Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde çocuklar için anlamlı bir destek geldi. Edirne ve Kırklareli’nde ikamet eden 287 çocuğa bayramlık kıyafet desteği gerçekleştirildi.
Vakfiyelerde bulunan hayır şartları gereği, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün burs, aylık gibi sosyal hizmetlerinden yararlanan çocuklara hediye bayramlık kartları ulaştırıldı. 5 bin lira değerindeki kartlar ile çocukların gönüllerindeki bayramlık kıyafetlerini alabilmeleri amaçlanıyor.
Edirne Vakıflar Bölge Müdürü Ahmet Saraç, gerçekleştirilen çalışma ile ilgili olarak “Sosyal hizmet verdiğimiz çocuklarımız adına önce hediye kartlarımızın teminini yaptık. Saha çalışmasıyla her bir çocuğumuza ve velilerine ulaşarak hediye kartlarını teslim ettik. İçlerinde 5 bin TL bulunan kartlarla istedikleri, kendilerine yakıştırdıkları kıyafetleri alabiliyorlar. Çocuklarımızın mutluluğunu gördüğümüzde biz onlardan bir kat daha fazla mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Tarihçi Yazar Ali Arslan, Lüleburgaz’daki Sokollu Mehmet Paşa Camii’nin durumunun oldukça vahim olduğuna dikkat çekerek, Sokollu ailesinin yıllar önce cami ve sıbyan mektebindeki haklarını devrettiği Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün ivedilikle bu konu üzerine eğilip sorunu çözmelerini istedi.
Arslan, Hudut’a ilettiği, “Kentimizin biricik mirası Sokollu Mehmet Paşa Camii’nin son hali üzüntü verici!” başlıklı yazısında şunlara yer verdi:
“Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi;
Ülkemizin Menzil Külliyeleri’nin en büyüğü olup, Mimar Sinan şehrimizdeki bu eserinde, sade ve maksada uygun nispetlerle merkezi (Dua kubbesi) ile arasta, kervansaray ve medreseyi muntazam planda bir bütün olarak düşünmüştür. 40.000 metrekarelik alanı kaplayan külliye binaları camii, medrese, çarşı, kervansaray, hamam, sıbyan mektebi ve köprüden ibaret olup, 1935’te yerel yöneticiler tarafından imaret ve kervansaray temele kadar yıktırılmış, bu yıkım Atatürk’ün emri ile doldurulmuştur.
Cami:
Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi’nin tek mekanlı cami plan şemasının çeşitlemesini yansıtan kubbeli haremi, çift revaklı son cemaat yeri, kuzey batıdaki tek şerefeli minaresi ve medrese ile paylaşılan avlusu ile en dikkati çeken bölümüdür. Harim (iç mekan), 17.60 x 13.50 m ölçülerinde dikdörtgen plandadır. Güney ve kuzey cephelerde 3.78x 1.25 m boyutlarında duvar payeleri, 12.50 m çapında büyük kubbe ile örtülüdür. Harim, askı kemeri için açılmış üç sıra pencere düzenlemesini yansıtır. Doğu ve batı duvarlarda alt seviyede düzenlenmiş sivri kemer alınlıklı sekiz pencere mevcuttur. Güney ve kuzey duvarlarda simetrik olarak açılmış üç sıra pencere vardır. Güney duvar ortasında beş cepheli, sekiz sıra mukarnas kavsarlı mihrap nişi ile batısında minber bulunmaktadır. Camiinin kuzeyinde, ibadet mekanının doğu ve batısında çift bölümlü son cemaat yeri bulunur. İç mekanda; Taşa bağlı süsleme, tuğla alçı, kalemişi, ahşap, vitray, demir ve kurşuna bağlı süslemeler, bitkisel ve yazıyla oluşturulan bezemeler, ahşap süslemede ünlü Ahmet Karahisari nin çalışması, pencerelerde vitraylar, ünlü Hasan Çelebinin kalem işi süslemeleri mevcuttur. Özellikle camiinin iç mekan tasarımı mükemmeldir. Hasan Çelebi’nin açık mavi üzerine beyaz kitabeleri ve devrinden kalma kalem işleri yanında, mermer mihrap, geometrik şebekeli minber, kaş kemerli ve mermer şebekeli müezzin mahfili, camiinin ferah mekânını iyice zenginleştirmektedir.
