Edirne DSİ Kadın Basketbol Takımı, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde (TKBL) lig lideri Zorlu Koleji Samsun Basketbol dahil son 3 maçı kazanmasının ardından gözünü üst sıralara dikti.
Sezona kötü bir başlangıç yaparak içerde dışarıda ilk maçlarının tamamını kaybederek ligde kalma ümidini her hafta biraz daha kaybeden DSİ iyi oynayarak kazandığı son üç maçın ardından ligde kalan bütün maçlarını kazanarak hem tehlikeli bölgeden uzaklaşmak hem de sezon başında hedeflediği play off hedefine ilerlemek istiyor.
Günde çift antrenmanla yarın oynayacağı Fenerbahçe Gelişim maçına hazırlanan DSİ ile Edirne DSİ Spor Tesisleri’nde görüştük.
HEDEFİMİZ ÜST SIRALAR
Antrenman esnasında kendisiyle görüştüğümüz
DSİ Koç’u Turan Kaya antrenman esnasındaki buluşmamızda şunları söyledi:
“Haftalardır iyi oynuyoruz. Son kazandığımız üç maçtan önce yaşadığımız şanssızlıklar sonunda kazanabileceğimiz üç maçı kaybettik. Son haftalarda iyi oyunla rakiplerimizi üzerinde baskı kurarak kazanıyoruz.
Bundan hedefimiz kalan bütün maçlarımızı kazanmak. Böylelikle hem tehlikeli bölgeden sıyrılmak hem de üst sıralara tırmanmak istiyoruz.
Şu anda 8/9 oyuncumuzdan katkı alıyoruz. Geçtiğimiz haftalarda sakatlıklar nedeniyle 6 oyuncumuza kadar düşmüştük. Yabancı oyuncularımızla yerli oyuncularımız artık uyum içinde hazırlanarak çıkıyoruz maçlara. Edirne basketbol severleri bundan sonra maçlarımıza daha büyük bir ilgiyle bekliyoruz.
Bu günlerde yine gündemde laiklik. Çünkü kamusal alan olan okullar başta olmak üzere tüm kamu alanları dini kuşatma altında. Bu nedenle 168 aydınımızın laikliği savunma çağrısı var. Hepimizin imzalaması gerekir. (https://laikligisavunuyoruz.org/)
Bunu imzalayan milyonlarca yurttaşımız olsa da bu yetmemelidir. Çünkü laiklik; liberal, muhafazakâr, sosyal demokrat, sosyalist gibi tüm fikir ve inançların garantisidir ve birlikte yaşamalarını sağlar.
Cumhuriyet kuruldu kurulalı laiklik gerçekte hiç uygulanmadı. Maalesef cumhuriyetin kurucu kadrosunun şahane öngörüsü ile mevzuata giren laikliği iktidarlar koruyamadığı/korumadığı ve toplum olarak da yaşamımıza katamadığımız için 100 yıl sonra laiklik yine gündemde.
Bu nedenle laiklik konusunda çok yazı yazdım. En çok okunanı, cumhuriyetimizin yüzüncü yılını kutladıktan sonra, 13 Aralık 2023 günü yayınlanan yazımdır. Hudut Gazetesi’nin en çok okunan makalelerinde üçüncü sırada 15 bini aşan okura ulaştı, okuyabilirsiniz. (https://hudutgazetesi.com/yazarlar/laiklik/).
O yazımda; “Korku insani ve içgüdüsel bir durumdur. Ancak bu korkudan çok öğrenilen korku tehlikelidir ve toplumsal zararlara sebep olur. Öğrenilen korku; aileden, toplumdan ve eğitim süreçlerinde öğrenilir.
Öğrenilen korkunun en önemli ilacı laikliktir. Çünkü öğrenilen korku bilinmeyenden beslenir. Laiklik dini inançların teminatıdır. Toplum; kışkırtılmadığında farklı inançları benimser ve bir arada yaşayabilir. Laiklik olduğunda herkes inancını özgürce yaşayabilir. Laiklik olmadığında ise egemen görüşün inancı dayatılır ki bu toplumu ayrıştırarak tehlikeli çıkmazlara sürükler.
