Özcan, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı

Keşan Belediye Başkanı Op. Dr. Mehmet Özcan, 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle, mesaj yayımlayarak başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerin gününü kutladı.
Öğretmenlerin ülkenin geleceğini inşa eden en güçlü rehberler olduğunun altını çizen Başkan Özcan, “Öğretmenler, ülkenin geleceğini şekillendiren en güçlü rehberlerdir. Görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm eğitimcilerin gününü kutluyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.” ifadelerini kullandı.
GENÇLERİMİZİN YETİŞMESİNDE EN BÜYÜK PAY SAHİBİ ÖĞRETMENLERİMİZDİR
Toplumsal gelişmenin temel unsurlarından birinin öğretmenler olduğunu belirten Mehmet Özcan, açıklamasına şöyle devam etti:
“Gençlerimizin yetişmesinde en büyük pay sahibi olan öğretmenlerimiz, ülkemizin en önemli yapı taşlarındandır. Bilginin ışığını taşıyan, yetiştirdikleri nesillerle geleceğe yön veren öğretmenlerimiz sayesinde ülkemiz çağdaş uygarlık seviyesine ulaşma yolunda güçlü adımlar atmaktadır. Geleceğimize ışık tutan, bizlere dünyada saygın bir yer kazandıran tüm öğretmenlerimize şükran borçluyuz. Öğretmenlik sadece bir meslek değil, fedakârlık ve sorumluluk gerektiren bir yaşam biçimidir.”
EBEDİYETE İNTİKAL EDEN ÖĞRETMENLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUM
Eğitim çalışanlarının bu büyük emeğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Başkan Özcan, “Ülkemizi yarınlara taşıyacak gençlerimizi yetiştiren tüm öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.” dedi.
Konuşmasının sonunda, ebediyete intikal eden öğretmenleri rahmetle andığını belirten Mehmet Özcan, tüm öğretmenlere meslek hayatlarında başarı, sağlık ve mutluluk temennisinde bulundu.

ADD: İrfan ordusunun günü kutlu olsun

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), tüm öğretmenlerin gününü kutladı.
Atatürk’ün Harf Devrimi’nin ardından kendisine tevdi edilen Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ni kabul ettiği 24 Kasım 1928 tarihininin “Öğretmenler Günü” olarak kutladığı hatırlatılan ADD açıklamasında, “Öğretmenlik; emek, sevgi ve sabır isteyen, bedelinin herhangi bir maddi karşılıkla ödenmesi olanaksız, yaşam boyu öğrenci olmayı göze almayı gerektiren, emekliliği de olmayan bir bilgi, şefkat, hoşgörü ve fedakârlık mesleğidir” denildi.
ADD Edirne Şubesi’nin Öğretmenler Günü açıklamasında şunlara yer verildi:

Akademisyenden sanatçıya, doktordan hukukçuya, mühendisten ekonomiste her meslek sahibi ve yaşadığı topluma yararlı her birey, kendini insan yetiştirmeye adamış bir öğretmenin eseridir.

Öğretmenliği olması gerektiği gibi yapan bütün öğretmenlerin her yaştaki en büyük mutluluğu, ülkesi, ulusu ve insanlık için olumlu işler üreten başarılı öğrencilerini görmektir.

Atatürk; “Öğretmenler! Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.” sözleriyle öğretmenlere; Cumhuriyeti emanet ettiği Türk Gençliği’ni fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür ve yüksek karakterli nesiller olarak yetiştirme görevi vermiş, bu nedenle de Onlar’a “İkinci Ordu – İrfan Ordusu” demiştir.

Atatürk’ün Türk Ulusu’na hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyini aşmak için, öncelikle laik, bilimsel, kamusal, ücretsiz ve ulaşılabilir bir “Milli Eğitim Sistemi” ve görevinin bilincinde bir “İrfan Ordusu” gerektiği açıktır.

