TEMA Vakfı Eğitim Programları kapsamında, Özel Filiz Ortaokulu Genç TEMA öğrencilerine Tavuk Ormanı’nda biyoçeşitlilik konulu farkındalık etkinliği gerçekleştirildi.
Etkinlikte fotoğraf sanatçısı Ali Çıtak, doğadaki canlı çeşitliliğinin önemi, biyoçeşitliliğin korunması ve insan yaşamıyla ilişkisi üzerine öğrencilerle bilgi ve deneyimlerini paylaştı.
TEMA Vakfı Edirne Temsilcisi Şirin Çoğal, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği paylaşımında, “Çalışma, TEMA Vakfı Eğitim Programları Uygulayıcı Öğretmeni Pınar Pulençe rehberliğinde yürütüldü. Öğrencilerimiz, biyoçeşitliliğin korunmasının doğanın sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önemi öğrenerek çevreye karşı sorumluluk bilincini güçlendirme fırsatı buldu.
Doğayı korumanın, onu tanımakla başladığına inanıyor; katkılarından dolayı Ali Çıtak’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Edirne Valiliği himayesinde, Edirne Voleybol İl Temsilciliği tarafından düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası” bu akşam başlıyor. Toplamda 25 takımın 5 farklı grupta mücadele edeceği organizasyonun açılış karşılaşması, büyük bir heyecana sahne olacak. Geçen yılın şampiyonu Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK) Voleybol Takımı, unvanını korumak amacıyla parkeye çıkıyor.
Açılış Maçı Keşan DOÇEK – Çevre Şehircilik
Pedal çevirirken ve patikalarda adımlarken sergiledikleri ekip ruhunu file önüne taşımayı hedefleyen geçen yılın şampiyonu Keşan DOÇEK, turnuvanın açılış müsabakasında Çevre Şehircilik ile karşı karşıya gelecek. Karşılaşma bu akşam saat 20.00’de Mimar Sinan Spor Salonu’nda oynanacak.
Dağ bisikleti ve doğa yürüyüşü gibi branşlardaki birlikteliğini voleybol sahasında da sürdüren Keşan temsilcisi, geçen yıl kazandığı şampiyonluk kupasını bu sene de müzesinde tutmak istiyor.
Karşılaşma Bilgileri
Takım olarak hazırlanan ve antrenman eksiğini tamamlayan DOÇEK, doğanın gücünü sahaya yansıtarak turnuvaya galibiyetle başlamayı amaçlıyor. Sporseverleri heyecanlı açılış mücadelesine davet eden dernek yönetimi, ilk adımda taraftar desteğinin büyük önem taşıdığını belirtti.
Edirne’de geçtiğimiz hafta Çarşamba günü başlayan U11 Futbol Ligi’nde 2025-2026 sezonunun 4. hafta programında yer alan 9 karşılaşma bugün oynanacak.
Edirne U11 Futbol Ligi’nde A ve B gruplarındaki 6 karşılaşma Saraçhane sahasında oynanırken, C Grubu’ndaki 3 karşılaşmadan 2’si Uzunköprü, 1’i de İpsala ilçesinde yapılacak.
Edirne U11 Futbol Ligi’nin Salı günü oynanan 3. hafta programındaki karşılaşmalarda A Grubu’nda 21, B Grubu’nda 16 ve C Grubu’nda 14 olmak üzere fileler tam 51 kez havalandı. 9 Maç en farklı galibiyeti A Grubu’nda Şükrüpaşa Atletik’i 8-1 yenen Trakya Kartalları elde etti.
Bir çevre günü daha geçti. Birçok yerde anlamlı toplantılar yapıldığı gibi anlamsız, iş olsun babında etkinlikler de yapıldı. Ben Edirne Kent Konseyi Yürütme Kurulu’ndan arkadaşlarla Çerkezköy’de idik. İklim Krizi teması ile yapılan TKKB toplantısına katıldık. Haberi yerel gazetelerden okumuşsunuzdur.
