CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, İstiklal Marşı’nın Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve bağımsızlık kararlılığımızı kuşaktan kuşağa aktaran en önemli miraslarımızdan biri olduğunu bildirdi.
Akgüngör, İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda şunları kaydetti:
“Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiştir. 105 yıldır aynı gurur ve inançla okunan İstiklal Marşımız; özgürlüğe olan bağlılığımızın, vatan sevgimizin ve millet iradesinin en güçlü sembolüdür.
Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden çıkan bu eşsiz eser, Kurtuluş Savaşı’nın en zor günlerinde milletimize umut olmuş; bağımsızlık ve özgürlük idealimizi dizelere dökmüştür.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen Kurtuluş Savaşı’nın ruhunu taşıyan İstiklal Marşı, Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve bağımsızlık kararlılığımızı kuşaktan kuşağa aktaran en önemli miraslarımızdan biridir.
Bugün bizlere düşen görev; bu mirasa sahip çıkmak, Cumhuriyetimizin kazanımlarını korumak ve bağımsızlık mücadelemizin ruhunu yaşatmaktır.
İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıl dönümünde başta Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. -Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın-.”
Belediye binaları, vergi daireleri ve diğer kamu hizmet noktalarında vatandaşla yüz yüze görüşme yapan personelin mahremiyet ve ses konforu ihtiyacı, son dönemde yerel yönetimlerin gündemine daha sık taşınıyor. Bekleme salonlarının kalabalık olduğu saatlerde, hassas konuların konuşulduğu birimlerde ses yalıtımı ve izole alan ihtiyacı öne çıkıyor. Bu doğrultuda bazı kurumlar, toplantı kabini ve benzeri modüler çözümleri değerlendirmeye başladı.
Toplantı kabini uygulamaları, sabit duvar örmeden mevcut binaya eklenebilen yapılar olarak tanımlanıyor. Kısa süreli görüşmeler, bire bir görüşmeler veya çevrim içi toplantılar için kullanılabiliyor. Telefon kabini modelleri ise sık arama yapan birimlerde, hem personelin hem de yanındaki vatandaşların konuşmalardan etkilenmemesi için tercih edilebiliyor. Akustik kabin olarak adlandırılan, ses yalıtımı güçlendirilmiş yapılar, telefon görüşme kabini ihtiyacını da karşılayacak şekilde tasarlanabiliyor.
Bu tür çözümlerin kamu binalarında yaygınlaşmasında, uygulama süresinin kısa olması ve mevcut hizmet akışını bozmadan devreye alınabilmesi etkili oluyor. Türkiye’de toplantı kabini, telefon kabini, akustik kabin ve telefon görüşme kabini alanında çözüm sunan firmalar, farklı bina tipolojilerine uygun projeler üretiyor. Toplantikabini.com, bu alanda faaliyet gösteren adreslerden biri olarak biliniyor.
Yerel yönetim uzmanları, vatandaş memnuniyeti ve personel verimliliği açısından hizmet noktalarındaki ses konforunun ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Toplantı kabini ve akustik kabin gibi modüler çözümlerin, bütçe ve uygulama kolaylığı sunması nedeniyle önümüzdeki dönemde daha fazla kamu projesinde yer alması bekleniyor.
2025-2026 Futbol sezonu 2 Amatör Ligi Kura çekimi İl Tertip Komitesi tarafından Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu tesislerinde yapıldı.
İl Tertip Komitesi’nin kararına göre, 5 takımdan oluşan A Grubu’nda maçlar 12 Nisan 2026 Pazar, 4’er takımdan oluşan B Grubu’nda ise 19 Nisan 2026 Pazar günü başlatılacak.
Edirne’nin süt ürünlerinin işlenerek katma değer yaratıldığı Enez ve Keşan ilçelerinde birer gün arayla iki kayıp yaşandı. Bölgenin önemli süt ürünleri işleme tesislerinden Enez Büyükevren Köyündeki Çirozlar Ailesi bireylerinden Ergün Çiroz geçtiğimiz Pazar günü vefat etti.
Bir yılı aşkın bir süreden beri tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden merhum, Büyükevren Köyünde 8 Mart Pazar günü toprağa verildi. Çirozlar Ailesinin yaşadığı kaybın ardından bu kez de Aksal Süt Ürünleri işletmesinin sahibi, AKP Edirne Milletvekili Fatma Aksal’ın babası Mustafa Aksal hayatını kaybetti. Aksal Peynirleri adına Keşan Türkmen Köyü’nde işletmeleri ve birçok noktada satış merkezleri bulunan Mustafa Aksal ise, Ergün Çiroz’dan bir gün sonra 9 Mart Pazartesi günü Keşan Asri Mezarlıkta toprağa verildi.
