Dış Mekanlarda Farklı Görünürlük Stratejileri

Rekabetin en yoğun olduğu alanlar genelde dış mekân ortamlarıdır. Bu alanlarda ziyaretçilerin, hedef kitlede yer alan kişilerin dikkat süresi daha kısadır. Çünkü dış mekanlarda dikkati dağıtabilecek birçok unsur bulunuyor. Bundan dolayı yapılan görünürlük çalışmalarının kullanıcı aklında kalıcı hale gelmesi önemli etkenlerden biridir. Çok boyutlu görünürlük stratejileri ile her zaman doğru zamanda ve yerde doğru mesajı vermek mümkün olur.

Yerel çevreye uyum sağlamak, dış mekanlarda dijital ekranlar kullanmak ya da kaplama seçeneklerinden yararlanmak rekabet ortamlarında öne geçmenize yardımcı olur. Yeni nesil tüm reklam stratejileri ile görsel anlamda hedef kitlenize her açıdan hitap edebilirsiniz.

Marka Mesajınız İçin Bölgesel Optimizasyon Çalışması

Dış mekanlarda marka görünürlük stratejilerinde bölgesel çalışmalar önemlidir. Yerel ve bölgesel olarak optimize edilmeyen mesajlar buralardaki hedef kitleniz üzerinde etki yaratmayabilir. Bu tarz çalışmalar ile bir yandan reklamı görünür hale getirirken bir yandan da hedef kitle ile bağ kurmanıza yardımcı olur.

Türkiye’deki her coğrafi bölgenin kendine göre kültürel normları ve dinamikleri vardır. Bu nedenle yapılan çalışmaların demografik özelliklerini dikkate almak gerekiyor. Bölgesel optimizasyonlar her zaman mesajın dilinden kullanılan görsellere kadar her detayı vurgulamanıza yardımcı olmaktadır.

Dış Mekan İletişiminde Dikey ve Dinamik Çözümler

Görünürlük çalışmalarında hem dikey hem de dinamik çözümleri her firmanın değerlendirmesi gerekir. Yatay kirliliğin arasından sıyrılarak dikey çözümlerle markanızı daima hareket halinde tutabilirsiniz. Statik panolardan daha çok dikkat çeken yelken bayrak modelleri bu aşamada çok popüler seçimlerden biridir. Esnek ve uzun yapısı sayesinde markanın görünürlüğünü artırmaya yardımcı olur. Bu tarz çözümlerin firmaya sağladığı avantajlar ise şunlardır:

  • Dikey yükseklikler her zaman maksimum görünürlük yaratır. Kalabalıklar arasından daha kolay seçilebilir.
  • Rüzgarda sallandıkları için sürekli olarak dalgalanma gösterir. İnsan gözünün hareketine odaklanma eğilimini kullanır.
  • Modüler yapıya sahip olduklarından istenilen yere sökülerek taşınabilirler.
  • Farklı malzemelerden tasarlanan direkleri ile rüzgara karşı esneme yapabilirler.
  • Alan tasarrufu sağlaması da en önemli avantajları arasındadır.

Dış Mekanlar İçin LED ve Etkileşimli Ekranlar

LED ekranlar kullanılması dış mekanlarda reklam stratejileri arasında sık karşılaşılan seçenekler arasındadır. Yeni nesil reklam çözümleri sayesinde yüksek etkileşim elde edebilirsiniz. Büyük ölçekteki LED ekranlar ve dokunmatik totemler sayesinde ilgiyi bir anda mağazanızın üzerine çekme şansı bulabilirsiniz.

Dokunmatik ekranlar kullanıcıların kampanya detaylarına ulaşmalarına ya da mağaza haritalarına ulaşmalarına yardımcı olur. Dış mekanlara kurulan LED ekranlar ise mağazanızın dijital ekranlarını daha iyi yansıtmanıza destek verir. Bu ekranlar sayesinde içeriklerinizi klasik ve statik panolarda vermek yerine daha dinamik şekilde yansıtabilirsiniz. Aynı zamanda içeriklerinizi değiştirmek istediğinizde maliyetleriniz en aza iner. Bu ekranlar sayesinde daha modern işletme algısı yaratma şansı elde edersiniz.

