SAROS, MAVİ BAYRAK VE FOSEPTİK

Saros Körfezi etrafında sanayi ve büyük yerleşim yerlerinin bulunmaması sayesinde Türkiye’nin en temiz ve bozulmamış denizlerinden biridir. “Kendi kendini temizleme” özelliği, zengin su altı ekosistemi ve dalış turizmi ile öne çıkan bölge, 2010 yılından bu yana ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ statüsündedir.

Korunuyor mu?

Hayır.

Geçtiğimiz günlerde Enez gönüllüsü Ulaş Demiray Hudut Gazetesi’nde “Enez’de kanalizasyon sorunu nasıl çözülür” yazısında durumun ne kadar kötüye gittiğini ortaya serdi.

Yine Hudut Gazetesi’nde 11 Haziran tarihli bir haber de “Mavi Bayrak yerine foseptik!” haberi okuyanları hayrete düşürdü.

Biz buna Sultaniçe/Gülçavuş köyleri sahillerini de katalım ve bunun üzerine konuşalım.

Vatandaş/Devlet ortaklığı ile alt yapı ve kullanım suyu projesi gerçekleştirildi.

Bölgede yaşayan vatandaştan katkı payları toplanarak projeye başlandı ve bitirildi.

Kullanma suyuyla ilgili bir çok sorun ortaya çıkmasına karşın yapılan çalışmalarla sorunun büyük bir bölümü ortadan kaldırıldı. Artık bölgede yaşayanlar temiz ve kullanılabilir suya erişimleri sağlandı.

Gelelim arıtma konusuna.

Proje başlangıç aşamasında Enez’de bölge halkının ve Edirne Vali Yardımcısı Sayın Eyyüp Batuhan Ciğerci’nin katıldığı bir toplantıda ortak sorunlar, projenin vereceği hizmetler konuşuldu.

Maliyetler üzerinde tartışmalar yaşandı. Beni en çok ilgilendiren konu üç köye hizmet veren arıtma sisteminin kapasitesi ve yeterliliği ile ilgili sorulardı.

Masadaki yetkililere ortak bir soru sordum;

“Arıtma sistemi yeterli olacak mı? Kaç kişiye hizmet verebilecek?”

Sorumu Sayın Vali Yardımcısı Eyyüp Batuhan Ciğerci yanıtladı; “10 bin haneye hizmet verebilir”

Sistem işletmeye açıldıktan sonra ne hikmetse Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare sorumluluktan adeta kaçarcasına her kesimden itirazlar gelmesine karşın sistemin işletilme sorumluluğunu ve yetkisini Sultaniçe/Gülçavuş köy muhtarlarına verdi. Muhtarlarımız iyi niyetle işe giriştiler ama sonuç sistemin çökmesi oldu, dereye arıtmadan temiz su yerine foseptik akmaya başladı.

Ve sonuç;

Aylardır iki köyün ortasından akan dereden arıtmadan temiz su geleceğine kanalizasyon suyunun geldiği, ortalıkta kokular oluştuğu, denize çok koyu suların aktığı çevrede yaşayanlar tarafından video görüntüleriyle belgelendi.

Sultaniçe/Gülçavuş sahillerinin deniz suyu tahlillerinin “çok iyi”den, “iyi” durumuna düştüğü belirtiliyor. Bu da suyun koli basiline, mikroplara, hastalıklara davetiye çıkardığını gösteriyor.

Sayın Valimize açık sorular;

– Arıtma sistemi neden devlet eliyle, kurumlarıyla sağlıklı bir şekilde işletilemiyor? Özel firmaya verilmesi kar/zarar ekseniyle yeni ekonomik sorunlara neden olacağı açıktır. Yeterli donanımı, makineleri, uzman çalışanların olduğu Özel İdare buranın yönetimini devir alamaz mı?

-Çanakkale’de 14, Tekirdağ’da 10, Kırklareli’nde 1 Mavi Bayrak’lı sahili olan komşu illerimiz varken Saros gibi kendi kendini yenileyebilen dünya harikası sahillerimize biz neden Mavi Bayrak çekemiyoruz diye sormak bile garip geliyor, sahillerine foseptik akan bir bölgeye nasıl mavi bayrak için başvurabiliriz ki?

