

Aramızdan ayrılanlar
ÖĞRETMEN NAZMİ ARDA VEFAT ETTİ
Emekli Öğretmen Nefize Arda’nın eşi, T.Ü. İpsala Meslek Yüksek Okulu Müdürü Hayati Arda’nın amcası, Özgür ve Salih Arda’nın babaları Emekli Öğretmen Nazmi Arda 74 yaşında vefat etti. Merhum; dün Yenikadın Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
ŞEVKİ ARSLAN VEFAT ETTİ
Kıyık semti sakinlerinden; Birgül Arslan’ın eşi, Ersan ve Arzu Arslan’ın babaları Fethi Arslan’ın ağabeyi Şevki Arslan 73 yaşında vefat etti. Merhum; dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.
MEMDUHA ARMUTLUK VEFAT ETTİ
Kadir Efe Armutluk’un eşi, Mesut, Gülşen ve Mesude Kırtaş’ın anneleri Memduha Armutluk 86 yaşında vefat etti. Merhume; dün Lalapaşa Ömer Oba Köy Camisinde öğle namazını takben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.
HURŞİT ZAVAL VEFAT ETTİ
Merhume Remziye Zaval’ın eşi, Serkan Zaval, Okan Zaval ve Sibel Zaval’ın babaları Yıldırım Kum Mahalle sakinlerinden Hurşit Zaval 79 yaşındavefat etti. Merhum; dün Yıldırım Beyazıt Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yıldırım Mezarlığında toprağa verildi.
GÜLSEREN PAŞAOĞULLARI VEFAT ETTİ
Berra Ak ve Refik Ak’ın kızları, merhum Mehmet Paşaoğulları’nın eşi, Murat Paşaoğulları ve Reyhan Güneş’in anneleri, Yiğit Paşaoğulları’nın babaannesi, Çağatay Güneş’in anneannesi Gülseren Paşaoğulları 67 yaşında vefat etti. Merhume; dün Karaağaç Yeni Camide ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karaağaç Mezarlığında toprağa verildi.
‘Bağımsızlığın sembolü’
Edirne Valisi Yunus Sezer, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Bugün bu topraklar üzerinde hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyor, büyük hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerleyebiliyorsak; bunu, İstiklâl Marşı’nı yazdıran o eşsiz ruha ve canları pahasına bu vatanı bizlere emanet eden kahraman ecdadımıza borçluyuz” dedi.
Vali Sezer yayımladığı mesajda, “Devletimizin ve milletimizin bağımsızlığının sembolü olan İstiklâl Marşı’mızın, 12 Mart 1921’de TBMM’de kabul edilişinin 105. yıl dönümünü gururla kutluyoruz” diyerek şunlara yer verdi:.
“İstiklâl Marşı, milletimizin tarih sahnesindeki yeniden şahlanışının en parlak anıtlarından biridir. Mehmet Akif Ersoy’un Millî Mücadele yıllarında kaleme aldığı dizeler, milletimizin eşsiz mücadele azmini ve cesaretini adeta ölümsüzleştirmiştir. Her kelimesinde inanç, her dizesinde iman, her kıtasında cesaret ve kararlılık bulunan İstiklâl Marşı’mız, karanlık ufukların ardından yeni bir güneşin doğacağını müjdelemiştir.
Millî şairimiz Mehmet Akif’in ‘Korkma’ hitabı; manevi dirilişin sembolü olarak umutları tazelemiş, özgüveni ayağa kaldırmış ve son yurdumuzun savunmasında zalimlere karşı verilen insanüstü mücadele ile gösterilen fedakârlıkları on kıtalık bu manzum şaheserde özetlemiştir.
Bugün bu topraklar üzerinde hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabiliyor, büyük hedeflerimize doğru kararlılıkla ilerleyebiliyorsak; bunu, İstiklâl Marşı’nı yazdıran o eşsiz ruha ve canları pahasına bu vatanı bizlere emanet eden kahraman ecdadımıza borçluyuz. Mehmet Akif Ersoy’un ifadesiyle ‘Türk Milleti’nin eseri’ olan İstiklâl Marşı’mızın anlam ve önemini geleceğimizin teminatı olan genç nesillere aktarmak; vatan ve millet sevgisini her şeyin üstünde tutan nesiller yetiştirmek en büyük sorumluluğumuzdur. Bu bilinçle hareket ederek Mehmet Akif’in ‘Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın’ duasına gönülden iştirak etmiş oluruz.
