Atatürk doğduğu ev yeniden ziyarete açıldı!


Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Yunanistan’ın Selanik şehrinde restorasyonu tamamlanan doğduğu ev, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katıldığı törenle ziyarete açıldı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te 1881 yılında dünyaya geldiği ev Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyon edildi. Atatürk Evi, ölümünün 87’nci yıl dönümünden bir gün önce Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katıldığı törenle açıldı. Tören Bakan Ersoy’un yanı sıra Yunanistan Turizm Bakan Yardımcısı Anna Karamanli, Orta Makedonya Bölgesi Modern Anıtlar ve Teknik Çalışmalar Genel Müdürü Dimitris Zygomalas, TİKA Başkanı Abdullah Eren, siyasi parti temsilcileri ve milletvekilleri, Batı Trakya’da milletvekilleri, davetliler katıldı. İstiklal Marşı ve Yunanistan Mille Marşı’nın okunmasının ardından Atatürk Evi tanıtım filmi gösterildi.


‘ATATÜRK’E VEFA, ÜLKEMİZE VE GELECEĞİMİZE SORUMLULUĞUMUZ’
Törende konuşan Bakan Ersoy, “Böylesine anlamlı ve derin duygular hissettiğimiz bir günde bir arada olmaktan, bu özel ana şahitlik etmekten duyduğum bahtiyarlığı ifade ederek hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. 1,5 asır önce bu evde dünyaya gelen, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 87’nci yılında onu saygıyla ve minnetle anıyoruz. Mustafa Kemal’in bizim için ifade ettiği anlam sadece bir devlet adamı olmasından kaynaklanmıyor. Onunla kurduğumuz güçlü bağ lider olmasının ötesinde daha derin anlamlar taşıyor. İşte bugün burada toplanmamıza vesile olan çalışmalarımız Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e olan vefamızın ve onun aziz hatırasına olan saygımızın bir nişanesidir. Unutmamalıyız ki Atatürk’e vefa göstermek, cumhuriyete sahip çıkmak ve değerlerini korumak olduğu gibi aynı zamanda ülkemize ve geleceğimize karşı bir sorumluluğumuzdur. Bu vefayı göstermenin en etkili yolu ise onun düşüncelerine, fikirlerine sahip çıkmak, bu değerler ışığında yolumuza emin adımlarla ilerlemektir” dedi.


‘1953 YILINDAKİ HALİ OLDU’
Bakan Ersoy, Atatürk Evi’nin restorasyonu için Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile çalışma başlattıklarını belirterek, “Selanik’teki Atatürk Evi, 1875 yılından önceki bir tarihte yapılmış, 1878 yılında Ali Rıza Efendi ve Zübeyde Hanım’ın mülkiyetine geçmiştir. Ali Rıza Efendi, 1879’da aynı parsele mevcut evin batısına iki katlı yeni bir ev daha yaptırmış ve bu ev Zübeyde Hanım’ın, eski ev de Ali Rıza Efendi’nin üzerine geçirilmiştir. Mustafa Kemal, 1881 yılında bu evde doğmuş ve babası Ali Rıza Efendi bu evde vefat etmiştir. 10 Kasım 1953’te, Atatürk’ün naaşının Anıtkabir’e taşındığı gün ise bu ev müze olarak açılmıştır. 1953’ün ardından çeşitli dönemlerde bu binada bakım ve onarım çalışmaları yürütüldü. Bakanlık olarak 2022 yılında ise evin restorasyon ve teşhir tanzim çalışmaları için geniş çaplı planlamaları yapıp, 19 Aralık 2024 tarihinde çalışmalara başladık. Çalışma boyunca da tüm süreci yakinen takip ettik. Atatürk Evi’nin restorasyonu kapsamında; iç mekan ve dış mekanda ahşap imalatlar ile tüm elektrik tesisatı yenilenmiş, sandık odası ve hamam özgün haline getirilmiş, çatının genel bakımı yapılmış ve bahçedeki duvarların genel bakımı ile avlu zeminin taş kaplaması tamamlanmıştır. Anı Evi’nin yeni hali Atatürk ve Ailesi Temalı Oda, Zübeyde Hanım’ın Odası, Etnografik Sergi, Evin Tarihçesi Temalı Alan ve kütüphaneden oluşmaktadır. Proje, binanın bodrum katı evin tarihçesi, orta katı etnografik bilgiler ve üst katı ise Atatürk’ün Selanik yıllarını anlatacak şekilde tasarlandı. Yani bu restorasyon çalışmasını yaparken önceliğimiz Atatürk’ün doğduğu orijinal haline getirmekti. Bu noktada da temel noktamız, evin müze haline dönüştürüldüğü 1953 tarihindeki hali oldu” dedi.