Laiklik dini inançlarımız gibi toplumsal sınıfların da güvencesidir. Laiklik işçi sınıfının da önünü açan temel kazanımıdır ve o nedenle emekçi sınıf laikliği kazanmalıdır. Bugün bunu emekçi sınıflar yeterince değerlendiremiyor olabilir ama sermaye sınıfı ve onun siyasi iktidarları başından beri farkındadır” demiştim.
Milli Eğitim başta olmak üzere tüm kamu kurumlarının laikliğe aykırı ilişkilerle boğulduğunu o günde yazmıştım ki bugün kat be kat arttı bu yanlış ilişki.
Yine o yazıda; “Demokrasinin temel göstergesi laikliktir. Laiklik mücadelesi, sadece kişisel özgürleşmenin bir parçası değil; sınıfsal özgürleşmenin de olmazsa olmazıdır.Bugün yoksul isek, işsiz isek laikliği anlayamadığımızdandır. Bugün şarap yapmak için sıkılan üzüm gibi sermaye sınıfı daha çok kazansın diye özgürleştirici eğitim yerine medrese eğitimi içinde mürit yetişmesini sağlıyorsa düzenin laik olmadığındandır. Laikliğe layık olmadığımızdan, laiklik ilkesini anlamadığımızdandır.
Bugün ülkeyi dinci vakıflar sardıysa bu laiklik ilkesini “altı oktan biri” sayan cehape zihniyetinin(!) laikliği mücadele ile kazanmayı henüz düşünmediğindendir. Bu zihniyetin sadece CHP’nin altı okundan biri olmadığını bilmesi gereken sermaye sınıfının da kul-pul ilişkisinin bir süre sonra kendisini teslim alacağının farkında olmamasındandır.
Anayasaya Türkiye laiktir yazmakla laik olunmuyor, bunu öğrenmiş olmalıyız. Ayrıca; “Türkiye laiktir laik kalacak” diye atılan sloganın da değeri yok. Çünkü ülkemiz seküler toplum anlamına gelen laik sistemde hiç olmadı ki laik kalsın. Slogan gerekiyor ise; “Türkiye laik değil ama mutlaka laik olacak” olabilir.
Bugün laikliği kazanmak ve tarihsel yerine oturtmak için; gerçekten demokrasiden yana olanlar, laikliği olmazsa olmaz bir gereklilik ve zorunluluk olarak görmelidir. Çocuklarımızın, işçi sınıfının, aydınlık yarınların güvencesi laikliği kazanmaktır. Korkularımızdan arınmanın, özgür bir toplum oluşturmanın olmazsa olmazı laikliktir” diye görevlerimizi anımsatmışım.
Hepimiz öğrenmiş olmalıyız gayri; laiklik din veya inanç düşmanlığı değil farklı din ve inançlara, farklı din yorumlarına ve dindarlara da eşit ve özgür yaşam şansıdır. 100 yıldır Medeni Kanun’la Anayasal olarak bu laikliğe kavuşmuş yurttaşlar olarak elbette laikliği birlikte savunacağız. Bu çok normal bir durum. Asıl normal olmayan 100 yıl sonra laikliği savunmak zorunda kalışımız.
Çok önemli bir durumu da belirtmek gerekir ki; laikliği hayata geçiren toplumlar geçmişte on yıllarca aynı dinin mezhepleri arasında savaş yaptı. Sonrasında kilise ile devlet yönetimi ayrıldı. Gelişip egemen olan bu toplumlar aynı kaderi İslam ülkelerinde de yaşatmak istiyorlar ki Ortadoğu’da Şii Sünni ayrışmasını kamçılıyorlar. Müslümanlar bu senaryoyu görmelidir. Gelecekte yaşanması olası bu durumun yaşanmamasının yolu laikliktir.
Ben, garip yolcuyum bu âlemde; Ama, GARİBİ, Fakirlik, muhtaçlık zanneder, bu alem. Benim dünyamda ise, GARİPLİK, BİLGELİKTİR. Bunu, bu âlem anlamaz; Az kişi, “GARİBİM” der, bu âlemde. “GARİBİN” manasını bilerek, GURURLA… Bilmeyen de küçümser. Ve ya “GARİP” der, kibirle. “GARİP” ve “KİBİR”… Ne mutlu ki, ben bir GARİBİM, bu âlemde; İnşallah, ASIL ÂLEMİ anlatabilirim, Bu yalan âlem de, KİBİRLİLERE,
AMA ZOR…
Kuran’ı Kerim. Sure 2/Ayet 212: Dünya hayatı kâfirlere süslü göründü de, iman edenlerle eğleniyorlar. Halbuki inkârdan sakınan müminler, kıyamet gününde onların üstündedir. Allah dilediğine hesapsız rızk verir.
