Aramızdan Ayrılanlar

BİRSEN GİRAY VEFAT ETTİ
Küçükpazar semti sakinlerinden Birsen Giray, 86 yaşında vefat etti.
Küçükpazar semti sakinlerinden Merhum Nihat Giray’ın eşi, Nilgün, Birgül ve Aziz’in anneleri, İhsan, İbrahim ve Hafize’nin kayınvalidesi Ersan, Gökhan, Nur ve Naz’ın anneanneleri, Çiğdem, Yasemin ve Yasin’in babaanneleri Birsen Giray için dün Sarı Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Birsen Giray’ın cenazesi Acı Çeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.
ŞEVKİ AVCU VEFAT ETTİ
DSİ’den emekeli Şevki Avcu, 79 yaşında vefat etti.
Adviye Avcu’nun eşi, Gürkan ve Neslihan Avcu’nun babaları, Serkan Hüseyinca ve Gülçin Avcu’nun kayınpederi, DSİ’den emekli Şevki Avcu için dün Kıyak Baba Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Şevki Avcu’nun cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
HALUK GAZİOĞLU VEFAT ETTİ
Türk Telekom’dan emekli Yüksek Makine Mühendisi Haluk Gazioğlu, 66 yaşında vefat etti.
Merhum Şefik Gazioğlu ve Hürrem Gazioğlu’nun oğulları, emekli Vakıflar Bankası Müdür Yardımcısı Nurhayat Gazioğlu’nun eşi, Haluk Gazioğlu için dün Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Haluk Gazioğlu’nun cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.

U18’e 10, U15’e 17 Ocak’ta start

Edirne’de 10 Ocak 2026 Cumartesi günü başlayacak 2025-2026 Sezonu U18 Futbol Ligi için geri sayım sürerken, 17 Ocak 2026 Cumartesi günü start alacak U15 Ligi’nin kura çekimi  Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Tesisleri’nde yapıldı.

U18 FUTBOL LİGİ

Edirne U18 Futbol Ligi’nde yeni sezon 5 takımın katılımıyla 10 Ocak 2026 Cumartesi günü başlayacak. Edirne merkez ve Uzunköprü’den 1, Keşan ilçesinden ise 3 takımın yer alacağı ligde ilk hafta programı şöyle:

Keşan İdman – Uz. Dereköy

Keşan Sen. – 13.00

Keşan – K. Arda

Keşan Sen. – 15.30

Anafartalar (bay)

U15 FUTBOL LİGİ

2025-2026 Sezonu U15 Futbol Ligi’nin kura çekimi İl Tertip Komitesi tarafından Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Tesisleri’nde yapıldı.

9 takımın mücadele edeceği ligde maçlar 5 takımlı A Grubu’nda 17 Ocak 2026 Cumartesi günü, 4 takımlı B Grubu’nda ise 31 Ocak 2026 Cumartesi günü başlayacak.

Ligde A Grubu’nda İpsala, Uz. Veteranlar, Keşan Genç Ordu, Uzunköprü ve Keşan Gençlerbirliği, B Grubu’nda ise Havsa, Subaşı, Sancaktar ve Aslantepe bulunuyor.

Ligde ilk hafta programı şöyle:

A Grubu:

İpsala – Uzunköprü

Keşan Genç Ordu – Uz. Veteranlar

Keşan Gençlerbirliği (bay)

B Grubu:

Havsa -Aslantepe

Subaşı –  Sancaktar

SÜPER VE 1. AMATÖR

Edirne’de 26 Ekim 2025 Pazar günü start alan ve ilk yarısı 21 Aralık 2025 Pazar günü tamamlanan Süper Amatör Futbol Ligi’nde ikinci yarı 8 Şubat 2026 tarihinde başlayacak.

İlk yarısı 9 Kasım 2025 Pazar start alan ve 21 Aralık 2025 Pazar günü sona eren 1. Amatör Futbol Ligi’nde ise ikinci yarı maratonu 15 Şubat 2026 tarihinde başlayacak.

Edirne’de voleybol rüzgarı

İsmail DEMİRAY

Okul Sporları A Genç Kız- /A Erkek Voleybol Marmara Bölgesi Şampiyonası Edirne’de başladı. Üç gün sürecek olan müsabakalar sonunda dereceye girecek olan okul takımları Türkiye Şampiyonası’na katılmaya hak kazanacak.

Okul Sporları Voleybol Marmara Bölgesi Şampiyonası’nda kızlar Mimar Sinan Spor Salonu’nda, erkekler ise Yeni Salon’da mücadele ediyor. Kızlarda 10, erkeklerde 9 takımın mücadele ettiği müsabakalar 3 grup üzerinden gerçekleştiriliyor.

Açılış töreni dün saat 12.00’de düzenlenen  turnuvada Edirne’yi kızlarda İlhami Ertem  Anadolu Lisesi, Edirne’yi Uzunköprü’den Muzaffer Atasoy Anadolu Lisesi temsil ediyor.

KIZLAR:

A Grubu:

Özel Çorlu Merkez Uğur Anadolu Lisesi (Tekirdağ), Özel Çekmeköy Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul), Özel Başiskele Uğur Anadolu Lisesi(Kocaeli), İlhami Ertem Anadolu Lisesi (Edirne)

B Grubu:

Özel Çekmece Halkalı Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul), Özel Lüleburgaz Akım Anadolu Lisesi (Kırklareli), Özel Bursa Büyük Koleji (Bursa)

Kırklareli Özel Lüleburgaz

C Grubu:

Çan İbrahim Bodur Anadolu Lisesi (Çanakkale), Çiftlikköy Atatürk Anadolu Lisesi (Yalova), Özel Başiskele Evrensel Matematik Köyü Koleji Anadolu Lisesi (Kocaeli).