‘YILLIK ZİYARETÇİ SAYISI 500 BİNİ AŞTI’
Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes ise, “Bugün burada olmak bizim için büyük bir manevi anlam taşıyor. Çünkü Atatürk Evi yalnızca Selanik’teki tarihi bir bina değildir. Bu ev; her Türk’ün kalbinde sönmeyen bir ışığın, tükenmeyen bir umudun simgesidir. Bu ev, hem Ata’mıza duyduğumuz minnetin, hem de geleceğe taşınan barışın, dostluğun ve umudun sembolüdür. Selanik Atatürk Evi, tarihçesine de bakıldığında, Türk-Yunan dostluğunun ve iki ülke arasındaki karşılıklı saygının somut bir nişanesi olmuştur. Atatürk evinin yıllık ziyaretçi sayısının 500 bini aşması, Yunanistan ile kültür ve turizm arasında yürüttüğümüz işbirliğine de katkı sunmakta ve bu işbirliğinin derinleşmesine vesile olmaktadır. Başkonsolosluğumuzun sınırları içerisindeki bu özel tarihi mekanı, Ata’mızın hatırasına layık şekilde, Türk-Yunan dostluğunu ve işbirliğini pekiştirecek biçimde korumaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

YUNAN BAKAN YARDIMCISI: YUNANİSTAN VE TÜRKİYE YALNIZCA İKİ KOMŞU ÜLKE DEĞİLDİR
Yunanistan Turizm Bakan Yardımcısı Anna Karamanli, Turizm Bakanı Olgay Kefalogianni’yi temsilen katıldığını belirterek, “Selanik, açık ve yaratıcı kimliğiyle her zaman kültürlerin, dinlerin ve fikirlerin kesişme noktası olmuştur. Kozmopolit yapısıyla dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri çekmeye devam etmekte ve güçlü kültürel kimliğiyle bir şehir tatili destinasyonu olarak rolünü güçlendirmeye devam etmektedir. Şahsen benim için burada bulunmak ayrıca büyük bir anlam taşıyor, çünkü Selanik benim doğduğum şehir; benimle derin ve kalıcı bağları olan bir şehir. Turizm, dünya ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biri olarak istikrar ve ilerlemenin itici gücüdür. İnsanları ve kültürleri birbirine yakınlaştırır, fırsatlar yaratır, yerel toplulukları destekler ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik eder. Ülkelerimiz arasındaki ziyaretçi akışının artması, bölgelerimizin kalkınmasına, refahın yayılmasına ve dostluk ile güven ilişkilerinin güçlenmesine önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Turizm Bakanlığı olarak bizler, karşılıklı saygı, sürdürülebilirlik ve yenilikçiliğe dayalı işbirliklerini teşvik etmek için sistematik bir şekilde çalışıyoruz. Çünkü turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda barış içinde bir arada yaşama ve diyalog için bir araç olduğuna inanıyoruz. Bugünkü etkinlik, kültürün sınırları aşma ve ortak hafıza ile anlayış alanları yaratma gücüne sahip olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır” ifadelerini kullandı.


Konuşmaların Bakan Ersoy ve protokol üyelerinin kurdele kesimiyle Atatürk Evi’nin açılışı yapıldı. Açılışın ardından Ersoy ve beraberindekiler evi gezdi.

 ‘Organ Bağışı’ farkındalığı

Olgay GÜLER

Trakya Üniversitesi (TÜ) öğrencileri, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında, şehrin kalabalık Saraçlar Caddesi’nde stant açarak vatandaşlara organ bağışının önemini anlattı.