Kültür,Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü 665 Kırkpınar Yağlı Güreşleri dolayısıyla 3-4-5 Temmuz 2026 tarihlerinde görev yapacak personele kumanya alım işi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası (İKN)
:
2026/336224
1- İdarenin
1.1. Adı
:
EDİRNE BELEDİYE BAŞKANLIĞI – KÜLTÜR , SANAT VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ
1.2. Adresi
:
EDiRNE BELEDiYE BAŞKANLIĞI KÜLTÜR , SANAT ve SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EDİRNE MERKEZ/EDİRNE
1.3. Telefon numarası
:
02842129926
1.4. İhale dokümanının görülebileceği ve indirilebileceği internet sayfası
:
https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/
2- İhalenin
2.1. Tarih ve Saati
:
25.03.2026 – 11:00
2.2. Yapılacağı (e-tekliflerin açılacağı) adres
:
Edirne Belediye Başkanlığı Destek Hizmetleri Müdürlüğü Satın Alma Birimi Babademirtaş Mahallesi Tekkekapı Caddesi Saraçhane Mevkii Ek Hızmet Bınası No:1 22020 – MERKEZ / EDİRNE
3- İhale konusu hizmet alımının
3.1 Adı
:
Kültür,Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü 665 Kırkpınar Yağlı Güreşleri dolayısıyla 3-4-5 Temmuz 2026 tarihlerinde görev yapacak personele kumanya alım işi
3.2. Niteliği, türü ve miktarı
:
5 Kalem kumanya hizmet alım işi Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
3.3. Yapılacağı/teslim edileceği yer
:
Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü
3.4. Süresi/teslim tarihi
:
İşe başlama tarihi 03.07.2026, işin bitiş tarihi 05.07.2026
3.5. İşe başlama tarihi
:
03.07.2026
4- Katılım ve yeterlik kriterleri: 4.1. Katılım ve yeterlik kriterlerine ilişkin istekliler tarafından e-teklif kapsamında sunulması gereken bilgi ve belgeler ile fiyat dışı unsurlara ilişkin bilgi ve belgelere aşağıda yer verilmiştir: 4.1.1. Teklif mektubu. 4.1.2. Teklif vermeye yetkili olunduğunu gösteren bilgi ve belgeler: 4.1.2.1. Tüzel kişilerde; isteklilerin yönetimindeki görevliler ile ilgisine göre, ortaklar ve ortaklık oranlarına (halka arz edilen hisseler hariç)/üyelerine/kurucularına ilişkin bilgi ve belgeler. 4.1.2.2. Vekâleten ihaleye katılma halinde vekile ilişkin bilgi ve belgeler. 4.1.3. Geçici teminat. 4.1.4 İsteklinin iş ortaklığı olması halinde iş ortaklığı beyannamesi.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin bilgi, belge veya kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin bilgi ve belgeler ile bunların taşıması gereken kriterler:
4.3.1. Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 25 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi. 4.3.1.1. Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere kullanılan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ve 4734 sayılı Kanuna göre yapılacak ihalelere ilişkin sözleşmelerin yürütülmesi konusunda temsile ve yönetime yetkili olan ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicili müdürlükleri veya yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartların korunduğunu gösteren, e-forma uygun belgenin kullanılması zorunludur. 4.3.1.2. 4734 sayılı Kanun kapsamındaki idarelere taahhüt edilenler dışında yurt dışında gerçekleştirilen işlerden elde edilen iş deneyiminin 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 195 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince pay çoğunluğuna dayanarak kurulan şirketler topluluğu ilişkisi içinde kullanılması halinde bu hukuki ilişkiyi ve bu ilişkinin süresini tevsik eden belgelerin sunulması zorunludur.
4.3.2. İhale konusu işin ya da malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince sicil, izin, ruhsat, faaliyet belgesi vb. belgeler:
İşletme Kayıt Belgesi
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
4.4.1.Her türlü Yemek Üretimi Veya Dağıtım Veya Yemek Servis Hizmet İşi benzer iş olarak kabul edilir
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhaleye teklif verecek olanların, EKAP hesabına giriş yaparak ihale dokümanını indirmeleri zorunludur.
