TAKSAV’da 4 günde 4 etkinlik

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) Edirne Temsilciliği, 24-27 Şubat 2026 tarihleri arasında kültür ve sanatseverleri dört ayrı etkinlikte buluşturacak. Tüm etkinlikler saat 20.00’de başlayacak ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

24 Şubat Salı – İnteraktif Film Okumaları: “Equus”

Programın ilk etkinliği 24 Şubat Salı günü saat 20.00’de yapılacak. TAKSAV Edirne Sinema Kulübü tarafından düzenlenecek “İnteraktif Film Okumaları” kapsamında “Equus” filmi üzerine çözümleme ve tartışma gerçekleştirilecek. Katılımcılar film üzerinden psikolojik ve dramatik okumalar yapma imkânı bulacak.

25 Şubat Çarşamba – Arkeoloji Sohbetleri: “Edirne’den Portreler” Bölüm 2

25 Şubat Çarşamba günü saat 20.00’de Arkeolog Umut M. Doğan’ın yürütücülüğünde “Arkeoloji Sohbetleri” düzenlenecek. “Edirne’den Portreler” başlıklı söyleşinin ikinci bölümünde, kentin tarihsel birikimi ve geçmişten bugüne uzanan kültürel izleri ele alınacak.

26 Şubat Perşembe – Kitap Analizi: “Martı”

26 Şubat Perşembe akşamı saat 20.00’de TAKSAV Kitap Kulübü tarafından “Martı” kitabı analiz edilecek. Etkinliğin yürütücülüğünü Esra Kılavuz üstlenecek. Okuma ve değerlendirme buluşmasında eserin tematik ve düşünsel yönleri masaya yatırılacak.

27 Şubat Cuma – Homeros Okumaları “5. Oturum”

Haftanın son etkinliği ise 27 Şubat Cuma günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek. Dr. M. Baki Demirtaş’ın yürütücülüğünde yapılacak “Homeros Okumaları”nın 5. oturumunda Antik Yunan edebiyatının temel metinleri üzerine değerlendirmeler yapılacak.

TAKSAV Edirne Temsilciliği yetkilileri, etkinliklerin ücretsiz olduğunu belirterek tüm Edirnelileri kültür ve sanat buluşmalarına davet etti.

Edirne TOHM kadın sporcuları minderde esti

Edirne TOHM sporcuları, Ankara’da düzenlenen U20 Genç Kadınlar Güreş Türkiye Şampiyonası’nda elde ettikleri derecelerle Edirne’yi başarıyla temsil ederken, 53 kg’da Remziye Karadağ “En Teknik Sporcu” seçildi.

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada U20 Genç Kadınlar Güreş Türkiye Şampiyonası’nda dereceye giren  sporcular şöyle:

53 kg Remziye Karadağ

72 kg Eylem Engin

50 kg Yağmur Karabacak

55 kg Betül Günay

53 kg Sahra Karakaya

57 kg Büşra Cengiz

65 kg Melisa Sarıçiçek

Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün açıklamasında, “Ayrıca, turnuvada göstermiş olduğu üstün performansla “En Teknik Sporcu” seçilen Remziye Karadağ’ı ayrıca tebrik ediyoruz. Tüm sporcularımızı ve emeği geçen antrenörlerimizi kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Aramızdan ayrılanlar

