Muhsin Kaan, Gülden Sanaç, Mustafa Kaan, Gülsen Özkan’ın anneleri Saime Kaan 83 yaşında vefat etti. Merhumun cenazesi Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
İBRAHİM İŞGÖREN VEFAT ETTİ
Merhume Sadiye İşgören ve merhum Recep İşgören’in oğulları Berk İşgören ve Mert İşgören’in babaları, Serpil Öznarçiçeği’nin ağabeyi İbrahim İşgören 79 yaşında vefat etti. Merhume; dün TOKİ Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Buçuktepe Mezarlığında toprağa verildi.
FATMA GÜLTEKİN VEFAT ETTİ
Tatarlar Köyü sakinlerinden merhum Selahettin Gültekin’in eşi, Sucaattin, Hüsamettin, merhum Cemalettin, Burhanettin ve Birgül’ün anneleri Fatma Gültekin 87 yaşında vefat etti. Merhume; dün Tatarlar Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.
YILDIRAY ÇAĞLAR VEFAT ETTİ
Merhume Nusret Çağlar ve Ali Çağlar’ın oğulları, Beste Çağlar ve Büşra Çağlar’ın babaları, Eray, Çiğdem ve Bahar’ın ağabeyleri Yıldıray Çağlar 56 yaşında vefat etti. Merhum dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
ÖĞRETMEN VİLDAN YILMAZ VEFAT ETTİ
Emekli Öğretmen, Şükrüpaşa Mahallesi sakinlerinden Vildan Yılmaz 88 yaşında vefat etti. Merhum Muhittin Yılmaz’ın eşi, Menşure Mutlu’nun annesi, Özer Mutlu’nun kayınvalidesi Saynur, Ömer, Salih, Gülcan, Turan, Göktuğ, Kuzey’in anneanneleri olan merhume, dün Yavuz Sultan Selim Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
Türkiye Yeşilay Şube Edirne Şubesi ve Edirne Amatör Spor Kulübü Federasyonu, madde ve davranışsal bağımlılıkla ilgili alınabilecek önlemler ve ortak hareket geliştirme adına görüşmelerde bulundu.
Türkiye Yeşilay Şube Edirne Cemiyeti Başkanı Müzekkâ Bayrak, Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Seçkin, Spor Kulübü Başkanı Zekeriya Bayrak ve Edine Gençlik ve Spor Müdürlüğü İl Müdür Yardımcısı ve Yeşilay Üyesi Murat Ulaşdır ile Edirne Amatör Spor Kulübü Federasyonu’nu ziyaret etti
Türkiye Yeşilay Şube Edirne Cemiyeti Başkanlığına seçilen Müzekkâ Bayrak Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanı Muzaffer Yıldırım tarafından tebrik edildi.
ASKF Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada, ziyaret esnasında bağımlılıkla mücadelede sporun önemi vurgulanırken 2026 Bağımsızlık Yılı kapsamında yapılabilecek çalışmalar konusunda istişarelerde bulunulduğuna yer verilerek şöyle denildi: .
“Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan madde ve davranışsal bağımlılıkla ilgili alınabilecek önlemler konusunda ve ortak hareket geliştirme adına müzakereler yapıldı.
Toplantıda Edirne Morris Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Sekreter Bülent Bacıoğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Yıldırım yüzün üstünde spor kulübü çatı kuruluşu olan Damato Spor Kulüpleri Federasyonu bağımlılıkla mücadele konusunda her türlü farkındalık etkinliği ve somut spora yönlendirme adına yapılabilecek tüm planlamalarda beraber hareket edebileceklerini belirtti.
Ayrıca 2026 yılının iş tarafından bağımsızlık ile ilan edilmesi sebebiyle özellikle gençlerin futbol ve futbol dışındaki sporlara yönlendirmesi konusunda bağımsızlık adına önemli bir adım atılacağı konusunda hem fikir oldular. Kendilerine nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederiz.”
Kadın ve Erkeklerde 3. Uluslararası Edirne Mastercup Basketbol Turnuvası 22-25 Ocak tarihleri arasında Edirne’de gerçekleştirilecek.
