Edirne’de sağanak etkili oldu!

Olgay GÜLER
Edirne’de sağanak etkili olurken, sürücüler ve yayalar su birikintisinin oluştuğu yollarda zor anlar yaşadı.

Edirne’de, sabah başlayan sağanak, yer yer şiddetini arttırarak devam ediyor. Kentin cadde ve sokaklarında su birikintilerine neden olan yağış, hayatı olumsuz etkiliyor.

Sağanağa hazırlıksız yakalanan vatandaşlar, kapalı işletmeler ve saçak altlarına sığındı. Trafikteki araç sürücüleriyse yağış nedeniyle zor anlar yaşadı.


Öte yandan komşu ülke Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen turistler ise sağanağa aldırmadan, alışveriş ve turlarına devam ediyor.

Yağış, öğleden sonra etkisini kaybetti.

Balkanlı bu kez Öğretmen kimliği ile anlattı!

CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın sosyal medya paylaşımları üzerine tekrar açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada ‘CHP Edirne İl Başkanı olarak ve bir emekli öğretmen kimliğimle, AKP Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’ın su yönetimi konusunda sosyal medyadan kamuoyunu yanıltan açıklamalarına bıkmadan, usanmadan, anlayana kadar doğru bilgileri anlatmaya devam edeceğim” dedi.

Su sorununun siyasetin değil, görevini yapmayan DSİ ve iktidarın yarattığı bir sorun olduğunu kaydeden Başkan Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Sayın Aksal’a tane tane anlatıyorum.

 1. Su Temin Etme Konusunda Sorumlu Kimdir? DSİ mi Belediye mi?

Bu konuda yetki ve sorumluluk yasayla belirlenmiştir. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Kanunu ve

DSİ Görev ve Çalışma Yönetmeliği (RG: 06.08.2021 – 31560 herkes okuyabilir.) açıkça der ki:

DSİ’nin Görevleri (MADDE 2 – ÖZET)

a-Baraj, gölet ve içme suyu kaynaklarının planlanması, geliştirilmesi ve projelendirilmesi,

b- Yeraltı ve yerüstü sularının araştırılması, korunması ve tahsisi,

c- İçme suyu kaynaklarının uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlamak

Bu görevler DSİ’nindir. Belediyenin değildir.

Peki Belediyenin Görevi Nedir?

5393 sayılı Belediye Kanunu der ki:

a- Belediye, DSİ’nin sağladığı suyu şehre dağıtır.

b-Belediyenin baraj yapmak, yeni su kaynağı bulmak, yeraltı suyu tahsis etmek gibi bir yetkisi yoktur.

Bu kadar açık ve net şekilde yasa ile görevler belirlenmiştir.

2. Hastanenin Artezyen Kuyu Açması Neden Gündeme Gelir?

Kuyu açmaya izin verme yetkisi kime aittir.

a- DSİ’ye aittir.

Hastaneler ve bazı kamu kurumları, acil durum su güvenliği için DSİ izniyle kuyu açabilir. Bu olağan bir uygulamadır. Dolayısıyla hastanenin kuyusundan taşan su bir “belediye arızası” değildir. DSİ tarafından ruhsatlandırılan kuyunun teknik problemidir.

Hastane kuyusu arıza nedeniyle tıkanmış ve Belediye anında müdahale ederek sorunu çözmüştür.

 3. “Belediye Başkanı’nın sitesinde kaçak kuyu veya artezyen var” iddiası

Bu iddia tamamen siyasi ve asılsızdır. Kaldı ki bu konuda site yönetimi yetkilidir.

Buradan kamuoyuna açık ve net söylüyorum:

a- Belediye Başkanı’nın oturduğu sitede açılmış bir artezyen kuyusu yoktur.

b- “Kaçak kuyu” iddiası tamamen asılsızdır.

