Edirneli çocuklar Ata’nın huzurunda

Edirne Kent Konseyi (EKK) Çocuk Meclisi üyesi 18 çocuk, Atatürk’e olan sevgi, saygı ve minnetlerini sunmak amacıyla Ankara’ya anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. 8-9 Kasım tarihlerinde yapılan gezi kapsamında çocuklar, Anıtkabir’de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkarak saygı duruşunda bulundu.

Ziyaret öncesinde Ankara Çocuk Meclisi’nin mazbata törenine katılan Edirneli çocuklar, Ankara Çocuk Meclisi yürütme kurulu üyeleriyle bir araya gelerek ortak çalışma fikirleri üzerinde görüş alışverişinde bulundu.

Mazbata töreninde Edirne Çocuk Meclisi adına konuşan İlayda Güder, Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan ve tüm Edirne Çocuk Meclisi üyelerinin sevgi ve selamlarını iletti. Güder konuşmasında, “Çocuk yaşta alınan demokratik eğitim, gelecekte demokrasinin sağlam temeller üzerine oturmasını sağlar” diyerek Ankara Çocuk Meclisi’nin yeni yönetimini kutladı.

Törende söz alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise, “Eski başkentimizden gelen ve sonsuz başkentimizi ziyaret eden sevgili Edirne Çocuk Meclisi üyelerini Ankara’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Edirneli çocuklara, Edirne halkına ve Filiz Başkanımıza sevgi ve selamlarımı iletiyorum” ifadelerini kullandı.

Program kapsamında çocuklar ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin birinci ve ikinci meclis binalarını ziyaret ederek Cumhuriyet tarihine yakından tanıklık etme fırsatı buldu.

Ziyaretin ardından Edirne’ye hareket eden çocuklar adına açıklama yapan EKK Başkanı Özer Demir, “Anıtkabir ziyaretinin gerçekleştirilmesini sağlayan Belediye Başkanımız Av. Filiz Gencan’a, ziyaretin planlanmasında desteklerini esirgemeyen Av. Nebahat Çavuş’a, gezi planlaması ile ziyaret esnasında büyük bir özenle çocuklarımıza eşlik eden Çocuk Meclisi Koordinatörlerimiz Ali ve Serafin Karapire Öğretmenlerime çok teşekkür ederiz” dedi.

Edirne DSİ uzatmada kaybetti

İsmail DEMİRAY

Edirne DSİ Spor, Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin 8. haftasında evindeki normal süresi 57-57 bitmesi sonucu uzatmaya giden karşılaşmada güçlü rakibi Fenerbahçe Gelişim’e 66-70’lik skorla yenildi.

Edirne DSİ, Halkbank Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin 8. haftasında Mimar Sinan Spor Salonu’nda Fenerbahçe Gelişim’i ağırladı. Erdoğan Çelebi, Batuhan Mert Gül ve Almina Kocabaş’ın yönettiği karşılaşmada Edirne DSİ Spor, başa baş bir mücadele sergiledi.

İlk yarısı rakip takımın 35-31 üstünlüğü ile sona eren karşılaşmanın ikinci yarısında Edirne DSİ Spor, aradaki 4 sayılık farkı kapattı ve 57-57’lik eşitlikle maç uzatmaya gitti.

Ancak; konuk ekip uzatmadaki 9-13’lük skorla karşılaşmadan 66-70 galip ayrıldı.

Karşılaşmanın en skorer ismi Ayşe Yılmaz 19 sayı ile olurken, Edirne DSİ Spor Hilal Bayraktar 17, Doğa Bengisu Alper 15, Şevval Sıla Kaplan 13 ve Sıla Kaya 10 sayı ile çift hanelere ulaşan isimler oldu.

İkinci ABD’li oyuncusu Danıelle Antoınette Raıney ile yollarını ayıran Edirne DSİ Spor’un ligin 9. haftasındaki Mersin Gençlerbirliği ile deplasmanda oynayacağı karşılaşma oyuncusu Sıla Kaya’nın Milli Takım kampına davet edilmesi nedeniyle ertelendiği bildirildi..

EDİRNE DSİ SPOR: 66

Hilal Bayraktar 17, Berrak Ceylan, Betül Erden 8, Seda Deniz 3, Duygu İrem Paluzar , Şevval Sıla Kaplan 13, Tuğçe Şentürk, Banu Toker, Beyza Kotan, Sıla Kaya 10, Doğa Bengisu Alper 15

FENERBAHÇE GELİŞİM: 70

Elma Eymech, İrem Erdik 3, Zeynep Naz Töremiş 3, Sudenur Akarpa, Tuana Ayşegül Vural 7, Arifecan Vardar 5, Berfin Ada Şahin 2, Hatice Bilir, Selen İrem Baş 14, Ayşe Yılmaz 19, Jada Bene Rıce 17, Aleyna Akkurt

1PERİYOTLAR:

1.Çeyrek.