8-Teklifler, EKAP üzerinden teklif mektubu ile ihaleye katılım belgesi ve diğer ekler kullanılarak hazırlanacak ve e-imza ile imzalanarak ihale tarih ve saatine kadar EKAP üzerinden gönderilecektir.
9- İstekliler tekliflerini, her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden teklif birim fiyat şeklinde vereceklerdir. İhale sonucunda, üzerine ihale yapılan istekliyle birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
10- Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
11- İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
12- Bu ihalede elektronik eksiltme yapılmayacaktır.
13- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 45 (KırkBeş) takvim günüdür.
14- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
15- Diğer hususlar:
İhalede Uygulanacak Sınır Değer Katsayısı (R) : Malzemeli Yemek/0,77 Sınır değerin altında teklif sunan isteklilerin teklifleri açıklama istenilmeksizin reddedilecektir.
Edirne Belediyesi’nin sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle hayata geçirdiği Sıfır Atık Market projesi, ulusal çapta ses getirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl hizmete giren ve vatandaşlardan yoğun ilgi gören “Sıfır Atık Market”, Boğaziçi Çevre Ödülleri’nde zirveye yerleşti.
Çevre kirliliğiyle mücadele ve geri dönüşümü teşvik etme konusunda örnek projelere imza atan Edirne Belediyesi, başarısını prestijli bir ödülle taçlandırdı. Boğaziçi Üniversitesi Elektroteknoloji Kulübü ve IEEE Öğrenci Kolu tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Boğaziçi Çevre Ödülleri töreninde, Edirne Belediyesi “Yılın Geri Dönüşüm Projesi” ödülüne layık görüldü.
Ödülün merkezinde, geçtiğimiz yıl Şükrüpaşa Mahallesi’nde açılan ve kısa sürede kentin en uğrak noktalarından biri haline gelen Sıfır Atık Market yer alıyor. Açıldığı günden bu yana yoğun talep gören market, atık yönetimini bir zorunluluktan çıkarıp vatandaş için kazançlı bir modele dönüştürdü.
ATIKLAR ÇÖP DEĞİL, KAZANCA DÖNÜŞÜYOR
Vatandaşlar; kağıt, plastik, cam, metal ve bitkisel atık yağ gibi geri dönüştürülebilir malzemeleri çöpe atmak yerine Sıfır Atık Market’e getiriyor. Burada tartılan atıklar karşılığında Waste Log Atık Bildir mobil uygulaması üzerinden vatandaşların hesaplarına puan yükleniyor. Vatandaşlar yüklenen bu puanlar sayesinde markette yer alan ürünlere sahip olabiliyorlar.
BAŞKAN GENCAN “GELECEK NESİLLERE BORCUMUZ”
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Sıfır Atık Market projesinin gördüğü yoğun ilginin halkın çevre bilincini kanıtladığını belirterek, “Bu ödül, temiz bir Edirne ve sürdürülebilir bir dünya için attığımız adımların ne kadar doğru olduğunun bir göstergesidir” mesajını verdi. Başkan Gencan, bu başarının sadece bir başlangıç olduğunu vurguladı.
Akademik dünyanın ve çevreci toplulukların takdirini kazanan proje, Türkiye genelindeki diğer yerel yönetimler için de ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Edirne Valiliği’nin öncülüğünde oluşturulan Balkan Şehirleri Platformu, Ramazan ayı nedeniyle Türklerin yaşadığı Balkan ülkelerinin önemli kentlerinde iftar programları düzenliyor. Bu yıl üçüncü kez düzenlenen iftar programlarının ilki, Bulgaristan’ın Başkenti Sofya’da gerçekleştirildi. İlahi dinletisi ve Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu sanatçılarının konseri ile devam eden programda Edirne Valiliği Semazen ekibi de bir sema gösterisi yaparak beğeni ile izlendi
Program, Edirne Valisi Yunus Sezer, Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçisi Mehmet Sait Uyanık, Bulgaristan Müslümanları Diyaneti Baş Müftüsü Dr. Mustafa Aliş Haci’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Edirne Valiliği’nin sosyal medya hesabından da bir paylaşım yapılarak Sofya’da gerçekleştirilen iftar programında, Ramazan ayının huzur ve bereketinin soydaşlarımızla paylaşıldığı vurgulandı. Vali Sezer, “Ramazan Sofrasına bizleri kırmayıp gelen çok kıymetli misafirler, çok kıymetli dostlarımız. Öncelikle hepinize iyi akşamlar, Hayırlı Ramazanlar diliyorum. Hoş geldiniz, Bu üçüncü iftarımız. Üç yıldır burada sizlerle aynı sofrayı paylaşıyoruz. Burada bu vesile ile siz dostlarımızı görmekten dolayı büyük mutluluk duyduğumu belirtmek isterim. Edirne’den, Türkiye’deki dostlarınızdan ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan selamlar getirdik. Hepinizin Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyorum.” sözleriyle katılımcıları selamladı ve şunları söyledi.
