Edirne siyasetinde ‘Vali’ tartışması

Mehmet ŞELECİ

Edirne Belediye Meclisi’nin Aralık ayı toplantısında Meclis üyesi Engin Yağcılar’ın, AK Parti İl Başkanı Belgin İba’yla Ankara ziyareti gerçekleştiren Edirne Valisi Yunus Sezer hakkında ‘AK Parti Valisi gibi’ şeklindeki sözleri siyaseti hareketlendirdi. Ak Parti Milletvekili Fatma Aksal’ın sosyal medyadan Belediye Başkanı Filiz Gencan hakkındaki eleştirilerine CHP’den tepki gelirken Ak Parti İl Başkanı Belgin İba da tartışmaya katıldı.

Yağcılar’ın meclisteki sözlerine Edirne Valisi Yunus Sezer önceki gün ‘Edirne’nin dedikodularla kaybedecek zamanı yok’ şeklinde yanıt verirken siyasetçiler sosyal medya üzerinden birbirlerini eleştirdi ve karşılıklı suçlamalar gerçekleştirdi.


FATMA AKSAL’IN PAYLAŞIMI
Milletvekili Fatma Aksal sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı:
CHP’li Edirne Belediye Başkanı Sayın Filiz Gencan:
Ankara’da bakanlıklarımıza gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerin “en önemli unsuru” siz değilsiniz. Hatta bırakın en önemli unsuru olmayı, bir unsur bile değilsiniz.
Sarf ettiğiniz sözler, siyasi cahilliğin ötesinde; amiyane tabirle hadsizliktir.
Nereye gideceğimize, kiminle görüşeceğimize siz değil biz karar veririz. Bir ilin milletvekiline, valisine “nereye gideceğini, kiminle görüşeceğini” söylemek sizin haddinize değildir.
Belediye Başkanı olduğunuzu hatırladığınıza göre asli görevlerinize dönün: Çöpü toplayın. Yolu, kaldırımı yapın.
Şehri çamurdan, çukurdan kurtarın. Edirne çöp içinde, çamur içinde, çukur içinde! Çeşmelerden su akmıyor.
Biz, Edirne’mize hizmet etmek için gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Kimsenin kaprisleri ile uğraşacak bir saniyemiz bile yok.


CHP’LİLERDEN TEPKİLER
Aksal’ın bu paylaşımının ardından CHP’den tepkiler geldi.
CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı sosyal medya ehsabından şunları paylaştı:
AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın sosyal medya üzerinden Edirne Belediye Başkanımız Sayın Filiz Gencan’a yönelik yapıtığı saldırgan ve nezaketsiz açıklamalar üzerine yine sosyal medyadan kamuoyunu bilgilendirme zorunluluğu doğmuştur.
Öncelikle şunu herkes bilsin ki:
AKP Edirne İl Başkanı’nın, Edirne Valisini ve AKP Milletvekili Fatma Aksal’ı da yanına alarak bakanlık bakanlık dolaşması devlet geleneğine, kamu etiğine ve tarafsız devlet anlayışına açıkça aykırıdır.
Bir siyasi partinin il başkanı, devletin valisini yanına alıp parti programı gibi gezdiremez.
Buna devlet adabı denir, bunu bileceksiniz.
Sayın Belediye Başkanımıza dil uzatmak, Edirne halkının iradesine dil uzatmaktır.
Edirne halkının oyuyla göreve gelmiş belediye başkanımıza laf söylemeden önce, dönüp Edirne’nin hangi sorununa çözüm ürettiğinize bakın. Kentimizin hangi sorununa,yaşadığınız Keşan ilçemizin hangi sorununa , hangi emeklinin, hangi işçinin, hangi gencin, hangi kadının, hangi çiftçinin, hangi memurun sorununu çözdünüz? Kendi yandaşlarınıza nasıl çözümler ürettiniz bunları anlatın.Ayrıca aldığınız ballı maaşlarla ortalıkta dolaşmak hizmet değildir.
Sayın Fatma Aksal’a özel bir not:
Bugüne kadar size defalarca Edirne adına somut sorular yönelttik.
Bir kez olsun cevap vermediniz.
Edirne’nin sorunlarına bir cümlelik katkınız yok.
Hiçbir işe yaramıyorsunuz ama yine de devlet adabımız gereği size “Sayın” demeye devam ediyoruz.
Ama bilin ki Edirne halkını yanıltamazsınız, Edirne ve Keşan halkı sizi görüyor.
AKP İl Başkanı ve ekibi şunu artık kavrasın:
Edirne Belediye Başkanını hedef göstermekle siyaset yaptığını sananların karşısında dimdik dururuz.Edirne halkı bu kentte kimin ne yaptığı, ne yapmadığı çok iyi biliyor.
Birileri unutmasın:
Biz kimsenin kaprisiyle, hadsiz çıkışıyla vakit kaybetmeyiz.
Edirne için çalışmaya devam edeceğiz.
Kimse Edirne’nin iradesine, belediye başkanımıza ve örgütümüze parmak sallayamaz.
Edirne sahipsiz değildir. CHP örgütü, belediyesi ve halkı ile kenetlenmiştir.