ERKEKLER:

A Grubu;

Aziz Sancar Anadolu Lisesi (Tekirdağ), Yücel Boru Fen Lisesi (Kocaeli), Prof.Dr. Halil İnalcık Anadolu Lisesi (Yalova)

B Grubu:

Kırklareli Atatürk Anadolu Lisesi (Kırklareli), İnönü Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi (İstanbul), Başiskele Anadolu Lisesi (Kocaeli)

C Grubu:

Muzaffer Atasoy Anadolu Lisesi (Edirne), İnegöl Spor Lisesi (Bursa), Galatasaray Üniversitesi Galatasaray Lisesi (İstanbul)

İnegöl Spor Lisesi

İLK GÜN İLK SONUÇLAR

Kızlar:

Özel Bursa Büyük Koleji (Bursa) 3-0 Özel Lüleburgaz Akım Anadolu Lisesi (Kırklareli)

Özel Çekmeköy Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul) 3-0 Özel Başiskele Uğur Anadolu Lisesi(Kocaeli)

Erkekler:

Aziz Sancar Anadolu Lisesi (Tekirdağ) 3-0 Yücel Boru Fen Lisesi (Kocaeli)

Kırklareli Atatürk Anadolu Lisesi (Kırklareli) 0-3 İnönü Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi (İstanbul)

Bursa Özel Büyük Koleji

BUGÜNKÜ PROGRAM:

Kızlar:

Mimar Sinan Spor Salonu

11,00 Özel Bursa Büyük Koleji (Bursa) – Özel Çekmece Halkalı Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul)

13.00 Özel Başiskele Evrensel Matematik Köyü Koleji Anadolu Lisesi (Kocaeli) – Çan İbrahim Bodur Anadolu Lisesi (Çanakkale)

15.00 Özel Çorlu Merkez Uğur Anadolu Lisesi (Tekirdağ) – Özel Başiskele Uğur Anadolu Lisesi(Kocaeli)

17.00 İlhami Ertem Anadolu Lisesi (Edirne) – Özel Çekmeköy Okyanus Anadolu Lisesi (İstanbul)

Erkekler:

Edirne Spor Salonu

11.00 Başiskele Anadolu Lisesi (Kocaeli) – Kırklareli Atatürk Anadolu Lisesi (Kırklareli)

13.00 Galatasaray Üniversitesi Galatasaray Lisesi (İstanbul) – Muzaffer Atasoy Anadolu Lisesi (Edirne)

15.00 Prof.Dr. Halil İnalcık Anadolu Lisesi (Yalova) – Aziz Sancar Anadolu Lisesi (Tekirdağ)

– Çorba arkası ne vereyim ‘Abi’me?

Kızmayın ‘Abi’me lütfen; ne yapsa yeridir zira görevlidir.

Kendisine deli muamelesi yapanları ise esefle kınıyorum.

Neymiş efendim, dünya bu hayduttan kurtulmalıymış yoksa başımıza çok kötü şeyler gelecekmiş…

Trump; Venezuella’nın ardından Kolombiya, Küba, Panama’ya çökecekmiş. Kanada’yı ABD eyaleti yapacakmış. Meksika ve İran da hedef tahtasındaymış. Grönland zaten küçük lokmaymış;  Danimarka haddini bilmeyecek de ne yapacakmış…

Putin de zaten ne zamandır kafasını bozuyormuş. Çin de haddini bilmeliymiş…

Ne denilse nafile Beyaz Saray ‘Abi’me yol vermiş bir kere; X hesabından yaptığı “No Games, FAFO” paylaşımı da bunun kanıtı…

Argo bir ifade FAFO: “Fuck Around, Find Out” demekmiş. Türkçe karşılığı: “Bulaşırsan görürsün gününü (bilmem neyi), eden bulur” şeklinde söylenebilir.

Beyaz Saray’ın diplomasi dili yerine sokak dili tercihi de uluslararası ilişkilerde yeni bir sayfa.   

Trump’ın yemin töreni münasebetiyle, 11 ay önce, mevzuyu bakın nasıl ele almışız:                           

(Siz yoksa sorun Trump’ta mı sanıyorsunuz? https://hudutgazetesi.com/yazarlar/siz-yoksa-sorun-donald-trumpta-mi-saniyorsunuz)

//Küreselleşme, Soğuk Savaş sonrası türetilen bir kavramdır. Doğu Bloku’nun dağılması sonucu, ABD’nin tek kutuplu dünya stratejisinin tezahürü olarak 1990’dan itibaren küreselleşen dünya hikâyesinin somut yansımaları görünür oldu.

1989’da Berlin Duvarı’nın çöküşünü tarihin sonu geldi artık liberal dünyanın değerleri geçerlidir diyen küreselleşme tasarımcısı ülkeler, aslında ekonomik açıdan parsayı toplayacaklarını iyi biliyorlardı. Teknolojideki gelişmeler de çevre ülkelerden kaynak aktarılmasını kolaylaştırmış, “gelişmiş ülke” coğrafyasında refahı yükseltmiştir. Madalyonun diğer yüzünde ise: çevre ülkelerde -onlara da başka bir komiklik ifadesi “gelişmekte olan ülkeler” denmektedir – yaşayan yoksul yığınlar vardır.

Kabaca üçayak üzerinden yürüyen küreselleşme mavrası: sermayenin,  mal ve hizmetlerin, işgücünün dünya üzerinde serbestçe dolaşımını ifade eder. Üçüncü ayak yani işgücünün serbest dolaşımına ise yol verilmemiştir. Küreselleşen sermaye, ucuz işgücü sunan ülkelere üretim potansiyelini kaydırarak çevreden merkeze nüfus göçünü önlemiştir. Bu, hem üretim maliyeti hem de merkez ülkelerin demografik yapı hassasiyeti ile ilgilidir. Oyun kurucu ülkelerin bugünkü mülteci alerjisi de bunu gösteriyor. Popülist sağ partilerin, ırkçılığın, yabancı düşmanlığının batı ülkelerinde artması da bundandır. Diğer bir ifadeyle, küreselleşme mavrasının iflasını da gözler önüne sermektedir.

Küreselleşme kavramının içindeki nüve siyaset felsefesi, neoliberalizmdir, finans kapitalin etkisinde bir düzendir ve emperyalizmin yeni yüzüdür.