FİKRİYE TINMAZ VEFAT ETTİ
Meydan Mahallesi sakinlerinden merhum Şaban Tınmaz’ın eşi, merhum İsmail ve merhume Reyhan Tınmaz’ın anneleri Fikriye Tınmaz 85 yaşında vefat etti. Merhume 21 Şubat Cumartesi günü Sarı Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Acı Çeşme Mezarlığında toprağa verildi.
İBRAHİM KARSON VEFAT ETTİ
Nazlı Karson’un eşi, Remzi Karson’un ağabeyi, İsmail ve Metin Karson’un babaları Gümüşhaneli İbrahim Karson 87 yaşında vefat etti. Merhum; Cumartesi günü Hacı İl Bey Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
AHMET ERGÜL VEFAT ETTİ
Vasfiye Ergül’ün eşi, Hatice, Remziye, Mehtap, Gökhan ve Özkan Ergül’ün babaları Ahmet Ergül 79 yaşında vefat etti. Merhum; dün Babaeski Doğanca Köyü Camisinden alınarak Köy Mezarlığında toprağa verildi.
SERDAR GÜVEN VEFAT ETTİ
Aynur Güven’in eşi, Gökhan ve Gökalp Güven’in babaları Serdar Güven 68 yaşında vefat etti. Merhum; dün Fatih Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
REYHAN ARIKAN VEFAT ETTİ
Trakya Un Sanayi’den emekli, Kıyık semti sakinlerinden merhum Alaaddin Arıkan’ın eşi, Sülbiye Şirin, Nurican Arıkan, Süheyla Paçaman ve Semiha Yolalmaz’ın anneleri Reyhan Arıkan 85 yaşında vefat etti. Merhume; dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazı sonrası Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
RAFET KİREZ VEFAT ETTİ
Türk Telekom’dan emekli ve Kirişhane semti sakinlerinden Rafet Kirez 72 yaşında vefat etti. Mediha Kirez’in eşi, Olgay Kirez ve Selda Hatiptir’in babaları, Cemal Kirez’in ağabeyi, Arzu, Şükran, Nilay ve Betül’ün amcaları, Sude Jalil’in dedesi olan merhum; dün Yeşilce Camide öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
İLKER TUNÇEL VEFAT ETTİ
Merhum Hayri ve Münevver Tunçel’in oğulları, Kevser ve Türker’in ağabeyleri, Çaycan Tunçel’in eşi, Ayça Uydur’un babası İlker Tunçel 63 yaşında vefat etti. Merhum; dün Fatih Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
SAADET TESTİ VEFAT ETTİ
Babademirtaş Mahallesi sakinlerinden Recep Ünal Testi’nin eşi, Ahmet Çağlar, Sezer Çağlar, Yurdanur Genç ve merhume Serpil Testi’nin anneleri Saadet Testi 73 yaşında vefat etti. Merhume, dün Uzgaç Köy Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
ÜMİT ÖZKAN VEFAT ETTİ
Kayapa Köyü sakinlerinden Gülbeniz ve şerif Özkan’ın oğulları, Nalan Özkan Lecerf’in kardeşi Ümit Özkan 41 yaşında vefat etti. Merhum; dün Yavuz Sultan Selim Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

GÜNEKAB’ta Toplu İş Sözleşmesi

Güney Edirne Katı Atık Birliği (GÜNEKAB) bünyesinde görev yapan personellerin Toplu İş Sözleşmeleri imza altına alındı.

Keşan Belediyesi’nden imza törenin ardından yapılan paylaşımda şunlara yer verildi:

“Alın teriyle, emekle, özveriyle çalışan her bir personelimizin hakkını korumak; yal adaleti ve çalışma barışını güçlendirmek en temel sorumluluğumuzdur.

İmzaladığımız sözleşme; emeğe saygının, hakkaniyetli yönetim anlayışımızın ve çalışanlarımızın yanında olma irademizin açık bir göstergesidir.

Çünkü biliyoruz ki; emek kutsaldır, alın terinin karşılığı geciktirilmeden ve eksiksiz verilmelidir. Tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olsun.”

5 günün 3’ü yağışlı

Şubat’ta bol yağışlı günler geçiren Edirne’yi ayın son haftasına girilirken önümüzdeki 5 günün 3’ünde yine yağışlı hava sistemi bekliyor.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık -1°C, en yüksek 12°C, nem (%) 49-92, rüzgar (km/sa) güneyden 8

Yarın yağmurlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 3°C, en yüksek 15°C, nem (%) 55-96, rüzgar (km/sa) kuzeyden 16

25 Şubat 2026 Çarşamba günü yağmurlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 6°C, en yüksek 12°C, nem (%) 50-93, rüzgar (km/sa) kuzeyden 15

26 Şubat 2026 Perşembe günü yağmurlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 1°C, en yüksek 7°C, nem (%) 39-92, rüzgar (km/sa) kuzeyden 18

27 Şubat 2926 Cuma günü ise çok bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık -2°C, en yüksek  9°C, nem (%) 47-88, rüzgar (km/sa) kuzeyden 18 olarak ölçülmesi bekleniyor.

