BAL’ın adı PGL oldu!

Edirnespor’un 2025-2026 sezonunda Türkiye 3. Futbol Ligi’nden düştüğü Bölgesel Amatör Lig’in (BAL) adı Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) olarak değiştirildi.

TFF tarafından yapılan konuya ilişkin duyuruda şunlara er verildi:

“2026-2027 sezonunda Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde yer alacak kulüplerin öncelikle lige katılımla ilgili belirtilen belgeyi, amatorisler@tff.org e-posta adresine göndermeleri gerekmektedir. Evrak asıllarının en geç 7 Ağustos 2026 tarihine kadar Türkiye Futbol Federasyonu’na gönderilmesi zorunludur.

PGL’ye katılacak olan kulüpler, lige katılım bedeli olarak 250.000 TL nakit ve lige katılım teminat bedeli olan 750.000 TL’yi nakit veya banka teminat mektubu olarak sunmak zorundadır. Lige katılım bedeli olarak nakit yatırılan 250.000 TL sezon sonunda kulüplere iade edilmeyecektir. Kulübün varsa TFF’ye ödemek zorunda olduğu Amatör Futbol Disiplin Kurulu (AFDK) tarafından verilen para cezası bedelleri, takımın veya taraftarların saha veya statlara vermiş oldukları zarar vb. bedeller bu teminat bedelinden kesildikten sonra kulüplere iade edilecektir. Lige katılım ve 1 yıllık banka teminat bedelleri, fikstür çekiminin ardından takımın ligden çekilmesi veya çıkarılması halinde iade edilemez. 

PGL’ye katılacak olan kulüpler tarafından, müsabakalarını oynayacakları, antrenmanlarını yapacakları saha ve tesislerin kendilerine tahsis edildiğine dair belgenin sunulması zorunludur. Belge ibrazını yapamayan kulüpler lige alınmayacaktır. Bu sebeple lige alınmayan kulüp veya kulüplerin yerine, ilgili yerel ligde sıralamaya göre en üst takım veya takımlar statüde belirlenen kriterleri taşımaları halinde lige katılım sağlayacaktır. Bu takımların kriterleri taşıyıp taşımadıkları TFF Amatör İşler Yürütme Kurulu tarafından değerlendirilecektir.”

Türkiye Futbol Federasyonu, oyuncu uygunlukları konusunda da “PGL müsabakalarında 01.01.2012 ve daha sonra doğumlu futbolcular oynayamazlar. 2026-2027 sezonunda PGL’de yabancı uyruklu futbolcu oynatılamaz” bilgilendirmesinde bulundu.

Bu arada 2026-2027 Sezonu Nesine 3. Lig fikstür çekimi, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirildi.

Orhan Saka Konferans Salonu’nda düzenlenen törene TFF 2. ve 3. Lig Kulüpleri, Futsal ve Plaj Futbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Şahin, TFF Temsilciler Kurulu Başkanı Şerafettin Bural, TFF Sportif İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Özcan Şepik, TFF Lig Yönetimi Direktörü Besim Yalçın, TFF Protokol ve Konaklama Direktörü Mustafa Baltacı ile Nesine 3. Lig kulüplerinin başkan ve temsilcileri katıldı.

Üç gruptan oluşan Nesine 3. Lig’de sezon 6 Eylül 2026 tarihinde başlayacak ve ilk yarı 20 Aralık 2026 tarihinde sona erecek. İkinci yarı 16 Ocak 2027 tarihinde başlayacak ve normal sezon 24 Nisan 2027 tarihinde tamamlanacak. Nesine 3. Lig’de 11, 22 ve 28. hafta müsabakaları hafta içi oynanacak.

Nesine 2. Lig’de de sezon, 6 Eylül 2026 tarihinde başlayacak ve ilk yarı 20 Aralık 2026 tarihinde sona erecek. İkinci yarı 16 Ocak 2027 tarihinde başlayacak ve normal sezon 24 Nisan 2027 tarihinde tamamlanacak. Nesine 2. Lig’de 12, 24 ve 29. hafta müsabakaları hafta içi oynanacak.

Geçen sezon Nesine 3. Lig’de Edirnespor ile aynı grupta yer alan Çorluspor 1947 Nesine 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele edecek. Çorlu ekibi ilk maçında 6 Eylül tarihinde GMG Kastamonuspor’a konuk olacak.

