Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Gönüllü Takımı öğrencileri, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Etnospor Kültür Festivali’nde görev alarak Trakya Üniversitesi’ni temsil etti.
Geleneksel sporların tanıtılması, kültürel mirasın yaşatılması ve genç kuşaklara aktarılması amacıyla gerçekleştirilen festivalde öğrenciler, gönüllü olarak çeşitli organizasyon çalışmalarında görev aldı. Festival süresince geleneksel sporlar ve kültürel etkinlikler kapsamında görev yapan öğrenciler, hem mesleki hem de kültürel açıdan önemli deneyimler kazandı.
Festivalde gönüllü olarak görev alan öğrenciler arasında Rekreasyon Bölümü 4. sınıf öğrencileri Reyhan Ayşenur Sarısoy, Velihan Yalman ve Yusuf Türker Genciz ile Antrenörlük Eğitimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Salih Aksoy yer aldı.
Festivalde görev alan öğrenciler, geleneksel sporların tanıtılmasına ve kültürel değerlerin yaşatılmasına katkı sundu.
Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi ile Havsa İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenecek olan Havsa Bilim Şenliği, 3 Haziran 2026 Çarşamba günü Melahat Kilimci Ortaokulu bahçesinde gerçekleştirilecek.
Bilimi toplumla buluşturmayı, öğrencilerde araştırma ve keşfetme kültürünü geliştirmeyi amaçlayan şenlikte, Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim elemanları ve öğretmen adayları aktif olarak yer alacak. Eğitim Fakültesi bünyesinde yürütülen dersler kapsamında geliştirilen yenilikçi projeler, STEM etkinlikleri, deney uygulamaları, dijital öğrenme materyalleri ve bilimsel tasarımlar katılımcılarla buluşacak.
Okul bahçesinde 10.30’da başlayacak etkinlikte fen bilimleri, matematik, teknoloji ve mühendislik, coğrafya ile sosyal bilimler alanlarında hazırlanan uygulamalar sergilenecek. Öğretmen adayları, üniversitede edindikleri teorik bilgileri uygulamaya aktarma fırsatı bulurken; ilkokul ve ortaokul öğrencileri de bilimi deneyimleyerek öğrenme imkânı elde edecek.
Şenlik boyunca öğretmen adayları tarafından hazırlanan etkileşimli deney istasyonları, tasarım odaklı STEM uygulamaları, artırılmış gerçeklik destekli etkinlikler ve eğitsel oyunlar ziyaretçilerin ilgisine sunulacak.
Havsa İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü öncülüğünde, Trakya Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim elemanlarının rehberliğinde gerçekleştirilecek şenlik, öğretmen adaylarının mesleki gelişimlerine katkı sağlarken üniversite-okul iş birliğinin güçlendirilmesine de önemli bir örnek oluşturacak.
Trakya Üniversitesi’nin konuya ilişkin paylaşımında, bilimsel merakı teşvik eden ve öğrencileri araştırmaya yönlendiren Havsa Bilim Şenliği’ne tüm öğrenciler, öğretmenler, veliler ve vatandaşların davetli oyduğu belirtildi.
Edirne’de U12 Futbol Ligi’nde 2025-2026 sezonunun tamamlanmasının ardından sahaya bu kez yarın U11 Futbol Ligi takımları çıkacak.
Edirne U11 Futbol Ligi’nde 2025-2026 sezonu yarın başlayacak. A, B ve C Grupları üzerinden oynanacak ligde 18 takım mücadele edecek. Ligde A Grubu merkezden 6, B Grubu merkezden 5, Havsa’dan 1, C grubu ise Keşan’dan 3, Uzunköprü’den 2 ve İpsala’dan 1 takımdan oluşuyor. Gruplar şöyle:
A Grubu:
25 Kasım, Trakya Kartalları, Şükrüpaşa Atletik, Yıldırım GB, Çınar,Şükrüpaşa
B Grubu:
Aslantepe, Edirnespor, Alsancak, Havsa, Edirne Birlik, Sancaktar
Doğan güneş Vaysal köyünün mezarlık sırtından kendini gösterdiğinde Bakacak tarafından gelen kararmış bulutlar yağmuru haber verir gibiydi.
