

Aramızdan ayrılanlar
NECİBE EPÇELİ VEFAT ETTİ
Nilgün Özkaya’nın annesi Necibe Epçeli, vefat etti.
Nilgün Özkaya’nın annesi, Ali ve Hamdi Epçeli’nin kardeşleri Necibe Epçeli için dün Ayşekadın Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Necibe Epçeli’nin cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.
FATMA PUYRAZ VEFAT ETTİ
Rasim Puyraz’ın eşi Fatma Puyraz, vefat etti.
Rasim Puyraz’ın eşi, Emine Bolu ve Haluk Puyraz’ın annesi Fatma Puyraz için Büyük Dölllük Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Fatma Puyraz’ın cenazesi köy mezarlığın defnedildi.
Nesine 3. Lig’de 2. yarı maratonu başladı
Nesine 3. Lig 2025/2026 sezonunda ikinci yarı 3 haftalık aranın ardından başlarken, 1. Grup’ta yer alan Edirnespor, hoca değişikliğinin ardından evinde Galata Spor Kulübü karşısında 1-1 berabere kalmasına rağmen ilerisi için umut verdi.
Nesine 3. Lig 1. Grup’ta ikinci yarının ilk haftasında oynanan 8 karşılaşmada fileler 21 kez havalanırken, sezon arasına lider olarak giren Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü, Silivri’den puansız dönünce puan cetvelinin en üst sırasına deplasmandan 3PANLA DÖNEN İnegöl Kafkas Spor kulübü yükseldi.
Edirnespor, ikinci yarının ikinci maçında 17 Ocak 2026 Cumartesi günü liderliğe yükselen İnegöl Kafkas Spor Kulübü’ne konuk olacak. Ligin ilk yarısında Edirne’de oynanan maçta Edirnespor, İnegöl Kafkas Spor Kulübü’ne 3-2 yenilmişti.
NESİNE 3. LİG 1. GRUP 16. HAFTA TOPLU SONUÇLAR
Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. 2-1 Polatlı 1926 Spor Kulübü
Yalova Fk 77 Spor Kulübü 3-2 Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş.
Kestel Çilek Spor Kulübü 0-0 Bursa Yıldırım Spor Kulübü
Bulvarspor 0-2 Çorlu Spor 1947
Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü 1-2 İnegöl Kafkas Spor Kulübü
Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş.1-2 İnkılap Futbol Spor Kulübü
Edirnespor 1-1 Galata Spor Kulübü
Silivrispor 2-1 Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü
U18 Ligi 13 gole başladı
Edirne’de 5 takımın mücadele edeceği 2025-2026 Sezonu U18 Futbol Ligi geçtiğimiz hafta sonu oynanan 2 karşılaşma ile start aldı.
Edirne merkez ve Uzunköprü’den 1, Keşan ilçesinden ise 3 takımın yer aldığı ligde ilk hafta oynanan 2 maçta fileler tam 13 kez havalandı.
İLK HAFTA SONUÇLARI
Keşan İdman 2–3 Uz. Dereköy
Keşan 8–0 K. Arda
Anafartalar (bay)
YAĞMURLARDAN SONRA
Geçtiğimiz yıl sıcak ve kurak bir şekilde sona erdi.
Edirne’nin kullanma suyunu sağlayan en önemli kaynak olan Kayalı Barajı’nın yaz sonu hali içler acısıydı.
Ve su kesintileriyle karşılaştık sonbahar aylarında. Edirneliler olarak uzun yıllar boyunca yaşamadığımız, alışık olmadığımız durumlardı su sıkıntıları.
Kayalı barajının bu sıkıntılı halleri sonrasında Süloğlu barajına yöneldi gözler. Ve isale hattı yeniden yapılmaya başlandı.
Geçtiğimiz hafta yoğun yağmurlar yüzümüzü güldürdü. Sadece Edirne’nin değil, Trakya’nın ve bütün ülkemizin.