Etkili Dış Mekan Kaplama Stratejileri

Dış mekan tanıtımlarında kaplama stratejileri de önemli etkenlerden biridir. Çevresel faktörlere bakarak dev görsel deneyimi ortaya çıkarabilirsiniz. Büyük dış mekan reklam formatları arasında yer alan bu stratejiler kilometrelerce uzaktan dahi kolayca görülebilmektedir. Bunların yanı sıra reklam cephe giydirme ile tüm binayı kolayca kaplamanıza yardımcı olur.

Kaplama seçenekleri alana tam olarak hakim olmanıza yardımcı olur. Tüm binayı kapladığınızda buradaki görsel hakimiyetiniz yüksek olur. Bunun yanında devasa görseller ile akılda kalıcılık durumunuz da yükselir. Tüketicilerin görselleri hafızalarında uzun süre tutmasına destek verir. Sadece bina giydirme değil araç giydirme seçenekleri de tercih edilebilir. Bunun yanı sıra zemin grafikleri gibi detayları da düşünmek mümkün.

TÜ’den bir garip uygulama!

İsmail DEMİRAY

Edirne Yerel Tarih Grubu’nca düzenlenen “Selimiye Camii Resterasyonu, Uygulamaları ve Son Durum – KORU(MA)MA” konulu panelin konuşmacılarının günler öncesinden belirlenmesine karşın Trakya Üniversitesi yönetiminin bilimsel toplantıya akademisyenlerine katılım izni vermemesi şaşkınlık yarattı. Panelin soru cevap bölümünde söz alan Trakya Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Osman İnci, üniversite yönetiminin panele katılacak olan akademisyenlere izin vermemesini garipsediğini belirterek, “Burası bir bilimsel toplantıdır, üniversite katılımcı akademisyenlerini engelleyemez” ifadelerini kullandı..

TRAKYA ÜNİVERSİTE’SİNDEN İZİN YOK

Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’ndeki panel 13 Aralık Cumartesi günü saat 14.00’te saygı duruşu ve İstiklal Marşı sonrasında grup sözcüsü Şükrü Akıllı’nın açılış konuşmasıyla başladı. Akıllı, panelin moderatörü Prof. Dr. Ahmet Yaraş ve konuşmacı Öğretim Görevlisi Yavuz Güner için gerekli izin istenmesine karşın üniversite yönetiminin gönderdiği iletide eğitim ve öğretim döneminde oldukları için kendilerinin panele katılmalarına izin vermediklerini açıkladı. Konferansın cumartesi günü, dolayısıyla eğitim ve öğretim günü olmamasına rağmen izin verilmemesi şaşkınlık yarattı.

Konferans Yılmaz Büktel’in moderatörlüğünde Emekli Öğr. Üyesi Mehtap Cömert ve Şehir Plancısı Namık Kemal Döleneken’in katılımıyla başladı.

Mehtap Cömert sunumuna Selimiye Camii’si restorasyonunda yapılan uygulamaların yöntemlerini ayrıntılı olarak notlarından salondaki izleyicilere aktardıktan sonra konuşmasını 1983-85 yılları arasındaki restorasyon döneminden örneklerle şöyle sürdürdü:

İSKELELER SÖKÜLDÜ KIYAMET KOPTU

“1983 yılında Kenan Evren döneminde başlayan Selimiye Camii restorasyonunda yaşanan olumsuzlukları gözler önüne serdiğimiz için alan bize kapatılarak girişlerimiz engellendi. Restorasyon bitip iskeleler söküldükten sonrası ise yapılan hatalar yüzünden kıyamet koptu.

Şu anda Selimiye Camii’sinde yapılan restorasyonda bir zamanlar öğrencim olan bir çok kişi uzman olarak burada görev yapıyorlar. Öğrencilerim beni bu süreçte sürekli olarak bilgilendiriyorlar. Şu anda da neler olduğu neler yapıldığı hakkında da alan bizlere kapalı olduğu için ayrıntılı bilgi alamıyoruz, gelecek kuşaklara ne aktarılacak bilemiyoruz. Yine de öğrencilerimden aldığım bilgilere dayanarak restorasyon çalışmalarında eski süslemelere saygı gösterildiğini anlayabiliyoruz.”

KUBBE’DE İSKELELER SÖKÜLÜYOR

Konferansın ikinci katılımcısı Şehir Plancısı Namık Kemal Döleneken sunumuna UNESCO Dünya Kültür Mirası konusunda açıklamalarda bulunduktan sonra almış olduğu duyumlara göre Selimiye Camii kubbelerindeki iskelelerin sökülmeye başladığını belirterek, şunları söyledi:

ALAN YÖNETİMİ Mİ?