AKILCILIK MI KURNAZLIK MI?

Aziz Nesin insanımızın yüzde altmış oranında zekâ yoksulu olduğunu söylerdi. Bu iddia kimisince aşağılama sanılarak hakaret olarak algılandı. Kimisi ise kendisinin o yüzde altmışın içinde olmadığına sevinir halde bu söylemi kullandı ve maalesef kullanmaya devam ediyor.

Gerçekten yüzde altmış zekâ yoksulu muyuz? Hele de Atatürk “Türk milleti zekidir” demişken. Zekâ yoksulu olmak yerine akılcılık ve kurnazlık ikilisinde kurnazlık tercihini benimseyenler desek daha doğru değil mi acaba?

Bu tercihin sebeplerini araştıranlar var elbette. Yaşamın direksiyonunu akılcılık yoluna çevirmeyince ayakta kalabilmenin koşulu kurnazlık oluyor.Kurnazlık en az çabayla kişisel çıkarın en yararlısını kısa zaman içinde sağlayabilmektir. Gerçek bedelini ödemeden en çoğu elde etmeye çalışmaktır.Örneğin; ortak bir havuza bir bardak su dökmeyi büyük bir özveri gibi gösterip, kimseye çaktırmadan aynı havuzdan bir teneke suyu kendine aktarmaktır.

Pragmatizm denilen bu durum faydacılıktır. Yani bir düşüncenin, inancın veya teorinin doğruluğunu ve değerini sadece pratik sonuçlarına ve sağladığı faydaya göre değerlendiren felsefi bir akım. Maalesef geri kalmış veya demokratik gelişmeyi sağlayamamış toplumları yönetenler pragmatizmi çok iyi kullanırlar.

Derin konular. Bilimsel tartışmalara girmek beni aşar. Ama yaşadığımız olumsuzlukların, çıkmazların sebep ve sonuçlarını akılcılık ile değerlendirme zamanımız geldi geçiyor.

Yerleşik düzene gecikmeli geçen toplum olarak yüzlerce yıllık sanayi tesislerimiz olmadı,tamam. Bunun sonucu olarak da aklı, laikliği, bilimi, hukuku savunan burjuva sınıfı ve karşıtı emek sınıfı oluşmadı. Bu nedenle de aydınlanma kavgasının sebep ve sonuçlarını da yaşamadık.

Seçtiklerimizi de aynı mantık ile seçiyoruz. Ve bu durum hayal kırıklığı olsa da her seçimde aynen yaşanır? Yüz yıl önce mevzuat olarak verilen haklarımızı bile idareciler veriyormuş gibi sunarlar ve biz de teşekkür ederiz.

Ne olacak şimdi?

Akılcılığa dönüşün başladığı Osmanlı öncüleri ve Cumhuriyet döneminde yöneldiğimiz akılcılığı terk ettik. Popülist liderlerin hayal gücüne kurnazca taraf olduk ve geldik bugüne. Yine iki yol var. Ya kurnazlığı devam ettirerek pragmatist siyasetçilerin peşinde gitmeye devam edeceğiz. Ya da yaratıcı bir kimlik geliştirerek kendimizi mahkûm ettiğimiz o derin kölelikten kurtulup özgürleşeceğiz.

Ya içinde bulunduğumuz ‘ahval ve şerait’ durumundan kurtulma yolunu seçerek hep birlikte “Türk Milleti zekidir” sözünü dosta düşmana kanıtlayacağız. Ya da Kurtuluş Savaşı’nı yok sayan Eğitim Bakanı ve onun gibi siyasi akılların amaçlarını gerçekleştirmelerine hizmet edeceğiz.

Bugünlerde yaşananlara ben biraz da bu gözle bakıyorum. Yıllardır akılcılıktan ayrılıp kısa vadeli kişisel çıkarlar için peşine düştüğümüz pragmatist siyasiler, yeni bir oyun peşindeler. Bu kez bir defa da olsa akılcılığı seçelim.

