Keşan Belediyesi’nce mücavir alan Erikli Sahili’nde sezon öncesi hazırlık çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Keşan Belediyesi Başkanı Mehmet Özcan, Erikli’deki çalışmaları yerinde gözlerken, belediye’nin sosyal medya hesabından gerçekleştirilen paylaşımda şunlara yer verildi:
“Parke taşı serim çalışmalarıyla, vatandaşlarımızın daha konforlu ve güvenli ulaşım sağlaması hedefliyoruz.
Yaz sezonunda yoğun kullanılan sahil bölgelerimizi daha düzenli ve modern bir görünüme kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Daha yaşanabilir ve erişilebilir bir Erikli için sahadayız.”
5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla geçen Cuma pek çok etkinlik ve günün önemine ilişkin açıklamalar yapıldı.
Hudut Gazetesi olarak bunlara geniş biçimde yer vermeye çalıştık.
Bu açıklamalardan biri de Doğa ve Kültür Derneği (DOKU) Yönetim Kurulu Başkanı Göksal Çidem’e ait.
Çidem’in söz konusu açıklamasını “Istrancalar için ortak çağrı” başlığı ile paylaştık.
**
Istıranca Dağları’nın üçte ikisi Türkiye’de, üçte biri Bulgaristan’da.
Aynı yağmur yağıyor.
Aynı rüzgâr esiyor.
Aynı kuşlar göç ediyor.
Aynı orman sınır tanımadan devam ediyor.
Ama uygulamalar aynı değil.
İşte Çidem, aslında yıllardır gözümüzün önünde duran bir gerçeği yeniden hatırlatıyor.
**
Bulgaristan tarafında doğal alanların korunmasına yönelik daha sıkı bir yaklaşım sergilenirken, bizim tarafta neredeyse her yıl yeni bir maden, taş ocağı ya da enerji projesi gündeme geliyor.
İşin daha ilginç tarafı ise Avrupa Birliği tarafından yasa dışı göçü önlemek amacıyla iki ülke sınırına çekilen jiletli teller.
İnsanları durdurmak için yapılan bu bariyerler yalnızca insanları durdurmuyor.
Yaban hayvanlarını da durduruyor.
Asırlardır aynı ormanda dolaşan kurtlar, çakallar, geyikler, karacalar ve diğer canlılar artık karşı tarafa geçemiyor.
Sonra da biyolojik çeşitliliğin neden azaldığını konuşuyoruz.
**
Bir başka çelişki de kültürel yaşamda karşımıza çıkıyor.
Bulgaristan tarafındaki Istıranca köylerinde yüzlerce yıllık gelenekler yaşatılıyor.
Gayda sesleri yankılanıyor, UNESCO tarafından da tanınan ateş üzerinde yürüme ritüelleri düzenleniyor.
Bizim tarafta ise birçok noktada iş makinelerinin sesi duyuluyor.
Dinamit patlamaları, taş ocakları, maden faaliyetleri ve enerji projeleri…
**
Elbette kalkınma önemlidir.
Elbette enerjiye de ihtiyaç vardır.
Ancak insan ister istemez soruyor:
Aynı ormanın öteki tarafında sakıncalı bulunan projeler, bu tarafta neden makul görülüyor?
Aynı dağın Bulgaristan tarafındaki ağacın değeri ile Türkiye tarafındaki ağacın değeri farklı mı?
Aynı derenin öteki yakadaki suyu daha mı kıymetli?
Aynı kuş Bulgaristan semalarında uçunca korunması gereken canlı, Türkiye semalarında uçunca yatırımın önündeki engel mi oluyor?
Sorular çoğaltılabilir.
Aslında sorun da burada.
Biz çevreyi hâlâ gelecek kuşaklara bırakılacak bir emanet olarak değil, tüketildikçe yenisi bulunacak bir kaynak olarak görüyoruz.
Kaynak bitince yenisini bulabileceğimizi sanıyoruz.