Her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında kutlanan Organ Bağışı Haftası kapsamında, TÜ öğrencileri tarafından Saraçlar Caddesi’nde etkinlik düzenlendi. Avrupa Tıp Öğrencileri Birliği (EMSA) Trakya Üniversitesi Topluluğu gönüllülerince düzenlenen etkinlik kapsamında açılan stantta, vatandaşlara organ bağışının önemi anlatıldı. Öğrenciler, broşürler dağıtarak farkındalık yaratmak amacıyla bilgilendirme yaptı.

‘HER YIL ORGAN BAĞIŞINA İHTİYAÇ DUYANLARIN SAYISI ARTIYOR’

EMSA Trakya Başkanı ve Tıp Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Neslişah Hatipoğlu, halkı organ bağışı konusunda bilinçlendirmeyi amaçladıklarını belirterek, “”3-9 Kasım Organ Barışı Haftası olarak geçiyor. Biz de EMSA Trakya olarak bir Tıp Fakültesi topluluğuyuz. Biz de halkımızı bilinçlendirmek için halk sağlığı çalışma kolumuz altında broşürler getirdik. İlk önce dün bir eğitim aldık. Onun dışında şimdi halkımıza hem organ bağışı hakkında hem de farklı konular hakkında bilgilendirme çalışmaları yapmak istiyoruz. Türkiye’de şu an yaklaşık 33 bin kişi organ bağışı için bekliyor. Her yıl, hatta her gün bu sayı değişiyor. Her gün gittikçe daha fazla artmaya başladı. Bir yandan da azalıyor çünkü maalesef ki organ bağışı bekleyen hastalarımızın bazıları çok uzun zaman bekliyorlar. O yüzden vefat edebilenler oluyor. Onun dışında organ bağışı yapılıp iyileşen hastalarımız da oluyor. Organ bağışı aslında gerçekten çok önemli. Çünkü bir kişi, bağış yaparak 8 kişinin hayatını kurtarılabiliyor” dedi.

NASIL ORGAN BAĞIŞLANIR?

Organ bağışının nasıl yapılacağını da anlatan Hatipoğlu, “Organ bağışı hem aile hekimine gidip form doldurup da yapabiliyor ya da e-Nabız’dan da yapılabiliyor. Ama halkın kafasında ‘formu doldurdum ama şimdi ne olacak?’ gibi sorular oluyor. Aslında bunu doldurmak, kişinin bir beyanı oluyor. Yani ‘ben aslında organ bağışına sıcak bakıyorum’ gibi. Allah korusun kişi vefat ettikten sonra ailesi aslında bağış için izni alıyor. Yani kişi vefat ettikten sonra ailesi düşüncesini bilmiş oluyor” şeklinde konuştu.

Tutuklu meclis üyesinden iddialara sert yanıt!

Olgay GÜLER

Edirne’de, kesinleşmiş hapis cezasıyla tutuklanan CHP’li Keşan Belediye Meclis Üyesi Onur Uluca (38), hakkında ‘göçmen kaçakçılığı’ suçuyla ceza aldığı yönündeki iddialara sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla cevap vererek, yalanladı.

CHP’li Keşan Belediye Meclis Üyesi Onur Uluca, İpsala Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Kararın kesinleşmesinin ardından Onur Uluca, jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Onur Uluca, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak, cezaevine gönderildi. 

Uluca, tutuklanmasının ardından hakkında yapılan göçmen kaçakçılığına ilişkin ceza aldığı yönündeki iddiaları, sosyal medya hesabından yalanladı. Uluca açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Hakkımda çıkan, beni ‘göçmen kaçakçısı’ gibi gösteren o alçak haber yalandır. Ben kesinlikle kaçakçılık yapmadım. Evet, şu an cezaevindeyim. Ama bu, haberin iddia ettiği gibi yeni bir suç değil; başka bir davadan duruşmaya katılamadığım için eski cezamın infazının yanmasıdır. Tamamen hukuki bir prosedür hatası yüzünden buradayım. Bu yalan ve çarpıtılmış haber, siyasi itibarımı yıkmak için yapılmış kasıtlı bir suikasttır. Bu iftirayı atan, bu haberi yayanlar hakkında hemen şimdi hukuki süreç başlatılmıştır. Yargı önünde hesap vereceksiniz. Kamuoyuna önemle duyurulur.”

