Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin, Edirne’de yapımı devam eden ve planlanan yatırımlara ilişkin incelemelerde bulundu.
Ziyaret kapsamında Şükrüpaşa Spor Kompleksi, Saraçhane Futbol Sahaları, Meriç Nehri 100. Yıl Kürek Parkuru ile yapımı devam eden öğrenci yurdu ziyaret edildi. Gerçekleştirilen incelemelerde devam eden çalışmalar yerinde değerlendirilirken, projelerin mevcut durumu, fiziki gerçekleşme süreçleri ve planlanan yatırımlara ilişkin istişarelerde bulunuldu.
İncelemeler sırasında Edirne’nin spor ve yurt altyapısını güçlendirmeye yönelik yürütülen çalışmalar ele alınırken, yatırımların planlanan takvim doğrultusunda sürdürülmesine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.
Edirne Valiliği himayesinde Edirne Voleybol İl Temsilciliği’nce düzenlenen “2026 Yılı Kurum ve Kuruluşlar Voleybol Turnuvası”na bugün de 4 karşılaşma ile devam edilecek..
Turnuvada dün akşam Emniyet Müdürlüğü – Öz Trakya, F Tipi Cezaevi – Meriç Kaymakamlık, Tarım İl Müdürlüğü – Açık Cezaevi ve Özel Harekat – Çevre ve Şehircilik takımları arasındaki karşılaşmalar gazetemiz yayına hazırlandığı saatlerde oynanması sebebiyle sonuçlarını daha sonra vereceğiz.
1.SONUÇLAR
11 Haziran 2026
Çevre ve Şehircilik 2-0 Keşan DOÇEK
Tarım İl Müdürlüğü 2–0 Özel Harekat
Karadenizliler Derneği 2–0 DSİ (2)
2.SONUÇLAR
16 Haziran 2026
T.Ü. Hastane 0–2 Şehir Gönüllüleri Derneği
Öz Trakya 0–2 Yenimuhacir
Veteranlar 2–1 Emniyet Müdürlüğü
3.SONUÇLAR
17 Haziran 2026
DSİ (1) 2-0 Sosyal Hizmetler
Hasköylüler Derneği 2-1 Balkan Akademi
L Tipi Cezaevi 2-1 F Tipi Cezaevi
4.SONUÇLAR
18 Haziran 2026
Açık Cezaevi 0–2 Özel Harekat
İl Milli Eğitim Müdürlüğü 2–0 Zirai Karantina Müdürlüğü
Keşan DOÇEK 2–0 Tarım İl Müdürlüğü
5. SONUÇLAR
19 Haziran 2026
TED Koleji 0-2 Şehir Gönüllüleri Derneği
Karadenizliler Derneği 2-0 T.Ü. Hastane (H)
T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Emniyet Müdürlüğü
6. SONUÇLAR
23 Haziran 2026
Öz Trakya 0–2 Veteranlar
TÜ Dekanlık 0-2 Balkan Akademi
DSİ (1) 0-2 Hasköylüler Derneği
7. SONUÇLAR
24 Haziran 2026
Meriç Kaymakamlık 1-2
L Tipi Cezaevi 1-2 İl Milli Eğitim Müdürlüğü
Çevre ve Şehircilik 0-2 Tarım İl Müdürlüğü
8. SONUÇLAR
25 Haziran 2026
Açık Cezaevi 0-2 Keşan DOÇEK
DSİ (2) 2-0 TÜ Hastane (H)
TED Koleji 0-2 Karadenizliler Derneği
9. SONUÇLAR
30 Haziran 2026
Yenimuhacir 2–1 Veteranlar
T.Ü. Aile Hekimliği 0-2 Öz Trakya (H)
Sosyal Hizmetler 0-2 Hasköylüler Derneği
10. SONUÇLAR
1 Temmuz 2026
F Tipi Cezaevi 2-0 İl Milli Eğitim Müdürlüğü
Meriç Kaymakamlık 2-0 L Tipi Cezaevi (H)
TÜ Dekanlık 2-1 DSİ (1)
11.SONUÇLAR
2 Temmuz 2026
Özel Harekat 0-2 Keşan DOÇEK
Çevre ve Şehircilik 2-0 Açık Cezaevi (H)
Şehir Gönüllüleri Derneği 2-1 Karadenizliler Derneği
Saraçlar Caddesi’nde sabah saatleri. Doğan güneş arkada, binaların gölgeleri sol tarafta, sıcaklığını hissettirmiyor daha.
Bankanın biraz ilerisinde çınar ağacının altına oturmuş dört emekli tatlı tatlı sohbet ediyorlar. Çınar ağacı bile sanki dallarını eğmiş onların hoş sohbetlerini dinliyor gibi. Serinliğiyle onları kollamak ister gibi de geldi bana.
Yavaşça yaklaşıyorum yanlarına selamlıyorum;
“Merabayın gençler, nasılsınız?”