“Edirnemizin tarihi ve kültürel zenginliklerini Balkan şehirlerindeki soydaşlarımızla buluşturduğumuz bu etkinlikler, birlik ve beraberliğimizi daha da artırıyor. Ramazan ayı boyunca devam edecek olan iftar programlarımızla, farklı Balkan şehirlerinde yaşayan soydaşlarımızla kucaklaşmaya, dostluk ve dayanışma ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz.”
DEVLET TÜRK SANAT MÜZİĞİ VE RUMELİ MÜZİKLERİ
Son yıllarda adına eklenen ‘Rumeli Müzikleri’nin icrasını sadece Edirne’de değil, komşu Balkan ülkelerinde de başarıyla sürdüren, sevdiren ve hatıraları canlandıran Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu bu yıl da etkinliklerin gözdesi oldu.
Saz ve ses sanatçısı olarak toplam yedi sanatçı ile etkinliklere katılan Topluluğun Müdürü Gökçe Bahar Ercan hem yönetici hem de sanatçı olarak ekibinin başında yer aldı. Sanat Yönetmeni Yıldıray Öztürk, Sanatçılar Halil Erseven, Emir Celal Er, Serhat Ellek, Kaan Taşdelen ve ses teknisyeni Anıl Kanarya, Edirne Valiliği Semazenlerine müzikleriyle eşlik etti.
Aynı ekip, bu akşam da Sofya Büyükelçiliği tarafından verilecek iftarda yer alacak.
Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu ile Semazen Sabahattin Harma’nın yetiştirdiği Edirne Valiliği Semazenlerinin Ramazan iftarları rotası, Makedonya’da Üsküp. Kosova’da Prizren ve Arnavutluk’ta Elbasan şehirleri ile devam edecek.
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda, İŞKUR aracılığıyla yürütülen Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında görev yapan personellerin iş akitlerinin 1 Mart itibarıyla sona ermesi temizlik ve güvenlik hizmetlerini yeniden gündeme getirdi. Eğitim İş Edirne Şubesi Başkanı Nedim Zobar, mevzuat gereği 9 ayla sınırlandırılan bu uygulama kapsamındaki binlerce emekçinin işsiz kalacağına dikkat çekerken, “Okullar temizlik ve güvenlik hizmetlerinde ciddi bir belirsizliğin içine sürüklenmektedir” dedi.
Eğitim İş Şube Başkanı Zobar, “Okullarda temizlik ve güvenlik geçici olamaz!” başlıklı yazılı açıklamasında, Milli Eğitim Bakanlığı’na, “Okulların temizlik ve güvenliği hangi planlamayla sürdürülecektir? İşsiz bırakılan emekçilerin yerine nasıl ve ne zaman kadrolu istihdam sağlanacaktır?” diye sorarak, geçici çözümler yerine, kalıcı ve adil bir istihdam modeli talep ettiklerini söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda, İŞKUR aracılığıyla yürütülen TYP (Toplum Yararına Programlar) kapsamında görev yapan personellerin iş akitlerinin 1 Mart itibarıyla sona ereceğini belirten Zobar, şunları söyledi:
“Mevzuat gereği 9 ayla sınırlandırılan bu uygulama nedeniyle binlerce emekçi işsiz kalırken, okullar temizlik ve güvenlik hizmetlerinde ciddi bir belirsizliğin içine sürüklenmektedir.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin daha önce yaptığı açıklamada TYP uygulamasının 2026 bahar yarıyılı itibarıyla kaldırılacağını ve yerine daha sürdürülebilir bir model getirileceğini duyurmuştu. Ancak bugüne kadar kamuoyuna açıklanmış somut bir plan, takvim ya da kadrolu istihdama ilişkin net bir irade ortaya konmamıştır. Açıklamalar var, çözüm yoktur.