Kadınlar da 12, erkekler de 24 takımın mücadele edeceği turnuvada Edirne’yi kadınlarda bir, erkeklerde iki takım temsil edecek.
Edirne Basketbol Erkek Veteran Takımı
Basketbol Federasyonu Edirne İl Temsilciliği’nin hakem desteği vereceği bu özel turnuvada maçlar Mimar Sinan ve Yeni Salon’da yapılacak. Turnuva sabah saat 10.00’da ilk maçlar ile başlayacak, akşam 19.00’a kadar devam edecek.
Kadınlarda 35, 40, 45 yaş gruplarında, erkeklerde ise 45,50,55 yaş gruplarında takımlar bulunacak. Edirne’yi kadınlarda 45, erkeklerde ise 50 yaş grubu temsil edecek.
Organizasyon Komitesi Başkanı Cüneyt Levent, bugün başlayacak Edirne Mastercup Basketbol Turnuvası’na ilişkin olarak şunları söyledi:
“Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz Edirne Mastercup Basketbol Turnuvası 22-25 Ocak tarihleri arasında Edirne’de yapılacak. 24 erkek takımı, 12 kadın takımı mevcut. Uluslararası bir turnuva düzenliyoruz. Bulgaristan’dan 2 takım geliyordu, bu sene 1 takıma düştü. Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen arkadaşlar var. Bu şekildeki veteran turnuvası 5-6 ayrı yerde daha yapılıyor. Biz Edirne’ye bir renk katsın, Edirne’nin bir basketbol şehri olduğunu zaten yaşayanlar; buradaki arkadaşlar da biliyor. Zamanında çok güzel günler geçirmiştik. İnşallah o günler yine gelecek. İş insanları kendi illerinden vakit bulup Edirne’ye gelip güzel bir organizasyon düzenliyoruz. Onlarla birlikte tanışma, Edirne’yi tanısınlar. Basket oynayalım. 22’sinde saat 10.00’da başlayacak Mimar Sinan’da ve Yeni Salon’da. Akşam saat 19’a kadar devam edecek. Pazar günü finaller var. Finaller 10.00 ile 14.00 arasında yapılacak. Tüm Edirnelileri bu güzel organizasyonda maç seyretmeye ve eğlenmeleri için hem Mimar Sinan Spor Salonu’na, hem Yeni Spor Salonu’na bekliyoruz.”
Edirne’de 2025-2026 sezonu geçtiğimiz hafta sonu A Grubu’ndaki 2 karşılaşma ile başlayan U15 Ligi’ne Salı günü de 2 karşılaşma ile devam edildi.
2025-2026 Sezonu 9 takımın mücadele edeceği maçlar 5 takımlı A Grubu’nda geçtiğimiz Cumartesi günü başladı. A Grubu’nda Salı günü de iki maç daha yapıldı. İki maçta fileler tam 12 kez havalanırken ikinci hafta sonunda liderliğe Keşan Genç Ordu yükseldi.
başlayan U15 Ligi’ne önümüzdeki Salı günü 2 karşılaşma ile devam edilecek.
İkinci Hafta Sonuçları
Keşan Gençlerbirliği 2-3 Keşan Genç Ordu
Uz. Veteranlar 6–1 İpsala
Uzunköprü (bay)
U15 Ligi’nde 4 takımlı B Grubu’nda ise start 31 Ocak 2026 Cumartesi günü verilecek.
Büyük çoğunluğumuz 26 Nisan 1986 Çernobil Nükleer kazasını anımsarız. Bilim insanları zararın onlarca yıl etkili olacağını söylüyorlardı. Ülkemizde öncelik Karadeniz ve Marmara bölgelerinde etkili olan radyasyonu yok sayan zamanın bakanı ANAP’lı Cahit Aral basın önünde çay içerek zararlı olmadığını kanıtlama çalışıyordu. Oysa olması gereken o yılın ürünlerini devlet olarak alıp parasını üreticiye vermekti.