Ben, alın teri dökenlerleyim. Ben, dağda, bayırda, tarlada, fabrikada, grevde olanlarla birlikteyim. Ben, bir anlık kazanım için kurnazlık yapmayıp geleceği kuracak olan akılcılıktan yanayım. Sağıma soluma önüme arkama baktım ki hepimiz aynı yola doğru yönelmekteyiz. Yaşadık ve gördük ki kısa vadeli kişisel çıkarlar geleceği yok ederek köleliği uzatıyor. Akılcılık ise kısa vadeli bedeller ödesek de uzun vadede geleceği aydınlatıyor.

BİLGİ SAHİBİ OLMADAN YAPILAN SİYASET BOŞ TENEKE SİYASETİDİR (2)

Ne yazık ki ülkemizde siyaset bu anlayışla yapılıyor. Bilgisiz, yani içi boş ama çıkardığı teneke gürültüsü ile siyaset yapanlar için bence tarifi kolay bir niteleme… Bu nitelemeye bazı eski siyasetçi arkadaşlarım alınganlık gösterdi. Elbette ki bir yerlere aday olup seçilen kişilerden bazıları bu betimlemeyi kendilerine uygun görmemiş olabilirler. Enez’e belki de benim duymadığım, görmediğim bir çarpıcı hizmet sunmuş da olabilirler. Ama ben duymadım görmedim. Bence o arkadaşlar ortaya çıkıp getirdikleri hizmetleri anlatıp bizleri aydınlatmalı ve beni ayıplamalıdırlar.

***

Enez’in 1984 den bu yana geldiği ya da gelemediği noktada sadece belediye hizmetlerini ele alırsak zaten fazla söze hacet kalmıyor. Örneğin 1984 de Enez’de tertemiz bir deniz ve kumsal vardı; şimdi yok… Yapılacak bir imar planı ile inci gibi, pırlanta gibi işlenecek bir sahil vardı; şimdi sadece ikinci yazlık konutlardan oluşan, yeşil alansız, otogarsız, pazar yeri, okul yeri, sağlık ocağı yeri vs. olmayan 35 bin kişilik bir beton yığını olan doğa katliamı var. Balıkçı barınağı ve liman oluşumu 1984’den önce… Enez Kalesi hala restorasyon bekliyor. Enez Keşen yolunun üçte biri bile bitmediği halde şimdiden ihtiyacı karşılayamayacağı anlaşıldı. 20 sene önce bir Yüksek Okul hayalimiz vardı.. Hayal olarak kaldı.

***

Olmayanları saymak yerine olanları sayacak olursak İstanbul Üniversitesi’nin o günkü koşullarda Enez’e gelmesine ön ayak olan Kadir Günay ile Belediye Başkanlığı sürecinde verdiği hizmetlerle hala gündemde olan, sonra gelen başkanların hepsinin toplamından daha fazla eser bırakan Şevket KURT o dönemde, o yoklukta Enez’de fark yaratmayı başardılar..

Sonrasında da tek hatırladığım Gala Gölü’nün Milli Park olması yönünde çaba sarf eden dönemin Kaymakamı Nevzat Sinan …

Başka…? Başkasını ben hatırlamıyorum..

***

Şimdi birileri sayın Bostancı’nın Kilittaş Fabrikası’nı bana hatırlatmaya çalışacak.. Hiçbir piyasa araştırılması yapılmadan, bir fizibilite çalışması olmadan İller Bankası akbabalarının gazına gelerek, şehrin göbeğine yapılan kilittaş fabrikası şimdilerde de bana karlı bir eser (miş) gibi anlatılacak.. Bostancı da, Günenç de hala bu tesisin karlı olduğunu iddia ediyorlarsa tartışmaya hazırım.. Bir tesis senenin 8-10 ayında hiç çalışmadan nasıl kar edebiliyor? Ben bilemiyorum.. Edebiliyorsa bu bir mucizedir.

***

Yine bu son 30-40 yıl içerisinde Enez’e yine İller Bankası eliyle atılan en büyük kazık Enez’in kanalizasyon ve arıtma tesisidir. Kentin ve sahilin değerini 10 misli artırması beklenen bu proje sonuçta Kentin değerini sıfırların altına düşürmüştür. Denizin temizliği tartışılır hale gelmiştir.Yanlış hesap edilen veya oldu / bitti’ye getirilerek yanlış yapılan eğim hesaplamaları ile bu gün Enez merkezinin Kanalizasyon atıkları arıtmaya ulaştırılamamakta ve ulaştırılamadığı için de Lagün Göllerine ve Meriç nehrine akıtılmaktadır.. Şehir içinde yer yer lağım taşkınları yaşanmaktadır.

