Celil Özcan yeniden ADD başkanı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi’nin 18 Ocak 2026 Pazar günü yapılan 16. Olağan Genel Kurulu sonucunda oluşan Yönetim Kurulu görev dağılımını gerçekleştirdi.

ADD Edirne Şubesi’nin 7 kişiden oluşan yönetim kurulunun ilk toplantısında görev dağılım şöyle oluştu:

Celil Özcan: Başkan

Gökay Bilgin: Başkan Yardımcısı

Seray Selvili: Şube Sekreteri

Barış Kır: Şube Saymanı

Ceylan Toker: Yönetim Kurulu Üyesi

Nilay Aktürk: Yönetim Kurulu Üyesi

Levent Vural: Yönetim Kurulu Üyesi

ADD Edirne Şubesi’nin yeni yönetimi gerçekleştirdiği ilk toplantı sonrası açıklamasında şunlara yer verdi:

“Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak; Atatürk Devrim ve İlkelerinin;bugün yaşanan sorunlar karşısında, toplumsal sorunlarımızın çözümlenmesinde ışık tutucu niteliğe ve yaratıcı güce sahip olduğuna inanıyoruz. Atatürk’ün Devrim ve İlkelerinin gelecekte de egemen olmasına katkıda bulunma zorunluluğunu duyuyoruz. Biliyoruz ki; Aydınlanmanın, kalkınmanın ve bütün zor günlerin tek çaresi Atatürkçü Düşünce ve Atatürk’ün gösterdiği yoldur.

Bu nedenle;

Temelini, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin oluşturduğu Aydınlanma Devrimi’ni, Atatürk’ü, Atatürkçülüğü, Atatürk’ün İlkelerini tanıtıp benimsetmek için bilimsel, kültürel, sanatsal ve toplumsal çalışmalara öncelik ve ağırlık vereceğiz.

Atatürk’ün söz, yazı ve eylemleriyle birlikte Türk Devrimi’yle Atatürk İlkelerinin, Atatürk’ün görüş ve davranışlarının düşün kaynağını devrimci anlayış ve tutumla halk kitlelerine yansıtıp benimseterek, Türkiye’nin sorunlarına Atatürkçülük yönünden çözümler üretip O’nun düşünce kalıtını yaşatacağız.

Ulusal Egemenliği tam olarak gerçekleştirmek, Ulusu tam bağımsızlık ilkesi uyarınca akıla, bilime ve barışseverliğe öncelik vererek Atatürk’ün amaçladığı çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak için gerekli çalışmaları yapacağız.

Atatürk’ün görüşlerini benimsetmek ve gündeme dair görüşlerimizi dile getirmek için her tür bilimsel toplantı, sanat etkinlikleri, gösteri yürüyüşleri ve basın açıklamaları düzenleyeceğiz.”

Toprak Dede ve Yaprak Dede’ye vefa

Olgay GÜLER

TEMA Vakfı kurucularından ‘Toprak Dede’ adıyla bilinen Hayrettin Karaca ile ‘Yaprak Dede’ lakaplı A. Nihat Gökyiğit, Karaca’nın Kocasinan Mahallesi’nde ismini taşıyan parkta anıldı.

Türkiye’nin ‘Toprak Dede’ olarak tanıdığı Hayrettin Karaca ile ‘Yaprak Dede’ lakabıyla bilinen A. Nihat Gökyiğit, ‘19–25 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Anma ve Anlama Haftası’ etkinlikleri kapsamında, TEMA Vakfı tarafından Edirne’de anıldı. Hayrettin Karaca’nın Kocasinan Mahallesi’ndeki vali konağı yanında bulunan ismini taşıyan ‘Hayrettin Karaca’ parkında gerçekleştirilen anma törenine Mezun TEMA Edirne İl Koordinatörü Kıymet Pınar Çalım ve gönüllüler katıldı.