Evet, radyasyon hemen öldürmüyor atom bombası gibi ama zamana yayılarak ölümlere vesile oluyor. Öyle de oldu. O günden bugüne Çernobil kazasının etkisiyle kaç kişinin öldüğü bilinemedi. Kanser ölümlerinin artma nedenleri bilinemiyor. Kim bilir belki devlet kayıtlarında vardır.
Anında veya kısa zamanda öldürmeyen radyasyonun zararlarını arama motorundan herkes bulabilir.Çok yeri araştırmaya da gerek yok. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD web sitelerini inceleyin yeter. Bu kadar kanıtlanmış bilgi ve deneyim varken nükleeri savunanları anlamıyorum. Sanırım uluslararası lobilerin etkisindeler. Bilim gelişti nükleer zararları önlenebiliyor diyenlere sormak gerek; son üç kaza nerelerde oldu? Nükleer konusunda gelişmiş ülkelerde.Yani 1979’da ABD Three Mile Island, 1986’da SSCB (Ukrayna) Çernobil ve 2011’de Japonya Fukushima.
Nerden çıktı bu nükleer yazısı diyenlere bilgi olsun ki Kırklareli İğneada ve Kıyıköy alanına nükleer güç santrali kurulması gündemde. Trakya’nın en güzel yerlerinden olan bu bölge İstanbul’un da dibinde. İlgili resmî kurumlara sorduğumuzda yok öyle bir planlama deniyor. Ama bakanlar uluslararası dengelere göre tesis kurmak için değişik ülkeleri söyleyip duruyorlar. Yani önce pazarlıklar yapılıyor sonra mı planlanacak. Yoksa şark kurnazlığı ile müşteri mi kızıştırıyorlar?
Bu arada geçen aylarda aynı bölgeye RES yapma başvurusu yapan bir firmaya verilen yanıtta bu bölgenin Nükleer Güç Santralı olarak ayrıldığı ilk resmi bilgi olarak maalesef “ele geçirildi!”
Lüleburgaz Hamitabat doğal gaz santralinin bile bölgede bir-bir buçuk derece havayı ısıttığı ve kuraklığa neden olduğu söylenir iken nükleerin yayacağı ısıyı düşünelim. Eh zaten iklim krizi de dünyada varsa Trakya’ya değil kar yağmur damlası bile düşmez. Sonuçta yoğunlaşarak göğe çıkan su elbet düşer yeryüzüne ama normal yağış olarak değil, tufan olur ki bu sel demektir.
Bu arada nükleere karşı olamayız. Nükleer özelikle tıpta vazgeçilmezdir. Konumuz; enerji üretim tesisleridir. Birilerinin ısrarı ise kuşkulandırıyor insanı, sanki sadece enerji üretimi için değil. Çünkü bir nükleer santralin enerji üretimi bir rüzgâr gülünün (RES) dört katıymış. Çok pahalı olacak NES yerine çok daha ucuz RES yapmak elektrik üretimi için akılcı.
Biz bölge yaşayanları olarak gelecekteki tehlikeyi görerek bir şeyler yapmalıyız. Çünkü;
Nükleer ölüm demektir. Bölgede bir milyondan fazla ağaç kesilecektir.Milyonlarca litre suyu sürekli denizden çekerek sıcak olarak denize bırakacağından deniz canlıları zarar görecek ve adeta balık yetiştirme alanı olan bu alanda balık yetişmeyecektir. Tesise giden yolların yapılma aşamasında orman ve tarım alanları yok edilecektir. İstanbul mega kent yaşayanlarının hafta sonu nefes aldığı yer yok olacaktır. Elbette turizm bitecektir. Dünyada birkaç tane kalan Longoz (Su basar ormanı) Ormanları kuruyacaktır. Nükleer Güç Santrali’nde insan istihdam edilmeyecek aksine örnek sözleşmelerde de gördüğümüz gibi alana hiçbir T.C. vatandaşı giremeyecektir. Bugün dünya üzerindeki tüm nükleer santralleri kapatsak dahi bugüne kadar oluşan kirlilik yüz bin yıl sonra yok olacak nükleer atıkların idare edilmesi gerekmektedir.