GELELİM BU KUTSAL MEKANIN BUGÜNKÜ DURUMUNA
Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi’nin bugün ayakta kalan yapılarından biri de Camiidir. Ancak son günlerde yaptığımız bir çalışmada gördük ki durum o kadar vahim ve içler acısıdır. Caminin fiziki yapısının kuzey yanı duvarları, doğu Yanı duvarları, güney yanı duvarlarının tüm kesişim bölgelerinde ağır derecede rutubetlenmeler ve çürümeler mevcuttur. Özellikle caminin doğu yanındaki tüm duvar kesişim bölgeleri ağır derecede rutubetlenmiştir. Duvar patlakları mevcuttur. Özellikle; Mihrap, Minber ve Vaaz kürsüsünün bitişiğindeki duvarlarda doğu tarafından patlaklar ciddi boyuttadır. Lafı uzatmadan aşağıda çok yakın bir zamanda çektiğim fotoğraflar konunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir. Bilindiği gibi Sokollu Ailesi yıllar önce Cami ve sıbyan mektebindeki haklarını Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne devretmiştir. Bizler şehrin yurttaşları olarak bir duyarlılıkla, ilgililerin ivedilikle bu konu üzerine eğilip sorunu çözmelerini istememizdir. “
ÖĞRETMEN ORHAN GÖKERKÜÇÜK VEFAT ETTİ Saime Gökerküçük’ün eşi, Okan ve Özlem Gökerküçük’ün babaları Emekli Öğretmen Orhan Gökerküçük 72 yaşında vefat etti. Merhum; dün Kırklareli Poyralı Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
GAZİ CELAL KOÇ VEFAT ETTİ Kıbrıs Gazisi Celal Koç 73 yaşında vefat etti. Neriman Koç’un eşi, Atakan ve Serkan Koç’un babaları, Elif ve Senem Koç’un kayınpederleri Ahmet Efe, Ayaz, Emir, Arda ve Ege Koç’un dedeleri olan merhum, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
YUSUF ARDA VEFAT ETTİ Edirne Defterdarlığından emekli Yusuf Arda 84 yaşında vefat etti. Saliha Arda’nın eşi, Burhan Arda ve Gülay Araz’ın babaları olan merhum, dün Eski Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi iş birliğinde yürütülen, farklı toprak işleme yöntemlerinin ve ekim zamanlarının ayçiçeği verim ve verim unsurlarına etkilerinin araştırıldığı projede, 2’nci yıl ekimleri yapıldı.
Kentte Dr. Birol Deviren’e ait üretim alanında sürdürülen proje kapsamında, mayıs ayı 3’üncü ekim çalışmaları tamamlandı. Proje kapsamında farklı toprak işleme yöntemleri ile ekim zamanlarının ayçiçeği verimi üzerindeki etkilerinin belirlenmesi ve elde edilen sonuçların üreticilere rehber olması hedefleniyor. Çiftçi şartlarında yürütülen çalışmalarda pulluk ile toprak işleme, çizel ile toprak işleme ve anıza ekim olmak üzere üç farklı yöntem uygulanarak ekimler yapıldı. Ayrıca mart ve nisan aylarında ekimi yapılan ayçiçeklerinin çimlenme ve çıkış durumları yerinde incelenerek, teknik değerlendirmelerde bulunuldu.
Ekim çalışmalarına Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, teknik personel ve üreticiler katıldı. Köse, üreticilerin yanında olmaya ve verimli, sürdürülebilir tarım uygulamalarını desteklemeye devam edeceklerini bildirdi.
Türkiye Basketbol Federasyonu’nun 2025-2026 sezonu Yurt İçi Faaliyetleri programı kapsamında Edirne’de 18 Mayıs Pazartesi günü başlayan U16 Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda dün oynanan 2. tur maçlarından sonra bugün çeyrek final maçları yapılacak..
Mimar Sinan Spor Salonu’nda saat 11.00’de başlayan ilk maçta A grubu ikincisi Samsun Canik Belediye ile B grubu üçüncüsü Emlak Konut A, saat 13.15’te B grubu ikincisi Nesibe Aydın ile A grubu üçüncüsü TED Ankara Kolejliler, saat 15.30’da C grubu ikincisi Ankara Gallardo ile D grubu üçüncüsü Bursa Nilüfer Belediye ve saat 17.45’te de D grubu ikincisi Fenerbahçe B ile C grubu üçüncüsü ÇBK Mersin karşı karşıya geldi.
Şampiyonada bugün oynanacak çeyrek finalde saat 11.00’de C grubu birincisi dünkü ilk maçın galibi, saat 13.15’te D grubu birincisi dünkü ikinci maçın galibi, saat 15.30’da A grubu birincisi dünkü üçüncü maçın galibi ve saat 17.45’te de B grubu birincisi dünkü dördüncü maçın galibi ile oynayacak.
