Kırkpınar’da önce kayıt heyecanı!

Olgay GÜLER

Edirne’de bu yıl 3-5 Temmuz tarihleri arasında 665’incisi düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri öncesi, CV Enerji Yağlı Güreş Ligi’nde sıralamaya giren 840 pehlivan, bugün Mimar Sinan Salonu’nda kayıtlarını yaptıracak.

Türk milletinin yiğitliği ve mertliğinin simgesi, ata sporu Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde 665’inci randevuya sayılı saatler kaldı. Büyük organizasyonda heyecan, bugün Mimar Sinan Spor Salonu’nda, güreşçi kayıtlarıyla başlayacak. CV Enerji Yağlı Güreşler Ligi’nde sıralamaya girerek Kırkpınar’da güreşmeye hak kazanan 840 pehlivan, bugün kayıtlarını yaptıracak. Saat 17.00 itibariyle kayıtların sona ermesi beklenirken, tarihi buluşma yarın start alacak.

Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin ilk günü, 665’inci Kırkpınar Ağası Ufuk Özünlü’nün karşılanmasıyla başlayacak. Ağa karşılama ritüelinin ardından, Selimiye Camisi’nde Cuma namazı kılınacak ve ardından Sarayiçi Er Meydanı’nda minik1 boyundaki pehlivanların çayıra salınmasıyla, 665’inci randevu başlayacak.

Şarampole düşen araçta 1 organizatör ve 1 kaçak göçmen

Olgay GÜLER

Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde, dur ihtarına uymayan ve takip sırasında şarampole düşerek kaza yapan araçta, yasadışı yollardan yurtdışına çıkmak isteyen 1 Afganistan uyruklu kaçak göçmen ve organizatör yakalandı.

İlçenin Kiremitçisalih köyünde Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ve ilçe jandarma komutanlığı ekipleri, dur ihtarına uymayan aracı takibe aldı. Takip sırasında Kiremitçisalih ile Kurdu köyü arasında, sürücüsünün kontrolünden çıkan araç şarampole düşerek kaza yaptı. Yasadışı yollardan yurtdışına çıkmak isteyen 6 kaçak göçmeni taşıdığı belirlenen araçta sürücü Ö.U. ile Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Sürücü Ö.U. gözaltına alınırken, Afganistan uyruklu kaçak göçmen Edirne Göç İdaresi’ne teslim edildi.

Kaçan 5 göçmenin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Serin hava nihayet yolda!

Edirne aşırıcı sıcaklar nedeniyle son günlerde adeta kavrulurken, komşu ülke Bulgaristan’da hava sıcaklığının 35 derecenin üzerine çıkması nedeniyle, 20 tonun üzerindeki ağır yük taşıtlarının belirli güzergahlarda trafiğe çıkmasına yasak getirildi. Edirne’de dün hava sıcaklığı öğle saatlerinde 36 derece olarak ölçüldü.

Meteoroloji’nin 5 günlük hava tahmin raporuna göre, bugünden itibaren yağışlı hava sisteminin etkisi altına girecek olan Edirne’de buna paralel olarak hava sıcaklıklarında da belirgin düşme yaşanacak. Edirne’de bugün  gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 33°C, nem (%) 39-78, rüzgar (km/sa) kuzeydoğudan 20

Yarın gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 20°C, en yüksek 32°C, nem (%) 46-85, rüzgar (km/sa) kuzeyden 12

4 Temmuz Cumartesi günü gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 20°C, en yüksek 28°C, nem (%) 68-94, rüzgar (km/sa) kuzeyden 11 olarak ölçülmesi bekleniyor.

 KOMŞUDA YASAKLAR

Komşu ülke Bulgaristan’da 30 Haziran – 1 Temmuz tarihlerinde, saat 13.00–21.00 arasında hava sıcaklığının 35 derecenin üzerine çıkması nedeniyle, 20 tonun üzerindeki ağır yük taşıtlarının belirli güzergahlarda trafiğe çıkmasına yasak getirildi.

BNR’nin haberine göre, yasak kapsamında Ruse–Razgrad–Şumen, Ruse–Veliko Tırnovo, Pleven–Loveç–Gabrovo–Veliko Tırnovo, Cumhuriyet Geçidi güzergahı, Vidin–Vratsa, Balkan Dağı’nın güneyinde Kalofer yakınlarındaki yolun bir bölümü ile “Petolachkata” kavşağı, Gabrovo–Kazanlık hattı, Şipka Geçidi ve Silistra–Şumen yolu yer alıyor. Ayrıca, “Hemus” ve “Trakya” otoyollarının farklı kesimlerinde de ağır vasıta trafiği geçici olarak durduruldu.