Edirneliler de büyük bir sevinç ve mutlulukla karşıladılar yoğun yağmurları. Yağışlarla birlikte barajlarda yükselen su oranları su sıkıntılarını yaşayan Edirnelileri yakından ilgilendiriyor sonuçta.
Ve tarımla yakından ilgisi olanları da sevindirdi yağmurlar. Edirne’de yaşayıp da köylerle ilgisi olmayan insan yok gibidir zaten. Kimimizin eşi dostu, akrabaları yaşamakta köylerde az da olsa.
Edirne Belediyesi Su Kanalizasyon Müdürü arkadaşım Ayhan Özer’le yaptığımız yazılı görüşmede hafta içinde yoğun yağmurlar sonrasında Kayalı’ya 4.5 milyon, Süloğlu’na 2 milyon metreküp su geldiğini keyifli bir ifadeyle belirtti.
Yoğun yağmurlar devam ederken sosyal medyadan coşan, adeta nehirlere dönen derelerin görüntüleri geldi arka arkaya.
Kayalı Barajı’nı besleyen Istrancalar’daki derelerin nehirlere dönüş görüntülerini Devletliağaç’tan sosyal medyada Ali Rıza Başkurt dostum paylaşmış “Koca nehir yine coştu, Kayalı barajının gözü aydın” diyerek.
Yine Vaysal köyünde yeğenim Fuat Koten, Değirmen Deresi’nin adeta bir nehre dönmüş çılgınlar gibi akarken görüntüsünü paylaşmış sosyal medyada. Ne sevindim, duygulandım görüntüleri görünce.
Çocukluğumu yaşadığım Vaysal köyünde Değirmendere’nin yazın en sıcak günlerinde bile yaklaşık iki metre genişliğinde bir karış yüksekliğinde gürül gürül tertemiz boncuk gibi akan suyu halen anılarımdadır.
Doğanın nimeti olarak hızla barajlarımızın kapasitelerinin yükselmesini sağladı son yağmurlar.
2026 yılını büyük bir ölçüde susuz geçirmeyeceğimiz belli oldu son yağmurlardan sonra.
Ya bir yıl sonrası, sonraki yıllar?
Günah keçisi olmak!
Son günlerde bazı bölgelerde ki çöp konteynerlerinin yanına bırakılan malzemeler konuşuluyor Edirne’de.
Satın alınan eski binalarda yapılan tadilat ve tamiratlar nedeniyle klozetlerden tutun, inşaat pisliklerine, eski mobilyalara kadar ne varsa görüyoruz.
Sorumlusu da o çöp konteynerlerinin etrafındaki siteler oluyor, en çok buralarda oturanlar eleştiriliyor doğal olarak!
Halbuki bilhassa gece yarısından sonra, sabah 4- 5 sularında taaa 2-3 km ötede ikamet edenlerden bazıları özel araçları ile başka semtlerdeki konteynerlerin etrafına bırakıp kaçıyorlar.
Kamyonetle getirip bırakanlar bile var!
Bazıları çuvallarda, bazıları poşetlerde, bazıları da öylece etrafa atılıp saçılıyor.
Demem o ki; çöp konteynerlerinin yanlarına bırakılan atıkların çoğunun o mahalle ve sokakta yaşayanlarla bir ilgisi yok gördüğüm kadarıyla.
Bugün yazmak istedim çünkü; uzaktan yakından ilgisi olmayanlar günah keçisi oluyor maalesef.
Keşke Belediye Zabıtaları ara sıra gece denetimlerine çıksalar da görseler neyin ne olduğunu!
KAVRAM
Medeni eğitimi halka yaymak öyle kolay değil; uzun yıllar çok çok kişinin emeği gerekiyor!..
Bazı kavramları hakkıyla algılayıp uygulamayı, sade insanların çoğu başaramaz ve yanlış anlarlar, yanlış uygularlar!..