18-21

2.Çeyrek

13-14 (31-35)

3.Çeyrek

13-11 (44-46)

4.Çeyrek

13-11 (57-57)

Uazatma:

9-13 (66-70)

Kompakt Kazı Makinelerinin Şantiye Verimliliğine Etkisi

Modern inşaat projelerinde alan kullanımının daralması, iş makinelerinin daha akıllı ve daha verimli çözümler sunmasını zorunlu hale getiriyor. Bu nedenle kompakt kazı makineleri, özellikle şehir içi projelerde ve sınırlı çalışma alanlarında giderek daha fazla tercih ediliyor. Birçok işletme için 4 tonluk ekskavatör gibi orta ölçekli kompakt makineler, hem performans hem de maliyet açısından ideal bir denge sunarak şantiye verimliliğini belirgin şekilde artırıyor. Ancak kompakt makinelerin verimliliğe etkisi yalnızca boyut avantajıyla sınırlı değil; çok daha geniş bir çalışma dinamiğini kapsıyor.

Dar Alanlarda Hareket Özgürlüğü ve Zaman Tasarrufu

Kompakt kazı makinelerinin en büyük avantajı, sınırlı alanlarda rahatça çalışabilmeleridir. Özellikle binalar arasında kalan sokak içi şantiyelerde veya trafik akışının sürdüğü bölgelerde büyük makinelerle manevra yapmak hem zaman kaybettirir hem de maliyetleri artırır. Kompakt makineler ise daha kısa dönüş yarıçapı, hafif gövde yapısı ve geliştirilmiş hidrolik kontrol sayesinde minimum alanda maksimum iş üretir. Bu da şantiyede iş sıralamasını hızlandırır ve toplam süreyi azaltır.

Yakıt Ekonomisi ile Düşük İşletme Maliyetleri

Kompakt kazı makinelerinin bir diğer büyük avantajı düşük yakıt tüketimidir. Motor hacminin daha küçük olması, hidrolik sistemlerin daha hassas çalışması ve gereksiz güç harcamalarının azalması sayesinde toplam yakıt gideri ciddi ölçüde düşer. Bu durum özellikle uzun süreli operasyonlarda işletmelere fark edilir tasarruf sağlar. Ayrıca kompakt makinelerin bakım maliyetleri de büyük modellere kıyasla daha düşüktür.

Esnek Ataşman Kullanımı ile Daha Fazla İşlevsellik

Kompakt makineler yalnızca kazı için değil; kırma, delme, sıkıştırma, yükleme ve kanal açma gibi pek çok görevi tek başına üstlenebilir. Ataşman değişiminin hızlı olması, şantiyede işi bölmeden farklı süreçleri tek makine ile ilerletebilmeyi mümkün kılar. Bu durum hem operatörün çalışma verimliliğini artırır hem de sahada birden fazla makineye ihtiyaç duyulmasını ortadan kaldırarak maliyetleri düşürür.

Operatör Konforu ve Hassas Kontrol Yeteneği

Modern kompakt kazı makineleri, ergonomik kabin tasarımları ve titreşim azaltıcı özellikleriyle operatörün iş yükünü hafifletir. Geniş görüş açısı ve hassas joystick kontrolü, özellikle hassas kazı işleri yapılırken hata payını minimuma indirir. Operatörün daha uzun süre verimli çalışabilmesi, şantiye genelindeki üretkenliğe doğrudan katkı sağlar. Ayrıca gelişmiş kabin konforu sayesinde yorgunluk seviyeleri düşer ve iş güvenliği artar.

Lojistik Avantaj: Kolay Taşınabilirlik

Kompakt makinelerin hafif ve taşınabilir yapıda olması, farklı şantiyeler arasında nakliyenin hızlı şekilde gerçekleşmesini sağlar. Büyük makinelerin aksine geniş lowbed araçlarına ihtiyaç duyulmaz; çoğu kompakt ekskavatör daha küçük taşıyıcılarla taşınabilir. Bu sayede mobil ekiplerin aynı gün içinde birden fazla projede çalışma yapabilmesi mümkün olur. Taşıma sürecinin kısalması, toplam iş gücü verimliliğini yükselten stratejik bir avantajdır.