Voleybol turnuvasında artık günde 4 maç

İsmail DEMİRAY

Edirne Valiliği himayesinde Edirne Voleybol İl Temsilciliği’nce düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”nda bugünden itibaren gruplardaki 4. maçlar oynanmaya başlayacak.

Mimar Sinan Spor Salonu’nda A ve B gruplarında 2’şer olmak üzere bugün 4 karşılaşma oynanırken, ilk karşılaşma saat 18.00’de başlayacak.

Turnuvada dün akşam  F Tipi Cezaevi – İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Meriç Kaymakamlık – L Tipi Cezaevi ve TÜ Dekanlık ­- DSİ (1) takımları arasındaki karşılaşmalar gazetemiz yayına hazırlandığı saatlerde oynanması sebebiyle sonuçlarını daha sonra vereceğiz.

1.SONUÇLAR

11 Haziran 2026

Çevre ve Şehircilik  2-0 Keşan DOÇEK

Tarım İl Müdürlüğü 2–0 Özel Harekat

Karadenizliler Derneği 2–0 DSİ (2)

2.SONUÇLAR

16 Haziran 2026

T.Ü. Hastane 0–2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Öz Trakya 0–2 Yenimuhacir

Veteranlar 2–1 Emniyet Müdürlüğü

3.SONUÇLAR

17 Haziran 2026

DSİ (1) 2-0 Sosyal Hizmetler

Hasköylüler Derneği 2-1 Balkan Akademi

L Tipi Cezaevi 2-1 F Tipi Cezaevi

4.SONUÇLAR

18 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0–2 Özel Harekat

İl Milli Eğitim Müdürlüğü 2–0 Zirai Karantina Müdürlüğü

Keşan DOÇEK 2–0 Tarım İl Müdürlüğü

5. SONUÇLAR

19 Haziran 2026

TED Koleji 0-2 Şehir Gönüllüleri Derneği

Karadenizliler Derneği 2-0 T.Ü. Hastane (H)

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Emniyet Müdürlüğü

6. SONUÇLAR

23 Haziran 2026

Öz Trakya 0–2 Veteranlar

TÜ Dekanlık ­0-2  Balkan Akademi

DSİ (1) 0-2 Hasköylüler Derneği

7. SONUÇLAR

24 Haziran 2026

Meriç Kaymakamlık 1-2 Zirai Karantina Müdürlüğü

L Tipi Cezaevi 1-2 İl Milli Eğitim Müdürlüğü

Çevre ve Şehircilik 0-2 Tarım İl Müdürlüğü

8. SONUÇLAR

25 Haziran 2026

Açık Cezaevi 0-2 Keşan DOÇEK

DSİ (2) 2-0 TÜ Hastane (H)

TED Koleji 0-2 Karadenizliler Derneği

9. SONUÇLAR

30 Haziran 2026

Yenimuhacir 2–1 Veteranlar

25-22, 23-25, 15-11

T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Öz Trakya (H)

Sosyal Hizmetler 0-2 Hasköylüler Derneği

13-25, 8-25

TURNUVADA BUGÜN

2 Temmuz 2026

18.00: Özel Harekat – Keşan DOÇEK

19.00: Çevre ve Şehircilik – Açık Cezaevi

20.00: Şehir Gönüllüleri Derneği – Karadenizliler Derneği

21.00: DSİ (2) – TED Koleji

KİRLİLİK

Havalar ısınınca kentteki atıkların beş duyumuza etkisi daha başka oluyor. Geçende çevre günü nedeniyle Kocasinan Mahalle Muhtarı Canan Koca sosyal medyada paylaşmıştı;

“Çevre Haftasında ÇEVREŸE yakışan görüntülerle günaydın. İçtiğiniz PET ŞİŞELERİ, TENEKE KUTU IÇECEKLERİ LÜTFEN ÇÖP KUTUSUNA ATINIZ. BIZLER VATANDAŞ OLARAK GÖREVİMİZİ YAPALIM. BIRAZ VİCDANIMIZLA HAREKET EDELİM, LÜTFEN.”

Altında da mahallesinden kötü örnekleri fotoğraflamıştı. Benzeri uyarıları birçok kentlimiz de sık sık yapmaktadır. Bu elbette bir farkındalık yaratmaktadır.

Kentler uygarlığın beşiğidir. Kentler hepimizindir. Kent suçları oluyor ve fotoğraflara olumsuz yansıyorsa bu hepimizin hatasıdır. Konteynırın içine konması gereken atığın yerlerde ne işi var? İnşaat atıklarının, ağaç dallarının sokakta, yaya kaldırımda, konteynırın yanında ne işi var? Kentin temizliğinden elbette yerel yönetimler sorumludur. Ama muhtar Sayın Canan Koca’nın da dediği gibi “biraz vicdanımızla hareket edelim”.