Enez Halk Eğitim Müdürlüğü’nün “Hayat Boyu Öğrenme” konulu sergi ve etkinlik kutlamaları son yılarda olduğu gibi yine bir “Yasak savma” niteliğindeydi… Eski Milli Eğitim Müdürü döneminde başlatılan halktan uzak, içine kapanık, kifayetsiz sistem ne yazık ki hala sürdürülüyor.. Koca bir yıl verilen emeklerin sergileneceği etkinlik saat 11.00 de başlıyor ve saat 13.30 da sona eriyor. Böylece köylerden gelerek özel bir gün yaşayacağını düşünen kursiyerler, satış yaparak emeğinin karşılığını göreceğini düşünen KADEM’ciler sadece hayal kırıklığı yaşıyorlar..
***
Bu sergi Enez’de Halk Eğitim çalışmalarının ne kadar yetersiz ve başarısız olduğunun bariz göstergesidir. Örneğin sergiye katılan, görmeye gelen izleyicilerin sayısı 40-50 civarında kalmıştır… İçlerinde kendiliğinden koşarak gelen ve bu etkinliği izlemek isteyen halktan tek bir Enezli de yoktur. Çünkü her yıl olduğu gibi özellikle bu etkinlik de halka duyurulmamış, bu konuda bir gayret sarf edilmemiştir. Sadece öğrencilerle velilere ulaşılmaya çalışılsa, hiç yoksa bir hafta önceden afişlerle, sanal dünyada duyurular yapılsa kendiliğinden o sergiye gelen sayısı 10 misli artar.
Bu etkinliği düzenleyenler bunu bilmiyorlar mı? Biliyorlar.. Ama yaptıklarının değil yapamadıklarının, beceremediklerinin görülmesinden korkuyorlar. Sonuçta birkaç resim çekip amirlerine göndererek “ Dostlar alış/verişte görsün” tiyatrosunu oynamaya devam ediyorlar. Sonuçta kısacası Halk Eğitim Müdürlüğü halkı dışlamıştır.
***
Geçmiş yıllarda neler yapıldığını gören, bilen insanlarız. Şimdilerde istihdama dönük bir anlayış yerine biçki, dikiş, nakış gibi kadınların evden çıkmamalarını hedefleyen kurslar tercih ediliyor.. Bunun yerine kadınları sosyal hayata ve ekonomiye kazandıracak etkinliklerin, kursların örneği çok az. Çocuklara dönük hiçbir çalışma yok. Örneğin önceki yıllarda Enez Spor Kulübü, belediye ve Halk Eğitim Müdürlüğü’nün ortak çalışması ile yaz kamplarında pek çok çocuk yüzme öğrenirdi. Bu yaz kamplarının/ okullarının daha da detaylandırılması, çeşitlendirilmesi gerekirken Başkan Bostancı döneminde kapatılmasına sessiz kalınması ve sonrasında da hiç gündeme getirilmemesi görmezden gelinecek bir durum mu? Soruyorum; Halk Eğitim Müdürlüğü bu son sergiden sonra 3 ay YAZ TATİLİ’ ne mi girecek? Hayat boyu öğrenme için önümüzdeki 3 ayda neler yapılacak? Örneğin lise seviyesine gelmiş ama okuma/ yazması yetersiz öğrencilere, yetişkin kadınlara, erkeklere bir kurs açılması düşünülüyor mu?
Güzel ve tatmin edici bir yanıt bekliyorum..
