16 kaçak göçmen yakalandı!

Olgay GÜLER
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde jandarma tarafından durdurulan 3 araçta yasa dışı yollarla Avrupa ülkelerine gitmek isteyen toplam 16 kaçak göçmen yakalandı, 3 organizatör şüphelisi gözaltına alındı.


Uzunköprü İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çalıköy yolu üzerinde yaptıkları denetimlerde M.Y. (47), M.A.K. (43) ve F.Ş. (45) yönetimindeki araçları durdurdu. Araçlarda, yasa dışı yollarla Avrupa ülkelerine gitmek isteyen aralarında çocukların da bulunduğu Afganistan, İran ve Irak uyruklu 16 kaçak göçmen yakalandı. Sürücü ve organizatör şüphelileri M.Y., M.A.K. ve F.Ş., gözaltına alındı.

Sürücülere, ‘Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddelerinden toplam 64 bin 645 lira idari para cezası kesildi.
Kaçak göçmenlerin, işlemlerinin ardından Edirne İl Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edileceği bildirildi.

CHP’den mazot tepkisi!

CHP Edirne İl Başkanı Özlem Becan, son zamlarla birlikte mazot fiyatının 100 TL’yi aşmasına tepki gösterdi. Becan, “Çiftçiye “üret” deyip üretimin en temel girdilerinden birini karşılanamaz hale getiremezsiniz” dedi.


İl Başkanı Özlem Becan yazılı açıklamasında, yıllardır ekonomiyi yönetenlerin bugün çıkıp bu tablonun sorumluluğunu başka yerde arama lüksü olmadığına dikkat çekerek şunlara yer verdi:
Üretemeyen çiftçi, siftah yapamayan, kepenk açmakta zorlanan esnaf, ay sonunu getiremeyen emekçi, gelecek kaygısı içindeki genç..

Çiftçiye “üret” deyip üretimin en temel girdilerinden birini karşılanamaz hale getiremezsiniz. Esnafa “ayakta kal” deyip her kontak çevrildiğinde maliyetini büyütemezsiniz. Vatandaşa “sabret” deyip hayat pahalılığının faturasını sürekli onun sırtına yükleyemezsiniz.

Yıllardır ekonomiyi yönetenlerin bugün çıkıp bu tablonun sorumluluğunu başka yerde arama lüksü yoktur. Yönetiyorsanız, sorumlusunuz. Vergi politikalarından tarımsal desteklere, üretim maliyetlerinden vatandaşın alım gücüne kadar ortaya çıkan bu tablonun siyasi sorumluluğu iktidardadır.

Türkiye’nin ihtiyacı günü kurtaran çözümler değil; üreticiyi, esnafı ve emekçiyi yeniden ayağa kaldıracak adil, öngörülebilir ve üretim odaklı bir ekonomi politikasıdır.

Vatandaş fedakârlık yapmaktan yoruldu. Çiftçinin, esnafın, emekçinin sırtına daha fazla yük bindirilemez. Artık ekonomik tercihlerin bedelini sürekli vatandaşa ödetmek yerine, bu ülkeyi yönetenlerin kendi kararlarının sonuçlarıyla yüzleşmesi gerekir.

Çünkü yönetmek yalnızca karar almak değildir; alınan kararların, yapılan tercihlerin ve vatandaşa ödetilen bedelin hesabını millete verebilmektir.

Pedallar Gelecek İçin!

Avrupa Hareketlilik Haftası, Edirne’de bisikletlerin enerjisi, hareketin coşkusu ve birlikte olmanın heyecanıyla kutlanacak. “Gelecek İçin Pedallayım” etkinliği, 20 Eylül 2026 tarihinde Edirne’de bisiklet tutkunlarını buluşturacak.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Türkiye Belediyeler Birliği’nin öncülüğünde; Edirne Belediyesi, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası AB Bilgi Merkezi ve Edirne’de faaliyet gösteren bisiklet kulüplerinin iş birliğiyle düzenlenecek etkinlikte, Türkiye’den ve komşu ülkelerden bisikletliler Edirne sokaklarında aynı heyecanla pedal çevirecek.

“Herkes İçin Hareketlilik” ve “Nesiller Arası Adalet” temalarıyla gerçekleştirilecek etkinlikte; sürdürülebilir ulaşım, bisiklet kullanımı ve aktif yaşam konusunda farkındalık oluşturulması hedefleniyor.

20 Eylül 2026 Pazar günü saat 12.00’de Saraçlar Caddesi’nden başlayacak etkinlikte, bisikletliler Edirne’nin tarihi ve merkezi güzergahlarında pedal çevirecek. Şehrin sokakları bu kez hareketin, dayanışmanın ve bisikletlerin enerjisiyle renklenecek.

Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında gerçekleştirilecek etkinlik ile bisikletli ulaşımın yaygınlaştırılması, sürdürülebilir ve hareketli bir yaşam kültürünün desteklenmesi ve daha yaşanabilir kentler için birlikte hareket etme bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Tüm Edirneliler bu büyük bisiklet buluşmasında pedal çevirmeye, şehrin coşkusuna ortak olmaya davet ediliyor!

Gelecek için pedalla, Edirne için harekete geç!