***

Bürokrasimizin ve özellikle siyasetçilerimizin bilgisizliği ve ilgisizliği ile verilecek daha pek çok örnek var… Zaten siyasetçilerimiz gerçekten yeterli bilgiye sahip olsalar gelen Valileri de, bürokrasiyi de yönlendirebilirler… Bunu yapamıyorlarsa yapacakları iş Vali bey’in ardına takılıp, fotoğraflar çektirerek O’nun yaptığı hizmetlerden pay kapmaya çalışmaktan ibarettir..

Enez’de aktif iki dernek olarak yıllardır yaptığımız BİLGİLENDİRME çağrılarına yeterli karşılığı aldığımızı söylememiz mümkün değildir. Özellikle siyasetçiler – örneğin Edirne Milletvekilleri ve birkaç istisna hariç İl Genel Meclisi Başkan ve üyeleri – Enez’in gerçekleriyle yüzleşmekten korkmaktadırlar.

O nedenle bizler Enez’den sadece uzaktan gelen bu boş teneke sesleri ile sadece uykularımızı kaçırmaktayız.

BEYİN VAR DA

Bakıyorsunuz insanlık gidişatına, aynı beyin herkeste var da, çoğunluğu, “Omuz üstünde müthiş bir beyni olduğunu da, yüreğindeki ruhunu da keşfetmesi bu kadar zormu be kardeşim?..” dedirtiyor!..
Fiziki heveslere bakıyorsunuz, çoğu zararlı alışkanlıklar, kendini zehirleyen yiyecek, içecekler; içi boş, faydası olmayan vurdulu, kırdılı, yendim, perişan ettim övünme ve alkışlarıyla dolu ortalık!..
Bir de neymiş?..
”Spor” muş, oyun muş!..
İki kişiyi ringe çıkarıyorlar, birbirlerine acımasızca vuruyorlar, kaşlar, gözler patlatılıyor, kanlar saçılıyor, ama insanlar büyük bir zevk ve heyecanla, döveni ayakta alkışlıyorlar!..
Anlamıyorum arkadaş, benim beynim bunu bir türlü almıyor. Hele ruhum ne halde diye hiç sormayın, kelimelere sığmaz ki acısını ve insanların bu haline üzüntüsünü açıklasın!..
Biz bu dünyaya bu müthiş beynimizi ve eşsiz, sonsuz ruhumuzu eğitmek; boş, yararsız, zararlı işlerden sakınmak ve cümle alemin faydasına kullanmak için, İNSAN OLARAK geldiğimiz, ÇOK AÇIK DEĞİL Mİ?
Üç kuruşluk bitici ÇIKAR AGOLARI için, dünyayı bataklığa çevirmek niye?

BEYİNİ NEGATİF İŞLERİN EMRİNE VERMEK İNSANLIĞINI İNKÂR, OLMUYOR MU?

Kuran’ı Kerim. Sure 40/Ayet 58:
Körle gören bir olmaz. İnanan ve iyi işler yapanla, kötülük yapan bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz!
40/52: O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermez. Onlar için, lanet ve yurtların en kötüsü vardır.

EDİRNE İL ÖZEL İDARESİ

EDİRNE MERKEZ İLÇESİ YILDIRIM HACISARRAF MAHALLESİ 24 DERSLİKLİ LİSE YAPIM İŞİ İÇİN MİMARİ, İNŞAAT, MAKİNE, ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ İLE ÇEVRE DÜZENLEME UYGULAMA PROJELERİNİN VE ZEMİN ETÜD RAPORUNUN HAZIRLANMASI İLE İHALEYE ESAS DOSYA HAZIRLANMASI İŞİ



