AYŞEN SİMSAR VEFAT ETTİ

Merhum Ahmet ve merhume Rabia Drozbay’ın kızları, merhum Beytullah Simsar ve merhum Fethiye Simsar’ın gelinleri, Şaban Simsar’ın esi, Furkan ve İrem’in anneleri Ayşen Simsar 64 yaşında vefat etti. Merhume dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Hacıumur Köyü Mezarlığında toprağa verildi.

TÜRKİYE’DE TİYATRONUN ORTAYA ÇIKIŞI

Salih Hakan COŞKUNTUNA

Nisan 2026

CUMHURİYET DÖNEMİ KURUMSALLAŞMA VE YAYGINLAŞMA
Cumhuriyet’in ilanıyla tiyatro, yeni kurulan devletin kültürel politikalarının önemli bir parçası haline gelmiştir. Tiyatro, modernleşme sürecinin bir aracı olarak görülmüş ve kurumsal bir yapı kazanmıştır. Devlet tiyatrolarının kurulması ve konservatuar eğitiminin başlatılması, bu sürecin temel adımları arasında yer alır. Cumhuriyet döneminde tiyatro, modernleşme ve ulus inşa sürecinin bilgilendirme aracı ve en somut taşıyıcı gücü olmuştur (Temel, 2016, s. 1771-1774). 1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanı ile esneyen yasakçı zihniyet ile Türk Tiyatrosunun etkinliği başlar (Sokullu, 1978, s. 172). 1913 yılında Darülbedayi’nin kurulması ile tiyatro form ve statü kazanma uğraşına girecektir (Nutku, 2018, s. 54). 1914-1918 I’nci Dünya Savaşı ve 1919-1922 Kurtuluş savaşı süreçlerinde duraksayan tiyatro etkinlikleri 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilan edilmesi ile yeniden oluşmuştur. Sokullu’ya göre; “Kültür tarihimizde Türk Cumhuriyeti’nin ilk evresi gerçekleştirilen zaferin ve yeniden kurulan modern devletin atak ve ülkücü ruhunu yansıtır.” (Sokullu, 1979, s. 195).
Osmanlı’nın çok kapsamlı sosyolojik yapı temellerinin çözülmesiyle, çöken imparatorluk ardından cumhuriyete geçişle ulus devletin yeni yapılanma evresini başlatmıştır. Türkiye Cumhuriyeti; inşa, modernleşme ve toplumsal dönüşüm stratejileriyle sanatı yeniden tasarlayarak, Türk tiyatrosunu bu değişimin temsili ve icrası noktasında işlevsel bir araç olarak kullanmıştır (Uçman, 1972, s. 112-125). Bu süreçte geleneksel olan ile modern olanın mukayesesi, birey-toplum ilişkileri ve aile yapısındaki dönüşümler temel yönelimler olarak belirlenmiştir. Dönüşen ekonomik ve sosyokültürel yapı da bireylerin “kolektif ve ulusal kimliği” içselleştirmesi hedeflenmiştir (Banarlı, 1983, s. 850-855). Türk tiyatrosu bu dönemde, geçmişin geleneksel/sanrısal etkisini, modern rasyonalitenin deneysel ve bilgisel gerçekliğiyle devam ettirme rolünü üstlenmiştir. Devlet Tiyatroları’nın teşkili ve konservatuar eğitiminin kurumsallaşması, tiyatronun “devlet destekli bir kültür politikası aracı” olarak yapılandırıldığını teyit etmektedir (Konur, 1987, s. 307-320). Cumhuriyet’in bu kurumsal hamlesi, tiyatro sanatı aracılığıyla ideal “Cumhuriyet Yurttaşı”nı inşa etme gayesini taşır. Nihayetinde Cumhuriyet ideolojisi, sanatın “sembolik sermayesini” devlet eliyle yöneterek kamusal bir bilinç inşasını hedeflemiştir.
Bu dönemde Ertuğrul etken rollerle tiyatronun disiplinli ve sistemli bir şekilde gelişmesi için çalışmış ve modern sahne anlayışının Türkiye’de yerleşmesine katkı sağlamıştır. Onun yaklaşımında tiyatro, sanat etkinliği ile eğitim ve toplumsal gelişim aracıdır. Cumhuriyet Tiyatrosu, Osmanlı’dan devir alınan mirası ret etmemiş, bu birikimi kurumsal çerçeve içinde yeniden düzenleyerek, Cumhuriyet ilkeleri ve ideolojik hedefleri doğrultusunda yorumlamıştır. Ertuğrul, Muhsin Ertuğrul’un Moskova Notları’nda belirttiği üzere (Ertuğrul, 2023) “Tiyatroda yeni bir çığır açan adam Meyerhold’un ‘konstrüktivizm ve biyomekanik’ ve ‘Stanislavski yöntemiyle Gerçekçi Tiyatrosu’nu benimsemiştir” (Ertuğrul, 1975, s. 44-47). Geleneksellikten gelen ve modern anlamlarla yapılan rol seçimleri ile tiyatro ve tiyatro sanatı anlayışı geleneksel Türk tiyatrosu biçimlerinden beslenerek, modern sahne teknikleri eklenmiştir. Sanatın diyalektiği, sanatın örgüsü ve ananelerin sahne gösterimi, Cumhuriyetin disipliner ilkeleri ile bağdaştırılmaya çalışılmıştır. Ertuğrul Türk tiyatrosunun kurumsal örgüsünde idare ve sanat otoritesini kurarak Sovyet Sanat estetiğini ideal olarak benimsemiştir (Ertuğrul, 2023, s. 34). Ertuğrul Rusya gezisinin ardından Vsevolod Meyerhold’un (1874-1940) Devrim Tiyatrosunda sahnelediği (1922) Fernand Crommelynck’in Le Cocu Magnifique piyesini Ercüment Lav çevirisi ile hazırlamış ve Deyyus adı ile sahnelemiştir (Ertuğrul, 2023, s. 34). Ertuğrul Deyyus oyununu şu şekilde değerlendirir: “Deyyus dekoru İstanbul’un birinci defa gördüğü ‘konstrüktivizm’ denilen mektebin bir numunesidir” (Ertuğrul, 2023, s. 34). Meyerhold’un konstrüktivist tarzı; sahne ile seyirci arasındaki iletişimde deneysel yaklaşımlarla toplumu tiyatro anlayışının temellerinde yeniden eğiterek, inşaa etme düsturunu serimlemiştir (2014: s. 6-9).
(SÜRECEK)