Ve çok açık bir çağrı yapıyorum:

– Eğer Sayın Aksal elinde bir belge gösterirse, kamuoyu önünde özür dileyeceğim.

– Ama belge gösteremezse aynı samimiyeti Sayın Aksal’dan bekliyorum.

Ayrıca tekrar altını çiziyorum:

Artezyen kuyu ruhsatı verme yetkisi belediyenin değil, DSİ’nin yetkisindedir.

 4. Peki Edirne’mizde Asıl Sorun Nerede? AKP İktidarının ve Kurumların Bilimden Uzaklaşan Bir Yönetim Anlayışı mı?

Türkiye su yönetimi diğer tüm alanlarda k bilimsel çözümlerden uzaklaşmıştır.

Gelişmiş ülkelerde:

-Bulut tohumlama,

-Yağmur bombası,

-Atmosferik su artırımı,

-Akıllı su yönetimi,

-Yeraltı suyu geri besleme sistemleri

 -Yağmur suyu toplama sistemleri

gibi bilimsel yöntemler yıllardır kullanılmaktadır.

Bu yöntemler kuraklık dönemlerinde şehirlerin su güvenliğini artırmak için devreye alınır.

Ama bizde ne olmuştur.?

a- TÜBİTAK’ın başına liyakatli bilim insanları atanmadığı için,

b-Bilim kurumlarına müdahale edildiği için,

c- Bilimsel çalışmalar siyasetin gölgesinde bırakıldığı için

Türkiye bu konularda dünyanın çok gerisinde kalmıştır.

Eğer TÜBİTAK bilimsel aklın rehberliğinde, liyakat esaslı yönetilseydi ne olurdu?

a- Bulut tohumlama sistemleri çoktan kurulmuş olurdu.

b- Barajların iklim değişikliğine uyum projeleri geliştirilirdi.

c- Yeraltı sularının sürdürülebilirliği güvenceye alınırdı.

d- Edirne gibi su stresi yaşayan şehirlerde bilimsel su artırma teknolojileri uygulanırdı.

Ama bunların hiçbiri yapılmadı.

Su sorununun nedeni akıl ve bilimden uzaklaşmadır.

Su kaynaklarının korunması ve artırılması bilimle olur, siyasi polemikle değil.

 5. Edirne Belediyesi Su Yönetimini Başarıyla Yürütmekte midir?

Evet eksikliklerine rağmen yönetmektedir. Edirne’de yaşanan su patlakları tüm Türkiye’de görülen günlük altyapı sorunlarıdır. Eskiyen borular yenilenmektedir. Kayıp kaçak su kontrol altına alınması için gerekli çalışmalar yapılmaktadır.

Belediyemiz arızalara anında müdahale etmiş, şehrin su dağıtımını kesintisiz sürdürmüştür.

Hiçbir hastane 3 hafta susuz kalmamıştır.

Bu iddia gerçek değildir.

 6. Sayın Fatma Aksal’a Açık Cevabım

Sayın Aksal,

Suyun kaynağını belediye bulmaz. Barajı belediye yapmaz. Yeraltı suyunu belediye tahsis etmez. Kuyuya belediye ruhsat vermez. Bunların hepsi DSİ’nin görevidir. Yasa ve yönetmelikler açıkça böyledir.

DSİ’nin görevini bilmeden belediyemizi suçlamak bilgi eksikliğidir.

Edirne Belediyesi ise suyu dağıtmakla yükümlüdür ve görevini başarıyla yapmaktadır. . İsterseniz sizi bu konularda basın emekçilerinin önünde bilgilendirebilirim.

 Son olarak söyleyeceğim şudur.

Edirne halkı kimin çalıştığını, kimin konuştuğunu, kimin bilimden yana olduğunu, kimin boş siyasi polemik ürettiğini çok iyi görmektedir.

Ben bir emekli öğretmen olarak, gerçekleri sabırla, bıkmadan, usanmadan, Sayın Aksal anlayana kadar anlatmaya devam edeceğim.