Şampiyonada 23 Mayıs Cumartesi günü yarı final ve klasman maçları, 24 Mayıs Pazar günü de final ve klasman maçları oynanacak.
Edirne 2.Amatör Futbol Ligi’ne 5 takımın yer aldığı A Grubu’nda Çarşamba günü oynanan 2 karşılaşma ile devam edilirken, grupta liderliğe averajla 25 Kasım yükseldi.
Geçen sene yaklaşık bu zamanlar katıldığım bir kongrenin sunum yaptığım oturumunda Trump’ın realizmi konulu bir sunum dinlemiştim. Hatta bir dostumla birbirimize bakıp şahıslar nasıl realist olabilir ki? Realizm bir teoridir ve sistemik seviyedeki devlet eyleme biçimlerini inceler deyip konuyu anlatan sayın meslektaşımıza iletmiştik. Kendisi de karşılık olarak ben bu şekilde anlatmayı uygun görüyorum deyip Trump’ın her hareketinin ardında ileri atılan adımlarda da geri atılan adımlarda da ince bir strateji olduğunu iddia etmişti. Elbette metodolojik olarak fahiş bir hata içeren bu sunumun bir “muhteşem kral” portresi çizen yanı da oldukça sorunluydu. Heyhat, bilimsel mecralara da sızan bu yaklaşım aslında güzide basınımızın popülarite kovalamasından ibaret bir sabun köpüğü.
Öncelikle; Trump bir dünya kralı değil. O’nun da tıpkı diğer ABD başkanları gibi uyması gereken kurallar ve kanunlar var. Bizdeki gibi süper kahraman şeklinde bir sunum sanırım bir başka deyişle ABD’nin üstü örtülü “ihtişam” kabulünden de kaynaklanıyor. Ha bir de bir şekilde özdeşleşme arayışı denebilir. Buna ek olarak Trump ilk döneminden sonra yargılandı bunu çok da dikkatten kaçırmamakta fayda var.
Trump’ın yetkileri sınırlı değil, attığı bazı adımlar büyük değişiklikler şeklinde Türkiye’deki güzide basın organları ve onların daimî yorumcuları tarafından yorumlansa da aslında durum bazı makyaj çalışmalarından ibaret. Bunun en önemli örneği Savunma Sekreterliği’nin adının Savaş Sekreterliği olarak değiştirildiği ifadesi. Bu türlü bir isim değişikliği Kongre kararı gerektirir ki; böyle bir isim değişikliği resmi olarak gerçekleşmedi.
Bunun yerine olanı anlatayım; Trump, 5 Eylül 2025 tarihinde 14347 sayılı Executive Order (Bir çeşit kanun hükmünde kararname olarak tanımlanabilir) ile Savunma Sekreterliği’nin adının ikincil bir isimle Savaş Sekreterliği olarak değiştirildiğini belirtti. Yani Savunma Sekreterliği adı ortadan kalkmadığı gibi Savaş Sekreterliği bu kurumun ikincil ismi olarak tanımlandı. Makyaj işte tam burada… Bu şu demek bu isim Trump dönemi için ikincil bir isim olarak kullanılacak. Böyle anlatınca hiç heyecanlı değil ama “Trump Realizmi” deyip bak adam savaş istiyor o yüzden “bakanlığın” adını Savaş olarak değiştirdi deyince en az iki saat televizyon programı kurtuluyor.
Gelelim adam savaş istiyor derin analizine! Şimdi kamunun genelinin anlayışıyla “İran savaşı” bir anda yavaşladı değil mi? Laf bol da “savaş” icraatı yok! Hah bu neden yok biliyor musunuz? ABD başkanlarına tanınan askeri güç kullanma yetkisi sınırlı da ondan! Bu kısımdan da bahsediyor musunuz “adam savaş istiyor” analizlerinde. O süre doldu. Zaten geçen gün Senato’da Trump aleyhine yapılan ve Trump’ın askeri gücünün kısıtlı olduğunu hatırlatan oylamada Cumhuriyetçi Senatörlerden bazıları da başkan aleyhine oy kullandı. Neyse burası bu satırları okuyanlar için çok şaşırtıcı olabilir ama Amerika’da öyle işte…
Sonuç olarak özellikle ekranlarda ve hatta ekran yüzlerinin bazen bilimsel kongrelerde çok cilaladığı Trump ABD’de çok konuşan ancak icraat aşamasında başkanlardan bir başkan olarak tarihe geçecek. Bu arada analiz düzeyi bağlamında çalışmalar yürüten ve bu bağlamda görüşlerini bilimsel mahfillerde sunan sayın meslektaşlarıma da saygılarımla birlikte şükranlarımı sunuyorum.