Her şey ailede başlar, eğitim süreçlerinde gelişir der bilim insanları. Bunu bilir ve uygulamaya çalışırız. Çocuğumuz odasından sorumludur. Tamam. Ama kapıdan çıkınca apartman merdivenlerinden Saraçlar Caddesi’ne, ormanımızdan denizimize kadar her ortak yere de sahip çıkması, koruması gerekmez mi?

Çok kez yazdım, bizim kuşak öğretmenler olarak uyguladık da. Okul bahçesinin temizliği, ağaçların korunması öğrencilerin görevidir. Öğrenci velisi olduğum sıralarda toplantılarda bunu söyledim ve her gün okul bahçesinin temizliği sonrasında sınıflara girilmesini önerdim. Veliler isyan etti. Neymiş çocuğumuz temizlikçi miymiş, aile birliğine niye para veriliyormuş falanda falan. Okulda geçen her anın eğitim olduğunu bizlerin kabul etmesi gerekiyor.

Biz böyle değildik elbette. Biraz yaş almış kişiler olarak değerlerin, dayanışmanın, imecenin ne olduğunu biliriz. Ama kentte ama köyde yaşadık. İçinde yaşadığımız sistem bizi para ve varlıklara yönlendirdi. Unuttuk ve kendi dünümüzü bile yarınımıza aktaramadık. Sorumluyuz.

Öte yandan kent içindeki hayvanlar için çok iyi niyetle yapılan hizmetler! Evdeki gıda atıklarını sokaklara, yeşil alanlara, kaldırımlara bırakmanın artı ve eksisini düşünmemiz gerekir. Birlikte belirlenen bir yerde veya çevre yaşayanların gönüllü düzenlediği, hizmet verdiği yerlere bırakılması gereken bu atıkları herkes istediği yere atmamalı. Hayvan sevgimizi kanıtlayacağız diye evin atıklarını sokağa bırakarak başka zararlı canlıların da oluşmasına olanak sağlıyoruz.

Kent veya ülke temizliği, değerlerin korunması idarelerin ve vatandaşların görevidir. Biz her görevi seçtiklerimizden bekliyoruz. Okul temizliğinden evladını sorumlu tutmayan ebeveynler olduğumuzda kent ile ülkenin temizliği ve korunması, savunulmasının da biz yurttaşların görevi olduğunu unutuyoruz.

Dünya kupası maçlarında Brezilya’ya yenilerek elenen Japonya oyuncuları maç sonrasında seyircisinin bulunduğu tribünlere giderek saygıyla eğildi ve özür dilediler. Seyirciler de stadı terk ederken yine atıklarını toplayarak temiz bırakma geleneklerini yinelediler. Çünkü Japon yurttaşı toplumsal yaşamın her alanında ortak alan bilincini geliştirmiştir. Onlar da insan bizde insanız. Neden bilinçli ve sorumlu olamıyoruz?

Hepimizin şikayetçi olduğu temizlik, kirletmemekle başlar. Kirlilikten rahatsızlık duyma olarak gelişir. Bu kültürümüze egemen olmalıdır. Bu da bizlerin elindedir.

Doğa kendi içinde temizdir. Doğanın bir parçası olan insan da temizdir. Kirlilik sonradan kazanılan bir davranış ve alışkanlıktır.Doğadan ve doğuştan gelen bu özelliğimizi koruyamadığımızdan dolayıdır ki; toplumsal yaşamda, siyasette, ticarette, insan ilişkilerinde kirlenmişlik egemendir.

Bu kirliliğin sonucudur ki; Keşanlı Aliler ücreti ödenmiş memetlere, adalet yürüyüşçüsü kemaller butlan kemallere, sosyal devletler soyguncu devlete, yoksulun cumhuriyetinden sermayenin otokrasisine doğru gider dururuz. Uyanalım,doğadan ve doğuştan gelen özelliklerimize, aslımıza uyalım. Bu kez olumsuz değil olumlu değişelim. Değişmez isek, yüzyıllardır yaşadığımız burjuva demokrasisinden sosyalist demokrasiye geçemezsek acıyla ve saygıyla andığımız 2 Temmuz 1993 Sivas yangınları hepimizi yakacak.

MAZERETİ OLUR MU?..