Zemin Hasarını Azaltan Güvenli Çalışma Dinamiği

Kompakt kazı makineleri hafif oldukları için zemin üzerinde daha az baskı oluşturur. Bu özellik özellikle parke yollar, peyzaj alanları, siteler ve şehir merkezindeki hassas zeminlerde büyük avantaj sağlar. Büyük makineler tarafından oluşturulan zemin hasarlarının tamiri hem zaman alır hem de ek maliyet gerektirir. Kompakt makineler ise zemine minimum hasar ile görevlerini tamamlar ve ek giderleri önemli ölçüde azaltır.

Kompakt kazı makineleri, modern şantiyelerin ihtiyaç duyduğu hız, esneklik ve maliyet avantajını bir arada sunar. Dar alanlarda çalışabilirlik, düşük yakıt tüketimi, kolay taşınabilirlik, çok yönlü ataşman kullanımı ve operatör konforu; bu makineleri birçok proje için vazgeçilmez hale getirir. İşletmeler, doğru kompakt ekipman seçimiyle hem maliyetlerini düşürebilir hem de proje sürelerini kısaltarak rekabet güçlerini artırabilirler.

Kayaköy’ün En Güzel Butik Oteli: Kassandra Heritage’ta Sakin Bir Kaçış

Fethiye’nin en etkileyici bölgelerinden biri olan Kayaköy, taş evleri, tarih kokan sokakları ve huzur dolu atmosferiyle Ege’nin saklı cennetlerinden biri olarak biliniyor. Sessizliği, doğallığı ve geçmişin izlerini bugüne taşıyan dokusuyla Kayaköy, şehir karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için mükemmel bir kaçış noktası sunuyor. Bu eşsiz atmosferin içinde yer alan Kayaköy’ün en güzel butik oteli, misafirlerine hem huzurlu hem de zarif bir konaklama deneyimi yaşatıyor. Doğal güzellikleriyle çevrili bu özel otel, Kayaköy’ün karakteristik taş mimarisini modern konforla birleştirerek her detayıyla unutulmaz bir tatil vadediyor.

Kassandra Heritage Butik Oteli: Zarafetle Sarmalanmış Bir Deneyim

Ege’nin ruhunu yansıtan tasarımı, sade ama bir o kadar da etkileyici atmosferiyle Kassandra Heritage butik oteli, Kayaköy’de konaklamayı özel bir deneyime dönüştürüyor. Her biri özenle tasarlanmış odalar, geleneksel taş mimariyle çağdaş detayların mükemmel bir uyum içinde buluştuğu alanlar yaratıyor. Ahşap dokular, doğal taş duvarlar ve ferah pencereler sayesinde doğanın bir parçası gibi hissedilen bu otel, misafirlerine zarafetle bütünleşen bir huzur alanı sunuyor. Sessizliği ve sıcak atmosferiyle Kassandra Heritage, sıradan bir otelden çok, Ege’nin estetik ruhunu hissettiren bir yaşam alanı gibi.

Doğayla Bütünleşen Butik Konfor

Kayaköy’ün kalbinde yer alan Kassandra Heritage, doğayla iç içe bir konumda yer alıyor. Kuş sesleriyle uyanmak, sabah kahvesini taş verandada içmek ya da akşamları gün batımını zeytin ağaçlarının arasından izlemek… Bu deneyim, Kayaköy butik otel anlayışının en güzel örneklerinden biri. Otel, kalabalıktan uzak, kişiye özel hizmet anlayışıyla dikkat çekiyor. Her misafirine özgün bir deneyim yaşatmayı hedefleyen Kassandra Heritage, butik otel konseptini sadece konaklama değil; huzurlu bir yaşam biçimi olarak sunuyor.

Ege’nin Ruhunu Yansıtan Tasarım Detayları

Kassandra Heritage’ın en güçlü yönlerinden biri, mimarisinde Ege kültürünün sade ama etkileyici ruhunu yansıtması. Otelin her köşesinde yerel taş işçiliği, rustik ahşap detaylar ve doğal renk paletleri hâkim. Bu tasarım anlayışı, misafirlere hem estetik hem de ruhsal bir denge sunuyor. Odalar, ferah iç mekânları ve doğayı içeri alan geniş pencereleriyle sakin bir atmosfer yaratıyor. Bu özellikleriyle Kassandra Heritage butik oteli, hem romantik bir kaçış arayan çiftler hem de sessizliği seven gezginler için ideal bir seçenek haline geliyor.