‘DOĞAYA DUYDUKLARI SEVDAYI EYLEME DÖNÜŞTÜRDÜLER’

Etkinlikte konuşan İl Koordinatörü Çalım, “Bugün burada; yaşamlarını toprağa, doğaya ve geleceğe adayan iki büyük değerimizi, Kurucu Onursal Başkanlarımız merhum Hayrettin Karaca’yı ve merhum A. Nihat Gökyiğit’i saygı, minnet ve özlemle anmak için bir aradayız.

Hayrettin Karaca ve Nihat Gökyiğit; yalnızca TEMA Vakfı’nın kurucuları değil, bu topraklarda doğaya sahip çıkmanın mümkün olduğunu bizlere gösteren iki güçlü doğa dostuydu. Onlar, doğaya duydukları sevdayı sözde bırakmadılar; ömürlerini bu sevdayı eyleme dönüştürmeye adadılar. Bugün ‘Toprak Dede’ ve ‘Yaprak Dede’ diye anılmalarının nedeni de tam olarak budur. Anadolu’nun dört bir yanında toprağa dokundular, insana dokundular, umut ektiler. Bir insanın inandığında ve sevdiğinde neleri değiştirebileceğini hepimize gösterdiler. Onlarla vedalaşmak, TEMA Vakfı ailesi için çok zor bir süreçti. Aradan yıllar geçmiş olsa da, yokluklarının hüznünü hâlâ yüreğimizde hissediyoruz. Ancak biliyoruz ki; onların hayalleri, idealleri ve öğretileri bugün hâlâ bizimle yaşamaya devam ediyor” dedi.

‘ONLARIN İZLERİNİ TAKİP EDİYORUZ’

İki isimden kendilerine kalan en büyük mirasın; insanın doğayla uyum içinde yaşayabileceği bir geleceği birlikte inşa etme sorumluluğu olduğunu söyleyen Çalım, “Bugün attığımız her adımda, gerçekleştirdiğimiz her etkinlikte, onların izlerini takip ediyoruz. 19–25 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz ‘Anma ve Anlama Haftası’, sadece bir anma değil; aynı zamanda durup düşünme, anladığımızı hayata geçirme haftasıdır. Bugün burada, Hayrettin Karaca Parkı’nda bir araya gelmemiz de bunun en güzel göstergesidir. Sizlerin emeği, inancı ve gönüllü desteği sayesinde; onların açtığı yolda kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz. TEMA Vakfı, siz gönüllülerle birlikte kökleri sağlam, dalları geleceğe uzanan büyük bir yaşam ağacıdır” diye konuştu.

ERKAN DAĞLAR VEFAT ETTİ

Lalapaşa ilçesine bağlı Sarıdanişment Köyü sakinlerinden Erkan Dağlar, 63 yaşında vefat etti.
Merhum Hacı İlhan Dağlar’ın oğlu, Gülümser Dağlar’ın eşi, Ali Dağlar ve Erdoğan Dağlar’ın ağabeyleri, Ersan, Serkan ve İlhan Dağlar’ın babaları Erkan Dağlar için dün Sarıdanişment Köyü Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Erkan Dağlar’ın cenazesi köy mezarlığında toprağa verildi.

Edirnespor’un bu haftaki rakibe de Bursa’dan

Nesine 3. Lig’de 17. hafta programında yer alan karşılaşmalar geride kalırken,  Edirnespor’u evinde ancak 1-0 geçebilen İnegöl Kafkas Spor Kulübü 1. Grup’ta averajla liderliğini sürdürdü.

17 maçta sadece 8 puan toplayan Edirnespor, hoca değişikliğinin ardından umut vermeye başladı. Sarı-kırmızılı ekip önümüzdeki Cumartesi günü bir başka Bursa ekibi Yıldırım Spor Kulübü’nü konuk edecek. Ligin ilk yarısında deplasmanda rakibine 3-1 yenilen Edirnespor, İnegöl deplasmanı sonrası hemen bu maça odaklanmış bulunuyor.