İstanbul Broşür Dağıtımı Nedir Ve Neden Önemlidir?

İstanbul broşür dağıtımı, işletmelerin ve organizasyonların hedef kitlelerine ulaşmak için kullandıkları etkili bir pazarlama yöntemidir. Broşürler, ürün veya hizmetlerin tanıtımı için görsel olarak çekici, bilgilendirici ve hitap edici materyallerdir. Fakat, doğru bir broşür dağıtım stratejisi belirlemek, başarının anahtarıdır.

Broşür dağıtımının önemi, birçok farklı açıdan değerlendirilebilir:

  • Hedef Kitleye Ulaşma: İstanbul gibi büyük bir metropolde, doğru hedef kitleye ulaşmak zorlu olabilir. Broşür dağıtımı, belirli bir bölgeye veya demografik kesime doğrudan hitap etme imkanı sunar.
  • Marka Bilinirliği: Fiziksel bir broşür, elden ele geçerek daha fazla kişiye ulaşır. Bu, markanın görünürlüğünü arttırır ve potansiyel müşterilerin zihninde yer edinmesini sağlar.
  • Maliyet Etkinliği: Dijital reklamcılığın yüksek maliyetleri ve rekabeti göz önüne alındığında, broşür dağıtımı, daha düşük maliyetle geniş kitlelere erişme fırsatı sunar.
  • Doğrudan Etkileşim: El ilanı dağıtımı sırasında, potansiyel müşterilerle bire bir iletişim kurma şansı vardır. Bu etkileşim, markanın imajını güçlendirir ve müşterilerin sorularını yanıtlama imkanı sunar.

İstanbul broşür dağıtımı, hedef kitleye ulaşmanın ve marka bilinirliğini artırmanın etkili bir yolu olarak öne çıkmaktadır. Pazarlama stratejilerinizi oluştururken bu yöntemin önemini dikkate almak, başarılı sonuçlar almanızı sağlayacaktır.

İstanbul Broşür Dağıtımı’nda hedef kitle belirlemek, başarılı bir stratejinin en kritik adımlarından biridir. Hedef kitleniz, broşürlerinizin içeriği ve dağıtım yöntemleri üzerinde doğrudan etkilidir. Bu nedenle, öncelikle kitlenizi iyi tanımanız gerekir. Yaş, cinsiyet, ilgi alanları ve yaşam tarzı gibi demografik faktörleri göz önünde bulundurarak, kiminle iletişim kurmak istediğinizi belirleyin.

Hedef kitle analizi yaparken, onların nerelerde bulunduğunu, hangi mecralarda vakit geçirdiğini ve hangi bilgilere ihtiyaç duyduğunu da göz önünde bulundurmalısınız. Bu sayede, İstanbul El İlanı Dağıtımı süreçlerini daha etkili bir şekilde planlayabilirsiniz. Hedef kitleniz hakkında doğru verilere ulaşmak, içeriğinizi onların ilgi alanlarına uygun hale getirerek etkileşimi artırmanıza yardımcı olacaktır.

Ayrıca, kitle belirleme sürecinde anketler veya odak grupları gibi yöntemler kullanarak geri bildirim almanız, misyonunuza uygun stratejiler geliştirmenizi sağlar. Belirlediğiniz hedef kitleye yönelik olarak özelleştirilmiş broşür ve el ilanları hazırlamak, dağıtım işleminin başarısını önemli ölçüde artıracaktır.

İstanbul Broşür Dağıtımı’nda hedef kitle belirleme aşaması, yalnızca iletişimi geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda daha yüksek bir geri dönüşüm oranı elde etmenize yardımcı olur. Doğru kitleyi hedef almak, size zaman ve kaynak tasarrufu sağlayarak işinizin büyümesine katkıda bulunur.