Küreselleşen dünyanın cazibelerinin çevre ülke insanlarına allanıp pullanarak anlatıldığı dönemleri hatırlamak hiç güç değil. Liberal medya maymunları ve akademisyenlerin öncülüğünü yaptığı beyin yıkama ayinlerinde hep küreselleşmenin geri çevrilemez bir gerçeklik sayılmasına vurgu yapıldı. Küreselleşmenin iyi yanlarından yararlanmayı bilmek gerektiğini, kötü yanlarına karşı yağmurdan korunmak gibi şemsiye açılmasını öneren şarlatanlara bile tanık olduk. O şemsiye acaba nerede şimdi?

Organik aydın ve sistem borazanları savundukları küresellleşmiş neoliberal kapitalizmin dinamiklerini, çelişkilerini elbette iyi biliyorlardı; kiralanmış beyinlerden meslek ahlakı beklemenin naifliği de düpedüz ortada tabii…

Bugün benzeri görülmemiş bir kriz çağındayız.  Bu kriz, daha önce yaşanan kapitalizmin döngüsel krizlerinden farklıdır; sermaye sisteminin derin bir yapısal kriziyle karşı karşıyayız.  Ve bu kriz, belki de ilk kez bu kadar tüm insanlığı etkilemekte ve insanlığın yaşamda kalabilmesi için ciddi bir mücadeleyi, değişikliği elzem kılmaktadır. Nasıl olacağı, ayrı bir tartışma konusudur.

Evet, sermayenin yapısal krizinin sistemin kendi içsel sınırlarından kaynaklandığını kabul etmek gerektiği apaçık ortadadır.

ABD’nin kurmak istediği yeni dünya düzenine yıllar önce dikkat çekti Henry Kissinger; küreselleşme adı altında ABD’nin bir imparatorluk düzeni kurma hevesini konu etti.   

ABD ile Çin’in soğuk savaşın eşiğinde bulunduğu ve sonuçlarının Birinci Dünya Savaşı’ndan daha ağır olacağı uyarısı da gelmişti Kissinger’den.

Gelişmeler de bu yönde değil mi?

Güney Kore ile diğer Asya Kaplanları ve büyük lokma Çin dünya ticaretinde pek çok alanda ön aldı. Özellikle Çin’in ekonomik büyüklüğü ve teknolojide gerçekleştirdiği sıçrama sadece ABD’nin değil başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin korkulu rüyası.

Amerika’nın imparatorluk hevesini kursakta bırakan Çin’e karşı 2018’den itibaren uygulanan tedbirlerin Trump’ın gelişiyle artması, sıkışmışlığın bariz ifadesidir.

Rusya’nın ekonomik açıdan güçlenmesi ve BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti) olgusu da hesaba katılınca Amerika’nın İmparatorluk rüyasının, dünya düzeni kurucu misyonunun suya düştüğü yadsınamaz bir gerçek.

Aslında emperyalizmin bir aşaması ve sanki ‘bütün dünya bir olacak hayat bayram olacak’ gibi pazarlanan, allanıp pullanan küreselleşmenin bizzat oyun kurucu merkez ülkeler tarafından resmen terk edildiğini, ulus devlet reflekslerine geri dönüldüğünü de yaşayarak görüyoruz.

Daha dün Trump, AB’den ABD’ye daha çok araç satıldığından hayıflanarak tedbir uygulamaktan bahsetmedi mi, küreselleşme kavramını yerle bir etmedi mi?

Göreve gelir gelmez Kanada ve Meksika’ya yaptırımdan söz eden, Panama kanalına -Çin’in oradaki limanlarda artan nüfuzundan ötürü- el koyacağını açıklayan, Grönland’a sulanan şu bizim Trump değil mi?

Evet, Trump tabii ama derin ABD’yi ihmal ederseniz asıl fotoğrafı gözden kaçırırsınız.

Trump, ABD’nin dünya üzerindeki hegemonyasının sarsılmasına koşut göreve getirilmiş ve üstelik ikinci kez seçtirilmiş bir taşıyıcıdır.

Sadece kulağına bir çizik atacak kadar keskin bir nişancı üzerinden seçmeni etkilemek ve Trump lehine sandığa yönlendirmek, planlı programlı olamaz mı?

ABD’yi başkanlar mı yönetiyor yoksa güç odakları mı?

Bu sorunun cevabı için ABD başkanlarına yapılan suikastlar yeterince ipucu veriyor.

Önce suikast sonucu öldürülenlere bakalım…

Abraham Lincoln, 14 Nisan 1865’te suikasta uğradı. Saldırıdan bir gün sonra hayatını kaybeden Lincoln, öldürülen ilk ABD başkanı oldu. Suikasttan iki yıl önce İç Savaş sırasında Lincoln, Konfederasyon içindeki kölelere özgürlük tanıyan Özgürlük Bildirgesi’ni yayınlarken, siyahların haklarına verdiği destek öldürülme sebebi olarak gösterildi.

ABD’de suikasta uğrayan ikinci başkan, görevinin 6’ncı ayında, 1881’de James Garfield oldu.

Üçüncü suikast ise 6 Eylül 1901’de William MCKinley’e yapıldı.                                       

ABD’de ölümle sonuçlanan son suikast ise Kasım 1963’te John F. Kennedy’ye düzenlendi.

Theodore Roosevelt 1912’de, Gerald Ford 1975’te, Ronald Reagan1981’de, George W. Bush 2005’te, Donald Trump 2024’te suikasta uğrayan fakat hayatta kalan başkanlar.

Evet, ilginç ve komplo teorisi üretmeye müsait bir tablo değil mi?

Küreselleşmenin ters tepmesiyle dünyaya düzen veren ABD’nin imtiyaz kaybına uğramasının sonuçları yaşanmaktadır.

Kapitalizmin döngüsel değil yapısal kriz kaynaklı bir debelenme yaşaması da otoriter devlet yönetim tarzına tekrar ihtiyaç duyulduğunu ve ancak böyle sistem mağduru sessiz yığınların hareketlenmesinin önüne geçilebileceği, sermaye sisteminin tarihsel hafızasında mevcuttur.

Melania Trump’ın 20 Ocak’taki yemin töreninde siyah kıyafeti, kafasındaki şapkanın gözleri saklaması çok dikkat çekti. ‘First Lady’nin stilini zarafetin yansıması, giysi tasarım becerisi görenlerin yanı sıra klasik bir mafya kıyafeti benzetmesinde bulunanlar da olmuştur.