İktidarların temel görevi; devleti öğretmenlik mesleğinin onur ve itibarını yükseltecek, eğitim emekçilerinin özlük haklarını ve ücretlerini görevlerinin önemi ile uyumlu hale getirecek ve Milli Eğitim Sistemi’ni laik ve bilimsel temellere oturtacak bir anlayışla yönetmektir.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak; başta ebedi Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, görevi başında şehit olmuş ya da ebedi aleme göçmüş bütün öğretmenlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, çocuklarımızı Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir, ilmin ve fenin dışında mürşit aramak gaflettir, dalâlettir, cehalettir.” özdeyişi doğrultusunda, dünya çocukları ile yarışabilecekleri bilimsel bilgi ile donatıp sevgi, şefkat ve sabırla eğiten sevgili öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyor, ellerinden öpüyoruz.

TÖS’ten öğretmenlere kutlama

Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS) Edirne İl Temsilciliği, Öğretmenler Günü’nü kutladı.
TÖS Edirne temsilciliği açıklamasında, laik, bilimsel, karma yani çağdaş eğitimin Atatürk Devrimi’nin en önemli dayanağı olduğuna yer verildi. Açıklamada, “Harf Devriminin gerçekleşmesinden hemen sonra Millet Mektepleri ile yeni Türk Alfabesinin Milletimize öğretilmesi çalışmalarına başlandı. 24 Kasım 1928, Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’nin teklifine bağlı olarak, Ulusumuzun kurtarıcısı Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür” denildi.
Atatürk, eğitimde rasyonel düşünceyi, eğitimin kişiye uygulamada sağlayacağı yararları göz önüne sererken, bilimin tek yol gösterici olması gereği üzerinde durmuş, bu yöntemle özgür düşünceye sahip, yaratıcı, barışçıl, üretici demokrat insanların yetiştirilebileceği görüşündedir ki; bu amaç ve yöntem bilgi toplumuna ulaşmanın en kısa, en sağlıklı yoludur” görşüne yer verilen açıklamada şöyle dendi:
Mustafa Kemal Atatürk’e göre; bunu sağlamak için, öncelikle bilmezliğin ortadan kaldırılması, halka okuma-yazmanın yanı sıra ulusunu, yurdunu, dünyasını tanıtacak kadar tarihi, coğrafi ve ahlaki bilgiler verilmesi ve matematik esaslarının öğretilmesi gerekmektedir. Atatürk, “bir ulusun gerçek kurtuluşunun eğitim işlerinde başarılı olmakla”, olabileceğini savunmuş ve “eğitim programlarının toplumsal yaşantımızın gerçeklerine ve yaşadığımız çağın gereklerine bağlı olması” konusu üzerinde durmuştur.
Laik, bilimsel, karma yani çağdaş eğitim, Atatürk Devrimi’nin en önemli dayanağıdır. Eğitimin, laik ve bilimsel olması yaşamsal değerdedir. Büyük Atatürk, “Öğretmenler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” derken işaret ettiği husus budur.
Emperyalizme karşı verilen kurtuluş savaşının en buhranlı dönemlerinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalıştırılmıştır, açık tutulmuştur. Ayrıca, öğretmenlerle toplantılar da gerçekleştirilmiştir. Bir yandan kurtuluş savaşı sürerken diğer yandan ulusal gelecek için öğretmenlerle bir araya gelinmiştir. Atatürk Devrimi ile oluşturulan bakanlıklardan ikisinin başına “milli” ifadesi konulmuştur. Milli Eğitim ve Milli Savunma. Atatürk, eğitimi bir milli savunma meselesi olarak görmektedir. “Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder.”
Osmanlı’nın yıkılışını ve sona erişini eğitim sistemindeki yanlışlar ve gericilik hızlandırmıştır. Birbirini anlamayan bilimden ve çağdaşlıktan kopuk eğitim sistemi nedeniyle bir imparatorluk batmıştır.
Bugün, Cumhuriyet düşmanı zihniyet eliyle laik, bilimsel ve karma eğitim çökertilmiştir. Laik ve bilimsel eğitimden yana tavır alan öğretmenlerimiz siyasi baskılara ve hukuk dışı uygulamalara maruz kalmaktadır. Maddi ve manevi sıkıntılar içinde mücadele veren eğitim emekçisi öğretmenlerimize borcumuz vardır.
Dünya tarihinde, hiç bir liderin kara tahta başına geçerek, milletini aydınlatmak için çaba harcadığını göremeyiz. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK bir istisnadır. Böyle bir Liderin yolunda yürüyor olmanın gururunu yaşıyoruz.
TÖS olarak, Ulusumuzun kurtarıcısı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliğini kabul etmesinin 96. Yıldönümünde tüm eğitim emekçilerimizin öğretmenler gününü kutluyoruz.