Huzur, Mahremiyet ve Özgünlük

Kayaköy’ün doğasında konumlanan bu butik otel, mahremiyetin ön planda olduğu bir konaklama deneyimi sunuyor. Otel kalabalıklarının gürültüsünden uzak, sadece doğanın sesini duyabileceğiniz bir atmosferde konaklamak, ruhu dinlendiren bir etki yaratıyor. Kayaköy’ün en güzel butik oteli olarak anılan Kassandra Heritage, hem misafirlerine özel alanlar yaratıyor hem de kişisel hizmet anlayışıyla konforu en üst seviyeye taşıyor. Her detayda sadelik ve şıklık bir arada sunulurken, doğanın dinginliği konaklamanın merkezine yerleşiyor.

Kayaköy’ü Keşfederken Kassandra Heritage Ayrıcalığı

Kassandra Heritage, konumu itibarıyla da Kayaköy’ü ve çevresini keşfetmek isteyen misafirler için mükemmel bir başlangıç noktası sunuyor. Tarihi Rum evleri, eski kiliseler, yürüyüş rotaları ve yakın çevredeki Ölüdeniz, Gemiler Adası gibi doğal güzellikler, bu bölgeyi keşif dolu bir tatil destinasyonu haline getiriyor. Günü keşifle geçirdikten sonra otelin huzurlu bahçesinde dinlenmek, akşamları taş terasta yerel lezzetleri tatmak, Kayaköy deneyimini unutulmaz kılıyor.

Sıradanlığın Ötesinde Bir Kaçış

Kassandra Heritage butik oteli, Ege’nin doğallığını, taş mimarinin zarafetini ve modern yaşamın konforunu kusursuz bir dengeyle buluşturuyor. Kayaköy’ün büyüleyici atmosferinde, sadece konaklama değil; ruhu dinlendiren bir deneyim yaşamak isteyenler için benzersiz bir adres.

Eğer siz de doğanın kalbinde, sakinliği ve zarafeti bir arada hissetmek istiyorsanız; Kayaköy butik otel anlayışının en seçkin örneklerinden biri olan Kassandra Heritage sizi bekliyor. Her detayıyla huzuru hissettiren bu özel otel, Kayaköy’ün tarihini ve doğasını yaşarken konforu elden bırakmak istemeyenler için kusursuz bir seçim.

Genç Bir Vizyoner: Mehmet Gökalp Etyemez Kimdir?

İş dünyasında son yıllarda adını sıkça duyuran Mehmet Gökalp Etyemez, genç yaşına rağmen girişimcilik ruhu, yenilikçi bakış açısı ve liderlik vizyonuyla öne çıkan bir isim. Mühendislik altyapısını stratejik düşünceyle birleştirerek markalaşma, üretim ve dijital dönüşüm alanlarında etkili projelere yön veriyor.

Eğitim ve Kariyerin Temelleri

Etyemez, eğitim hayatı boyunca mühendislik disiplininin kazandırdığı analitik düşünme gücünü, iş dünyasında uygulama vizyonuna dönüştürdü. Üniversite yıllarından itibaren yalnızca teknik bilgiye değil; insan ilişkileri, takım yönetimi ve markalaşma süreçlerine de odaklanarak, bugünkü çok yönlü kariyerinin temelini attı.

Girişimcilik ve Kurumsal Vizyon

Mehmet Gökalp Etyemez, genç yaşta iş dünyasında farklı sektörlerde faaliyet göstererek çok yönlü bir girişimci kimliği geliştirdi. Dijital pazarlama, inşaat, üretim ve marka yönetimi gibi alanlarda yürüttüğü projelerle, yalnızca işletme kurmakla kalmadı; her girişimini bir değer üretme modeli haline getirdi.
 Onun liderliğinde yürütülen her çalışma; yenilik, sürdürülebilirlik ve insan merkezli bakış açısını temel alıyor.

Etimesgut’tan Yükselen Bir Başarı Hikayesi

Ankara’nın dinamik bölgelerinden Etimesgut, Mehmet Gökalp Etyemez’in hem kişisel hem de profesyonel yolculuğunda özel bir yere sahip.
 Kendisini “Etimesgut’un girişimcilik ruhuyla yetişmiş bir vizyoner” olarak tanımlayan Etyemez, memleketine olan bağlılığını sık sık dile getiriyor.
 İlçedeki genç girişimcilerle iletişimde bulunarak, onların iş fikirlerine yön verme ve bölgeye ekonomik canlılık kazandırma hedefiyle çeşitli projeler yürütüyor.