İriş: İlk ders ahlak ve maneviyat olmalı

Olgay GÜLER
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Edirne Şubesi Başkanı Abdülhamit İriş, çocukların yeni eğitim ve öğretim yılında sadece sınavlara değil hayata hazırlanması gerektiğini, onlara ahlakın, merhametin, adaletin, sorumluluğun ve güzel davranmanın da öğretilmesi gerektiğinin altını çizdi.
AGD Edirne Şubesi tarafından, 2026-2027 eğitim ve öğretim yılına yönelik basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya AGD Edirne Şube Başkanı Abdülhamit İriş ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Burada açıklamayı okuyan Şube Başkanı İriş, çocukların yeni eğitim ve öğretim yılında sadece sınavlara değil hayata hazırlanması gerektiğinin altını çizdi.


‘İLK DERSİMİZ ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT OLMALI’
Açıklamada ailelere, çocuklarına ahlakı, merhameti, adaleti, sorumluluğu ve güzel davranmayı öğretmeleri konusunda çağrıda bulunan İriş, “Çocuklarımızı sadece sınavlara değil, hayata hazırlayalım. Onlara yalnızca bilgi ve meslek kazandırmayalım; ahlakı, merhameti, adaleti, sorumluluğu ve güzel davranmayı da öğretelim. Çünkü eğitim yalnızca sınav başarısı, diploma ve meslek sahibi olmak değildir. Bilgi insana güç kazandırır. Ahlak ve maneviyat ise o gücün nasıl kullanılacağını öğretir. Bugünün öğrencileri, yarının öğretmenleri, doktorları, mühendisleri, yöneticileri ve toplumun farklı alanlarında sorumluluk üstlenecek insanlarıdır. Bu nedenle gençlerimizi yetiştirirken sadece; “Ne olacak?” diye değil, “Nasıl bir insan olacak?” diye de sormalıyız. Bizim cevabımız açıktır: İlk dersimiz “Önce Ahlak ve Maneviyat” olmalıdır” dedi.
‘MANEVİ GELİŞİM DE ÖNEMLİ’
Çocukların sadece bedensel olarak değil, sosyal, kültürel ve manevi gelişimlerinin de önemli olduğunu belirten İriş, “Ahlak; doğruyu seçmek, adaletten ayrılmamak, kul hakkına riayet etmek ve kimse görmediğinde de doğru davranabilmektir. Maneviyat ise bu değerleri hayatın merkezine koymaktır. İyi bir gelecek, sadece başarılı insanlarla değil; vicdan sahibi, adaletli, merhametli ve sorumluluk sahibi insanlarla kurulabilir. Bugün çocuklarımızın karşı karşıya olduğu önemli meselelerden biri de dijital dünyadır. Teknolojinin imkânlarından elbette faydalanmalıyız. Ancak çocuklarımızın ekranlara ve sosyal medyaya mahkûm olmasına da izin vermemeliyiz. Gençlerimiz; sporla, sanatla, kültürle, okumayla, arkadaşlık ve sosyal hayatla buluşmalıdır. Çünkü çocuklarımızın sadece zihinsel gelişimi değil; bedensel, sosyal, kültürel ve manevi gelişimi de önemlidir” diye konuştu.
‘ÇOCUKLARIMIZI DEĞER SAHİBİ İNSANLAR OLARAK YETİŞTİRELİM’
AGD Edirne Şubesi olarak gençlerin eğitimine, sosyal gelişimine ve güzel ahlakla yetişmesine katkı sunmak amacıyla yıl boyunca farklı alanlarda çalışmalar gerçekleştirdiklerini anlatan İriş, “Seminerler, şehir gezileri, bisiklet turları, futsal turnuvaları, Siyer-i Nebi yarışmaları, Kaşif Okuma Grupları, Şuur Dersleri, Helva Sohbetleri, sabah namazı buluşmaları ve kahvaltıları, Ramazan iftarları ve mezuniyet programları gibi birçok etkinlikle gençlerimizi; bilgi, kültür, spor, arkadaşlık ve manevi değerlerle buluşturmaya gayret ediyoruz. Edirne’mizdeki bütün gençlerimizi ve ailelerimizi bu çalışmalarımıza katılmaya; birlikte öğrenmeye, birlikte gelişmeye ve güzel bir gençlik idealini birlikte inşa etmeye davet ediyoruz. Yeni eğitim-öğretim yılına sadece; “Başarılı olacağım.” diyerek değil, “İyi bir insan olacağım, kendimi geliştireceğim ve insanlığa faydalı olacağım.” diyerek başlayalım. Çocuklarımızı sadece meslek sahibi değil, değer sahibi insanlar olarak yetiştirelim. 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı’nın öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve bütün eğitim camiamıza ve milletimize hayırlı olmasını diliyor, yeni eğitim yılında tüm öğrencilerimize başarılar temenni ediyoruz” şeklinde konuştu.