İstanbul El İlanı Dağıtımı Yöntemleri: En Etkili Stratejiler

İstanbul el ilanı dağıtımı, hedef kitleye ulaşmanın ve marka bilinirliğini artırmanın etkili yollarından biridir. Bu süreçte uygulanabilecek en etkili stratejilerden bazıları şunlardır:

  • Hedefli Dağıtım: Broşürlerinizi, hedef kitlenizin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde dağıtmayı planlayın. Örneğin, belirli bir yaş grubuna hitap eden bir hizmet sunuyorsanız, bu grubun toplandığı yerleri seçmek büyük önem taşır.
  • Etkinliklere Katılım: Yerel etkinlikler, fuarlar ve festivaller, el ilanlarınızı dağıtmak için mükemmel fırsatlar sunar. Bu tür etkinliklerde katılımcıların ilgisini çekebilir ve onları broşürlerinizi almaya ikna edebilirsiniz.
  • Parti ve Kültürel Organizasyonlarla İş Birliği: Yerel işletmelere ve topluluk gruplarına dahil olarak, el ilanlarınızın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilirsiniz. İş birliği içerisinde olduğunuz gruplar, ilanlarınızı kendi ağına yayabileceği için etkili bir stratejidir.
  • Sosyal Medya ile Entegre Dağıtım: El ilanlarınızı dijital platformlarda, sosyal medya hesaplarınızda paylaşmak, daha fazla kişiye ulaşmanızı sağlayabilir. Bu, fiziksel dağıtımınızı destekleyen bir strateji olacaktır.

Bu yöntemleri kullanarak İstanbul broşür dağıtımınızı daha etkili hale getirebilir, hedef kitlenize büyük bir etki bırakabilirsiniz. Doğru stratejilerle desteklenen bir dağıtım planı, elde edeceğiniz sonuçları katlayarak artırır.

Yerel Etkileşim: Dağıtımda Doğru Noktaları Seçme

İstanbul el ilanı dağıtımı yapan işletmeler için, doğru noktalarda dağıtım yapmak son derece önemli bir stratejidir. Hedef kitlenizin yoğun bulunduğu bölgeleri belirlemek, broşürünüzün etkisini artırmanın en iyi yollarından biridir. İşte bu noktada dikkat etmeniz gereken bazı önemli unsurlar:

  1. Bölge Analizi: Dağıtım yapacağınız bölgenin demografik özelliklerini inceleyin. Yaş grubu, gelir seviyesi ve ilgi alanları gibi kriterler, hangi bölgelere odaklanmanız gerektiğini gösterir.
  2. Olaylar ve Etkinlikler: Yerel etkinliklerde, festivallerde veya pazar günlerinde broşür dağıtımı yapmak, hedef kitlenize ulaşmanın etkili bir yoludur. Bu tür etkinlikler, potansiyel müşteri kitlenizin bir araya geldiği noktalar olacaktır.
  3. Popüler Mekânlar: Kafeler, alışveriş merkezleri, üniversiteler ve spor salonları gibi kalabalık mekanlar, broşürlerinizi dağıtmak için ideal yerlerdir. Bu noktalar, ilgi çekici içeriklerinizin daha fazla insan tarafından görülmesini sağlar.
  4. Yerel İşbirlikleri: Yerel işletmelerle iş birliği yaparak, broşürlerinizi onların mekânlarında dağıtabilirsiniz. Bu, her iki taraf için de faydalı olacak bir strateji oluşturur.

İstanbul broşür dağıtımı yaparken, bu noktalara odaklanmak, dağıtımınızın etkinliğini artırır. Hedef kitlenize ulaşmanın ve onları bilgilendirmenin yanı sıra, markanızın da görünürlüğünü artırır.