Çevre Günü “Senede Bir Gün” değil 365 gündür. Çevreyi, doğayı koruma her an, her davranışımızda, yaşamımızda, kültürümüzde olması gereken bir hal ve gidiş durumudur.
Dünyamızın geleceğine dair korkularımız, kuşkularımız varsa da umutlu olmamızı sağlayan kararlar ve örgütlenmeler de var. Vaysal Köyü’nü duymayan kalmadı. Su ve orman kaynağı olan bu yöreye onlarca yıldır saldıran sermaye, arkasına aldığı idareciler ile taş ve maden ocakları peşindeler. Sanırım üç kez yapılan girişimleri her seferinde halkın ve hukukun duvarından döndü. Önceki gün bir kez daha aynı akıbete uğrayan şirket bakalım devamında ne yapacak?
Keşan’dan da olumlu iki haber geldi. Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü’nün Karlıköy’de açmak istediği taş ocağına verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararını Edirne İdare Mahkemesi iptal etti.
DSİ 11. Bölge Müdürlüğü projesinde de taş ocağının kapasite artışına halkın büyük tepkisi ve Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü projenin orman varlığına vereceği zararları görerek projeye “uygun görüş” vermemesi sonucunda bu proje de iptal edildi.
Merkeze bağlı Karayusuf Köyü’nde de özel bir şirket tarafından yapılması planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) ve Elektrik Depolama Tesisi (EDT) Projesi de itirazlar sonunda Bakanlıkça iptal edildi.
Benzeri yüzlerce durum sayabiliriz. Sahi kamu adına görev yapan kurumlar neden var? Akbelen’de simge olan yaşlı insanların görsellerinde sorduğu gibi; “Kimdir Devlet?”
Mahkeme süreçlerinde bilirkişi heyetinin yaptığı incelemeler, bölge ekosistemine verilecek zararın “geri dönüşü mümkün olmayan” boyutta olduğunu bilimsel olarak tescil ediyor. Kamu adına görev yapanlar da bunu biliyor.
Bir şirket iş yapma talebini Valiliğe verdiğinde; eldeki mevzuatlar, kamu yararı ve doğaya verdiği zarar düşünülerek işverenin talebi reddedilse olmaz mı? Olması gereken; toplum çıkarını savunacağını vaat ederek oy alan siyasetçiler ve yurttaşların vergisinden maaş alan kamu görevlileri etkili güçlerin değil de kamunun yanında dursalar olmaz mı? Çünkü biliyoruz ki idareciler kamuyu ve doğa çıkarını kılavuz edinmekle yükümlüdürler.
Çerkezköy’de de gördük; Kıyıköy sahiline nükleer niye düşünülür ki? Bu karar gerçekleşirse sadece Trakya değil, İstanbul ve tüm Marmara Bölgesi ve de ülke olarak karşı olmak gerektiğinde birleştik. Bizim dışımızda Bulgaristan ve Romanya başta olmak üzere Karadeniz ülkelerinin de Bükreş Anlaşması gereğince itiraz edebilecekleri bir durum. Tüm bunlardan sonra Trakya’da nükleer santral gündemden düşmeli akla göre. Ama!
Mevzuatlara, akla, bilime, hukuka ve doğaya aykırı bu tür girişimler iklim krizinin sebebi değil mi? Biz insanlığın, özellikle sermayenin yarattığı bu krizi sürdürülebilir duruma getirmek ve doğayı kendi normal değişimine bırakmak için yapılması gerekenler belli.Pazartesi günü Bülent Ayan’ın örneklediği gibi önemli olan doğaya bakış açısı. Istrancalar’ın bizim tarafı ile Bulgaristan tarafı neden farklı? Çünkü bakış açılarımız uymuyor. Onlar doğayı ve canları, biz sermayeyi düşünüyoruz. Arnavutluk halkını duydunuz mu? Bir adayı yüklü meblağ ile turizm adası olması için Trump’un oğluna vermek istiyor hükümet. Halk sokaklarda ve satış istemiyor.