Semboller üzerinden yürüyen siyasete dayalı bir okuma yapacak olursak Musk’ın siyah düşkünlüğü, Hitler selamı, Melania Trump’ın şapkası, karanlık ve gizemli küresel bir döneme mi işaret ediyor yoksa?//

ABD’nin Venezuela’nın kaynaklarına mafyöz bir operasyonla çökme teşebbüsü, 11 ay önce altını çizdiğimiz gibi, Trump’ın ikinci dönem yemin töreninde eşi Melania’nın şapkasıyla verdiği mesajın (benzetmede hata aranmaz) sonuçlarındandır.

Uluslararası hukuk, insan hakları, demokrasi gibi evrensel olduğu söylenegelen değerlerin de iflasıdır.

Sanıldığı gibi dünyanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülkeden büyük değil, ABD coğrafyası kadar olduğu da görülmüştür. 

Kasabanın şerifi silaha sarılmış, düzenimi bozana sıkarım demektedir.

Olan biteni kavramak için de sadece emperyalizme değil sermaye sistemine yani kapitalizme  odaklanmak gerekir. 

Kapitalizm, emek ve sermaye çelişkisinden de ibaret değildir. Bir dünya sistemi zemininde oluşan işbölümüdür, toplumsal düzendir. Sermaye birikimine, ekonomik büyümeye, genişlemeye muhtaç bir yapıdır.

İşte bu nedenle sömürgecilik onun doğasında vardır. Eşitsizlik yaratır. Toplumun geniş kesimleri yoksullaşırken, küçük bir zümre zenginleşir.                                                                                

Yoksa siz hala sorun Trump’ta mı sanıyorsunuz?

HİPNOZLU ZALİMLİK

Dünya komşularımıza hiç bunları dedik mi?..
“TÜRKLERE düşmanlık tohumu ekme tuzaklarına geldiler!..
Asırlar boyu Türk devletinden, Türk komşularından NE KÖTÜLÜK GÖRDÜLER?..
Türklerden asla kötülük, saygısızlık görmediler, hep dostluk, hep kardeşlik gördüler!..
Şeytanla yatıp şeytanla kalkanların tuzaklarına geldiler Türk kardeşlerine karşı, silahlandırıldılar da ne oldu?..
Anadolu’da masum Türk köylerine öyle zalimlikler yapmışlardı ki, TÜRKLERE BAKACAK YÜZLERİ KALMAMIŞTI!..
Ve de göç şart olmuştu!..
Şeytan uşaklarının işi gücü, yalan, dolan; yine de Türkleri suçlu öyle mi?..”
“Geldiniz sömürgecilerin gazına, komşuyu komşuya düşman edip sömürenlerin kandırmalarına…
ANADOLU’DA, ASIRLAR BOYUNCA SİZİ kendileriyle eşit gören, hatta BAŞTACI EDİP, KORUYAN Türklere saldırdınız!..
Savunmasız, sivil, kendi halinde ki Türk köylerini, kasabalarını, şehirlerini yaka, yıka, bebekleri süngünün ucunda göstere göstere…
İNSANLIK SUÇU İŞLEDİNİZ; Şimdi bu zalimlikleri kendinize, sevdiklerinize, atalarınıza, insanlığa yapıldığını bir düşünün…
HIÇKIRA HIÇKIRA AĞLAMAZ MI, BİRAZCIK YÜREĞİ OLAN!..”
“UYANIN ARTIK, KOMŞULAR, KARDEŞLER, KANMAYIN ŞEYTANLARA!..” DEDİK Mİ, DÜNYA KOMŞULARINA?..
Düşmanlık üretmeden ama!..
Gerçeklerle eğiterek!..
Nerde yazarlar, şairler, çizerler, tarihçiler, düşünürler?..
NEREDEE?..
Ne onlardan çıktı, ne de bizden!..
Atamız hariç.
Aslında, Türklere saldırmakla, Anadolu’da kendi üstün, ayrıcalıklı, rahat, zengin varlıklarına saldırdılar!..
Sonunda Mustafa Kemal öncülüğünde, Türklere yenildiler!..
“Biz şuyuz, buyuz” deyipTürk halkına öyle zalimlikler yapmışlardı ki, artık, KOMŞULUK BİTMİŞTİ, ARTIK, TÜRKLERİN YÜZÜNE BAKACAK HALLERİ KALMAMIŞTI!..
Şeytani sömürgeciler amaçlarına ermişler, bizi birbirimize boğazlatıp düşman yapmışlardı?..
HAK ERİ TÜRKLERE ZALİMLİĞİN sonucu, ANADOLU’DAN KAÇINILMAZ GÖÇTÜ!..
Bu göçü bile Türkler, doyurarak, tedavi ederek, koruyarak yerine getirdiler. Onlardan onca zulüm, eziyet, katliam görmelerine rağmen!..
VAR MI DÜNYA TARİHİNDE, BÖYLE BİR ASALETE SAHİP BİR MİLLET?…
Bulabilir misiniz tarihte benzer davranışları?.. BULAMAZSINIZ!..

O ZAMAN, nerede doğarsan doğ, “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” denmez mi?..”

Kuran’ı Kerim. Sure 33/ayet 67:
Yine şöyle diyecekler: “Ey rabbimiz! Doğrusu bizler, beylerimize, büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlışa götürdüler.”

EDİRNE DSİ 11. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ

Edirne İpsala Kadıköy ve Altınyazı Barajları Onarımı yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.
 İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

İhale Kayıt Numarası (İKN):2025/2475672
1- İdarenin
1.1. Adı:BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ-11.BÖLGE EDİRNE DİĞER ÖZEL BÜTÇELİ KURULUŞLAR DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi:Eski Terminal Yanı 22100 EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası:02842148185
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası:https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/


2- İhalenin

2.1. Tarih ve Saati:16.01.2026 – 11:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres:DSİ 11. Bölge Müdürlüğü


3- İhale konusu yapım işinin

3.1. Adı:Edirne İpsala Kadıköy ve Altınyazı Barajları Onarımı
3.2. Niteliği, türü ve miktarı:Kadıköy ve Altınyazı Barajlarında kret aydınlatma elemanları yenilenecek, Kadıköy Barajı vana odası sıva ve boya işleri yapılacaktır.
Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer:Dsi 114. Şube Müdürlüğü İpsala/EDİRNE
3.4. Süresi/teslim tarihi:Yer tesliminden itibaren 240 (İkiYüzKırk) takvim günüdür.
3.5. İşe başlama tarihi:Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 gün içinde
yer teslimi yapılarak işe başlanacaktır.