Edirne Belediyesi’nden üreticiye destek

Edirne Belediyesi, 2026 yılı başından bu yana 190 dönüm arazide ayçiçeği üretimi, 200 dönüm alanda buğday ve arpa üretimi yaptı. Belediye aynı sürede 200 adet ata tohumu, 1200 kilo nohut tohumu vce 10 bin adet sebze fidesi dağıtımına gerçekleştirdi.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Belediyemize ait olup işgal altında bulunan arazileri yeniden kamuya kazandırdık, üretime dahil ettik” dedi.
Başkan Gencan, “Bugün bu toprakları belediyemiz eliyle işliyor, üretirken üreticimizi de destekliyoruz. Ata tohumundan nohut tohumuna, sebze fidesinden tarımsal üretime kadar farklı alanlarda desteğimizi sürdürüyoruz. Ürettiğimizi de hemşehrilerimizle paylaşıyoruz. Hasat ettiğimiz ayçiçeklerini yağa dönüştürerek ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize ulaştırıyor, buğday ve arpa saplarını hayvancılıkla uğraşan üreticilerimize destek olarak sunuyoruz. Kamuya ait toprağı koruyor, üretiyor; ortaya çıkan değeri yine Edirne’mizle paylaşıyoruz” şeklinde konuştu.
Edirne Belediyesi, 190 dönüm arazide hasat edilen ayçiçeğini yağa dönüştererek ihtiyaç sahibi vatandaşalra ulaştıracak.
200 dönüm alanda gerçekleştirilen buğday ve arpa üretimi sonrası hasattan elde edilen saplar hayvancılıkla uğraşan üreticilere hibe edildi.

5’nci Uzunköprü Kültür, Sanat ve Tarım Festivali programı belirlendi

Uzunköprü Belediyesi tarafından düzenlenen ve 24-25-26-27 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek 5.Uzunköprü Kültür, Sanat ve Tarım Festivali’nin programı belli oldu.
Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, “Uzunköprü’nün kültürünü, sanatını, geleneklerini ve sosyal yaşamını bir araya getiren 5. Uzunköprü Kültür, Sanat ve Tarım Festivalimiz, 24-25-26-27 Eylül tarihlerinde halkımızla buluşuyor” dedi.
FESTİVAL PROGRAMI AÇIKLANDI

    1’NCİ GÜN PROGRAMI
    17.00 | Kortej Cumhuriyet Meydanı
    17.15 | Hotead Halk Oyunları Ekibi Gösterisi Cumhuriyet Meydanı
    18.00 | Festival Açılışı Cumhuriyet Meydanı
    20.00 | DJ Alihan Kayhan Festival Sahnesi
    20.30 | Uzunköprü Belediyesi Kadın Ritim Grubu Festival Sahnesi
    21.00 | Rumeli Orhan&Kemal Konseri Festival Sahnesi

      2’NCİ GÜN PROGRAMI
      12.30 | Şehitlerimiz ve Gazilerimiz için Mevlid Muradiye Camii
      14.30 | Resim ve El Sanatları Sergisi Açılışı Aziz Ioannis Kilisesi
      16.00 | Doç. Dr. Hacer Ateş Söyleşisi (Bir Osmanlı Şehri Olarak Uzunköprü Cisr-i Ergene Konulu) Atatürk Kültür Merkezi
      20.00 | DJ Mert Eren Festival Sahnesi
      20.30 | Edirne Belediyesi Dans Ekibi Festival Sahnesi
      21.00 | Retrobüs Konseri Festival Sahnesi

      3’NCÜ GÜN PROGRAMI
      14.00 | Yöresel Yemek Yarışması (Soğan Dolması ve Gazoz Tatlısı) Cumhuriyet Park
      16.00 | Survivor Parkuru Mehmet Bağcı ve Mahmure Eren Bağcı Çocuk Spor ve Kültür Tesisi
      18.00 | Sokak Basketbolu Turnuvası Açılışı Mehmet Bağcı ve Mahmure Eren Bağcı Çocuk Spor ve Kültür Tesisi
      20.00 | DJ Mert Eren Festival Sahnesi
      21.00 | Zakkum Konseri Festival Sahnesi

      4’NCÜ GÜN PROGRAMI
      12.00 | Briç Turnuvası (Uzunköprüspor Briç Kulübü) Eski Ticaret Odası Binası
      14.00 | Çocuk Tiyatrosu (Keloğlan Dürüst Oğlan) Atatürk Kültür Merkezi
      17.00 | Bisiklet Turu Atatürk Kültür Merkezi Önü (başlayarak şehir turu)
      18.00 | Sokak Basketbolu Turnuvası Ödül Töreni
      Mehmet Bağcı ve Mahmure Eren Bağcı Çocuk Spor ve Kültür Tesisi
      MARTİN’DEN DAVET
      Başkan Martin, “Dört gün boyunca kültürün, sanatın, sporun, müziğin ve tarımın buluştuğu 5. Uzunköprü Kültür, Sanat ve Tarım Festivalimizde tüm vatandaşlarımızı aramızda görmekten mutluluk duyacağız” şeklinde konuştu.