“Etimesgut’ta öğrendiğim en önemli şey, üretmeden ilerlemenin mümkün olmadığıdır. Bu yüzden her projemin merkezinde üretim, paylaşım ve yenilik vardır.”
 — Mehmet Gökalp Etyemez

Bu yaklaşımıyla, yalnızca bireysel başarıyı değil; doğduğu bölgenin gelişimine katkı sağlamayı da bir sorumluluk olarak görüyor.

İnsan Odaklı Yönetim Anlayışı

Etyemez, çalışma arkadaşlarıyla kurduğu güçlü iletişim ve ekip başarısına verdiği önemle tanınıyor.
 “Başarı, tek kişinin değil, aynı hedefe inanan bir ekibin eseridir.” sözünü iş hayatında prensip haline getirmiş durumda.
 Bu anlayış, onun liderliğinde yürütülen her projenin arkasındaki istikrarlı gücü oluşturuyor.

Kişisel Değerleri ve Gelecek Vizyonu

İş dışında spor ve kişisel gelişime büyük önem veren Mehmet Gökalp Etyemez, yaşam felsefesini “zihin, beden ve iş disiplini bir bütündür” ilkesiyle özetliyor.
 Gelecek hedefleri arasında, Türkiye’nin yerel markalarını global pazarlarda konumlandırmak ve teknolojiyle geleneksel üretimi birleştiren yeni iş modelleri geliştirmek yer alıyor.

Kısacası, Mehmet Gökalp Etyemez, yalnızca genç bir iş insanı değil; Etimesgut’tan doğan, ulusal ölçekte ses getiren bir vizyonun temsilcisi.
 Yeniliğe açık yapısı, insan merkezli yönetim anlayışı ve üretime dayalı başarı felsefesiyle, yeni nesil girişimciler için güçlü bir ilham kaynağı olarak öne çıkıyor.

Doğal Dönüşümün Frekansları: Sağlıklı Yaşamın Yeni Başlangıcı

Sağlıklı bir beden ve zihin için kilo verme, iştah kesici yöntemler ve sigarayı bıraktıktan sonra yaşanan zorlukları aşmak, birçok kişinin ortak hayali. Biyorezonans terapisiyle desteklenen bu yenilikçi yaklaşımlar, vücudun doğal enerjisini harekete geçirerek kalıcı değişimler yaratıyor. Zararlı alışkanlıkları kökünden çözmek isteyenler için ideal olan bu programlar, hem fiziksel hem de duygusal dengeyi sağlarken, günlük hayatı daha enerjik ve motive bir hale getiriyor. Binlerce insanın başarıyla tamamladığı bu yolculuk, stres kaynaklı yeme ataklarını ve nikotin bağımlılığını doğal yollarla yönetmeyi vaat ediyor.

Kilo Verme ve İştah Kesici Teknikleri

Kilo verme sürecinde iştah kesici frekanslar, en büyük müttefiklerden biri haline geliyor. Biyorezonans cihazları, vücudun elektromanyetik alanını tarayarak, şeker ve karbonhidrat gibi tetikleyicilere karşı duyulan aşırı istekleri nötralize ediyor. Bu yöntemle, metabolizma hızı doğal bir şekilde artarken, duygusal yeme alışkanlıkları kontrol altına alınıyor. Kişiye özel hazırlanan beslenme planları, haftalık seanslarla entegre edilerek, hızlı ve sürdürülebilir kilo kayıpları sağlanıyor. Hastalar, bu terapi sayesinde ilaçsız bir şekilde açlık krizlerini yendiğini ve enerjilerinin yükseldiğini belirtiyor. Uzman rehberliğinde uygulanan bu teknikler, kilo verme hedeflerini gerçekçi ve keyifli bir hale getiriyor, yan etki riskini tamamen ortadan kaldırıyor.

Sigarayı Bıraktıktan Sonra İştah Kesici Destek

Sigarayı bıraktıktan sonra artan iştahı yönetmek, birçok kişi için beklenmedik bir engel oluşturuyor. Bu noktada biyorezonans ve hipnoz kombinasyonu devreye girerek, nikotin yoksunluğunun tetiklediği atıştırmalık krizlerini dengeliyor. Frekans terapisi, vücudun detoks sürecini hızlandırırken, iştah kesici sinyalleri beyne ileterek, kilo alımını önlüyor. Program kapsamında, sigara bırakma sonrası enerji düşüklüğünü telafi etmek için motivasyonel seanslar düzenleniyor. Birçok hasta, bu destekle hem dumansız bir hayata adım attığını hem de formunu koruduğunu paylaşıyor. Bu entegre yaklaşım, sigarayı bıraktıktan sonra yaşanan fiziksel ve zihinsel dalgalanmaları minimuma indirerek, uzun vadeli başarıyı garantiliyor.