Trakya’mız da zaten zordadır. Yanlış yerlere olduğu için itirazların yapıldığı termik, rüzgâr, jeotermal veya güneş enerji santralleri mantar gibi çoğalıyor. Bunların yanında taş, kömür, maden ocakları, plansız konut ve sanayi tesisleri bölgeye zarar veriyor.
Tüm bunlar yetmez gibi bir de Nükleer Enerji Santrali bölgenin ölüm ilanıdır. Öte yandan Trakya İstanbul, İstanbul Trakya demektir. İstanbul tüm Marmara çevresidir. İstanbul dünya kentidir. Dünyanın hiçbir yerine kurulmaması gereken nükleer santralini İstanbul’un dibine, Kırklareli cennetine kurmak akla zarardır.
Trakya için olması gereken; bölgenin enerji veya sanayi alanlarına değil tarımsal üretime açılması gerekir. Trakya’nın iktidara muhalif olan yerel idareleri bu konuyu bizden önce anlayıp somut bilgilerle bizleri aydınlatmalı ve kurumsal kararlar alarak iktidarın veya dünya emperyalist işgalcilerin planlarına dur demeleridir.
Bugün biz yurttaşlar yerel yönetimlerimiz (Belediye Başkanları, Belediye ve İl Genel Meclislerimiz ile birlikte biz sessiz durursak iş işten geçmiş olur.
İzmir Torbalı merkezli İra Mühendislik, Pressure Vessel (basınçlı kap), Heat Exchanger (ısı eşanjörü), Piping Spool Systems (boru spool sistemleri) ve Balancing Tanks (dengeleme tankları) üretiminde uluslararası standartları yakalayarak İrlanda pazarına açıldı. Yaklaşık 40 yıllık sektör deneyimiyle Türkiye’den Avrupa’ya uzanan ihracat ağı kuran firma, endüstriyel mühendislik alanında Türk sanayisinin kapasitesini gözler önüne seriyor.
Torbalı’dan Dublin’e Uzanan Mühendislik Köprüsü
Türkiye’nin sanayi kentlerinden İzmir’in Torbalı ilçesinde faaliyet gösteren İra Mühendislik, petrol, gaz, petrokimya ve enerji sektörlerine yönelik proses ekipmanları üretiyor. Firma, tasarımdan üretime, montajdan devreye almaya kadar tüm süreçleri bünyesinde gerçekleştiriyor. Bu entegre yapı, projelerin zamanında ve standartlara uygun teslim edilmesini sağlıyor.
İrlanda’nın başkenti Dublin’de açtığı ofisle Avrupa pazarına doğrudan erişim kazanan firma, bölgedeki enerji ve endüstriyel tesislere hizmet sunmaya başladı. İrlanda’nın sıkı mühendislik standartları ve rekabetçi piyasa koşulları göz önüne alındığında, Türk firmasının bu pazarda yer edinmesi dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Ürün Gamı ve Uluslararası Sertifikasyonlar
İra Mühendislik’in ürün portföyü endüstriyel tesislerin temel ihtiyaçlarını karşılayacak genişlikte. Firma, Pressure Vessel (basınçlı kap) üretiminde ASME Section VIII, EN13445 ve AD 2000 standartlarına uygun çalışıyor. Bu sertifikasyonlar, ürünlerin hem Amerikan hem de Avrupa pazarlarında kabul görmesini sağlıyor.
Piping Spool Systems (boru spool sistemleri) üretiminde ise ASME B31.1, ASME B31.3 ve EN 13480 standartları uygulanıyor. Bu sistemler, endüstriyel tesislerde akışkan taşıma hatlarının kritik bileşenlerini oluşturuyor. Prefabrik olarak üretilen spool’lar, saha montaj süresini kısaltıyor ve kurulum maliyetlerini düşürüyor.
Heat Exchanger (ısı eşanjörü) üretiminde TEMA standartlarını benimseyen firma, farklı endüstriyel uygulamalar için özelleştirilmiş çözümler sunuyor. Isı transferi gerektiren proseslerde verimliliği artıran bu ekipmanlar, enerji santrallerinden kimya tesislerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip.