Spor tesislerine inceleme

Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin, Edirne’de yapımı devam eden ve planlanan yatırımlara ilişkin incelemelerde bulundu.

Ziyaret kapsamında Şükrüpaşa Spor Kompleksi, Saraçhane Futbol Sahaları, Meriç Nehri 100. Yıl Kürek Parkuru ile yapımı devam eden öğrenci yurdu ziyaret edildi. Gerçekleştirilen incelemelerde devam eden çalışmalar yerinde değerlendirilirken, projelerin mevcut durumu, fiziki gerçekleşme süreçleri ve planlanan yatırımlara ilişkin istişarelerde bulunuldu.

İncelemeler sırasında Edirne’nin spor ve yurt altyapısını güçlendirmeye yönelik yürütülen çalışmalar ele alınırken, yatırımların planlanan takvim doğrultusunda sürdürülmesine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

Voleybol turnuvasına 4 maçla devam

İsmail DEMİRAY

Edirne Valiliği himayesinde Edirne Voleybol İl Temsilciliği’nce düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”na bugün de 4 karşılaşma ile devam edilecek..

Turnuvada dün akşam  Emniyet Müdürlüğü – Öz Trakya, F Tipi Cezaevi – Meriç Kaymakamlık,  Tarım İl Müdürlüğü – Açık Cezaevi ve Özel Harekat – Çevre ve Şehircilik takımları arasındaki karşılaşmalar gazetemiz yayına hazırlandığı saatlerde oynanması sebebiyle sonuçlarını daha sonra vereceğiz.

1.SONUÇLAR

11 Haziran 2026

Çevre ve Şehircilik  2-0 Keşan DOÇEK

Tarım İl Müdürlüğü 2–0 Özel Harekat

Karadenizliler Derneği 2–0 DSİ (2)

2.SONUÇLAR

16 Haziran 2026

T.Ü. Hastane 0–2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Öz Trakya 0–2 Yenimuhacir