Kilo Verme ile Sigarayı Bıraktıktan Sonra Entegrasyon

Kilo verme ve sigarayı bıraktıktan sonra destek programları, birbirini tamamlayan unsurlarla zenginleştiriliyor. Rezonans frekansları, nikotin kalıntılarını temizlerken, aynı zamanda metabolizmayı yeniden yapılandırıyor. Bu sayede, sigara bırakma sonrası oluşan kilo verme motivasyon kaybı önleniyor ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları pekiştiriliyor. Hipnoterapi unsurları eklenerek, zihinsel bağımlılıklar çözülüyor; hastalar, seanslar sonrası kendilerini daha özgüvenli ve enerjik hissediyor. Klinik gözlemlere göre, bu kombinasyon %95 oranında kalıcı sonuçlar doğuruyor, bireyleri yeni bir yaşam ritmine kavuşturuyor.

Bu doğal ve etkili yöntemler, sağlıklı bir geleceğe giden yolda vazgeçilmez bir rehber. Kilo verme, iştah kesici stratejiler ve sigarayı bıraktıktan sonra destekle, vücudunuzun doğal gücünü keşfedin; değişim artık bir hayal değil, gerçek bir zafer. Binlerce insanın izinden giderek, enerjinizle dolu bir hayatı kucaklayın ve her gününüzü daha sağlıklı kılın.

‘Gala Gölü’ne dokunma!’

Enez’de doğaya ve yaşam alanlarına duyarlı yurttaşlar, Gala Gölü Milli Parkı’nı tehdit eden rüzgâr enerji santrali (RES) projesine karşı bir araya geldi. Enez Belediyesi toplantı salonunda düzenlenen geniş katılımlı bilgilendirme toplantısında, “Gala Gölü’ne dokunma!” çağrısı yankılandı.

Toplantıya Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç, belediye meclis üyeleri, Kartopu Derneği, Enez Gönüllüleri, İl Genel Meclis Üyesi, bölge köylerinin muhtarları, eski dönem milletvekili Okan Gaytancıoğlu ve Keşan Kent Konseyi İklim ve Çevre Meclisi üyeleri katıldı.

Katılımcılar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “ÇED gerekli değildir” kararına karşı hukuki mücadele başlatılması yönünde oy birliğiyle karar aldı.

Bu karar, Trakya’nın nefes alanı olan Gala Gölü Milli Parkı’nı koruma yolunda atılmış kararlı bir adım olarak değerlendirildi.

“DOĞAYI SAVUNMAK GELECEK KUŞAKLARA BORCUMUZDUR”

Toplantıda yapılan konuşmalarda, Gala Gölü’nün yalnızca Enez için değil, tüm Türkiye’nin ortak mirası olduğuna vurgu yapıldı.

Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç, “Biz enerjiye değil, yanlış yere yapılan enerjiye karşıyız. Gala Gölü, kuşların, sazlıkların, suyun ve sessizliğin evidir. Bu doğayı korumak, çocuklarımıza bırakacağımız en büyük emanettir” sözleriyle duyarlılığı dile getirdi.

TRAKYA’DAN YÜKSELEN ORTAK SES: “GALA GÖLÜ BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”

Toplantı sonrası Enez Gönüllüleri, STK’lar ve kent konseyi temsilcileri ortak açıklama yaparak, doğa tahribatına karşı hukuki, bilimsel ve toplumsal tüm yolların kullanılacağını bildirdi.

Keşan Kent Konseyi Çevre Meclisi üyeleri ise “Gala Gölü yalnız değildir. Bu göl, sadece bir su birikintisi değil; yaşamın, dayanışmanın ve umutların sembolüdür.” mesajını verdi.

ENEZ’DE UMUT VE KARARLILIK RÜZGARI ESİYOR

Toplantının ardından alınan karar, Enez’de büyük bir moral ve birliktelik duygusu yarattı.

Yöre halkı, çevreciler ve gönüllüler, “Gala Gölü’ne dokunma!” sloganıyla Edirne’den Ankara’ya, Ankara’dan Brüksel’e kadar uzanacak bir farkındalık mücadelesi başlatmaya hazırlanıyor.