-Sayın Valimiz Yunus Sezer ve Edirne AKP Milletvekili Fatma Aksal’ın katıldığı İbrice’de “İbrice Limanı Dalış Okulları Merkezi ve Yapay Resif Projesi”’nin açılışını yapmışlar. Hayırlı olsun, turizm için güzel bir çalışma. (Ama) Aynı bölgenin bir parçası olan Sultaniçe/Gülçavuş deresi Saros’a foseptik boşaltırken turizm nasıl gelişecek? Mavi Bayrak talebi nasıl oluşturulacak? Sahillerine foseptik akan Saros için Mavi Bayrak başvurusu nasıl yapılacak?

-ÖZEL ÇEVRE KORUMA STATÜSÜ mevzuatını uygulamak bütün soruları çözmeye yetecektir, yasalar neden işletilmiyor?

-Sultaniçe Limanı araç trafiğine kapatıldı. Köprü ve yolun etrafında devasa taşlar büyük sorun oluşturmaya devam ediyor. Sahilde yaşayanların beklentisi o köprünün ve yolun kaldırılması, sahilin kendi kendini onararak denize ulaşımı sağlaması. Köprü ve yol ne zaman oradan kaldırılacak?

-Geçtiğimiz yıl bölgemizde binlerce dönüm orman yandı. Saros bölgesinde toplanan imzalar, verilen dilekçeler de ormanlarımıza sahip çıkmak, yanan yerlerin çam ormanları değil meşe ormanları olarak değerlendirilmesi istenmişti. Yanıt bile yok bu konuda, Saros’ta yaşayanlar açıklama bekliyor, endişeliler ormanları için.

Bölge halkı devletinin vermiş olduğu sözlerin tutulmasını; ormanlarının yaşamasını, temiz bir sahilde denize girebilmenin beklentisi içinde.

Balkan Pazarı!!!

Halk arasında Cuma Pazarı ve Sosyete Pazarı olarak da anılan Edirne Ulus Pazarı uzun süre kapalı kalıp Balkan Pazarı olarak yeniden açıldıktan sonra ilk defa ziyaret ettim geçen hafta.

Çok uzun yıllar Uzunköprü ve Edirne‘de açtığımız butiklerde, hatta Enez’de pazarlarda bile tekstil işiyle uğraşmış biri olarak bazı ürün kalitelerinde biraz düşüş var gibi geldi bana.

Oysa ki; Ulus Pazarı açıldığında Edirne’de pek çok esnaf kepenk kapatmıştı.

Bu esnaflardan biri de biz olmuştuk maalesef.

Ulus Pazarı yüzünden yıllarca sürdürdüğümüz ticari faaliyetimizi sonlandırmak zorunda kalmıştık.

Büyük zararımız olmuştu.

Takım, abiye, mont, pantolon, manto ve kabana kadar büyük bir minibüs dolusu kadın giysisini Edirne’de ve Karadeniz’in bir köyünde bilâ bedel dağıttırmıştık.

İnşallah gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmıştır.

Helali hoş olsun.

Özetle demem o ki; kimse alınmasın ama açıldığında birçok esnafın kapısına kilit vurduran bu pazarın eski hali kalmamış bence!

Elbette ekonomik koşullar nedeniyle piyasalarda var olan durgunluk büyük bir etken.

Ancak, ilk yıllarında olduğu gibi ucuz fakat kaliteli ve marka ürünlere çok fazla yer verilmemesi de önemli ve ayrı bir etken.

Bunlara dikkat eden esnaflarda var ama sayıları çok az gördüğüm kadarıyla!

Sultaniçe çiçek gibi

Edirne Valisi Yunus Sezer, eşi Canan Sezer  ve Edirne Milletvekili Fatma Aksal ile birlikte, “Çiçek Gibi Bir Enez Projesi” kapsamında ilk uygulamanın gerçekleştirildiği Sultaniçe Köyü’nde incelemelerde bulundu.

Proje kapsamında köydeki 42 bina turkuaz renklere boyanırken, bahçe duvarları sanatla buluştu, köprüler ve ortak kullanım alanları yenilendi.

Çiçeklendirme ve peyzaj çalışmalarıyla sokaklar rengârenk bir görünüme kavuşurken, Sultaniçe adeta açık hava fotoğraf platosuna dönüştü.

Vali Yunus Sezer, “Çiçek Gibi Enez Projesi”nin diğer köylerde de uygulanması için çalışmaların sürdüğünü belirterek, Enez’in doğal ve kültürel güzelliklerini ön plana çıkaran projelerin artarak devam edeceğini ifade etti.