İnsanoğlu, Hz. Musa ile verilen, yazarı Allah olan kitap, Tevratı; Hz. İsâ ile verilen, yazarı Allah olan kitap, İncili korumadılar!..
Egemen, din ve derebey simsar güçleri, işlerine, sömürülerine, çıkarlarına uygun yarı yarıya yalan yazdılar…
Tamam da, Kuran’ın %.100 ü doğru ve de tahriflere karşı Allah’ın koruma sözü var!..
Aynı zamanda, Tevrat ve İncilin yalan yazılmış kısımlarını da açıklıyor.
Ve İncilin, Tevratın gerçek yolu Kuran ile bildiriliyor. Yazarı Allah olan tüm kutsal kitapların doğrulaycısı, birleşiği olduğu açıklanıyor!..
Kuran ile tüm hak dinlerin dosdoğrusu verilmiş, hem de 1500 yıldan beri. Hak haritası yazarı Rabbimiz olan kutsal Kuran’da yazıyor!..
Bakın tarihe!..
Dinlerini mezheplerle TAHRİF EDİP YALAN YAZMIŞLAR, DİN ÇIKAR SAVAŞLARIYLA BİRBİRLERİNİ BOĞAZLIYORLAR…
1500 YILDAN BERİ KURAN’I KERİM’İ OKUMADIKLARI BESBELLİ?..
OKUSAYDILAR, UYGULASAYDILAR; DÜNYADA KARDEŞLİĞİ, SEVGİ VE SAYGI VE YARDIMLAŞMAYI KURSAYDILAR, DÜNYA CENNETE DÖNERDİ!..
ŞİMDİ Kİ GİBİ CEHENNEMİ YAŞAMAZDIK!..

İNSANOĞLUNUN HİÇ MAZERETİ YOK!..

Kuran’ı Kerim. Sure 10/Ayet 37:
Bu Kuran Allah’tandır. Başkası tarafından uydurulmuş değildir. Kendinden öncekini doğrulayan ve o kitabı açıklayandır. Onda şüphe yoktur, O alemlerin Rabbindendir.
44/4: Baksana şu kendilerine kitaptan pay verilenlere!
Sapıklığı satın alıyorlar; istiyorlar ki, siz de yolu sapıtasınız.

Sarayiçi’nde firmalar yerini alıyor

665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali, bu yıl da sadece dünyanın en köklü spor organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmakla kalmayacak aynı zamanda birbirinden farklı sektörlerden firmaları, el emeği üreten kadın girişimcileri ve Edirneli esnafı da ziyaretçilerle buluşturacak.

Festival kapsamında şehir içi ve şehir dışından katılım sağlayan firmalar ile el emeği ürünleriyle üretime katkı sunan girişimci kadınlar, stantlarını kurarak ziyaretçilerini ağırlayacak. 2 Temmuz Perşembe günü itibarıyla hazır hale gelecek stantlar, festival süresince binlerce ziyaretçiye ürünlerini ve hizmetlerini tanıtma fırsatı bulacak.

Kılıçlar New Holland, Massey Ferguson, Tümosan Atalay Galeri, FJ Dynamic Dümenlenme Sistemi ve Terekbey Tarım sektörün son yeniliklerini üreticilerle buluşturacak. Otomotiv sektöründe ise VW Mercan, Toyota Atlas, Fiat Özakıncı, Renault Edirne Otomotiv ve Ford Volkan Otomotiv ziyaretçilerini ağırlayacak.

Ayrıca Espresso Lab, Coffee Shot Stop, Lucky Cafe, Minipan ve daha onlarca firma lezzetlerini festival katılımcılarıyla buluştururken, farklı sektörlerden birçok marka da stantlarıyla festival alanında yer alacak. Festival alanında ayrıca kadın girişimciler ve Edirneli esnaf da el emeği ürünlerini ve yöresel değerlerini ziyaretçilerin beğenisine sunacak.

665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali’nde yer alacak firmalara, kadın girişimcilere ve Edirneli esnafa teşekkür eden Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, “Kırkpınar yalnızca ata sporumuzun yaşatıldığı büyük bir organizasyon olmasının yanı sıra Edirne’mizin ekonomisine, ticaretine ve turizmine önemli katkılar sağlayan çok değerli bir buluşmadır. Festivalimize katkı sunan tüm firmalarımıza, üretici kadınlarımıza ve kentimizin esnafına teşekkür ediyorum. Kuracakları stantlarla hem misafirlerimizi en güzel şekilde ağırlayacak hem de Edirne’nin üretim gücünü, misafirperverliğini ve zenginliğini hep birlikte yansıtacağız. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi festival alanımızı ziyaret ederek bu güzel atmosferi yaşamaya davet ediyorum” dedi.

Sosyete Manavı’na son veda!