ENEZ GÖNÜLLÜLERİ GALA GÖLÜ İÇİN AYAĞA KALKTI

Gala Gölü’nün mavi sularını, göçmen kuşların kanat seslerini ve bu toprakların doğal dengesini korumak için Enez halkı artık sahada, kararlı ve omuz omuza.

 ‘Cuma Pazarı bütünlüklü değerlendirilmeli’

Olgay GÜLER

Eski Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, belediyenin kapatılmasıyla ilgili yönetimiyle mahkemelik olduğu Cuma Pazarı’na değindi.

Edirne Belediyesi, yönetmeliği aykırı durumlar nedeniyle ‘Cuma Pazarı’ olarak bilinen Ulus Pazarı’nın Eylül ayı sonunda kapatılmasına karar verdi. Pazarın kapatılmasının ardından yönetimin başvurduğu Edirne İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma kararı aldı. Konuyla ilgili yargı süreci devam ederken, eski Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan da, gelinen noktayı değerlendirdi. 

‘CUMA PAZARI BÜTÜNLÜKLÜ OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİ’

Cuma Pazarı açıldığı zaman çok tepki gördüğünü, değişen şartlarla beraber ağırlıklı olarak Bulgar turistlerin sık tercih ettiği nokta haline geldiğini anlatan Gürkan, “Filiz Başkan’ın açıklamasını gördüm. Orada bir mevzuat anlamında, yönetimsel anlamda bir sıkıntı var diyor. Onun detaylarını bilmiyorum. Demek ki bir şeyler oldu, onla ilgili kendileri karar verecektir ama cuma pazarını sadece cuma pazarı esnaflardan ibaret görmemek lazım. Yani tecrübe olarak söylüyorum. Çünkü cuma günleri o cuma pazarı nedeniyle Saraçlar Caddesi’nde de, çarşıda bir hareket oluyor. Cuma pazarına alışverişe gelenler 2 saat 3 saat orada geçirse bile orada çarşıya çıkıyorlar. İşte Arasta’ya gidiyorlar. Erasta’ya gidiyorlar. Bedesten’e gidiyorlar. Bu anlamda Filiz Başkan’ın bu konuyu bütünlüklü olarak düşüneceğine, değerleneceğine inanıyorum” dedi.

‘KANUNEN YER GÖSTERME ZORUNLULUĞU YOK’

Belediyenin Cuma Pazarı’na yer gösterme gibi kanuni bir zorunluluğu olmadığını belirten Gürkan, “Bizim dönemimizde yapılmış imar planlarında Özgür Çocuklar Parkı’na yakın bir noktada ayırdığımız bir pazar yeri var. Ama orası Cuma Pazarı için küçük bir alan. Çünkü Cuma Pazarı’nın bulunduğu nokta 16.000 metrekare bir alan ve tamamı dolu. Cuma pazarının bulunduğu yerle ilgili ben de bir dönem hatta satışa da çıkardım. Bu yanlış bir şey değil, bana göre doğru bir şeydi. İhtiyacı varsa tabii ki elindeki menkulü, gayrimenkulü en iyi şekilde, en mantıklı şekilde değerlendirme yoluna gidecektir. Filiz Başkan’ın kanunen Cuma Pazarı’na yer gösterme gibi bir zorunluluğu yoktur” diye konuştu.

‘TAŞINMAZLARIN KİRALAMASINDA KANUNİ BOŞLUK VAR’ 

Gürkan, belediyenin arasında otogarın da bulunduğu 18 Kasım’da kira ihalesi çıkacağı taşınmazlara da değinerek, “Otogarda hem kiracılar hem de belediye aleyhine bir durum, hukuki boşluk var orada. Ben yıllarca bunun mücadelesini verdim. Başarılı olamadım. Devlet malları yönetmeliğine göre devlet mallarını sayarken hazineye ait malları sayıyor. Yani Milli Emlak Müdürlüğü’ndeki malları kapsıyor. Ama onlar devletin malı belediyenin üzerindekiler devletin malı değil mi? Sadece kanun değil yönetmelik bunu diyor. Yönetmelikte ‘Devlet malları: Hazineye ait mallar ve belediyeye ait mallar’ diye belirtilmiş. Türkiye’de ihaleye dair iki adet kanun vardır. Mal, alım ve hizmet işlerine ayrı, takas, satış, kiralama gibi işlere de başka bir ihale kanunu bakıyor. Bu kanunun bir maddesi var. Orada da pazarlık usulü ihaleden bahsediyor. Devlet Malı yönetmeliği nedeniyle devlete ait kabul edilen mallar, yerler kiraya çıkarılırken, pazarlık usulü kanunu, belediyeye ait yerlerde ise ihale kanunu geçerli oluyor. Ben yıllarca bu farka karşı mücadele verdim. Belediye yönetmeliğe göre belediye malları devlet malı sayılmadığı için açık ihale yapmak zorunda kalıyor. Belediye kiracıları bu şehrin insanıdır. Umarım bu durum artık değişir” şeklinde konuştu.