MERKEZ İLÇE BAŞKANI VOLKAN AKGÜNGÖR’ÜN PAYLAŞIMI
CHP edirne Merkez ilçe Başkanı Colkan Akgüngör de tartışmalara aşağıdaki paylaşımı ile katıldı:
AKP’ li Sayın Fatma Aksal ;
1- Emin olun sizde Edirne gündeminin unsuru değilsiniz.
2 – Sosyal medya üzerinden siyaset yapacağınıza sizi Çarşı pazara inip dert dinlemeye davet ediyorum . Tabi pazarın adresini bulabilirseniz.
3- Söylediğimiz sözler hepimizin ortak sözleridir ve gerekirse yineleriz. Bundan da cekinecek durumda değiliz.
4- Belediye Başkanımız tüm enerjisi ile Edirne Halkına Siyasi kimlik ayrımı yapmadan hizmet etme çabasındadır. Ve bunun için gecesini gündüzüne katmaktadır. Hemşerilerimiz tarafından da taktir görmektedir. Sizlerede tavsiye ederiz.
5- Edirne Halkinda karşılık görmemek sizi stres e sokuyor olabilir ama Filiz Gencan İdaresindeki belediyemiz ilk seçimlerde İktidar Partisi nin, Cumhuriyet Halk Partisinin Belediye Başkanı olarak yoluna devam edecek.
6- Siz de bir sonraki dönem, emekliliğinizde Olur da Edirne de yaşamı tercih ederseniz ayrıştırma sız hizmetlerden yararlanmanız mümkün olacaktir.
Sizlerinde keşke bizde böyle yapsaydık söylemlerinizide şimdiden kulaklarımda çınlar gibi.


CHP İL GENÇLİK KOLLARI BAŞKANI ÖZGÜR HATA
CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata da aşağıdaki açıklamayı yaparak Aksal’a yanıt verdi:
Yaklaşık üç aydır, AK Parti Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’ın belediyelerimize ve örgütümüze yönelik küçümseyici ve hedef gösterici açıklamalarını CHP Edirne İl Gençlik Kolları olarak dikkatle takip ediyoruz. Sayın Aksal, halkın oyuyla görev yapan CHP’li belediyeleri karalamayı hâlâ siyaset zannetmektedir.
Oysa kendisine hatırlatmamız gereken çok gerçek var:
Sayın Aksal; Belediyelerimizin gelir kaynağı kesilsin vatandaşlarımıza yaptığı hizmet götüremesin diye genel başkanınız SGK Genel Müdürlüğü’ne “Silkeleyin bu belediyeleri!” dediğinde İller Bankası ödeneklerinin nasıl kesintiye uğradığını bilmiyor musunuz?
2024 yerel seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi olmamızın ardından CHP’li belediyelerin önünü kesmek için tasarruf genelgesini devreye sokmadınız mı?
Tasarruf genelgesi çerçevesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na AK Partili belediyeler kaç başvuru yaptı, CHP’li belediyeler kaç başvuru yaptı?
Hangilerine olumlu dönüş yapıldı?
Gerçek apaçık ortadadır: AK Partili belediyelere her kapı açılırken, CHP’li belediyelere siyasi sebeplerle her adımda engel çıkarıldı.
Sayın Aksal; 23 yıldır yönettiğiniz bu ülkenin halini görmüyor musunuz?
Asgari ücretli bugün evini mi geçindirsin, kirayı mı ödesin, çocuğunu okula mı göndersin, yoksa faturasını mı yatırsın?
Bu millet bir seçenekle diğerine mahkûm edildi.

https://www.instagram.com/reel/DR3_DbYjU9h/?igsh=MXdtY252cmw0bnI0MQ==


84 yaşındaki teyzemizin “Kiramı veremiyorum, iş arıyorum” feryadını duymadınız mı?
Dilek ablamız “Hayatınızda çaresizliği tatmadınız!” diye haykırırken yanından sessizce geçip gitmediniz mi?
Çiftçi can çekişirken onlara söylediğiniz tek söz “Ananı da al git” olmadı mı?
Emeklinin ikramiyesini 3000 TL’den 4000 TL’ye çıkarıp “Daha ne olsun?” diyerek milyonlarla alay etmediniz mi?
Gençlere yıllardır hak ettikleri bursları vermiyorsunuz.
Sınav skandallarını, mülakat torpillerini görmezden geliyorsunuz.
Kamu kurumlarında görev yapan bazı yandaş üst düzey yöneticilerinizin 6–7 yerden maaş ve huzur hakkı aldığını bilmiyor musunuz?
Bir kişinin yedi maaş aldığı bu düzen, milyonların boğazından kesilerek ayakta duruyor.
Tasarrufu; asgari ücretliden, emekliden, öğrenciden, çiftçiden kesmeyi çok iyi bilirsiniz.
Ama 5’li çeteden alamadığınız ve sildiğiniz vergileri, saraylarınıza günlük 21,5 milyon TL harcanmasını nedense hiç konuşmazsınız.
Yollar, köprüler, havalimanları yaptınız; hepsine geçiş garantisi verdiniz.
Peki bu garantilerin hangisi tuttu?
Millet hem geçerken para ödüyor hem geçmezken.
Milyarlarca lira halkın cebinden çıkmaya devam ediyor.
Enflasyon rakamlarını her ay makyajlayarak açıkladınız.
Market-pazar gerçeğiyle sizin rakamlarınız arasındaki uçurum artık kapanmaz hale geldi.
Sizin tek derdiniz CHP’li belediyeler.
Çünkü gerçek hizmetin, adaletin ve şeffaflığın size oy kaybettirdiğini biliyorsunuz.
Unutmadan…
Bir nehrin kenarında yapılan millet bahçesinde, sulanmadığı için kuruyan 2.336 fidanın da takipçisiyiz.
Sayın vekil “Merak etmeyin yenilerini dikeriz” demişti.
Peki soruyoruz:
Bu fidanlar karanlık gecelerde sessizce sökülürken yerine dikilenlerin parasını kim ödedi?
Vekilimiz kendi cebinden mi karşıladı?
Yoksa yine halkın vergileriyle mi?
O fidanlar Orman İşletme Müdürlüğü’nden hibe şekilde mi alındı?
Yüklenici firma mı karşıladı?
Eğer yüklenici firma yeniden diktiyse, bu süreç raporlandı mı?
Her gün belediyelerimize “kamu zararı” diyorsunuz; bu işte hiç mi kamu zararı yok?
Meriç Nehri kıyısına iki kez beton duvar döktünüz, ikisini de kırıp yeniden yaptınız.
Bu betonların parası kimin cebinden çıktı?
Sizin mi, yoksa Edirne halkının mı?
Edirne Çakmak Barajı’nı 17–18 yılda bitirmeye yaklaştınız hala bunu başarı diye anlatıyorsunuz.
Dünyanın en büyük barajı olan Çin’deki Three Gorges Barajı 17 yılda tamamlandı.
Ülkemizin en ufak baraj yatırımlarından biri olan Çakmak Barajı’nı 18 yılda bitirmeye yaklaşmak övünülecek bir şey midir?
Aynı şekilde…
Son iki yılda Edirne’mizin nehirlerinde genç kardeşlerimiz boğularak hayatını kaybetti; çocuklarımız okul bahçelerinde vurularak öldürüldü.
Ancak hala kalıcı bir önlem almadınız.
Hani ne demiştiniz?
“Meriç’te zodyak botlarla devriye atacağız.”
Peki nerede bu devriyeler?
Kilometrelerce nehir şeridi olan Edirne’de bir tane balık adam bile bulundurmadınız.
Okullarımıza bir tane güvenlik görevlisi bile koymadınız.
Çünkü siz o bütçeyi Edirne’ye değil, saraylarınızda büyüyüp öğrendiğiniz o süslü dünyalara ayırdınız.
Meriç Nehri’nin üzerine bile gençlerin can güvenliği için değil, kendi “saltanat kayıkları”nız için kaynak aktardınız.
Ayrıca Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Edirne İl Müdürümüz, Selimiye Kız Öğrenci Yurdu’nda yaşanan taciz iddialarına ilişkin yaptığımız açıklamaları “yalan” diyerek reddetmişti.
Ancak kanıtlar ortaya çıkınca bir anda sessizliğe büründü.
Bizi “iftira atmakla” suçlayan İl Müdürü’nü kamuoyuna yeniden açıklama yapmaya davet ediyoruz.
Bu sürecin de sonuna kadar takipçisiyiz.
31 Mart 2024’te halk ne düşündüğünü açıkça söyledi.
İlk sandık geldiğinde yine söyleyecek.
Biz halktan korkmuyoruz.
Halktan kaçan sizsiniz.
Cesaretiniz varsa sandığı getirin; kimden kaçtığınızı herkes görsün.