***
53 yıl önce geldiğim Enez’de Halk Eğitim Müdürlüğü yoktu ama marangoz kursu vardı.. Sanıyorum rahmetli Osman Güve de bu kursta yetişmişti. Hep “Marangoz Osman” diye bilinmişti. Bugün Halk Eğitim programlarında erkekler için istihdama dönük bir niyet, bir çalışma, bir heves, bir iddia görüyor musunuz? Kimse parasızlıktan, imkansızlıktan söz etmesin. Çünkü yaratılanlar, Devletin Enez’e kazandırdıklarının bir bölümü depolarda çürüyor. Geçen dönemlerde bu depolardaki 40 kadar bisikletin varlığını günün Kaymakamına biz haber vermiştik.. Şimdilerde de eski kaymakamımız Elif Canan Hanımefendi’nin Enez’e kazandırdığı seramik fırınının depoya kaldırılmasını elbette içimize sindiremiyoruz. Bu fırın sayesinde Enez’de en az 10-15 kişiye istihdam sağlanabilir. Depoda çürümeye terk edilen kanolarla gençler deniz sporları ile buluşturulabilir.
***
SONUÇ: Halk Eğitim ve Hayat Boyu Öğrenme konuları istihdama, gelişmeye, çağdaşlaşmaya dönük olarak Kaymakamlığımızca öncelikle ele alınmalıdır. Bu konuda Enez’de deneyimli bir halk ve deneyimli ve göreve hazır sivil toplum kuruluşları ve hiçbir şeye HAYIR demeyen bir belediye vardır.
Sevgili Mustafa Kemal atamız YÜZ YIL önce uyarmış,“Cumhurriyet AKLI, VİCDANI, KAREKTERİ HÜR NESİLLER İSTER!..” DEMİŞ YA!..
Nereden demiş?.. 1500 YÜZ YIL ÖNCE Rabbimizin kitabından öğrenip, demiş!.. “Okumayın!.. anlamazsınız.” deyip, Rabbin ilk emrine hain olanlar öğretmemiş de bu mazeret değil. Okusaydın, kanmasaydın, beynin, kitabın yok muydu?.. Aklını, vicdanın, Karekterinin özgürlüğü için savaş vermezsen, o değerler kazanılamaz ki!.. Şeytan devrede, habire kandırmada, uyanık olmak yetmez savaşmak gerek! “Cumhurriyet” demek, “HALK” ın muhtaçlıklarına çareler üretmek için çıkarsız, karşılık beklemeden, can feda çalışmak demektir. (Kuran ayetleri özetinden bir tanım) O HALK, sadece kendi milleti değildir, tüm dünya ülkeleridir de aynı zamanda!.. Daha sı da var, “Yurdunun, tüm dünyanın, doğa ve Tabiat varlıklarının yaşam haklarını da koruyup gözetmek, faydalarına, (Beyin, emek, zaman, para, mal) harcamak, demek!.. “Cumhurriyet” demek, Tüm dünya halkları olan, insan, hayvan, bitki, ağaç ve de doğayı, “Yaratan’dan Ötürü” sevmek, korumak, doyurmak, temiz tutmak muhtaçlıklarına çareler üretmek” demektir. Bunu da ancak, AKLI HÜR, VİCDANI HÜR, KAREKTERİ HÜR NESİLLER BAŞARABİLİRLER!.. Diye Rabbimiz Kuran’da, atamız da, nutkunda, asırlar önce bildirmiştir, biline!.. Adına, “Cumhurriyet” de, Yurdunun doğasını, hava, su, toprağını zehirlere, lağımlara bulaştır; hayvanları zevk için öldür; ormanları çoğaltama, kes, yak; tohumu, ekini, ununu, şekerini, tuzunu, yağını, meyvelerini, sebzelerini boz,!… ve ya bozanları seyret!.. Olur mu?, Elden geldiğince zalimlerle savaşmamakla, onlardan olunmaz mı?!.. “CUMHURRİYET BÖYLE NESLE YAKIŞMAZ,” denip, ELLERİNDEN CUMHURİYET ALINMAZ MI?.. Yurdumuzda ve dünyada, zalimlikler göz önünde sürüp giderken, “AKLI HÜR, VİCDANI HÜR, KARAKTERİ HÜR” nesil kavramına uyuyor mu?.. Sonra da adına “Cumhurriyet” de, Rabbinin LÜTFUNDAN HALK ETTİKLERİNE zulmet, boz veya bozdur!..