Bugün gelinen noktada birçok okulda görev yapan personel 9 aylık çalışma süresini doldurmuş durumdadır. Yerlerine yeni personel görevlendirilmesi halinde ise Mart ayında başlayacak bir çalışanın Nisan–Mayıs–Haziran döneminde uyum süreci yaşayacağı açıktır. Bu süreçte okulların personel yetersizliği yaşaması, temizlik ve güvenlik hizmetlerinde aksamalara yol açması kaçınılmazdır. Eğitim kurumlarında hizmetin sürekliliği esastır; geçici ve kısa vadeli çözümlerle bu süreklilik sağlanamaz.
Diğer yandan TYP kapsamında çalışan personeller zaten düşük ücretlerle ve güvencesiz koşullarda görev yapmaktadır. 9 ayın sonunda işsiz kalmaları, hem kendileri hem de aileleri açısından ciddi bir mağduriyet yaratmaktadır. Kamu hizmeti, geçici iş gücü üzerinden ve insanları sürekli belirsizlik içinde bırakarak yürütülmemelidir.
Bakanlık, okulların temizlik ve güvenlik ihtiyaçlarını geçici çözümlerle değil, kalıcı ve kadrolu personel istihdamıyla karşılamalıdır. Okul yöneticilerini ve velileri zor durumda bırakan bu tablo, siyasi iktidarın işsiz yurttaşların emeğini sömürerek kamu hizmeti yürütme anlayışının bir yansımasıdır. Çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği geçici işgücüyle sağlanamaz; kalıcı çözümler için gerçek adımlar atılmalıdır.
Bu durumda, sorumluluk Milli Eğitim Bakanlığı’na aittir. Eğitimde tasarruf olmaz; çocuklarımızın geleceği ve sağlığı için gerekli kaynaklar öncelikli olarak eğitim kurumlarına aktarılmalıdır.
Bakanlığa açıkça soruyoruz:
Okulların temizlik ve güvenliği hangi planlamayla sürdürülecektir?
İşsiz bırakılan emekçilerin yerine nasıl ve ne zaman kadrolu istihdam sağlanacaktır?
Belirsizlik değil, somut adım bekliyoruz.
Geçici çözümler değil, kalıcı ve adil bir istihdam modeli talep ediyoruz”
Bulgaristan’a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapan TIR’ın stepnesi içerisinde, 22 kilo 500 gram skunk ele geçirildi, sürücü gözaltına alındı.
İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlar Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin uluslararası uyuşturucu madde ticaretini önlemeye yönelik yaptığı çalışmada, yurt dışından gelen bir TIR’ı takibe aldı. Bulgaristan’a açılan Hamzabeyli Sınır Kapısı’ndan giriş yapan TIR durdurularak aramaya alındı.
TIR’da, narkotik dedektör köpeği yardımıyla yapılan aramada; stepne içerisinde 22 kilo 500 gram skunk ele geçirildi.
Edirne Sporcu Eğitim Merkezi (SEM) sporcusu Toprak Topatan Türkiye Açık Su Yüzme Kış Şampiyonası’nda, Emir Ali Cengiz Oğuz da U18 Salon Türkiye Atletizm Şampiyonası’nda Tükiye şampiyonu oldu.
Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü SEM’in iki sporcusunun başarısını şöyle duyurdu:
YÜZME
“12–15 Şubat 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Türkiye Açık Su Yüzme Kış Şampiyonası (14+) ile 11–12–13 Yaş Gelişim Grubu Yarışmaları’nda, Edirne Sporcu Eğitim Merkezi (SEM) sporcumuz Toprak Topatan, 5.000 metre açık su yarışında Türkiye Şampiyonu olmuştur.”
ATLETİZM
“21–22 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen U18 Salon Türkiye Atletizm Şampiyonası’nda, Sporcu Eğitim Merkezi (SEM) sporcumuz Emir Ali Cengiz Oğuz, 3 adım atlama branşında Türkiye Şampiyonu olmuştur.”
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Egemen Aydın, dört yıllık restorasyonun ardından Selimiye Camisi’nin ibadete açılmasının, kentin inanç turizmine büyük katkı sağladığını belirtti.
