Negatif huylar, beynin şeytanın emrinde olduğunun göstergesi!.. Pozitif huylar ise, beynin ve ruhun “Yaratan’dan ötürü” Rabbin emrinde olduğunun göstergesi. İnancın AÇIK YEŞİLİDE olur, KOYU YEŞİLİDE!.. Açık yeşillerin koyu yeşil e gelişmesi beklenir!.. İnancın yargılanması bizde değil, Allah’a aittir. Kim birinin inancını yargılarsa, “Allah’a şirk..yani ortak koşmuş olur” ki affedilmez bir suç olduğu bildirilmiştir. Hep, Kuran’dan öğrenip yazdığım gibi, insan için iki seçim hakkı var, ya Allah’a, emirlerine iman, veya şeytanın cebine gidiş!.. “Ben, (Haşa) ne Yaratan’a ne de şeytana inanmıyorum, beynim var, namusumla yaşarım” diyenler… Zaten şeytanın cebindedirler de farkında değillerdir!.. Çünkü şeytandan tek koruyucu Allah’tır. Gönlünde Allah ve yol vazifesi yoksa ve “Yalnızım” diyorsan, şeytana karşı hiç şansın yok!.. Pozitif huylar: Cümle âleme faydalı olan, beyinsel ve ruhsal işleyiş. Negatif huylar: Cümle âleme zararlı olan, beyinsel ve ruhsal işleyiş. Bu gerçeklik tanımlarına göre, insanlığın çoğunluğu ne alemde acaba, sizce?..
Ve bu insan çoğunluğu, bu gidişle neyi hak eder, acaba, sizce?..
Kuran’ı Kerim. Sure 16/Ayet 97: Erkek ve kadından her kim, inanmış olarak iyi bir iş yaparsa, onu hoş bir hayatla yaşatırız. Onların ücretlerini yaptıklarının en güzeliyle veririz.
Türkiye’nin en kapsamlı düğün planlama platformu Düğün Tarihi, çiftlerin mutluluğa giden yoldaki en büyük destekçisi oluyor. En şık mekanları, en profesyonel hizmet sağlayıcılarını ve en uygun fiyat avantajlarını tek bir noktada buluşturan marka, sektördeki liderliğini perçinliyor.
Evlilik hazırlığı yapan çiftlerin en büyük kabusu olan zaman yönetimi ve bütçe planlaması sorunları, Düğün Tarihi markasının sunduğu teknolojik altyapı ve geniş hizmet ağı sayesinde tarih oluyor. “Düğününüzü Unutulmaz Hale Getiriyoruz” mottosuyla yola çıkan ve kısa sürede binlerce çiftin güvenini kazanan platform, sadece bir arama motoru değil, aynı zamanda kişisel bir düğün asistanı gibi çalışarak kusursuz aşkın başlangıcını garanti altına alıyor. Sektöre yön veren vizyonuyla Düğün Tarihi, çiftlere stresli bir hazırlık süreci yerine, keyifle hatırlanacak bir planlama deneyimi sunmaktadır.
Düğün Organizasyonlarında Sıfır Hata, Maksimum Memnuniyet
Düğün, insan hayatındaki en özel dönüm noktalarından biridir ve bu özel günün telafisi yoktur. Bu bilinçle hareket eden Düğün Tarihi, bünyesindeki tüm hizmet sağlayıcılarını titiz bir elemeden geçirerek çiftlerin karşısına çıkarmaktadır. Platform, Türkiye’nin dört bir yanındaki binlerce mekanı ve firmayı; kalite standartlarına, kullanıcı yorumlarına ve fiyat performans dengesine göre analiz eder. Çiftler, Düğün Tarihi sayesinde hayallerindeki konsepti belirledikten sonra, kendilerine en uygun seçeneklere saniyeler içerisinde ulaşmaktadır.
Düğün sürecinin en yıpratıcı kısmı olan bütçe yönetimi, markanın şeffaf fiyat politikası ile kontrol altına alınmaktadır. Piyasadaki fahiş fiyat artışlarına karşı çiftlerin yanında duran Düğün Tarihi, mekanlarla yaptığı özel protokoller sayesinde, kullanıcılarına piyasa koşullarının altında, avantajlı fiyatlar sunar. Lüks ve estetikten ödün vermeden, her bütçeye uygun çözümler üreten platform, çiftlerin ekonomik kaygılarla hayallerini ertelemesinin önüne geçer.
Düğün planlamasında catering’den fotoğrafçıya, gelin arabasından orkestraya kadar onlarca farklı kalemi koordine etmek gerekir. Düğün Tarihi, tüm bu ihtiyaçları tek bir panel üzerinden yönetme imkanı tanır. Çiftler, platform üzerinden firmalardan teklif alabilir, portfolyoları inceleyebilir ve birebir iletişime geçebilirler. Bu entegre sistem, organizasyonun her aşamasında çiftlere büyük bir zaman tasarrufu ve operasyonel kolaylık sağlar.