“2011 yılında UNESCO’da yaptığım bir konuşmada bu dünya mirasına sahip çıkacağız ve koruyacağız söz veriyorum demiştim, o yüzden buradayım.

2011 yılından sonra her 5 yılda bir alan yönetimi planı yapılması gerekiyor. 2016, 2021 ve 2026’ya geliyoruz yapılan artık önceleri olduğu ve yapılması gerektiği şekil olan bütün bileşenlerin ortak 5 yıllık planlar ortaya koyması gerekirken merkezi yönetim sadece kendi yöntemleriyle alan başkanını bile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bir memurunu atıyorlar. STK’larla iş birliği yapmaları gerekirken sadece evcilleştirilmiş, kendilerine yakın STK’larla iş yapıyorlar.

Bu süreçte Belediyelerin yetkileri de kaldırılmış durumda. Bütün Türkiye UNESCO Dünya Kültür Mirası konusunda alan yönetimi konusunu konuşuyor ama bunun Edirne’de konuşulmamasını da garipsiyor.

KORELİ Mİ OLMALIYIZ?

Selimiye Camii restorasyonuna bizler giremiyoruz. Geçtiğimiz günlerde konuya duyarlı dostlarımız aradı. Güney Koreli bir mimarın konuyu ilgi duyduğunu ve restorasyon çalışmalarını yakından görmek için ziyaret isteğini iletti. Ve gerekli izinleri alarak bu ziyaret gerçekleşti. Şimdi soruyorum ille biz de “Koreli mi olmalıyız?”

OSMAN İNCİ’DEN ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNE KINAMA

Panelin soru cevap bölümünde söz alan Trakya Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Osman İnci; “Trakya Üniversitesi yönetiminin konferansa katılacak olan akademisyenlere izin vermemesini garipsiyorum. Burası bir bilimsel toplantıdır, üniversite katılımcı akademisyenlerini engelleyemez. Bizlerin döneminde bu tür konferanslara akademisyenlerimizi bizler teşvik eder, yolluk vererek her yere gitmelerini sağlardık” ifadeleri kullandı..

Olgay GÜLER

Edirne’nin Keşan ilçesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sürekli İzleme Merkezi bünyesindeki Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı’nın güncel verilerine göre; atmosferin hava kalitesini etkileyen partikül madde oranı; Dünya Sağlık Örgütü’nün metreküp başına 50 mikrogram olarak belirlediği sınır değerinin 5 katı artıp 285’e yükselerek, ‘kötü’ değerlere ulaştı.

Keşan’da son yıllarda doğal gaz kullanımın yaygınlaşması ve kömür kontrollerinin sıklaşması ile önemli ölçüde azaltılan hava kirliliği oranı, son günlerde sabah ve akşam saatlerinde oluşan yüksek basınç, halen kömür sobalarının yakılması ve egzoz dumanı nedeniyle yeniden riskli seviyelere geldi. İlçe geneli nüfusu yaklaşık 85 bin olan ve doğal gaz kullanımının arttığı Keşan’da, hava sıcaklığındaki ani düşmeler ve inversiyon dönemlerinde hava kirliliği de artış gösteriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sürekli İzleme Merkezi bünyesindeki Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı’nın güncel verilerine göre ilçede; atmosferin hava kalitesini etkileyen partikül madde oranlarında artış görüldü. Bu verilere göre; Dünya Sağlık Örgütü’nün metreküp başına 50 mikrogram olarak belirlediği partikül madde sınır değeri, 5 kattan fazla artarak 285’e yükselerek ‘kötü’ değerlere ulaştı.

‘İNSANLAR NE BULURSA YAKIYOR’

Keşan Kent Konseyi Başkanı Uzm. Dr. Uğur Özdağlı, “Hava kirliliği hava koşullarına bağlı. İklim koşulları bizim değiştiremeyeceğimiz bir sebep. Rüzgarın kesilmesi, havaların soğuması, termal inversiyon dediğimiz sıcak havanın yukarıya yükselememesinden kaynaklı birtakım sorunlar var. Bunun dışında geriye ısınma ve şehir içinde yaşanan problemler kalıyor. İnsanlar ne bulursa yakıyor. Lastik yakıyor, poşet yakıyor, ağaç yakıyor. Ne bulursa yakıyor. Keşan’da sabah ve akşam saatlerinde merkeze girdiğinizde kamyonları, ticari araçları görüyorsunuz. Bu aynı zamanda egzoz kirliliği yaratıyor. Ayrıca bir de anız yakma meselesi var. Bununda doğayı kirleterek, doğaya zarar vererek kirliliğe sebep olduğunu yıllardır bilimsel ölçütlerde anlattık. Çözümler, yakıtı ve yakma biçimlerini kontrol etmek gerekiyor. Bununla birlikte kesinlikle şehir içi trafiğin gündüz ve gece saatlerinde planlanması gerekiyor” dedi.