      Uzunköprü’de Sokak Basketbolu Turnuvası

      5.Uzunköprü Kültür, Sanat ve Tarım Festivali kapsamında düzenlenecek sokak basketbolu turnuvasına başvurular bugün başladı.
      Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, “Sporun, rekabetin ve festival coşkusunun bir araya geldiği Basketbol Turnuvamız için başvurular başladı” dedi.
      Başkan Martin şunları söyledi:
      24-25-26-27 Eylül 2026 tarihlerinde düzenleyeceğimiz 5. Uzunköprü Kültür, Sanat ve Tarım Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Sokak Basketbolu Turnuvamıza tüm sporseverleri davet ediyoruz.
      Takımını kur, sahaya çık ve festival heyecanını birlikte yaşa!
      Başvuru Tarihi: 17-23 Eylül 2026
      Başvuru Yeri: Atatürk Kültür Merkezi
      16 yaş ve üzeri
      Başvuru formu ve kimlik fotokopisi ile başvurularınızı gerçekleştirebilirsiniz.
      Haydi Uzunköprü! Sahada buluşalım, dostluk ve mücadele dolu bir turnuvaya hep birlikte imza atalım!

      En güzel Soğan Dolması ve Gazoz Tatlısı için yarışacaklar


      5.Uzunköprü Kültür, Sanat ve Tarım Festivali kapsamında düzenlenecek Yöresel Yemek Yarışması’na başvurular bugün başladı. Yarışmacılar en güzel Soğan Dolması ve Gazoz Tatlısın yapmak için yarışacak.


      Uzunköprü Belediye Başkanı Ediz Martin, “Uzunköprü’müzün asırlık mutfak kültürünü, geleneksel lezzetlerini ve hünerli ellerini festivalimizde buluşturuyoruz” dedi.
      Başkan Martin, yarışma ile ilgili açıklamasında şunlara yer vrdi:
      5.Uzunköprü Kültür, Sanat ve Tarım Festivali kapsamında düzenlenecek Yöresel Yemek Yarışmamızda, Soğan Dolması ve Gazoz Tatlısı kategorilerinde birbirinden güzel lezzetler yarışacak.
      Siz de “Benim tarifim daha güzel!” diyorsanız, hünerlerinizi sergilemek ve Uzunköprü’müzün eşsiz lezzetlerini birlikte yaşatmak için yarışmamıza katılın!

      Gazoz Tatlısı ve Soğan Dolması yemekleri yarışma kapsamındadır.

      Başvuru Tarihi: 17-23 Eylül 2026
      Başvuru Yeri: Atatürk Kültür Merkezi
      Başvuru: Başvuru formu ve kimlik fotokopisi ile yapılacaktır.

      Geleneksel lezzetlerimizi birlikte yaşatalım, Uzunköprü’müzün mutfağını birlikte geleceğe taşıyalım!

      ‘Önce ÇED, Önce Rıza’

      Keşan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Anbarcı, TPAO’nun Trakya’daki petrol ve doğal gaz projesi için verilen acele kamulaştırma kararının yeniden ele alınmasını istedi. Anbarcı, odanın TPAO’dan resmi yazıyla ayrıntılı bilgi istediğini açıkladı. Sürecin toprak sahiplerinin oluru alınarak, aşama aşama ve bütüncül bir ÇED raporuyla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

      5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, TPAO’ya “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi” için acele kamulaştırma yetkisi verdi. Yetki; sondaj lokasyonları ve yolları, boru hatları, enerji nakil hatları, üretim kampları, idari kampüsler ve depolama tesisleri için gereken taşınmazları kapsıyor ve mülkiyet ya da irtifak hakkı yoluyla kullanılabiliyor. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’nin Gelibolu ilçesini ilgilendiren karar, bölge çiftçisini ve ziraat odalarını tedirgin etti. Keşan TSO Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Grubu Sözcüsü Mustafa Anbarcı da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

      “Aramaya değil, aceleye karşıyız”

      Yerli enerji kaynaklarını önemsediklerini vurgulayan Anbarcı şunları söyledi:

      “Trakya bu ülkenin enerji hikâyesine yabancı değil; Hamitabat ve Kumrular’daki ilk ekonomik gaz keşiflerinin üzerinden yarım asrı aşkın zaman geçti. Dışa bağımlılığı azaltacak yerli kaynağa kimse karşı çıkmaz. Ama enerji ararken, kaybedildiğinde yerine konamayacak toprağımızı ve suyumuzu tehlikeye atamayız. İtirazımız aramaya değil, bu büyüklükte bir müdahalenin oldubittiye getirilmesinedir.”

      “Belirsizlik üreticiyi de yatırımcıyı da bekletiyor”

      “Kararın, Petrol Kanunu’nun tanıdığı imkânla Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesine dayandığını biliyoruz. Ancak hukuken mümkün olan her şey her durumda doğru değildir. Olağan kamulaştırmada idare önce malikten satın almayı dener ve taşınmaza ancak bedel kesinleşip tescil yapıldıktan sonra girer. Acele kamulaştırmada ise bilirkişinin biçtiği bedel bankaya yatırılır yatırılmaz el konulabiliyor, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonraya kalıyor. Tekirdağ Barosu’nun da hatırlattığı gibi bu, mülkiyet hakkını derinden etkileyen istisnai bir yoldur. Üstelik karara köy ve parsel bazında bir liste eklenmedi; ortada yalnızca 1/900 bin ölçekli genel bir harita var. Böyle bir haritadan hiçbir çiftçi kendi tarlasının etkilenip etkilenmeyeceğini çıkaramaz. Yeni sezonun ekimini planlayan üreticiyi de yatırım kararı verecek sanayiciyi de bu belirsizliğe mahkûm edemeyiz.”