Veteranlar 2–1 Emniyet Müdürlüğü

3.SONUÇLAR

17 Haziran 2026

DSİ (1) 2-0 Sosyal Hizmetler

Hasköylüler Derneği 2-1 Balkan Akademi

L Tipi Cezaevi 2-1 F Tipi Cezaevi

4.SONUÇLAR

18 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0–2 Özel Harekat

İl Milli Eğitim Müdürlüğü 2–0 Zirai Karantina Müdürlüğü

Keşan DOÇEK 2–0 Tarım İl Müdürlüğü

5. SONUÇLAR

19 Haziran 2026

TED Koleji 0-2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Karadenizliler Derneği 2-0 T.Ü. Hastane (H)

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Emniyet Müdürlüğü

6. SONUÇLAR

23 Haziran 2026

Öz Trakya 0–2 Veteranlar

TÜ Dekanlık ­0-2 Balkan Akademi

DSİ (1) 0-2 Hasköylüler Derneği

7. SONUÇLAR

24 Haziran 2026

Meriç Kaymakamlık 1-2

L Tipi Cezaevi 1-2 İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Çevre ve Şehircilik 0-2 Tarım İl Müdürlüğü

8. SONUÇLAR

25 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0-2 Keşan DOÇEK

DSİ (2) 2-0 TÜ Hastane (H)

TED Koleji 0-2 Karadenizliler Derneği

9. SONUÇLAR

30 Haziran 2026

Yenimuhacir 2–1 Veteranlar

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Öz Trakya (H)

Sosyal Hizmetler 0-2 Hasköylüler Derneği

10. SONUÇLAR

1 Temmuz 2026

F Tipi Cezaevi 2-0 İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Meriç Kaymakamlık 2-0 L Tipi Cezaevi (H)

TÜ Dekanlık ­2-1 DSİ (1)

11.SONUÇLAR

2 Temmuz 2026

Özel Harekat 0-2 Keşan DOÇEK

Çevre ve Şehircilik 2-0 Açık Cezaevi (H)

 Şehir Gönüllüleri Derneği 2-1 Karadenizliler Derneği

DSİ (2) 2–1 TED Koleji

12. SONUÇLAR

3 Temmuz 2026

Emniyet Müdürlüğü – Öz Trakya

Yenimuhacir 2–0 T.Ü. Aile Hekimliği (H)

Balkan Akademi 2-0 DSİ (1)

25-10, 25-22

Sosyal Hizmetler 0–2 TÜ Dekanlık

17-25, 14-25

TURNUVADA BU AKŞAM

7 Temmuz 2026

18.00: TÜ Hastane – TED Koleji

19.00: Şehir Gönüllüleri Derneği – DSİ (2)

20.00: Veteranlar – T.Ü. Aile Hekimliği

21.00: Emniyet Müdürlüğü – Yenimuhacir

ÇINARIN GÖLGESİNDE

Saraçlar Caddesi’nde sabah saatleri. Doğan güneş arkada, binaların gölgeleri sol tarafta, sıcaklığını hissettirmiyor daha.

Bankanın biraz ilerisinde çınar ağacının altına oturmuş dört emekli tatlı tatlı sohbet ediyorlar. Çınar ağacı bile sanki dallarını eğmiş onların hoş sohbetlerini dinliyor gibi. Serinliğiyle onları kollamak ister gibi de geldi bana.

Yavaşça yaklaşıyorum yanlarına selamlıyorum;

“Merabayın gençler, nasılsınız?”

İlgiyle süzüyorlar beni “gençler” dedim ya gülümseyerek selamımı alıyorlar. Bakıyorum tanıdık biri var aralarında;

“Vaayyy Koçero agam da buradaymış.”

Koçera agamla (lakabıdır kendisinin) hastane önünde tanışmıştık, kontrol için gelmiş hastaneye, tanış olmuş hikayesini dinlemiştim. Uzun yıllar Mensucat Santral fabrikasında usta başı olarak çalışmış, fotoğrafını çekerek Halil Bezmen’e göndermiştim.

“Koçera agam Halil Bezmen’den de selam var sana, bak telefondan göstereyim, mutlu olmuş mesajına” diyorum.

Sohbetimiz ilerliyor. Soldaki ağabeyimiz sigortadan emekliymiş, uzun yıllar inşaat işlerinde çalışmış. Yılların ağır işlerinin izleri var sanki yüzünde. Kim bilir kimlerin evlerini yaptı gençlik yıllarında.

Koçero agamın diğer yanındaki ağbimiz de meğer tanıdıkmış, uzun yıllar camcılık yapmış Eski İstanbul caddesinde. Kırılan kalpleri onarabilmişmidir bilemem ama dükkanına gelen bütün müşterilerin kırılan camlarını yenileriyle değiştirmiş çalışma hayatı boyunca.