4- Katılım ve yeterlik kriterleri:
4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir:
4.1.1. Teklif mektubu.
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler:
4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler.
4.1.3. Geçici teminat.
4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.

4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Son on beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt edilen ve teklif edilen bedelin % 80 oranından az olmamak üzere ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler.

4.3.1.1. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere kullanılan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ve 4734 sayılı Kanuna göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda temsile ve yönetime yetkili olan ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicili müdürlükleri veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartların korunduğunu gösteren, e-forma uygun belgenin kullanılması zorunludur.
4.3.1.2. 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere taahhüt edilenler dışında yurt dışında gerçekleştirilen işlerden elde edilen iş deneyiminin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 195 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu ilişkisi içinde kullanılması halinde bu hukuki ilişkiyi ve bu ilişkinin süresini tevsik eden belgelerin sunulması zorunludur.
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler ve benzer işe denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
4.4.1. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
(D) Elektrik İşlerinden V. Grup: Aydınlatma İşleri benzer iş olarak kabul edilecektir.
4.4.2. Bu ihalede benzer işe denk sayılacak mühendislik ve mimarlık bölümleri:
Elektrik-Elektronik Mühendisliği


5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif fiyatla birlikte fiyat dışındaki unsurlar da dikkate alınarak belirlenecektir.

Hesaplamada Kullanılacak Formül:Toplam Puan=Teklif Fiyatı Puanı + Fiyat Dışı Unsur Puanı
İsteklinin Toplam Puanı hesaplanırken;
Toplam Puan = (Teklif Tam Puanı – (|Sınır Değer Üzerindeki İlk Geçerli Teklif Tutarı-Teklif Fiyatı| X Teklif Tam Puanı / Sınır Değer Üzerindeki İlk Geçerli Teklif Tutarı)) + Fiyat Dışı Unsur Puanı
Teklif Fiyat Puanı:
50
Fiyat Dışı Unsur (FDU) Puanı:
50
Fiyat Dışı Unsur Değerlendirme Yöntemi: 
İsteklinin Teklifi ile Yaklaşık Maliyet Yapısının Birbiri ile Uyumu
(Alınabilecek Azami FDU Puanı : 50 )
Aşağıda, teklif cetvelinde yer alan iş kalemlerinden seçilen kaleme/kalemlere ilişkin asgari ve azami oranlar belirlenmiştir. İsteklinin teklif cetvelinde seçilen bu kalemlere verilmiş olan teklifler, isteklinin ihaleye vermiş olduğu toplam teklife oranlanarak 100 ile çarpılacak, bulunan oran o kalem için belirlenen asgari oran ile azami oran arasında kalıyorsa istekli o kalem için belirlenen fiyat dışı unsur puanını alacaktır. Bu işlem sırasında hesaplanan oranda herhangi bir yuvarlama işlemi yapılmayacaktır. İş kalemlerinde gruplama yapılmış olması halinde, gruba dahil olan kalemlere istekli tarafından teklif edilen tutarların toplamının, isteklinin ihaleye vermiş olduğu toplam teklife oranlanarak 100 ile çarpılması sonucu bulunan oran, o grup için belirlenen asgari oran ile azami oran arasında kalıyorsa, istekli o grup için belirlenen fiyat dışı unsur puanını alacaktır. Bu işlem sırasında hesaplanan oranda herhangi bir yuvarlama işlemi yapılmayacaktır.Bu yönteme ilişkin işlemler, belirlenen bütün kalemler için isteklilerin teklif cetveli esas alınarak EKAP tarafından otomatik olarak yapılacak ve toplam fiyat dışı unsur puanları hesaplanacaktır.
Numune Değerlendirmesinde Kullanılacak Mı?: 
Hayır
Demonstrasyon Değerlendirmesinde Kullanılacak Mı?:
Hayır

İş ortaklıklarında ortaklık oranları dikkate alınmadan istekli bazında fiyat dışı unsur puanlaması yapılacaktır.

İş Kaleminin Adı ve Kısa AçıklamasıAsgari OranAzami OranFiyat Dışı
Unsur Puanı
Altınyazı Barajı Kret Aydınlatma Onarımı15,88%29,49%12
Kadıköy Barajı Kret Aydınlatma Onarımı46,43%86,23%26
Eski boyalı yüzeylere astar uygulanarak iki kat su bazlı mat boya yapılması (iç cephe) (Kadıköy Barajı Vana Odası)3,26%6,06%4
Brüt beton, sıvalı veya eski boyalı yüzeylere, astar uygulanarak akrilik esaslı su bazlı boya yapılması (dış cephe) (Kadıköy Barajı)2,91%5,41%4
250/350 kg kireç/çimento karışımı kaba ve ince harçla sıva yapılması (tavan sıvası)1,52%2,81%4



6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.

8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.

9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.

10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.

13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 120 (YüzYirmi) takvim günüdür.

14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

15- Diğer hususlar:

İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (N) : 1
Sınır değerin altında teklif sunan isteklilerin teklifleri açıklama istenilmeksizin reddedilecektir.

Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de (Basın: 2374941)

Trakya’nın afet ve iklim eylem planı masada!

Edirne Belediyesi, Trakya genelindeki belediyelerin katılımıyla düzenlenen İklim, Çevre ve Afet Yönetimi platformlarının ikinci toplantısına ev sahipliği yaptı. Belediye Başkanı Filiz Gencan, bölgedeki su krizi ve afet hazırlıklarına dikkat çekerek dayanışma vurgusu yaptı.
Trakya Belediyeler Birliği koordinasyonunda düzenlenen “İklim ve Çevre” ile “Afet ve Risk Yönetimi” platformları, 2. toplantı için Edirne’de bir araya geldi. Bölge belediyelerinin teknik ekiplerinin ve müdürlerinin katıldığı toplantıda, Trakya’nın ortak sorunlarına yönelik stratejik eylem planı taslağı paylaşıldı.