Birçok kavramı, bilim sahiplerinin araştırıp, pratik örneklerle, sanatkârca açıklanması (En etkili olarak, aile ve yakın çevrede, ve de, dünyada söz, davranış, okul, tiyatro, film, yazı, çizi) ile halkın eğitilmesiyle olur!..
Meselâ: Dünyada “ŞÜKÜR” kavramının çoğunlukla yanlış anlaşılıp, uygulandığını görüyoruz. “ŞÜKÜR:” Asla tembelin, kalpazanın, beyin iptallinin, cahilin, korkağın, kullandığı gibi, ACİZLERİN SIĞINDIĞI bir BAHANE değildir!..
Bir örnek verelim: ŞÜKÜR: (Bir yorumla)-Toprağı, bellersin, gübrelersin, gülü ekersin, sular, budarsın!..
Sonra, açan gülü seyrederken, koklarken, “YARATAN’DAN ÖTÜRÜ” ŞÜKREDERSİN.
Yani, AKIL, EMEK İŞLETMEK BİZDEN, NASİP ALLAH’TAN!..
Bütünsel düşünürsek, o gülü seyretmek, koklamak için, Allah, ne mucizeleri, tam zamanında, tam kararında bir araya getirdi, biz de akıl ettik, emek verdik ve o güzelliği yaşadık, ŞÜKÜR, RABBİMİZE.
Hepsi verilince olur!..
Hepsi O’ndan bize!..
Bizde sadece tercih ve emek düşüyor!..
Tabi, tercih de, emek de O’nun nasibi!..
Yani, hepsi ondan, Şükür!..
Bir başka örnek: Bazen, düşersin, zorlanırsın, yara alırsın, bir kuru ekmeğe mecbur kalırsın, ama, “Halâ hayat devam ediyor, ölmedim, ŞÜKÜR,” der, mücadeleye devam etmek için, DÜŞTÜĞÜN YERE DE, “O KURU EKMEĞE DE ŞÜKREDERSİN!..”
Hayatın zorluklarının da Allah’tan olduğunu , yargılanma, sınanma olduğunu bilir, pes etmez, yoldan çıkmazsın!..
ŞÜKÜR, ASLA, ACİZLERİN SIĞINACAKLARI BİR BAHANE DEĞİLDİR!..
“ŞÜKÜR,” Yaratan’ın bizi pişirmesi, güçlendirmesi, daha çetin zorlukların da üstesinden gelmemizin eğitimi olduğu bilincidir.
ZORLUKLAR KARŞISINDA, PES ETMEMENİN PANZEHİRİ OLDUĞU KADAR, GÜZELİKLERİ ÜRETMENİN DE İLAHİ BİLİNCİDİR!..
ŞÜKRÜN ÖZÜNDE, ALLAH’A TAM TESLİMİYET, POZİTİF AKIL, İNANÇ, DİLEMEK, BİLİM VE EMEK VARDIR!.
HAMD SADECE ALLAH’ADIR, HEPSİ O’NDAN, ŞÜKÜR.
Kuran’ı Kerim. Sure 4/ayet 82:
Halâ Kur’an hakkında gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda bir çok tutarsızlık bulurlardı.
Ciğerci Niyazi ve Kurabiyeci Dede korkuttu
Olgay GÜLER
Edirne’nin tanınmış ciğerci esnaflarından ‘Ciğerci Niyazi’ olarak bilinen Niyazi Yavuz, geçirdiği kalp krizi nedeniyle yapılan anjiyo sonrası, bir damarına stent takıldı.
Edirne’nin tanınmış iş insanlarından, kamuoyunda ‘Ciğerci Niyazi’ olarak bilinen Niyazi Yavuz, Cumartesi günü göğüs ağrısı şikâyetiyle Sultan I. Murat Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu. Yavuz’un yapılan kontrol ve tetkiklerinde kalp damarlarından birinin tıkalı olduğu tespit edilirken, anjiyoya alındı. Anjiyoda stent takılan Yavuz’un sağlık durumunun iyi olduğu ve tedavisinin sürdüğü bildirildi.