Yesevi Hareketi’nden öğretmenlere kutlama

Yesevî Hareketi Derneği Edirne İl Başkanı Alpaslan Cankaloğlu, ömür boyu öğrenen ve öğreten tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutladı.
Başkan Cankaloğlu açıklamasında, “Bir milletin, milli, ahlaki ve kültürel yönden güçlü ve medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerimizin üstün çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı öğretmenlerimizdir” diyerek şunlara yer verdi:
Bizleri ham bir madde olarak ele alan öğretmenler, üzerimizde titiz, dikkatli ve sabırlı çalışmalar yaparak bizi şekillendirirler. Duygularımıza, ruhumuza, fikirlerimize ve hayata bakışımıza en güzel desenleri verirler.
Bize doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları öğreten öğretmenlerimiz yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olurlar. Biz onların eseriyiz. Sıhhatini, nefesini, enerjisini, gençlik yıllarının hepsini bizim için harcarlar.
Öğrencilere anne, baba, ağabey, abla şefkati ile yaklaşan, onlara sadece teorik bilgiler aktarmak ile yetinmeyen; davranış diliyle onlara örnek olan öğretmenlere ne mutlu… Okullar sadece bir bilgi depolama yeri değil, öğrencilerimizin bireysel özelliklerinin, güzelliklerinin de su yüzüne çıkarıldığı, yönlendirildiği ve yönetildiği mekânlardır.
Bizler de bu toplumun bireyleri olarak öğretmenlerimizin değerlerini bilerek hatırlamalı ve desteğimizi esirgememeliyiz.
Şüphesiz öğretmenlerimizin hatırlanması, anılması için bir gün, bir hafta veya bir ay yeterli değildir. Resmen ve sembolik de olsa bir Öğretmenler Günü’nün var olması, öğretmenlerimize her gün ve bütün ömrümüz boyunca gönül bahçemizde en güzel yeri ayırmamıza engel değildir.
Ömür boyu öğrenen ve öğreten tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü en içten duygularımla kutlar, aile fertleri, öğrencileri ve çalışma arkadaşları ile birlikte daha mutlu, başarılı ve huzurlu olmalarını dilerim.”

Akgüngör’de öğretmenlere kutlama

CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Öğretmenler Günü mesajında tüm öğretmenlerin gününü kutladı.
Başkan Akgüngör mesajında şunlara yer verdi:
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Başöğretmen” unvanını kabul ettiği buanlamlı günde, geleceğimizi şekillendiren, aydınlığın ve çağdaşlığın mimarı olan tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum.
Öğretmenlik, yalnızca bilgi aktarmak değil; düşünmeyi öğreten, sorgulayan, özgür bireyler yetiştiren kutsal bir meslektir. Cumhuriyetin temelini oluşturan laik, bilimsel ve çağdaş eğitimin taşıyıcısı olan öğretmenlerimiz, her türlü zorluğa rağmen büyük bir özveriyle görev yapmaktadır.
Ne yazık ki bugün öğretmenlerimiz ekonomik sıkıntılar, özlük haklarındaki yetersizlikler ve eğitim sistemindeki plansızlık nedeniyle hak ettikleri değeri görememektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, öğretmenlerimizin itibarının korunması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle; başta Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, görevini fedakârca yerine getiren tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyor, emekli olan ve aramızdan ayrılan öğretmenlerimizi saygı ve minnetle anıyor, tüm eğitim neferlerinin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.

