Olgay GÜLER Edirne’nin Lalapaşa ilçesinde, ‘Şehitler İçin Bir Fidan, Geleceğimiz İçin Bir Nefes’ projesi kapsamında, 500 çam fidanı toprakla buluşturuldu.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokolle hayata geçirilen ‘Şehitler İçin Bir Fidan, Geleceğimiz İçin Bir Nefes’ projesi kapsamında, Edirne’nin Lalapaşa ilçesine bağlı Çömlekköy köyünde, fidan dikim etkinliği düzenlendi. Şehitler anısına 500 çam fidanın dikildiği etkinliğe, Edirne Valisi Yunus Sezer, Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, kurum ve kuruluş müdürleriyle, şehit aileleri katıldı.
‘GELECEĞE EMANET BIRAKMAK İÇİN YAŞIYORUZ’ Törende konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, Trakya topraklarının her karışında şehitlerin kanı olduğunu belirterek, “Dolayısıyla bu topraklar bizim için gerçekten kıymetli. Ağaçlarımız ve ormanlarımız da bizim için kıymetli. Biz sadece bugünü yaşamıyoruz. Bir de geleceğe bir emanet bırakmak için yaşıyoruz. Güzel bir yurt, güzel bir vatan bırakmak için yaşıyoruz” diye konuştu.
Vali Sezer, “Bugün bu anlamlı projede hayırlı bir iş için buradayız. Bu hayrın bir ucundan şehitlerimiz, bir ucundan gençlerimiz, bir ucundan kurumlarımızın kıymetli yetkilileri tutuyorlar. Allah hayırlı uğurlu etsin. Bu işi düşünenden Allah razı olsun diyelim. İnşallah burada dikilecek her fidan şehitlerimiz için bir nefes, geleceğimiz için de bir nefes, onların mukaddes ruhları için de burada yaşayacak bir ortam olacaktır” dedi.
‘HER FİDAN VATAN SEVGİSİNE BIRAKILAN CANLI BİR NİŞANE’ İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan da, projeyle şehitlerin aziz hatıralarının yaşatıldığını belirterek, “Şehitlerimizin aziz hatırasını yaşatmak, milli birlik ve beraberlik bilincimizi güçlendirmek ve gençlerimizin doğa sevgisini pekiştirmek amacıyla bugün burada 500 fidanı inşallah toprakla buluşturacağız. Dikilen her fidan geleceğimize ve vatan sevgimize bırakılan canlı bir nişane olacaktır. Bu anlamlı projeye katkı sağlayan tüm kurumlarımıza, kıymetli şehit ailelerimize, gazilerimize, fedakar mesai arkadaşlarıma, Orman Genel Müdürlüğü’nün değerli çalışanlarına, değerli öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyor, her bir fidanı şehitlerimizin aziz hatırasına bir nefes olmasını temenni ediyorum” dedi.
Konuşmaların ardından Vali Sezer ve törene katılanlar, fidanları dikti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, köprü inşaatı tamamlanamadığı için iki yakaya ayrılan Oğulpaşa Köyü’nün yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşıdı. Yazgan, “Köylülerimizin haklı talebi, sadece bir köprü değil, güvenli bir yaşam garantisidir. Oğulpaşa Köyü’nün mağduriyeti, siyasi çekişmelerin ötesinde bir insani sorumluluk meselesidir” dedi.
Milletvekili, Oğulpaşa Köyü’nde yaşanan köprü sorununu TBMM gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığı’na sunan Yazgan, “Edirnemizin Havsa ilçesine bağlı Oğulpaşa Köyü, önceki yıllarda yaşadığı sel felaketinin izlerini ne yazık ki hala silmeye çalışmaktadır. Köyü ikiye bölen dere yatağı üzerine Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından başlatılan köprü inşaatının tamamlanamamış olması, bölge sakinleri için yeni bir krize davetiye çıkarmaktadır” dedi.