Derici Sabri Ömeroba yolundan sırtında bir çuval deriyle terli, yorgun ve aç bir halde Hasan Çınar’ın kahve önünde oturanları uzaktan selamlayarak karşı mahalleye doğru çekildi.
Kırklareli’nden yayan çıkarak sınır boylarında hayvancılık yapan bütün köyleri sırayla dolaşırdı Derici Sabri ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde.
Köylüler bilirdi Sabri’nin senede iki kez geleceğini. Merada sakatlanan, kurban edilen, doğarken ölen bütün küçükbaş hayvanların derileri tulum gibi tek parça yüzüldükten sonra tuzlanır ve kurutulurdu. Tuz ne kadar itinayla atılırsa atılsın uç kısımlarda tuzdan nasibini almamış veya az tuzlanmış kısımlar bir süre sonra kurtlanır ve kokusu aylarca üzerinden çıkmazdı derilerin.
Derici Sabri Vaysal köy ağırına girerek köşeye itinayla istifledi sırtındaki derileri. Aç karnını doyurmak, dinlenmek için köy kahvesinin yolunu tuttu. Bakkal Hacı Mehmet’i selamladı, helva alarak kahveye girmek yerine ön tarafta peykeye oturdu. Kahveye girmemekteki amacı kokusundan yarısı dolu kahvedekileri rahatsız etmemek içindi. Aylarca derilerle uğraşan, derilerle yatıp kalkan Sabri’nin üstü başı da deri kokmasın da ne koksun. O yüzden kapalı mekanlarda kokusu daha da çekilmez oluyordu ve bunu en iyi Sabri biliyordu, içeri girmemek istemesi onuştandı.
Çayını getiren kahveci Paşa Hasan’a helva ve paketini işaret ederek ekmek istediğini belirtti Derici Sabri. Biraz sonra gelen yarım somun ekmeği kuşağından çıkardığı çakısıyla itinayla dilimleyerek iştahlı bir şekilde atıştırmaya başladı. “Bugün bütün köyün haberi olur, yarın akşama kadar ne kadar deri varsa toplarım” diye düşündü ağzını şapırdatırken.
Hiç evlenmemişti Derici Sabri. Ekmek kavgası onu gezgin yapmıştı. Severdi de gezmeyi köyler arasında. Önceleri yakın köylerden topladığı canlı tavuk ve horozları Kırklareli pazarında satarak başlamıştı mesleğine. Pazarda tavuk satmaya çalışırken kalaycının yanındaki derilere gözü ilişmiş, kalaycının deri ticareti yaptığını öğrenmiş ve kalaycıyla sohbeti ilerletmişti. İyi para vardı dericilikte yatmıştı kafasına ama nereye pazarlayacaktı topladığı derileri, bütün mesele oydu işte.
Onu da çözdü zaman içinde. İstanbul’dan bayram için gelen çocukluk arkadaşı İsmet İstanbul’da Kazlıçeşme’de deri işinde çalışıyordu. Oraya Türkiye’nin her yerinden deriler geliyor ve işlenerek başta ayakkabı, kürk, mont işinde kullanılıyordu. İsmet İstanbul’a gidince bir mektup gönderdi Sabri’ye. Kurutulmuş derileri İstanbul’da pazarlayabileceği adresler vardı sırasıyla.
Daha o gün bıraktı tavukçuluğu Sabri, başladı deri toplamaya yakın köylerden ve adı oldu “Derici Sabri.”
İstanbul’a birkaç gidiş gelişten sonra öğrendi mesleğinin bütün ayrıntılarını. Bir kere deri tek parça olacak, arada yırtık, bıçak izi olmayacak ve iyi kurutulmuş olacaktı. En iyi parayı da en ucuza aldığı kuzu derileri yapıyor ve onlar sayesinde güzel para kazanıyordu.