EDİRNE SULTAN 1. MURAT DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ

STERİLİZASYON MALZEMELERİ SATIN ALINACAKTIR



5 KALEM STERİLİZASYON MALZEMELERİ ALIMI mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2025/1887033
1- İdarenin
1.1. Adı:DEVLET HASTANESİ -EDİRNE SULTAN 1.MURAT SAĞLIK BAKANLIĞI BAKAN YARDIMCILIKLARI
1.2. Adresi:Fatih Mahallesi Alparslan Türkeş Cad. No:3/1 EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:02842145510
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:17.12.2025 – 10:30
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Satınalma Birimi


3- İhale konusu mal alımının

3.1. Adı:5 KALEM STERİLİZASYON MALZEMELERİ ALIMI
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:5 Kalem
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Edirne Sultan 1. Murat Devlet Hastanesi Biyomedikal Deposu
3.4. Süresi/teslim tarihi:Malzemeler, sözleşme imzalanmasını müteakip sipariş tarihinden sonra 10 gün içerisinde, Hastane Biyomedikal depo biriminin istediği yere orijinal ambalajında ve kullanılmamış olarak teslim edilecektir.
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşme imzalanmasını müteakip ilk iş günü işe başlanacaktır.


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.1.5. Yerli malı teklif edenler lehine fiyat avantajından yararlanmak isteyen istekliler tarafından sunulacak yerli malı belgesi

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1 İhale konusu işin ya da malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince sicil, izin, ruhsat, faaliyet belgesi vb. belgeler:
Teklif Edilen Ürünlerin Barkod Numaraları Beyanı
Tıbbi Cihaz Satış Merkezi Yetki Belgesi
Ürün Takip Sistemi Firma Bilgileri
4.3.2. Numune sunulması istenmektedir.



5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecek olup yerli malı teklif eden yerli istekliye ihalenin tamamında % 15 (yüzde on beş) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.


10- Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YüzYirmi) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:


Teklif fiyatı ihale komisyonu tarafından aşırı düşük olarak tespit edilen isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2341485)

CHP Gençlik Kolları’ndan ‘TRT’ çağrısı!

Olgay GÜLER
CHP Edirne Gençlik Kolları il yönetimi, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılanmasının TRT’den canlı yayınlanmasına yönelik taleplerini, gerçekleştirdikleri basın açıklamasıyla yineledi.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, Marmara Cezaevi’nde tutuklu olarak yargılaması süren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için, partisinin duruşmaların TRT’den canlı yayınlanması yönündeki talebi sürüyor. Söz konusu talep ülke genelinde gençlik kolları tarafından basın açıklamalarıyla yinelendi. Eş zamanlı olarak gerçekleştirilen açıklama Edirne’de trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirildi. Basın açıklamasını, İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata okudu. Açıklamaya, CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi.