 ‘Bu anlayışla üretici nefes alamaz’

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Resmî Gazete’de yayımlanan ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TMO) sıfır gümrükle arpa ve mısır ithalatı yetkisi verilmesine ilişkin kararın “miktar güncellemesi” olarak açıklanmasına rağmen, bunun Türkiye tarımında yanlış politikaların sürdüğünün göstergesi olduğunu belirtti.

Ün, “Hububat ve Bakliyat İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”la ilgili olarak şunları söyledi:“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan bu karar, TMO’nun ithalat yetkilerini genişletiyor. Resmî açıklamada bunun 2019 yılında tahsis edilen kontenjanların miktar güncellemesi olduğu belirtilse de sonuç değişmiyor: Türkiye bir kez daha ithalat kapısını açık tutuyor. Bu, yıllardır süren yanlış tarım politikalarının sonucudur.”

“Üretim var ama ithalat yine gündemde”

Ün, Türkiye’nin mısır ve arpa üretiminde son yıllarda yaşadığı dalgalanmalara şöyle dikkat çekti:

“Türkiye ortalama 8,5 milyon ton mısır üretmesine rağmen, 2021’de 2,1 milyon ton, 2022’de 3 milyon ton, 2023’te 1,9 milyon ton, 2024’te ise 4 milyon ton mısır ithal etti. Bu yıl daha bitmeden 4,1 milyon tonluk ithalat yapılmış durumda. Şimdi de TMO’ya sıfır gümrükle 1 milyon tonluk yeni yetki veriliyor. Bu tablo, ülkemizin üretim planlamasında ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor.”

Arpa üretiminde de benzer bir durum yaşandığını belirten Ün, “Son 41 yılda ortalama 7,6 milyon ton olan arpa üretimi bu yıl kuraklık nedeniyle 6 milyon tona düştü. Buna rağmen Türkiye 2021’de 2,2 milyon ton, 2022 ve 2023’te birer buçuk milyon ton arpa ithal etti. 2024’ün sonu ile 2025’in ilk yarısında 1 milyon ton arpa ihraç edildi. Şimdi yeniden ithalat yetkisi veriliyor. Madem ithal edecektik, neden eldeki arpayı sattık?” diye sordu.

TMO’nun açıklamasına rağmen eleştirisini sürdürdü

Ün, TMO’nun “yeni bir karar değil, 2019’daki tarife kontenjanlarının miktar güncellemesi” açıklamasına değinerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Eğer amaç sadece yetkiyi güncellemekse, neden bu yetki sürekli ihtiyaç haline geliyor? TMO, bugün ‘ithalat gündemimiz yok’ diyor ama geçmişte de benzer açıklamalardan kısa süre sonra ithalat yapıldığını gördük. Sorun yetkide değil, ithalatı bir çözüm olarak gören zihniyettedir.”

“Bu anlayışla üretici nefes alamaz”

Açıklamasının sonunda hükümetin tarım politikalarını eleştiren Ün, şu ifadeleri kullandı:

“AKP iktidarı döneminde çiftçi ister üretsin ister afet yaşasın, sonuç değişmiyor; ithalat her zaman masada. Bu anlayış sürdükçe ülke tarımında bir arpa boyu yol alamayız. Üreticiyi güçlendiren politikalar yerine ithalat yetkilerini güçlendiren kararlar alındıkça ne çiftçi ne de vatandaş rahat nefes alabilir.”

Babüroğlu Edirneliler’le buluştu

Olgay GÜLER

Uluslararası ilişkiler ve strateji uzmanı emekli Tuğgeneral Naim Babüroğlu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) tarafından düzenlenen etkinlikte, geçtiğimiz ay yayınlanan ‘Atatürk ve Cumhuriyet’ isimli kitabıyla ilgili imza gününe katılıp, Edirnelilerle söyleşi yaptı.