KURABİYECİ DEDE’DEN DE SEVİNDİREN HABER
Öte yandan kentte ‘Kurabiyeci Dede’ olarak tanınan Arif Meriç, geçtiğimiz günlerde bypass ameliyatı geçirdi. Lüleburgaz’da özel bir hastanede yapılan operasyonda dört damarının değiştiği öğrenilen Meriç’in durumunun iyi olduğu ve sağlığına kavuştuğu öğrenildi.
Edirne Ulak Gazetesi 2 yaşında
Edirne’de Ustabaşı Medya Ltd.Şti. bünyesinde 12 Ocak 2024’te yayın hayatına başlayan Edirne Ulak Gazetesi, 2’nci yaşını kutladı.
Ustabaşı Medya bünyesinde, Edirne’de 12 Ocak 2024 tarihinde okuyucularıyla buluşmaya başlayan Edirne Ulak Gazetesi, 2. yılını kutluyor. Edirne Ulak Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Gazeteci Koray Ustabaşı, yerel gazetelerin bir şehrin hafızası olduğunu belirterek, bu görevi üstlenmekten mutluluk duyduklarını söyledi.
Gazetenin ikinci kuruluş yıldönümünü kutlamanın heyecanı ve gururunu yaşadıklarını dile getiren Ustabaşı, “Bugün, Edirne’mizin sesini duyuran, tarihi ve kültürel zenginliklerimizi kayıt altına alan, şehrimizin nabzını tutan önemli bir değerimiz olan Edirne Ulak Gazetesi’nin 2. Kuruluş Yıl Dönümünü kutlamanın heyecanı ve gururunu yaşıyoruz. Yerel gazeteler, bir şehrin hafızası, vicdanı ve gelişiminin itici gücüdür. Şehir karmaşasında kaybolan yerel sorunları, başarıları ve kültürel dokuyu koruma görevini üstlenirler. İşte tam da bu noktada bizler Edirne Ulak Gazetesi olarak kıymetli şehrimiz, göz bebeğimiz Edirne için bu hayati rolü üstlenmiş bulunmaktayız” dedi.
“YEREL BİR GAZETE KURMAK, SADECE BİR YAYIN ORGANI AÇMAK DEĞİLDİR”
Ustabaşı, “Edirne Ulak Gazetesi, Ustabaşı Medya LTD. ŞTİ. bünyesinde 20 yıllık bir mesleki tecrübenin sonunda ortaya çıkmıştır. Ekonomik olarak zorlu koşullarda, Edirne’nin kültürel ve siyasi hayatına tanıklık ederek, varlığını da 2 yıldır onurlu ve şerefli bir şekilde sürdürmeye devam etmektedir. Yerel bir gazete kurmak, sadece bir yayın organı açmak değildir; o şehrin tarihine ve geleceğine yatırım yapmaktır. Edirne Ulak Gazetesi de bu bilinçle hareket etmiş, sadece bir haber kaynağı olmanın ötesine geçmiştir. Yerel dinamikleri iyi bilmek, sorunu yerinde tespit etmek ve çözüm önerilerini ilgili mercilere iletmek, Edirne Ulak Gazetesi’nin temel misyonu olmuştur. Edirne Ulak Gazetesi, Edirne’nin dört bir yanındaki sesi ve gözü olmayı sürdürerek, şehrimizin kültürel mirasına ve geleceğine hizmet etmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.
“YEREL BASINA DESTEK OLMAK, ASLINDA KENDİ ŞEHRİMİZİN GELECEĞİNE DESTEK OLMAKTIR”
Ustabaşı, “Edirne Ulak Gazetesi, yerel basınımızın fedakârlıklarla ayakta duran, değer üreten ve Edirne’ye sahip çıkan bir direğidir. Yerel basının varlığı, demokrasimizin yereldeki güvencesidir. Yerel basına destek olmak, aslında kendi şehrimizin geleceğine destek olmaktır. Edirne Ulak Gazetesi’nin kurulmasında, emeği geçenlere, bugüne kadar görev yapmış tüm çalışanlarına ve en önemlisi bizleri tüm sosyal platformlarında okuyarak, takip ederek destek veren tüm Edirneli hemşerilerimize şükranlarımı sunuyorum. Var olun” diye konuştu.