‘CİDDİ SOLUNUM SIKINTILARI YAŞANIYOR’

Özdağlı, “Hava kirliliğinin en büyük sebebi, partiküller. Özellikle 2.5 ve 10 pm partiküller, akciğerlere çok fazla zarar veriyor. Bunlar akciğerlere kadar inerek astım, KOAH, nefes darlığı, yaşlılarda, kalp hastası olanlarda ciddi sorunlara yol açıyor. Çocuklarda astım krizlerine ve öksürük nöbetlerine yol açıyor. Eskisi gibi rüzgar olmadığı için hava kirliliği oluşuyor. Trakya rüzgar bölgesi olarak bilinir. Coğrafi koşullar ve kentleşmeden dolayı rüzgar akımı da çok fazla yer bulamadığı için kötü hava koşulları termal baskı altında. Sıcak hava yukarı yükselemediği için bu partikülleri ciğerlerimize soluyoruz. Soludukça da astım, KOAH, nefes darlığına yol açıyor. Kalp hastası, tansiyon hastası gibi insanlar da buna maruz kalarak ciddi solunum sıkıntıları ve başka sorunlar yaşıyor. Kirliliği bir an önce azaltmamız gerekiyor” diye konuştu.

‘HAVA KİRLİ OLDUĞUNDA BİZ DE KİRLENMİŞ OLUYORUZ’

Keşan Doğa, Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK) Başkanı Hakan Eşme de “Özellikle bu kirliliği yaşamak, bölge halkı açısından büyük sıkıntılar yaratıyor. Acilen yetkililerin durumu bize anlatmaları ve ne yapılması gerektiğini söylemeleri gerekiyor. Biz de öneri olarak halkın temiz enerji kaynaklarına ulaşması için daha geçerli politikaların izlenmesini, aynı zamanda trafiğinde yoğun olarak bu gündeme katıldığında toplu taşıma ve bisiklet gibi temiz enerjinin ve temiz ulaşım araçlarının kullanılmasının bu konuda bir fayda sağlayacağına inanıyoruz. Temiz hava bir lüks değil, konfor değil, yaşamımızın temel varlığıdır. Kirlilik maalesef bizi çok rahatsız ediyor. Keşan’da yakın zamana kadar bu kirlilik vardı. Doğal gazın gelmesiyle nispi olarak azaldığını hissetmiştik. Fakat son zamanlarda yoğun olarak kirlilik tekrar gelmeye başladı. Bunun nedenlerini biz de araştırıyoruz. Hava kirliliği, insan sağlığı üzerinde her türlü zararı yaratıyor. Nefes alamıyorsun, akciğer ve üst solunum yolu hastalıklarına neden oluyor. Bunlar, bizim yaşam kalitemizi engelleyen şeyler. Her şeyimiz havaya bağlı. Hava kirli olduğunda biz de kirlenmiş oluyoruz. Sağlığımız bundan olumsuz etkileniyor. Özellikle nefes darlığı, astım, KOAH gibi hastalıkları olanlar daha çok sıkıntı yaşıyor” dedi.

Ciğer sarma dünya 5’incisi!

Edirne’nin zengin gastronomik kültürünün vazgeçilmez parçası olan ciğer sarma, 4,17 ortalama puanla dünyanın 5’inci en iyi sakatat yemeği seçildi. “Dünyanın En İyi 100 Sakatat Yemeği” listesi için 9.131 oy kaydedildi ve bunların 4.938’i sistem tarafından geçerli olarak kabul edildi.