İhtişamın Adresi: Seçkin Düğün Salonu Alternatifleri
Düğün salonu, klasikleşmiş düğün anlayışının modernizmle harmanlandığı, konforun ve şıklığın ön planda tutulduğu mekanlardır. Özellikle mevsim koşullarından etkilenmek istemeyen ve kalabalık davetli listesine sahip çiftler için salonlar vazgeçilmezdir. Düğün Tarihi, portföyünde bulundurduğu yüksek tavanlı, kolonsuz ve ferah salonlarla, sektördeki mekan kalitesini yukarı taşımaktadır.
Düğün salonu arayışında olan çiftler için en kritik kriterler; lokasyon, havalandırma sistemleri ve dekorasyon esnekliğidir. Platformda listelenen mekanlar, şehrin en merkezi noktalarında yer alırken, otopark ve ulaşım kolaylığı gibi lojistik detayları da çözüme kavuşturmuştur. Düğün Tarihi üzerinden incelenen salonlar, son teknoloji iklimlendirme sistemlerine sahip olup, davetlilere ferah bir ortam vadeder. Ayrıca, çiftlerin isteklerine göre şekillenebilen masa düzeni ve süsleme seçenekleri, standart bir salon düğününü kişiselleştirilmiş bir masala dönüştürür.
Düğün salonu tercihlerinde ışık ve ses sistemlerinin kalitesi, eğlencenin dozunu belirler. Düğün Tarihi onaylı mekanlar, profesyonel akustik düzenlemeleri ve sahne şovlarına uygun altyapıları ile konser tadında bir organizasyon sunar. Marka, mekanların teknik yeterliliklerini bizzat denetleyerek, düğün günü yaşanabilecek en ufak bir aksaklığa dahi tahammül göstermez. Bu disiplinli yaklaşım, çiftlerin Düğün Tarihi markasına duyduğu güvenin temelini oluşturur.
Kır düğünü, son yıllarda çiftlerin en çok talep ettiği, özgürlüğü ve romantizmi simgeleyen trendlerin başında gelmektedir. Yeşilin her tonunun şahitlik ettiği bu organizasyonlar, doğru planlanmadığında riskli olabilir. Ancak Düğün Tarihi, açık hava organizasyonlarındaki uzmanlığı ile bu riskleri ortadan kaldırır. Platform, sadece görsel olarak değil, altyapısal olarak da kusursuz bahçeleri ve koruları çiftlerle buluşturur.
Kır düğünü yapmak isteyen çiftler için en önemli detay, mekanın doğal güzelliği ile sunulan hizmetin kalitesinin dengeli olmasıdır. Düğün Tarihi, deniz kenarından orman içine, tarihi kasırlardan modern çiftlik evlerine kadar geniş bir kır düğünü mekanı yelpazesi sunar. Platformda yer alan bu mekanlar, beklenmedik hava değişimlerine karşı tente sistemleri veya kapalı alan alternatifleri sunarak, eğlencenin hız kesmeden devam etmesini garanti eder.
Kır düğünü atmosferine uygun bohem, rustik veya vintage dekorasyonlar, Düğün Tarihi‘nin anlaşmalı çözüm ortakları tarafından profesyonelce uygulanır. Sıradan bir açık hava etkinliğini, Pinterest panolarını aratmayacak bir görsel şölene dönüştüren marka, çiftlerin hayal gücünün sınırlarını zorlar. Ayrıca açık havada yemek servisinin zorluklarını bilen marka, hijyen ve lezzet konusunda tam not almış catering firmalarıyla çalışarak misafir memnuniyetini zirveye taşır.
Düğün Tarihi: Mutluluğa Giden En Kısa Yol
Düğün sektörü, yenilikleri takip etmeyi ve hızla adapte olmayı gerektirir. Düğün Tarihi, geliştirdiği kullanıcı dostu arayüz ve yapay zeka destekli öneri sistemleriyle, çiftleri karmaşık arayışlardan kurtarır. Marka, “Kusursuz Aşkın Başlangıcı” sloganının altını doldurmak için 7/24 çalışmakta ve platformunu sürekli güncel tutmaktadır.
Düğün hazırlığındaki çiftler için güvenilir bir liman olan Düğün Tarihi, sadece mekan bulmakla kalmaz, aynı zamanda blog yazıları, trend takipleri ve uzman tavsiyeleriyle de rehberlik hizmeti sunar. En şık mekanları en uygun fiyatlarla sunma iddiasını başarıyla sürdüren platform, binlerce mutlu çiftin referansıyla büyümeye devam etmektedir.