Bu duygu ve düşüncelerle başta Cumhuriyetimizin Banisi GaziMustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyorum.”
‘Milletimizin ortak sesi’
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Türk Milleti’nin vatan sevgisini ve sarsılmaz bağımsızlık iradesini en yüce duygularla mısralara döken İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünü yayımladığı mesajla kutladı.
Başkan Gencan mesajında, 12 Mart 1921 tarihinde TBMM çatısı altında yankılanan o ilk mısraların, imkansızlıklar içinde verilen bir varoluş mücadelesinin marşı olduğunu belirtti. Mehmet Akif Ersoy’un “Korkma!” nidasıyla başlayan bu eşsiz eserin, umudun tükendiği her noktada Türk milletine en büyük güç kaynağını ve manevi direnci armağan ettiğini ifade etti.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yıldönümü nedeniyle yayınladığı mesajda şunlara yer verdi:
“Bundan tam 105 yıl önce, 12 Mart 1921’de TBMM çatısı altında yankılanan o ilk mısralar, sadece bir marş değil; imkansızlıklar içinde verilen bir varoluş mücadelesinin manifestosudur. Mehmet Akif Ersoy, “Korkma!” diyerek başladığı o eşsiz eserle, umudun tükendiği yerde Türk milletine en büyük güç kaynağını armağan etmiştir.Serhat şehrimiz Edirne, tarih boyunca bağımsızlığın ne demek olduğunu derinden hisseden bir şehirdir. İstiklal Marşı’mız, bizim ortak paydamız ve birliğimizin teminatıdır.
Bu anlamlı günde; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u ve tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Hürriyetimizin sesi İstiklal Marşımızın kabulü kutlu olsun!”
İstiklal Marşı 105 yaşında
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) İstiklal Marşı’nın 105. yılını kutladığı mesajında, “İstiklal Marşı’mızın daha ilk sözünde ‘Korkma!’ diye öğütlediği gibi, biz hiç kimseden korkmadık, korkmayacağız” ifadeleri kullandı.
ADD Edirne Şubesi tarafından paylaşılan dernek genel merkezinin açıklamasında şunlara yer verildi:
“Türk milletinin tarih boyunca var oluşunun ve olacağının; yılmaz iradesinin, mücadeleciliğinin, esarete katlanamayacağının ve şanlı bayrağımızın her zaman göklerde özgürce dalgalanacağının; yedi düvel duysun diye yüksek sesle haykırıldığı İstiklal Marşımızın kabulünün 105. Yıl dönümü kutlu olsun!
Emperyalizm, ulusları özünden uzaklaştırmak, zayıf düşürmek, parçalamak, yutmak ve yok etmek idealinden hiç vazgeçmedi. Tarih, esir edilen, yok olan ulusların hüzünlü hikayeleriyle doludur. Emperyalizm bugün de aynı amaçla çalışmakta, saldırmakta ve aynı hayalleri kurmaktadır.
Ulusumuz, 20. yüzyıl başında düştüğü korkunç durumdan, yıkımdan ve kıyımdan, Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Ulusal Kurtuluş Savaşı’yla, sayısız şehit vererek yeniden özgürlüğüne kavuşmuş, vatanını leş kargalarına yedirmemiştir.
İşte bu tarihsel, korkusuz, inançlı mücadelenin hikayesi, “Vatan Şairi”, yurtsever Mehmet Akif ERSOY tarafından ölümsüz bir şekilde yazılmıştır.
TBMM, Kurtuluş Savaşı’mız daha bitmeden, bu emsalsiz şiiri İstiklal Marşı olarak seçmiştir. Halkımızın duygularına, inancına, azmine tercüman olan İstiklal Marşı’mız, Osman Zeki ÜNGÖR’ün bestesiyle dilimize nakış nakış işlenmiştir.
İstiklal Marşı’mızın daha ilk sözünde “Korkma!” diye öğütlediği gibi, biz hiç kimseden korkmadık, korkmayacağız.
Yüzüç yıl sonra yine and içiyoruz ki;
Emperyaliste, yıkıcıya, bölücüye, gericiye, şeriatçıya, ırkçıya pabuç bırakmayacağız.
Atalarımızdan öğrendiğimiz gibi, bizlere zincir vurmaya çalışanlara bu dünyayı dar edeceğiz. Kükreyip, bentleri yıkıp, taşacağız.