Zaim Usta sosyal medya hesabından “TasteAtlas”a dayanarak gerçekleştirdiği paylaşımda şunlara yer verdi:

“Edirne’nin zengin gastronomik kültürünün vazgeçilmez parçası olan ciğer sarma, 4,17 ortalama puanla dünyanın 5. en iyi sakatat yemeği seçildi. 08 Aralık 2025 tarihine kadar “Dünyanın En İyi 100 Sakatat Yemeği” listesi için 9.131 oy kaydedildi ve bunların 4.938’i sistem tarafından geçerli olarak kabul edildi.

Sıralama, botları ve milliyetçi oy manipülasyonlarını titizlikle filtreleyen algoritmalarla desteklenmektedir ve tamamen demokratik bir matematik sunmaktadır: jüri yok, sihir yok.”

AYDEMİR AY’IN ELEŞTİRİSİ

Edirne hakkında bir çok çalışması ile bilinen Aydemir Ay, söz konusu paylaşımı kendi hesabından “Haberi aynen aktarıyorum! Çıkarımlarını siz yapın” diyerek şöyle paylaştı:

“Ciğer Sarma Dünyanın 2026 yılı için 5. En İyi Sakatat Yemeği seçildi!

Lafım sadece Edirne’ye değil!

Çorlu, Tekirdağ, Kırklareli’ne de..

Ortak strateji ile üretip ciğer sarmasını yönetmezseniz TasteAtlas gelir Zaim Usta’da çekim yapar, milyonlarca insana tanıtır çeker gider.

Siz de elinizde Coğrafi İşaret kağıdı ile durursunuz.”

TASTEATLAS HAKKINDA

TasteAtlas, geleneksel yemekler, yerel malzemeler ve otantik restoranlar için interaktif bir dünya atlasıdır. Hırvat gazeteci Matija Babić tarafından 2015’te kurulmuş olup, 2018’de yayına girmiştir. Platform, otantik tarifler, yemek eleştirmeni incelemeleri ve popüler malzemeler üzerine araştırmaları bir araya getirir. Kullanıcı puanları ve uzman değerlendirmeleriyle dünyanın en iyi mutfaklarını, yemeklerini ve şehirlerini sıralar; örneğin yıllık “En İyi 100 Mutfağı” listeleri yayınlar. 10 binden fazla yemek, içecek ve malzeme ile 9 bin restoranı kapsar. Özellikler İnteraktif dünya haritası üzerinden ülkelerin öne çıkan yemeklerini gösterir. Geleneksel tariflerin korunmasını hedefler, Michelin gibi lüks odaklı değil yerel gastronomi vurgular. Düzenli listeler ve ödüller verir, örneğin Gaziantep’i en iyi yemek şehirleri arasında 9. sıraya yerleştirmiştir.

TasteAtlas nasıl çalışır ve puanlama kriterleri neler

TasteAtlas, kullanıcılar ve uzmanlar tarafından sağlanan verilerle çalışan interaktif bir gastronomi platformudur. Kullanıcılar yemekleri, restoranları ve malzemeleri deneyimlerine göre puanlar; platform bu girdileri toplayarak sıralamalar oluşturur.

Çalışma Prensibi

Kullanıcı oyları ve yemek eleştirmenlerinin incelemeleri birleştirilerek veritabanı güncellenir. İnteraktif harita üzerinden geleneksel yemekler, yerel ürünler ve otantik mekanlar konumlandırılır; yıllık listeler (örneğin en iyi mutfaklar) bu ortalamalara göre yayınlanır. Platform, Michelin yıldızları yerine halkın ve uzmanların yerel lezzet odaklı geri bildirimlerini ön planda tutar.

Puanlama Kriterleri

Puanlar 5 üzerinden verilir ve kullanıcı oyları ağırlıklıdır; eleştirmen puanları da ortalamayı etkiler. Lezzet, otantiklik, geleneksel tarif sadakati ve popülerlik gibi unsurlar dikkate alınır; örneğin Yunan mutfağı 4.60 puanla zirveye yerleşmiştir. Düşük puanlı yemekler (kapuska gibi) kullanıcı beğenilerine göre belirlenir, Michelin benzeri lüks kriterler kullanılmaz.

Oylaması:

TasteAtlas kullanıcı oyları nasıl toplanıyor

TasteAtlas, kullanıcı oyları toplamak için web sitesindeki her yemek, restoran ve malzeme sayfasına rating butonları yerleştirir. Kayıtlı veya misafir kullanıcılar, 1-5 yıldız arasında deneyimlerine göre puan verir; bu oylar anında veritabanına kaydedilir ve ortalamalar hesaplanır.