Uzköp, Levent’i deplasmanda da 3-0 geçti

Uzunköprüspor, ligin ilk yarısında evinde 3-0 yendiği Levent Futbol Spor Kulübü’nü Bölgesel Amatör Lig’in 20. haftasında bu kez deplasmanda aynı skorla yenmeyi başardı.

Levent Futbol Spor Kulübü – Uzunköprüspor arasında Cumartesi günü saat 14.00’te Beşiktaş Belediyesi İsmet İnönü Stadı’nda oynanan karşılaşmayı Bilgin Çakır yönetirken, yardımcılıklarını Serkan Sözer ve  Melih Özcan yaptı Oğuz Kabakçı da dördüncü hakem görevi üstlendi.

Edirne temsilcisi Uzunköprüspor, baştan sona üstün oynadığı maçta rakibini ligin ilk yarısında olduğu gibi yine 3-0 yendi.

Edirne’nin Bölgesel Amatör Lig’deki diğer temsilcisi Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü ise haftayı maç yapmadan geçirdi. Dün oynanan Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü – Bigaspor arasındaki maç gazetemiz yayına hazırladığı saatte oynanması sebebiyle sonucunu daha sonra vereceğiz.

20. HAFTA  TOPLU SONUÇLAR

Tekirdağspor 0-0 Çatalcaspor

Ezinespor 1-0 Büyükçekmece Tepecik Spor A.Ş.

İstanbul Beylikdüzüspor 4-1 Kapaklıspor

Levent Futbol Spor Kulübü 0-3 Uzunköprüspor

Vefa Spor Kulübü 2-0 İfa      

Küçükçekmece Spor 3-0 Ergene Velimeşe Spor

Küçükçekmece İdman Yurdu Spor Kulübü – Bigaspor

Edirne 1922 Futbol Spor Kulübü (bay)

BİR PROJEDEN FAZLASI

Geçen yıl 7 Temmuz 2025’te bu köşede “Lavanta – Bal” başlığıyla Çallıdere’nin mor tarlalarından, meşe gölgelerinden ve kadın emeğinin sabrından söz etmiştim.

O gün yazdıklarım bir gözlemdi.

Bugün yazacaklarım bir sonuç.

Aradan henüz sekiz ay geçti.

Geçtiğimiz hafta “Çallıdere Balı’nda Dev Adım!” başlığıyla haberini yaptığımız gelişme, o gün meşe ağaçlarının gölgesinde dinlediğimiz hayalin vücut bulmuş hali aslında.

Trakya Kalkınma Ajansı desteğiyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında yaklaşık 5 milyon liralık bir projeyle Lalapaşa Kadın Emeği Girişimciler Üretim ve İşleme Kooperatifi üretimde yeni bir sayfa açıyor.

Ama bu bir “hibe haberi” değil.

Bu, kırsalda kadın emeğinin ciddiye alınmasının haberi.

**

Geçen yıl ilkbaharda Çallıdere’nin en yüksek kesimlerinde lavanta tarlalarının kıyısında otururken Kooperatif Başkanı Gönül Danışman’ın anlattıkları hâlâ kulağımda.

Bal ormanları…

Yangın görmüş, vasfını yitirmiş alanların yeniden üretime kazandırılması…

Binlerce adaçayı, ıhlamur, lavanta, kekik, biberiye…

Ve bir cümle:

“Bal sadece bir ürün değil, bir ekosistem meselesi.”

Haklıydı.

Bugün açıklanan projede lavanta, adaçayı, biberiye ve kekik üretiminin modern tekniklerle geliştirilmesi; arıcılıkla entegre edilmesi; markalaşma ve sürdürülebilir gelir modeli oluşturulması hedefleniyor.

Yani mesele daha çok bal üretmek değil.

Daha akıllı, daha planlı, daha katma değerli üretmek.

**

Geçen yıl yazımda kendi kendime sormuştum:

“Bu heyecan sürdürülebilir mi?”

Cevap sekiz ayda geldi.