Birilerinin doğayı ve insanı sömüren, geleceği tehdit eden ve iklim krizine neden olan girişimlerine karşı hepimiz Kent Konseyi veya ilgili örgütler içinde mücadele etmeliyiz. Ana kirletici iktidar destekli sermaye olsa da zararı hepimiz görüyoruz.
Çerkezköy’de Edirne Kent Konseyi Başkanı Özer Demir, kente ve doğaya yapılan müdahalelere karşı kentimizde neler yaptığımızı detaylı olarak anlattı. Gördük ki en akli etkinlikleri, hukuki mücadeleleri EKK yapıyor. Övünmek değil ama gerçeği de bilmek gerekiyor.
Bir çevre günü daha geçti. Bir yıl sonraki çevre gününe kadar yani 364 gününüz çevre, ekoloji ve doğayı koruyan yurttaş olma mücadelesi ile dolsun…
“Dünyaya niçin geldik?..” sorusunu kendimize sormak, aklımıza gelse de acaba cevabını doğru mu düşünürüz; çoğunlukla kurulu hayat düzenine uydurulup, yaşar gideriz. Ama o muhteşem biricik ömrümüzü ne kadar doğru yaşarız acaba?.. Kuran’da her sorumun temel cevanı bulduğumu hatırladım. Hemen Rabbim bu konuda bizi nasıl bilgilendirmiş, diye ayetlere baş vurdum!.. Yazarı, Yüce Yaratan’ımız olan, Kuran’ı Kerim ayetleri şöyle bir geldi, geçti gözümün önünden. “Tabi ki, bu sorunun da cevabı verilmiş, şükür” diye, içimden bir “OH!..” çektim. Şöyle, daha kolay ve etkili anlaşılır bir yorumla anlatayım: Rabbimiz, Kuran’da, “Sana hiçbir zaman, gül bahçesinde keyif yapmanı vaadetmedim!” “Hiçbir zaman dünyada kusursuz bir adalet vaadetmedim!” “ Hiçbir zaman, huzur ya da mutluluk da vaadetmedim.” “Sana ancak, dünyada, fayda, hak ve adalet uğrunda SAVAŞMA seçim özgürlüğünde, zafere kavuşmanda, yar ve yardımcı olabilirim!” “Dünya da sana sunduğum tek gerçeklik, NEGATİFLİKLERE KARŞI, POZİTİFLİKLE MÜCADELE ETMEN, BİRLİKTE SAVAŞMAMIZ!.. Kuran’da ki bir çok ayeti böyle, özetle yorumlayıp sundum. Çünkü, Allah şeytanı yaratmış; şeytan insanları perişan, rezil edip, sonlarını getireceğine dair Allah’a söz vermiş!.. Şeytanla sınandığımız, şeytanın daima açığımız kolladığı, gevşeklik gösterildiğinde, şaşar beşer, inanç zafiyeti içine olan insanı, kolayca ayartıp, kandıracağı bildirilip, uyarılmışız!.. ŞEYTANIN AYARTMALARINA KANAN ÇOĞUNLUĞUN DÜNYASINDA GEL DE KEYİF YAP HİÇ OLUR MU?.. Hak, adalet, özgürlükler, masumluklar çoğunlukla ezilirken, kötülüklerle, zalimlerle, eğitimle, inanaçla, bilimle, sanatla, gerekirse silahla, DÜNYADA SAVAŞMAKTAN BAŞKA YOL VAR MI?.. Dünya tüm canlıların “YAŞAM SAVAŞI” verdiği yer değil mi?..
O zaman, dünyada olma sebebimize göre, masumlar için savaşıp, ahret de vazifemizi yapmış olarak buluşmak var!.. (Herkes elinden geldiğince)
Kuran’ı Kerim. Sure 8/Ayet 38, 39: O küfür edenlere de ki: “Şirkten vazgeçerlerse, geçmiş günahlarını bağışlarız. Yok yine, küfre, şirke dönerlerse, muhakkak, kendilerinden önceki ümmetler hakkında tatbik edilen, ilâhi kanun, bunlar hakkında da tatbik edilecektir. Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar, onlarla savaşın! Eğer vaz geçerlerse Allah yaptıklarını görmektedir.