Olgay GÜLER

Edirne’nin sevilen esnaflarından, Yedi Yol Ağzı Caddesi’nde uzun yıllar hizmet veren, ‘sosyete manavı’ lakaplı Aydoğan Bilgen, 74 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Merhum Osman Zeki ve merhume Seher Bilgen’in oğlu, merhume Dürdane Fidan ve merhume Ferdane Çakal’ın kardeşleri Aydoğan Bilgen, bir süredir tedavi gördüğü hastalıktan kurtulamayarak vefat etti. Kentin sevilen simalarından Bilgen’in vefatı, ailesi ve dostları arasında derin üzüntü yarattı.

Bilgen için Eski Cami’de cenaze töreni düzenlendi. Tören’de Bilgen ailesini dost ve yakınları yalnız bırakmadı.

Öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Aydoğan Bilgen’in cenazesi Acı Çeşme Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Kırkpınar sevdası yeniden vitrinde!

Olgay GÜLER

Tarihi Kırkpınar Güreşleri’nin yaşayan belleği, Edirne’nin eski belediye başkanı İbrahim Ay (81), tarihi organizasyonda, puanlama sistemine dönen başpehlivanlık güreşlerine küserek sergilemeyi bıraktığı koleksiyonunu, eczanesinde yeniden görücüye sunmaya başladı.

Kentin sevilen ismi, eski belediye başkanı eczacı İbrahim Ay, babasının 1950 yılında elinden tutup Sarayiçi’ne götürmesiyle er meydanıyla tanıştı. Yağlı güreşe olan sevdası zamanla büyüyen ve 1984 yılında belediye başkanı olmasıyla Sarayiçi’ndeki tribünleri yaptıran İbrahim Ay, bu tutkusunu her Kırkpınar’da eczanesinde sergilediği koleksiyonuyla vatandaşlarla paylaştı. Kırkpınar’da, başpehlivanlık güreşlerinde puanlama sisteminin gelmesiyle seyir zevkinin düştüğünü savunan Ay, tutkunu olduğu atsa sporuna küserek, bir süre önce bu sergiyi açmayı da bıraktı. Bu yıl, bir dostunun kendisine hediye ettiği davulla yeniden içindeki kıvılcım alevlenen Ay, Kırkpınar haftasının başlamasıyla birlikte eczanesinde yeniden koleksiyonunu sergilemeye başladı.

Eski Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu’ndan İbrahim Ay’a ziyaret

‘1950 YILINDAN BERİ KIRKPINAR’I SEYREDİYORUM’

Kendisini ‘bir Kırkpınar aşığı’ olarak tanımlan ve yağlı güreşi neden bu kadar sevdiğini anlatan Ay, “Ben bir Kırkpınar aşığıyım, yağlı güreş hastasıyım. Kulağıma yağ kaçmamış kişiler bu güreşi idare etmeye başladıktan sonra bizim de rahatsızlığımız başladı. Ben 1950 yılından beri bilaistisna Kırkpınar’ı seyrediyorum. Allah rahmet eylesin, babacığım beni elimden tutardı. Dallı tribünün altına götürür, orada çevirmemizi yerdik, güreşimizi seyrederdik, gelirdik. Allah kısmet etti, Kırkpınar’ı idare etmek bana nasip oldu. Belediye başkanı olunca Kırkpınar’ı idare etmek nasip oldu. Kırkpınar’ı idare etmek için de ilk Kırkpınar’ımda 1984 yılında meclisi topladım. Belediye müdürlerini topladım. Dedim ki; ‘Arkadaş bu Kırkpınar’ı bugün siz yapacaksınız. Ben hiçbir şeye karışmıyorum. Ben elimi cebime sokacağım. Etrafı dolaşacağım. Ne var ne yok? Ben kendi kendime, sade vatandaş gibi, kendi kendime bir keşifte bulunacağım’ dedim. O Kırkpınar da güzel bir şekilde bitti. Güzel oldu. Ama orada bir hadise oldu. Yaşlı bir adamcağız, nur yüzlü, ak sakallı bir adam ağlıyor. Tanıtmadım kendimi. Dedim dayı ya hayırdır niye ağlıyorsun? Ya ben dedi Samsun’dan geldim, Kırkpınar’a giremiyorum dedi, deli olacağım dedi. Gel dayı dedim ben sana yardım edeyim dedim. Şeref tribününe oturttum. Kendimi tanıtmadım. O gün karar verdim ben o tribünleri yapmaya” dedi.