2023’te dünya çapında bir bal yarışmasının ön elemesini kazanmış bir üretimden söz ediyoruz.

Ürünler İstanbul Havalimanı’nda satılıyor.

İSTOÇ üzerinden yurtdışına gidiyor.

Mısır Çarşısı’nda etiketleri var.

Ama asıl mesele pazar değil.

Asıl mesele şu:

Kırsalda kadınlar artık sadece üretmiyor.

Model kuruyor.

**

Edirne’nin yıllardır konuştuğu bir gerçek var:

Genç nüfus gidiyor, köyler boşalıyor, üretim azalıyor…

Peki tersini mümkün kılan örnekler yok mu?

Çallıdere bunun küçük ama güçlü bir cevabı olabilir.

Çünkü burada üç başlık bir araya geliyor:

Bilim: Akademik destek, analizler, laboratuvar çalışmaları.

Doğa: Bal ormanları, aromatik bitkiler, sınır hattının zengin florası.

Kadın emeği: Israr, sabır ve organizasyon becerisi.

**

Dev adım denilen şey para miktarı değil.

Dev adım, 2021’de atılan küçük bir imzanın bugün kurumsal bir yapıya dönüşmesi.

Ve belki de en önemlisi şu:

Bu hikâye bir hibe dosyasının satır aralarında kalacak türden değil.

Bu, bir projeden fazlası!

WELCOME THE RAMAZAN…

Geçtiğimiz günlerde Bülent Arınç bu dönemde insanların dinden (İslamiyet’ten) niçin ve nasıl uzaklaştığını açık seçik dile getirdi. Gerçekten AKP ile geçen bu 23 yılda ülkemizde İslamiyet önceleri özellikle başörtüsü/türban tartışmaları ile bir yükseliş dönemi yaşamıştı. Sonrasında sadece türbanın İslami bir değer olarak yeterli olmadığı, asıl değerlerin toplumsal ahlak olduğu ve AKP’ yönetiminin bu değerlerden hızla uzaklaştığı görüldükçe Sayın Arınç’ın kaygılarının hiç de küçümsenmeyecek boyutlarda olduğunu gören gözler görüyor… Üstelik iktidardakiler de görüyor..

***

Özellikle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Bey’in kendi dünyasında şekillendirdiği laiklik anlayışı çerçevesinde okullarda gündeme getirdiği yeni çıkışlarla varmak istediği eğitim düzeni aklı başında tüm Müslümanları da rahatsız ediyor. Ya da etmeli…

Bu kafa ile bu ülkede Müslüman sayısının bir kişi bile artması mümkün değildir. Bu olsa olsa bilimsel eğitimin biraz daha geriye itilmesi ve bir neslin daha heba edilmesinden başka bir işe yaramaz.

Güncel örneklerle anlatmak gerekirse; okullarda çocuklara içme suyunu bile veremezken, tuvaletlerine tuvalet kağıdı, sabun, havlu peçete koyamazken, sınıflarını ısıtamazken, – örneğin Enez’de- okul asansörlerini çalıştıramazken, lise seviyesine gelmiş öğrencilerin bile okuma/yazması yeterli değilken, okullarda kitap okuma yüzdesi – öğretmenler dahil – %2 seviyesindeyken, zamanında alınmış kano gibi, seramik fırını gibi, bisiklet gibi eğitim malzemeleri depolarda çürümeye bırakılmışken, eğitim sistemi içerisinde istihdama dönük pek çok yapılacak iş varken okullarda ramazan karşılaşması için yönlendirmeler yapmak popülizmdir. Üst makamlara ve bağlı olduğunuz cemaatlere mesaj vermektir. Başka hiçbir işe yaramaz. Hele Trakya’da hiç alkış almaz.

***

Bakan bey, bu girişimi ile şimdi, ramazanı, teravih namazını, kandil gecelerini ve İslamiyet karşıtları ile önceki zamanlarda yapılmış tartışmaları diyanet makamını, cemaatleri tekrar gündeme getiriyor. Bu tartışmalara girildikçe de İslamiyet kan kaybediyor.