Eğer islamdan yüz çevirir de vazgeçmezlerse, bilin ki Allah, Mevlânızdır. O, ne güzel Mevlâ, ne güzel yardımcıdır.
Bir yorumla da….. FİTNE: Cümle alemin kötülüğüne dair her davranış. İSLAM: “Allah için” Cümle alemin faydasına çalışan, inançlı kişi. ALLAH’IN DİNİ: Cümle aleme, fayda için, çıkarsız, “Allah için” mücadele yolu.
Edirne Belediyesi, Milli Takımımızın 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğundaki heyecanı için Suni gölette dev ekran kuracak.
Belediye Başkanı Filiz Gencan vatandaşları milli maç heyecanını birlikte yaşamaya davet ettiGencan şunları paylaştı:
14 Haziran Pazar günü saat 07.00’de Barış Parkı (Suni Gölet)’nda kurulacak dev ekranda Türkiye – Avustralya karşılaşmasını birlikte izleyecek, ay-yıldızlılarımızı hep bir ağızdan destekleyeceğiz.
Çay ve simit ikramımızla güne milli heyecanla başlayacak, maçın ardından düzenleyeceğimiz sabah egzersizi etkinliğiyle buluşmamıza devam edeceğiz.
Tüm hemşehrilerimizi bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz.
📅 14 Haziran Pazar ⏰ 07.00 📍 Barış Parkı (Suni Gölet)
Ahşap Küpeşte Bakımı ve Korunması: Uzun Yıllar Sağlam Kalması İçin Ne Yapmalısınız?
Ahşap küpeşte, merdivenin hem en çok dokunan hem de en görünür parçasıdır. Bu nedenle zamanla çizilme, renk solması veya nem kaynaklı deformasyona karşı savunmasız hale gelebilir. Düzenli ve doğru bakım uygulandığında ise ahşap küpeşte onlarca yıl ilk günkü görünümünü ve sağlamlığını koruyabilir.
Düzenli Temizlik Şart
Ahşap küpeştenin bakımında ilk adım, doğru temizlik alışkanlığı geliştirmektir. Yüzeyi hafif nemli bir bezle düzenli aralıklarla silmek, biriken kiri ve yağlanmayı önler. Ancak aşırı ıslak bez veya direkt su kullanmaktan kesinlikle kaçınılmalıdır; ahşap, suya uzun süre maruz kaldığında şişer ve yüzey kaplaması bozulur. Agresif kimyasal içeren temizlik ürünleri de ahşabın doğal dokusuna zarar verebileceğinden tercih edilmemelidir. Saf sabun ve su karışımı ya da ahşap yüzeylere özel formüle edilmiş temizleyiciler en güvenli seçeneklerdir.
Yüzey Koruma: Cila, Vernik veya Yağ?
Ahşap küpeştenin uzun ömürlü olması büyük ölçüde yüzey koruma yöntemine bağlıdır. Üç temel seçenek öne çıkar:
Vernik, yüzeye sert ve parlak bir koruma tabakası oluşturur. Darbeler ve çizilmelere karşı dayanıklıdır ancak zamanla sararabilir. Cila, ahşabın doğal dokusunu ön plana çıkaran estetik bir seçenektir; ancak verniğe kıyasla daha sık yenilenmesi gerekir. Ahşap yağı ise yüzeye işleyerek derinlemesine besler ve özellikle iç mekânlarda uzun vadeli koruma sağlar. Hangi yöntemin seçileceği, ahşabın türüne ve küpeştenin kullanım yoğunluğuna göre değişir.
Nem ve Güneş Işığına Karşı Önlem Alın
Ahşabın en büyük düşmanlarından ikisi nem ve doğrudan güneş ışığıdır. Özellikle banyo veya açık merdivenlere yakın konumlarda ahşap küpeşte, nem dalgalanmalarından etkilenebilir. Bu alanlar için nem geçirmez vernik veya özel dış cephe yağı tercih edilmesi önerilir. Güneş ışığına doğrudan maruz kalan küpeşteler ise zamanla solar ve kurur; UV koruyucu özellikli ürünler bu sorunu büyük ölçüde geciktirir.