Yağış döneminin yaklaşmasıyla birlikte köyün iki yakası arasındaki ulaşımın kesilmesi ve köy sakinlerinin günlük hayatının durma noktasına gelmesinin an meselesi olduğuna dikkat çeken Yazgan, “Bu durum, sadece bir ulaşım sorunu değil, aynı zamanda can ve mal güvenliği açısından kabul edilemez bir tehdittir. Köyün bir yakasında bulunan Süt Toplama Merkezi’ne erişimin tehlikeye girmesi, bölge ekonomisi için de ciddi kayıplar yaratma ihtimali barındırmaktadır. Tarımsal üretimin ve hayvancılığın sürdürülebilirliği, köylümüzün geçim kaynağı olan bu merkeze güvenli ulaşımla doğrudan bağlantılıdır. Köylülerimizin haklı talebi, sadece bir köprü değil, güvenli bir yaşam garantisidir” ifadelerini kullandı.
‘İnsani sorumluluktur’
Ödenek yetersizliği nedeniyle köprünün tamamlanamadığı iddialarına işaret eden Yazgan, “Vatandaşlarımızın güvenliği söz konusu olduğunda, bütçe kalemleri arasında önceliklendirme yapmak ve gerekli kaynağı derhal tahsis etmek yönetim sorumluluğudur. Oğulpaşa Köyü’nün mağduriyeti, siyasi çekişmelerin ötesinde bir insani sorumluluk meselesidir” dedi. Yazgan, şu soruları yöneltti:
“Söz konusu köprü inşaatı hangi aşamadadır? Köprünün halen tamamlanamama gerekçesi nedir? Köprünün yağışlar başlamadan yapılması planlanmakta mıdır? Eğer köprü bitirilemeyecekse köyün ulaşım bütünlüğü nasıl sağlanacaktır? Yurttaşların can ve mal güvenliği için hangi çalışmalar yapılmaktadır?”
İpek kağıt üretimi dut dallarının soyulması ile başlıyor.
Gönül UYANIKTIR
Semerkant’ın özellikleri ve güzellikleri saymakla bitmez… Türk diyarlarının kadim kenti Semerkant’ta dut ağacı kabuğundan kağıt üretme serüvenini yaşamayı merakla bekliyoruz. Kimi kaynaklara göre 8’nci yüzyılda başlayan ipek kağıt üretimi günümüzde hala özel imalathanelerde sürdürülüyor. Çok özel bir kağıt olan ve Semerkant adıyla özdeşleşen ipek kağıt bugün de 1.200 yıl öncesinin zorlu ve uzun süreli yöntemleri kullanılarak özel talepler uyarınca üretiliyor.
Yerel Rehber Sümeyya aşamaları anlatıyor
Kağıt türlerinin en dayanıklısı olan ve üç asır süreyle saklanabilen Semerkant İpek Kağıdı yapımını Özbekler’in Çinli esirlerden öğrendiği biliniyor. İlkel yöntemler kullanılarak elde edilen ipek kağıdın ana hammaddesi olan dut ağacı, Edirne’de geçmiş yüzyıllarda da dut yaprakları kullanılarak ipek böceği bakımını aklıma getirdi. Dut ağacı, Edirne’de yapraklarından ipek kumaşlar elde edilirken Semerkant’ta da kağıdın ipeğine yolculuk yapıyormuş. ……………………………. Yerel Rehberimiz Sümeyya bizi Semerkant’ın merkezinden az uzakta bulunan ve geleneksel yöntemler kullanarak ipek kağıt üreten bir atölyeye götürüyor. Yapımı suyla da alakalı olan ipek kağıt üreten atölye büyük bir bahçe içinde tek katlı geniş bir alana yayılmış. Çevredeki temizlik ve sadeliğin öne çıktığı atölyeye; çalışan bir arkın üzerindeki merdivenlerden giriş yapıyoruz.
İpek kağıt üretim atölyesi girişi
İlk aşamada görüyoruz ki, dut ağaçlarından soyulan parçaların kağıda dönüşebilme yolculuğu en az on gün sürüyor. Gelenek ve göreneklerine bağlılığına her fırsatta tanık olduğumuz, İpek Yolu güzergahının en önemli duraklarından Semerkant Şehri, tarihi süreç içinde uzun yıllar doğu ve batı kültürünün kesişme noktası olmuş. Bu geçmişle bağını koparmayan kültürde, ipek kağıda olan ilgi bugün de azalmadan sürüyormuş.