AK PARTİ İL BAŞKANI BELGİN İBA
Ak Parti İl Başkanı Belgin İba da CHP İl Başkanı Yücel Balkanı’nın açıklalarına şu açıklama ile yanıt verdi:
Sayın Balkanlı,
Siz laf üretmeye devam edin, biz iş üretmeye.
Siz halkı kandırmaya devam edin, biz doğruları söylemeye…
Edirne’deki yatırımlara DSİ üzerinden algı yaratmaya çalışmanız tamamen boş ve zavallı bir siyasi şovdur.
Biz yıllardır tüm yatırımları yerinde inceleyip adım adım takip ediyoruz. Bugüne kadar rahatsız olmadınız, peki bugün neden rahatsızsınız?
BEN SÖYLEYEYİM: Sizin yıllardır yapmadığınız işleri biz yaptığımız ve takip ettiğimiz için.
Süloğlu–Kayalıköy isale hattı yatırımı tüm hızıyla sahada ilerliyor.
İsteyen herkes gidip yerinde görebilir. Buyurun, siz de gidin, görün.
Şehrimizin yatırımlarını incelemek için sizden izin mi alacağız?
Bugün konuşulan proje, belediyenin yıllardır yapmadığı işleri biz takip ettiğimiz için ilerliyor.
Edirne’nin su sorunu çözülene kadar sahadayız; çalışmaya da devam edeceğiz.
Siyasi şovlara ayıracak vaktimiz yok.
Bizim tek gündemimiz, Edirne’ye hizmettir.
Ve hizmetin nasıl yapıldığını görmek isterseniz, masa başından kalkmanız yeterli.

Sakarya Veteriner İle Evcil Dostlarınızın Ağız Ve Diş Sağlığını Koruma

Sakarya veteriner hizmetleri, evcil hayvanların genel sağlığını korumanın yanı sıra ağız ve diş sağlığına özel önem verir. Diş ve diş eti problemleri, birçok hastalığın başlangıcı olabileceği gibi hayvanın yaşam kalitesini de doğrudan etkiler. Sakarya veteriner klinikleri, düzenli diş muayenesi, plak ve tartar temizliği, diş eti bakımı ve evde uygulanabilecek hijyen yöntemleri ile dostlarınızın ağız sağlığını destekler.

Ağız ve diş bakımı, sadece kozmetik bir uygulama değil, aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde kritik rol oynar. Sakarya veteriner merkezleri, sahipleri bilgilendirerek evcil hayvanların diş ve ağız sağlığını koruma konusunda rehberlik sağlar.

Sakarya Veteriner İle Düzenli Diş Muayenesi

Evcil hayvanlarda diş sorunları, çoğu zaman erken aşamada fark edilmez. Sakarya veteriner klinikleri, rutin diş muayeneleri ile plak ve tartar birikimini tespit eder. Düzenli muayene, diş çürüğü, diş eti iltihabı ve ağız enfeksiyonlarının önlenmesini sağlar. Sakarya veteriner ekipleri, hayvanın yaşına, cinsine ve beslenme alışkanlıklarına göre kişiye özel muayene planı oluşturur.

Diş muayenesi sırasında sadece mevcut sorunlar tespit edilmez, aynı zamanda gelecekte oluşabilecek riskler de değerlendirilir. Bu sayede evcil dostlarınızın diş sağlığı uzun vadede korunur ve olası ağrı veya enfeksiyon riski azalır. Sakarya veteriner klinikleri, sahipleri muayene sonrası bilgilendirerek evde bakım uygulamalarını da önerir.