Proje kapsamında, başrollerini Hülya Koçyiğit ve Talat Bulut’un paylaştığı, yabancı televizyon kuruluşlarına satılan ilk Türk filmi olan 1985 yapımı “Kurbağalar” filminin çekildiği evin önünde oluşturulan fotoğraf çekim noktasını ziyaret eden Valimiz Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer , hatıra fotoğrafı çektirdi.

Anız yangını korkuttu!

Olgay GÜLER

Edirne’de Yeni Şehir Mezarlığı yanında başlayan anız yangını kısa sürede büyüyerek, buğday ekili alan ve tarım arazilerinin zarar görmesine neden oldu.

Yangın, öğleden sonra 13.00 sıralarında, Edirne – Lalapaşa D-100 karayolu üzerinde, Yeni Şehir Mezarlığı yanındaki biçilmiş buğday tarlasında başladı. Çıkış nedeni henüz bilinmeyen yangında, alevler rüzgarın da etkisiyle kısa sürede ekili buğday tarlası ve hobi bahçelerinin de bulunduğu geniş alana yayıldı. Yangın nedeniyle çıkan dumanlar karayolunda trafiği olumsuz etkiledi. Dumanlar nedeniyle görüş mesafesi düştü, yol geçici olarak araç trafiğine kapatıldı.

İhbarla bölgeye Edirne Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü, Edirne Orman İşletme Müdürlüğü, Süloğlu Belediyesi ve Lalapaşa Belediyesi itfaiye ekipleri gönderildi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın, kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarıyla birlikte kapanan yol yeniden trafiğe açıldı.

Soğutma çalışmaları devam ederken, yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.

Servisçiler Odası’ndan çifte müjde

Edirne Servisçiler Odası Başkanı Ergun Ellibir, İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenlemeyle, okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtların yaş sınırında uygulanan süre bir yıl daha uzatıldığını söyledi. Ellibir, Aren Petrol A.Ş. (TOTAL) arasında yapılan ön protokol anlaşması kapsamında oda üyelerine akaryakıt alımlarında özel indirimler sağlanacağını da duyurdu.

Edirne Servisçiler Odası Başkanı Ergun Ellibir, göreve geldiği günden bu yana üyelerinin sorunlarına çözüm üretmeye ve meslektaşlarının ekonomik şartlarını iyileştirmeye yönelik çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Hayata geçirdiği projeler ve üyelerine sağladığı avantajlarla dikkat çeken Başkan Ellibir, servis esnafına iki önemli müjdeyi birden duyurdu.

Total ile İndirim Anlaşması

Edirne Servisçiler Odası ile Aren Petrol A.Ş. (TOTAL) arasında yapılan ön protokol anlaşması kapsamında oda üyelerine akaryakıt alımlarında özel indirimler sağlanacak.

Anlaşmaya göre üyeler, Total istasyonlarında gerçekleştirecekleri nakit ödemelerde yüzde 10, kredi kartı ile yapılacak ödemelerde ise yüzde 7 oranında indirimden yararlanabilecek. Yakıt Ofisi uygulaması üzerinden gerçekleştirilecek işlemler sayesinde üyeler indirimlerini anında kullanabilecek.

Nakit ödeme sisteminde ön ödeme yapan üyeler, indirimlerini peşin olarak hesaplarında görebilecek. Örneğin 10 bin TL yükleme yapan bir üyenin hesabına 11 bin TL’lik kullanım hakkı tanımlanacak. Kredi kartı ile işlem yapan üyeler ise yakıt alımı sırasında herhangi bir ek işlem yapmadan doğrudan indirimli ödeme avantajından yararlanabilecek.

Başkan Ergun Ellibir, artan maliyetler karşısında servis esnafının yanında olmaya devam ettiklerini belirterek, “Üyelerimizin kazancını korumak ve giderlerini azaltmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu anlaşmanın tüm üyelerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Okul Servis Araçlarında Yaş Sınırı 1 Temmuz 2027’ye Kadar Uzatıldı

Servis esnafını sevindiren bir diğer gelişme ise okul servis araçlarında yaş sınırına ilişkin düzenleme oldu.

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenlemeyle, okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtların yaş sınırında uygulanan süre bir yıl daha uzatıldı. Bakanlığın 5 Haziran 2026 tarihli yazısına göre, muayeneden geçmiş olması şartıyla okul servis araçlarının 15 yaşından küçük olması kriteri 1 Temmuz 2027 tarihine kadar geçerli olacak.