‘SUÇ DEDİLER, SUÇ ÇIKMADI’
Hata, İBB davasıyla ilgili yayınlanan iddianame aracılığıyla manipülasyon yapılıp, gerçeklerin gizlenmeye çalışıldığını söyledi. Hata, “Valizlerde para var dediler; Jammer olduğu ortaya çıktı. 560 milyar yolsuzluk var dediler; iftiranamede 160 milyara düşürdüler. Aradaki 400 milyar unutuldu, 160 milyar ispatlanamadı. Farklı tarihlerde, farklı kişiler noktasından virgülüne bire bir aynı ifadeyi verdi. Seçim çalışması suç sayıldı. Kreş bağışları rüşvet sayıldı. Kurultayımızdaki sloganlar, pankartlar, tezahüratlar suç sayıldı. Yolsuzluk soruşturması dediler CHP’ye kapatma istemi çıktı. Tek kare fotoğraftan casusluk çıkardılar, örgüt şemasına koydular. ‘KİPTAŞ’tan delegelere daire verildi’ dediler tek bir kayda rastlanmadı. ‘Delegelere Iphone dağıtıldı’ dediler. Bahsedilen telefon modelinin o tarihte henüz piyasaya sürülmediği ortaya çıktı. ‘Parkelerin altından 2 milyon dolar çıktı’ dediler iddianamede yer almadı. ‘İmamoğlu dükkanımı gasp etti’ dediler, yapısı kaçak çıktı. Neydi hakikat? Örgüt dediler. Örgüt çıkmadı. Suç dediler. Suç çıkmadı” dedi.
‘TRT İFTİRAYI BESLİYOR’
İddianamenin ‘kopyala-yapıştır’ yönteminden ibaret olduğunu dile getiren Hata, TRT’yi hedef alarak, “Bugün karşımızda öyle bir tablo var ki, 86 milyonun vergisiyle ayakta duran TRT, muhalefetin söylemlerine yer vermeye tenezzül dahi etmiyor, bu da yetmezmiş gibi bir de muhalefete yönelik bir karşı propaganda yürütüyor. Halkın haber alma hakkını koruyan bir kurumun böyle çalışması asla ve asla kabul edilemez. 19 Mart’tan sonra yaşanan süreçte, siyasi operasyonların ekran ayağı haline gelen ve sözde dezenformasyonla mücadele içinde olduğunu söyleyen iktidarın dezenformasyon makinası TRT, her gün yaptığı haberler ve yayınlarıyla iftirayı besliyor. Bu ülkenin milyonlarca yurttaşının vergisiyle çalışan bir kurumun görevi bu mudur?” şeklinde konuştu.


‘DAVA TRT’DE CANLI YAYINLANSIN’
İBB Belediye Başkanı İmamoğlu’nun yargılanmasının, milletin vergisini verdiği TRT’den canlı yayınlanması çağrısında bulunan Hata, “TRT yerinde duruyor. Stüdyolar yerinde. Kameralar yerinde. Bu milletin ödediği vergilerle alınan tüm ekipmanlar yerinde. Bugün CHP Gençlik Örgütleri olarak; Türkiye’nin dört bir yanından duyulacak bir çağrı yapıyoruz: Mecliste yasal düzenlemeler yapılsın. Duruşmalar, TRT’den canlı yayınlansın. Bu halkın vicdanından, milletin adalet duygusundan korkmayın. Bilinsin ki karşımızda her ne kadar siyasi güçlerini öfke ve korku üzerine kuran bir iktidar olsa da bizler haklı, erdemli ve güçlü bir mücadelenin sahipleriyiz. Biz kendimize güveniyoruz. Karanlık yolları aydınlatacak adalet meşalesini her daim yanımızda taşıyoruz. 86 milyonun vicdanına, Halkın adaletine güveniyoruz. Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın; Dezenformasyon son bulsun, masumiyet karinesi korunsun. Onlar her gün, her saat konuşuyor bir de Ekrem başkan konuşsun. Dava TRT’de canlı yayınlansın” diye konuştu.

Mustafa Varel’e son görev

Olgay GÜLER
Edirne Belediyesi’nden emekli işletme müdürü Mustafa Varel (65), yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak vefat etti.


Filiz Varel’in eşi, Anıl Varel ve Gözde Sarıtaş’ın babası, Bülent Varel ve Seniha Çakal’ın kardeşi Mustafa Varel, hayata gözlerini yumdu. Görev yaptığı dönemde Edirne Belediyesi’nin sevilen ve sayılan müdürlerinden olan Mustafa Varel’in vefatı büyük üzüntü yarattı.


Bir süredir yakalandığı hastalıkla mücadele eden Varel için Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Törene Varel ailesinin çok sayıda yakını, arkadaşları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluş temsilcileri katıldı.


Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Mustafa Varel’in cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Edirne’de sağanak etkili oldu!

Olgay GÜLER
Edirne’de sağanak etkili olurken, sürücüler ve yayalar su birikintisinin oluştuğu yollarda zor anlar yaşadı.

Edirne’de, sabah başlayan sağanak, yer yer şiddetini arttırarak devam ediyor. Kentin cadde ve sokaklarında su birikintilerine neden olan yağış, hayatı olumsuz etkiliyor.

Sağanağa hazırlıksız yakalanan vatandaşlar, kapalı işletmeler ve saçak altlarına sığındı. Trafikteki araç sürücüleriyse yağış nedeniyle zor anlar yaşadı.


Öte yandan komşu ülke Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen turistler ise sağanağa aldırmadan, alışveriş ve turlarına devam ediyor.

Yağış, öğleden sonra etkisini kaybetti.

Balkanlı bu kez Öğretmen kimliği ile anlattı!

CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın sosyal medya paylaşımları üzerine tekrar açıklama yaptı. Balkanlı yaptığı açıklamada ‘CHP Edirne İl Başkanı olarak ve bir emekli öğretmen kimliğimle, AKP Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’ın su yönetimi konusunda sosyal medyadan kamuoyunu yanıltan açıklamalarına bıkmadan, usanmadan, anlayana kadar doğru bilgileri anlatmaya devam edeceğim” dedi.

Su sorununun siyasetin değil, görevini yapmayan DSİ ve iktidarın yarattığı bir sorun olduğunu kaydeden Başkan Balkanlı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Sayın Aksal’a tane tane anlatıyorum.

 1. Su Temin Etme Konusunda Sorumlu Kimdir? DSİ mi Belediye mi?

Bu konuda yetki ve sorumluluk yasayla belirlenmiştir. 6200 sayılı Devlet Su İşleri Kanunu ve

DSİ Görev ve Çalışma Yönetmeliği (RG: 06.08.2021 – 31560 herkes okuyabilir.) açıkça der ki:

DSİ’nin Görevleri (MADDE 2 – ÖZET)

a-Baraj, gölet ve içme suyu kaynaklarının planlanması, geliştirilmesi ve projelendirilmesi,

b- Yeraltı ve yerüstü sularının araştırılması, korunması ve tahsisi,

c- İçme suyu kaynaklarının uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlamak

Bu görevler DSİ’nindir. Belediyenin değildir.

Peki Belediyenin Görevi Nedir?

5393 sayılı Belediye Kanunu der ki:

a- Belediye, DSİ’nin sağladığı suyu şehre dağıtır.

b-Belediyenin baraj yapmak, yeni su kaynağı bulmak, yeraltı suyu tahsis etmek gibi bir yetkisi yoktur.

Bu kadar açık ve net şekilde yasa ile görevler belirlenmiştir.

2. Hastanenin Artezyen Kuyu Açması Neden Gündeme Gelir?

Kuyu açmaya izin verme yetkisi kime aittir.

a- DSİ’ye aittir.

Hastaneler ve bazı kamu kurumları, acil durum su güvenliği için DSİ izniyle kuyu açabilir. Bu olağan bir uygulamadır. Dolayısıyla hastanenin kuyusundan taşan su bir “belediye arızası” değildir. DSİ tarafından ruhsatlandırılan kuyunun teknik problemidir.

Hastane kuyusu arıza nedeniyle tıkanmış ve Belediye anında müdahale ederek sorunu çözmüştür.

 3. “Belediye Başkanı’nın sitesinde kaçak kuyu veya artezyen var” iddiası

Bu iddia tamamen siyasi ve asılsızdır. Kaldı ki bu konuda site yönetimi yetkilidir.

Buradan kamuoyuna açık ve net söylüyorum:

a- Belediye Başkanı’nın oturduğu sitede açılmış bir artezyen kuyusu yoktur.

b- “Kaçak kuyu” iddiası tamamen asılsızdır.