Edirne Merkez İlçesi Yıldırım Hacısarraf Mahallesi 24 Derslikli Lise Yapım İşi İçin Mimari, İnşaat, Makine, Elektrik Mühendisliği ile Çevre Düzenleme Uygulama Projelerinin ve Zemin Etüd Raporunun Hazırlanması ile İhaleye Esas Dosya Hazırlanması İşi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2026/1297178
1- İdarenin
1.1. Adı:PLAN VE PROJE MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi:Kocasinan Mahallesi Prof.Dr.Süheyl Ünver caddesi No:2 Kat: 3 22100 EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:2842352703
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:24.07.2026 – 14:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:Edirne İl Özel İdaresi Toplantı Salonu


3- İhale konusu hizmet alımının

3.1 Adı:Edirne Merkez İlçesi Yıldırım Hacısarraf Mahallesi 24 Derslikli Lise Yapım İşi İçin Mimari, İnşaat, Makine, Elektrik Mühendisliği ile Çevre Düzenleme Uygulama Projelerinin ve Zemin Etüd Raporunun Hazırlanması ile İhaleye Esas Dosya Hazırlanması İşi
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:Edirne Merkez İlçesi Yıldırım Hacısarraf Mahallesi 24 Derslikli Lise Yapım İşi İçin Mimari, İnşaat, Makine, Elektrik Mühendisliği ile Çevre Düzenleme Uygulama Projelerinin ve Zemin Etüd Raporunun Hazırlanması ile İhaleye Esas Dosya Hazırlanması
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Edirne, Merkez
3.4. Süresi/teslim tarihi:İşe başlama tarihinden itibaren 60(Altmış) gündür
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 1 gün içinde işe başlanacaktır.


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Yapımla ilgili hizmet işlerinde son onbeş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında teklif edilen bedelin % 50 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.
4.3.1.1. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere kullanılan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ve 4734 sayılı Kanuna göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda temsile ve yönetime yetkili olan ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicili müdürlükleri veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartların korunduğunu gösteren, e-forma uygun belgenin kullanılması zorunludur.
4.3.1.2. 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere taahhüt edilenler dışında yurt dışında gerçekleştirilen işlerden elde edilen iş deneyiminin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 195 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu ilişkisi içinde kullanılması halinde bu hukuki ilişkiyi ve bu ilişkinin süresini tevsik eden belgelerin sunulması zorunludur.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1. Özel ve Kamu Binaları Proje Hizmet Alımı işleri benzer iş olarak kabul edilecektir.


5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.

10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (Altmış) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:

İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (R) : Mühendislik Hizmetleri/0,72
Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2510206)

Caz efsanesine ‘klarnet’ şov!

Olgay GÜLER

Edirneli klarnet sanatçısı Göksel Demlendirici, 33’üncü İstanbul Caz Festivali kapsamında açılış konseri veren bas gitarın yaşayan efsanesi Marcus Miller’a sürpriz yaparak, kulakların pasını sildi.

Açık havada İstanbulluları ve cazı gökyüzüyle buluşturan yaz festivali İstanbul Caz Festivali, 33’üncü kez İstanbul’da gerçekleştirildi. Açılışını dünyaca ünlü bas gitarist Marcus Miller’ın

‘Marcus Miller presents WE WANT MILES! The Reunion Tour 2026’ konseriyle yaptığı festival 30 Haziran – 13 Temmuz tarihleri arasında caz tutkunlarıyla buluştu. Festivalde Thee Sacred Souls, LA LOM ile Led Zeppelin’in ses ve söz hazinesi Robert Plant’ın grubu Saving Grace gibi isimler müzikseverlerle buluştu.

FESTİVALDE ‘DEMLENDİRİCİ’ SÜRPRİZİ!

Festivalin Edirneliler için en şaşırtıcı anıysa, bas gitarın yaşayan efsanesi Marcus Miller’in Edirneli klarnet ustası Göksel Demlendirici’yle buluşması oldu. Festivalin tanıtım panosu önünde aniden beliren Demlendirici’yi gören Miller şaşkınlığını gizleyemedi. Demlendirici, yaklaşık 2 dakikalık klarnet performansıyla Miller’dan tam not aldı. Miller; ‘iyi iş’ diyerek Demlendirici’ye teşekkür etti.

15 Temmuz anısına ‘güreş’ turnuvası

Olgay GÜLER

Türkiye Güreş Federasyonu İl Temsilciliği tarafından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında anma programı ve minikler güreş müsabakaları gerçekleştirildi.