Düğün planlamak artık zorlu bir görev değil, Düğün Tarihi ile keyifli bir süreçtir. Hayallerinizdeki düğüne kavuşmak için ihtiyacınız olan her şey, bu güçlü platformda sizleri bekliyor.
Düğün Tarihi Hakkında
Düğün Tarihi; evlenecek çiftleri, düğün mekanları ve organizasyon firmalarıyla dijital ortamda bir araya getiren lider bir pazar yeri girişimidir. Kullanıcılarına zamandan ve bütçeden tasarruf sağlayan marka, geniş tedarikçi ağı ve güvenilir hizmet anlayışıyla Türkiye’nin düğün sektörüne yön vermektedir.
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı emekli öğretim üyelerinden Prof.Dr. Zeki Hoşcoşkun, 71 yaşında yaşamını yitirdi.
TÜ’nün emektar doktorlarından, Prof.Dr. Hoşcoşkun için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Törene, Edirne Valisi Yunus Sezer, TÜ Rektörü Prof.Dr. Mustafa Hatipler, meslektaşları, öğrencileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Prof.Dr. Hoşcoşkun, öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Osmanlı Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Edirne’nin Lalapaşa ilçesine bağlı Çallıdere Köyü Muhtarı Galip Aydın 66 yaşında hayatını kaybetti.
Bir süredir yakalandığı hastalık nedeniyle tedavi gören Çallıdere Köyü Muhtarı Aydın, vefat etti. Aydın’ın ölümü, başta köy olmak üzere ilçe ve il genelinde derin üzüntüye neden oldu. Merhum Remziye Aydın ve Galip Aydın’ın oğlu, Adil ve merhum Nuray’ın ağabeyleri, Seher Aydın’ın eşi, Aslı Korkmaz, Simge Aydın Ekiz, Erhan Korkmaz, Azra ve Poyraz’ın dedeleri, DSİ’den emekli, eski hakem ve gözlemci Galip Aydın için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Törene, Edirne Valisi Yunus Sezer, Lalapaşa Kaymakamı Bahadır Yılmaz ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Galip Aydın’ın cenazesi Çallıdere Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) 2026 bütçesi görüşülmeye devam ederken, Tüm Emeklilerin Sendikası Edirne İl Temsilciliği; emekliler, çalışanlar, kadınlar ve gençler için adil bütçe ve insanca yaşam talebiyle basın açıklaması gerçekleştirdi.
İl Temsilciliği tarafından düzenlenen açıklama, Saraçlar Caddesi’nde gerçekleştirildi. Açıklamaya, sendika üyesi emeklilerin yanı sıra, sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi. Açıklamada, bütçenin saraylara, yandaşlara, savaşa değil; halkın sofrasına, sağlığına, barınmasına ve geleceğine ayrılması gerektiğine dikkat çekildi.
‘YAŞAM HAKKIMIZIN YOK SAYILMASINA DUR DİYELİM’
Açıklamayı okuyan sendikanın il temsilcisi Hasan Kılıç, Türkiye genelinde emeklilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve tüm halkın ortak talebinin adil bütçe, insanca yaşam ve demokratik ülke olduğunu söyledi. Kılıç, “Bugün emeklilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve tüm halkın ortak talebi açıktır: Adil bir bütçe, insanca bir yaşam, demokratik bir ülke. Her geçen gün derinleşen yoksulluk, artan yaşam maliyetleri, hak gaspları ve sosyal güvencesizliğe karşı sözümüzü büyütmek, taleplerimizi ortaklaştırmak ve irademizi alanlarda göstermek için bir araya geldik. Bu nedenle: Tüm üyelerimizi, temsilciliklerimizi, dost kurumları ve Edirne halkını omuz vermeye çağırıyoruz; emeğimizin, alın terimizin, yaşam hakkımızın yok sayılmasına hep birlikte dur diyelim. Gelin, bütçenin saraylara, yandaşlara, savaşa değil; halkın sofrasına, sağlığına, barınmasına, geleceğine ayrılması için hep birlikte ses yükseltelim” dedi.
‘EMEKLİ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR’
Hakların ancak örgütlü mücadeleyle alınabileceğini belirten Kılıç, “Çünkü biliyoruz ki; çare örgütlü gücümüzdür. Bu ülkenin emeklileri, yılların birikmiş emeğini bugün ortak irade ve sendikal dayanışma ile geleceğe taşımaktadır. Haklarımızı savunacak olan da, bu düzeni değiştirecek olan da, insanca yaşamı kuracak olan da örgütlü emeklilerin gücüdür. Taleplerimiz; tüm emeklilere seyyanen zam verilmelidir. En düşük emekli aylığı, en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. Bayram ikramiyesi yılda 4 kez ve asgari ücret düzeyinde olmalıdır. Sağlık ücretsiz ve erişilebilir olmalı, sağlıkta soyguna son verilmelidir. 3600 ek gösterge tüm emekli memurları kapsamalıdır. Emeklilerin sendikalaşmasının önü açılmalı, toplu sözleşme masasında yerimiz olmalıdır. Emekli sadaka değil, hakkını istiyor” diye konuştu.