Bölgenin peynir ihtiyacını karşılayan uzun yıllar boyunca dört beş kuşaktır aile geleneği peynircilikle uğraşan ve bölgenin kalkınmasında öncü olan bu iki işletmede yaşanan kayıplar bölge halkında olduğu kadar sezonu Keşan ve Enez sahillerinde geçiren yazlıkçı dostları arasında da büyük üzüntü yarattı.
Ülke genelinde standart dışı ve mühürsüz APP (Avrupa Press Plaka) plakalara yönelik ağır yaptırımların yürürlüğe girmesinin ardından, plaka basım atölyelerinde değişim yoğunluğu yaşanıyor.
İçişleri Bakanlığı tarafından trafik güvenliğini artırmak ve suçla mücadeleyi etkinleştirmek amacıyla alınan önlemler kapsamında, sahte plaka kullananlara 140 bin lira, plaka üzerinde değişiklik yapanlara ise 4 bin lira ceza kesilecek olması, araç sahiplerini harekete geçirdi. Yeni yaptırımlarla birlikte Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’na bağlı plaka basım atölyesinde de yoğunluk yaşanmaya başladı. 1 Nisan 2026’ya kadar sürecek olan bilgilendirme ve rehberlik döneminde vatandaşlar, atölye önünde kuyruk oluşturdu.
‘YOĞUNLUK ÜÇ KATINA ÇIKTI’
Edirne Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Aytaç Dilci, atölyedeki yoğunluğun üç katına çıktığını belirterek, “APP plaka kullananlara yönelik cezaların artırılmasıyla birlikte APP plaka kullananların hepsinden bir değiştirme talebi geldi. Bu da hepsi bir anda olunca büyük bir yoğunluk oluşturdu. Normalde bizim günlük plaka basım sayımız 80 ile 100 adet arasındayken, şu anda bu sayı 250–300’e kadar çıktı. Oradaki çalışan sayısını artırdık. Kuyruklar oldu mu? Çok olmadı diyebilirim ama ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Görevli arkadaşlar yetişmeye çalışıyor. Küçücük bir yerde dört kişi elden ele çok seri bir şekilde çalışıyor. Ben de oradaydım. Ara ara gidip vatandaşlara yardımcı olmaya çalışıyorum” dedi.
‘HOLOGRAMLARA BAKILMALI’
Vatandaşların, standart plaka ile APP plakayı nasıl ayırt edeceklerine yönelik bilgi veren Dilci, “Halkımız bazı konuları bilmiyor. Birçok kişi bu yüzden geliyor; “Acaba benim plakam APP mi, değil mi?” diye soruyor. Şunu söyleyelim; plakaya farklı açılardan bakarlarsa, paraların üzerinde görülen güvenlik unsurları gibi plakanın içinde de bazı işaretler vardır. Ay yıldız, TR ibaresi ve iki çizgi şeklinde hologramlar bulunur. Farklı açılardan baktıklarında bunlar parlıyor. Eğer bu özellikler varsa o plaka APP plaka değildir. Tabii APP plaka kullananlar zaten genelde biliyor. Ama ikinci el araç alan kişiler, plakanın APP olup olmadığını bilmedikleri için gelip bize soruyorlar. Bu şekilde de anlayabilirler” diye konuştu.
‘ÖNCE KARAKOLA GİTMELİLER’
Plaka değişim prosedürüyle ilgili de konuşan Dilci, “Plaka değişimi şöyle oluyor: Önce karakola gidiyorlar. Eğer daha önce bastırdıkları plakaları saklıyorlarsa onları takabilirler. Çünkü bazı kişiler ilk bastırdıkları plakayı beğenmeyip daha süslü, daha farklı bir plaka yaptırıyor ve eski plakayı kenara koyuyor. Eğer o eski plakalar ellerindeyse doğrudan takabilirler, hiçbir sıkıntı yok. Ama o plakalar yoksa ve atmışlarsa, karakola gidip “plakamı kaybettim” diye müracaat ediyorlar. Oradan aldıkları belgeyle notere gidiyorlar. Sonrasında noterden yeni plaka basım kararı çıkartıyorlar. O belgeyle bize geliyorlar. Bizde de plaka ücretini mobil bankacılıktan yatırmaları gerekiyor. Çünkü artık elden para alınmıyor. Onu da vatandaşlarımız bilsin. Çift plaka ücreti 850 lira. Bu ücret mobil bankacılıktan yatırılıyor. Noterden işlem yapıldığı ve paranın yatırıldığı bilgisi sistemimize düştükten sonra biz plakayı basıp teslim edebiliyoruz. Bunun dışında bizim plaka verme şansımız yok. Para da doğrudan federasyona gidiyor. Bizim elden para alma durumumuz da yok. Plaka ücreti mobil bankacılıktan yatırılmak zorunda. Para sistemde göründükten sonra biz plakayı basıp kendilerine verebiliyoruz” şeklinde konuştu.