Soyulan dutlar birkaç gün suda durup pişiyor
…………………………………….. İpek Yolu’nun bilinen en eski tarihinin M.Ö. 130 olarak kabul edildiği bazı kaynaklara göre de; dut ağacının kabuğundan elde edilen kağıt üretiminin tarihini bu kadar eskiye götürmek hiç yanlış olmaz, İpek kağıdın yolculuğu tarihi kaynaklarda Semerkant Beyliği savaşçılarının 751 tarihinde Özbekistan’da yaşanan savaşta bir grup Çin askeri esir almasıyla başlıyor. Çinli askerler de esaretten kurtulmak için, karşı tarafa, Çin’in geleneksel sanatlarından olan dut ağacından kağıt üretme tekniklerini öğretiyor ve esaretten kurtulduktan sonra da Çinli esirler sözlerini yerine getirmek için ülkede kalıp çalışıyor.
Semerkant şehrinin adıyla anılan ipek kağıdın ünü, 9’ncu ve 10’ncu asırlarda Asya kıtasının dışına taşıp Avrupa’ya ulaşmış ve o dönem bir çok eser Semerkant ipek kağıdına yazılmış. 10’ncu yüzyıl ise pürüzsüz, dayanıklı, ince ve mürekkebi az emen kağıtları nedeniyle Semerkant’ın kağıt üretim atölyeleri en parlak zamanlarını yaşamış
( YARIN : Altı metrelik köfte, dünya rekoru gibi )
Ayşen Tamergil TKB Edirne Şubesinde 38 yıldır başkanlık görevinde bulunması nedeniyle plaketle ödüllendirildi
Nurşen GÜL ÖZ Nezihe Muhiddin ve arkadaşlarının girişiminde 101 yıl önce 1924’te kurulan Türk Kadınlar Birliği (TKB) geçtiğimiz günlerde kuruluşunun yıl dönümünü özel bir gecede kutladı. Gecede dernekte 25 Yıl ve üzeri il ve ilçe şube başkanlarına Onur Plaketleri takdim edilirken Edirne Şube Başkanı Ayşen Argün Tamergil 38 yılla bir rekora da imza attı. Ayşen Tamergil 40 yıla yakın bir süre verdiği hizmetin onurlandırılmasından mutluluk duyduğunu belirterek, Derneğin 101’nci kuruluş yıldönümüne erişmenin de onurunu yaşadığını kaydetti. Geceye Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Ayşegül Ovalıoğlu ile çok sayıda davetli katılım sağladı.
İstanbul’da TKB’nin 101’nci kuruluş yılı kutlandı
İstanbul’da; Türk Kadınlar Birliği Derneği Maltepe Şube Başkanı Semahat Daruga ve üyeler tarafından düzenlenen gecede, TKB Edirne Şube Başkanı Ayşen Argün Tamergil’e, derneğe 38 yıldan bu yana şuba başkanı olarak yaptığı çalışmalar nedeniyle plaketi takdim edildi. Geceye katılamayan TKB Genel Başkanı Avukat Sema Kendirci Uğurman da bir mesaj göndererek bu özel günü kutladı. Törende konuşan Maltepe Şube Başkanı Semahat Daruga bir konuşma yaparak TKB’ne uzun yıllardın emek veren il ve ilçe başkanlarını kutladı ve teşekkür etti. Daruga konuşmasında şu ifadelere yer verdi. “Türk Kadınlar Birliği Derneği İstanbul şubeleri olarak 101’nci yılımızda ortaklaşa düzenlediğimiz “Tarihe İz Bırakanlar Onur Gecesi’nde 25 yıl ve üzeri başkanlık yapan Anadolu’daki ve Trakya’daki şube başkanlarımız ve üyeleriyle birlikte Topkapı Eresin Otelde bir araya geldik. Bakırköy Türk Kadınlar Birliği Derneği Üyesi olan Bakırköy Belediye Başkanı Sayın Ayşegül Ovalıoğlu’nun da aramızda olması bizler için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Başkanlarımızın onur plaketlerini de birlikte takdim ettik.”