Olgay GÜLER Trakya Üniversitesi’nin (TÜ), bünyesinde tarihi tren yolu, lokomotif, Lozan anıtı ve müzelerin bulunduğu Karaağaç Yerleşkesi’ne girişleri paralı hale getirmesinin hukuka aykırı olduğunu savunan Edirne Barosu’nun açtığı davada Edirne İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Edirne’nin Karaağaç Mahallesi’nde, tarihi tren garı binası, tren yolu, lokomotif, Lozan anıtı ve müzelerin bulunduğu, TÜ’nün Güzel Sanatlar Fakültesi’nin yer aldığı Karaağaç Yerleşkesi’ne girişler, üniversitenin senato kararıyla 19 Ekim 2024’de paralı hale getirildi. Edirne Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, Edirne Kent Konseyi ve Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği başvurusuyla, uygulamanın iptaline yönelik geçtiğimiz 10 Temmuz’da Edirne İdare Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, 28 Kasım’da görülen duruşmayla, Edirne Barosu’nun başvurusunu haklı bularak yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
‘HUKUKA VE MEVZUATA UYGUN DEĞİL’ Kararda, idarenin kendisine tanınan yetkileri kanunun çizdiği sınırlar içinde, amacı dışında ve gelir elde etme veya farklı saiklerle kullanamayacağına yer verilerek, “Kamuya açık bir alanın ziyaretini ücretlendirme, kullanıcılara mali yükümlülük getirme konusunda açık bir yetki tanımadığı; nitekim Karaağaç Yerleşkesi’nde bulunan Lozan anıtı, tarihi tren yolu ve müzelerin nitelikleri itibarıyla yalnızca üniversite öğrencilerine değil, genel kamuya açık kültürel ve tarihi alanlar olduğu, her ne kadar üniversite yerleşkeleri hizmet gerekleri çerçevesinde güvenlik, düzen ve giriş-çıkış kontrolü amacıyla makul sınırlamalara tabi tutulabilse de, bu alanların niteliği gereği kamuya açıklığının idarenin kanuni dayanak olmaksızın ziyaretçiler için mali külfet doğuran bir düzenleme yapma yetkisi oluşturmayacağı, bu alanlara erişimin ücretlendirilmesi, kamu hizmetinin eşitlik, süreklilik ve erişilebilirlik ilkeleriyle bağdaşmayacağı anlaşıldığındani Edirne Lozan Anıtı alanı ve çevresinin (Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi) ziyaret girişinin ücretli hale getirilmesine ilişkin işlemin hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna varılmıştır” denildi.
‘UYGULAMANIN YANLIŞ OLDUĞU İNANCINDAYDIK’ Konuyla ilgili basın açıklaması yapan Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, uygulamanın başından beri yanlış olduğunu belirterek, “Bu uygulamanın yanlış olduğunu, bilhassa toplumsal bilinci, tarih bilincini daha da güçlendirmek adına bu alanların ücretsiz olması, her yurttaşın, Edirne’yi ziyarete gelen misafirlerimizin ücretsiz şekilde bu alanlarda gezinmesinin temin edilmesi gerektiği inancındaydık. Bu anlamda Edirne Barosu yönetimi Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu aracılığıyla Edirne İdare Mahkemesi nezdinde bir dava ikame etmiş idik. Bugün itibariyle bu davada mühim bir gelişme yaşandı. O da Edirne İden İdare Mahkemesi üniversitemizin aldığı bu kararı, hukuka aykırı buldu ve gecikmesinde de sakınca bulunan hal kapsamında kararın yürütmesini durdurdu. Bu, uygulamanın an itibariyle artık yürütülmemesi gerektiği sonucunu doğurur” dedi.
‘YANLIŞTAN DÖNÜLMESİ DOĞRU OLANIDIR’ Üniversite yönetiminin, mahkemenin kararını yerine getirerek, yerleşkeyi ücretsiz olarak ziyaretlere açması gerektiğini kaydeden Karakoç, “Malumunuz Anayasa gereği, mevzuatımız gereği, mahkeme kararlarına, kamu ve özel tüm kurum ve kuruluşlar ve kişiler uymak zorundadırlar. Üniversitemizin derhal yargı kararına uygun bir işlem tesis etmesi gerekmektedir. Bu vesileyle aslında sizin aracılığınızla kıymetli üniversitemize, şehrimizin göz bebeği, kıymetli kurumumuza biz de bir çağrı yapmış olalım. Edirne Barosu olarak yanlış bulduğumuz bu uygulamanın artık yargı organı tarafından da yanlışlığı ortaya çıktığına göre daha fazla beklemeksizin, bu yanlıştan dönülmesi bizce doğru olanıdır, yakışık olanıdır. Bu alanın yeniden Edirneli hemşerilerimin ve Edirne’yi ziyarete gelen kıymetli misafirlerimizin kullanımına, ücretsiz olarak tahsis edilmesi doğru olanıdır, layık olanıdır” diye konuştu.