Geçen hafta evinde Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü ile 1-1 berabere kalan Bursa Yıldırım Spor Kulübü 30 puanla 5. sırada yer alıyor.

NESİNE 3. LİG 1. GRUP 17. HAFTA TOPLU SONUÇLAR

Polatlı 1926 Spor Kulübü 0-2 Kestel Çilek Spor Kulübü 

İnegöl Kafkas Spor Kulübü 1-0 Edirnespor 

Beykoz İshaklı Spor Faaliyetleri A.Ş. 0-1 Küçükçekmece Sinop Spor A.Ş. 

İnkılap Futbol Spor Kulübü 0-0 Bulvarspor 

Çorlu Spor 1947 2-1 Silivrispor 

Karalar İnşaat Etimesgut Spor Kulübü 3-1 Bursa Nilüfer Futbol A.Ş. 

Bursa Yıldırım Spor Kulübü 1-1 Astor Enerji Çankaya Spor Kulübü 

Minareli Çavuş Spor Tesisleri – 15.00

Galata Spor Kulübü 0-1 Yalova Fk 77 Spor Kulübü 

İBB Beyoğlu Stadı  – 15.00

U15 Ligi’nde Salı mesaisi

Edirne U18 Futbol Ligi’nde 2025-2026 Sezonu’nun bir önceki hafta sonu oynanan 2 karşılaşma ile start almasının ardından geçtiğimiz hafta sonu A Grubu’ndaki 2 karşılaşma ile başlayan U15 Ligi’nde bugün de 2 karşılaşma oynanacak.

U18 LİGİ

Keşan, Uzunköprü deplasmanından 3 puanla dönerek daha 2. hafta en yakın rakibi ile puan farkını çıkardı.

2. Hafta Sonuçlar

Anafartalar 3-4 Keşan İdman

Uz. Dereköy 1–4 Keşan

U15 FUTBOL LİGİ

2025-2026 Sezonu 9 takımın mücadele edeceği maçlar 5 takımlı A Grubu’nda geçtiğimiz Cumartesi günü başladı. Lige bugün de 2 karşılaşma ile devam edilecek. Program şöyle:

Keşan Gençlerbirliği – Keşan Genç Ordu 

Keşan Sen. – 14.00

Uz. Veteranlar – İpsala Uz. Sen – 14.00

Uzunköprü (bay)

U15 Ligi’nde 4 takımlı B Grubu’nda ise start 31 Ocak 2026 Cumartesi günü verilecek.

İlk Hafta Sonuçları

A Grubu:

İpsala 4–1 Uzunköprü

Keşan Genç Ordu  3-1 Uz. Veteranlar

Keşan Gençlerbirliği (bay)

B Grubu:

31 Ocak Cumartesi

Havsa -Aslantepe

Subaşı –  Sancaktar

AÇIK HAVA

Ticaret Lisesi’nin ilk sınıfındayız. Dersimiz Edebiyat, öğretmenimiz Hamdi Epçeli.

En arka sırada tek başıma oturuyorum. Cebimde beş kuruş yok, dört kardeşiz, hepimiz öğrenci. Baba devlet memuru, iki işte birden çalışıyor, yine de yetişemiyor bizim masraflarımıza.

Evde tasarruf başlayınca ilk darbeyi benim bir simitlik cep harçlığım yiyor.

En sevdiğim derstir oysa edebiyat. Ama son derse vermişler elden ne gelir, karnım zil çalıyor bir türlü derse veremiyorum kendimi. Gözüm dışarıda kantinin önünde tostunu evire çevire yiyenlerde.