“EN ÖNEMLİ GÖREVİMİZ RİSKLERİ YÖNETMEK”
Toplantının açılışında konuşan Başkan Filiz Gencan, “Artık yerel yöneticiler olarak en önemli sorumluluğumuz; riskleri ve afetleri önceden yönetebilmektir. Trakya, Türkiye’nin en kıymetli ancak stratejik anlamda en çok dikkat gerektiren bölgelerinden biri. İklim krizinin ve kuraklığın etkilerini bizzat yaşıyoruz,” ifadelerini kullandı.


SU KRİZİ VE TARIMSAL KURAKLIĞA DİKKAT ÇEKTİ
Edirne’nin son yılların en büyük su krizlerinden birini geçirdiğini hatırlatan Gencan, iklim değişikliğinin bölge ekonomisi üzerindeki ağır bilançosuna değindi: “Trakya, TÜİK verilerinde en yoksul bölgelerden biri olarak ilan edildi. Bunun temel nedeni ciddi kuraklıktır. Çiftçimiz mahsulünü tarlada bırakmak zorunda kalıyor ve yavaş yavaş topraktan uzaklaşıyor. Bu sadece çevresel değil, sosyolojik ve ekonomik bir krizdir. Bu sorunu el birliğiyle, iş birliğiyle çözmek zorundayız.”


EDİRNE: BÖLGENİN STRATEJİK GÜVENLİK MERKEZİ
Başkan Gencan, Edirne’nin afet yönetimindeki stratejik rolüne de dikkat çekti. İstanbul ve Tekirdağ’ın deprem kuşakları üzerindeki riskine atıfta bulunan Gencan, “Edirne merkez olarak biz bir deprem kuşağında olmasak da, olası bir afet anında bölgenin en stratejik merkez toplanma alanı haline geleceğiz. Bu yüzden hazırlıklarımızı en üst seviyede tutuyoruz” dedi.
Geçtiğimiz yaz yaşanan büyük yangınlarda Tekirdağ, Çanakkale ve İstanbul ile sergilenen omuz omuza mücadeleyi örnek gösteren Gencan, şu sözlerle konuşmasını tamamladı: “İşi en iyi bilenleri bir araya getirerek kriz anlarını nasıl koordine edeceğimizin altyapısını oluşturuyoruz. Amacımız, sadece kağıt üzerinde kalan değil, bilimsel temelli ve kriz anında hızla devreye giren ‘yaşayan’ bir eylem planını hayata geçirmektir.”


Toplantının açılış konuşmalarını; İklim Ve Çevre Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği Ve Sıfır Atık Daire Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş, Afet Ve İklim Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener ve Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu da gerçekleştirdi.


Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu konuşmasına Silivri halkını sevgi ve selamlarını ileterek başladı. Trakya Belediye Birliği’ne katılmanın mutluluğunu yaşamış olduğuna ve Silivri’nin konumunun önemine değindi. “Ben Ekrem Başkanımızın görevlendirmesiyle bizzat Kahramanmaraş Deprem bölgesine gittiğimde orada hepimizin doğru bildiği yanlışları gördük. Biz Türk Milleti olarak bonkör bir milletiz, elimizde avucumuzda ne varsa toplayıp, yardım aracı geldiğinde göndermek istedik. Fakat bunları orada ihtiyaç olmadığını oranın farklı ihtiyaçların olduğunu tuvalet ihtiyacı olduğunu, su ihtiyacı olduğunu fark ettik. Bunları da Silivri Belediyemizde kurmuş olduğumuz Afet Koordinasyon Merkezimizde vermiş olduğumuz eğitimlerle arkadaşlarımıza anlattık. ‘Önceliğimiz Afet Üzerine Dirençli Bir Silivri’ dedik.” İfadelerini kullanarak yaptıkları eğitimleri vurguladı.


Dayanışmanın önemine dikkat çekerek Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’a ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı ve Birlik Başkanı Dr. Candan Yüceer’e teşekkürlerini iletti. Sözlerinin sonrada ise bir sonraki toplantının Silivri’de yapılacağını söyledi.