Ergenlik Döneminde Ailelere Rehberlik: Psikolog Öykü Tekiner’in Yaklaşımı

Ergenlik dönemi, bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçiş yaptığı, fiziksel, duygusal ve zihinsel açıdan yoğun değişimlerin yaşandığı kritik bir süreçtir. Bu dönemde gençlerin yaşadığı kimlik arayışı, duygusal dalgalanmalar, arkadaş ilişkileri, okul performansı ve bağımsızlık isteği aile içinde çeşitli çatışmalara neden olabilir. Ailelerin bu süreci doğru yönetmesi, ergen bireyin sağlıklı bir gelişim göstermesi için büyük önem taşır. İşte tam da bu noktada Psikolog Öykü Tekiner, ergenlik dönemindeki gençlere ve ebeveynlere profesyonel rehberlik sunarak sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlamaktadır.

İzmir’de uzman bir destek arayan aileler için İzmir ergen psikoloğu olarak hizmet veren Tekiner, bilimsel yöntemleri, güven veren yaklaşımı ve ergenlerin dünyasını anlayan iletişim diliyle ön plana çıkmaktadır. İzmir ergen danışmanlığı alanında sunduğu hizmetlerle hem gençlerin hem de ailelerin bu süreci daha bilinçli ve dengeli şekilde yönetmesine yardımcı olur.

Ergenlik Döneminin Zorlukları ve Aile Üzerindeki Etkileri

Ergenlik, davranışların ani değiştiği, duygusal yoğunluğun arttığı ve bireyin kendi kimliğini keşfetmeye çalıştığı bir dönemdir. Bu süreçte gençler:

  • Duygusal dalgalanmalar
  • Özgürlük isteği
  • Kimlik karmaşası
  • Otoriteyle çatışma
  • Akademik baskı
  • Arkadaş ilişkilerinde hassasiyet
  • Sosyal medya ve dijital dünyaya bağlı riskler

gibi konularla karşılaşabilir.

Aileler için ise bu dönemde çocuğun davranışlarını anlamak, doğru sınırlar koymak ve sağlıklı iletişimi sürdürmek her zaman kolay olmayabilir. Bu nedenle ergenlik döneminde profesyonel bir uzmandan rehberlik almak, süreci hem genç hem de aile için daha sağlıklı bir zemine taşır.

Psikolog Öykü Tekiner’in Ergenlik Dönemine Yaklaşımı

Psikolog Öykü Tekiner, ergen danışmanlığında gençlerin bireysel özelliklerini, aile yapısını ve sosyal çevreyi birlikte değerlendirerek kapsamlı bir yaklaşım sunar. İzmir ergen psikoloğu olarak çalıştığı gençlerle güvene dayalı bir ilişki kurar ve onların kendilerini rahatça ifade edebilecekleri bir ortam oluşturur.

1. Güven Temelli İletişim

Ergenlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey anlaşılmak ve yargılanmadan dinlenmektir. Tekiner, gençlerle kurduğu iletişimde empatiyi, açıklığı ve güveni merkeze alır. Bu sayede gençler kendilerini ifade etmeye istekli olur ve terapi süreci daha verimli ilerler.

2. Aileyi Dahil Eden Yaklaşım

Ergenlik dönemindeki bireyin yaşadığı sorunlar çoğu zaman aile dinamikleriyle bağlantılıdır. Bu nedenle Psikolog Öykü Tekiner, gerektiğinde aileyi de sürece dahil ederek hem genç hem de ebeveynler için sağlıklı bir iletişim modeli oluşturur. Bu kapsamda anne-baba tutumları, ev içi iletişim ve sınır koyma becerileri desteklenir.

3. Bilimsel Psikoterapi Teknikleri

Ergenlik dönemi, duygusal ve davranışsal değişimlerin yoğun yaşandığı bir süreç olduğundan profesyonel müdahaleler önemlidir. Tekiner, bilişsel davranışçı terapi, duygu düzenleme çalışmaları, çözüm odaklı yaklaşımlar ve motivasyon artırıcı tekniklerle gençlerin problemlerini daha sağlıklı şekilde ele almalarını sağlar.