Körpe kuzulardan çıkan kuzu derisi küçük ve ince yapısı nedeniyle köylüler tarafından pek rağbet görmüyordu. Köylerde yaşayanların yere sermek için kullandıkları genelde koyun veya keçi derisiydi, büyük olması, kalın derili ve sıcak tutması yüzünden.
Oysa Sabri’nin asıl ilgisiyse işte bu körpe kuzu derileriydi. Üstelik bunlar köylerde rağbet görmediği ve küçük oldukları için köylülerce kullanılmıyor ve Sabri’de bunları çok ucuza ellerinden alıyordu.
Kuzu derisini gören Derici Sabri her zamanki gibi olumsuz ifadesini takınır, yüzünü buruşturur, gelen deriyi şöyle elinde salladıktan sonra önündeki deri yığınının iki metre kadar uzağına fırlatarak *“bağnak bu bağnak” diyerek deriyi almak istemediğini belirtirdi. Gariban köylü de en azından beş lira almayı umduğu derisinden Derici Sabri’nin verdiği bir liraya razı olurdu.
O geceyi köy kahvesinde peykenin üstünde hasırda uyuyarak geçirdi. Kahyanın akşam üstü getirdiği sini içinde kuru fasile, yuurt ve sıcak somundan kalanlarla sabah kahvaltısını yaptıktan sonra köy kahvesinin önünde kurdu tezgahını. Vaysal’da koyunculuk yapılan her evden birkaç deri geliyordu. Pazarlıklar bağıra çağıra yapılıyor, en çok da kuzu derilerinde sesi çıkıyordu Sabri’nin. Akşam üzeri topladıklarını koyun, keçi, kuzu ve oğlak derisi şeklinde ayırdıktan sonra köy ahırına itinayla taşıdı, önceden getirdiklerinin üzerine dizdi.
Yaptığı hesaba göre bütün köylerden topladıkları bir kamyonu dolduruyordu. Haftaya gelecek olan Uncu Salih de onun gibi sınır boylarındaki köyleri dolaşıyor ve çuvallarla un satıyordu. Eksilen, azalan un çuvallarının yerine köylerdeki Sabri’nin derileri konuyor, son unlar bitip de son deriler yüklendikten sonra ver elini İstanbul diyordu iki tüccar.
Mallar satıldıktan sonra sahilde meyhanede yenilecek, içilecek ve son olarak da Karaköy’ün havasını soluduktan sonra neşeyle cepler eğlencenin bedeli olarak biraz boşalmış olarak geri dönülecekti.
Gelelim günümüze;
Derici Sabri’lerin ucuz pahalı olarak köylülerden topladığı deriler yıllarca ekonomiye kazandırıldı. Deriyi üreten de, toplayıp satan da, deriyi ekonomiye kazandıran işletmeler de kazandı Cumhuriyet tarihinin ilk yüzyılında.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Hava Kurumu Edirne İl Temsilcisi Avukat Coşkun Molla son üç yıldır topladıkları derileri almak için açtıkları ihalelere kimsenin katılmadığını fiyat verenlerin de ölü fiyat vermeleri nedeniyle maliyeti bile karşılayamadıklarını belirterek artık kurban derilerini ekonomiye kazandırmak yerine itlaf edilmek için resmi kurumlara seslendiklerini belirtti.
Nereden nereye? Derici Sabri’lerden günümüze. Üreten insanlar halen var memleketimizde, cezalandırılıyorlar adeta, ürettikleri, memlekete hizmet ettikleri için.
Şükürler olsun bir bayrama daha erdik ve geride bıraktık bu yılda.
Rabbim; kurbanlarınızı, ibadet ve dualarınızı kabul etsin.
Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış ya, ben de eski yazılarımı karıştırdım bayram sonrası bu ilk yazım için.
Yazı arşivimde eski bir yazımın konusu gözüme ilişti hemen.
Öyle tahmin ediyorum ki 2012 yılında kaleme almıştım.
Mehmet Eren DP Edirne İl Başkanı.
Yüksel Yoldaş DSP Edirne İl Başkanı.