‘Ulus’un ekonomik önemi büyük’

Olgay GÜLER

Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Barış Atkoşan, pazar yeriyle ilgili belediyeyle aralarında devam eden sürece değinerek, “Bu pazarın kente kazandırdığı ekonomik ve sosyal değerin sürmesi, hem Edirne, hem pazarcı esnafımız, hem de ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. Umuyorum ki süreç sağlıklı bir şekilde sonuçlanır” dedi.

Belediye’yle aralarında 1 ayı aşkın süredir, pazar yeriyle ilgili devam eden süreci değerlendiren UPEK Başkanı Atkoşan, pazarın hem Edirne hem de ülke ekonomisine büyük fayda sunduğunu söyledi. Pazarın, Bulgaristan’dan, Romanya’dan, Yunanistan’dan ve Avrupa’da çalışan gurbetçilerden oluşan geniş müşteri kitlesi olduğunu dile getiren Atkoşan, sürecin sağlıklı bir şekilde sonuçlanmasını umduklarını belirtti.

‘PAZAR EDİRNE’YE BEREKET TAŞIYOR’

Yabancı turistlerin yalnızca pazardan alışveriş yapmadığını söyleyen Atkoşan, “Bu insanlar pazardan çıktıktan sonra Saraçlar Caddesi’ne, oradan AVM’lere geçiyorlar. Eczaneye gidiyor, ilaç alıyor, nalbura uğruyor, fayans alıyor, ciğerciye, köfteciye, lokantaya gidiyorlar. Alipaşa Çarşısı’nda dolaşıyor, otellerde konaklıyorlar. Bizim çok güzel bir atasözümüz var: ‘Nerede hareket, orada bereket.’ Ulus Pazarı da tam olarak bu bereketi Edirne’ye taşıyor” dedi.

‘EKONOMİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR’

Atkoşan, pazar yerinin bulunduğu alanla ilgili hukuki sürecin devam ettiğine değinerek, “Ben bu konuda hâlâ aynı noktadayım. Pazar yerinin bulunduğu araziyle ilgili idare mahkemesinde süreç devam ediyor. Ancak belediyenin de SGK borçlarına karşılık olarak bu alanı SGK’ya devretme yönünde bir çalışması var. Tabii bunlar birbirinden farklı süreçler. Belediye Başkanımız, pazar için alternatif bir yer arayışı içinde olduklarını ve çok daha modern, daha güzel bir alan oluşturulacağını ifade etti. Bu düşüncenin son derece doğru ve yerinde olduğunu düşünüyorum. Bu pazarın kente kazandırdığı ekonomik ve sosyal değerin sürmesi, hem Edirne hem pazarcı esnafımız hem de ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. Umuyorum ki süreç sağlıklı bir şekilde sonuçlanır. Biz de süreci yakından takip ediyoruz. Her zaman olduğu gibi, bu konunun çözümü için elimizden gelen her türlü katkıyı sunmaya hazırız” diye konuştu.

‘KARARLARA ALTERNATİF ÜRETİLMESİ ÖNEMLİ’

Cuma Pazarı’nın kapatılmasının, aynı alanda kurulan Pazartesi Pazarı’nı da etkileyeceğini dile getiren Atkoşan, “Cuma Pazarı’na genelde Bulgar ve Yunan müşteriler gelirken, Pazartesi Pazarı daha çok yerel halkın, maddi durumu belli olan vatandaşlarımızın alışveriş yaptığı bir pazar. Dolayısıyla Cuma Pazarı kapandığında Pazartesi Pazarı’nın da müşteri kaybı yaşaması kaçınılmaz. Her pazarın kendine özgü bir dinamiği vardır. Özellikle sebze-meyve ve gıda pazarları, yerel halk için çok değerlidir. Biz hiçbir pazarın kapanmasından yana değiliz. Zaman zaman idareler farklı kararlar alabilir; ancak önemli olan, bu kararların yerine mutlaka bir alternatifin üretilmesidir. Bizim görüşümüz bu yönde” şeklinde konuştu.