Türkiye’nin yakından tanıdığı emekli Tuğgeneral Babüroğlu, ÇYDD Edirne Şubesi ile Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) iş birliğiyle ETSO konferans salonundaki etkinliğe katıldı.

Programa, ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel, CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, ÇYDD Edirne Şube Başkanı Ayten Durmuş ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikte, ÇYDD Edirne Şube Başkanı Ayten Durmuş açılış konuşması yaptı.

‘EDİRNE’DEKİ BU FOTOĞRAF UMUT VERİYOR’

Prof. Dr. Yüksel, Edirne’deki katılımın ve birlikteliğin kendisini duygulandırdığını belirterek, “Serhat şehri Edirne’de Mustafa Kemal Atatürk’ün hep hayalini kurduğu fotoğrafı görüyorum. Ülkemizin en batısında, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmalıyız diyen Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, o muasır medeniyetlere bana göre İstanbul’dan biraz daha yakın olan Edirne’sinde bu fotoğraf gerçekten umut veriyor, insanın içini açıyor” dedi.

BABÜROĞLU’NDAN SÖYLEŞİ

Konuşmaların ardından sözü alan Naim Babüroğlu da, kitabıyla aynı ismi taşıyan ‘Atatürk ve Cumhuriyet’ konulu söyleşisini gerçekleştirdi. Milli mücadele dönemine ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecine geniş yer veren Babüroğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri ve siyasi dehasına vurgu yaptı. Cumhuriyet’in sadece bir yönetim biçimi değil, Türk milletine verilen en büyük armağan olduğunun altını çizen Babüroğlu, Atatürk’ün önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesinin önemine değindi. 

KİTABINI EDİRNELİLER İÇİN İMZALADI

Yaklaşık bir saat süren söyleşinin ardından Naim Babüroğlu, okuyucuları için yeni kitabı ‘Atatürk ve Cumhuriyet’i imzaladı. Vatandaşlar imza etkinliğine yoğun ilgi gösterdi.

CHP’den anlamlı ziyaret

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Merkez İlçe Başkanlığı, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü öncesinde anlamlı bir etkinliğe imza attı.

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör ve yönetim kurulu üyeleri, 10 Kasım arifesi şehit aileleri ve gazileri ziyaret etti.

Ziyaretlerde duygusal anlar yaşanırken, Cumhuriyet’in en büyük mirasının vatanı için canını ortaya koyan kahramanlar olduğu vurgulandı. Başkan Akgüngör, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’in temel direği; bu vatan için canını, kanını, emeğini ortaya koyan şehitlerimiz ve gazilerimizdir. Onların fedakârlıkları sayesinde bugün özgür ve güçlü bir Türkiye’de yaşıyoruz” dedi.

CHP’li heyet, ziyaret ettikleri ailelerle yakından ilgilenerek, onların taleplerini dinledi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin her zaman yanlarında olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Akgüngör, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, Atatürk ilke ve devrimlerinden, laiklikten, özgürlükten ve eşit yurttaşlık anlayışından asla taviz vermeyeceğiz. Bu ülkenin teminatı olan kahramanlarımızı unutmadan, onların bizlere bıraktığı mirasa sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

Ziyaret sonunda, şehitler için dualar edilirken, gazilere ve ailelerine minnet duyguları ifade edildi.

CHP heyeti, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü dolayısıyla düzenlenecek resmi törenlere de katılım göstereceklerini belirtti.

“Tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz” mesajıyla sona eren ziyaret programı, Edirne’de 10 Kasım öncesi birlik ve vefa duygularını bir kez daha güçlendirdi

Karaburun’a sürpriz ziyaret

Edirne Merkez Mahalle Muhtarları, eski Emniyet Müdürü Onur Karaburun’u Erzurum’daki yeni görev yerinde ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yayımladığı kararname ile geçtiğimiz eylül ayında Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü görevine atanan Onur Karaburun, görev yaptığı Edirne’de unutulmadı. Edirne Merkez Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı Aykut Yaman öncülüğünde bir araya gelen merkez mahalle muhtarları, Karaburun’a sürpriz bir ziyarette bulunmak üzere Erzurum’a gitti.