      “Toprak bir kez bozulursa geri gelmez”

      “Trakya, ülkemizin buğdayında ve ayçiçeğinde başı çeken üretim bölgelerindendir. ‘Çeltiğin başkenti’ diye anılan Edirne’miz, Türkiye’nin çeltik üretiminin yarısına yakınını tek başına karşılıyor. Keşan’da ayçiçeği hasadının sürdüğü şu günlerde şunu hatırlatmak isterim: Ayçiçeğinde yıllık ihtiyacının tamamını hâlâ üretemeyen bir ülkede tek bir verimli dönümü kaybetmek bile pahalıya mal olur. Kararın kapsamında tarlaların yanı sıra meralar ve ormanlar da var.

      Mesele yalnızca kuyunun kurulduğu alan değildir; o kuyuya yol, hat ve tesis de gelir. Ağır iş makineleri tarlaya girer, verimli üst toprak sıyrılır, toprak sıkışır, drenaj bozulur, araziler parça parça bölünür. Toz, gürültü ve kamyon trafiği yaban hayatını da rahatsız eder. Oluşması yüzyıllar süren toprak, birkaç haftada telafisi güç biçimde zarar görebilir. Daimi irtifak kurulan bir güzergâh ise o tarlanın hem değerini hem kullanımını kalıcı olarak kısıtlar.”

      “Kaya gazı sorusu yanıt bekliyor”

      “Enerji Bakanımız geçen yıl, Trakya’da gaz potansiyeli gördükleri sahalarda ‘konvansiyonel olmayan’ yöntemlerle üretim yapılacağını açıklamıştı. Basına yansıyan bilgilere göre TPAO’nun 2020 faaliyet raporunda, Trakya’daki bazı kuyularda hidrolik çatlatma uygulandığı yer alıyor. Yeni karar ise açılacak kuyularda bu yönteme başvurulup başvurulmayacağı konusunda sessiz.

      Hidrolik çatlatma, su, kum ve kimyasallardan oluşan bir karışımın kaya katmanlarına yüksek basınçla basılması demektir. Yüzeye geri dönen su tuz, ağır metal ve kimyasal kalıntı taşıyabilir. Depolama ya da taşıma sırasındaki bir sızıntı toprağımızı ve derelerimizi, kuyu yalıtımındaki bir kusur ise yeraltı sularımızı kirletebilir. Deprem kuşağındaki bir bölgede yer altına basınçla sıvı verilmesinin etkileri de ayrıca incelenmelidir.

      Komşumuz Bulgaristan, tahıl ambarı saydığı bir bölgeye verilen kaya gazı ruhsatı üzerine yükselen itirazların ardından Ocak 2012’de hidrolik çatlatmayı yasakladı; böylece Fransa’dan sonra bu adımı atan ikinci Avrupa ülkesi oldu. Biz yasak istemiyoruz; ama komşumuzun bu denli ciddiye aldığı bir riski, bütüncül bir ÇED raporu görmeden göze alamayız.”

      “Keşan susuzluğu yaşadı”

      “Su, Trakya’nın kırmızı çizgisidir. Geçen yıl eylülde 56 milyon metreküplük Kadıköy Barajımızın doluluğu yüzde 1’in altına indi, ilçemizin suyu kuyulardan karşılanmak zorunda kalındı. Yeraltı suyunu son güvencesi olarak gören bir bölgede şu sorular yanıtlanmadan tek adım atılmamalıdır: Proje ne kadar su tüketecek, bu su nereden alınacak, atık su nerede bertaraf edilecek?”

      “Süreç adım adım ilerlemeli”

      Anbarcı taleplerini şöyle sıraladı: “Bölgedeki bazı TPAO kuyularına, Proje Tanıtım Dosyası incelenerek ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı verildiğini görüyoruz. Oysa tek başına küçük görünen her kuyu, yol, boru hattı ve depo, bir araya geldiğinde bütün bir havzanın kaderini değiştirebilir.

      Bu nedenle öncelikle acele kamulaştırma kararı yeniden değerlendirilmeli, süreç olağan usule döndürülmelidir. Toprak sahipleriyle uzlaşma yolu sonuna kadar denenmeli; malikin oluru alınmadan ve hakkaniyetli bir bedel konuşulmadan hiçbir tarlaya iş makinesi girmemelidir.

      İkincisi, kuyuları, yolları, boru hatlarını ve depoları birlikte ele alan, halkın katılımına açık, bütüncül bir ÇED raporu hazırlanmalı; rapor tamamlanmadan arazilere girilmemelidir.

      Üçüncüsü, hidrolik çatlatma yapılıp yapılmayacağı, kullanılacak su ve kimyasallar ve atık yönetimi kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

      Dördüncüsü, etkilenecek alanlar köy ve parsel bazında ilan edilmeli; muhtarlarımızın, ziraat odalarımızın, ticaret ve sanayi odalarımızın, belediyelerimizin ve üniversitelerimizin görüşü alınmalıdır.

      Çalışmalar önce sınırlı ve denetlenebilir bir ölçekte başlamalı, sonuçlar paylaşıldıkça aşama aşama genişlemelidir. Hiçbir işe başlanmadan önce toprağın ve suyun bugünkü durumu bağımsız ölçümlerle kayıt altına alınmalıdır.”