‘ARENA İSTİYORSAN, İSPANYA’YA GİT’

Güreşlerin yapıldığı er meydanının ‘arena’ ve ‘stadyum’ isimleriyle anılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Ay, “Çok güzel bir er meydanı oldu. Beni rahatsız eden olay şu; şu anda er meydanı değil de ‘arena’ diyorlar, stadyum diyorlar. Nasıl olur sen yağlı güreş alanına, er meydanı yerine, güreş alanı yerine arena diyorsun O zaman git İspanya’ya. Stadyum diyorsan git futbol sahasına. O tribünlerin görüş açısı çok enteresandır. En üst kattan en güzel şekilde görürsün. Ama futbol sahasında öyle göremezsin” diye konuştu.

‘AMACIM KIRKPINAR HAVASINI YAŞATMAK’

Kırkpınar koleksiyonunu dükkanında sergileme amacına da değinen Ay, “Benim bu görseli yapmamın sebebi Edirne halkını, Edirne esnafını biraz olsun teşvik etmek, özendirmek. Vitrinleri süslemek. Daha doğrusu Kırkpınar sevgisini Edirne esnafını içine atmak. En azından o Kırkpınar havasını yaşatmak. 1950 Kırkpınar ağası rahmetli Şener’in ağa kıyafeti bendeydi. O ağa kıyafetini ki orijinal ağa kıyafeti odur, Bu kıyafet şu anda Edirne Müzesi’ne aile tarafından verdirttik. Şu anda Edirne Müzesi’nde o kıyafet var. Bir Kırkpınar ağası eğer Kırkpınar ağa kıyafeti yaptıracaksa gidecek oraya, orada o kıyafeti görecek, kıyafeti görünce o kıyafeti dikecek. 1950’den sonra gelen ağalar hepsi hemen hemen aynı kıyafeti giydi” şeklinde konuştu.

‘BİR SÜRE KIRKPINAR’A KÜSTÜM’

Bir süre Kırkpınar’a küstüğünü dile getiren Ay, “Kırkpınar’da isim lazım değil, arka arkaya pehlivanlar altın kemer aldılar. Altın kemer alan pehlivanın dizi yere değmeden kemer alıyor. Bu duruma küstüm. Niye küstüm? Bunu yağlı minder güreşi haline getirdiler. Bir başpehlivanlık finalinde dizin yere değmeden, arkaya geçip bir puan alıp başpehlivan oluyorsan bu güreşin ne ritüeline, ne yöre yöreselliğine, ne gelenekselliğine, ne ananesine sığar. Hiçbir şeye sığmaz ve ben küsüm. Bu sene sevdiğim bir kardeşim yeniden bu sergiyi açmama vesile oldu. Davulcular her sene gelirler beni davet ederler. Güreş havası çalarlar. Benim de kendi davulum var. Geçelim onların karşısına, benim davulumla Kırkpınar havasını onlarla beraber çalarım. Bir kardeşim de, ona verdiğim hediyeye karşılık olarak bana davul hediye etti. Ben de ona mahcup olmamak için sene de kuralım dedim” ifadelerini kullandı. 

‘EDİRNELİ KIRKPINAR SAHİP ÇIKMALI’

Edirnelilerin Kırkpınar’a daha fazla sahip çıkması gerektiğinin de altını çizen Ay, “Edirneli katılmıyor Kırkpınar’a, katılması lazım, sahip çıkması lazım. Elini taşın altına koyması lazım Edirnelinin ama yapmıyorlar, yapılmıyor. Mesela şu anda tek bir çevirmeci kaldı. O da artık seneye yok. Oraya bana kalırsa Edirne esnafına bir kuruş para almadan orayı kiralayacaksın. Ciğercisi, şekercisi yerel esnafı oraya girsin” dedi.

Kurumsal E-Posta Adresi Kullanmak İşletmeler İçin Neden Önemli?

Dijital dünyada işletmelerin müşterileriyle kurduğu ilk temas çoğu zaman e-posta, web sitesi ya da sosyal medya üzerinden gerçekleşir. Bu temas sırasında kullanılan dil, tasarım, iletişim hızı ve marka görünümü kadar e-posta adresi de profesyonel algıyı doğrudan etkiler.

Bir işletmenin müşterilerine isletmeadi@gmail.com gibi kişisel bir e-posta adresiyle ulaşması ile info@isletmeadi.com gibi alan adına bağlı kurumsal bir e-posta adresi kullanması arasında önemli bir fark vardır. İlk seçenek daha geçici ve bireysel bir izlenim oluşturabilirken, ikinci seçenek markanın daha ciddi, düzenli ve güvenilir algılanmasına katkı sağlar.

Bu nedenle kurumsal e-posta adresi, yalnızca teknik bir iletişim aracı olarak görülmemelidir. Doğru kullanıldığında marka kimliğini güçlendiren, müşteri güvenini artıran ve işletmenin dijitalde daha profesyonel görünmesine yardımcı olan temel bir altyapı unsurudur.