Çizik ve Hasarları Zamanında Onarın
Küçük çizikler veya renk açılmaları başlangıçta önemsiz görünse de zamanla derinleşebilir. Ahşaba uygun dolgu macunu ve üzerine uygulanan hafif zımpara ile yüzey yeniden düzeltilebilir. Ardından renk uyumlu bir vernik ya da yağ uygulamasıyla onarım tamamlanır. Küçük hasarları erken müdahaleyle gidermek, ilerleyen dönemde çok daha maliyetli onarımların önüne geçer.
Ahşap küpeşte bakımı karmaşık değildir; düzenlilik ve doğru ürün seçimi her şeydir. Yılda bir ya da iki kez yapılacak kapsamlı bir bakım, küpeştenizi yıllarca yeni gibi tutmaya yeter.
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde Kiremitçiler Grup’a bağlı Özşen Madencilik’te, maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle 21 gündür grevlerini sürdüren maden işçileri, 15 Haziran Pazartesi günü Ankara’ya yürüyüş başlatacaklarını açıkladı.
Uzunköprü’de faaliyet gösteren Kiremitçiler Grup’a ait maden ocağında çalışan işçiler, 3 aylık maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle Mayıs ayında greve başladı. İşçiler, grevin ardından işten çıkarılmaya başladıklarını iddia ederek, yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. Haklarını aramak üzere grevlerine devam eden işçiler, aynı zamanda video da çekip sosyal medya aracılığıyla tüm Türkiye’den destek beklediklerini belirtti. Konuya ilişkin Kiremitçiler Grup da sosyal medya hesaplarından basın açıklaması yayınladı. Açıklamada şirketin konkordato ilan ettiği belirtildi.
‘MADENCİLER 21 GÜNDÜR DESTAN YAZIYOR’
Geride kalan süreçte, maaşlarını halen alamayan işçiler, aldıkları yeni kararla Ankara’ya yürüyeceklerini açıkladı. Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, işçileri ziyaret ederek, kararı, sendikanın sosyal medya hesabından, videoyla duyurdu. Aksu açıklamada, “Edirne Uzunköprü Kiremitçiler Grub’a bağlı Özşen Madencilik’te 21 gündür destan yazıyor maden işçileri. Direniyorlar; ekmekleri için, alamadıkları maaşları için, ücretler için, çoluk çocuğuna mahcup olmamak için onurlu bir direniş yürütüyoruz. Muhataplarımız bugüne kadar bizleri oyalayacak adımlar içerisinde olmaya devam ediyorlar. Biz mücadele kadar müzakereyi de önemseriz, ciddiyetle yürütürüz. Bugüne kadar da ciddiyetle yürüttük. Fakat Bağımsız Maden-İş’i devre dışı bırakmaya, adından rahatsız olmaya, işçilerin haftada bir gidip yöneticilerine; ‘Kaç ton kömür satıldı?’, ‘Ne kadar ürettik?’, ‘Ne kadar sattık?’, ‘Geliri ne?’ diye sormalarından rahatsız olacağını düşünenlere bizim cevabımız elbette direniş olacaktır. Elbette maden işçileri kendilerini Türkiye halkına, Türkiye kamuoyuna anlatmaya devam edeceklerdir” dedi.
‘PAZARTESİ GÜNÜ ANKARA’YA HAREKET EDECEĞİZ’
İşçilerin 12’sinde Edirne’de, 13’ündeyse Lüleburgaz’da olacağını belirten Aksu, “Ayın 12’sinde Cumhurbaşkanı Edirne’ye gelecek, maden işçileri Edirne’de olacaklar. Ayın 13’ünde Özgür Özel Lüleburgaz’a gelecek, maden işçileri Lüleburgaz’da olacaklar. Pazartesi günü de Ankara’ya doğru hareket edeceğiz, programımız budur, kararlıyız. Sendikamız tanınıncaya kadar, işçilerin madendeki üretime, satışa, planlamaya dahil olduğu, denetlediği ilişki kabul edilinceye kadar direniş pozisyonumuzu terk etmiyoruz. Ayaklanmış halde topyekun direnmeye devam ediyoruz” diye konuştu.