Balancing Tanks (dengeleme tankları) ise proses hatlarında basınç ve akış dengesini sağlayan önemli ekipmanlar arasında yer alıyor. Surge separation sistemleri kapsamında üretilen bu tanklar, ani basınç değişimlerinin ekipmanlara zarar vermesini önlüyor.
Hizmet Verilen Sektörler
Firma, petrol ve gaz endüstrisinden enerji santrallerine, madencilikten demir-çelik sektörüne kadar farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. Kimya, çimento ve kağıt endüstrileri de İra Mühendislik’in hizmet sunduğu sektörler arasında bulunuyor.
Bu çeşitlilik, firmanın farklı proses gereksinimlerine uyum sağlama kapasitesini ortaya koyuyor. Her sektörün kendine özgü teknik gereksinimleri ve güvenlik standartları bulunuyor. Firma, bu farklılıkları göz önünde bulundurarak projeye özel mühendislik çözümleri geliştiriyor.
Mühendislik ve Tasarım Kapasitesi
İra Mühendislik’in ayırt edici özelliklerinden biri, tüm mühendislik süreçlerinin şirket bünyesinde yürütülmesi. Konsept tasarımdan detaylı analizlere, teknik dokümantasyondan üretim çizimlerine kadar tüm aşamalar iç kaynaklarla gerçekleştiriliyor.
Bu yaklaşım, proje yönetiminde esneklik sağlıyor. Müşteri talepleri doğrultusunda hızlı revizyonlar yapılabiliyor ve üretim süreciyle tasarım arasındaki koordinasyon sorunsuz işliyor. Kalite kontrol ekipleri, her aşamada ürünlerin belirlenen spesifikasyonlara uygunluğunu denetliyor.
Firma ayrıca çevre dostu ürünler geliştirmeye odaklanıyor. Islak scrubber’lar, susturucular ve emisyon kontrol sistemleri, endüstriyel tesislerin çevresel düzenlemelere uyum sağlamasına yardımcı oluyor. Bu ürünler, firmanın sürdürülebilirlik anlayışını yansıtıyor.
Türk Mühendislik Sektörünün İhracat Potansiyeli
İra Mühendislik’in İrlanda pazarındaki varlığı, Türk mühendislik sektörünün uluslararası rekabet gücünü gösteren örneklerden biri. Torbalı’daki üretim tesislerinden Avrupa’ya uzanan bu ihracat hikayesi, yerli firmaların küresel standartlarda üretim yapabildiğinin kanıtı niteliğinde.
Endüstriyel ekipman üretimi, yüksek teknik bilgi ve kalite standartları gerektiren bir alan. Bu alanda uluslararası pazarlarda kabul görmek, uzun vadeli yatırım ve sürekli gelişim gerektiriyor. İra Mühendislik’in yaklaşık 40 yıllık deneyimi, bu sürecin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Endüstriyel proses ekipmanları alanında Piping Spool Systems üretimi yapan ve Pressure Vessel imalatı konusunda uluslararası sertifikalara sahip firmalar, Türkiye’nin ihracat kapasitesini güçlendiriyor. Heat Exchanger tasarımı ve imalatı ile Balancing Tanks sistemleri gibi kritik ekipmanların yurt içinde üretilmesi, dışa bağımlılığı azaltırken ihracat gelirlerini artırıyor.
İra Mühendislik’in İrlanda pazarındaki konumu, Türk mühendislik firmalarının Avrupa’da nasıl rekabet edebileceğine dair somut bir örnek sunuyor. Torbalı’dan Dublin’e uzanan bu köprü, sektördeki diğer firmalar için de referans oluşturabilecek nitelikte. Firmanın ürün ve hizmetleri hakkında detaylı bilgiye iratr.com adresinden ulaşılabiliyor.
Bir çocuğun gelişimi için kaliteli uyku şarttır. Doğru Çocuk Yatak seçimi, sağlıklı büyümenin temelidir. Yatak ne çok sert ne de çok yumuşak olmalıdır. Omurgayı desteklemelidir.
Modern Çocuk Yatak modelleri ergonomik yapılarıyla öne çıkar. Nefes alabilen kumaşlar terlemeyi azaltır. Antialerjik yüzeyler hassas ciltler için idealdir. Çocuklar gece boyunca rahat eder.