En sağdaki ağabeyimiz marangozluk yapmış ömrü boyunca. Ahşap ile geçen bir ömrü olmuş. Severek yapmış işini, sorduğum eski marangozlardan hepsini yakından tanıyor. He eski Edirne nedir ki, boydan boya iki kilometre, bütün Edirne birbirini tanıyormuş onun gençliğinde.

Sormadım onlara “emekli maaşçıklarınız yetiyor mu?” diye.

Sormadım onlara “yengeler hayatta mı, yoksa tek başınıza mı yaşıyorsunuz.?”

Sormadım onlara “kızanlarınız var mı, sizinle ilgileniyorlar mı?” diye.

Neden bozayım ki keyiflerini böyle sorular sorarak diye düşündüm ve hepsini tek tek selamlayarak “sağlıcakla kalasınız” diyerek ayrıldım yanlarından.

El sallayarak uğurladılar beni gençler.

İnsan bindiği dalı keser mi?

Uzun süredir Enez’de kaldığım için haklı olarak pek çok okur ve arkadaşım Yunan adalarına feribot seferlerinin akıbetini soruyor.

Son olarak Yunanistan’da Dedeağaç’ta bile aldım aynı soruyu.

Çanakkale’den yolcu getiren bir tur otobüsünün kaptanı “Enez-Taşoz adası seferleri ne zaman başlayacak?” diye sormuştu.

Aslında 9 Haziran’daki yazımda paylaşmıştım düşüncelerimi.

Hatırlatmak gerekirse; tek başımıza bizim istememizin bir şey ifade etmeyeceğine, Yunanistan’ın da bunu istemesi gerektiğine, olsa bile uzun süre devam etmeyeceğine dair düşüncelerimi yazmıştım.

Daha önce de dediğim gibi keşke yanılmış olsam!

Dedeağaç’ta bir alışveriş merkezinde karşılaştığım o tur otobüsünün şoförüyle de bu düşünce ve kaygılarımı paylaştıktan sonra, Enez’den başlayacak feribot seferlerini neden bu kadar çok istediklerini sorunca, aldığım cevap düşüncelerimde ne kadar haklı olduğumu da ortaya çıkardı maalesef.

Kaptan şoför dedi ki; “Ağabey, biz bugünkü rotada Çanakkale’den Taşoz’a Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe ve Kavala güzergahından 6-6.5 saatte gidiyoruz. Enez’den feribot seferleri başladığında Çanakkale’den Taşoz’a en fazla 3-3.5 saatte gitmiş olacağız”

Yani Çanakkale’den hatta güney Ege’den gelecek olan tur otobüsleri şimdiden Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe ve Kavala’ya uğramadan direkt olarak Enez üzerinden Taşoz’a gitmenin hesabı içindeler.

Böyle olunca da insan ister istemez yazı başlığındaki gibi soruyor elbette!

AVRUPA DA

Asırlık tarihler boyunca, Avrupa halkının elinde, ONLARCA ÇEŞİT yarısı çıkarcıların emellerine göre tahrif edilip, yarısı yalan yazılmış incil ve Tevrat vardı. Bu gün ancak dörde indirebildiler, İncili!..
Ama doğru tektir, çeşit çeşit doğru olur mu?..
Dördünden hangisi doğru, yaksa hepsinin yarısı yalan mı, ayırmak tek korunan kutsal kitap Kuran ile mümkün. Ama düzeltmeyi kibilerine yediremiyorlar mı yoksa?..!..
İncil’ de, Tevrat’ da, hepimizin, biz insanlığın kutsal kitabıdır. Yüce Allahın sözleridir.
Yazarı Yaratan’ımızdır.
Bu kutsal kitaplarımızda ki Allahın nurlu ayetlerini, yalanlardan KURAN ile temizleyip okuyalım. Çünkü Rabbimiz, Kuran’da İncil ve Tavrat’da nelerin yalan yazıldığını, aslının ne olduğunu bizlere bildirmiş. Yazıyor Kuran’da okusanıza ey dünya!..
Diyeceğim o ki:
”Biz müslümanız” diyorsunuz tamam da, Kuran’ı anlamak ve uymak için Türkçe, kendiniz okuyup öğrensenize be kardeşler!..
Müslümanlığın ilk uyulması gerek emri, “KENDİN OKU!..” dur, bilinir mi?..
Ondan bundan öğrenmeye kalkarsanız, şeytan oraları pek sever bilesiniz!..