‘İŞÇİNİN EKMEĞİNE GÖZÜNÜZÜ UZATMAYIN’
İşçilerin grev direnişini kırmak için yerlerine başka işçi alımı yapılması ihtimali karşısında, işvereni de uyaran Aksu, “Son sözüm; bu tarz direnişlerde, grevlerde işveren taktiğidir. İşçi ararlar sağdan soldan; direnişi kıralım, grevi kıralım, ya da bir anlaşmaya vardıktan sonra işçilerin yerine başka işçiler ikame edip bu direnmiş işçi topluluklarından kurtulalım diye. Bu gibi hesaplar yapanlara biz bugüne kadar çok net cevaplar verdik. Tekrarlıyorum; işçinin ekmeğiyle oynamaya çalışan herkese, işçinin çoluk çocuğunun ekmeğini çalmaya, patronlarla ortak olup gelen herkese deriz ki buralardan uzak durun, işçinin ekmeğine gözünüzü uzatmayın. O göz çıkar, o kol kırılır. Madenci asla çoluğunun, çocuğunun ekmeğini kimseye bırakmaz. Herkes hesabını buna göre yapsın” şeklinde konuştu.
Şarkıcı ve söz yazarı Rafet Yaşdut, bilinen adıyla Rafet El Roman, Edirne’nin Havsa ilçesinde dünyaya geldiği baba evini yeniden yaptıracağını açıkladı.
Ünlü sanatçı Rafet El Roman, geçtiğimiz gün sosyal medya hesabından paylaştığı videoyla, babaocağına olan vefasını gösterdi. Edirne’nin Havsa ilçesinde dünyaya geldiği evin önünden sevenlerine seslenen El Roman, yıllar içinde harabeye dönen baba ocağını aslına uygun olarak yeniden inşa ettireceğini açıkladı.
Söz konusu ev ve aranın anne ve babasından kendisine yadigar olduğunu dile getiren Roman, “Hikayemin başladığı yerdeyiz. Havsa Edirne’deyiz. İşte ben 1968 yılında bu evde doğdum. Ve hatırladığım kadarıyla burada bir oda daha vardı. Tabii yıllar geçti, her şey yıkılmış. Burası anne ve babamdan bana yadigar 3-4 dönümlük bir arsa. Bu evi özellikle hatırladığım kadarıyla orijinal haliyle yapmak istiyorum. Beni seven sizler de buradan geçerken mutlaka uğrayın. Çünkü sevenlerime her zaman bu kapı açık olacak” dedi.
Mardin’in Midyat ilçesinde, 2016 yılında terör saldırısında şehit düşen Polis Memuru Nefize Çetin Özsoy, vefatının 10’uncu yılında, Yeni Şehir Mezarlığı’ndaki kabri başında anıldı.
Şehit polis memuru Nefize Çetin Özsoy için Yeni Şehir Mezarlığı’ndaki kabri başında anma programı gerçekleştirildi. Programa; şehidin annesi Hafize Çetin, babası Süleyman Çetin ile Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü, siyasi parti temsilcileri, aile yakınları, kamu, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve emniyet mensupları katıldı.
Kuran okunan anma programında başta şehit Özsoy olmak üzere tüm şehitler ve ebediyete intikal eden gaziler için dualar edildi.
VALİ SEZER, “ALLAH BİR DAHA BÖYLE ACILARI BİZE YAŞATMASIN”
Törende konuşan Edirne Valisi Yunus Sezer, kahraman şehitleri unutmadıklarını belirterek, “Aynı acı, hüzün, onur ve gururu yaşıyoruz. Biz şühedanın bize bıraktığı topraklar üstündeyiz. Vatan söz konusu olunca gerisi teferruattır diyen kahramanların ülkesinde yaşıyoruz. Allah bizlere bir daha bu acıları yaşatmasın, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmayı nasip etsin” dedi.