Olgay GÜLER Osman İnci Müzesi’nde, Edirne’nin kurtuluşunun 103’üncü yıldönümü onuruna; ‘Osmanlı Başkentleri’ ve ‘Başkentlik Döneminde Yapılan Tarihi Eserler’ konulu fotoğraf sergisi düzenlendi. Karaağaç’taki Osman İnci Müzesi’nde, Edirne’nin kurtuluşunun 103’üncü yıldönümünde anlamlı bir sergi açıldı. ‘Osmanlı Başkentleri’ ve ‘Başkentlik Döneminde Yapılan Tarihi Eserler’ temalarıyla oluşturulan sergide Rasim Sezen, Ali Çitak, Doç.Dr. Ali Emre Bilgin, Özcan Nuri, Nihan Sezen ve Cansu Varol’un fotoğraflarına yer verildi. Sergi, Türk sanat müziği dinletisi ve konuşmaların ardından ziyarete açıldı. ‘SERGİDEKİ TÜM ESERLER RESTORASYONDAN GEÇTİ’ Sergiyle ilgili müzeden yapılan açıklamada, yer alan tüm eserlerin hepsinin değişik dönemlerde restorasyon geçirdiğine işaret edilerek, “Sergide sunulan eserlerin yaklaşık hepsi değişik dönemlerde restorasyon geçirmiştir. Sergide bulunan eserlerden ikisinin eski fotoğraflardan farklı olduğu saptandı. Ertuğrul Gazi Çeşmesi tamamen değiştirilmiş, Dimetoka Gözetleme kulesi ise restorasyon ilkelerine uygun yapılmış ve saat kulesi ismiyle işlevini sürdürmekte. Restorasyonda belgelere göre hareket edilir; eğer ekleme ve düzeltmeler yapılması gerekiyorsa, yapılan şeyin eskisinden ayırt dilmesi gerekir. Elimizde çizim veya fotoğraf varsa bunları esas alarak restorasyonları yapabiliriz. Mutlak tamamlamak gerekiyorsa yapıldığı yıl anlaşılır nesneler içermeli. Özetle müdahale uyduruk olmamalı, yapıldığı yıllar anlaşılmalı” denildi. ‘YENİ UYGULAMA KORUMA İLKELERİNE AYKIRIDIR’ Ana kubbesindeki kalem işlerinin değiştirilmek istenmesiyle gündeme gelen Selimiye Camisi restorasyonuna da yer verilen açıklamada, “Selimiye Camisi restorasyonu amaçlı yapılan son projede; ana kubbeyi kaplayan tüm yazı ve motifler kazınacak, yerine yeni bir kalem işi ve süslemeler yapılacak. Bu görüşü “Selimiye Camii Tespit ve Tahkik Heyeti” isimli ekip uzun uğraş sonrası kabul ettirmiş. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Universitesi yetkilendirmiş, öncelikle konu bir vakıf üniversitesi görev ve sorumluluğunda değildir. Ayrıca ekipte; “Dünya Miras Alanlarının Yönetimi ve Korunması, Koruma Bilimi ve Arkeolojik Katman Analizinde uzman, Disiplinler arası Koruma Uzmanı” yoktur. Bu ekip varsayımlarla hareket etmekte, ellerinde “Sinan yaptığında ana kubbe tam olarak şöyleydi” belgesi yoktur. “Böyle olabilir” görüş ve anlayışı ile tarihi doku değiştirilemez. Uluslararası Anıtlar ve Siteler Konseyi (ICOMOS) Türkiye resmi görüşü net: “Mevcut ana kubbe katmamı belgelidir.” Varsayıma dayalı bir rekonstrüksiyon bu katmanları yok eder. Sonuç olarak bu uygulama koruma ilkelerine aykırıdır” ifadeleri kullanıldı. ‘UNESCO LİSTESİNDEN ÇIKARILABİLİR’ UNESCO Listesine girebilmek için özgünlük ve bütünlüğün korunuyor olması gerektiğine de yer verilen açıklamada, “Eğer UNESCO’ya sunulan bu belgeli katmanı kaldırıp yerine tahmini bir desen koyarsanız, eserin ‘üstün evrensel değerine’ zarar vermiş olursunuz ve eser UNESCO listesinden çıkarılabilir. Venedik Tüzüğü, restorasyonun anayasası kabul edilir. Bunun 3 maddesi: “Bir yapıyı sadece güzel olduğu için değil, tarihi bir belge olduğu için de korumalıyız. “9.madde: “Restorasyon özgün malzemeye ve güvenilir belgelere saygı esasına dayanır.” 11. madde: “Bir anıt yapıya farklı dönemlerde yapılmış katkılar da değerlidir, saygıyla korunmalıdır. Restorasyonda amaç üslup bütünlüğüdür.” Değişik dönemlerde üst üste binmiş katmanlar ancak kural dışılık halinde kazınabilir. Korumada amaç bütün yapının aynı stilde olması değildir, sadece niteliksiz müdahaleler varsa onlar kaldırılabilir. Mimar Mine Kavasoğulları eğer belgeli katmanı kaldırıp yerine varsayıma dayalı restorasyon yapılırsa UNESCO Dünya Mirası Listesi statüsü riske girebileceği görüşünde. Tarihsel Çevre ve Yapı Korumacılar Derneği yapılmak istenileni bilim dışı müdahale tehlikesi olarak yorumlamakta” denildi.