Oylama Süreci

Kullanıcılar siteye girip ilgili öğeyi aradıktan sonra “Rate” butonuna tıklayarak oy kullanır; birden fazla oy verme engellenir. Oylar, eleştirmen incelemeleriyle ağırlıklandırılır ve minimum oy sayısına ulaşan girişler listelere dahil edilir.

Doğrulama ve Kullanım

Platform, spam’i önlemek için CAPTCHA veya doğrulama kullanır; oylar anonimdir ancak IP bazlı sınırlamalar uygulanır. Toplanan verilerle yıllık ödüller (örneğin en iyi mutfaklar) oluşturulur, örneğin Türk yemekleri gibi Tire köftesi 4.7 puan alır.

Çanakkale Gezici Müzesi bugün Edirne’de

Çanakkale Gezici Müzesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye geliş yıldönümü kutlamaları kapsamında Edirne Belediyesi’nin organizasyonu ile bugünden itibaren 28 Aralık 2025 Pazar gününe kadar Atatürk Kültür Merkezi’nde ziyaretçilerini ağırlayacak.

Edirne Belediyesi, her yıl büyük bir coşkuyla kutlanan Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye teşriflerinin 21 Aralık yıldönümü için hazırlıklarını tamamladı. Bu yılki kutlama programı, Edirne tarihinde bir ilke sahne olacak: Şehir, 15 Aralık Pazartesi gününden itibaren “Gezici Çanakkale Müzesi”ne ev sahipliği yapacak.

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, tüm Edirnelileri ve öğrencileri, Çanakkale Zaferi’nin destansı ruhunu şehrin merkezine taşıyacak bu özel sergiye katılmaya davet etti. Başkan Gencan, yaptığı açıklamada, bu etkinliğin milli ve manevi değerleri yaşatma adına taşıdığı büyük öneme vurgu yaptı.

ÇANAKKALE DESTANI’NIN BİLİNMEYEN YÜZÜ EDİRNE’DE

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun temelini oluşturan en büyük mücadelelerden biri olan Çanakkale Savaşları’nda yaşananları yeni nesillere aktarmak amacıyla kurulan “Gezici Çanakkale Müzesi”, Türkiye’nin dört bir yanını dolaşarak tarihî eserleri ziyaretçilerle buluşturuyor.

Bu özel sergi, 1915 yılında cephede kullanılan orijinal silahlar, askerlerin kişisel eşyaları, mektupları ve dönemin zorlu koşullarını anlatan çeşitli materyalleri içeriyor. Müze, bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış ve kamuoyunca bilinmeyen birçok eseri sergileyerek, ziyaretçilere o dönemin kahramanlık ve fedakarlık ruhunu bizzat hissetme imkanı sunuyor.

Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Gezici Çanakkale Müzesi”nin açılışının, 21 Aralık yıldönümü etkinliklerinin sadece başlangıcı olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin yıl dönümünü kutlamak bizim için onurdur. Bu yıl bu anlamlı günü çok daha geniş kapsamlı ve dolu dolu bir programla kutlayacağız. Edirne tarihinde ilk kez ev sahipliği yapacağımız ‘Gezici Çanakkale Müzesi’ ile hem Atamızın askeri dehasına giden yolu hem de bu toprakların nasıl vatan yapıldığını gençlerimize aktaracağız. Müze, 15 Aralık’ta kapılarını açacak. Bunun yanı sıra, yıldönümüne özel farklı sergilerimiz, tarih panellerimiz ve kültürel etkinliklerimizle Edirne’nin tarih ve kültür hayatına katkı sunmaya devam edeceğiz. Tüm Edirneli hemşehrilerimi, özellikle okullarımızı ve sevgili öğrencilerimizi, bu milli şuurumuzu tazeleyecek ve tarihimizle bağlarımızı güçlendirecek etkinliklerimize davet ediyorum.”

ZİYARET PROGRAMI

28 Aralık Pazar günü saat 18.00’e kadar hafta içi okullarda eğitim gören öğrenciler ile vatandaşlara açık olacak sergi, vatandaşlara hem Atatürk’ün Edirne’ye gelişinin yıldönümünü kutlama coşkusunu yaşatacak hem de Çanakkale Zaferi’nin dokunaklı hatıralarına tanıklık etme fırsatı verecek.