Ve çok açık bir çağrı yapıyorum:

– Eğer Sayın Aksal elinde bir belge gösterirse, kamuoyu önünde özür dileyeceğim.

– Ama belge gösteremezse aynı samimiyeti Sayın Aksal’dan bekliyorum.

Ayrıca tekrar altını çiziyorum:

Artezyen kuyu ruhsatı verme yetkisi belediyenin değil, DSİ’nin yetkisindedir.

 4. Peki Edirne’mizde Asıl Sorun Nerede? AKP İktidarının ve Kurumların Bilimden Uzaklaşan Bir Yönetim Anlayışı mı?

Türkiye su yönetimi diğer tüm alanlarda k bilimsel çözümlerden uzaklaşmıştır.

Gelişmiş ülkelerde:

-Bulut tohumlama,

-Yağmur bombası,

-Atmosferik su artırımı,

-Akıllı su yönetimi,

-Yeraltı suyu geri besleme sistemleri

 -Yağmur suyu toplama sistemleri

gibi bilimsel yöntemler yıllardır kullanılmaktadır.

Bu yöntemler kuraklık dönemlerinde şehirlerin su güvenliğini artırmak için devreye alınır.

Ama bizde ne olmuştur.?

a- TÜBİTAK’ın başına liyakatli bilim insanları atanmadığı için,

b-Bilim kurumlarına müdahale edildiği için,

c- Bilimsel çalışmalar siyasetin gölgesinde bırakıldığı için

Türkiye bu konularda dünyanın çok gerisinde kalmıştır.

Eğer TÜBİTAK bilimsel aklın rehberliğinde, liyakat esaslı yönetilseydi ne olurdu?

a- Bulut tohumlama sistemleri çoktan kurulmuş olurdu.

b- Barajların iklim değişikliğine uyum projeleri geliştirilirdi.

c- Yeraltı sularının sürdürülebilirliği güvenceye alınırdı.

d- Edirne gibi su stresi yaşayan şehirlerde bilimsel su artırma teknolojileri uygulanırdı.

Ama bunların hiçbiri yapılmadı.

Su sorununun nedeni akıl ve bilimden uzaklaşmadır.

Su kaynaklarının korunması ve artırılması bilimle olur, siyasi polemikle değil.

 5. Edirne Belediyesi Su Yönetimini Başarıyla Yürütmekte midir?

Evet eksikliklerine rağmen yönetmektedir. Edirne’de yaşanan su patlakları tüm Türkiye’de görülen günlük altyapı sorunlarıdır. Eskiyen borular yenilenmektedir. Kayıp kaçak su kontrol altına alınması için gerekli çalışmalar yapılmaktadır.

Belediyemiz arızalara anında müdahale etmiş, şehrin su dağıtımını kesintisiz sürdürmüştür.

Hiçbir hastane 3 hafta susuz kalmamıştır.

Bu iddia gerçek değildir.

 6. Sayın Fatma Aksal’a Açık Cevabım

Sayın Aksal,

Suyun kaynağını belediye bulmaz. Barajı belediye yapmaz. Yeraltı suyunu belediye tahsis etmez. Kuyuya belediye ruhsat vermez. Bunların hepsi DSİ’nin görevidir. Yasa ve yönetmelikler açıkça böyledir.

DSİ’nin görevini bilmeden belediyemizi suçlamak bilgi eksikliğidir.

Edirne Belediyesi ise suyu dağıtmakla yükümlüdür ve görevini başarıyla yapmaktadır. . İsterseniz sizi bu konularda basın emekçilerinin önünde bilgilendirebilirim.

 Son olarak söyleyeceğim şudur.

Edirne halkı kimin çalıştığını, kimin konuştuğunu, kimin bilimden yana olduğunu, kimin boş siyasi polemik ürettiğini çok iyi görmektedir.

Ben bir emekli öğretmen olarak, gerçekleri sabırla, bıkmadan, usanmadan, Sayın Aksal anlayana kadar anlatmaya devam edeceğim.