Boyut seçimi de önemlidir. Çocuğun hareket alanı olmalıdır. Ancak odanın ölçülerine de uyum sağlamalıdır. Ayarlanabilir modeller uzun süreli kullanım sunar.
“İyi bir uyku, iyi bir günün anahtarıdır.”
Güvenlik detayları göz ardı edilmemelidir. Yuvarlatılmış köşeler ve sağlam iskelet yapısı olası kazaları önler. Yatak yüksekliği çocuğun yaşına uygun olmalıdır.
Tasarım da motivasyon yaratır. Renkli ve eğlenceli yataklar çocukların yatağı sevmesini sağlar. Uyku saatleri artık daha sorunsuz geçer.
Doğru Çocuk Yatak ile çocuğunuz sabahları daha enerjik uyanır. Dersi daha iyi dinler. Gün boyu daha mutlu olur. Uyku kalitesi tüm hayatını olumlu etkiler.
21. Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, Türk Bayrağı’na saldırmanın cesaret değil, acziyetin ve teslimiyetin açık göstergesi oluğunu bildirdi.
Eski Milletvekili Şimşek, Mardin’in Nusaybin ilçesi Kamışlı mevkiinde Türk Bayrağı’na yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı en sert biçimde kınadığını söyledi. Şimşek yaptığı yazılı açıklamada şunlara yer verdi:
“Şanlı bayrağımız; bu topraklar için can vermiş aziz şehitlerimizin emaneti, milletimizin namusu ve devletimizin egemenliğinin tartışılmaz sembolüdür. Bayrağa uzanan her el, yalnızca bir kumaş parçasına değil; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, milletimizin birliğine ve ortak geleceğimize uzanmıştır.
Bu tür provokatif eylemler, kimden ve nereden gelirse gelsin, asla masum değildir. Amaçları; milletimizi ayrıştırmak, kardeşliğimizi zedelemek ve bölgemizi yeniden kaos ortamına sürüklemektir. Ancak herkes bilmelidir ki; bu millet, bu oyunları defalarca bozmuş, bayrağına ve devletine uzanan her kirli girişime karşı dimdik durmayı bilmiştir.
Geçmişte olduğu gibi bugün de açıkça ifade ediyorum:
Türk bayrağına saldırmak cesaret değil, acziyetin ve teslimiyetin açık göstergesidir. Devletimizin sabrını sınamaya çalışanlar, hukukun ve millet iradesinin karşısında er ya da geç hesap verecektir.
Yetkili kurumları, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve faillerin en ağır şekilde cezalandırılması konusunda kararlı ve tavizsiz bir tutum sergilemeye davet ediyorum. Bu konuda en küçük bir ihmal, benzer provokasyonlara zemin hazırlamak anlamına gelecektir.
Buradan bir kez daha altını çizerek söylüyorum: Bu bayrak inmeyecek, bu devlet diz çökmeyecek, bu millet bölünmeyecektir. Ne Mutlu Türküm Diyene…”
Olgay GÜLER Edirne’de, mevcut başkan Süleyman Yaşagör’ün yeni dönem için görevi bırakacağını açıkladığı Bakkallar ve Tekel Bayileri Esnaf Odası’nda gerçekleştirilen genel kurulda, başkanvekili Orhan Özçetin ve Okan Mano’nun listeleri yarıştı.
Edirne Bakkallar ve Tekel Bayileri Esnaf Odası olağan genel kurulu Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Mevcut başkan Süleyman Yaşagör’ün 9 dönemlik görevini bırakacağını açıklamasının ardından, genel kurulda yeni dönem için odanın başkanvekili Orhan Özçetin ve Okan Mano’nun listeleri yarıştı.
Genel kurula; Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Ticaret İl Müdürü Mustafa Kurt, Edirne Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, oda başkanları, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda oda üyesi katıldı. Genel kurulda divan başkanlığını EDESOB Başkanvekili Selçuk Gül yaptı.