Edirne Tunıng Motor Sporları Derneği, drift yapılması, yüksek sesli egzoz kullanımı, bilinçli kural ihlalleri, teknik güvenliği ortadan kaldıran ürünlerin kullanımı gibi yasal olmayan hareket ve davranışların denetlenmesi ve gerekli yaptırımların uygulanmasının kamu düzeni açısından son derece önemli olduğunu bildirdi.
Dernek Başkanı Hakan İlicik ve Başkan Yardımcısı Tanju Çırak yaptıkları ortak açıklamada, trafik güvenliğini tehlikeye atan, kamu düzenini bozan ve vatandaşların can ile mal güvenliğini riske düşüren her türlü davranışa açık biçimde karşı olduklarını belirterek şunları söyledi:
“Drift yapılması, yüksek sesli egzoz kullanımı, bilinçli kural ihlalleri, teknik güvenliği ortadan kaldıran ürünlerin kullanımı gibi yasal olmayan hareket ve uygulamalardan rahatsızlık duymaktayım. Bu tür davranışların denetlenmesi ve gerekli yaptırımların uygulanması kamu düzeni açısından son derece önemlidir.
Araç modifikasyonlarına ilişkin olarak mevzuatta genel düzenlemelerin bulunduğu bilinmektedir. Ancak uygulamada bazı güncel örnekler üzerinden belirlilik ve uygulama birliği konusunda tereddütler oluşabildiği görülmektedir.
Örneğin; Cam filmi uygulamalarında ışık geçirgenliği kriterleri bulunmakla birlikte, sahada her zaman teknik ölçüm yapılıp yapılmadığı konusunda farklılıklar yaşanabilmektedir.
Egzoz sistemlerinde susturucu iptali ve gürültü sınırının aşılması açıkça yasak olmasına rağmen, yalnızca egzoz başlığı değişimi gibi durumlarda teknik ölçüm yapılmadan işlem uygulanabildiğine dair örnekler görülebilmektedir.
Jant ve lastik ölçü değişimlerinde tip onay ve tolerans sınırları esas alınmakla birlikte, hangi sınırın ‘teknik değişiklik’ sayılacağı konusunda vatandaş açısından netlik her zaman açık değildir.
Süspansiyon sistemlerinde güvenliği bozacak müdahaleler yasak olmakla birlikte, onaylı sistemlerin ruhsata işletme süreci ve kapsamı konusunda uygulamada farklı değerlendirmeler yapılabildiği görülmektedir.
Multimedya ekranı gibi iç donanım değişikliklerinde, teknik güvenliği etkilemeyen uygulamalar ile gerçek teknik müdahaleler arasındaki ayrımın her zaman açık şekilde ortaya konulmadığı durumlar olabilmektedir.
Bu örnekler, mevzuatta genel hükümler bulunmasına rağmen, bazı alanlarda daha açık, somut ve ölçülebilir kriterlere ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.
Bu kapsamda; Hangi değişikliklerin ‘teknik değişiklik’ kapsamında olduğu açıkça tanımlanması, hangi modifikasyonların ruhsata işletilmesinin zorunlu olduğunun net kriterlerle belirlenmesi, trafik uygulamalarında subjektif değerlendirme yerine teknik ölçüm esasının güçlendirilmesi, ülke genelinde uygulama birliğini sağlayacak açıklayıcı rehber veya düzenlemelerin oluşturulması hususlarının değerlendirilmesinin faydalı olacağı kanaatindeyim.
Edirne Tunıng Motor Sporları Derneği olarak amacımız; kamu düzeninin etkin şekilde korunması ile kurallara uygun hareket eden vatandaşların belirsizlik nedeniyle mağduriyet yaşamamasının dengeli biçimde sağlanmasıdır. Yasal olmayan uygulamalara karşı net bir duruş sergilerken, teknik olarak uygun ve güvenli değişikliklerin açık kriterlerle ayrıştırılmasının hukuk güvenliği açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir.”
Dernek yöneticileri, konuya ilişkin gerekli incelemenin yapılarak, belirlilik ve uygulama birliğini güçlendirecek düzenlemelerin değerlendirilmesini istediklerini bildirdi.