Diş Eti Sağlığı Ve Önleyici Tedavi

Diş eti problemleri, evcil hayvanlarda sık görülen ve zamanında müdahale edilmezse ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir durumdur. Sakarya veteriner klinikleri, diş eti iltihabı ve kanama gibi belirtileri erken aşamada tespit eder. Düzenli temizlik ve profesyonel bakım ile diş eti sağlığı desteklenir. Sakarya veteriner ekipleri, enfeksiyon riskini azaltacak uygulamalar ve uygun tedavi yöntemlerini sahiplerle paylaşır.

Diş eti sağlığının korunması, hem ağız sağlığını hem de genel sağlığı olumlu yönde etkiler. Sakarya veterinerler, özellikle yaşlı ve hassas hayvanlar için özel bakım programları uygular ve diş eti sorunlarının tekrarlamasını önler.

Evde Diş Bakımı Ve Hijyen Önerileri

Evcil hayvanlarda diş sağlığı, veteriner muayenesi ile sınırlı kalmamalıdır. Sakarya veteriner klinikleri, sahipleri evde uygulanabilecek basit ve güvenli diş bakım yöntemleri konusunda bilgilendirir. Fırçalama teknikleri, uygun diş macunları ve takviye ürünler ile ağız hijyeni desteklenir. Sakarya veteriner ekipleri, hangi ürünlerin güvenli ve etkili olduğunu detaylı bir şekilde anlatır.

Evde diş bakımının düzenli yapılması, plak ve tartar birikimini önler ve diş eti sorunlarını azaltır. Sakarya veterinerler, sahipleri adım adım yönlendirerek rutin uygulamaların doğru şekilde yapılmasını sağlar. Bu sayede evcil dostlar hem sağlıklı hem de mutlu kalır.

Sakarya Veteriner İle Uzun Vadeli Ağız Sağlığı Planı

Düzenli muayene, profesyonel temizlik ve evde uygulanan bakım, evcil hayvanlarda uzun vadeli ağız sağlığının temelini oluşturur. Sakarya veteriner klinikleri, tüm bu adımları bütüncül bir plan dahilinde uygular. Sakarya veteriner ekipleri, rutin kontrollerle hayvanın ağız sağlığını sürekli takip eder ve gerektiğinde bakım programını günceller.

Uzun vadeli ağız sağlığı planı, sadece diş sorunlarını önlemekle kalmaz, aynı zamanda hayvanın genel sağlığını da destekler. Sakarya veteriner merkezleri, sahipleri bilgilendirerek ağız sağlığı ile ilgili farkındalığı artırır ve evcil dostların yaşam kalitesini yükseltir. Düzenli bakım ve profesyonel destek, evcil hayvanların hem bedensel hem ruhsal sağlığını korur.

Profesyonel Microblading Pigmentleriyle Tanışın

Kalıcı makyaj sektöründe kullanılan pigmentlerin kalitesi, uygulamanın sonucunu doğrudan belirler. Doğru kalıcı makyaj pigmenti, işlem sonrası renk stabilitesini korur, ciltte istenmeyen ton değişimlerini engeller ve daha doğal sonuçlar sağlar. Noah PMU, profesyonellerin ihtiyaç duyduğu pigment yoğunluğu, renk dayanıklılığı ve cilt uyumluluğunu bir araya getirerek PMU uzmanlarının ihtiyaçlarını karşılayan kapsamlı bir ürün yelpazesi sunar.

Kalıcı Makyaj Pigmentlerinde Stabil ve Yoğun Renkler

Noah PMU’nun öne çıktığı en önemli alanlardan biri, yüksek yoğunluklu ve stabil renkler sunan kalıcı makyaj pigmentleridir. Özellikle kaş uygulamalarında kullanılan microblading boyası ve pudralama kaş pigmenti, hem yeni başlayanların hem profesyonel PMU sanatçılarının işlem sırasında daha kontrollü çalışmasına yardımcı olur.

Bu pigmentlerin avantajları:

       •      Cilt altına eşit dağılma

       •      Zamanla solma veya grileşme riskinin minimum olması

       •      Microblading, powder brows ve hybrid brow tekniklerine uyum

       •      Farklı fototiplere uygun geniş renk skalası

Noah PMU pigmentleri; kaş, dudak ve eyeliner uygulamalarında tutarlı sonuç verir. Özellikle dudak renklendirme pigmenti kategorisinde, uzun süre canlı kalan tonlar tercih edilir.

Microblading Boyası ve Pudralama Kaş Pigmentinde Profesyonel Formüller

Microblading uygulamalarında kullanılan boyanın kıvamı, yoğunluğu ve formülü işlem kalitesini belirler. Noah PMU microblading boyası, kıl tekniğinde belirgin ve net çizgiler oluşturmak için optimize edilmiştir. Bu sayede pigment hem deriye doğru seviyede yerleşir hem de iyileşme sonrası doğal bir görünüm sağlar.

Pudralama (powder brows) için geliştirilen pigmentler ise daha yumuşak geçişler, homojen bir dağılım ve doğal bir gölgelendirme etkisi sunar. Bu pigmentler yağlı, kuru ve karma ciltlerde yüksek performans gösterir.

Dudak ve Eyeliner İçin Özel Pigment Seçenekleri

Kalıcı makyaj yalnızca kaş uygulamasından ibaret değildir. Dudak ve eyeliner işlemleri için pigment seçimi çok daha hassastır.

Noah PMU dudak pigmentleri, dudak renklendirme işlemlerinde uzun süre canlı kalan tonlar sunar. Koyu, soft ve nötr ton seçenekleri sayesinde her müşteri tipine uygun doğal sonuçlar elde edilir.

Eyeliner pigmentleri ise akma yapmayan, stabil kalan, iyileşme sonrası net çizgiler sunan özel bir formül ile hazırlanmıştır.