Bu karar, özellikle mevcut araçlarıyla faaliyetlerini sürdüren servis işletmecileri açısından büyük önem taşıyor. Daha önce 1 Temmuz 2026 itibarıyla yaş sınırı nedeniyle sistem dışı kalma riski bulunan, ancak teknik muayeneleri yapılmış ve güvenli şekilde kullanılabilecek durumda olan araçlar, yeni düzenleme sayesinde bir yıl daha okul servis taşımacılığında görev yapabilecek.

Başkan Ergun Ellibir, alınan kararın sektör adına son derece önemli olduğunu belirterek, “Servis esnafımızın ekonomik şartlarını göz önünde bulundurduğumuzda bu uzatma kararı sektörümüz için büyük bir kazanımdır. Hem yakıt indirimi anlaşmamız hem de yaş sınırının uzatılmasıyla üyelerimizin yükünü bir nebze olsun hafifletmiş oluyoruz. Oda olarak üyelerimizin haklarını korumak ve yeni kazanımlar elde etmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Edirne Servisçiler Odası tarafından hayata geçirilen bu çalışmalar, servis taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren esnaf tarafından memnuniyetle karşılandı.

Murat Şuta’ya son görev

Olgay GÜLER

Edirne’de kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Muhsin Murat Şuta (51), Eski Cami’deki cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Hudut Gazetesi’nin kurucusu merhum Doğan Şuta’nın yeğeni, Muhsin Murat Şuta, kalp krizi sonucu vefat etti. Şuta’nın ani vefatı, ailesi ve sevenleri arasında derin üzüntü oluşturdu.

Merhum Hasan ve Havva Şuta’nın oğlu, Zehra Şuta’nın eşi ve Arda Şuta’nın babası Muhsin Murat Şuta için Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Törene; Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç’un yanı sıra Şuta ailesinin dost ve sevenleri katıldı.

Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Muhsin Murat Şuta’nın cenazesi, Yenişehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Eski Başkan Yardımcısı Hayri Aksoy, vefat etti

Olgay GÜLER

Edirne eski belediye başkan yardımcısı ve belediye meclis üyesi Hayri Aksoy, 79 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Merhum Bahriye Aksoy’un eşi, Mehmet ve Pınar Aksoy’un babaları, emekli Edirne Belediye Başkan Yardımcısı ve belediye meclisi eski üyesi Hayri Aksoy için Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Törene, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Baro Başkanı Gökhan Karakoç ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Hayri Aksoy’un cenazesi Yeni Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Dalları bastı Çeribaşı

İsmail DEMİRAY

Enez ilçesine bağlı Çeribaşı Köyü’nde düzenlenen Coğrafi İşaretli Çeribaşı Kirazı Hasat Etkinliği, üreticiler, protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilirken, köyün öncelikli ihtiyacı olarak soğuk hava deposu talebi gündeme getirildi.

Etkinlikte üreticilerle bir araya gelen Edirne Valisi Yunus Sezer, kiraz bahçelerinde hasat çalışmalarına katılırken, coğrafi işaretli ürünlerin bölge ekonomisi açısından önemine dikkat çekti..

Etkinlikte konuşan Çeribaşı Köyü Muhtarı ve kiraz üreticisi Tezcan Meriç, köyde kiraz üretiminin yıllar içerisinde önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, Çeribaşı kirazının bugün bölgenin en önemli tarımsal değerlerinden biri haline geldiğini söyledi.

Köyde ilk kiraz ekiminin 2005 yılında başladığını, 2008 yılından sonra ise üretim alanlarının hızla genişlediğini ifade eden Meriç, kirazın yalnızca bir meyve değil, köy halkının emeği, geçim kaynağı ve gururu olduğunu vurguladı.

Çeribaşı kirazının kendine özgü aroması, sertliği ve kalitesiyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendiğini hatırlatan Meriç, bu süreçte destek veren Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Şapçı ile oda yönetimine teşekkür etti.

Büyük bölümü Avrupa ülkelerine ihraç edilen Çeribaşı kirazının artık daha güçlü bir marka haline geldiğini belirten Meriç, ürünün dünya pazarındaki yerinin her geçen gün güçlendiğini kaydetti.

Konuşmasında üreticilerin beklentilerine de değinen Meriç, artan üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli nedeniyle köyün en önemli ihtiyaçlarından birinin soğuk hava deposu olduğunu dile getirdi.