TÜRSAB Trakya Bölge Temsil Kurulu Başkanı Aydın, Ramazan ayıyla birlikte kapıları Selimiye Camisi’nin ibadete açılmasının, kent turizmi açısından önemine değindi. Tarihi caminin dört yıllık restorasyon sürecinde, acentelerin açılış tarihini merakla beklediğini belirten Aydın, ibadete açılmasıyla Edirne’nin inanç turizminin daha da hareketlendiğini kaydetti.
‘HERKES HASRETLE BEKLİYORDU’
Edirne’deki en büyük turistik merkezin Selimiye Camisi olduğuna dikkat çeken Aydın, “Baktığınız zaman Selimiye Edirne’deki en büyük turistik merkez. Mimar Sinan’ın ustalık eserim diye tabir ettiği, gerçekten de çok güzel bir şekilde de onarılmış durumda olan ve restorasyondan geçmiş durumda olan bir eser. Hatta dün oradaydım, detaylıca inceleme fırsatım oldu. Çünkü ilk açıldığı günler çok yoğun bir ziyaret aldı. Hatta insanlar sığmadı, başka camilere yönlendirildiler. Hasretle bekliyordu Edirneliler ve buraya gelen turistler de hasretle bekliyorlardı. TÜRSAB olarak Edirne ofisimiz Selimiye Cami’nin orta kapısının tam karşısında en fazla aldığımız soru; ‘Ne zaman açılacak? Ne kadar görebiliyoruz? Hangi bölümlerini görebiliyoruz?’ gibiydi. Ondan dolayı turistlerden de böyle bir beklenti vardı. Tabii bunun açılması ve de Ramazan’a denk gelmesi bizim için çok büyük bir mutluluk kaynağı oldu. Özellikle şehir dışından gelecek olan turistlerin görebilmesi için ve seyahat acentelerimizin programlarına ekleyebilmeleri, bizim için çok büyük bir artı değer oldu” diye konuştu.
‘SELİMİYE, DESTİNASYONU DAHA CAZİP KILDI’
Edirne’nin, inanç turizmi açısından en fazla turist çeken şehirler arasında olduğunu dile getiren Aydın, “Tabii aynı zamanda bu sene Selimiye’nin arka tarafında Ramazan Sokağı diye bir sokak kuruldu. Orası da çok ciddi bir şekilde katkı sunmaya başladı. İnanç turizmi açısından Edirne en fazla turist çeken şehirlerden bir tanesi. Hem Selimiye’nin Ramazan ayında açılması, hem de Ramazan sokağının kurulması; ikisi birlikte olunca olarak destinasyon çok daha cazip kıldı turistik açıdan Edirne’yi” diye konuştu.
‘BU SENE EDİRNE’NİN DAHA FAZLA TURİST ALACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM’
Ramazan’ın ilk günlerinin turizm sektörü için durağan geçtiğini kaydeden Aydın, “Aslında şu anda ramazanın ilk başlangıç aşamasında olduğumuz için her sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de bir durağanlık var. Tabii ki insanlar yavaş yavaş alışıyorlar. Her şeye bir anda alışmak mümkün değil. Ondan dolayı ilk öncelikle dışarıda değil de evlerinde iftar yapmayı tercih ediyorlar. Sahura kalktıktan sonra bir uykusuzluk olabiliyor. Ramazan’a ve oruca alışma süresi gerekiyor. Bunları atlattıktan sonra yavaş yavaş dışarılara bakmaya başlıyorlar, dışarıda iftarlar başlıyor, dışarı turlara gitmeye başlıyorlar. Ondan dolayı biz iki perdeye ayırıyoruz aslında ramazanı. Birinci dönemi ilk on beş gün, ikinci dönemi son on beş gün. İlk on beş günde genellikle yavaş olur, daha durağan geçer. Ama ikinci on beş günden sonra insanlar hem oruca hem ramazana alıştıkları için hem de turlara gidip dışarıda iftar yapmak istiyorlar, yeni bir şehir tanımak istiyorlar. Ondan dolayı artacaktır, artarak ilerleyeceğini düşünüyoruz. Selimiye’nin de açılmasıyla beraber bu sene Edirne’nin daha fazla turist alacağını düşünüyorum, inanç turizmi açısından” şeklinde konuştu.