Kalıcı Makyaj Cihazı ve Kartuş Seçiminde Doğru Tercih

Bir PMU uzmanının elindeki en önemli araçlardan biri de cihazdır. Kalıcı makyaj cihazı, kullanılan pigmentin performansını doğrudan etkiler. Noah PMU cihazları ve iğne kartuşları şu avantajları sunar:

       •      Düşük titreşimle yüksek kontrol

       •      Stabil iğne çıkışı

       •      Dudak, kaş ve eyeliner uygulamalarına uygun model seçenekleri

       •      Tek kullanımlık steril kartuşlar

Bu özellikler sayesinde pigment daha homojen yayılır ve uygulama sonrası iyileşme süreci daha stabil olur.

PMU Uzmanları İçin Güvenilir Ürün Çeşitliliği

Noah PMU, profesyonel kalıcı makyaj uzmanlarının ihtiyaç duyduğu tüm ürün kategorilerine sahiptir:

       •      Kalıcı makyaj pigmentleri

       •      Microblading boyası

       •      Pudralama kaş pigmentleri

       •      Dudak renklendirme pigmentleri

       •      Eyeliner pigmentleri

       •      Kalıcı makyaj cihazları

       •      PMU iğne kartuşları

       •      Uygulama yardımcı ürünleri

Markanın ürünleri, hem işlem sırasında hem iyileşme sonrasında tutarlı sonuçlar almak isteyen PMU sanatçıları tarafından tercih edilir.

Noah PMU ile Her Uygulamada Profesyonel Kalite

Kalıcı makyaj sektöründe başarı; doğru pigment, doğru teknik ve doğru cihaz kombinasyonuna dayanır. Noah PMU, sektör profesyonelleri tarafından tercih edilen, uzun ömürlü renkler ve stabil uygulama sonuçları sunan ürünleriyle öne çıkar.

Kaş, dudak veya eyeliner… Hangi işlem olursa olsun, doğru pigment ve doğru cihazı seçmek fark yaratır. Noah PMU, bu farkı yaratmak isteyen uzmanlara güvenilir bir temel sunar.

Yabancı Dizilerle Dünyayı Evinize Getirin

Farklı kültürleri keşfetmek ve uluslararası yapımların büyüleyici atmosferini yaşamak isteyenler için Yabancı Diziler mükemmel bir seçimdir. “Bir dizi, dünyayı adım atmadan gezmenin en kolay yoludur” sözü bu deneyimi en iyi anlatan ifadedir.

Amerikan, İngiliz, Kore, İspanyol ya da İskandinav yapımları… Her biri kendine özgü tarzı, senaryosu ve oyunculuk performanslarıyla izleyiciye geniş bir perspektif sunar. Bu diziler sayesinde hem yeni kültürleri tanımak hem de farklı anlatım tekniklerini keşfetmek mümkündür.

Günümüzde yabancı diziler, dünya çapında milyonlarca izleyiciyi kendine bağlamayı başarıyor. Konuların çeşitliliği, kaliteli prodüksiyonlar ve etkileyici karakterler bu başarının arkasındaki temel unsurlardır. Kullanıcılar, ilgi alanlarına göre birçok farklı yapımı kolayca bulabilir.

Düzenli güncellenen içerikler sayesinde popüler dizilerden yeni yapımlara kadar her kategoride seçenek her zaman geniştir. Böylece izleyici, her zaman yeni bir hikâyeye adım atma şansı bulur.

https://www.filmdiziizle.com.tr/Kategori/yabanci-dizi

“Kızlarla Konuşulacak Konuların Gücü: Sohbette Ritmi Yakalayan Stratejiler”

Birçok kişi için kızlarla konuşulacak konular bulmak zorlayıcı olabilir. Oysa doğru stratejilerle sohbet hem doğal hem de etkileyici bir şekilde ilerler. İyi bir iletişimin temelinde merak, samimiyet ve karşı tarafı gerçekten tanıma isteği vardır.

Sohbet, iki kişinin ortak ritmidir” sözü bu süreci mükemmel şekilde açıklar. İletişime hafif konularla başlamak, sohbetin akıcı ilerlemesini sağlar. Hobiler, müzik, seyahat deneyimleri gibi alanlar karşılıklı bağlantı kurmayı kolaylaştırır.

Açık uçlu sorular sohbeti açar ve karşı tarafın kendini ifade etmesine yardımcı olur. Bu süreçte dikkatli bir şekilde dinlemek, iletişimi daha derin ve anlamlı bir hale getirir.

Doğru konular seçildiğinde sohbet yalnızca kelime alışverişi olmaktan çıkar; iki kişi arasında güçlü bir etkileşime dönüşür. Bu nedenle ne konuşulacağı kadar, nasıl bir enerjiyle konuşulduğu da önemlidir.

Ana Sayfa

Katılım Bankacılığında Yükselen Değer: Hayat Finans’ın Etik Finans Yaklaşımı

Finans dünyasında etik kriterler giderek daha fazla önem kazanıyor. Özellikle katılım bankası tercih eden kullanıcılar, güvenli ve sürdürülebilir bir finans modeli arıyor. Hayat Finans, katılım bankacılığı prensiplerini modern teknolojilerle birleştirerek müşterilerine güçlü bir deneyim sunuyor.

Katılım bankalarının temelinde risk paylaşımı ve reel ekonomiye katkı bulunur. Hayat Finans da elde ettiği gelirleri adil şekilde paylaştırarak kullanıcılarının tasarruflarını değerlendirir. Bu model sayesinde hem güven hissi artar hem de uzun vadeli kazanç sağlanır. “Adaletli bir paylaşım, güçlü bir finans kültürü oluşturur.

Hayat Finans’ın sunduğu çözümler sadece hesap yönetimiyle sınırlı kalmaz; ticari finansmandan bireysel ürünlere kadar geniş bir hizmet ağı içerir. Kullanıcılar hem tasarruflarını korur hem de ekonomiye doğrudan katkıda bulunur.