HATİCE KARAOĞLU VEFAT ETTİ Ali Karaoğlu’nun eşi, Nedim, Metin Beytullah Karaoğlu’nun anneleri Hatice Karaoğlu 79 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Dombay Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası köy mezarlığında toprağa verildi. HACI OSMAN DEMİRASLAN VEFAT ETTİ Merhume Münevver Demiraslan’ın eşi, Aytekin Demiraslan ve Emine Altın’ın babaları Hacı Osman Demiraslan 96 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Küçükpazar Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı4 Çeşme Mezarlığında toprağa verildi. ALAETTİN GÖREN VEFAT ETTİ Zeynep Gören’ih eşi, Cem Gören ve Ayça Gören’in babaları, Emekli Öğretmen Alaettin Gören 72 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Lalaşahin Paşa Camisinde ikinde namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi. BANATTİN IRMAK VEFAT ETTİ Merhum Mehmet ve merhume Saime Irmak’ın oğulları, Adile Ak’ın eşi ve Gülbahan, Gülşen, Orhan, Kadriye, Sabriye ve Burhar Irmak’ın babaları Ali Irmak’ın ağabeyi Hacı Danişmenk Köyü sakinlerinden Bahattin Irmak 89 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi. MEHMET ALİ YETİM VEFAT ETTİ Merhume Emine Yetim’in eşi, Emel, Yücel, Sibel, Songül Yetim’in babaları, Feyza, Funda, Beyza ve Ceyda’nın dedeleri, Gürkan Sinir’in kayınpederi Emekli Öğretmen Mehmet Ali Yetim 80 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi Lala Şahiin Paşa Camisinde ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi. GÜNAY SÜNGÜ VEFAT ETTİ Türkan Süngü’nün eşi, Gökhan, Gürkan, Gökçe, Gülümser ve Gülcan Süngü’nün babaları merhum İsmail ve merhume Firdevs Alırat’ın damatları Günay Süngü vefat etti. Merhumun cenazesi dün Şah Melek Camsinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi. MUZAFFER KUVALI VEFAT ETTİ Merhum Şaban ve merhume Mukaddes’in kızları, Aydın Kuvalı’nın eşi, Emekli Öğnetmen Muzaffer Kuvalı vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Taşlık Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Bahis soruşturması nedeniyle 15 gün ara verilen TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig maçları bu hafta sonu yeniden başlayacak. kadro zorluğu çeken Edirnespor 30 Kasım Pazar günü evinde Polatlı 1926 Spor Kulübü takımını ağırlayacak. Karşılaşma saat 15.00’te başlayacak. Bahis soruşturması kapsamında Edirnespor’dan da 10 ismin aralarında bulunduğu 1024 futbolcunun Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edilmesinin ardından TFF 2. Lig ve TFF 3. Lig maçları 2 hafta süreyle ertelenmişti. 15 günlük aranın ardından maçlara hafta sonu devam edileceği açıklandı ve maç programları Türkiye Futbol Federasyonu sitesinde paylaşıldı. Edirnespor, Nesine 3. Lig 1. Grup 10. haftasında Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. ile deplasmanda 0-0 berabere kalarak bir puanın sahibi olmuştu. Edirnespor aranına rdından oynanacak maçta 30 Kasım Pazar günü evinde saat 15.00’te Polatlı 1926 Spor Kulübü takımını ağırlayacak. HAFTANIN MAÇ PROGRAMI 29.11.2025 15:00 İnegöl Kafkas Spor Kulübü- İnkılap Futbol Spor Kulübü 29.11.2025 15:00 Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü -Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü 29.11.2025 15:00 Galata Spor Kulübü – Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. 29.11.2025 15:00Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. – Silivrispor 29.11.2025 15:00 Bulvarspor – Kestel Çilek Spor Kulübü 29.11.2025 15:00Yalova Fk 77 Spor Kulübü – Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. 30.11.2025 15:00 Edirnespor – Polatlı 1926 Spor Kulübü 30.11.2025 15:00 Bursa Yıldırım Spor Kulübü – Çorlu Spor 1947
Diğer kaynaklarda bu sınıflandırma yapılmadığı için AYT matematiğine hazırlanmayı hem kolaylaştıracak, hem anlamlı kılacak bu sınıflandırmayı özetle ve genelde açıklayalım.