Hiç olur mu?..
Kuran’ı Kerim. Sure 34/Ayet 20: Andolsun iblis onlar hakında ki tahminini doğru çıkardı. İnanan bir zümrenin dışında hepsi ona uydular. 34/21: Halbuki şeytanın onlar üzerinde hiçbir zorlaması yoktu. Ancak ahrete inananı, şüphe içnde kalandan ayırd edip, bilelim diye… Rabbin gerçekten har şeyi koruyandır.
Edirne Belediyesi Emekli Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü, Gazeteci Selim Bilginkaya ile Aysun Bilginkaya’nın oğulları Yiğit; Emekli Polis Arif Yiğitbaş ile Derya Yiğitbaş’ın kızları Yazel ile evlendi.
Genç çift geçtiğimiz 30 Mayıs Cumartesi akşamı Yiğitbaş Ailesinin baba evi olan Ordu’nun Perşembe ilçesinde düğünü aratmayan bir kına gecesi düzenledi. Genç çift, düğün için Edirne’ye gelemeyecek olan yakınlarının ve davetlilerin katıldığı kına gecesinde düğünün de provasını yapmış oldu.
Yazel Yiğitbaş ile Yiğit Bilginkaya’nın düğün törenleri ise 5 Haziran Cuma akşamı Karaağaç yolu üzerindeki Alyans düğün salonunda gerçekleştirildi. Yazel ve Yiğit’in nikahlarının kıyılması ile başlayan törende Yazel ve Yiğit ilk danslarını yaparak konuklarını da piste davet etti. Genç çiftin mutluluklarına sahne olan düğün salonunda her iki ailenin yakınları ve konukları takı töreninde de çifte çeşitli armağanlarla birlikte “Bir yastıkta kocayın” diyerek mutluluk dileklerini sundu,
Edirne’nin yeni haftaya bugün mevzi sağanak yağışlı bir havayla merhaba derken, hafta içerisinde hava sıcaklığı 33 dereceye kadar yükselecek.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 5 günlük hava tahmin raporuna göre, Edirne’de bugün mevzi sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 19°C, en yüksek 33°C, nem (%) 35-96, rüzgar (km/sa) kuzeyden 13,
Yarın parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 18°C, en yüksek 32°C, nem (%) 37-88, rüzgar (km/sa) doğudan 13,
10 Haziran 2026 Çarşamba günü parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 17°C, en yüksek 33°C, nem (%) 33-88, rüzgar (km/sa) güneydoğudan 12,
11 Haziran 2026 Perşembe günü parçalı bulutlu bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 18°C, en yüksek 33°C, nem (%) 34-84, rüzgar (km/sa) kuzeyden 13,
12 Haziran 2026 Cuma günü gökgürültülü sağanak yağışlı bir havayla birlikte en düşük sıcaklık 21°C, en yüksek 31°C, nem (%) 44-82, rüzgar (km/sa) kuzeyden 13 olarak ölçülmesi bekleniyor.
UNESCO Somut Olmayan Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve bu yıl 665.’si düzenlenecek olan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin biletleri 8 Haziran pazartesi gününden itibaren Biletix üzerinden resmi olarak satışa sunulacak.
Asırlardır süregelen kadim bir geleneği canlı tutan Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bu yıl 03-04 – 05 Temmuz 2026 tarihleri arasında tarihi Sarayiçi Er Meydanı’nda gerçekleştirilecek.
Türkiye’nin dört bir yanından gelecek olan başpehlivanların altın kemer için kıyasıya mücadele edeceği organizasyonun bilet fiyatları ve tribün yerleşimleri Biletix’in internet sitesi ([www.biletix.com](https://www.biletix.com)) üzerinden erişime açılacak. Edirne Belediye Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, 03 Temmuz 2026 Cuma günü tribün girişleri tüm halka ve güreşseverlere ücretsiz olacağı belirtildi.