İzmir trafiğinde keyifle ilerlerken aracınızın aniden stop etmesi veya beklenmedik bir arıza ışığının yanması, günün bütün planlarını altüst edebilecek can sıkıcı durumlardan biridir. Böyle anlarda panik yapmak veya çaresiz hissetmek yerine sakinliğinizi koruyarak güvenilir bir çözüm ortağı aramak en doğrusu olacaktır çünkü Akyüz Oto Çekici ailesi olarak bizler her zaman sizin yanınızdayız.
Aracınızın modeli, büyüklüğü veya yaşadığınız teknik sorun ne olursa olsun profesyonel ekibimizle anında müdahale ediyor ve sizi bu zor durumdan kurtarmak için karabağlar oto çekici hizmetimizle süratle devreye giriyoruz. Yolda kalmanın yarattığı stresi ve endişeyi çok iyi anlıyoruz, bu yüzden telefonunuz çaldığı andan itibaren aracınız güvenli bir noktaya ulaşana kadar tüm süreç boyunca size destek olmayı kendimize bir görev biliyoruz.
Karabağlar Bölgesinde 7/24 Kesintisiz Yol Yardım Desteği Var Mı?
Gece geç saatlerde, sabahın ilk ışıklarında veya tatil günlerinde yolda kaldığınızda saat kavramı sizin için büyük bir endişe kaynağı olabilir ama bizim için hizmet vermenin belirli bir saati veya günü yoktur. İzmir’in tüm ilçelerinde ve özellikle Karabağlar’ın her mahallesinde aktif devriye gezen veya stratejik noktalarda bekleyen ekiplerimiz, zaman dilimi fark etmeksizin çağrılarınıza yanıt verir. Aracınızın nerede, hangi sokakta veya ne kadar sapa bir yerde bozulduğunun bir önemi yok çünkü geniş hizmet ağımız ve bölgeye hakim şoförlerimiz sayesinde en ücra noktalara bile hızla ulaşabiliyoruz. Günün her saati yollarda olan tam donanımlı araçlarımızla, acil durumlarda otoyol kenarında veya ara sokaklarda tek başınıza olmadığınızı bilmenizi isteriz ve bu güveni sağlamak için var gücümüzle çalışırız.
En Yakın Çekici Hizmetine Nasıl Hızlıca Ulaşabilirsiniz?
Bir çekici çağırdığınızda en büyük beklentiniz muhtemelen dakikalar içinde yanınızda olunmasıdır çünkü beklemek, zaten gergin olan ortamı sürücüler için daha da zorlaştırır. Bizler trafiğin yoğunluğunu, alternatif güzergahları ve bölgenin yapısını çok iyi bilen deneyimli şoförlerimiz sayesinde çağrınızı alır almaz harekete geçiyoruz. İhtiyaç duyduğunuz karabağlar çekici desteğine en kısa sürede ulaşmak için tek yapmanız gereken bize mevcut konumunuzu net bir şekilde bildirmektir. Ekibimiz anlık trafik durumunu analiz ederek size vakit kaybettirmeden ulaşır ve aracınızı büyük bir titizlikle yükleyerek dilediğiniz servise veya noktaya taşır. Hızımız kadar güvenli taşıma ve araca zarar vermeme prensibimizle de aracınızın başına ek bir iş gelmeden, çizilmeden veya hasar görmeden süreci tamamlamayı garanti ediyoruz.
Uygun Fiyatlarla Kaliteli Hizmet Almak Mümkün Mü?
Yol yardım ve kurtarıcı hizmetlerinde fiyat konusu çoğu zaman araç sahiplerini düşündüren ve hizmet alırken çekimser kalmalarına neden olan bir detaydır ancak kaliteli hizmetin mutlaka pahalı olması gerekmediğine inanıyoruz. Akyüz Oto Çekici olarak bütçenizi sarsmayacak, piyasa koşullarına göre son derece makul ve şeffaf fiyat politikalarımızla hem cebinizi hem de aracınızı korumayı hedefliyoruz. Sürpriz ek ücretlerle, gizli maliyetlerle karşılaşmadan, baştan konuşulan koşullarda dürüst bir hizmet almanın rahatlığını yaşamanız bizim ticari anlayışımızın temelini oluşturur. Müşteri memnuniyetini her şeyin üzerinde tutan samimi yaklaşımımızla, sadece bozulan aracınızı çekmekle kalmıyor aynı zamanda yaşadığınız mağduriyeti en aza indirmek için dostane bir tavırla yanınızda oluyoruz.