(1) Aritmetik-Cebir-Analiz birlikte bir matematik dalı, Sayı Bilgisi. Aritmetikte doğal sayılarla, bunlara eksi sayıları ekleyerek tamsayılarla, kesirleri ekleyerek rasyonel sayılarla, bunlarla farklı belirlenen ve sonlu kesirlerle ancak yaklaşık gösterilebilen irrasyonel sayıları ekleyerek gerçel sayılarla 9 işlem (toplama, çarpma, üs alma, bunların karşıtları; çıkarma, bölme, kök alma, logaritma ve iki özel işlem çarpınım (faktöriyel), toplanım (binom katsayısı) yapıyoruz ve aralarında iki bağıntı (eşitlik ve eşitsizlik) kuruyoruz.
Cebirde, harf kullanarak genelleme yapıyor ve böylece özdeşliklerde tüm genel bağıntıları belirliyoruz. Fonksiyonlarda, sayılar arasında genel bağıntılar kuruyor ve böylece bilimlerdeki tüm doğal bağıntıları simgeleştirebiliyoruz. Denklemlerde, fonksiyonlara ek bilgi ekleyerek diğer değişkenleri bilinmeyen kılıyor ve değerlerini buluyoruz.
Analizde, gerçel sayılarımıza iki özel sayı; çok çok küçük ama yok da değil karşılığı limit sıfırını (cebirde dx…) ve çok çok büyük sonsuzu (simgesi ¥, cebirde 1/dx) ekliyor ve bunlarla işlemler yapıp, bağıntılar kurarak limit bilgisini oluşturuyoruz. Türev, (fonksiyonda çok küçük değişimlerin fonksiyonu ve bilimin gelişmesini sağlayan) özel bir limit; integral türevin karşıtı.
(2) Geometri, faklı bir matematik dalı; Konum Bilgisi. Geometriyle düzlemde veya uzayda konum belirliyoruz. Geometrik şekiller (nokta, doğru, açı, üçgen, çember…) birbirleriyle konumsal bağıntılı nokta kümeleri.
(3) Analitik geometri, fonksiyon grafiği, trigonometri, ölçüm bilgisi, ACA (Aritmetik-Cebir-Analiz) ve geometri arasında aktarmalar. Analitik geometride geometriyi ACA’ya; fonksiyon grafiğinde de ACA’nın fonksiyonunu geometriye; trigonometride geometrinin açısını ACA’ya; ölçüm bilgisinde geometrinin uzunluk, alan, hacim kavramlarını sayısallaştırarak ACA’ya aktarıyor ve böylece çözümlerimizi kolaylaştırıyoruz.
(4) Olasılık, ACA’yı kullanan yeni bir matematik dalı; Beklenti Bilgisi. Düzenlemeler ve İstatistik olasılık uygulamaları.
(5) Küme bilgisi, tüm diğer matematik dallarının genellemesiyle oluşturulmuş ve hiçbir özelliği olmayan ögeler matematiği.
(6) Mantık, iletişimden soyutlanmış (dilleri çok kısıtlı kapsayan) bir matematik dalı: Bildiri Bilgisi.
(7) Vektörel hesap, konum belirlemeyi geliştirip kolaylaştıran bir analitik geometri.
(8) Karmaşık sayılar, ACA’ya
sanal ve tek özelliği karesinin -1 olduğu bilinen bir sayının eklenmesiyle oluşturulmuş bir özel ACA’nın ögeleri.