4. Akademik ve Sosyal Yaşam Dengelemesi

Ergenlik döneminde okul performansı, arkadaş çevresi ve sosyal yaşam bireyin ruh sağlığını doğrudan etkiler. Tekiner, gençlerin akademik stresle başa çıkmasına yardımcı olurken aynı zamanda sosyal ilişkilerde karşılaştıkları zorlukları yönetmeleri için destek verir.

İzmir Ergen Danışmanlığı Hangi Durumlarda Gereklidir?

Ergen danışmanlığı sadece ciddi krizlerde değil, gelişim sürecini daha sağlıklı yönetmek için her genç tarafından alınabilir. Aileler aşağıdaki durumlarda mutlaka profesyonel destek almayı değerlendirmelidir:

  • Sürekli öfke ve agresyon
  • Akademik başarısızlık veya motivasyon eksikliği
  • Sosyal geri çekilme
  • İnternet ve sosyal medya bağımlılığı
  • Kaygı, stres veya depresyon belirtileri
  • Arkadaş ilişkilerinde problemler
  • Aile içi iletişimde çatışmalar
  • Kimlik karmaşası
  • Uyku, iştah veya davranış değişiklikleri
  • Riskli davranışlar

Bu tür belirtiler, ergenlik döneminin daha kontrollü yönetilebilmesi için uzman desteğini önemli hale getirir.

Aileler Ergenlik Sürecini Nasıl Daha Sağlıklı Yürütür?

Psikolog Öykü Tekiner, ailelere ergenlik sürecini daha bilinçli yönetebilmeleri için çeşitli stratejiler öğretir:

  • Gençleri dinlemeye özen göstermek
  • Emir veren değil yönlendiren bir tutum benimsemek
  • Aşırı baskıcı veya aşırı serbest tutumlardan uzak durmak
  • Dijital kullanım konusunda doğru sınırlar koymak
  • Akademik baskıyı azaltmak
  • Duygusal destek sağlamak
  • Güven odaklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisi kurmak

Bu adımlar, hem gencin hem de ailenin bu dönemi daha az çatışmayla atlatmasına yardımcı olur.

Ergenlik Sürecinde Profesyonel Rehberlik Büyük Bir Destektir

Ergenlik dönemi her genç için özel, yoğun ve zorlu bir süreçtir. Bu dönemde ailelerin doğru rehberlik sunması, gençlerin duygusal ve sosyal gelişimi için kritik önem taşır. İzmir ergen psikoloğu arayışında olan aileler için Psikolog Öykü Tekiner, uzman yaklaşımı, güven veren iletişimi ve bütüncül danışmanlık anlayışıyla güçlü bir rehberdir.

İzmir ergen danışmanlığı hizmeti almak isteyen aileler, Tekiner’in sunduğu profesyonel destekle gençlerinin bu önemli dönemi daha sağlıklı, dengeli ve bilinçli şekilde geçirmesini sağlayabilir.

Masalsı Ülke Özbekistan İzlenimlerim -8-

Uluğ Bey Rasathanesi

Gönül UYANIKTIR

Sabah her zamankinden biraz daha erken kalkıp iki gece konakladığımız otelden çıkış için valizlerimizi lobiye bırakıyoruz. Ardından otelin ilginç, camekanlı ve iç avluya doğru genişlemiş, labirentli kahvaltı salonuna iniyoruz. Kan sulandırıcı kullandığım için bir türlü çektiremediğim dişlerim yüzünden tek öğünüm olan kahvaltımı tamamlamaya çalışıyorum. Bir yandan da bizim grubu takip ediyorum. Üç arkadaş yanımdan geçiyor, Karşı köşede oturan İbrahim Özdobaç’ı kolluyorum. O kalktıktan iki dakika sonra ben de kalkıyorum.