Edirne Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nca Edirne İl Hayvanları Koruma Kurulu’nca 16 Aralık Salı günü gerçekleştirilecek toplantı öncesi Edirne merkezde toplanan canların barınağa değil ölüme gittiğine dikkat çekerek, buradaki koşulları düzeltilene ve günlük ortalama 10 olan ölüm sayısı durana kadar hayvan toplamalarına ara verilmesi çağrısında bulunuldu.
Edirne Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu, “Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer’e Sesleniyoruz. Çığlımızı duyun! Toplanan canlar barınağa değil ölüme gidiyor” başlığı ile paylaştığı yazılı açıklamasında, Edirne İl Hayvanları Koruma Kurulu’nun 16 Aralık Salı günü toplanacağı anımsatılarak şunlara yer verildi:
“Bu toplantı, artık ‘niyet beyanlarının sunulduğu’ değil, ihmalin, yanlış uygulamaların sonucunda yaşanan toplu ölümlerin durdurulması için kararların alındığı bir toplantı olmalıdır.
Söz konusu yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana Edirne’de yaşananlar açık ve nettir: Valilik tarafından verilen yoğun toplama talimatlarına karşılık, belediye tarafından barınak koşulları düzeltilmeden kapasite artırılmış, kafeslerdeki köpek sayısı çoğaltılmış, ancak hayvanların yaşam hakkını koruyacak temel önlemler alınmamıştır. Bunun sonucu olarak yalnızca Edirne merkezde 1000’den fazla köpek göz göre göre hayatını kaybetmiştir.
BARINAKTAKİ UYGULAMALAR
Barınakta;
Farklı ırk ve boyuttaki köpekler kontrolsüz şekilde bir arada tutulmaktadır.
Uyuz ve bulaşıcı hastalık riskine rağmen karantina uygulanmamaktadır.
Yeterli tedavi, beslenme ve veteriner hizmeti sağlanamamaktadır.
Personel yetersizliği ya da mevcut personelin görev tanımlarının sahadaki ihtiyaçlarla örtüşmemesi kronik hâle gelmiştir.
Yaptığımız barınak ziyaretlerinde, normal koşullarda görülmeyen davranışlara tanıklık edilmiştir. Açlık ve aşırı stres nedeniyle, ölmek üzere olan güçsüz köpeklerin diğer köpekler tarafından yenildiği vakalar yaşanmıştır. Bu bir “doğal davranış” değil; insan eliyle yaratılmış bir hayatta kalma felaketidir.
Daha da vahimi; önceki kurul toplantılarında açıkça ‘toplanmaması gerektiği’ belirtilmiş olmasına rağmen, barınağa girdiği anda öleceği bilinen yavru köpeklerin, her ziyaretimizde toplanmaya devam edildiği görülmüştür. Bu durum artık bir hata değil, ısrarlı bir sorumluluk ihlalidir.
İL HAYVANLARI KORUMA KURULU’NDAN BEKLENTİLER
Bu kuruldan beklentimiz nettir ve ertelenemez:
Barınak koşulları düzeltilene ve günlük ortalama 10 olan ölüm sayısı durana kadar hayvan toplamalarına ara verilmesi,
Valilik tarafından belediyeye canların bakımı için acil destek personel görevlendirilmesi,
Karantina, tedavi, beslenme ve veteriner hizmetlerinin eksiksiz ve denetlenebilir şekilde uygulanması,
Barınağın, hayatta kalma mücadelesi verilen bir ölüm alanı olmaktan çıkarılması ve yeni yaşam alanı ile birlikte canların etik ve hayvan refahını gözeten koşullarda barınacağı bir ortama dönüştürülmesi.
İL HAYVANLARI KORUMA KURULU’NA SORULAR
İl Hayvanları Koruma Kurulu’na soruyoruz:
Bu şartlarda yapılan toplama, koruma mıdır yoksa göz göre göre ölüme sevk midir? Bu kurul, bugün alacağı kararlarla ya yaşanan kayıpların ortağı olacak ya da bundan sonra tek bir canın daha ölmemesi için sorumluluk üstlenecektir. Hayvanların sesi olmayan bir dünyada, bu sessizliğin sorumluluğu artık sizlerdedir. Bizler kentimizin toplanan köpek sayısının çokluğuyla değil, hak ettiği gibi yaşatılan canlarla anılmasını istiyoruz. “
Tırnaklarınız, stilinizin en sessiz ama en güçlü tamamlayıcısıdır, değil mi? Sabah uyanıp aynaya baktığınızda veya gün içinde klavyede yazı yazarken bakımlı, ışıl ışıl ve tasarım harikası tırnaklar görmek modunuzu anında yükseltebilir. Eskiden sadece “kırmızı oje sürüp çıkmak” yeterliyken, artık tırnak dünyası bambaşka bir boyuta evrildi. Hepimiz Instagram’da veya Pinterest’te saatlerce o büyüleyici tırnak tasarımlarına bakıp “Bunu ben de istiyorum!” diyoruz.