Hele ülkemizdeki ekonomik, sosyal çöküşünün, hırsızlıkların, israfın, kayırmacılığın, fuhuşun, uyuşturucunun, yasadışı kumarın, üretmeden görgüsüzce zenginleşenlerin, tacizlerin, kadın cinayetlerinin pik yaptığı, uyuşturucu baronlarının ülkemizi mesken tuttuğu, yani ülkemizin İslami değerlerinden hızla uzaklaştığı bir dönemde okullarda ramazana “Hoş geldin” demek Milli Eğitimin görevi değildir. Bu “Cambaza bak, cambaza” aldatmacasının okullardaki versiyonudur.

***

Ramazan ayı, inanmış Müslümanların kutsal olarak kabul ettikleri Müslüman olmasalar da hatta dinsiz olsalar da bu ülkede yaşayan tüm insanların saygı duydukları hatta geleneklerini, iftarlarını, pidesini, davullarını, bayramlarını kardeşçe paylaştıkları ve bundan da hiç gocunmadıkları bir aydır. O nedenle kaynaşmak, birlikte yaşama kültürünü pekiştirmek varken huzura çomak sokmayın. Yeni tartışmalar açmayın. Kutuplaştırmalar yaratmayın..

Ya da kendi çocuklarınızı yabancı ülkelerde veya ramazan ayını “Welcome Ramazan” yazarak karşılayan özel okullarda okutmayın. Dürüst olun, samimi olun…

ASIL YAŞAM

Medeniyet deyince, lüks ve doğanın katledilmesi pahasına, israflı üretim ve tüketimi; modayı, kat kat oto yolları, atom bombasını, zehirli tarımı, lüks otomobilleri, üretmeden ranttan geçinmelerin yaygınlaşmasını, dikine binaların 35 inci katında oturmaları, köyüne, doğasına, hayvanlarına sırt çevirmeleri,  MEDENİ GELİŞME OLARAK GÖRMÜYORUM!..

Bunların hepsi, insan fıtratına aykırı bir yaşam tarzı getiriyor. İnsanı ruhunu törpüleyen, fiziki köleliğin konfor zokası hepsi!..
İnsanlar, doğal bereketler içinde, şükürlü, sade, sakin, vitaminli, oksijenli, hayvanlı, ağaçlı, meltemli, hatta yamalı, ama sevgi, saygı içinde huzurlu, sağlıklı yaşamaları “ASIL MEDENİ YAŞAM” OLMAZ MI?..
(Cehaleti terk etmiş, köy yaşamını kastediyorum.)
Modern, SÜSLÜ DAYATMALAR, eğitimden tutun da, YAŞAM TARZI OLARAK, HER ANIMIZI SUNİLEŞTİRİP, ZORLAŞTIRIMIYOR MU?..
İnsanın yaratılış gayesine zıt olan suni, modern tasmalar, ruhsal gelişimi yok etmiyor mu?..
Ruhsallık iptal, sadece fiziki yaşamın suniliğinde, insanı robotlaştırmıyor mu?..
Üretim ve tüketim güçlerinin tasmasında, özgürlük yitirilmiş olmuyor mu?..
Bu, “SAĞMAM, KÜRÜMEM, ELİMİ NASIRLANDIRMAM, ALNIMI TERLETMEM!..” diye, KÖYÜN DOĞASINI TERK EDİP, ŞEHİRLERDE TOPLAŞAN, MODERN gidişin, NEGATİF YAŞAM TARZI OLDUĞU BESBELLİ, DEĞİL Mİ?..

(Kara cahil, şükürsüz, beyin iptal, köy yaşamından kurtularak, ama…)

Kuran’ı Kerim. Sure 47/Ayet 9:
Bunun sebebi, Allah’ın indirdiğini beğenmemeleridir. Allah’ta onların amellerini boşa çıkarmıştır.
15/81: Biz onlara mucizelerimizi vermiştik; fakat onlardan yüz çevirmişlerdi.
36/60, 61, 62: “Ey Âdemoğulları, ben size and vermedim mi: “Şeytana tapmayın, o sizin apaçık düşmanınızdır; bana tapın, doğru yol budur!” diye.
Böyle iken: Yamin ederim ki o, içinizden çoğunuzu aldattı, aklınız yok muydu?