Afet ve İklim Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener, bu platformun nasıl kurulduğuna dair bilgiler verdi. Sözlerinin devamında ise “Ana hedefimiz şudur; burada çalışma iki platform var. Afet ve İklim olmak üzere. Bugün hep birlikte geldiğimiz noktada, neler yaptık onları bir gözden geçireceğiz. Arkadaşlarımız bir sunum yapacak. Bizler gruplar olarak artık kendi uzmanlıklarımıza göre ayrılacağız.
Buradaki hedefimiz, Trakya’mızı daha güçlü ve dirençli hale getirmek. Çünkü ne kadar birbirimize yakın olsak ya da afetlerde ne kadar birbirimizin yedeği de olsak, Kapasitelerimizi, ekipmanlarımızı, çalışma arkadaşlarımızı, yolda yürüyüş şekillerimizi çok fazla bilmiyorduk. Ben bundan sonra Trakya olarak çok daha fazla güçleneceğimizi düşünüyorum. Afet sadece deprem değil tabii ki her ilimizin kendine göre farklı afet riski var.
Yazın yaşadığımız aslında bir afetti. Sadece tek yönlü değil, tüm afetleri masaya yatırarak, kapasitemizi nasıl arttırabiliriz, bu afetlerle nasıl baş edebiliriz diye bir planı olacak. Tabii en büyük arzumuz bu planın yaşayan bir plan olması. Trakya’yı, kendi belediyeler birliğinin hepimizin, bir çatı altında buluşturması bu işte bizleri daha güçlü kılacak diye düşünüyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra daha da çok beraber yol alacağımız için. İnşallah şehirlerimiz için, ülkemiz için çok güzel şeyler yaparız.” Dedi.
İklim ve Çevre Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş ise Tekirdağ Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer’in selamlarını ileterek sözlerine başladı.
Göktaş, şunları söyledi:
Bölgemizde bildiğiniz gibi iklim değişikliğinin etkileri artık günlük yaşamda çok daha belirgin şekilde hissedilir hale geldi.
Sıcaklıklar 2050 yılına kadar yaklaşık 3 derece daha artacak. Yüzyıl sonunda da 4. Beklenmekte yaz yarışlarında da yüzde yirmi ile otuz aralığı bir azalma beklenmekte. Bunun bize kuraklık riskini ve yerel yönetimlerde özellikle su konusunda su yönetim konusunda kritik bir hale getirmekte. Tam da bu noktada Sayın Başkanımızın ortaya koyduğu liderlik ve vizyon çerçevesinde Trakya genelinde belediyelerimizin arasında iş birliği güçlendirmek, çevre yönetimi ve afet vesile alanlarına ortak bir anlayış geliştirmiş ve birlikte hareket edebileceğimiz bir yol haritası oluşturmak amacıyla Trakya Belediyeler Bünyesinde iklim, çevre ve afet platformlarını oluşturdu.
İlk toplantımızla birlikte, platformlarımızın işleyişleri belirlendi. Bu toplantı ise iklim, çevre, afet alanlarında karşılaştıkları sorunları, öncelikleri ve bugüne kadar yürüttükleri çalışmaları birlikte değerlendirme fırsatı bulacağız. Aynı zamanda Trakya Ölçeği’nde hazırlanmakta olan Trakya İklim Afet Stratejik Eylem Planı’nın taslağını sunmuş olacağız. Toplantı kapsamında da belediyelerimizin görüşlerini alarak ortak önceliklerimizi birlikte değerlendireceğiz. Bugünkü toplantının Edirne için tüm Trakya için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
EYLEM PLANI MASAYA YATIRILDI
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi daire başkanları ve platform koordinatörlerinin sunumlarıyla devam eden toplantıda, Trakya ölçeğinde hazırlanan “İklim ve Afet Stratejik Eylem Planı” taslağı belediyelerin görüşüne sunuldu. Grup çalışmalarıyla devam eden programda; uzman ekipler iklim değişikliğiyle mücadele, kuraklık yönetimi ve afet müdahale kapasitelerinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulundu. Toplantı, sonuç raporlarının paylaşılmasının ve Sıfır Atık Market’in ziyaret edilmesinin ardından sona erdi.

‘Çiftçiye idam sehpası’

Olgay GÜLER

Edirne İl Genel Meclisi’nin CHP’li üyesi Mustafa Üstün, Cumhurbaşkanı kararıyla 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlüğe giren SGK ve vergi borcu bulunan üreticilere düşük faizli tarım kredisi verilmeyeceği yönündeki düzenlemenin, çiftçiyi idam sehpasına çıkarmak anlamına geldiğini söyledi.

Türkiye genelinde 30 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan, SGK ve vergi borcu bulunan üreticilere düşük faizli tarım kredisi verilmeyeceğine yönelik düzenleme, 1 Ocak 2026 itibariyle yürürlüğe girdi. 30 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. CHP Edirne İl Genel Meclis Üyesi Mustafa Üstün, yürürlüğe giren uygulamanın çiftçiyi idam sehpasına çıkarmak anlamına geldiğini söyleyerek, geri çekilmesi gerektiğini belirtti.

‘BU UYGULAMA ÇİFTÇİYİ İDAM SEHPASINA ÇIKARMAKTIR’

Çiftçinin, özellikle ekonomik olarak zor günler geçirdiği son dönemde en çok ihtiyaç duyduğu şeyin kredi olduğunu belirten Üstün, “Bu çiftçiyi idam sehpasına çıkarmaktır. Neden idam sehpasına çıkartıyoruz çiftçiyi? İlk önce tarım kredilerden başlayalım. Tarım krediler 1936 yılında Mersin’in Silifke ilçesinde kooperatif olarak yolculuğuna başlıyor arkadaşlar. Şu anda geldiğimiz noktada 860 bin ortaklı bir holding. Bu ortaklar çiftçiler. Bir çiftçi şu anda sezona giriyor. 20 gün sonra üre gübre zamanı gelecek. Maalesef ki geldiğimiz noktada hepimizin borcu var. Benim kendimin Bağ-Kur’a borcum var. Çünkü her ay 10 bin liralık primleri ödeyemiyoruz. Ödeyemediğimiz için harmandan harmana, sezondan sezonda ödemeye çalışıyoruz. Amma velakin şimdi ne yapacağız? Çiftçiler ne yapacak? Yarın Şubat ayındaki gübre zamanından sonra Mart ayındaki gübre zamanından sonra, nisan ayında, mart ayında pancarla başlayacak bir ekim süreci olacak. Gübre lazım olacak, mazot lazım olacak, ilaç lazım olacak. Çiftçilerimiz nereden alışveriş yapacak? Bunun bir sorgulanması lazım” dedi.

‘İŞLERİNİ İDAME ETTİREMEZLER’

Sadece üreticilik yaparak ailesini geçindirmeye çalışan çok sayıda çiftçi olduğuna dikkat çeken Üstün, “Edirne’nin ÇKS ortalamalarına bakın. ÇKS ortalamalarına baktığımızda 40-50 dönüm araziyle çiftçilik yapıp üç tane, beş tane hayvan bakıp geçinmeye çalışan insanlar var. Bunun yanında iki tane çocuğunu okula gönderen insanlar var. Maalesef ki Ziraat Bankası’ndan kredi alamazsalar bu insanlar işlerini idame ettiremez. Bu insanlar Bağ-Kur’la ilgili sorunları zaten harmandan harmana para kazandıkları zaman kısmi olarak kapatmaya çalışıyorlar. Geldiğimiz son üç yılda tarımdan para kazanılmadığı için Bağ-Kur borçları çığ gibi büyümeye başladı” diye konuştu.