Eşi Aynur Karaburun ile birlikte Edirneli misafirlerini kapıda karşılayan İl Emniyet Müdürü Karaburun, duygusal anlar yaşadı. Edirne’de geçirdiği görev süresinde halkla güçlü bir bağ kurduğunu vurgulayan Karaburun, “Edirne benim ikinci memleketim oldu. Birçok ilde görev yaptım ama iki yıl gibi kısa bir sürede hiçbir yerde bu kadar derin bir bağ kurmadım. Edirne halkının bize ve emniyet teşkilatımıza gösterdiği sevgi, en büyük gücümüz oldu. Her zorluğu Edirnelilerin desteğiyle aştık. Bugün burada siz değerli muhtarlarımızı görmek, benim için tarifsiz bir mutluluk. Edirne halkının kalbinde yer edinebilmek, bir insanın mesleğinde ulaşabileceği en büyük onurdur” dedi.

Görev yaptığı süre boyunca mesai mefhumu gözetmeden çalışan, teşkilatıyla kurduğu güçlü iletişim ve mahalle muhtarlarıyla yürüttüğü iş birliği sayesinde şehrin huzur ve güven ortamına büyük katkı sağlayan ve mahallelerdeki sorunların kısa sürede çözülmesine öncülük eden Karaburun, Edirne’de “Yüreğini görevine katan bir müdür” olarak anılmaya devam ediyor.

Ziyaret sırasında muhtarlar, Karaburun’a Edirne halkı adına teşekkür ederek, “Edirne seni unutmadı, unutmayacak” mesajı verdi. Edirneli muhtarlar, Karaburun’un görev süresince sergilediği hoşgörü, kararlılık ve halkla iç içe yönetim anlayışının örnek bir liderlik sergilediğini ifade etti.

Edirne Merkez Mahalle Muhtarları, eski Emniyet Müdürü Onur Karaburun’u Erzurum’daki yeni görev yerinde ziyaret etti…

Karaburun’a sürpriz ziyaret:

HABER MERKEZİ

Edirne Merkez Mahalle Muhtarları, eski Emniyet Müdürü Onur Karaburun’u Erzurum’daki yeni görev yerinde ziyaret etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yayımladığı kararname ile geçtiğimiz eylül ayında Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü görevine atanan Onur Karaburun, görev yaptığı Edirne’de unutulmadı. Edirne Merkez Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı Aykut Yaman öncülüğünde bir araya gelen merkez mahalle muhtarları, Karaburun’a sürpriz bir ziyarette bulunmak üzere Erzurum’a gitti.

Eşi Aynur Karaburun ile birlikte Edirneli misafirlerini kapıda karşılayan İl Emniyet Müdürü Karaburun, duygusal anlar yaşadı. Edirne’de geçirdiği görev süresinde halkla güçlü bir bağ kurduğunu vurgulayan Karaburun, “Edirne benim ikinci memleketim oldu. Birçok ilde görev yaptım ama iki yıl gibi kısa bir sürede hiçbir yerde bu kadar derin bir bağ kurmadım. Edirne halkının bize ve emniyet teşkilatımıza gösterdiği sevgi, en büyük gücümüz oldu. Her zorluğu Edirnelilerin desteğiyle aştık. Bugün burada siz değerli muhtarlarımızı görmek, benim için tarifsiz bir mutluluk. Edirne halkının kalbinde yer edinebilmek, bir insanın mesleğinde ulaşabileceği en büyük onurdur” dedi.

Görev yaptığı süre boyunca mesai mefhumu gözetmeden çalışan, teşkilatıyla kurduğu güçlü iletişim ve mahalle muhtarlarıyla yürüttüğü iş birliği sayesinde şehrin huzur ve güven ortamına büyük katkı sağlayan ve mahallelerdeki sorunların kısa sürede çözülmesine öncülük eden Karaburun, Edirne’de “Yüreğini görevine katan bir müdür” olarak anılmaya devam ediyor.