Katılım bankacılığında güvenilir bir kurum arayanlar için Hayat Finans, etik yaklaşımı ve yenilikçi dijital alt yapısıyla dikkat çekiyor. Hem bireyler hem işletmeler için güçlü bir alternatif oluşturuyor.

https://hayatfinans.com.tr

Masalsı Ülke Özbekistan İzlenimlerim -18-

Magaki Attari Camii

Gönül UYANIKTIR

Buhara’ya akşam çökerken, son bir durağımız kalmıştı. Özbekçe Chor Minor’a (Dört Minare) ulaştığımızda caminin üç minaresi sarı ışıklar altında, bir minaresi de bizim baktığımız açıdan karanlıkta görünüyordu. Halife Niyaz-kul Medresesi olarak da bilinen ancak, bugün mevcut olmayan bir medrese için inşa edilmiş olan tarihi bina ‘Kültürel Miras’ anıtı olarak korunuyor ve Dünya Miras Alanı Buhara’nın Tarihi Merkezi’nde yer alıyor.
Türkmen kökenli zengin bir Buharalı olan Halife Niyaz-kul tarafından 19’ncu yüzyılda yaptırılmış. İbadet ve öğrenciler için barınma olmak üzere iki işlevi olan bina, yıkılan medresenin bir parçası. Yapının Buhara mimarisinde bir benzeri de bulunmuyor. Farklı dış görünüşüne rağmen, Orta Asya camilerinin tipik iç mekanlarına sahip

Buhara’daki son ziyaretlerimizi Magaki Attari ve Chor Minor (Dört Minare) ye yaptık.


DÖRT MİNARE DÖRT DİNİ Mİ YANSITIYOR?
Chor Minor kuleleri minare olarak değil, depolama için kullanılıyor, sadece birinde üst kata çıkan bir merdiven bulunuyor. Hepsi mavi seramik fayanslarla kaplı ve her biri farklı dekoratif motiflere sahip dört kubbedeki süslemeler; bazı kaynaklarda Zerdüşt, İslam, Hristiyan ve Budist olarak dört dini yansıttığı şeklinde yorumlanıyor. Günümüzden 30 yıl önce yeraltı akıntısı nedeniyle bir kulesi çöken yapı, tamiratının ardından, kentin en önemli yapıları arasındaki yerine geri dönüyor.

Buhara’da veda yemeği


BUHARA’YA VEDA YEMEĞİ
Özbekistan’a veda etme zamanı yaklaştıkça içimizi hüzün kaplıyor. Ama dönüp dolaşıp gideceğimiz yer kürkçü dükkanı diye şakaya vuruyoruz. Buhara’da akşam yemeğimizi yiyip, otelimize gideceğiz ve yarın beş saatlik Kızılkum Çölünü geçme macerasına çıkacağız.
Edirne Lisesinden Yetişenler Derneği ve (ELYD) ve Pronto Tur’un otel ve restoran konusundaki hassasiyeti doğrultusunda şehrin en güzel restoranlarından birinde akşam yemeği yiyoruz. Ülkedeki geleneksel yapı karakteristiği gereğince oymalı bir kapıdan bahçeye giriliyor ve üç tarafı binaya ait restoran bölümleriyle çevrili. Alt katlarda mutfak depo, üst katlara çıkan merdivenler bulunuyor. Hava güzel olduğu için bahçede de yemek yiyenler bulunuyor.
Yemeğin ardından dört yıldızlı Sahid Zarafshon otelde konaklıyoruz. Odalar çok temiz ve rahat. Erken yatalım, dedikçe uykum kaçıyor. Hayatımda bir ilki yaşayıp, çölden geçeceğim. Gözümün önüne kum tepeleri ile kaplı, engebeli bir kum deryası ve develerin üzerinde çölü aşmaya çalışan tacirler tablosu geliyor. Adeta sinema filmi çekiyor, senaryosunu yazarken de uyuyorum.

Çölde kumanya ve çayla kahvaltı


ÇÖLDE ÇAY VE KAHVALTI
Sabah 05.00’te zilimiz çalıyor. Duş alıp valizlerle lobiye iniyor, giderek sayıları artan torbalarla birlikte bir başka otobüse taşıyoruz. Çünkü kafilemizin yükü fazla olduğu için Semerkant’tan sonra yüklerimiz bir başka araçla taşınıyor.Otelden ayrılmadan önce Rehberimiz Said Köseoğlu ve Yerel Rehberimiz Sümeyya sabah kahvaltısı olarak hepimize büyükçe bir kumanya poşeti dağıtıyor. Bu kahvaltı işini çölde istisna olarak bulunan bir kafe markette gidereceğimizi öğreniyoruz. Çöl hakkında kafamda ilk kez bu sırada soru işaretleri beliriyor.
ŞEHİR SABAHA TERTEMİZ
Şehrin merkezinden uzaklaştıkça sokak lambalarının feri de azalıyor. Uzun aralıklarla sıralanmış lambaların yardımıyla sokakları süpüren kadın işçileri fark ediyorum. Süpürüyor ve topladıklarını da poşetlere doldurup belirli yerlerde bırakıyorlar. Demek ki, sabahları temiz bir kente uyanmanın nedeni bu! Kafamda, sürekli buraları ülkemle, kentimle bir terazinin kefelerine koyup duruyorum. Bu disipliner sistemin kaynağının ülkenin geçirdiği aşamalarda saklı olduğu anlaşılıyor.
Otobüste genel halimiz yarı uyur, yarı uyanık. Çölde çay içip kahvaltı yapacağımız mekana ulaşmayı bekliyoruz… Çölde Çay diye düşününce bu isim bir çağrışım yapıyor ve arama motoruna yazıyorum. Gerçekten bu isimde Bernarda Bertolucci’nin bir filmi varmış…!
Mola yerine varıyoruz, Buhara’dan Hive’ye uzanan çöl yolunun sağında ve ilk 50 kilometresinde yoldan içeriye doğru bir girintide park etmiş birkaç araç görüyoruz. Kafe-marketin dış görüntüsü çadır gibi ama içerde kocaman bir yemek salonu var. Kapıya yakın upuzun bir masanın çevresine oturup kumanyamızı açıyoruz. İki etli sandviç, bir meyve suyu, elma, bir de küçük parça kek. Hiç benlik değil! Bir garson da sarı renkli çayı getiriyor. Bu ülkede beğenmediğim tek şey de bu çay! Ayrıca bardaktan değil de porselen kaselerden içiliyor! Rehberimiz işletme sahibi sandığım biriyle hararetli bir şekilde konuşurken biz de tuvalet ihtiyaçlarımızı görüyoruz, çünkü gidecek yolumuz uzun…!
( YARIN : Kızılkum Cölü, bildiğimiz çöllerden değil)

Tarım mı? Sanayi mi?

DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, DSİ’nin Meriç Nehri’nden sanayi tesislerine su sağlanması yönündeki yeni projesi üzerine, bölgedeki su kaynaklarının tarım yerine sanayiye yönlendirilmesinin ciddi riskler doğuracağına dikkat çekerek tepki gösterdi.Yeraltı sularının aşırı çekim nedeniyle dibe vurduğunu ifade eden Erkin, iklim değişikliği ve kuraklık giderek sulu tarımı olumsuz etkilerken, sanayi tesisleri için tarımı unutup Meriç Nehri’nden sanayi suyu teminini öne çıkarmanın bölge tarımına verilecek en büyük zarar olduğunu bildirdi.

Erkin, “Tarımsal sulamalar, sanayi suyuna tercih mi?”  sorusunu başlığına çektiği yazılı açıklamasında, Edirne ana su kaynağı olan, Meriç, Tunca, Arda, Ergene ve Kızıl Nehir den oluşan Meriç Nehri ana kolu olarak yılda ortalama olarak 8 milyon m3 suyu Saros Körfezi’ne taşıdığını belirtti. Bulgaristan’dan gelen Meriç kolunun kısmen kirli, Ergene’nin ise “4. sınıf kirli” olarak ana kolu beslediğini hatırlatan Erkin, Ergene Vadisi’ndeki sanayi tesislerinin yeraltı suyunu kullanıp kirleterek dereye boşaltmasının 45 yıldır telafisi mümkün olmayan zararlar doğurduğunu vurguladı.

DSİ emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin

ERGENE’DE 45 YILDIR KİRLİLİK!

Sanayi kesiminin çevresel yatırımlardan kaçındığını ifade eden Erkin, “Sanayi kesimi para harcamayıp her şeyi devletten beklemektedir. Hükümetler de sanayiciyi diğer sektörlere göre kayırdığından, çevreye ve insan yaşamına zarar verecek uygulamalara göz yumulmuştur” dedi. Erkin açıklamasında şunlara yer verdi:

“ Ergene vadisindeki yeraltı suyunu kullanan gayri nizami sanayi tesisleri bu suları kirletip Ergene Nehri’ne deşarj etmeleri sonucu 45 yıldır Ergene vadisi doğal yapısına başta insanlar olmak üzere canlılara telafisi mümkün olmayan zararlar verilmektedir. Şimdi de Meriç Nehri’nden sanayi suyu alınmak istenmektedir. Bunu kurumda çalıştığım yıllarda bende destekliyordum. Lakin maalesef sanayi kesimi para harcamayıp her şeyi devletten beklemektedir. Ne yazık ki hükümetler de sanayiciyi diğer sektörlere göre kayırdığından sanayici de elini taşın altına solmayıp gerektiğinde çevreye ve insan yaşamına zarar verecek uygulamalara göz yumulmaktadır. Bunun canlı örneğini de 45 yıldır Ergene kirliliğini yaratan sanayi bölgemizde yapılan uygulamalardan görüyoruz.

Özellikle yeraltı suları çekilerek proses işlemleriyle kirletilip sözde arıtma yapılarak Ergeneye deşarj edilmektedir. Yeraltı suları aşırı seviye düşümü yaşamaktadır. Bu yüzden kurumda çalıştığım yıllarda hazırladığımız proje ile yeraltı suları yerin sanayicilerin ihtiyacı olan suyun Yoncalı Barajı’ndan karşılanması düşünülmüştü. 2007 yılında Çerkezköy – Çorlu hinterlandındaki sanayi tesisleri için uygulama projesi DSİ tarafından hazırlanan Yoncalı Barajı inşası için sanayiciler ile protokol de yapılmıştı. Lakin masraf olur düşüncesiyle sanayiciler barajın yapılmasından vazgeçtiler. Bütün gelişmiş ülkelerde sanayi proses suları geri dönüşüm amacıyla işlemlerden geçirilerek birçok proseste kullanılarak hem su tasarrufun yapılmakta hem de tesise ekonomik katkı sağlamaktadır.

ÇOĞU TESİS ARITMA İŞLEMİ YAPMIYOR

Maalesef Çerkezköy – Çorlu – Lüleburgaz hinterlandındaki sanayi tesislerinin çoğu arıtma işlemlerini yapmadığı gibi atık suların geri dönüşümünden de yararlanmamaktadır. Ergene kirliliğini çözmek için mevcut arıtmaların çalıştırılması hatta ileri arıtma sistemlerine dönüşmesi gerekirken, arıtıldığı söylenen atık suların ‘Marmara Denizi’ne Derin Deşarj Edilmesi Projesi’ yapıldı. Lakin oluşturulan yeni arıtma tesislerine fabrika bağlantılarının yapılmadığı için derin deşarj sistemin çalışmadığı söyleniyor. Zaten maalesef Ergene’de aynı kirlilikte akıyor. Ergene kirliliği ile baş edilmiyor, edilemiyor. Müzminleşen Ergene kirliliğine bölge insanları ve bölge doğal yapısı alıştı gözüyle bakılıyor.