Ülfet Günel’de CHP Edirne İl Başkanıydı bir zamanlar.
Hepsinin Meriç İlçesine bağlı Kadıdondurma köyünden olmaları ilginçti!
Ve yine ilginç olan bir başkası da o tarihteki Edirne Barosu Başkanı Ahmet Uludağ’ın da aynı köyden yani Meriç Kadıdondurma Köyü’nden olmasıydı.
Aslında yazıma vesile olan bu konu ağabeyim Semih’in hatırlatmasıydı.
Kendin yazsana dediğim halde benim yazmamı istemişti nedense.
Ben de bir başka bilgi daha ekleyerek bunları paylaşmıştım okurlarımla.
İşte o önemli bilgi de benimde bu köyle bir bağımın olmasıydı.
Çünkü, yıllar önce ben de bir süre vekil öğretmenlik yapmıştım bu köyümüzde.
Eğitim seviyesi yüksek, o tarihlerde bile kütüphanesi, düğün salonu olan bir köydü Kadıdondurma.
Okul olarak da bilgi yarışmalarında, sportif faaliyetlerde epey başarılara imza atmışlardı.
Fakat bütün bu güzel haberlerin yanı sıra, Meriç Nehri’ne yakın eski yerleşim bölgesindeki adıyla Edeköy’ün Birinci Balkan Savaşı’nda toplu katliama maruz kalmış bir köy olduğunu da hatırlatmak lazım elbette!
Belki de bugünkü başarıların arkasında, geçmişte atalarının yaşadığı o büyük acılara duyulan öfke ve hırs yatıyordur!
Bir zamanların, Kıbrıs’ ın dan bir fotoğraf: “Banyo küvetinde, korumak için iki yavrusunu kolarıyla sarmalamış, ama otomatik silahlarla taranıp kanlar içinde katledilmiş bir anne ve iki yavrusu!.. TÜRK’ TEN ASIRLARDIR, DOSTLUK VE KARDEŞLİKTEN BAŞKA NE KÖTÜLÜK GÖRDÜNÜZ, EY DÜNYA?.. O anne ve iki yavrusuna mı gücünüz yetti be İNSANLIKTAN NASİPSİZLER?..?.. EY DÜNYA, HADİ SIĞDIRIN İNSANLIĞINIZA DA GÖRELİM BU VAHŞETİ!.. Bir fotoğraf daha: Bir türk köyü, 85 kadın, çoluk, çocuk, bebak, yaşlı, kadın sivil, silahlandırılmış çetelerce, katledilip, toplu mazara gömülmüşler… Bir başkası, bir başkası, bir başkası daha… Bu masumların toplu katledilmelerinden başka, arkasından, ikincisi, üçüncüsü ve daha bir çoğu, bebek, anne, kadın, yaşlı, sivil köylüler sırf MÜSLÜMAN TÜRK oldukları için, katledilip, toplu mezarlarla güya üstleri kapatıldı!.. Hepsi bir bir ortaya çıktı, fotoğraflandı, DÜNYA İNSANLIĞININ GÖZÜNE SOKULA SOKULA FOTOĞRAFLANIP, İSPATLANDI!.. EY, DÜNYA İNSANLIĞI, NERDEYDİNİZ O GÜNLERDE?.. MÜSLÜMAN TÜRK’LERDEN NE KÖTÜLÜK GÖRDÜNÜZ?.. TARİH BOYUNCA, SİZLERİ, SÖMÜRÜLMEKTEN, KÖLE EDİLMEKTEN KORUMAK İÇİN CANLARINI FEDA ETTİLER YA!.. Türklerin koruması altında altı asır rahat, özgür yaşatıldınız ya!.. Ne kötülük gördünüz Türklerden, EY SÖMÜRGECİ ORDULARI, EY MÜSLÜMAN TÜRK DÜŞMANLARI, SÖYLESENİZ YA?.. Kıbrıs’ta sivil Türkleri katle uğramaktan, mehmetçik kurtardı, GENE TÜRKLER SUÇLU, niye?.. MASUM, SİVİL TÜRK KATLİAMINA MÜSADE ETMEDİ DİYE, YİNE TÜRKLER TANINMIYOR, ÖYLE Mİ?.. EY DÜNYA!.. O MASUM ANNE VE YAVRULARININ FOTOĞRAF PENCERESİNDEN SİZİN GERÇEK YÜZÜNÜZ APAÇI GÖRÜNÜYOR!.. EY DÜNYA!.. SANMAYIN Kİ BİR GÖREN, BİR BİLEN YOK; SIRANIZI BEKLEYİN HELE!.. NE ZAMAN MI, ÇOK YAKINDA!..