Sıla’nın annesinden ‘adalet’ çığlığı!
Olgay GÜLER
Tekirdağ’da Aralık 2024’te, iki motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kazada yaşamını yitiren Edirne’nin Keşan ilçesinden üniversite öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu için hazırlanan bilirkişi raporunda, kızının asli kusurlu bulunmasına tepki gösteren anne Emel Pehlivanoğlu, “Gerçek tüm açıklığıyla ortaya çıkana kadar susmayacağım. Adalet, Sıla’ya olan borcumuzdur ve biz bu borcu mutlaka ödeyeceğiz” dedi.
Kaza, 28 Aralık 2024 gecesi Süleymanpaşa ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Büşra Sokak’ta meydan geldi. Evden yemek almak üzere çıkan Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Sıla Pehlivanoğlu’nun kullandığı 22 ADV 295 plakalı motosiklet ile karşı yönden gelen A.Ç.’nin kullandığı 59 AHZ 560 plakalı motosikletle çarpıştı. Kazada Pehlivanoğlu ağır yaralandı. Sıla Pehlivanoğlu, çağırılan ambulansla Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakımda tedaviye alınan Sıla Pehlivanoğlu, 4 Ocak 2025 günü hayatını kaybetti.
AİLESİ VE ARKADAŞLARINDAN AÇIKLAMA
Olayla ilgili Tekirdağ Adliyesi’nde 8 Ocak’ta görülen ikinci duruşmanın ardından ailesi ve Sıla’nın arkadaşları açıklama yaptı. Anne Emel Pehlivanoğlu, kızının acısını ilk günkü gibi kalbinde hissettiğini belirterek, hazırlanan bilirkişi raporunda kızının asli kusurlu bulunmasına tepki gösterdi. Pehlivanoğlu şunları söyledi:
“Tam bir yıl oldu. Kalbimdeki acı ilk günkü gibi. Ama bugün buraya ağlamaya değil, susturulan gerçekleri haykırmaya geldim. Kızım Sıla bir hukuk öğrencisiydi. Ömrü, hayalini kurduğu o cübbeyi giymeye yetmedi. Ama ben bugün onun adalete olan inancıyla karşınızdayım. Bir yıldır tek bir sorunun cevabını arıyorum: Yol boştu. Görüş açıktı. Üstelik önünde bir yaya geçidi vardı. Neden durmadın? Neden bir hedefi vururcasına, o hızla, doğrudan kızıma çarptın? Biliyor musunuz; bir yıldır sanığa bu soru tek bir kez bile sorulmadı. Dosyada ilerleyen süreç ne yazık ki gerçeği değil, kâğıt üzerindeki maddi hataları esas alıyor. Bilimsel raporlar, adli bilişim uzmanlarının değerlendirmeleri, teknik hesaplamalar. Hepsi açıkça ‘Sıla suçsuz’ diyor. Ama hiçbir bilimsel veri içermeyen, dayanaksız ve çelişkili raporlar, bu gerçeklerin önüne set çekiyor. Buradan kamuoyuna sesleniyorum: Bu dava artık sadece kızımın davası değildir. Bu dava; evinden çıkan her gencin, evladını yolda bekleyen her annenin güven davasıdır. Eğer bugün burada adaleti eksik bırakırsak, yarın başka bir anne aynı acıyla yanacaktır. Kızım beni duyuyor, biliyorum. Sıla; Sana söz veriyorum: Giyemediğin o cübbeyi ben sırtımda taşıyacağım. Gerçek tüm açıklığıyla ortaya çıkana kadar susmayacağım. Adalet, Sıla’ya olan borcumuzdur ve biz bu borcu mutlaka ödeyeceğiz.”