Ziyaret sırasında muhtarlar, Karaburun’a Edirne halkı adına teşekkür ederek, “Edirne seni unutmadı, unutmayacak” mesajı verdi. Edirneli muhtarlar, Karaburun’un görev süresince sergilediği hoşgörü, kararlılık ve halkla iç içe yönetim anlayışının örnek bir liderlik sergilediğini ifade etti.

Ziyaretin ardından Edirneli muhtarlar, Aynur Karaburun’un da eşlik ettiği şehir turunda Erzurum’un tarihi ve turistik yerlerini gezdi. Bu anlamlı ziyaret, yalnızca bir veda değil, aynı zamanda dostluğun, vefanın ve hizmete duyulan saygının sembolü olarak hafızalara kazındı.

“Görkemli Hatıralar” Uzunköprü’de

Halk TV ekranlarının sevilen programı “Görkemli Hatıralar”,  geçtiğimiz Cumartesi günü Trakya’nın kalbinde, tarih ve kültür şehri Uzunköprü’de çekildi. Serhan Asker’in sunumuyla canlı yayınlanan programa, Edirne Milletvekili Baran Yazgan ve Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin ev sahipliği yaptı.

Program boyunca Ergene Nehri’nin kirliliği, Uzunköprü’nün tarihi yapıları, yöresel lezzetleri ve müziği konuşuldu. Başkan Ediz Martin, kentin tanıtımı açısından bu tür yayınların büyük önem taşıdığını belirterek, “Uzunköprü’nün sesi, değerleri ve güzellikleri Türkiye’ye duyuruldukça, geleceğe olan umudumuz da büyüyor,” dedi.

Tarihi Doku Ekranlara Taşındı

Adını Mimar Muslihiddin’in 15. yüzyılda inşa ettiği dünyanın en uzun taş köprüsünden alan Uzunköprü, program boyunca tarihî atmosferiyle izleyicilere eşsiz kareler sundu. Osmanlı mirası yapılar, Muradiye Camii ve çevresindeki tarihî sokaklar, kentin geçmişten bugüne uzanan kültürel zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Müzik ve Ritimle Yaşayan Bir Kent

Uzunköprü’nün kültürel yüzünü yansıtan sahnelerde, Uzunköprü Belediyesi Kadın Ritim Grubu ile yerel sanatçılar sahne aldı. Canlı performanslar ve yöresel ezgilerle izleyenlere keyifli anlar yaşatıldı. Programın ilerleyen dakikalarında Hotead Halk Oyunları Topluluğu, Trakya’ya özgü halk danslarını sergileyerek büyük beğeni topladı. Renkli kıyafetler ve coşkulu sahne performansı, Uzunköprü’nün kültürel zenginliğini yansıtan unutulmaz bir tablo oluşturdu.

Lezzetler Şehri Uzunköprü

Programda Uzunköprü’nün zengin mutfağı da geniş yer buldu. Osmanlı’dan günümüze ulaşan tarihi Muradiye Çorbası, meşhur Uzunköprü köftesi, verimli topraklarında yetişen pirinç ve ayçiçeği, kentin sofralara kattığı lezzetlerin başında geldi.

Ayrıca, kadın emeğini ekonomiye kazandıran Uzunköprü Çağdaş Kadınları Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi tarafından üretilen yerel ürünler, hem program ekibinin hem de izleyenlerin büyük ilgisini topladı. Bu lezzetlerin ve üretim hikâyelerinin ekranlara taşınması, Uzunköprü’nün tanıtımına güçlü bir katkı sundu.

“Doğanın ve Kültürün Yan Yana Yaşadığı Şehir”

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Ergene Nehri kirliliğine ayrıldı. Başkan Ediz Martin, yıllardır süren çevre mücadelesine dikkat çekerek, “Ergene yalnızca bir nehir değil, Trakya’nın yaşam damarlarından biridir. Onu korumak, geleceğimizi korumaktır,” ifadelerini kullandı.