İNCİL ve TEVRAT, KUTSAL KİTAPLARIMIZI HURAFELERDEN, KURAN İLE TEMİZLEYİP, İNSANLIĞI ŞEYTANIN ORDULARI OLMAKTAN KURTARMAK ÇOK KOLAY. AMA İNSANLIK NEREDE, YA HU!..

Kuran’ı Kerim. Sure 9: Ayet 31:
Onlara bir tek ilaha tapmaları emredilmiş iken, Allah’ı bırakarak Yahud alimlerini, Hıristiyan rahiplerini, Meryem oğlu Mesih’i Rab edindiler. Tanrıdan başka tapacak yoktur. O, onların şirk koşmalarından uzaktır.

‘Edirne’den başpehlivan çıkması için çalışacağız’

Olgay GÜLER

Edirne’de, geride kalan 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Pehlivan Güreşleri’ni değerlendiren Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, organizasyonu en güzel şekilde tamamladıklarını söyledi.

Belediye Başkanı Gencan, 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı Erkan Taş ve beraberindeki heyeti ağırlamasının ardından basın mensuplarıyla bir araya gelerek, organizasyonla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Festival boyunca görev yapan basın emekçilerine teşekkür ederek konuşmasına başlayan Başkan Gencan, “Öncelikle tüm basın emekçilerimize çok teşekkür etmek istiyorum. Sahada her an beraberdik. Sizlerin de emekleri çok büyük. Birlikte hem keyif aldık hem yorulduk ama nihayetinde 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivalimizi en güzel şekilde tamamladığımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu.

‘FİNALİ BÜYÜK HEYECANLA İZLEDİK’

Final müsabakasını büyük bir heyecanla takip ettiklerini belirten Başkan Gencan, “Dün özellikle final müsabakasını tüm güreşseverlerle birlikte büyük bir heyecanla izleme fırsatı bulduk. Çok keyifliydi. Mertçe, yiğitçe ve centilmence bir mücadele izledik. Buradan Feyzullah’a da selamlarımızı göndermek istiyorum. Kazanan başpehlivanımız da ifade ettiği gibi çocukluk hayalini Sarayiçi’nde gerçekleştirdi. Bizler de buna tanıklık ettiğimiz için çok mutlu olduk” dedi.

‘EDİRNE’DEN BAŞPEHLİVAN ÇIKMASI İÇİN GAYRET SARF EDECEĞİZ’

Edirne’den yeni başpehlivanlar yetişmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini vurgulayan Başkan Gencan, “Bu sabah kendi güreşçilerimizle de bir toplantı gerçekleştirdik. İnşallah Kırkpınar gibi önemli bir organizasyona ev sahipliği yapan Edirne’mizden de artık bir başpehlivan çıkması için daha büyük gayret sarf edeceğiz. Bu anlamda çok yetenekli güreşçi kardeşlerimiz var” diye konuştu.

KATKI VEREN KURUM VE KURULUŞLARA TEŞEKKÜR ETTİ

Kırkpınar’ın başarısında tüm kurum ve kuruluşların katkısı olduğuna dikkat çeken Başkan Gencan, “Kırkpınar organizasyonu Edirne Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılıyor ancak Edirne’de bulunan her kurum ve kuruluşun çok ciddi katkısı var. Başta Sayın Valimiz olmak üzere Emniyet Müdürümüze ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum. Herkes hem hemşehrilerimizin hem de şehrimize gelen misafirlerimizin güvenliği ve memnuniyeti için büyük bir özveriyle çalıştı. Emek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Festival boyunca belediye meclis üyelerinin de sahada görev aldığını belirten Başkan Gencan, “Meclis üyelerimizin tamamı sahadaydı. Misafirlerimizi birlikte ağırladık. Kendilerine de ayrıca teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘KIRKPINAR’IN BÜYÜKLÜĞÜNÜN SORUMLULUĞUNU TAŞIYORUZ’