Yurdumuzu alçaklara uğratmayacak, şehitlerimizin kefensiz bedenlerini çiğnetmeyecek, cennet vatanımızı kimselere vermeyeceğiz.
Ve, bu kendini bilmezleri geldikleri gibi göndereceğiz.
Biz, o günlerin Hasan Tahsinleri, Şerife Bacıları, Şahin Beyleri, Kara Fatmaları, Sütçü İmamlarıyız.
Biz kadını-erkeği, genci-yaşlısı, köylüsü-şehirlisiyle, cahili-aydınıyla; el ele, omuz omuza vermiş; inançlı, dirençli, kuvvetli Türk milletiyiz.
İstiklal Marşı boşuna yazılmadı, boşuna söylenmedi…
Binlerce yıl geçse de yine var olacağız.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta Mustafa Kemal Atatürk, Mehmet Akif Ersoy, Osman Zeki Üngör olmak üzere, vatanı-milleti uğruna gözünü kırpmadan can veren şehitlerimize rahmet diliyoruz.
İstiklal Marşı’mızın 105. Yılı Kutlu Olsun.”
‘İstiklal Marşı yarına rehber’
AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. İba, bağımsızlığın sembolü olan İstiklal Marşı’nın 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin yıl dönümünü gurur ve mutlulukla andıklarını ifade etti.
İstiklal Marşı’nın yalnızca bir şiir değil, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin, inancının ve kararlılığının en güçlü ifadesi olduğunu belirten İba, “Milletimizin bağımsızlık ve özgürlük uğruna verdiği eşsiz mücadelenin en anlamlı sembollerinden biri olan İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünü büyük bir gurur ve heyecanla idrak ediyoruz” dedi.
Türk Milletinin bağımsızlık ve özgürlük uğruna verdiği eşsiz mücadelenin en anlamlı sembollerinden biri olan İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümünü büyük bir gurur ve heyecanla idrak ettiklerini belirten İba, “İstiklal Marşı, aziz milletimizin vatanına, bayrağına ve istiklaline olan sarsılmaz bağlılığının en güçlü ifadesidir. Her bir mısrasında milletimizin fedakârlığı, inancı ve bağımsızlık aşkı yer almaktadır” diye konuştu.
İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un, Türk milletinin ruhunu ve karakterini en güçlü şekilde dizelere yansıttığını vurgulayan İba, Akif’in kaleme aldığı bu eşsiz eserin milletin ortak değerlerinden biri olduğunu söyledi.
Mehmet Akif Ersoy’un, kalemiyle milletin duygularına tercüman olduğunu ve bağımsızlık ruhunu dizelere dökerek gelecek nesillere unutulmaz bir miras bıraktığını vurgulayan İba, onun kaleme aldığı İstiklal Marşı’nın, milletin zorluklar karşısında nasıl kenetlendiğinin ve inancından asla vazgeçmediğinin en güçlü göstergesi olduğunu ifade etti.
İstiklal Marşı’nın yalnızca geçmişin hatırası değil, aynı zamanda bugün ve yarın için de bir rehber niteliği taşıdığını belirten İba, milletin birlik ve beraberlik içinde olduğu sürece her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğini ifade etti.
İstiklal Marşı her okunduğunda vatan sevgisini, bağımsızlık tutkusunu ve millet olmanın gücünü hatırlattığının altını çizen İba, “Bu ruh, geçmişte olduğu gibi bugün de milletimizin en büyük gücüdür. Bizlere düşen en büyük görev ise bu kutsal emanete sahip çıkarak birlik ve beraberliğimizi daima güçlü tutmaktır.” dedi.
Mesajının sonunda Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere tüm kahramanları rahmet ve minnetle andığını belirten İba, “İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıl dönümünde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor; İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’u saygı, minnet ve rahmetle yâd ediyorum” ifadelerine yer verdi.
TÜ’de İstiklal Marşı anması
İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla, milli şair Mehmet Akif Ersoy’u anmak ve marşın taşıdığı tarihî ve manevi anlamı yeniden hatırlamak amacıyla Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından bir anma programı gerçekleştirildi.