Şimdi de yeraltı suları dibe vurduğu için DSİ yatırımı olarak Meriç Nehri’nden su getirme projesi peşindeler. Bu da yapılsın, lakin yıllardır suya hasret yamaç araziler başta olmak üzere sulanacak tarım arazileri dururken, maliyeti 25 milyar TL’den fazla olacak bir projenin sanayiciler için yapılması, adaletsizlik ve hakkedilmeyen bir projedir. Çünkü bu sanayiciler yüzünden Ergene Vadisi telafisi mümkün olmayan zararlara uğramıştır. Bu bölgenin kayıplarını kim ödeyecek? Hiçbir ülkede böyle bir zarar verecek sanayileşmeye izin verilmemiştir.

İklim değişikliği ve kuraklık giderek sulu tarımı olumsuz etkilerken, sanayi tesisleri için tarımı unutup Meriç Nehri’nden sanayi suyu teminini öne çıkarmak bölge tarımına verilecek en büyük zarardır. Sanayiciler bu projeyi kendileri finanse ederek yapmalıdır.

Sanayi tesislerine alınacak su mevcut Çakmak Barajı su alma bölgesinden planlanmış olup 160 km mesafeden 3m çaplı borular ile 7,5 m3/s su debisi ile yılda 227 milyon m3 su Meriç’ten çekilecektir. Su alma yerinin Çakmak Barajı su alma bölgesinden daha aşağıya alınması tercih edilmeli. Tarımsal sulamanın Edirne ve Trakya arazileri için ne kadar önemli olduğu çok açıktır. Bu arazilerin en yüksek noktası ortalama denizden yüksekliği 70 m’dir. Anadolu’da birçok sulama şebekesinde bu yüksekliğin üstünde pompaj sulamaları çok fazladır. Kaldı ki Trakya arazilerinin sulama verimleri çok daha yüksektir. Bu yüzden bölgemizdeki DSİ sulama projelerinin ülke ekonomisine katkıları çok daha fazla olacaktır. Bölgemizin bu önemeli avantajı görmezden gelinip, bu avantaj sanayi sulamasına tercih edilmemelidir.

Su kaynağı yönünden iyi bir su yönetimi ile tarımsal sulama öncelikli olarak Meriç başta olmak üzere su kaynaklarımız her sektöre yetecektir. Meriç Nehri’nden sanayi için düşünülen projeye harcanacak para ile Edirne’nin sulama yatırımlarının tamamına yakını bitirilebilir. Geç kalınmış bölge sulama yatırımlarının biran önce bitirilmesi ile bölge insanına azda olsa vefa borcu ödenmiş sayılır.”

Noel alışverişinde ‘fırsatçılık’ uyarısı!

Olgay GÜLER

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Sezai Irmak, son dönemde Noel alışverişi için şehre gelişlerinde yoğunluk yaşanan Bulgar ve Yunan turistlere karşı bazı esnafların fırsatçılık yaptığı belirterek, uyarılarda bulundu.

ETSO Başkanı Sezai Irmak, komşu ülke Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelen turistlere yönelik bazı esnafın fırsatçılık yaptığını söyledi. Fırsatçılığın müşteri ve güven kaybına yol açacağını söyleyip esnafı duyarlı olmaya çağıran Irmak, yetkilileri de gerekli kontrolleri yapmaya davet etti. 

‘FAHİŞ FİYAT UYGULADIKLARINI KENDİM GÖRDÜM’

Kentte, yılın belli dönemlerinde Balkanlardan gelen turist akınında bir azalma olduğunu söyleyen Irmak, “Gurbetçi sezonu, yani haziran, temmuz, ağustos, eylül kısmen, bir de Christmas’ın bir iki gün öncesinden ocak sonlarına kadar. Yazın sebebi gümrüklerdeki yoğun kuyruklar, kış sebebi de Christmas tatili. Akabinde kış şartları, oradaki dağlık yörelerdeki hava şartlarından dolayı. Diğer boyutu da iyi esnaflarımızı tenzih ederek söylüyorum. Bir kısım esnaflarımız fırsatçılık yapıyor. Ben bu ilde 50 yıldan beri ticaret yapıyorum. 50 yıldan beri dönem dönem esnaflarımızın gurbetçileri, transit geçen yolcuları kaçırdığını, bunlara hileli mal sattıklarını, fahiş fiyat uyguladıklarını bizzat müşahede ettim” dedi.

‘HEPİMİZ DUYARLI OLALIM’

Kendini aldatılmış hisseden müşterinin daha çok müşteri kaybına yol açacağına dikkat çeken Irmak, “Bu durum 80’li yıllarda konu olmuştu. Edirne içinde gurbetçilerin kuyruklarının Kırklareli kavşağına uzandığını bilirim. Sonra bu kuyruklar bitti. 1980’lerde çevre yolu yapıldı ama sadece çevre yolu etken değil. Gurbetçi bir sonraki yıl gelişinde buradan peynir almış tenekeyle, içinden ekşimik çıkmış. Zeytinyağı almış ama içinden karışık yağ çıkmış. Bunlar insanları rahatsız etti. Nasıl olsa yabancı bir daha gelmez diye 10 liralık malı, 15 liraya satmış. Mutsuz giden aldatılmış bir müşteri bu aldatıldığını 100 kişiye anlatır, memnun olan müşteri o kadar anlatmaz. Ama aldatılan bunu herkese anlatır ve Edirne uzun süre bunun sıkıntısını çekti. Şimdi buradan dışarıdan gelişi fırsat sayan esnaflarımızı uyarmış olayım. Böyle yapmasınlar. Ticaret Müdürlüğü, Ticaret Bakanlığımızın elemanları, belediyemizin zabıta elemanları bunları denetlemekle mükellef olanlar, lütfen kurallara uyup etiket kontrolü, fiyat kontrolleri yapsınlar. Biz de hepimiz duyarlı olalım. Fahiş fiyat gördüğümüzde gereğini yapalım” diye konuştu.