      “TPAO’dan resmi yazıyla bilgi istedik”

      Odanın konuyla ilgili somut adımlar attığını belirten Anbarcı şöyle konuştu:

      “Keşan Ticaret ve Sanayi Odası olarak TPAO’ya resmi yazıyla başvurduk ve projeye ilişkin ayrıntılı bilgilendirme talep ettik. Bölgemizin pek çok sorusu var: Hangi köy ve parseller etkilenecek, kaç kuyu açılacak, hangi yöntemler uygulanacak, su nasıl kullanılacak ve atıklar nasıl yönetilecek? Bu sorulara açık ve yazılı yanıtlar bekliyoruz. Önümüzdeki süreçte ilgili kurumlarımız ve oda birimlerimizle ayrıntılı toplantılar yapacağız. Kararın bölgemize, üreticimize ve ekonomimize etkilerini tüm yönleriyle değerlendireceğiz.”

      Anbarcı sözlerini şöyle tamamladı: “Enerji arz güvenliği ne kadar değerliyse sofradaki ekmek ve musluktan akan su da o kadar değerlidir. Kirlenen bir yeraltı su kaynağını, verimini yitiren bir tarlayı hiçbir kamulaştırma bedeli geri getiremez. Keşan Ticaret ve Sanayi Odası olarak konunun takipçisi olacağız. Amacımız, üreticimizin, esnafımızın ve sanayicimizin hakkını gözeten, bilime ve şeffaflığa dayanan bir yol izlenmesidir.”

      TOP 10 En İyi Saç Ekimi Ajansı

      Saç dökülmesi belirgin hale geldiğinde, çok sayıda yöntem ve merkez vardır. Özellikle İstanbul gibi saç ekimi hizmetlerinin geniş bir yelpazesine sahip şehirlerde, operasyon kararının en önemli aşamalarından biri klinik seçimdir. Saç ekimi merkezlerini karşılaştırırken tek bir kritere bağlı kalmamak gerekir çünkü farklı teknikler, farklı hizmet paketleri ve çok farklı saç ekimi fiyatları vardır.

      Saç Ekimi Nedir ve Nasıl Planlanır?

      Saçlara daha dayanıklı köklerin bulunduğu donör bölgeden alınan foliküler ünitelerin saçsız veya seyrelmiş bölgelere aktarılması saç ekimi olarak bilinir. Başın arka ve yan kısımlarının çoğu donör alanı olarak kullanılır.Yaklaşık greft ihtiyacı, donör bölgenin saç kaybı, açıklığın genişliği, saç tellerinin kalınlığı ve yoğunluğuna göre belirlenir. Ardından, saç çizgisinin ve greftlerin hangi bölgelere uygulanacağını belirlemek için bir plan yapılır.

      Saç Ekimi Merkezi Seçerken Neleri Araştırmalısınız?

      Klinik seçerken ilk düşünülmesi gereken şey, sağlık hizmetinin kimler tarafından ve hangi koşullarda verildiğidir. Operasyonu planlayan hekimin rolünü ve işlemin hangi aşamalarında sağlık profesyonellerinin bulunduğunu bilmelisiniz.

      Donör bölgesi ikinci önemli sorundur. çünkü saç ekiminde kullanılabilecek köklerin sayısı sınırsızdır. Geri kalan köklerin çıkarılması, arka bölgede uzun süre seyrek bir görünüm yaratabilir.

      Saç çizgisi tasarımına da bakılmalıdır. Her bireye aynı şekilde çizilen standart saç çizgileri yerine, yüz yapısı, yaş ve mevcut saç yapısı dikkate alınmalıdır.

      1. Yetkin Bayer

      Listenin ilk sırasında Yetkin Bayer yer alıyor. İstanbul’da saç ekimi ve medikal estetik alanında hizmet veren Dr. Yetkin Bayer’in kliniğinde saç ekimi operasyonları kişisel değerlendirme ve saç analizi doğrultusunda planlanıyor.

      Saç ekiminde özellikle ön saç çizgisinin kişiye özel oluşturulması önem taşıyor. Çünkü başarılı bir operasyonun ilk bakışta fark edilen bölümü genellikle ön hat oluyor. Yaş, alın yapısı ve mevcut saçların çıkış yönlerinin birlikte değerlendirilmesi daha dengeli bir görünüm açısından önemlidir.

      Klinikte farklı saç ekimi yaklaşımlarının kişinin ihtiyacına göre değerlendirilmesi, her danışana aynı operasyon planının uygulanması yerine mevcut saç durumuna göre hareket edilmesini sağlıyor.

      Donör alan kapasitesi, planlanan greft sayısı ve operasyon sonrası sürecin birlikte ele alınması da merkez araştırırken değerlendirilebilecek önemli ayrıntılar arasında.

      2. ByHairClinic

      ByHairClinic listenin ikinci sırasında yer alıyor. İstanbul’da saç ekimi konusunda hizmet veren merkez, özellikle kişisel saç çizgisi planlaması açısından değerlendirilebilecek alternatiflerden biri.

      Ön saç çizgisinde doğallığı belirleyen konulardan biri foliküler ünitelerin dağılımıdır. Ön hattın gereğinden fazla yoğun ve düz oluşturulması yapay bir görüntü ortaya çıkarabilir.