Edirne’de restoran sahibi Sedat Arabacı, Ramazan ayı dolayısıyla öğrenciler ve ihtiyaç sahibi vatandaşlar için işletmesinde ‘askıda iftar’ uygulaması başlattı.
İşletme sahibi Arabacı, Mithatpaşa Mahallesi Küllük Sokak’taki işletmesinde ücretsiz ‘askıda iftar’ uygulaması başlattı. Arabacı’nın, hem kendi imkanları, hem de duyarlı vatandaşların katkılarıyla, öğrenciler ve maddi sıkıntı yaşayan vatandaşlar için başlattığı uygulama büyüyerek rağbet gördü. Arabacı, yapılan destekler sayesinde daha fazla kişiye ulaştıklarını söyledi.
‘YANLARINDA OLMAK BORCUMUZ’
Ekonomik şartların en çok gençleri ve öğrencileri etkilediğini söyleyen Arabacı, ailelerin maddi imkânsızlıklar nedeniyle çocuklarına yeterli destek gönderemediğini dile getirdi. Arabacı, “Çoğu zaman öğrencilerin hesaplarını almıyoruz. Elimizden geldiğince biz finanse ediyoruz. Bir kısmını da duyarlı vatandaşların verdiği yardımlarla karşılıyoruz. Gençlerimizin bu zor günlerinde yanlarında olmak bizim borcumuzdur” şeklinde konuştu.
‘ÇOĞU KİŞİ ÇEKİNEREK GELİYOR’
Kimseyi geri çevirmemeye gayret ettiklerini anlatan Arabacı, “İhtiyaç sahiplerini çoğu zaman gözlerinden anlıyoruz. Bizim halkımız onurlu. Çoğu kişi çekinerek geliyor. Bazen ‘Bir çorbayla iftar yapabilir miyim?’ diye soruyor. Biz de durumu anlıyoruz ve ‘Hesap bizden’ diyerek iftarlarını yaptırıyoruz. Kimseyi kapımızdan aç göndermemeye gayret ediyoruz” diye konuştu.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) bünyesinde faaliyet gösteren Edirne Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, 15 şehirle birlikte Ramazan ayı kapsamında bu akşam “Toprağın Kadınları İftar Sofrası” programında kadın çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve konuya ilgi duyan paydaşları aynı sofrada buluşturacak.
AB Bilgi Merkezleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye genelinde bir dizi buluşma düzenliyor. Bu yıl Dünya Kadınlar Günü’nün Ramazan ayına denk gelmesi, kadın çiftçilerin ortak bir iftar sofrasında bir araya gelerek deneyimlerini paylaşmaları için anlamlı bir fırsat sunuyor.
6–13 Mart tarihleri arasında 15 şehirde düzenlenecek buluşmalar, kadın çiftçilere deneyimlerini paylaşabilecekleri bir ortam sağlayarak, kırsal kalkınmaya ve sürdürülebilir geleceğe katkılarını da öne çıkaracak.
“Kadınları bir araya getirerek hikâyelerini paylaşmalarını, birbirlerinden öğrenmelerini ve tarım alanındaki çalışmalarını destekleyen güçlü ağlar kurmalarını istiyoruz,” diyen Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilčinskas, bu paylaşımların kadın çiftçilerin rolünü güçlendirdiğini ve yerel tarımı daha sağlam bir yapıya kavuşturduğunu belirtti.
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) bünyesinde faaliyet gösteren Edirne Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Ramazan ayı kapsamında bu akşam düzenleyeceği “Toprağın Kadınları İftar Sofrası” programında kadın çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve konuya ilgi duyan paydaşları aynı sofrada buluşturacak.
Edirne’de gerçekleştirilecek programın, kadınların tarım ve kırsal kalkınmadaki rolünü görünür kılmayı, kadın üreticiler arasında deneyim paylaşımını artırmayı ve kadın kooperatifleri ile üreticiler arasında sürdürülebilir bir etkileşim zemini oluşturmayı amaçladığı belirtildi.
Avrupa Birliği Bilgi Merkezleri tarafından Türkiye genelinde gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında düzenlenecek buluşmada, kadın çiftçilerin üretim süreçlerine katkıları, kadın kooperatiflerinin yerel ekonomideki rolü ve kırsal kalkınma desteklerinin kadın girişimciliğine sağladığı katkılar ele alınacak.