Eczacılık Fakültesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen ve konuşmacı olarak Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıdvan Canım’ın yer aldığı programa, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elvan Bakar ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yüksel Topaloğlu, milli marşların genellikle kazanılmış zaferlerin ardından yazılan “ulusal mutabakat metinleri” olduğunu, ancak İstiklal Marşı’nın Milli Mücadele henüz devam ederken kaleme alınmasıyla bu yönüyle diğer marşlardan ayrıştığını ifade etti. Topaloğlu, marşın baştan sona “istiklal” ve bu istiklale duyulan sarsılmaz “iman” duygusuyla örüldüğünü vurguladı.
Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli ise konuşmasında, Mehmet Akif’in yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda bir inanç ve mücadele timsali olduğunu vurguladı. Gürgendereli, İstiklal Marşı’nı milletin “özgürlük manifestosu” olarak nitelendirerek, bu marş dinlenirken yalnızca geçmişte verilen büyük mücadelenin değil, gelecek nesillere aktarılması gereken vatan sevgisi ve bağımsızlık idealinin de düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ise İstiklal Marşı’nın milletimiz nezdindeki anlam ve önemine değinerek böylesine anlamlı bir programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Programın konuşmacısı Edebiyat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rıdvan Canım, Mehmet Akif Ersoy’un edebi kişiliği ve İstiklal Marşı’nın yazılış süreci üzerine değerlendirmelerde bulundu. Akif’in İstiklal Marşı’nı yalnızca kalemle değil, bir milletin imanı ve kendi gözyaşlarıyla yazdığını ifade eden Canım, marşın ilk kelimesi olan “korkma” hitabının basit bir uyarı değil, bin yıllık bir tarihin özeti ve eğilmeyen bir başın haykırışı olduğunu dile getirerek, İstiklal Marşı’nın yazıldığı dönemin zorlu mücadele ortamını ve Mehmet Akif Ersoy’un edebi kimliğini katılımcılarla paylaştı.
Program soru cevap bölümü ve plaket takdiminin ardından sona erdi.
‘Bağımsızlık mücadelemizin sembolü’
Cumhuriyet Halk Partisi Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönemi nedeniyle yayınladığı mesajında, “İstiklal Marşı, bir milletin özgürlük ve bağımsızlık manifestosudur” dedi.
Balkanlı mesajında “Bugün, milletimizin bağımsızlık iradesini, vatan sevgisini ve özgürlük tutkusunu en güçlü şekilde dile getiren İstiklal Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105. yıl dönümünü gurur ve saygıyla anıyoruz” diyerek şunlara yer verdi:.
“Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden dökülen ve Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu günlerinde milletimize umut, cesaret ve kararlılık veren İstiklal Marşı; yalnızca bir şiir değil, bir milletin bağımsızlık yemini, özgürlük manifestosudur. Bu marş, esareti kabul etmeyen, ‘Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal!’ diyerek bağımsızlığından asla vazgeçmeyen bir halkın onurlu mücadelesinin simgesidir.
Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden biri olan İstiklal Marşı, aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Mücadelesi’nin ruhunu, birlik ve dayanışma gücünü nesilden nesile aktarmaya devam etmektedir.
Bugün bizlere düşen görev; bu büyük mirasa sahip çıkmak, Cumhuriyetimizi demokrasi, hukuk ve adalet temelinde daha da güçlendirmek ve ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine taşımaktır. Çünkü biliyoruz ki bağımsızlığın gerçek güvencesi; özgürlük, hukuk ve millet iradesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bağımsızlık mücadelemizin sembolü olan İstiklal Marşı’nın taşıdığı değerleri yaşatmaya ve Cumhuriyetimizin temel ilkelerini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’u, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını ve bağımsızlığımız için canını feda eden aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
İstiklal Marşı milletimizin onuru, bağımsızlığımızın sonsuz sembolüdür. -Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın-.”
Filenin minik sultanları tam gaz!
İsmail DEMİRAY
Edirne’de geçtiğimiz hafta başında başlayan 2025 2026 Eğitim Öğretim Yılı Mahalle Ligi Voleybol Minik Kız İl Birinciliği müsabakalarına dün 3 karşılaşma ile devam edildi.
Mimar Sinan Spor Salonu’nda bugüne kadar 18 karşılaşmanın yapıldığı müsabakalara 13 Mart Cuma günü 4 maçla daha devam edilecek. Müsabakalar 2 Nisan 2026 Perşembe günü oynanacak final karşılaşması ile tamamlanacak.