Bilet alımlarında yoğunluk yaşanmaması adına güreşseverlerin satış saati olan 10.00’dan önce Biletix platformlarında hazır bulunmaları tavsiye edildi.
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, asırlardır yiğitliğin, mertliğin ve kardeşliğin simgesi olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde yurttaşlarıyla buluşacak olmanın heyecanını yaşadığını belirterek, “UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’nde yer alan, dünyadaki en köklü spor organizasyonlarından biri olan Kırkpınar, sadece bir güreş müsabakası değil; tarihimizin, kültürümüzün ve geleneklerimizin yaşatıldığı büyük bir buluşmadır.
Bu kadim atmosferi birlikte paylaşmak, pehlivanlarımızın er meydanındaki kıyasıya mücadelesine tanıklık etmek ve Edirne’mizin misafirperverliğini sizlerle buluşturmak üzere tüm yurttaşlarımızı, vatandaşlarımızı ve misafirlerimizi 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri’mize davet ediyorum.” İfadelerini kullandı.
Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği, gerçekleştirdiği Olağanüstü Genel Kurul’da tarihi bir karara imza attı. Eski Kırkpınar ağaları ve dernek üyelerinin yoğun katılımıyla gövde gösterisine dönüşen genel kurulda, ata sporunun geleceğe aktarılması için 40 ayrı programdan oluşan dev bir projenin müjdesi verildi.
Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği’nin Olağanüstü Genel Kurulu, dernek binasında gerçekleştirildi. Kırkpınar’ın yaşayan efsanelerini, eski Kırkpınar ağalarını ve çok sayıda dernek üyesini bir araya getiren genel kurul, adeta bir kültür şölenine sahne oldu.
Genel kurulda divan kurulu başkanlığına Mehmet İriş, sekreterliğe ise Esra Akgün Yılmaz oy çokluğuyla seçildi.
Er Meydanı’nın Canlı Tarihi Bu Genel Kurulda Buluştu
Oldukça samimi ve dostane bir atmosferde geçen genel kurulda, Kırkpınar’ın şanlı geçmişine ışık tutan anılar tazelendi. Şükrü Kayabaş’ın Kırkpınar ruhunu yansıtan duygu yüklü şiirleri salondan büyük alkış alırken, İbrahim Ay’ın Kırkpınar Er Meydanı’nın tarihi ve kültürel değerleri üzerine yaptığı derinlikli anlatımlar ilgiyle takip edildi.
Kırkpınar’ın simge isimlerinden olan eski ağalar Alper Yazoğlu ve Mehmet İriş ile eski Edirne Belediye Başkanı Güngör Mazlum’un paylaştığı tarihi anılar ise salondakilere duygusal ve gurur dolu anlar yaşatarak geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurdu.
Yeni Nesiller İçin 40 Ayrı Program!
Gelecek vizyonunun masaya yatırıldığı toplantıda dernek yönetimi, asırlık mirasın yarınlarına yön verecek büyük projesini açıkladı. Kırkpınar kültürünü genç kuşaklara tanıtmak, sevdirmek ve yaşatmak amacıyla 40 ayrı programdan oluşan kapsamlı bir proje hazırlandığı müjdelendi. Bu dev çalışma dalgasıyla; yüzyıllardır devam eden ata sporunun gelenekleri, ahlaki değerleri ve köklü tarihi, modern pedagoji ve etkinliklerle yeni nesillere aktarılacak.
“Kırkpınar Sadece Bir Güreş Değil, Milli Hafızamızdır”
Genel kurul sonrasında yapılan değerlendirmelerde, Kırkpınar’ın sadece bir spor organizasyonu olmadığının altı çizilerek şu ifadelere yer verildi:
“Eski ağalarımızın, pehlivanlarımızın, cazgırlarımızın ve Kırkpınar’a gönül vermiş tüm emektarların katkılarıyla yaşatılan bu büyük miras, Edirne’nin ve Türk milletinin en kıymetli kültürel hazinelerinden biridir. Kırkpınar sadece bir güreş organizasyonu değil; dostluğun, mertliğin, ahlakın, geleneklerin ve milli hafızamızın yaşayan en büyük sembolüdür.”