Kurumsal E-Posta Nedir?

Kurumsal e-posta, işletmenin kendi alan adıyla oluşturduğu profesyonel e-posta adresidir. Örneğin bir işletmenin web sitesi markaadi.com ise, bu alan adına bağlı olarak info@isletmeadi.com, satis@markaadi.com, destek@markaadi.com veya adsoyad@markaadi.com gibi e-posta adresleri oluşturulabilir.

Bu yapı, işletmenin tüm iletişim kanallarında aynı marka adını kullanmasına yardımcı olur. Böylece web sitesi, e-posta adresi, teklif dosyaları, fatura bilgileri, kartvizitler ve müşteri iletişimleri daha bütünlüklü bir marka görünümü kazanır.

Kurumsal e-posta adresleri özellikle müşteri ilişkileri, satış süreçleri, destek talepleri, teklif gönderimleri ve iş ortaklıkları açısından önemlidir. Çünkü profesyonel bir e-posta adresi, karşı tarafa işletmenin daha düzenli ve güvenilir bir yapıya sahip olduğu mesajını verir.

Kişisel E-Posta Adresleri Neden Yetersiz Kalabilir?

Küçük işletmeler, yeni girişimler veya bireysel hizmet sağlayıcılar başlangıçta Gmail, Hotmail ya da benzeri ücretsiz e-posta servislerini kullanmayı tercih edebilir. Bu yöntem pratik görünse de işletme büyüdükçe profesyonel algı açısından yetersiz kalabilir.

Kişisel e-posta adresleri, müşteride işletmenin kurumsal yapısı hakkında soru işareti oluşturabilir. Özellikle teklif, ödeme, sipariş, randevu veya destek süreçlerinde kullanılan e-posta adresinin profesyonel görünmesi önemlidir. Çünkü kullanıcılar, iletişim kurdukları işletmenin gerçekten güvenilir olup olmadığını küçük detaylar üzerinden de değerlendirir.

Örneğin bir müşteri, yüksek tutarlı bir hizmet için teklif alırken kişisel bir e-posta adresinden gelen mesajı daha temkinli karşılayabilir. Buna karşılık alan adına bağlı bir kurumsal e-posta adresi, markanın daha yerleşik ve profesyonel olduğu algısını güçlendirebilir.

Kurumsal E-Posta İşletmeye Ne Kazandırır?

Kurumsal e-posta kullanımının en önemli avantajlarından biri güven algısını artırmasıdır. Müşteriler, alan adına bağlı bir e-posta adresi gördüğünde işletmenin daha profesyonel bir yapıya sahip olduğunu düşünebilir. Bu da özellikle ilk iletişimde olumlu bir izlenim yaratır.

Bir diğer avantaj marka bütünlüğüdür. Web sitesi, sosyal medya hesapları, teklif dosyaları ve e-posta adresleri aynı marka adı etrafında şekillendiğinde işletmenin dijital kimliği daha güçlü görünür. Bu tutarlılık, markanın akılda kalıcılığını da destekler.

Kurumsal e-posta aynı zamanda iletişimi daha düzenli hale getirir. Örneğin satış talepleri için satis@, müşteri desteği için destek@, genel iletişim için info@ gibi farklı adresler kullanılabilir. Bu yapı, gelen mesajların doğru kişi veya departmana yönlendirilmesini kolaylaştırır.

Ayrıca ekip büyüdükçe çalışanlara özel e-posta adresleri oluşturmak da mümkün olur. Bu sayede şirket içi iletişim daha düzenli ilerler ve müşteriler kiminle iletişim kurduklarını daha net görebilir.

Hangi İşletmeler Kurumsal E-Posta Kullanmalı?

Kurumsal e-posta yalnızca büyük şirketler için gerekli değildir. Dijitalde profesyonel görünmek isteyen her işletme için önemli bir ihtiyaçtır. Yeni kurulan şirketler, KOBİ’ler, danışmanlık firmaları, ajanslar, e-ticaret siteleri, yerel işletmeler, sağlık ve eğitim kurumları, hizmet sağlayıcılar ve serbest çalışan profesyoneller kurumsal e-posta kullanımından faydalanabilir.

Özellikle müşteriyle düzenli iletişim kuran işletmeler için bu ihtiyaç daha da belirgin hale gelir. Teklif gönderen, randevu alan, satış yapan, destek sağlayan veya iş ortaklarıyla yazışan her marka, e-posta adresi üzerinden de güven vermelidir.

Kurumsal e-posta, küçük bir detay gibi görünse de müşterinin gözünde işletmenin ciddiyetini etkileyebilir. Bu nedenle dijital varlığını güçlendirmek isteyen işletmelerin alan adıyla uyumlu profesyonel e-posta adresleri kullanması önemlidir.