ŞÜKRÜPAŞA
İLK TOPLU SONUÇLAR
Fevzipaşa İlkokulu 2-1 Gazi İlkokulu
Mustafa Necati İlkokulu 2-1 Mithatpaşa İlkokulu
Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu 2-0 İnönü İlkokulu (İnönü çıkmadı)
Ticaret Borsası İlkokulu 0-2 Tayakadın İlkokulu
İKİNCİ TOPLU SONUÇLAR
50. Yıl İlkokulu 2-0 Kurtuluş İlkokulu
Plevne İlkokulu 2-0 Kadripaşa İlkokulu
Vali Fahri Yücel İlkokulu 2-0 Şükrüpaşa İlkokulu
Lalaşahinpaşa İlkokulu 0-2 Yüksek Yeşil İlkokulu
ÜÇÜNCÜ TOPLU SONUÇLAR
Cumhuriyet İlkokulu 0-2 Mithatpaşa İlkokulu
Fevzipaşa İlkokulu 0-2 Mustafa Necati İlkokulu
Şehit Asım İlkokulu 2-0 Tayakadın İlkokulu
Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu 2-0 Ticaret Borsası İlkokulu
DÖRDÜNCÜ TOPLU SONUÇLAR
75.Yıl İlkokulu 2-0 Kadripaşa İlkokulu
50. Yıl İlkokulu 0-2 Plevne İlkokulu
Lalaşahinpaşa İlkokulu 0-2 Vali Fahri Yücel İlkokulu
Trakya Birlik İlkokulu 2-1 Şükrüpaşa İlkokulu
BEŞİNCİ TOPLU SONUÇLAR
Şehit Asım İlkokulu 0-2 Ticaret ve Sanayi Odası İlkokulu
İnönü İlkokulu 0-2 Ticaret Borsası İlkokulu (İhöhü maçak çıkmadı)
Gazi İlkokulu 2-0 Mustafa Necati İlkokulu
Cumhuriyet İlkokulu 0-2 Fevzipaşa İlkokulu
GÜNDEM
Rivayet olarak anlatılır ki; Kuzey Avrupa ülkelerinde bir yılda yaşanan olaylar bizde bir günde yaşanıyormuş. Yerel, bölgesel, ülkesel ve evrensel gündemi izlemek ve saflaşmak kentli olarak, ülke yurttaşı olarak ve dünya insanı olarak önemlidir.
Ağaç budama: Kent ağaçlarının budanması duyarlı sosyal paylaşımlarda tartışıldı. Kentliler eleştirdi ve doğru öneriler sundu. Keyfi budama yapmayıp bilimsel bilgiye dayanarak budama yapılıyor ise yetkililer basın toplantısı yaparak kanıtlarını ortaya koymalıdır. Ağaçların mekanlara anlam ve anılar yüklediğini de unutmayalım.
Kaleiçi: Semtin altyapısının değişmesi nedeniyle yurttaşların ve ulaşım araçlarının sıkıntısı var. Yapılması da şart. Bugün yağmur çamur oluyor, yazları ise toz duman olacak. Kazılan yere elbette hemen asfalt dökülemez ama her çökme sonrasında mıcır ile çukurları düzlemek mağduriyeti ve ön yargıları azaltmaz mı? Bir semt yenilenirken mekânda korunmalı.
Er Meydanı: Kent Konseyi toplantısında Sarayiçi Er Meydanı konuşulmuştu. Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı yerin taşınıp taşınmaması konusunda farklı görüşler oldu. UNESCO kentte olma koşulu ile yer değiştirmeye karışmıyormuş. Alan; Edirne Sarayı, Hasbahçe, Tavuk Ormanı, Er Meydanı ve tüm çevresiyle düşünülerek doğayı, tarihi, belleği koruyan bir anlayışla ve mutlaka çok tartışılarak düzenlenmeli. Toplantıya katılamamış olsanız da konuya ilgi duyuyorsanız konuşmaları Kent Konseyi web sitesinden okuyabilirsiniz. Alan düzenlenir ise mekân olarak ve yüz yılı geçen bir bellek ile düşünülmeli.