      Bu nedenle operasyon öncesindeki görüşmede yalnızca greft sayısına değil saç çizgisinin nereden başlayacağına ve nasıl bir geçiş oluşturulacağına da bakmanız önemlidir.

      3. Micro FUE Turkey

      Listenin üçüncü sırasında Micro FUE Turkey bulunuyor. İstanbul’da saç ekimi hizmeti sunan merkezlerden biri olan Micro FUE Turkey, farklı saç kaybı seviyelerindeki kişiler tarafından değerlendirilebilir.

      Saç ekiminin başarısını belirleyen önemli konulardan biri köklerin yerleştirileceği açılardır. Özellikle ön bölgede gereğinden fazla dik yerleştirilen saçlar doğal görünümü azaltabilir.

      Tepe bölgesinde ise mevcut saçların dönüş yönünün takip edilmesi gerekir. Bu nedenle operasyon planında her bölgenin aynı biçimde değerlendirilmemesi önem taşır.

      4. Hair Neva

      Hair Neva, İstanbul’da saç ekimi yaptırmayı araştıranların karşılaşabileceği merkezlerden biri olarak listede dördüncü sırada bulunuyor.

      Operasyon öncesinde açıklığın büyüklüğü kadar donör bölgenin kapasitesinin değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle geniş saç kaybına sahip kişilerde tek operasyonda bütün alanlara yüksek yoğunluk sağlamak mümkün olmayabilir.

      Bu noktada greftlerin hangi alanlara öncelikli olarak dağıtılacağının belirlenmesi gerekir. Klinik görüşmesinde size önerilen dağılım planını ayrıntılı biçimde sormanız faydalı olabilir.

      5. Istanbul Hair Clinic

      Listenin beşinci sırasında Istanbul Hair Clinic yer alıyor. Saç ekiminin yanı sıra sakal ve kaş ekimi alanlarında da hizmet veren merkez, farklı ihtiyaçları bulunan kişilerin değerlendirebileceği seçeneklerden biri.

      Saç ekimi yaptırmadan önce mevcut saçların gelecekteki durumunun değerlendirilmesi önemlidir. Genetik dökülme ekim operasyonuyla tamamen sona ermez ve kişinin ekim yapılmamış saçlarında ilerleyen yıllarda kayıp devam edebilir.

      Bu nedenle özellikle genç yaşta operasyon planlayan kişilerin uzun vadeli saç planlaması hakkında bilgi alması faydalı olacaktır.

      6. DHI Clinic Turkey

      DHI Clinic Turkey, listenin altıncı sırasında bulunuyor. DHI yöntemi konusunda araştırma yapan kişilerin karşılaşabileceği merkezlerden biri.

      DHI yaklaşımında greftlerin hedef bölgeye yerleştirilmesinde özel implanter kalemlerden yararlanılabilir. Ancak kullanılan cihaz veya yöntemin ismi tek başına başarılı sonucu garanti etmez.

      Greftlerin korunması, saç çizgisinin tasarlanması ve ekim yönlerinin doğru belirlenmesi operasyonun genel görünümünde önemli rol oynar.

      Bu nedenle klinik görüşmesinde neden DHI yönteminin önerildiğini ve sizin saç yapınız açısından hangi avantajların beklendiğini sormanız yararlı olabilir.

      7. Estenbul Health

      Estenbul Health, İstanbul’da farklı saç ekimi yöntemleri konusunda hizmet sunan merkezlerden biri olarak listede yedinci sırada yer alıyor.

      Özellikle geniş açıklığı bulunan kişilerde operasyon planının doğru yapılması gerekiyor. Donör alanın sınırlı olduğu durumlarda ön saç çizgisi ve orta bölgeye daha fazla yoğunluk verilmesi, tepe bölgesinin ise farklı biçimde planlanması gerekebilir.

      Bu nedenle greft sayısının tek başına değerlendirilmesi yerine köklerin hangi alanlara dağıtılacağının da öğrenilmesi önemlidir.

      8. Clinique DHI Istanbul

      Listenin sekizinci sırasında Clinique DHI Istanbul bulunuyor. Saç ekiminde DHI yaklaşımını araştıran kişilerin değerlendirebileceği alternatif merkezlerden biri.

      Özellikle mevcut saçların arasına sıklaştırma yapılacak operasyonlarda ekim planının dikkatli hazırlanması gerekir. Var olan saçlarla yeni köklerin çıkış yönlerinin uyumlu olması daha dengeli bir görüntü sağlayabilir.

      İlk görüşmede mevcut saçların korunmasına yönelik nasıl bir yaklaşım izlendiğini ve hedeflenen yoğunluğun nasıl hesaplandığını sorabilirsiniz.

      9. Hermest Hair Clinic

      Hermest Hair Clinic, İstanbul Anadolu Yakası’nda saç ekimi hizmeti araştıran kişilerin değerlendirebileceği merkezler arasında bulunuyor.

      Operasyon sonrası takip sistemi klinik seçiminde zaman zaman ikinci planda kalabiliyor. Oysa ilk yıkamadan kabuklanma dönemine kadar geçen süreçte doğru bakım önemlidir.

      Özellikle şehir dışından İstanbul’a gelen kişilerin kontrollerin nasıl yapılacağını ve operasyon sonrasında klinikle hangi kanallardan iletişim kurabileceklerini önceden öğrenmeleri yararlı olabilir.