Ancak dürüst olalım; o mükemmel desenleri elde etmek her zaman kolay olmuyor. Ya kuaförde saatlerce oturup ciddi bütçeler ayırmanız gerekiyor ya da evde ince uçlu fırçalarla boğuşurken sonuç hüsran olabiliyor. Neyse ki, teknoloji ve moda el ele verdi. Artık trendleri yakalamak için profesyonel bir tırnak sanatçısı olmanıza gerek yok. Bu yazımızda, son dönemin en göz alıcı trendlerine yakından bakacak ve bu görünümlere evinizin konforunda nasıl ulaşabileceğinizi konuşacağız.
Tırnaklarda “Sanat” Dönemi Başladı
Tırnak süsleme sanatı, yani global adıyla nail art, artık sadece özel günlerin değil, günlük hayatın da vazgeçilmezi. Kıyafetinizi, ruh halinizi ve hatta o günkü hava durumunu bile tırnaklarınızdaki tasarımlarla yansıtabilirsiniz. Peki, bu sezon bizi neler bekliyor? Hangi desenler “in”, hangileri “out”?
Moda dünyasının devinim hızı baş döndürücü olsa da, bazı akımlar kalıcı olmayı başarıyor. Son dönemde minimalizmden maksimalizme uzanan geniş bir yelpaze görüyoruz. Yani ister sade ve şık, ister iddialı ve renkli olun; sizin için mutlaka bir trend var. Önemli olan, bu trendleri kendi tarzınızla harmanlayabilmek.
1. “Clean Girl” Estetiği ve Minimalist Çizgiler
Sosyal medyayı kasıp kavuran “Clean Girl” (Temiz Kız) estetiği, tırnaklarda da etkisini sürdürüyor. Bu akım, abartıdan uzak, tırnağın kendi sağlıklı görüntüsünü ön plana çıkaran tasarımları kapsıyor. Şeffaf nude taban üzerine kondurulmuş minik bir nokta, incecik bir çizgi veya belli belirsiz bir ışıltı…
Bu tarz, özellikle ofis çalışanları ve sadelikten yana olanlar için kurtarıcı. Ancak “sade” demek “sıkıcı” demek değildir. Minimalist tasarımlarda kullanılan geometrik detaylar veya negatif alan (negative space) teknikleri, tırnaklarınıza sofistike bir hava katar. Ohora’nın koleksiyonlarında sıkça görebileceğiniz bu zarif dokunuşlar, tırnaklarınızın her zaman bakımlı ve “pahalı” görünmesini sağlar.
2. Işıltının Büyüsü: Glazed Donut ve Krom Efektler
Hailey Bieber ile hayatımıza giren ve çıkmaya niyeti olmayan “Glazed Donut” (Sırlı Donut) trendi, tırnaklarda inci tozu efektini zirveye taşıdı. Işığa göre renk değiştiren, sedefli ve metalik yansımalar, tırnaklara fütüristik ama bir o kadar da zarif bir hava katıyor.
Sadece beyaz veya nude tonlarda değil, artık krom efektleri her renkte görüyoruz. Metalik maviler, uzay grileri veya pembe yansımalı kromlar… Bu tasarımlar, özellikle akşam yemekleri ve partiler için mükemmel bir seçenek. Üstelik bu parlaklığı klasik ojelerle elde etmek neredeyse imkansızken, yeni nesil teknolojiler sayesinde o ayna efektini yakalamak artık çok kolay.
3. Çiçeklerin Gücü: Modern Floral Desenler
Bahar gelse de gelmese de, çiçek desenleri tırnaklarda her zaman popüler. Ancak anneannelerimizin perdelerindeki çiçeklerden bahsetmiyoruz. Modern floral nail art modelleri, çok daha stilize, soyut ve sanatsal yorumlarla karşımıza çıkıyor.
Bazen tırnağın sadece ucunda beliren papatyalar, bazen de sulu boya efektiyle yapılmış gibi duran gül desenleri… Bu tasarımlar, içinizdeki romantik ve neşeli tarafı dışarı vurmanın en tatlı yolu. Özellikle pastel tonlarla harmanlandığında, ellerinizde adeta bir sanat eseri taşıyormuşsunuz hissi yaratıyor.