Kırkpınar’ın her yıl çok değerli isimleri Edirne’de buluşturduğunu söyleyen Başkan Gencan, “Protokolümüze çok teşekkür ediyorum, bizleri yalnız bırakmadılar. Pazar günü şehrimizde çok güzel bir tablo vardı. Başta Spor Bakanımız olmak üzere şehrimize gelen tüm genel başkanlarımıza, milletvekillerimize, büyükşehir belediye başkanlarımıza, federasyon başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Ata sporumuz yağlı güreşler her geçen gün hem izleyici kitlesini büyütüyor hem de birçok şehirde düzenlenmeye devam ediyor. Genç kardeşlerimizin güreşe olan ilgisinin arttığını görmek bizleri çok mutlu ediyor. Er meydanında yiğitçe mücadele eden birbirinden değerli pehlivanlarımızı izledik. Kırkpınar büyüdükçe büyüyor. Bunun sorumluluğunu taşıyoruz ve her geçen yıl daha iyisini yapmak için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

‘666’NCI KIRKPINAR HAZIRLIKLARIMIZA BAŞLADIK’

Yurt dışından gelen misafirlerin de her yıl arttığını ifade eden Başkan Gencan, “Nerede olursam olayım Kırkpınar’ımızı ve ata sporumuzu anlatıyor, herkesi Edirne’ye davet ediyorum. Büyük bir ilgiyle geliyorlar, memnun ayrılıyorlar ve sonraki yıllarda yeniden aramızda oluyorlar. Her geçen yıl yurt dışından gelen ziyaretçi sayımız da artıyor. Çok şükür kazasız, belasız bir festivali geride bıraktık. Pehlivanlarımız yiğitçe güreşti, güreşseverler büyük bir heyecan yaşadı, misafirlerimiz keyifle vakit geçirdi. Konserlerimize de çok büyük ilgi vardı. Alandaki düzenimizle ilgili çok olumlu geri bildirimler aldık. Sizlerin de katkısıyla, Edirne’deki tüm kurum ve kuruluşlarla el birliği içinde bu güzel organizasyona ev sahipliği yaptık. Artık bugün itibarıyla 666. Kırkpınar Yağlı Güreşleri için hazırlıklarımıza başlamış bulunuyoruz” diye konuştu.

Sınır güvenliğine yeni ekipman ve araç!

Olgay GÜLER

Edirne’de Türkiye ile Bulgaristan arasında yürütülen IPA programı kapsamında, emniyet, jandarma ve göç idaresinde kullanılmak üzere, toplam 1 milyon 730 bin Euro değerinde elektronik malzeme ve araç hizmete alındı.

Edirne Valiliği ve İl Özel İdaresi’nin Bulgaristan’la yürüttüğü IPA programında devam eden ‘Daha Güçlü Sınırlar’ projesi kapsamında, optik okuyucular, kamera sistemleri, plaka tanıma sistemleri, tabletler, bilgisayarlar ve monitörlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda elektronik malzeme ile iki 4×4 araç ve bir minibüs hizmete alındı. Toplam değeri 1 milyon 730 bin Euro olan elektronik malzeme ve araçlar, Edirne Valiliği önünde düzenlenen törenle, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş ve İl Göç İdaresi Müdürü Metin Nacioğlu katıldı.

‘YASA DIŞILIĞIN ÖNÜNE GEÇMEDE TAKVİYE OLACAK’

Törende projeyle ilgili bilgi veren Vali Sezer, Edirne’nin bir sınır şehri olduğunu hatırlatarak, “Biz sınır şehriyiz. Büyük bir sınırımız var. Avrupa’ya açılan dört kapıya sahibiz ve sınırlarımızdan da biliyorsunuz geçmiş dönemlerde yoğun bir şekilde özellikle yasa dışı göçmen çok fazlaydı. Alınan tedbirlerle beraber Edirne’miz büyük ölçüde rota olmaktan çıktı göçmen trafiği yönüyle. Bugün de ‘Daha Güçlü Sınırlar’ projesi kapsamında daha önce sınır hatlarındaki bütün ulaşım yollarını yaptırmıştık, asansörlü kuleler yapılmıştı. Şimdi de emniyetimiz, jandarmamızın ve göç idaremizin tesisat ve araç gereç noktasında güçlendirilmesi için özel idaremizin ve valiliğimizin yürütmüş olduğu İPA kapsamında projeyi sonuçlandırdık. Burada da hem emniyetimize, jandarmamıza ve göç idaremize optik okuyuculardan kamera sistemlerine kadar, sahte kimliklerini tespit edilmesine yarayan araçlara kadar birçok aracı ve donanımı arkadaşlarımızın ihtiyaçlarına göre sisteme katmış olacağız. Bu manada da hem vatandaşlarımızın işlerini kolaylaştırma, hem de yasa dışılığın önüne, göçmen kaçakçılığı başta olmak üzere diğer kaçakçıların önüne geçecek araç ve gereçlerde takviye olacağını düşünüyoruz” dedi.