Federasyon tarafından, 15 Temmuz dolayısıyla düzenlenen program, Cumhuriyet Spor Salonu’nda gerçekleştirildi.

Yaklaşık 40 sporcunun katıldığı programın başında şehitler anısına Kuran okundu, dualar edildi. Mehter gösterisiyle devam eden programda daha sonra güreş müsabakaları yapıldı.

Türkiye Güreş Federasyonu İl Temsilcisi Şamil Doğu Delen, amaçlarının 15 Temmuz’un önemini gençlere hatırlatmak olduğunu söyleyerek, “Bugün 15 Temmuz vesilesiyle çocuklarımızı en alt yaş kategorilerinde, hem onlarda bilinç uyandıralım, bugünün anlamını, önemini anlatma adına, yiğitliğin ve mertliğin her yönüyle yaşandığı güreş müsabakaları düzenleyelim dedik. Federasyonumuzun onayı, il müdürlüğümüzün desteğiyle bugün minikler kategorisinde hem güreş tanıtımı gibi bir programımız oldu, hem de güreş müsabakaları düzenledik. Dualarla başladık, mehter gösterisini izledik, gayet güzel gidiyor. İnşallah amacımız hem güreşi Edirne’de her alana yaymak, hem de bugünün önemini, anlamını gençlere öğretmek” diye konuştu.

15 Temmuz’a kapsamlı anma

Olgay GÜLER

Edirne’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında şehit kabirleri ziyaret edilip, Selimiye Camisi’nde mevlit okutulurken, hain darbe girişiminde tankın ezdiği araç Saraçlar Caddesi’nde sergilendi.

Edirne’de, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri, saat 10.00’da şehit kabirleri ziyaretiyle başladı. Buçuktepe Mezarlığı’nda gerçekleştirilen ziyarete Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, kurum ve kuruluş temsilcileriyle şehit aileleri katıldı.

Ziyaretin ardından Selimiye Camisi’nde şehitler anısına mevlit okutuldu.

SELİMİYE AVLUSUNDA SERGİ

Aynı saatlerde Selimiye Camisi’nin avlusundaysa Edirne 15 Temmuz Derneği tarafından, hain darbe girişimin olduğu gece çekilen 35 fotoğraflık sergi açıldı.

Sergiyle ilgili konuşan Dernek Başkan Veysel Güner, “Bugün hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Bu sergiyi açmamızın sebebi, o gece devletimize, milletimize ve güvenlik güçlerimize yönelik gerçekleştirilen saldırıları hafızalarımızda canlı tutmaktır. Bu mücadele henüz bitmedi. Devletin farklı kademelerinde yeniden yapılanma girişimleri olabilir. Bu nedenle güçlü durmalı ve hafızamızı her zaman taze tutmalıyız. Her yıl bu anlayışla sergimizi açmaya devam ediyoruz” dedi.

ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERLE YEMEK

Programın devamında, Edirne Valisi Yunus Sezer, düzenlenen öğle yemeğinde, şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Programa İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, kurum ve kuruluş temsilcileriyle çok sayıda şehit yakını ve gazi katıldı. Burada konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Harun Tohumcu, hain darbeye karşı milletin direnciyle demokrasinin kazandığını, hainlerin hezimete uğratıldığını söyledi.

Tohumcu, “Tarihe şanlı bir direniş olarak geçen bu mücadelede 250 vatan evladı şehadete yürümüş, 2193 yaralı vatandaşımız ise gazilik unvanına nail olmuştur. Hain darbe girişimden bu yana geçen 10 yıldan beri aziz milletimizin birlik ve beraberliği artarak devam etmiştir. Vtan, sadece üzerinde yaşadığımız toprak değil, vatan geçmişimizin emaneti, geleceğimizin umududur. Bir milletin bağımsız yaşayabilmesi adına sahip olduğu en büyük değerdir. O gece yaşananlar hafızalardan silinmedi, silinmeyecek. Acılar ve fedakarlıklar unutulmayacak ve bağımsızlığın ne kadar kıymetli olduğunu her zaman hatırlayacağız” dedi.