(9) Özel simgeleme, adı üzerinde.
Şimdi (TYT matematik sorularına nasıl hazırlanalım? da anlattığımız gibi) AYT matematiğe hazırlanırken,
a) Dershaneye giderek, özel ders alarak, soru bankası… kullanarak ÇÖZÜM EZBERLEME’yi seçersek başarılı olmamız çok zor. Ne öğrendiğimizi bilmeden birçok matematik dalının uygulaması olan problemlerin çözümünü ezberlememiz gerekli. Üstelik bazı AYT soruları ya soyutlaştırılarak, ya karmaşıklaştırılarak özellikle zorlaştırılmış. Buna ek, bizim ezberlediğimiz çok sayıda benzer soruyla sınavda çözmemiz gereken sorular arasında bağ kurarak doğru şıkkı işaretleyebilmemiz gerekli. Son söylediklerimizi 2025 AYT matematik sorularını irdeleyerek somutlaştıralım.
2025 AYT sorularında, yukarıda bizim verdiğimiz sınıflandırmadaki matematik dallarında sorulan AYT sorularının bir bakıma daha özel bilgilerinden oluşturduğumuz 65 soru tipinden 31 i kullanılmış. Ama bazı sorularda birden fazla tip bilgisi kullanılarak. (Bu 65 soru tipini matematik ezberini azaltmak için oluşturduk. 2018~2025 deki 8 AYT sınavını irdeleyerek oluşturduğumuz bu soru tiplerini isteyene elmekle göndeririz.) 2025 AYT matematik sorularından,
(1) 13 soru TYT bilgisiyle bile çözülebilir. Düzlemde ölçüm bilgisi sorularını buraya kattık. Bu tür çok çözüm ezberlediysek bu tür her soruyu kolayca çözebiliriz.
(2) 16 soruda (logaritma, trigonometri, analiz genel bilgileri gibi) ek bilgiler gerekli. Çözüm ezberleyerek bu tür soruları nasıl çözebileceğimizi biz bilemiyoruz. Logaritma özdeşliklerinde çok sayıda çözüm ezberlersek sınavda bize sorulan doğru şıkkı işaretlememiz belki olanaklı. Çünkü bunların genel bilgisi kısa. Bazı limit sorularında da hep aynı çözüm uygulandığından benzetme kolay. Genel bilgisi öğrenirsek her türevi kolayca alabiliriz. Bu nedenle çok sayıda çözüm ezberleyerek de başarıya ulaşılabiliriz. Ayrıca ‘konu anlatımı’ adıyla, düzensiz de olsa genel bilgi veriliyor. İntegral sorularını çözebilmemizse sorulan soruların basitliğine bağlı.
(3) 10 soruyu zor bulduk, neden? Bu soruların bazılarında işlem çok, hem hızlı yapmak, hem de arada hata yapmamak gerekli. Bazıları özel değer matematiği, yani genelde ya çözümsüz, ya da genel çözümü uzun zaman gerektiriyor. Bu tür sorulara alışkın olmak, özel değerlerle çözümü hemen algılayıp çözmek gerekli. Ancak bu sorulara çok benzer soru çözümü ezberlemişler bu soruları pek de düşünmeden çözebilirler.
(4) Bir olasılık sorusunun verilen çözümü yanlış. Ama ilginç, internette soruları çözenler de bu yanlış çözümü yineliyor.
Sonuç: Çözüm ezberleyerek 2025 AYT sorularının tümünü veya tümüne yakınını çözen çocuklarımızın bunu nasıl başardığını bilemiyoruz.
b) Yukarıdaki sınıflandırmaya göre MATEMATİK ÖĞRENEREK AYT matematiğine hazırlanmamız başlangıçta bize daha zor gelecek. Ama çok daha az çalışarak ve çok daha az ezberle başarılı olabiliriz. Üstelik başarımız kesin. Ama verilen sürede soruların tümünü çözmeyi de hedeflemeyebilir ve özellikle özel değer matematiği sorularıyla veya çok karmaşık olanlarla uğraşmayabiliriz.
AYT matematiğinde hedefi daha alçak gönüllü (15~25 çözüm) olanlar için (belki biraz daha sınırlama yaparak) matematik öğrenmek çok akıllıca.