      10. Hair Center of Turkey

      Listenin onuncu sırasında Hair Center of Turkey bulunuyor. İstanbul’da saç ekimi alanında hizmet sunan merkezlerden biri olan Hair Center of Turkey, farklı saç dökülmesi seviyelerine yönelik seçenekleri değerlendirenlerin karşılaşabileceği alternatifler arasında.

      Saç ekiminde yüksek greft sayısının her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Donör bölgeden güvenli şekilde alınabilecek kök miktarı kişiden kişiye değişir.

      Bu nedenle merkezle görüşürken yalnızca “kaç greft ekilecek?” sorusuna değil, bu sayının nasıl hesaplandığına ve donör bölgenizin operasyon sonrasında nasıl korunacağına da odaklanmanız gerekir.

      Saç Ekimi Fiyatları Neye Göre Belirleniyor?

      Saç ekimi fiyatları araştırılırken oldukça farklı rakamlarla karşılaşılması normaldir. Çünkü operasyon kapsamı ve kliniklerin hizmet modeli aynı değildir.

      Kullanılan teknik fiyat üzerinde etkili olabilir. Operasyonun büyüklüğü, medikal ekibin yapısı ve klinik tarafından sunulan ek hizmetler de toplam maliyeti değiştirebilir.

      Yurt dışından veya şehir dışından gelen kişilere hazırlanan paketlerde konaklama, transfer veya bakım ürünleri gibi hizmetler bulunabilir.

      Bu nedenle iki farklı saç ekimi fiyatı karşılaştırılırken paketlerin aynı hizmetleri içerip içermediğini kontrol etmeniz gerekir.

      Sadece en düşük fiyat üzerinden karar vermek yerine sağlık hizmetinin kapsamını ve operasyon sonrası desteği de değerlendirmeniz daha doğru olacaktır.

      FUE, Safir FUE ve DHI Arasında Ne Fark Var?

      Saç ekimi araştırırken FUE, Safir FUE ve DHI ifadeleriyle sık sık karşılaşabilirsiniz.

      FUE, foliküler ünitelerin donör alandan tek tek çıkarılmasına dayanan yaklaşımı ifade eder. Safir FUE ifadesinde ekim alanındaki kanal oluşturma aşamasında safir uçların kullanılması öne çıkar.

      DHI’da ise greftlerin yerleştirilmesinde implanter olarak adlandırılan özel kalemlerden yararlanılır.

      Burada önemli olan bir yöntemi diğerinden otomatik olarak üstün kabul etmemektir.

      Açıklığın büyüklüğü, mevcut saçların durumu ve hedeflenen ekim planına göre size uygun yaklaşım değişebilir. Bu nedenle klinikten önerdiği yöntemin gerekçesini açıklamasını istemeniz daha sağlıklı olacaktır.

      Saç Ekiminde Donör Alan Nasıl Korunur?

      Saç ekiminde en değerli kaynak donör bölgedir. Çünkü buradaki kullanılabilir saç kökleri sınırsız değildir.

      Köklerin çok dar bir bölgeden yoğun biçimde alınması donör alanda düzensiz bir görüntü oluşturabilir. Daha dengeli bir alım planı ise arka bölgenin homojen görünümünü korumaya yardımcı olur.

      Donör alan planlaması gelecekte yapılabilecek ikinci operasyon açısından da önemlidir.

      Genetik saç dökülmesi devam edebildiği için yıllar sonra ek saç ekimi ihtiyacı ortaya çıkabilir. İlk operasyonda donör rezervinin gereksiz biçimde tüketilmesi gelecekteki seçenekleri sınırlayabilir.

      Sık Sorulan Sorular

      Saç ekimi kalıcı bir işlem midir?

      Donör bölgeden alınan kökler genellikle genetik dökülmeye daha dirençlidir. Bununla birlikte ekim yapılmamış mevcut saçlarda ilerleyen yıllarda dökülme devam edebilir.

      Saç ekimi fiyatları neden klinikten kliniğe değişiyor?

      Kullanılan yöntem, operasyon kapsamı, medikal ekip, sağlık kuruluşunun koşulları ve pakete dahil edilen ek hizmetler fiyat farklılıklarına neden olabilir.

      Saç ekimi için kaç greft gerekir?

      Herkes için geçerli tek bir greft sayısı bulunmaz. Açıklığın büyüklüğü, donör kapasitesi, saç kalınlığı ve hedeflenen yoğunluk birlikte değerlendirilmelidir.

      Saç ekimi ağrılı olur mu?

      Operasyon çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştirilir. İşlem sırasında veya sonrasında hissedilen rahatsızlık kişisel farklılık gösterebilir.

      Ekilen saçlar ne zaman çıkmaya başlar?

      Saç gelişimi kademeli gerçekleşir. İlk dönem geçici dökülme yaşanabilir ve yeni saçların belirginleşmesi için birkaç aylık süreç gerekebilir.

      Saç ekiminden sonra işe ne zaman dönülebilir?

      Bu süre yapılan işin niteliğine ve kişinin iyileşme hızına göre değişebilir. Fiziksel efor gerektiren işlerde daha farklı bir planlama gerekebilir.