‘UYGULAMA GERİ ÇEKİLMEZSE, KİMSE TARLA EKEMEZ’

Sayıştay raporlarına da yansıyan, büyük şirketlere verilen kredilere dikkat çeken Üstün, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Sayıştay raporları okundu. Ziraat Bankası bin tane özel şirkete 750 milyon dolar kredi verdi. Anaparayı bırakın, faizi bile ödememişler. Sen bu tarafta benim çiftçim ortalama bir yılda 200 lira, 500 lira kredi kullanacak ve sen benim çiftçime şunu dersen, ‘senin SSK’ya borcun var, senin Bağ-Kur’a borcun var, senin vergi dairesine borcun var, devlet kurumlarına borcunu ödemeden devletten bir kredi alamazsın’ diyemezsin. İnşallah bu uygulamayla ilgili geri dönülür ve geri dönülmesiyle ilgili tüm Türkiye genelinde bir kampanya yapılması lazım. Yoksa kimse tarla ekemez. Hiçbirimiz mazot alamayız, gübre alamayız. Çok yanlış noktalara gidiyoruz” şeklinde konuştu.

‘ÇİFTÇİ AYAKTA KALAMAZ’

Son yıllarda yaşanan kuraklık tehlikesine de vurgu yapan Üstün, “Devletin resmi kurumu TÜİK, açıklamasında şunu söyledi; Türkiye’de tarım sektörü yüzde 12.5 geriledi. Bunun sahaya yansıması ne olacak? Bir de bizim gözümüzden kaçırdığımız bir kuraklık tehlikesi var. Bakın bu yıl geçen yıldan da kurak gidiyor iklimsel şartlar. Son üç yılda biz Trakya olarak genel olarak konuştuğumuzda baktığımızda ayçiçek üretimimiz yüzde 60 değer kaybetti, iklimsel şartlardan dolayı. Bir de buna maliyetler de yüklendiğinde çiftçilerimiz ayakta kalamaz. Bakın çiftçiyi finanse edemezsek, özellikle çiftçinin kuruluşları, yani Tarım Kredi Kooperatifi, burası bir holding. 860 bin ortağı olan bir holdingsin sen ve ortaklarına ‘Bağ-Kur borcun var’ diye gübre-mazot veremiyorum diyorsun” ifadelerini kullandı.

Teknoloji ve Güven Bir Arada: Titreşim Modüllü Telefon Tutucu

Akıllı telefonlarımız sürüşlerde vazgeçilmez hale geldi, ancak yol titreşimleri büyük tehdit oluşturuyor. Titreşim modüllü telefon tutucu, özel amortisör modülleriyle bu tehdidi ortadan kaldırarak telefonunuzu güvenle taşımanızı sağlar. Yüksek frekanslı sarsıntıları absorbe eden bu ürün, özellikle kamera mekanizmalarını korur ve cihazınızın performansını uzun süre korur. Titreşim modüllü telefon tutucu, motosiklet tutkunları için tasarlanmış üstün bir çözüm sunuyor.

İleri Seviye Titreşim Modüllü Sistem

Dört adet yastıklı modül, titreşimleri dağıtır ve baskıyı azaltır. Bu sayede telefonunuz yol engebelerine rağmen sabit kalır, iç bileşenler zarar görmez. Titreşim modüllü telefon tutucu, bu özelliğiyle standart tutuculardan üstünlük sağlar.

Dayanıklılık ve Pratik Kullanım Özellikleri

Sağlam alüminyum ve metal malzemelerden üretilen tutucu, kolay montajı ve ayarlanabilir yapısıyla her sürücüye hitap eder. Gidon veya ayna bağlantılarıyla uyumlu olması, kurulumunu dakikalarla sınırlandırır.

Günlük ve Uzun Yolculuklarda Farkı

Titreşim azalması sayesinde ekran okunurluğu artar, ısınma sorunları azalır. Kullanıcı geri bildirimleri, bu aksesuarın sürüş konforunu önemli ölçüde yükselttiğini gösteriyor.

Bu akıllı ürünle titreşim endişesini unutun. Titreşim modüllü telefon tutucu, her yolculukta güvenilir companion’ınız olacak.

Yemekte komisyonsuz sipariş!

Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Harun Özen, online yemek sipariş platformlarında uygulanan yüksek komisyon ücretlerinin esnaf için ciddi bir sorun haline geldiğini belirterek, üyelerinin dijital ortamda komisyonsuz sipariş alabilmesini sağlamak üzere ‘Yemek Butik’ adlı yeni bir sistem devreye aldıklarını bildirdi.

Edirne Tatlıcı Büfeci Kebap ve Lokantacılar Esnaf Odası Başkanı Özen, Yemek Butik’in esnafa kazandıracaklarını paylaştığı açıklamasında şunlara yer verdi:

“Son dönemde restoran ve lokanta sektöründe yaşanan dijital dönüşümle birlikte, online yemek sipariş platformlarında uygulanan yüksek komisyon ücretleri esnafımız için ciddi bir sorun haline gelmiştir. Geleneksel platformlarda %18 ila %40 arasında değişen komisyon oranları, işletmelerimizin kâr marjlarını önemli ölçüde düşürmektedir.

Bu soruna çözüm amacıyla, esnaf ve sanatkârlarımızın dijital ortamda komisyonsuz sipariş alabilmesini sağlamak üzere ‘Yemek Butik’ adlı yeni bir sistem devreye alınmıştır.

Yemek Butik’in esnafa kazandıracakları:

Ücretsiz web sitesi kurulumu ve altyapı desteği.

Komisyonsuz satış imkânı.

Kampanya ve fiyatlandırma üzerinde tam kontrol.

YemekBonus ve Paylaş-Kazan sadakat programları ve otomatik indirim kuponları.

Müşteri verilerinin (data) tamamen işletmeye ait olması.

Reklam, pazarlama ve tasarım desteği:

Aylık kazançlarınızı takip edebileceğiniz ‘İşletme uygulaması’.

 Ayrıntılı ay sonu satış raporlama.

Çoklu şube yönetimi desteği.

SEO uyumlu altyapı ile Google’da daha görünür olma.

Satış takibi ve kampanya önerileri.

Odamız, bu yeni sistemi üyelerimize tanıtmak ve süreci yakından takip etmek amacıyla bilgilendirme toplantılarını sürdürmektedir. Amacımız, esnafımızın dijital dünyada daha güçlü ve adil koşullarda yer almasını sağlamaktır.”