Tarihler: 15 – 28 Aralık

Yer: Edirne Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi

Hafta içi → 09.00–14.30 öğrenci ziyareti,

14.30–17.00 halk ziyareti

Hafta sonu → 09.00–18.00 halk ziyareti

‘Kimse temiz enerjiye karşı değil, ama!’

CHP Edirne eski Milletvekili, Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, kimsenin temiz enerjiye karşı olmadığını, ancak 1. sınıf verimli tarım arazilerinin acele kamulaştırma yoluyla enerji projelerine açılmasına karşı olduklarını bildirdi.

Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, Enez ilçesine bağlı ve kirazı ile ünlü Çeribaşı köyünde incelemelerde bulundu. Köy Muhtarı Tezcan Meriç ve köy halkı ile bir araya gelen Gaytancıoğlu, görüşmelerde köy halkının bilgisi dışında verimli tarım arazilerine yapılmak istenen rüzgâr enerji santrali (RES) projelerinin gündeme geldiğini belirtti.

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gaytancıoğlu, köylülerin temiz enerjiye karşı olmadığını vurgulayarak, “Ancak kiraz, ceviz, hünnap, incir ve çeşitli meyve-sebzelerin yetiştirildiği 1. sınıf verimli tarım arazilerinin acele kamulaştırma yoluyla enerji projelerine açılmasına karşıyız” ifadelerini kullandı.

Gaytancıoğlu, Çeribaşı köyü sakinleriyle birlikte söz konusu tarım arazilerinin korunması için mücadele edeceklerini de dile getirdi.

Aramızdan ayrılanlar

MİYASE BALKAN VEFAT ETTİ
Uzgaç Köyü sakinlerinden merhum Mustafa Balkan’ın eşi, Emekli Öğretmen Ilgaz Balkan, Gülay, Tülay ve Meral’in anneleri Miyase Balkan 86 yaşında vefat etti. Merhumenin cenazesi dün Uzgaç Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
MUHİTTİN GÜNAYDIN VEFAT ETTİ
Ortakçı Köyü sakinlerinden Mürüvvet Günaydın’ın eşi, Murat Günaydın, Emel Ergin, Sibel Şelf, Serpil Çapunaman, Gülay Günaydın’ın babaları, Bertuğ Çapunaman, Akın Ergin, Ece Ergin, Umut Şelf, Nehir Günaydın, Derin Günaydın, Nisan Günaydın’ın dedeleri Muhittin Günaydın 76 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Ortakçı Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Köy Mezarlığında toprağa verildi.
ADNAN KISAÇ VEFAT ETTİ
Merhum Recep İstihkamyapan ve Meliha İstihkamyapan’ın oğulları, Nuran Kısaç’ın eşi, merhum Yaşar İstihkamyapan ve Fethiye Kelemer’in ağabeyleri, Recep, Buket Kısaç ile Funda Atlı’nın babaları Adnan Kısaç 68 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Akmescit Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.
İSMAİL KURT VEFAT ETTİ
Hasanağa Köyü sakinlerindeh merhume Nazmiye Kurt’un eşi, merhum Sunay Kurt ile Gülay ve Tülay Kurt’un babaları İsmail Kurt 81 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi dün Hasanağa Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

Atsız, TÜ’de konferansla anıldı

Olgay GÜLER

Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden Hüseyin Nihal Atsız, vefatının 50’nci yıl dönümünde Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından düzenlenen konferansla anıldı.

Eczacılık Fakültesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Salonu’nda gerçekleşen konferansa, akademisyenler, öğrenciler ve konuya ilgi duyan vatandaşlar katılım gösterdi. Prof. Dr. Mehmet Kaan Çalen’in konuşmacı olarak yer aldığı etkinlikte, Atsız’ın hayatı, fikir sistemi, ideolojik duruşu ve tarihçilik kimliği kapsamlı bir şekilde incelendi.

Çalen, sunumuna Hüseyin Nihal Atsız’ın hayat yolculuğuna değinerek başladı. Atsız’ın özellikle gençlik yıllarından itibaren geliştirdiği ve eserlerine yansıttığı millet, tarih ve kimlik odaklı düşünce sisteminin temel dinamiklerini aktaran Çalen, Atsız’ın fikirlerinin, dönemin siyasi ve sosyal koşulları içerisinde nasıl şekillendiğini detaylı bir biçimde anlattı.

Konferans, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nurten Çetin’in, Çalen’e teşekkür belgesi takdim etmesi ile sona erdi.