(Bu sözlerim, BİR ULUSU HEDEF ALMAZ, ULUSLARIN İÇİNDE Kİ KANDIRILMIŞLARI HEDEF ALIYOR!..)
Kuran’ı Kerim. Sure 6/Ayet 13: Gecede ve gündüzde barınan her şey O’nundur. O her şeyi işiten, bilendir. 22/48: Nice ülkeler var ki, zulmedip dururlarken onlara mühlet verdim. Sonunda onları yakaladım. Dönüş yalnız banadır. 29/54: Senden aceleyle azap isterler. Halbu ki vakti gelince cehennem o kâfirleri kuşatacak.
Edirne’de, seyir halindeyken bilinmeyen nedenle alev alan Moldova plakalı TIR, yanarak kullanılamaz hale geldi.
Olay, saat 18.00 sıralarında, Avrupa otoyolunun Kapıkule-Edirne güzergahı üzerinde meydana geldi. Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yapan, Marin Paciumban’ın sürücülüğünü yaptığı nişasta kaplı malzeme yüklü, N 501 TN Moldova plakalı TIR, seyir halindeyken bilinmeyen nedenle alev aldı. Durumu fark eden sürücü, aracını yol kenarına çekerek kendisini dışarı attı.
Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiyenin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. TIR, yangında kullanılamaz hale geldi.
Öte yandan yol, yangın sırasında çift taraflı olarak trafiğe kapatıldı. Yangının kontrol altına alınmasının ardından yol, kontrollü olarak ulaşıma açıldı.
Edirne ASKF Başkanı ve TASKK Yönetim Kurulu Üyesi Muzaffer Yıldırım, TFF’nin Ankara’da yapılacak olağan mali genel kurulunda delege olarak yer alacak.
Edirne Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Başkanı, aynı zamanda Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu (TASKK) Yönetim Kurulu Üyesi olan Muzaffer Yıldırım, Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) olağan mali genel kurulunda delege olarak seçildi.
Edinilen bilgilere göre, 6-7 Haziran 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek TFF Olağan Mali Genel Kurulu’nda TASKK kontenjanından belirlenen isimler arasında Yıldırım da yer aldı. Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu’nun TFF seçimlerinde toplam 9 delege hakkı bulunduğu belirtilirken, bu delegeler arasında Edirne’den bir ismin yer alması kent spor camiasında önemli bir temsil olarak değerlendirildi. Edirne ASKF Başkanı Muzaffer Yıldırım’ın, Türk futbolunun amatör yapılanmasını ilgilendiren süreçte Edirne’yi temsil edecek olması, kentte amatör sporun görünürlüğü açısından da dikkat çeken bir gelişme olarak yorumlandı.
Edirne Belediye Meclisi Haziran Ayı Olağan Toplantısı Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın başkanlığında; 4 Haziran Perşembe Günü Saat: 14.00’te Atatürk Kültür Merkezi ve Belediye Konservatuvarı Edirne Belediye Meclisi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek.