Kurumsal E-Posta Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Kurumsal e-posta hizmeti seçerken yalnızca adres oluşturma imkanına bakmak yeterli değildir. Kullanılacak altyapının güvenli, erişilebilir ve işletmenin ihtiyaçlarına uygun olması gerekir.

İlk olarak alan adıyla uyumluluk önemlidir. E-posta adresi, işletmenin web sitesiyle aynı alan adını taşımalıdır. Bu durum marka bütünlüğünü destekler ve iletişimde daha profesyonel bir görünüm sağlar.

İkinci olarak güvenlik dikkate alınmalıdır. Spam filtreleri, güvenli oturum açma, veri güvenliği ve düzenli erişim gibi konular işletmeler için önemlidir. Çünkü e-posta, müşteri bilgileri, teklifler, sözleşmeler ve ödeme süreçleri gibi hassas iletişimlerin yürütüldüğü temel kanallardan biridir.

Depolama alanı, mobil erişim, masaüstü kullanım kolaylığı, teknik destek ve hesap yönetimi de değerlendirilmesi gereken diğer konulardır. İşletmenin büyümesiyle birlikte yeni e-posta hesapları açma ihtiyacı doğabileceği için esnek bir yapı tercih edilmelidir.

Dijital Altyapıyı Birlikte Düşünmek Neden Önemli?

Kurumsal e-posta, tek başına ele alınması gereken bağımsız bir unsur değildir. Alan adı, web sitesi ve e-posta adresi birlikte düşünüldüğünde daha güçlü bir dijital kimlik oluşturur. Bir işletmenin web sitesi farklı, e-posta adresi farklı, sosyal medya adı farklı olduğunda marka algısı dağınık görünebilir.

Bu nedenle işletmeler dijital altyapılarını oluştururken alan adı seçimi, web sitesi yapısı ve e-posta kullanımı arasında uyum sağlamalıdır. Örneğin markaadi.com alan adına sahip bir işletmenin info@markaadi.com adresiyle iletişim kurması, müşteriye daha tutarlı ve güvenilir bir izlenim verir.

Bu noktada Türkticaret.Net gibi alan adı, web sitesi ve kurumsal e-posta hizmetlerini bir arada sunan platformlar, işletmelerin dijital iletişim altyapısını daha düzenli şekilde oluşturmasına yardımcı olabilir. Böylece işletmeler farklı ihtiyaçlarını ayrı ayrı yönetmek yerine, marka kimliğini destekleyen daha bütünlüklü bir yapı kurabilir.

Sosyal Medya Mesajlaşması E-Postanın Yerini Tutar mı?

Birçok işletme müşterileriyle sosyal medya mesajları veya anlık mesajlaşma uygulamaları üzerinden iletişim kuruyor. Bu kanallar hızlı ve pratik olsa da her zaman e-postanın yerini tutmaz.

E-posta, özellikle teklif, fatura, sözleşme, başvuru, destek talebi ve resmi yazışmalar için daha düzenli bir iletişim kanalıdır. Sosyal medya mesajları hızlı aksiyon almak için faydalı olabilir; ancak arşivleme, takip ve profesyonel yazışma açısından e-posta daha güçlü bir yapı sunar.

Bu nedenle işletmeler sosyal medya hesaplarını aktif şekilde kullanmaya devam ederken, kurumsal e-posta adresini de ana iletişim kanallarından biri olarak konumlandırmalıdır. Böylece hem hızlı iletişim hem de profesyonel yazışma ihtiyacı dengeli şekilde karşılanabilir.

Profesyonel İletişim Güvenle Başlar

Kurumsal e-posta adresi, işletmeler için küçük ama etkisi büyük bir dijital altyapı unsurudur. Müşteriyle kurulan iletişimde daha profesyonel görünmeye, marka bütünlüğünü korumaya ve güven algısını güçlendirmeye yardımcı olur.

Alan adına bağlı bir e-posta adresi kullanmak, işletmenin dijital kimliğini daha düzenli ve ciddi gösterir. Özellikle rekabetin yoğun olduğu sektörlerde müşterinin güvenini kazanmak için bu tür detaylar önemlidir.

Bu nedenle dijitalde daha profesyonel görünmek isteyen işletmelerin web sitesi, alan adı ve kurumsal e-posta yapısını birlikte planlaması gerekir. Doğru yapılandırılmış bir kurumsal e-posta sistemi, markanın iletişim kalitesini artırır ve işletmenin müşterileriyle daha güvenilir bir bağ kurmasına katkı sağlar.