‘BİZE DÜŞEN GÖREV DEMOKRASİYE VE CUMHURİYETE SAHİP ÇIKMAKTIR’

Belediye Başkan Yardımcısı Ergüden de, bu toprakların tarih boyunca özgürlüğü, bağımsızlığı ve istiklali uğruna büyük fedakarlıklar gösteren insanların emaneti olduğunu söyledi. Ergüden, “Milletimiz hangi şartlar altında olursa olsun söz konusu vatan olduğunda aynı inançla omuz omuza durmayı, aynı bayrağın gölgesinde birleşmeyi bilmiştir. Bizlere düşen görevse geçmişten bu güçlü mirası gelecek nesillere taşımak, birlik ve beraberliğimizi korumak, demokrasimize, cumhuriyetimize ve ortak değerlerimize sahip çıkmaktır. Bugün ay yıldızlı bayrağımızın altında huzur ve güven içinde yaşayabiliyorsak, bunu milletimizin dayanışma ruhuna, vatan sevgisine ve gerektiğinde her türlü fedakarlığı göze alabilen yüksek karakterine borçluyuz” diye konuştu. 

‘MİLLET EGEMENLİĞİNE SAHİP ÇIKTI’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın da, 15 Temmuz’un tarihin ders alınması gereken günlerinden birisi olduğunu kaydetti. Akalın, “15 Temmuz’da Türk milleti iradesine, egemenliğine sahip çıkmıştır. Türk milleti bu topraklarda bayrağın dalgalanması için, ezanın dinmemesi için bir varlık göstermiştir. Maalesef ki örnek almamız gereken bir diğer husus da; bu millet devletini 15 Temmuz günü sokaktan toplamıştır. İşte tarihten ders almamız gereken dediğim nokta da budur. Millet-devlet ilişkisinin en önemli örneklerindendir. Millet olmadan, Türk milleti olmadan devletin olamayacağının göstergesidir. Cenab-ı Allah tekrardan bu aziz millete devletini sokaktan toplayacağı günleri göstermesin diyorum” şeklinde konuştu. 

‘MİLLİ İRADE TECELLİ ETTİ’

Edirne Valisi Yunus Sezer de, 15 Temmuz’da milletin, tarihinde en ağır ihanetlerden biriyle karşı karşıya kaldığını belirterek, “Devletimizin imkanlarını, yine devletimize ve milletimize karşı kullananlar, hainler, milli iradeyi yok sayarak ülkemizin bağımsızlığına, demokrasimize ve geleceğimize kastetmiştir. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanları dolduran aziz milletimiz, bir kere daha tarihte üzerine yüklenen tüm misyonu, sorumluluğu yerine getirmiştir. Cumhurbaşkanımız, millete çağrı yaparken; ‘Milletin iradesinden daha büyük bir irade ve güç tanımıyorum’ demişti. Gerçekten de milletimiz, tanklara, uçaklara ve silahlara karşı imanıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle direnmiştir. Kadınıyla, erkeğiyle ve genciyle milyonlarca vatandaşımız, istikbali uğruna ve geleceği uğruna bu aziz vatana ve bu güzel ülkeye sahip çıkmıştır. 15 Temmuz gecesi ortaya konulan bu destansı mücadele, bağımsızlığımızın ve demokrasimizin kendisine bırakılmış bir emanet olduğunu tüm dünyaya tekrar ilan etmiştir. O karanlık gecede vatan evlatlarımızı şehadet mertebesiyle uğurladık. Binlerce vatandaşımız da yine gazilik mertebesine ulaştılar. Onların cesareti sayesinde hainlerin sadece içimizde değil, içerideki piyonlar vesilesiyle üzerimizde tahakküm kurmaya çalışan dış güçlerin de planları bozulmuş, milli irade yeniden ve güçlü bir şekilde tecelli etmiştir” ifadelerini kullandı.

SARAÇLAR’DA ÇADIR

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında, Saraçlar Caddesi’nde kurulan çadırda hain darbe gecesi milletin direnişi fotoğraflarla ve video gösterimiyle anlatıldı. Çadırın önüneyse, darbeye direnmek üzere giden bir vatandaşın, tankla ezilen aracı sergilendi.

Lalapaşa’da sokaklar yenileniyor

Lalapaşa ilçesinde doğalgaz çalışmasından dolayı bozulan yollar belediye tarafından yenilenmeye devam ediliyor.

Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, geçen yıl belli bir kısmı yapılan arka sokağınkalan bölümünde çalışmaların devam ettiğini belirtti. Sosktaki çalışmaları inceleyen Başkan Geldi, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında şunlara yer verdi:

 “İlçemizde yol yapım çalışmalarımıza kaldığımız yerden yeniden başladık. İhtiyaç duyulan bölgelerde ekiplerimiz planlama doğrultusunda çalışmalarını sürdürecek. Çalışmalarımız sırasında göstereceğiniz anlayış ve sabır için teşekkür ediyorum.İşimiz gücümüz Lalapaşa.”

‘Aşırı sıcaklarda sağlığınızı beslenmeyle koruyun’

Özel Keşan Hastanesi Beslenme ve diyet uzmanı E. Meltem Karahan, “Aşırı sıcaklarda sağlığınızı beslenmeyle koruyun” uyarısında bulundu.

Yaz mevsiminin en sıcak günlerini yaşamaya başladığımızı hatırlatan Karahan, “Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte hepimiz daha çabuk yoruluyor, daha fazla terliyor ve zaman zaman halsizlik hissedebiliyoruz. Oysa sıcak havaların olumsuz etkilerini doğru beslenme ve yeterli sıvı tüketimiyle büyük ölçüde azaltmak mümkün” dedi.

Beslenme ve diyet uzmanı E. Meltem Karahan, şu bilgileri paylaştı:

Sıcak havalarda vücudumuz terleme yoluyla hem su hem de mineral kaybeder. Bu kayıplar yerine konulmadığında baş ağrısı, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, kas krampları ve hatta sıcak çarpması gibi önemli sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Bu nedenle yaz aylarında susamayı beklemeden gün boyunca düzenli olarak su içmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Çay, kahve ve gazlı içecekler suyun yerini tutmaz. En iyi tercih her zaman sudur. Bunun yanında ayran, cacık ve şekersiz kompostolar da sıvı alımına destek olabilir.

Bir diğer önemli konu ise öğün seçimleridir. Yaz aylarında ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine hafif besinleri tercih etmek hem sindirimi kolaylaştırır hem de kendimizi daha enerjik hissetmemizi sağlar. Zeytinyağlı sebze yemekleri, bol yeşillikli salatalar, yoğurt, kefir ve mevsim sebzeleri yaz sofralarının vazgeçilmezi olmalıdır.

Yazın en güzel yanlarından biri de birbirinden lezzetli meyvelerdir. Karpuz, kavun, şeftali, kayısı, erik ve kiraz gibi meyveler hem vitamin ve mineral açısından zengindir hem de yüksek su içerikleri sayesinde günlük sıvı ihtiyacımıza katkı sağlar. Ancak her besinde olduğu gibi meyvede de porsiyon kontrolünü unutmamak gerekir. Özellikle diyabet hastalarının meyve tüketimini diyetisyen önerilerine göre planlamaları önemlidir.

Sıcak havalarda gıda güvenliği de ihmal edilmemelidir. Özellikle et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri uygun koşullarda saklanmadığında kısa sürede bozulabilir ve gıda zehirlenmelerine neden olabilir. Açıkta satılan veya uzun süre güneşte beklemiş yiyecekleri tüketmekten kaçınmalı, alışverişten sonra soğuk zincirin korunmasına özen göstermeliyiz.

Yaşlılarımız, çocuklarımız, hamileler ve kronik hastalığı bulunan bireyler sıcak havalardan daha fazla etkilenmektedir. Bu nedenle bu gruptaki kişilerin yeterli sıvı tüketmeleri, öğün atlamamaları ve günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmamaları önemlidir.

Unutmayalım; sağlıklı beslenme yalnızca kilo kontrolü için değil, yaşam kalitemizi artırmak ve hastalıklardan korunmak için de en güçlü destekçilerimizden biridir. Yaz aylarında alacağımız küçük önlemler, hem kendimizin hem de sevdiklerimizin daha sağlıklı ve daha konforlu bir yaz geçirmesine katkı sağlayacaktır.

Hepinize sağlıklı, huzurlu ve serin bir yaz diliyorum.