Personel alımı: Belediyeye personel alımlarındaki eleştirilere iki yönden bakmalı. Gerçekten haksızlığı görüp eleştirmek doğru olandır. Diğeri kendi uzmanlık alanlarını örtme ve bile isteye çamur atma girişimi olarak değerlendirilebilir. Hani derler ya ‘dinime küfreden Müslüman olsa’ diye, bunu dile getiren AKP’nin sicili o kadar karanlık ki. Evladına iş bulma umuduyla AKP üyesi olan, fişleneceği kaygısıyla evlatlarına iş bulamama korkusu yaşayan ve bu nedenle iktidar protestolarına katılamayan o kadar çok insan var ki.İktidar tarafından liyakatsizlik batağı haline getirilmiş ülkemizde bir-kaç da olsa belediyede de olabilir. Unutmamamız gereken;tüm kamu çalışanlarının kentini, kent mekanlarını, kamu hizmetini sevmesi ve yasalarda olan kamucu anlayışa sahip çıkmasıdır.
Emekçi Kadınlar Günü: Hafta sonunda kadın örgütleri kendi anlayışlarına uygun gün anması yaptı. Anma diyorum çünkü 129 kadın emekçinin yandığı gün kutlama olmaz. Güne katılanlar başta olmak üzere tüm kadınlar ve hepimiz günün anlamını bilmeliyiz. Güne dair etkinlikler yapan ve katılanları izlemeye çalıştım. En anlamlısı Osman İnci Müzesi’nde idi. Doğa, Kadın ve Ergene temalı sergide resimler sergilendi. Doğa, kadın ve Ergene’nin doğuran ve üreten olduğu, içinde bulunduğumuz süreçte bu üretkenliğin zarar gördüğü anlatıldı. Osman Hoca; üretimin devamı için tek güvencenin laiklik ve hukuk olduğuna bir kez daha değindi. Sivil demokratik örgütlerin aktif görevler üstlenmesinin önemini vurguladı.
Recep – Şaban – Ramazan – Bayram ve Laiklik: Yılın on iki ayının önemli aylarıdır bunlar ve son olan Ramazan ayında da oruç tutulur. Kutsallığı öne çıkan bu süreçte iyilik, yardımlaşma, günahlardan arınma gündemde olur. İnancımız gereği dileklerimiz var ve bu durum dua eden ile dilek makamı arasında özel ilişkidir, bunun kamu tarafından yönlendirilemez. Kamu tarafından yapılan ramazan etkinlikleri çat-pat var olan laikliği hepten rezil etmiştir. Yurttaşın kendi içinde dayanışması olması gerekendir. Resmi yetkililerin bağış talebi vergi ve bağış ile varlığını sürdüren ülke konumuna geldiğimizi göstermektedir. Anayasa mevzuatına yüz yıl önce yazılan laikliğin bugün tartışılıyor olması hepimizi düşündürmeli. Bugüne kadar anlamıyla savunamadığımız laikliği yeniden birlikte anlayıp geliştireceğiz.Çünkü insan olmanın koşulu laik düşünmek.
Önümüzdeki gündem: Dün ve bugün gibi yarın da gündem yoğun.
Kentte; Orduevi yıkıldı, ne olacak? Ulus Pazarı kaldırıldı, Balkan Pazarı ne zaman açılacak? Kırkpınar Güreşleri, Kakava ve Hıdrellez etkinlik programları ne zaman açıklanacak? 2021 yılında sözü verilen Meriç kıyı düzenlemesi ne zaman olacak? İkili veya kalabalık öğrencili okullara ne zaman son verilecek? Yeni yerleşime yeni okul ne zaman yapılacak?
Bölgede;İğneada – Kıyıköy arasında deniz ve orman alanına nükleer tesis kurulmasını nasıl engelleyeceğiz? Trakya suları uzun bir süre gündemde olacak çünkü içilebilir su azalmakta ve Meriç suyunun sanayi bölgesine taşınması tartışılacak mı?
Ülkede: Emeklilerin maaşları, bayram ikramiyeleri ne olacak? TÜİK açıklamasına göre yoksul illeri konumuna gelen Trakya illerinin bu olumsuz durum nasıl düzeltilecek? İktidarın yoksullaştırdığı yurttaşlara yardım etme yerine aş ve iş bulması ne zaman gündeme gelecek? Bu yoğun gündemler yanında savaş ve İBB-İmamoğlu davası da eklendi. Bu iki davanın sonu bilinemez durumda. Çünkü iki dava da hukuka dayanmıyor.
Soruları arttırabiliriz ama her soru dert oluyor. Ve insan olarak, sorumlu yurttaş olarak gündemi izlemeliyiz. İzlemekle kalmayıp etkin olmalıyız. Bunu da örgütlerimiz ile yapmalıyız.