‘NETİCE NE OLURSA OLSUN KAZANAN ESNAFIMIZ OLACAK’ Genel kurulda konuşan Belediye Başkanı Gencan, esnafın yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, “Oda seçimlerimiz devam ediyor. Bizler de Edirne Belediyesi olarak, her zaman olduğu gibi hem seçim süreçlerimizin hem de esnafımızın her anlamda yanında durmaya gayret gösteriyoruz. Bugün de burada, uzun yıllardan beri başkanlık görevini yürüten kıymetli oda başkanımıza ve değerli yönetimine, bugüne kadar yapmış oldukları çalışmalardan dolayı ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Bugün burada kıymetli adaylarımız var. Genel kurulumuzda iki aday yarışacak. Ancak bundan sonrasını tam anlamıyla bir yarış olarak da görmek istemiyoruz. Nihayetinde sonuç ne olursa olsun, burada kazanan esnafımız olacaktır. Birlik ve dayanışma içerisinde mücadele etmeye, birlikte yol yürümeye devam edeceğiz. Netice her ne olursa olsun; esnafımız kazansın, şehrimiz kazansın” dedi. Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın konuşmasının ardından genel kurulda yönetim, denetim ve mali raporlar okunarak üyelerin oy birliğiyle kabul edildi.
‘MASADA AĞIRLIĞI OLAN BİR ODA HALİNE GETİRMEK İÇİN BURADAYIZ’ Başkan adaylarından Okan Mano; birlik, adalet ve çözüm vurgusu yaparak, “Sözlerime başlamadan önce, odamıza uzun yıllar boyunca emek vermiş, hizmet etmiş Sayın Başkanımız Süleyman Yaşagör’e, bugüne kadar yapmış olduğu tüm çalışmalar için huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Değerli esnaf arkadaşlarım, kıymetli yol arkadaşlarım; hepimiz her sabah aynı umutla kepenk açıyoruz. Aynı dertlerle mücadele ediyoruz. Artan maliyetlerin, düşen kazançların yükünü hep birlikte taşıyoruz. Ne yazık ki çoğu zaman yalnız bırakılan yine küçük esnaf oluyor. Sorunlarımız ortak, sıkıntılarımız aynı. Artık açıkça söylemenin zamanı geldi: Esnaf yalnız değildir ve yalnız kalmayacaktır. Bugün karşınıza büyük bir sorumluluk bilinciyle çıkıyorum. Bu göreve; susan değil konuşan, izleyen değil harekete geçen, şikâyet eden değil çözüm üreten bir anlayışla talibiz. Odamızı; üyesinin yanında duran, sözü güçlü, masada ağırlığı olan bir oda haline getirmek için buradayız. Kimseye ayrıcalık tanımadan, kimseyi ötekileştirmeden; herkese eşit, herkese adil bir yönetim anlayışıyla yola çıktık. Artık sorunları sadece konuşan değil, sorunları çözen ve sonuç alan bir oda olmak istiyoruz. Ben sizden sadece bir oy istemiyorum, ben sizden güven istiyorum. Bu güvenle; daha güçlü bir esnaf yapısını, daha dayanışmacı bir anlayışı ve daha saygın bir oda yapısını hep birlikte inşa edeceğiz. Birlikte başaracağız, birlikte yöneteceğiz, birlikte kazanacağız” şeklinde konuştu.
‘HİÇBİR ZAMAN GÖREVDEN KAÇMADIK’ Başkan adayı Orhan Özçetin de seçim sürecinin olgunluk içerisinde geçtiğini belirterek, “Şimdi olgun bir seçim süreci oldu. Benim en büyük dileğim de budur. Ben zaten beş dönemdir başkan vekilliği görevini yürütüyorum. Beş dönemdir elimizi taşın altına koymuş durumdayız. Her zaman sorumluluk aldık, hiçbir zaman görevden kaçmadık. Diyaloglarımız çok iyidir. Üyelerimizle, esnafımızla her zaman iç içe olduk. Bugün de takdiri tamamen üyelerimizin teveccühüne bırakıyorum. Diğer arkadaşımıza da bu yarışta başarılar diliyorum. İnşallah ipi göğüsleyen taraf biz oluruz” ifadelerini kullandı.