Geçmişten aldığı güçle geleceğe emin adımlarla yürüyen Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği’nin bu hamlesi, Edirne kamuoyunda ve spor camiasında büyük bir heyecan yarattı. “Geçmişin emaneti, geleceğin güvencesi” olan Kırkpınar’ı yaşatmak için taşın altına elini koyan tüm gönüllülere teşekkür edilerek genel kurul başarıyla noktalandı.
Yeni yönetim listesi
Yapılan genel kurul ile derneğin Yönetim Kurulu Üyeleri arasındaki görev dağılımı da şu şekilde oldu; Başkan Alper Yazoğlu, Başkan Yardımcıları Mehmet İriş, Murat Köse, Seyfettin Selim,Ufuk Özünlü’den oluşurken, sekreter Esra Akgün Yılmaz, sayman Sadrettin Alıcı, Üye Zekeriya Uzun ve Volkan Demirer olarak belirlendi. Denetim Kurulu Üyeleri ise Salim Altunhan, Tamer Yavuz ve Koray Ustabaşı’ndan oluştu.
İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Forumu 2026, dünya genelinden yoğun bir katılımla kapılarını açtı. Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen ve 183 ülkeden temsilcilerin bir araya geldiği dev organizasyona, AK Parti Edirne İl Kadın Kolları Başkanı Yıldız Yeşilkurt ve İl Kadın Kolları Çevre ve Şehircilik Politikaları Birim Başkanı Fatma Nur Akkan da katılım gösterdi.
Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın öncülüğünde, 5-7 Haziran tarihleri arasında düzenlenen forum, “Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi Olarak Sıfır Atık” temasıyla gerçekleştirildi.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde uluslararası iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen etkinlik; devlet başkanlarını, bakanları, sivil toplum kuruluşlarını ve uluslararası liderleri bir araya getirdi.
Foruma katılımıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İl Kadın Kolları Başkanı Yıldız Yeşilkurt, çevre bilincinin ve sıfır atık kültürünün topluma yayılmasında kadınların öncü bir rol üstlendiğini vurgulayarak şunları ifade etti:
“Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde küresel bir markaya ve güçlü bir iklim eylemine dönüşen Sıfır Atık hareketi, geleceğimize bırakacağımız en büyük mirastır. 183 ülkeden binlerce katılımcıyı ve uluslararası liderleri ağırlayan bu büyük buluşmada yer alarak, daha temiz ve yaşanabilir bir dünya için ortak çözüm yollarını değerlendirdik. Kadın kolları olarak bu çevre hareketini yerelde her eve ulaştırmaya ve çevre bilincini güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”
Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ve UN-Habitat İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach’ın hitaplarıyla başlayan forum; çevre bilincini güçlendirecek paneller, uluslararası iş birliği oturumları ve güçlü diyaloglarla dün tamamlandı.
Edirne’de, İstasyon Mahallesi’ndeki 7 katlı apartmanın çatı katından düşen, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Taner T.(24), yaşamını yitirdi.
Olay, İstasyon Mahallesi Nane Sokak üzerindeki 7 katlı apartmanda meydana geldi. Sabah 06.00 sıralarında, TÜ Tıp Fakültesi öğrencisi Taner T., bilinmeyen nedenle apartmanın çatı katından düşerek ağır yaralandı. İhbar üzerine bölgeye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık ekiplerinin kontrolünde, Taner T.’nin yaşamını yitirdiği belirlendi. Olayı öğrenerek bölgeye gelen Taner T.’nin arkadaşları, büyük üzüntü yaşadı.
Taner T.’nin cansız bedeni, savcının incelemesinin ardından Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morguna kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.