Şunu unutmamak lazım politoloji bir bilimdir. Bu bilimin de tıpkı diğer bilimler gibi metodolojisi, teorileri ve test alanları vardır. Yani televizyon stüdyolarında bu iş yapılmaz. Sonra düşünmeyin bir anda altın neden düştü, halbuki ben o altınlarla daire alacaktım “en sevdiğim yorumcu 3. Dünya Savaşı çıkacak demişti” diye… Haftaya görüşmek dileğiyle memleketimin güzel insanları…
Baktığına, “Yaratan’dan Ötürü” bakan insan, her yerde, Yaratan’ın sonsuz ilim ve sanatı ile yaratıttığı, imkansızı imkanlı kılıp verdiği, KUTSAL NİMETİ GÖRÜR. Baktığına, “Yaratan’dan Ötürü” bakan insan, Baktığına Allah ile birlikte bakar ve ancak o zaman HAKİKATİ görmesi mümkündür. ALLAH İLE BİRLİKTE BAKAN, HER YERDE “SEVGİ” BULUR!.. Her şeyi, kediyi, köpeği, çiçeği, insanı, yıldızları, doğayı, her şeyi… SEVGİ VE ŞEFKATLE DEĞERLENDİRİR. “BAKTIĞINDA NOKSANLIK GÖRENİN, İNANÇSIZ BAKIŞINDADIR, NOKSANLIK!.. Gerçek sevgiden, merhamet, şefkat ve vicdandan yoksun olan insanın, bakışları kutsal gerçeklikte ki manâya ulaşamaz. Zihinleri, gözleri kör ve kulakları sağırdır. Böyle insanların yoksun olduğu şey, İNANÇ’TIR. İnanç zafiyeti içinde ki insan, müthiş, mucize yaratılışı, inkâra düştüğü için, her şeyi sıradan görür ve heveslerinin afetlerine verir benliğini. Sevgi değil, çıkarcı, talancı, tecavüzcü egodan bakar, her şeye!.. ALLAH VERMİŞSE VARDIR, VERİRSE OLUR!.. RAHMETTEN BAŞKASINI YARATMAMIŞTIR. “Yaratan’dan Ötürü, ne muhteşem yaratmış, şükür” diye…
Kuran’ı Kerim. Sure 23/Ayet 71: Eğer Allah onların keyiflerine tabi olsaydı, göklerle, yer ve bunlarda bulunan kimseler muhakkak bozulur giderdi. Hayır, biz onlara, izzet ve şerefleri olan, Kuran’larını getirdik de onlar, şereflerinden yüz çeviriyorlar.
Olgay GÜLER Edirne’de bu yıl ilk kez düzenlenen Edirne Bienali kapılarını sanatseverlere açtı.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi ve Trakya Üniversitesi destekleriyle; Resim Heykel Müzeleri Derneği ile Yaratıcı Çocuklar Derneği öncülüğünde düzenlenen bienalin açılışı, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’nde gerçekleştirildi. Açılışa Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Trakya Üniversitesi (TÜ) Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler, bienalin küratörü Didem Çapa, çok sayıda sanatçı ve sanatsever katıldı.
’23 ÜLKEDEN 218 SANATÇININ KATILIMIYLA GERÇEKLEŞİYOR’ Serginin koordinatörü Didem Çapa, bienale destek veren tüm kurumlara teşekkür ederek, “Edirne Bienali’nin ilkini Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi, Trakya Üniversitesi, Edirne Kültür Müdürlüğü ve bunun dışında 4 müze, 10 sanat galerisi, 5 üniversite, birçok dernek ve vakfın desteğiyle gerçekleştiriyoruz. Gerçekten büyük bir organizasyon. 23 ülkeden 218 sanatçının katılımıyla gerçekleşiyor. Kreatörlerimiz sizlere farklı mekanlarda kendi bakış açılarından, köprüleri yorumluyor olacaklar. Köprüler hiçbir zaman için bir noktadan bir noktaya sadece geçmek için kullanılmadı. Birçok karşılaşmanın birçok buluşmanın da merkeziydi. Biz de bu bienalin çoklu ortamda var oluşunu yeni karşılaşmalar, yeni buluşmalar ve hepimizin aklında yeni pencereler açmak üzere tasarladık” dedi.