Alınan ekipmanların ve araçların, eksik görülen noktalarda kullanılacağını söyleyen Sezer, “Burada yaklaşık arkadaşlar 1 milyon 730 bin Euro’luk bir alım söz konusu. Kamera sistemlerinden, optik okuyuculara kadar birçok ekipman var. Donanım malzemesi var. Araçlar da var; arazi araçları ve minibüsler. Yoğunluklu kamera sistemleri, tabletler, optik okuyucular, jandarma plaka tanıma sistemleri. Bunlar bizim açımızdan önemli. Bütün ihtiyaçlarımızı karşılamaz ama bize takviye olacak. Önemli noktalara, eksik gördüğümüz noktalara koyacağımız HTS kamera, sabit kamera, hareketli kamera, görüntüleme merkezi kuruldu bir tane. Yine dört çarpı dört arazi araçları, monitörler, fotoğraf kabini, bilgisayarlar, fotokopi makinesi ve projeksiyon cihazları gibi birçok araç ve gereç de var bunların içerisinde” dedi.

‘Esnaf da, vatandaş da geçim mücadelesinde’

Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın Edirne programının ardından değerlendirmelerde bulunduğu açıklamasında, esnaf ziyaretlerinde yaşanan ekonomik sıkıntıların bir kez daha gözler önüne serildiğini söyledi.

Çalışkan, Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın gerçekleştirdiği Arasta Çarşısı esnaf ziyareti sırasında vatandaşların yoğun ilgi ve sevgisiyle karşılandığını belirterek, “Edirneli hemşehrilerimizin Genel Başkanımıza gösterdiği yakın ilgi ve samimi teveccüh bizleri son derece memnun etmiştir. Bu ilgi, milletimizin değişim ve adalet arayışının en açık göstergelerinden biridir” dedi.

Esnaf ziyaretlerinde yaşanan ekonomik sıkıntıların bir kez daha gözler önüne serildiğini ifade eden Çalışkan, “Esnafımız artan maliyetler, yüksek kira giderleri ve düşen alım gücü nedeniyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Birçok esnafımız işlerinin her geçen gün daha da zorlaştığını ifade etti. Vatandaşlarımız ise hayat pahalılığı karşısında geçim sıkıntısı yaşadıklarını dile getirdi. Bu tablo, üretimi ve ticareti önceleyen adil ekonomik politikalara duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı.

Edirne’nin tarihi ve kültürel değerlerinin en önemli simgelerinden biri olan 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin büyük bir coşku içerisinde tamamlandığını belirten Çalışkan, şöyle devam etti:

“Ata sporumuz yağlı güreşin yaşatılmasına katkı sunan tüm pehlivanlarımızı, organizasyonda emeği geçenleri, dereceye giren sporcularımızı ve tabii ki 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Başpehlivanı Erkan Taş’ı gönülden tebrik ediyoruz. Asırlardır milletimizin gücünü, cesaretini ve köklü geleneklerini yaşatan Kırkpınar er meydanında gösterdiği üstün mücadeleyle altın kemerin sahibi olan Erkan Taş’ı kutluyor; başarılarının daim olmasını diliyoruz.”

Çalışkan ayrıca, organizasyonun başarıyla gerçekleştirilmesinde emeği bulunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, “Başta Edirne Belediye Başkanlığı olmak üzere organizasyona katkı sunan herkese teşekkür ediyor, başpehlivanımızı ve dereceye giren tüm pehlivanlarımızı yürekten kutluyorum. Kırkpınar, sadece Edirne’nin değil, milletimizin ortak kültürel mirasıdır. Bu mirası yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda Edirnelilere teşekkür eden Hakan Çalışkan, “Genel Başkanımız Sayın Dr. Fatih Erbakan’ı büyük bir misafirperverlikle karşılayan tüm hemşehrilerimize, esnafımıza ve teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Yeniden Refah Partisi olarak milletimizin yanında olmaya, sorunlarını dinlemeye ve çözüm üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.