Ben öyle tost yiyenleri seyredip iç geçirirken başımda Hamdi hocamız ne zaman gelmiş de beni seyretmekte haberim yok. Fark edince şaşkınlıkla toparlanıyorum, sınıfta gülüşmeler. Aç karnıma mı yanayım, hocaya yakalandığıma mı diye düşünürken bir de gülüşmelere canım sıkılmasına gerek kalmadan Hamdi hocam hızır gibi yetişiyor imdadıma;

“Evladım senin biraz temiz hava almaya ihtiyacın var sanırım, hadi doğru dışarı, ders bitmeden girme içeri.”

Canıma minnet zaten, son ders vuruyorum kendimi Kıyık’ta evimize, anamın özenle yaptığı kara mercimeğe kaşık sallamaya. Sınıftakiler “feilatün, mefailün, feilün” diye uğraşa dursunlar.

40 yıl sonra.

Hamdi Epçeli hocamızla Gülçavuş sahilinde birlikte yürüyüşteyiz. Eski günlerden açılıyor. Soruyorum hocama;

-Hocam neden attın beni sınıftan?

Gülüyor; “Pek yapmam öyle şeyler ben ama, anlamışım demek açık havaya çıkmak istediğini ve çok acıktığını. Hem bak yine açık havadayız dimi ama, seversin sen açık havayı çocukluğundan beri.”

Gülüyorum; “Hocam akşam oldu yine acıktım ben, sen beni kovmadan uzayayım ben eve doğru” diyorum.

Gülüşüyoruz hocamla o aşağı evine, ben yukarı evime.

Hamdi Epçeli hocamla Edirne Ticaret Lisesi Mezunları buluşmasında beraberdik geçtiğimiz Kasım ayının son haftasında. Konumuz öğrenciliğimiz yılları ve gelecek yaz Gülçavuş sahilinin hayalleri üzerineydi.

JEOTERMALE NİÇİN “HAYIR” DİYORUZ ?

Keşan Kent Konseyi’nin basına yansıyan çalışmalarını ilgi ile izliyorum.. Özellikle sahada uyguladıkları doğa ve çevre konusundaki eylemleri dikkat çekici… Başka ne gibi çalışmaları var bilemiyorum. Sanırım etkinlikleri sadece çevre ile sınırlı değildir.
Kent Konseyi, Kent Meclisi gibi kurumlar, ismini aldıkları kentte bir halk meclisi gibi, düzenli aralıklarla toplanıp, o kente ait her konuda çözümler üretmesi gereken oluşumlardır. O açıdan bakıldığında Keşan’ın eğitim, sağlık, trafik, temizlik, ulaşım, OSB gibi ana konularında da çalışmaları ve çözüm önerileri olduğunu düşünüyorum.


Meşrebim gereği çalışmaları sosyal demokrat bir gözle katılımcı ve şeffaf bir anlayışla irdeliyor katkı veren herkesi en baştan kutluyorum. Ama bazı konuları da sormadan, anlamadan da edemiyorum.
Örneğin bazı köylerde “jeotermal istemiyoruz” diyerek, ya da RES projelerine karşı çıkarak başlatılan eylemlerin gerekçelerinin kamuoyuna bilimsel ölçütlerle, yarar ve zararları ile anlatılması gerekir diye düşünüyorum.


Kent Konseyi, tavrını bu konuları çevre üniversiteleri ile bilimsel diğer kuruluşlarla yapacağı çalışmalar sonucunda belirlemelidir.
Örneğin; Yapılmak istenen JES projesi nedir, ne kadar alanı kaplamaktadır? Bu alan şu anda hangi amaçla kullanılmaktadır? Mülkiyeti kime aittir? Projenin amacı nedir? Hamamcılık mı, seracılık mı, sadece elektrik üretip çevreye zarar verme ihtimali olan bir tesis mi? Tarım arazisini ne ölçüde etkileyecektir? Ekonomiye, istihdama katkısı olacak mıdır?
Bunları öğrenip anlamadan “İSTEMEZÜK”çü bir anlayışla ortaya çıkılırsa bunun adı populizmdir.