YENİ BAŞKAN OKAN MANO OLDU Konuşmaların ardından genel kurulda seçimlere geçildi. Seçimlerde Orhan Özçetin’in lisesi 101, Okan Mano’nun listesi 110 oy aldı. Bu sonuçlarla Edirne Bakkallar ve Tekel Bayileri Esnaf Odası’nın yeni başkanı Okan Mano oldu. Mano’nun yönetim listesi şu şekilde oluştu: Başkan: Okan Mano Yönetim Kurulu: Bülent Ay, Erdi Şen, Oğuzhan Bayraktar, Avni Var, Semruz Akyüz, Burak Demir Denetim Kurulu: Tülay Yörük, Kerim Bakkalcı, Medine Ermez
İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündem dışı söz alarak basın mensuplarının sorunlarını dile getirdi.
İYİ Parti’li Akalın, TBMM genel kurulunda gündem dışı söz aldı. Konuşmasında, yerel basının sorunlarına değinen Akalın, özellikle basın mensuplarından yurtdışına çıkış harcı alınmaması gerektiğini dile getirdi. Yerel basının hayatta kalmakta zorlandığını söyleyen Akalın, sürdürülebilirliğin sağlanması için maddi destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.
‘YEREL BASIN HAYATTA KALMAKTA ZORLANIYOR’
Yurtdışına çıkışta alınan harçlara değinen Akalın, “Basın mensupları için, yurt dışı çıkış harcı kaldırılmalıdır. Özellikle sınır illerinde görev yapan fiilen gazetecilik yapan, meslek mensuplarına kalıcı ve açık bir muafiyet tanınmalıdır. Türkiye’de yayımlanan gazetelerin yüzde 90’ından fazlası yerel gazetelerdir. Yani basının omurgasını yerel basın oluşturmaktadır. Ancak aynı yerel basın artan kağıt baskı ve dağıtım maliyetleri, azalan reklam gelirleri, resmi ilanlara aşırı bağımlılık ve tasarruf gerekçesiyle kesilen kamu abonelikleri nedeniyle hayatta kalmakta zorlanmaktadır. Son yıllarda yüzlerce yerel gazete ya kapanmış ya da zorunlu olarak dijital yayıncılığa geçmiştir. Yerel basında çalışan gazetecilerin büyük bir bölümü fazla mesai ücreti almadan sosyal güvencesi eksik ve sürekli iş kaygısı altında çalışmaktadır. Bu tabloyu daha da ağırlaştıran bir başka gerçek ise gazetecileri temsil eden bağımsız ve yasal bir basın meslek odasının bunun olmamasıdır. Bu nedenle gazeteciler haklarını savunacak güçlü bir muhatap bulamamakta, meslek standartları bağlayıcı şekilde uygulanamamaktadır” dedi.
‘YEREL BASINI ZAYIFLATAN HER UYGULAMA DEMOKRASİYİ ZAYIFLATIR’
Basın kartı, ilan ve reklam süreçlerinin keyfi uygulamalara açık hale geldiğine vurgu yapan Akalın, “On binlerce gazeteci fiilen çalışmasına rağmen kamu kurumları nezdinde adeta görünmez durumdadır. Yerel basını zayıflatan her uygulama yerel demokrasiyi zayıflatır. Gazeteciyi sahadan uzaklaştıran her engel toplumu gerçekten uzaklaştırır. Bu nedenle çağrımız nettir; gazeteciler için yurt dışı çıkış harcı kaldırılmalıdır. Sınır illerinde görev yapan gazetecilere özel ve kalıcı kolaylıklar sağlanmalıdır. Yerel basına sürdürülebilir maddi destek mekanizmaları oluşturulmalı, resmi ilan ve reklamlar adil ve şeffaf biçimde dağıtılmalı, gazetecilerin örgütlenmesini sağlayacak bir basın meslek odası hayata geçirilmelidir. Sözlerimi tamamlarken şunu özellikle vurgulamak istiyorum; bu talepler kamuoyunun haber alma hakkı ve demokrasinin gereğidir. Haberin serbest dolaşımı demokrasinin nefesidir” diye konuştu.