‘KÖPRÜLER SANATIN KURDUĞU BAĞLARDAN DA YAPILIR’ TÜ Rektörü Mustafa Hatipler de, bienalin gönüller arasında görünmez köprüler kuracağını söyleyerek, “Köprüler temasıyla bu yıl ilk kez düzenlenen ve gönüller arasında görünmez köprüler kuracak olan Edirne Bienali’nin açılışında sizlerle birlikte olmanın tarifsiz heyecanı içindeyim. Köprülerin esas malzemesi taş değildir aslında. Köprüler, insanın insana uzattığı ellerden, sanatın kurduğu bağlardan da yapılır. Bu bienal, işte böyle bir köprüdür” diye konuştu.
‘KÖPRÜLER TEMASI ÇOK ANLAMLI’ Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da, Edirne’nin tarih boyunca kültürlerin, dillerin, inançların ve insan hikayelerinin kesiştiği bir şehir olduğunu belirterek, “Tunca’nın ve Arda’nın şekillendirdiği bu kadim şehir yüzyıllardır çarşılarıyla, kervansaraylarıyla, camileriyle ve sokaklarıyla farklı hafızaları bir arada taşıyor. Bu yüzden bienalin ilk yılında köprüler temasını seçmesi çok anlamlı. Çünkü Edirne’de köprü yalnızca iki yakayı birbirine bağlamaz, geçmişiyle bugünü bağlar, insanla insanı bağlar, yerel olanla evrensel olanı buluşturur” şeklinde konuştu.
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da, köprüleriyle ünlü Edirne’nin sanatla buluştuğunu söyleyerek, “ Köprüler temasıyla hazırlanan Edirne bienalinin kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunacağına, ilimizin dünya kültür alanında önemli bir yer edineceğine yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
‘EDİRNE’NİN TARİHİ VE KÜLTÜREL YÖNÜYLE ÖN PLANA ÇIKMASI ÇOK ÖNEMLİ’ Edirne Valisi Yunus Sezer de, sağanak nedeniyle konuşmasını sergi alanında yaptı. Vali Sezer, Edirne’nin çok güzel bir organizasyona ev sahipliği yaptığını kaydederek, “Bunun arkasında çok büyük bir emek var. Köprüler buranın simgesi ve fiziki olarak insanları buluşturduğu gibi gönülleri, kültürleri de aslında birleştiren ve çok kozmopolit bir olgu. Bu anlamda oluşan birlikteliği burada yansıtma imkanı bulacağız. İnsanların, şartların, kültürlerin, fiziki olarak şehirlerin köprüler neyi buluşturuyorsa bütün temaları gördüğüm kadarıyla işleniyor. Bu hem Edirne’mizin tanıtım açısından çok önemli, hem de Edirne’nin kendisi zaten baktığımız zaman bir anıt şehir, bu kadar tarihi ve kültürel yapıya sahip dünyada çok ender yer var. Dolayısıyla Edirne’nin de bu tarihi yönüyle, kültürel yönüyle bir şehir olarak ön plana çıkması bizim açımızdan çok önemli” dedi. Vali Sezer ve beraberindekiler, Ekmekçizade Kervansarayı’nda köprüler temasıyla açılan sergi alanlarını gezerek, sanatçılardan bilgi aldı.
EDİRNE BİENALİ 21 Mayıs – 28 Haziran 2026 tarihleri arasında devam edecek bienal; hafıza, kimlik, göç, teknoloji ve kültürel çeşitlilik gibi güncel meseleleri çağdaş sanat aracılığıyla tartışmaya açıyor. Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Edirne’nin mimarisi, nehirleri ve çok kültürlü yapısı da bienalin ana temasına zemin oluşturuyor. Bienalin koordinasyonunu Didem Çapa üstlenirken, küratör ekibinde Atilla Güllü, Coşar Kulaksız, Fırat Arapoğlu, Görkem Kızılkayak, Gu Zhenqing, İsmail Erim Gülaçtı ve Songül Güneş Gültekin yer aldı. Kent genelinde 20’yi aşkın noktaya yayılan bienal rotasında; Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı, Devecihan Kültür Merkezi, Karaağaç Gar Binası ve tarihi köprüler önemli duraklar arasında yer aldı. Sergilerin yanı sıra performanslar, konserler, söyleşiler ve atölyeler de sanatseverlerle buluşacak. Bienal kapsamında fotoğraf, yeni medya, heykel, performans ve yapay zekâ alanlarında hazırlanan eserler ziyaretçilere sunulacak.