Emir Timur Han Türbesi (Foto:Alıntı)


Restoran ve bar kısmını geçince tersim dönüyor, karşımda sekiz kapı var, biri hariç çekinerek de olsa açıp bakıyorum. Hiç biri lobiye çıkmıyor. Geç kaldım paniği ile ortada kalakalıyorum. Gülay da Aynur da çoktan çıktı, ‘Treni kaçırırsak’ diye tırsmış vaziyette birinin çıkıp gelmesini umarken telefonum çalıyor.
Arayan Rehberimiz Said bey; Sinirli olduğunu anladığım ses tonuyla, “Gönül hanım siz bizimle gelmiyor musunuz? diye soruyor. “Geliyorum” diyorum, “Lobiyi bulamıyorum” “Bekleyin orda geliyorum!” diyor. Ses tonu kibar ama mesafeli, utançtan gebersem ne çare !… Said Bey önde ben arkada; domates renginde otobüse biniyorum. ‘Herkesten çok özür dilerim!’ diyorum ama çıt yok! Bir iki mırıldanma arasında ortamın soğukluğundan adeta üşüyorum… Haklılar da. geç kalınır ama, 20 dakika da olur mu!?… Taşkent’e üzgün ve utangaç veda ediyorum.

Taşkent Tren İstasyonunda Semerkand hızlı trenini bekliyoruz


Taşkent Tren İstasyonu merkeze biraz mesafeli… Yolculuğumuz 20 dakika kadar sürüyor. Otobüsün penceresinden görmeyen gözlerle, haksız olmanın utancıyla bakıyorum.
Taşkent Tren İstasyonu bekleme salonu oldukça tenha!… Az sonra Özbekistan’ın ünlü hızlı treni Afrasiyab ile rahat ve konforlu bir yolculuk yapmayı umarak dolaşıyoruz. Tren, ‘tısss’ diye bir sesle geldiğini haber veriyor. Yolcuların inmesini bekliyoruz… Vagonlara çıkan basamaklar arası mesafeyi görünce panikliyorum. Ağaca tırmansam daha iyi…! Kendimi garantiye alıp, diğerleri nasıl çıkacak diye kenardan gözlüyorum… Korkacak bir şey yok, bir erkek bir kadın görevli sizi ‘hop’ diye nazikçe yukarı çekiveriyor. Aslında hızlı trenlerde bu merdiven sorununa pek rastlamadım, tren peron hizasında ve basamaksızdır. Çocuğu var, yaşlısı var, engellisi, hamilesi var değil mi ama…!?
Tren rahattı ve şükür ki biletim ters istikametteki koltuklarda değildi. Görevliler uçaklarda olduğu gibi ikramlarda bulundu, üzerinde ‘Temır Yo’l’ yazan kağıt poşetlerde!,..
2013 yılında hizmete giren hızlı trenle 350 km’lik mesafeyi 1 saat 20 dakika gibi kısa bir sürede alıp Semerkant Garına ulaştık. İstasyon dışında bekleyen otobüsümüze kadar yürüdük ve kentin merkezine hareket ettik.

Timur’un Nefrit (Yeşim) taşı türbesi


………………………………….
Semerkant’ta ilk durağımız, (Gur’i Emir) ‘Emir Timur Han Anıt Mezarı’ oldu. Timur Han’ın veliaht tayin ettiği torunu Muhammed Sultan Mirza tarafından 1399 yılında başlatılan inşaat, Muhammed Sultan Mirza’nın genç yaşta ölümünün ardından Timur tarafından devam ettirildi ve Ocak 1405’te tamamlandı. İnşaatın bitiminden bir ay sonra 18 Şubat 1405’te Emir Timur Han 68 yaşında vefat etti ve bu tarihten sonra külliye Gur-i Emir adıyla anılmaya başladı.