Kirazın dalından koparıldığı tazelikte muhafaza edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Meriç, “Coğrafi işaretli ürünümüzün değerini koruyabilmek ve dünya pazarlarına daha güçlü şekilde sunabilmek için köyümüzün acilen bir soğuk hava deposuna ihtiyacı bulunmaktadır” dedi.

Devletin desteğini her zaman yanlarında hissettiklerini ifade eden Meriç, ilgili kurumların katkılarıyla bu eksikliğin kısa sürede giderileceğine inandıklarını belirterek, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen üreticilere ve katılımcılara teşekkür etti.

Çeribaşı Köyü’nde gerçekleştirilen hasat etkinliği, kiraz bahçelerinde yapılan hasat ve çeşitli etkinliklerle devam etti.

AKM’de rengârenk buluşma

Kurulduğu günden bu yana Türk halk kültürünü yaşatma ve gelecek nesillere aktarma misyonunu üstlenen HOTEAD (Halk Oyunları Topluluğu Spor Kulübü), 2026 yılı geleneksel yıl sonu gösterisi olan “Oyunların Gecesi 2026” ile izleyicilerine unutulmaz bir kültür şöleni sundu. Atatürk Kültür Merkezi’ni tamamen dolduran sanatseverler, halk oyunları ve tematik dans performanslarıyla büyüleyici bir geceye tanıklık etti.

Aylar süren titiz çalışmaların ürünü olan gösteride; 145 dansçı ile 30 yardımcı ve teknik ekipten oluşan 175 kişilik dev bir kadro görev aldı. Gece boyunca sahne alan farklı yaş grupları, rengarenk koreografileriyle izleyicilerden tam not aldı.

Kültürlerin ve Yörelerin Rengârenk Buluşması

Geniş bir repertuarla seyirci karşısına çıkan toplulukta; Minikler Grubu Kuzey Kafkas, Edirne ve Doğaçlama Roman yöreleriyle enerjik bir açılış bir performans sergilerken ; Yıldızlar ve Gençler Grupları Kosova yöresi ve büyük beğeni toplayan “Hotead 22. Nefes” modernize halk dansları gösterisiyle sahnedeydi. Gecede  sahne alan Yetişkinler Grubu ise Ege, Artvin, Ankara Seymen ve Kars solo performanslarıyla izleyicilere hem coşkulu hem de duygusal anlar yaşattı. Gösterinin finaline doğru sevinç ve coşku en üst seviyeye çıkarken, gecede toplam 215 farklı kostüme hayat verildi.

Başkan Mehmet Grammeşin: “Biz Sadece Dans Etmiyor, Bir Aile Oluyoruz”

Gösteri sonrasında açıklamalarda bulunan HOTEAD Spor Kulübü Başkanı Mehmet Grammeşin, kültürel mirasın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:Kültürümüzü yaşatmak için büyük bir özveriyle çaba gösteren bu güzel çocuklarımıza, gençlerimize, yetişkinlerimize, eğitmenlerimize, müzisyenlerimize ve değerli velilerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Bizler, geçmişten geleceğe köprü olan kültürümüzün en önemli parçası halk oyunlarımızı icra ederken; çocuklarımıza bir aile olmayı, paylaşmayı, dostluğu, arkadaşlığı ve özgüven duygusunu aşılamayı hedefliyoruz.”

Bursa HOTEAD’dan Anlamlı Destek

Gecede HOTEAD kardeşliğinin de güzel bir örneği sergilendi. Geceye misafir olarak katılan Bursa HOTEAD Spor Kulübü dansçıları, sahneledikleri Kosova yöresiyle etkinliğe büyük renk kattı. Başkan Grammeşin, “HOTEAD ruhunu Bursa ilimizde başarıyla yaşatan tüm dansçılarımıza, eğitmenlerimize ve yöneticilerimize şükranlarımı sunuyorum” diyerek Bursa ekibine teşekkür etti.

Büyük bir ilgiyle izlenen ve ayakta alkışlanan muhteşem gece, emek veren isimlere, eğitmenlere ve destekçilere başarı belgeleri ile plaketlerinin takdim edilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

İYİ Parti’den oylama skandalına sert tepki

İYİ Parti Edirne İl Başkanı Hakan Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen kritik bir oylama sırasında, AK Parti sıralarında Genel Kurul’da bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanıldığının İYİ Parti’nin itirazları sonucunda ortaya çıkmasının millet iradesi adına kabul edilemez bir skandalı gözler önüne serdiğini söyledi.