665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali ile ilgili Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı ve Edirne Belediyesi arasında proje gerçekleştirilmesi, protokol hazırlanması ve her türlü işlemler için Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz Gencan’a yetki verilmesinin de görüşüleceği toplantının gündem maddeleri şöyle:
1- Bir önceki toplantıya ait 07.05.2026 tarihli tutanak. 2- Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü 2026 yılı bütçesinde yer alan T-1 cetveline, T-10 Midibüs (sürücü dahil en fazla 26 kişilik) taşıtının 1 (bir) adet olarak eklenmesi ile ilgili Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nün 22.05.2026 tarih ve 1773075 sayılı yazısı. 3- 29 Haziran – 05 Temmuz 2026 tarihleri arasında 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali düzenleneceğinden, bu konuda Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı ve Belediyemiz arasında proje gerçekleştirilmesi, protokol hazırlanması ve her türlü işlemler için Edirne Belediye Başkanı Av. Filiz GENCAN’a yetki verilmesi ile ilgili Özel Kalem Müdürlüğü’nün 25.05.2026 tarih ve 1773892 sayılı yazısı. 4- İmar Komisyonu’na havale edilen konularla ilgili olarak İmar Komisyonu’nun almış olduğu 22.05.2026 tarih ve 2026/67, 68, 69 sayılı İmar Komisyon Raporları ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 25.05.2026 tarih ve 1773714 sayılı yazısı. 5- Cadde ve Sokak İsimleri Komisyonu’nun almış olduğu 18.05.2026 tarih ve 2026/2 sayılı kararı ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 25.05.2026 tarih ve 1773293 sayılı yazısı.
CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Olağanüstü Kurultay’ın derhal toplanması için noterde ilk imzayı veren isim oldu.
CHP’de, mutlak butlan kararının ardından, seçilmiş genel başkan Özgür Özel’e destek veren delegeler, olağanüstü kurultay için imza sürecini başlattı. Edirne’de ilk imza veren isim CHP Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır oldu. Konuyla ilgili CHP Keşan İlçe Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Belediye Başkanımız Op.Dr. Mehmet Özcan, İl Yönetim Kurulu üyemiz Ender Mağden, İlçe Yönetim Kurulu üyelerimiz, Belediye Meclis üyemiz Mustafa Ak, Figen Kayseri ve partililerimiz ile birlikte Olağanüstü Kurultayımızın toplanması için Keşan 1. Noterliğindeyiz. Cumhuriyet Halk Partisi Edirne 38. Kurultay Delegesi olan İlçe Başkanımız Anıl Çakır, Olağanüstü Kurultayımızın derhal toplanması için noterde imzasını verdi” denildi.
BALKANLI’DAN NOTERDE PAYLAŞIM
CHP İl Başkanı Yücel Balkanlı da, olağanüstü kurultay toplanması için noterde imza verdi. Balkanlı konuyla ilgili sosyal medyadan yaptığı paylaşımda; “Edirne İl Başkanı olarak, partimizin iradesine ve örgütümüzün demokrasi anlayışına sahip çıkmak adına Olağanüstü Kurultay talebimiz için noterde imza verdim. Genel Başkanımız sayın Özgür Özel’in liderliğinde; demokrasi, adalet ve halkın iktidarı hedefiyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Tam yol ileri” ifadelerini kullandı.
İMZA VERECEKLER BELLİ OLDU
Öte yandan, kurultayda oy hakkı bulunan Edirne delegelerinden geçmiş dönem İpsala İlçe Başkanı Mıstık Ak’ın da imza verdiği, Havsa ilçe Başkanı Memduh Doğramacıoğlu ve Enez Belediye Başkanı Özkan Günenç ile geçmiş dönem Edirne İl Başkanı Samet Kahraman’ın da imza vereceği öğrenildi. Kendisine telefonla ulaştığımız CHP Edirne Milletvekili Baran Yazgan da, meclis görevi nedeniyle Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de olduğunu, ülkeye döndüğünde imza vereceğini söyledi.
BECAN İMZA VERMEYECEK
Olağanüstü kurultay için imza vermeyecek tek delegeninse, geçmiş dönem Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan olduğu öğrenildi. Becan’ın, il başkanı Yücel Balkanlı’yla yaptığı görüşmede, kararını ilettiği ifade edildi.
Edirne önceki dönem belediye başkanı Recep Gürkan’a gazetemiz yayına hazırlandığı saatte ulaşılamadığı için kararı şu an için soru işareti olarak kaldı.