Semerkand Hatırası


Timurlular’ın aile kabristanı haline gelen türbeye hanedanın önemli üyeleri de defnedildi. Türbede Timur’un oğullarından Miranşah Mirza ve Şahruh Mirza’nın yanı sıra torunlarından Muhammed Sultan Mirza, Pir Muhammed Mirza, Uluğ Bey de yatmakta.. Türbede hanedan dışından olan tek mezar Timur’un hocası Seyyid Bereke’ye ait.

PAZARTESİ: Dünyanın en görülesi kentlerinden Semerkant’ın hazinesi

Tefecilik operasyonunda 1 tutuklama!

Olgay GÜLER
Edirne’nin İpsala ilçesinde polisin düzenlediği tefecilik operasyonunda gözaltına alınan 3 şüpheliden 1’i tutuklandı.
Edirne Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, tefecilik yaptıkları iddiasıyla İpsala’da bazı evlere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Adreslerde yapılan aramalarda, 2 ruhsatsız tüfek ve bir iş yerine ait ödeme fişi ele geçirilirken, operasyonda 3 kişi gözaltına alındı.


Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i çıkarıldığı mahkemede tutuklandı, 2’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

SAMİ BURA VEFAT ETTİ

Yeniimaret semti sakinlerinden Saliha Bura’nın eşi, Sabri Bura ve Sabriye Bura’nın babaları. Mustafa Bura’nın ağabeyi, Fatih, Büşra, Beyza ve Furkan’ın dedeleri, İzzet ve Nuri Bura’nın amcaları Sami Bura 77 yaşında vefat etti.

Merhumun cenazesi dün Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

TÜ de proje geliştirme yazma eğitimi

Trakya Üniversitesi Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi 2025 Kasım–Aralık dönemi Proje Geliştirme ve Yazma Eğitimleri başladı.
Trakya Üniversitesi Proje Koordinasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, üniversite araştırmacılarının proje yazma kapasitelerini geliştirmek ve ulusal–uluslararası fon kaynaklarına erişimlerini artırmak amacıyla hazırlanan 2025 Kasım–Aralık dönemi Proje Geliştirme ve Yazma Eğitimleri başladı.
Üniversitenin farklı fakülte ve birimlerinde gerçekleştirilecek toplam 16 eğitim, TÜBİTAK programlarından COST Aksiyonlarına, Avrupa Birliği projelerinden kalkınma ajansı desteklerine kadar geniş bir yelpazede kapsamlı içerikler sunacak. Eğitimler; TTM, TÜTAGEM, TÜBAP ve Edirne Yatırım Destek Ofisi gibi paydaş kurumların desteğiyle, uzman akademisyenlerin deneyim paylaşımlarıyla yürütülecek.


Takvimin ilk eğitimi 20 Kasım 2025 tarihinde Fen Bilimleri Enstitüsü’nde doktora öğrencileri ve doktor araştırma görevlilerine yönelik proje geliştirme eğitimiyle başladı. Bunu izleyen süreçte, Hızlı Destek Programları ve Mantıksal Çerçeve Yaklaşımı, TÜBİTAK 1001 & 1002 Proje Hazırlığı, Erasmus+ KA220, COST Aksiyonları, SOGEP ve Kalkınma Ajansı Projeleri, Kariyere Başlangıç Projeleri (3501 ve 1002), AB İkili İşbirliği Programları ve TÜSEB Projeleri, Uluslararası İşbirliği Programları gibi temalar etrafında oluşturulan eğitimler üniversitemizin değişik birimlerinde gerçekleştirilecek.
Program, 06 Ocak 2026 tarihinde Mühendislik Fakültesinde gerçekleştirilecek TÜBİTAK 1001–1002 ve COST Aksiyonlarına katılım eğitimi ile sona erecek. Böylece iki ayı kapsayan yoğun eğitim döneminin, akademik birimlerin talep ve ihtiyaçlarına göre şekillenen güçlü bir içerikle tamamlanması hedefleniyor.
Programın tüm detaylarına ve eğitim afişlerine proje.trakya.edu.tr adresinden ulaşılabilir.