İYİ Parti İl Başkanı Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in yaptığı itiraz ve yoklama talebi sonrasında yaşananların muhalefetin denetim görevinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, “Eğer İYİ Parti bu konuda gereken hassasiyeti göstermeseydi, millet iradesine gölge düşüren bu uygulama kamuoyunun bilgisine ulaşmayacaktı” diyerek şunları kaydetti:

https://hudutgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/06/WhatsApp-Video-2026-06-22-at-14.03.35.mp4

“Üstelik yaşanan bu olay, herhangi bir gündem maddesinde değil, iki ülke arasında imzalanan enerji anlaşmasının görüşüldüğü kritik bir oylama sırasında ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda dahi Genel Kurul’da bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılması, millet iradesine verilen değerin ne kadar aşındığını göstermektedir.

Yapılan yoklamada 76 AK Parti milletvekilinin Genel Kurul’da bulunmadığının ortaya çıkması ise olayın vahametini daha da artırmıştır. Millet adına karar verilen bir oylamada, salonda bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılması demokratik temsil anlayışıyla bağdaşmayan ağır bir sorumsuzluktur.

Milletvekilliği makamı millet tarafından verilen bir emanettir. Bu emaneti taşıyanların görevi de millet adına karar verilen yerde bulunmak ve oylarını bizzat kullanmaktır. Milletin verdiği yetkinin başkaları tarafından kullanılmaya çalışılması, hangi gerekçeyle açıklanırsa açıklansın kabul edilemez.

Daha da dikkat çekici olan ise geçmişte muhalefetin yaptığı yoklama taleplerine yönelik iktidar kanadından yükselen eleştirilerdir. AK Parti Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’ın da sosyal medya paylaşımlarında ve açıklamalarında muhalefetin yoklama taleplerini eleştirerek Meclis çalışmalarının engellendiğini savunduğunu hatırlıyoruz.

Bugün yaşananlar göstermiştir ki yoklama talepleri bir engelleme değil, millet iradesini koruma görevidir. Eğer denetim mekanizması işletilmeseydi, bugün Türkiye’nin konuştuğu bu skandal ortaya çıkmayacaktı. Dün yoklama taleplerinden rahatsız olanlar, bugün yoklamanın neden gerekli olduğunu bütün Türkiye’ye göstermiştir.

Demokrasilerde asıl sorun denetim yapılması değil, denetimden rahatsız olunmasıdır. Millet adına görev yapan herkes, millet iradesinin üzerinde olmadığını bilmek zorundadır. Gazi Meclis’in itibarı da ancak kurallara eksiksiz uyulmasıyla korunabilir.

İki ülke arasında yapılan enerji anlaşmasının görüşüldüğü kritik bir oylamada dahi Genel Kurul’da bulunma gereği duymayanların ve bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılmasına sessiz kalanların, millet iradesine saygı konusunda söyleyecek sözü olamaz.

Bu nedenle AK Parti Edirne Milletvekili Sayın Fatma Aksal’a açık bir soru yöneltiyoruz: Geçmişte yoklama taleplerini eleştiren bir milletvekili olarak bugün yaşanan bu olay karşısındaki tavrınız nedir? Genel Kurul’da bulunmayan milletvekilleri adına oy kullanılmasını doğru buluyor musunuz, bulmuyor musunuz? Edirneli hemşehrilerimiz bu soruların cevabını hak etmektedir.

İYİ Parti olarak bizler, dün olduğu gibi bugün de milletin oyuna, milletin iradesine ve demokrasimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu ilke hiçbir siyasi partinin, hiçbir iktidarın ve hiçbir siyasi hesabın üzerinde tutulmalıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin saygınlığını korumanın yolu; kurallara uymaktan, şeffaflıktan ve milletin emanetine sahip çıkmaktan geçmektedir. Meclis’te milletin oyuna sahip çıkan yine İYİ Parti olmuştur. Bundan sonra da milletimizin hakkının, hukukunun ve iradesinin en güçlü savunucusu olmaya devam edeceğiz.

Milletin oyuna sahip çıkmak muhalefetin değil, demokrasiye inanan herkesin görevidir. İYİ Parti ise bu görevi yerine getirmeye devam edecektir.”