“Amaç, kadın üreticiler arasında güçlü bir etkileşim ağı oluşturmak”
ETSO Edirne AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Elif Yardımcı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunun bu buluşmaya ayrı bir anlam kattığını belirterek, kadın üreticileri ve kadın kooperatiflerini aynı platformda bir araya getirmenin önemine dikkat çekti.
Yardımcı, “Kadın çiftçilerimizi ve kadın kooperatiflerimizi aynı sofrada buluşturarak yalnızca bir iftar programı düzenlemeyi değil, aynı zamanda kalıcı bir dayanışma ve iş birliği ağı oluşturmayı hedefliyoruz. Kadınların üretimdeki emeğinin görünür kılınması ve deneyim paylaşımının artırılması, kırsal kalkınmanın güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.
Yardımcı ayrıca, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen IPARD Programı kapsamında Türkiye’de kırsal kalkınmaya önemli hibe destekleri sağlandığını hatırlatarak, programın tarım ve gıda sektöründe rekabetin artırılması, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve kırsal alanlarda ekonomik çeşitliliğin güçlendirilmesine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
TKDK Edirne İl Koordinatörü İlkin Özgen konuşacak
İftar programına konuşmacı olarak katılacak olan TKDK Edirne İl Koordinatörü İlkin Özgen, IPARD Programı kapsamında sağlanan destekler, başvuru süreçleri ve özellikle kadın girişimcilerin ve kadın üreticilerin yararlanabileceği hibe destekleri hakkında katılımcılara bilgi verecek.
Programda ayrıca IPARD desteklerinin kadın girişimciliğinin güçlendirilmesi, kırsal ekonominin çeşitlendirilmesi ve yerel üretimin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi açısından taşıdığı önem de ele alınacak.
Edirne Margi Hotel Balo Salonu’nda düzenlenecek iftar programı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma atmosferinde kadın çiftçiler, üreticiler ve kadın kooperatifleri arasında güçlü bir iletişim ve iş birliği ağı kurulmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, “Bir taraftan ABD-İsrail ve İran savaşı devan ederken, diğer taraftan TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılının Ocak ve Şubat ayı enflasyon rakamlarına baktığımızda ortaya çıkan tablo çok açık: Bu ülkede vatandaş her gün biraz daha fakirleşiyor” dedi.
Eski milletvekili Şimşek, “Market fiyatları durmuyor, kira durmuyor, elektrik durmuyor, gıda durmuyor. Ama maaşlar yerinde sayıyor” ifadelerini kullandığı açıklamasına şöyle devam etti:
“Emekli pazara çıkmaya korkuyor.
Asgari ücretli ayın ortasında cebindeki parayı bitiriyor.
Gençler iş bulamıyor, işsizlik büyüyor.
Esnaf borçla dükkân döndürmeye çalışıyor.
Sanayici artan maliyetler yüzünden üretim yapmakta zorlanıyor.
Ama bütün bunlara rağmen iktidarın yaptığı tek şey rakam açıklamak. Ancak gerçeği görmezlikten gelinerek toz pembe tablolar çizerek, suni gündemler yaratılarak bir yere varılmayacağı bir gerçektir. Vatandaşımızın gerçek gündemi geçimdir…
Emekli zaten geçinemiyor. Üstüne bir de bayram geliyor. Ama emeklinin bayram ikramiyesi yıllardır aynı yerde duruyor.
Her şeye zam var…
Ama emeklinin bayram ikramiyesine zam yok.
Enflasyon artıyor, hayat pahalılaşıyor ama emeklinin cebine giren para artmıyor.
Bu mudur sosyal devlet?
Bu mudur adalet?
Bugün yapılması gerekenler çok açık:
Emekli maaşları insanca yaşayacak seviyeye çıkarılmalıdır.
Bayram ikramiyesi günün şartlarına göre ciddi şekilde artırılmalıdır.
Asgari ücret enflasyon karşısında erimemesi için yıl içinde güncellenmelidir.
Gençlere iş yaratacak üretim politikaları uygulanmalıdır.
Esnafı boğan vergi ve kredi yükü hafifletilmelidir.
Sanayicinin üretim yapabileceği güvenli ve öngörülebilir bir ekonomik ortam sağlanmalıdır.
Bu ülkenin insanı yoksulluğa mahkûm değildir.
Bu ülkenin emeklisi, işçisi, esnafı, çiftçisi insanca yaşamayı hak ediyor.
Ama bunun için önce vatandaşın derdini gören, halkın sofrasını düşünen bir yönetim anlayışı gerekir. İnsanca, hakça yaşam için gerekli olanakların sağlanması ve hak kayıplarının karşılanması en büyük isteğimizdir.”