Uzunköprü Halkı Ekranlardaydı

Çekimler sonrasında Uzunköprülü vatandaşlar program ekibiyle ve konuklarla bir araya geldi. Renkli anların yaşandığı buluşmada, halkın ilgisi büyük oldu. Günün sonunda, Uzunköprü hem tarihiyle hem kültürüyle hem de misafirperverliğiyle Türkiye’ye kendini tanıttı.

Ormankıran’a Süloğlu Spor’dan teşekkür plaketi

Edirne 1. Amatör Süper Lig’de mücadele eden Süloğlu Spor Başkanı ve teknik heyeti belediye başkanı Mehmet Ormankıran’ı ziyaret etti.

Süloğlu’nda spora ve sporcuya her zaman destek verdiklerini belirten Ormankıran, “Öncelikle başkanımıza, yöneticilerimize, hocalarımıza ve  futbolcu kardeşlerime nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum. Süloğlu Spor, Edirne’mizin önemli ve başarılı takımlarından bir tanesi. Göreve geldiğimizden bu yana geçen sürede Süloğlu sporcu dostu bir ilçe haline getirmeye çalışıyoruz. Süloğlu Belediyesi olarak yetki ve imkânlarımız dâhilinde kulübümüze destek olmaya devam edeceğiz. Yeni sezonda tüm kulüplerimize sakatsız ve başarılı bir dönem diliyorum ”dedi.

Süloğlu Spor Kulübü Teknik Direktörü ve Hocası Altan Yavaş; “Başkanımıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Ulaşım ve yemek başta olmak üzere her konuda desteklerini bizlerden esirgemedi. Süloğlu Spor olarak kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu amaçla başkanımızın yeni sezon öncesi plaket takdim etmek istedik. Bizlerin amacı Süloğlulu gençlerimizi bir araya toplamak ve başarılı işlere imza atmaktır. İnşallah bu sezonda da güzel işlere imza atacağız” ifadelerini kullandı.

Edirneli çocuklar Ata’nın huzurunda

Edirne Kent Konseyi (EKK) Çocuk Meclisi üyesi 18 çocuk, Atatürk’e olan sevgi, saygı ve minnetlerini sunmak amacıyla Ankara’ya anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. 8-9 Kasım tarihlerinde yapılan gezi kapsamında çocuklar, Anıtkabir’de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkarak saygı duruşunda bulundu.

Ziyaret öncesinde Ankara Çocuk Meclisi’nin mazbata törenine katılan Edirneli çocuklar, Ankara Çocuk Meclisi yürütme kurulu üyeleriyle bir araya gelerek ortak çalışma fikirleri üzerinde görüş alışverişinde bulundu.

Mazbata töreninde Edirne Çocuk Meclisi adına konuşan İlayda Güder, Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan ve tüm Edirne Çocuk Meclisi üyelerinin sevgi ve selamlarını iletti. Güder konuşmasında, “Çocuk yaşta alınan demokratik eğitim, gelecekte demokrasinin sağlam temeller üzerine oturmasını sağlar” diyerek Ankara Çocuk Meclisi’nin yeni yönetimini kutladı.

Törende söz alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise, “Eski başkentimizden gelen ve sonsuz başkentimizi ziyaret eden sevgili Edirne Çocuk Meclisi üyelerini Ankara’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Edirneli çocuklara, Edirne halkına ve Filiz Başkanımıza sevgi ve selamlarımı iletiyorum” ifadelerini kullandı.

Program kapsamında çocuklar ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birinci ve ikinci meclis binalarını ziyaret ederek Cumhuriyet tarihine yakından tanıklık etme fırsatı buldu.

Ziyaretin ardından Edirne’ye hareket eden çocuklar adına açıklama yapan EKK Başkanı Özer Demir, “Anıtkabir ziyaretinin gerçekleştirilmesini sağlayan Belediye Başkanımız Av. Filiz Gencan’a, ziyaretin planlanmasında desteklerini esirgemeyen Av. Nebahat Çavuş’a, gezi planlaması ile ziyaret esnasında büyük bir özenle çocuklarımıza eşlik eden Çocuk Meclisi Koordinatörlerimiz Ali ve Serafin Karapire Öğretmenlerime çok teşekkür ederiz” dedi.