4. Renklerin Dansı: Ombre ve Gradyan Geçişler
Tek renk sürmekten sıkılanlar için ombre (renk geçişi) harika bir alternatif. Koyu tondan açığa doğru giden veya birbirine zıt iki rengin yumuşakça birbirine karıştığı tasarımlar, tırnaklara derinlik katıyor. “Baby Boomer” olarak bilinen, klasik Fransız manikürünün (French) daha yumuşak ve geçişli hali ise gelinlerin ve sadelik sevenlerin favorisi olmaya devam ediyor.
Stili Yakalamanın En Pratik Yolu: Neden Ohora?
Tüm bu trendleri okurken aklınızdan şu geçiyor olabilir: “Harika görünüyorlar ama ben bunları evde nasıl yapacağım? Sol elimle sağ elime oje bile süremiyorum, nasıl desen çizeyim?” İşte tam bu noktada, güzellik dünyasının en büyük inovasyonlarından biri devreye giriyor.
Artık o karmaşık desenleri fırça darbeleriyle çizmek zorunda değilsiniz. Kuaför randevusu beklemenize, kuruma süresi yüzünden hiçbir şeye dokunamamanıza gerek yok. Ohora, salon kalitesindeki bu tasarımları, uygulanmaya hazır yarı kürlenmiş jel formunda sunuyor.
Jel Tırnak Teknolojisi ile Tanışın
Klasik oje çıkartmaları veya plastik takma tırnakları unutun. Bahsettiğimiz şey, gerçek sıvı jelin %60 oranında kürlenerek (sertleştirilerek) sticker formuna getirilmiş hali. Tırnağınıza yapıştırıp, UV lambası altında tamamen sertleştirdiğinizde, ortaya çıkan sonuç kuaförde yaptırdığınız jel tırnak uygulamasından farksız oluyor.
Bu teknolojinin en büyük avantajı, yukarıda bahsettiğimiz o karmaşık nail art modellerinin hepsine saniyeler içinde ulaşabilmenizdir. Üzerindeki desenler, taşlar, geçişler veya krom efektler profesyonelce hazırlanmıştır. Size sadece tırnağınıza uygun boyutu seçip yapıştırmak ve ışık altında sabitlemek kalır. Sonuç? Pürüzsüz, parlak, bombeli ve haftalarca dayanan kusursuz tırnaklar.
Tırnak Sağlığınızı Riske Atmayın
Nail art tutkunlarının en büyük korkusu, sürekli işlem gören tırnakların zamanla incelmesi ve yıpranmasıdır. Özellikle protez tırnak uygulamaları ve asetonlu çıkarmalar tırnak yatağına zarar verebilir. Ancak yarı kürlenmiş jel teknolojisi, tırnak yüzeyine nefes aldırır ve çıkarma işlemi sırasında tırnağınızı kazımanız gerekmez. Hem trendleri takip edip hem de tırnak sağlığınızı korumak, sürdürülebilir güzelliğin anahtarıdır.
Mevsimlere ve Ruh Halinize Göre Seçimler
Tırnak modasında kurallar esnektir, ancak mevsime göre seçim yapmak stilinizi güçlendirir.
Sonbahar/Kış: Bordo, zümrüt yeşili, lacivert gibi derin tonlar ve altın varak detaylı tasarımlar ön plandadır. Mat bitişli modeller de bu aylarda oldukça sofistike durur.
İlkbahar/Yaz: Neon renkler, pastel geçişler, meyve desenleri ve deniz temalı nail artlar enerjinizi yükseltir.
Ohora’nın geniş koleksiyonunda, her mevsime ve her duygu durumuna uygun bir tasarım bulmak mümkün. İster “bugün çok güçlü hissediyorum” deyip siyah ve geometrik bir model seçin, ister “biraz neşeye ihtiyacım var” deyip renkli ve ışıltılı bir modele yönelin. Kontrol tamamen sizde.
Sonuç: Kendi Tırnak Sanatçınız Olun
Güzellik, kendinizi iyi hissetmekle başlar. Tırnaklarınızdaki küçük bir detay, gün boyu size kendinizi özel hissettirebilir. Son dönemin popüler nail art modellerine ulaşmak için artık uzmanlık gerekmiyor. Ohora ile trendleri takip eden değil, trendleri bizzat uygulayan ve çevresine ilham veren kişi olabilirsiniz.
Zamanınız değerli, tarzınız ise eşsiz. Evinizin konforunda, dakikalar içinde salon kalitesine ulaşmak varken neden daha azıyla yetinesiniz? Şimdi, stilinizi tırnaklarınıza yansıtma zamanı.