Trakya’nın en verimli topraklarının gelişi güzel kullanılarak elden çıkarılmasına, tarım arazilerinin verimli kullanılmamasına karşı olduğumuz gibi, emek/ yoğun tarım yerine, bu 500 bin dönüm arazinin sadece parmak sayısı kadar çeltik ağasının keyfine bırakılmasına da karşıyız..
Köylülerimiz JES sıkıntısını atlattıktan sonra eğer burada da çeltik üretmekten başka bir alternatif düşünmüyorlarsa bu anlayış da en az JES kadar zararlıdır.


Hamzadere adında bir proje yapıldı. Orada da görüleceği gibi bu ovada getirisi çok daha fazla olan alternatif tarım imkanlarının olabileceği vurgulandı.. Ama egemenler, yani eski yeni valiler, siyasetçiler, çeltik patronları, milletvekilleri, il tarım bürokrasisi bu projeyi sadece sulama ve hatta sadece çeltik sulaması olarak gördü. Halbuki sosyal yönden de öneriler getirilen bir proje idi. Lafta kaldı..


Sonuçta Trakya’nın ciddiye alınacak bir tarım planlaması da, haritası da politikası da yok.. Dolayısıyla Keşen Kent Konseyi’nin de yok..
Çeltik üretimi üzerine oturtulmuş, toprağı öldüren, Gala Gölü’nü zehirleyen, Meriç Nehri sularının yetmediği yerlerde yer altı sularını da acımasızca tüketen, anız yangınları ile oksijeni bitiren, havayı kirleten, trafiği engelleyen, ucuz üretilemediği gibi üreticinin ucuz ithal edilen ve hatta daha kaliteli pirinçten şikayetçi olmadığı kendiliğinden oluşmuş ilkel bir tarım politikası ile bir yere varılamayacağını görmeliyiz. Sonrasında neye karşı olup neye karşı olmadığımızı öncelikle ticaret ve diğer meslek odalarıyla, STK’larla, bilim insanlarıyla Kent Konseyleri’nde tartışarak belirlemeliyiz..


Söz konusu Jeotermal proje alanında belki de ülkenin en önemli sıcak su rezervleri bulunuyor. Bunu anlamadan, öğrenmeden doğru bir karar verebilir miyiz?

Enez’de sorun çok!

Çalışmaları yıllardır devam eden Keşan-Enez kara yolu, devlet hastanesine ve devamında yeni yerleşimden Toki evlerine kadar uzanan imarlı bölgeden geçen ana yolda hala yaya kaldırımlarının yapılmamış olması, bu nedenle de yayaların birçok noktada ana yolda yürümek zorunda kalmaları, bunun da tehlike yaratması gibi o kadar çok sorun var ki…


Gerek Belediyenin ve gerekse diğer bazı kurumların hizmette yetersiz kalmasından şikayetçi olanların sayısı da az değil Enez’de.


Enez sahiline doğalgaz gelmesine ve belki de sadece sahilde binin üzerinde konutta doğalgaz kullanılmasına rağmen kış aylarında kalan yazlıkçıların sayısı yok denecek kadar az.


Mevcut olan ve sadece adı ‘hastane’ olan sağlık ünitesinde de acil müdahale gerektiren branşlarda uzman hekim bulunmamasından dolayı, orta yaşlı ve yaşlı pek çok vatandaş kış aylarında Enez sahilinde kalmıyor.


Ani rahatsızlık geçiren hastaların en yakın Keşan Devlet Hastanesine naklinden başka Enez’de yapılacak çok fazla bir şey yok maalesef.


Ayrıca malum, sahilde ki yolların çoğu çamur çukur içinde.


Sık sık su ve ani elektrik kesintileri yaşanıyor, bazen günlerce susuz kalınıyor.


Hal böyle olunca da; yazlıkçıların çoğu, hiç değilse kış aylarında çile çekmek ve sorunlarla yaşamak istemiyor haklı olarak!