma yapılan köylerimiz, üreticilerimiz memnun değildir. Arazi kayıplarından, alt yapısı olmadan teslim edilen arazileri ile ilgili mağduriyet yaşanmaktadır. Köylerde başta Muhtarlarımız, köylümüzü karşı karşıya gelmektedir. Edirne ilimizde mahkemelerde toplulaştırma ile ilgili davalar açılmaya başlanmıştır.
Açık çağrımdır. Edirne ilinde yapılması tamamlanan, devam eden tüm toplulaştırma hizmetlerinin incelenmesidir. Bunun için Edirne ilimizin sahibi olalım. Başta Edirne Valiliği olmak üzere, Kaymakamlık, İl Genel Meclisimiz, Milletvekillerimiz, Siyasi Partilerimizin İl ve İlçe başkanlıkları, Ziraat Odalarımız, Muhtarlarımız, Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz, DSİ Bölge Müdürlüğümüzü göreve davet ediyorum.
Basketbolda Türkiye kariyerine 2011-2012 sezonunda Olin Edirne formasıyla başlayan, ardından Banvit, Beşiktaş, Anadolu Efes, Türk Telekom, Fenerbahçe ve Bahçeşehir Koleji gibi önemli takımlarda forma giyen Sırp basketbolcu Vladimir Stimac, ülkesinde öğrenci protestolarını desteklerken “Şiddet çağrısı yaptığı” gerekçesiyle tutuklandı.
Olin Edirne’deki performansıyla tüm dikkatleri üzerine çeken Vladimir Stimac’in tutuklanmasına ilişkin socratesdergi sosyal medya hesabından şu paylaşımda bulundu:
“1 Kasım 2024’te Novi Sad’daki bir tren istasyonunda 16 kişinin hayatını kaybetmesinden beri Sırbistan’da hükümet karşıtı protestolar devam ediyor.
Protestoların öne çıkan isimlerinden biri de bir dönem ülkemizde de forma giyen eski basketbolcu Vladimir Stimac.
Öğrencilerin yaptığı protestolarda arkalarında duran Stimac, Sırp devlet kanalı RTS önünde yapılan bir gösteride öğrencilerle beraber ters kelepçe ile gözaltına alındı.
Savcılık, Stimac’ın ‘Şiddet çağrısı yaptığı’ gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi.”
Edirne Özel İdaresi’nin 2026 yılı bütçe görüşmeleri, İl Genel Meclisi Kasım ayı toplantılarıyla birlikte başladı.
Edirne İl Genel Meclisi’nin Kasım ayı toplantılarının 1’inci birleşimi, Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Edirne İl Özel İdaresi’nin ek meclis toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda, üç gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı. Toplantıda Özel İdare’nin 2026 Mali Yılı Performans Esaslı Program Bütçe Tasarısı görüşülmek üzere Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edildi. Söz konusu havaleyle, idarenin 2026 Mali Yılı bütçe görüşmeleri resmen başlamış oldu.
BÜTÇEDE İLK 9 AYDA 124 MİLYON LİRA FAZLA
Toplantıda, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Şenol Kılıç, 2025 yılı İl Özel İdaresi’nin ilk 9 aylık gelir ve giderleri hakkındaki raporu meclise sundu. İdarenin bütçe giderlerini kalem kalem aktaran Kılıç; 9 aylık toplam bütçe giderinin 753 milyon 814 bin 7 lira 54 kuruş, toplam gelirlerin ise 878 milyon 28 bin 321 lira 21 kuruş olduğunu söyledi. Bütçenin yılın ilk 9 ayında 124 milyon 211 bin 313 lira 67 kuruş fazla verdiğini ifade eden Kılıç, gelirlerde en büyük payın İller Bankası ödeneklerinin olduğunu kaydetti.
‘EN YOĞUN VE UZUN SOLUKLU MECLİSİ YAPACAĞIZ’
Diğer yandan Meclis Başkanı Çiğdem Gegeoğlu, mecliste Kasım ayı boyunca idarenin 2026 yılı bütçelerinin görüşüleceğini ifade ederek, “İl Özel İdaresi’nin en yoğun ve en uzun soluklu olağan meclisini yapacağız. Yaklaşık 3 hafta boyunca 2026 yılının olağan bütçesinin ve yatırım programının belirlendiği toplantılarla devam edeceğiz. Önümüzdeki haftadan itibaren, değerli il müdürlerimiz bizleri ziyaret edecekler. Ayın son haftasında da 2026 yılının programını netleştirerek, yeni yılda hangi ilçemize, hangi beldemizde, hangi köyümüzde ne yapacağımızla ilgili bir karar vermiş olacağız” dedi.
Mecliste başlayan bütçe görüşmelerinde, toplam 1 milyar 250 milyon liralık 2026 yılı tahmini bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edildi. Komisyon, 1 ay boyunca kamu kurum ve kuruluşları temsilcilerinin sunumlarını dinleyip, bütçeye son halini verecek.