İlgiyle süzüyorlar beni “gençler” dedim ya gülümseyerek selamımı alıyorlar. Bakıyorum tanıdık biri var aralarında;
“Vaayyy Koçero agam da buradaymış.”
Koçera agamla (lakabıdır kendisinin) hastane önünde tanışmıştık, kontrol için gelmiş hastaneye, tanış olmuş hikayesini dinlemiştim. Uzun yıllar Mensucat Santral fabrikasında usta başı olarak çalışmış, fotoğrafını çekerek Halil Bezmen’e göndermiştim.
“Koçera agam Halil Bezmen’den de selam var sana, bak telefondan göstereyim, mutlu olmuş mesajına” diyorum.
Sohbetimiz ilerliyor. Soldaki ağabeyimiz sigortadan emekliymiş, uzun yıllar inşaat işlerinde çalışmış. Yılların ağır işlerinin izleri var sanki yüzünde. Kim bilir kimlerin evlerini yaptı gençlik yıllarında.
Koçero agamın diğer yanındaki ağbimiz de meğer tanıdıkmış, uzun yıllar camcılık yapmış Eski İstanbul caddesinde. Kırılan kalpleri onarabilmişmidir bilemem ama dükkanına gelen bütün müşterilerin kırılan camlarını yenileriyle değiştirmiş çalışma hayatı boyunca.
En sağdaki ağabeyimiz marangozluk yapmış ömrü boyunca. Ahşap ile geçen bir ömrü olmuş. Severek yapmış işini, sorduğum eski marangozlardan hepsini yakından tanıyor. He eski Edirne nedir ki, boydan boya iki kilometre, bütün Edirne birbirini tanıyormuş onun gençliğinde.
Sormadım onlara “emekli maaşçıklarınız yetiyor mu?” diye.
Sormadım onlara “yengeler hayatta mı, yoksa tek başınıza mı yaşıyorsunuz.?”
Sormadım onlara “kızanlarınız var mı, sizinle ilgileniyorlar mı?” diye.
Neden bozayım ki keyiflerini böyle sorular sorarak diye düşündüm ve hepsini tek tek selamlayarak “sağlıcakla kalasınız” diyerek ayrıldım yanlarından.
Uzun süredir Enez’de kaldığım için haklı olarak pek çok okur ve arkadaşım Yunan adalarına feribot seferlerinin akıbetini soruyor.
Son olarak Yunanistan’da Dedeağaç’ta bile aldım aynı soruyu.
Çanakkale’den yolcu getiren bir tur otobüsünün kaptanı “Enez-Taşoz adası seferleri ne zaman başlayacak?” diye sormuştu.
Aslında 9 Haziran’daki yazımda paylaşmıştım düşüncelerimi.
Hatırlatmak gerekirse; tek başımıza bizim istememizin bir şey ifade etmeyeceğine, Yunanistan’ın da bunu istemesi gerektiğine, olsa bile uzun süre devam etmeyeceğine dair düşüncelerimi yazmıştım.
Daha önce de dediğim gibi keşke yanılmış olsam!
Dedeağaç’ta bir alışveriş merkezinde karşılaştığım o tur otobüsünün şoförüyle de bu düşünce ve kaygılarımı paylaştıktan sonra, Enez’den başlayacak feribot seferlerini neden bu kadar çok istediklerini sorunca, aldığım cevap düşüncelerimde ne kadar haklı olduğumu da ortaya çıkardı maalesef.
Kaptan şoför dedi ki; “Ağabey, biz bugünkü rotada Çanakkale’den Taşoz’a Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe ve Kavala güzergahından 6-6.5 saatte gidiyoruz. Enez’den feribot seferleri başladığında Çanakkale’den Taşoz’a en fazla 3-3.5 saatte gitmiş olacağız”
Yani Çanakkale’den hatta güney Ege’den gelecek olan tur otobüsleri şimdiden Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe ve Kavala’ya uğramadan direkt olarak Enez üzerinden Taşoz’a gitmenin hesabı içindeler.
Böyle olunca da insan ister istemez yazı başlığındaki gibi soruyor elbette!
Asırlık tarihler boyunca, Avrupa halkının elinde, ONLARCA ÇEŞİT yarısı çıkarcıların emellerine göre tahrif edilip, yarısı yalan yazılmış incil ve Tevrat vardı. Bu gün ancak dörde indirebildiler, İncili!.. Ama doğru tektir, çeşit çeşit doğru olur mu?.. Dördünden hangisi doğru, yaksa hepsinin yarısı yalan mı, ayırmak tek korunan kutsal kitap Kuran ile mümkün. Ama düzeltmeyi kibilerine yediremiyorlar mı yoksa?..!.. İncil’ de, Tevrat’ da, hepimizin, biz insanlığın kutsal kitabıdır. Yüce Allahın sözleridir. Yazarı Yaratan’ımızdır. Bu kutsal kitaplarımızda ki Allahın nurlu ayetlerini, yalanlardan KURAN ile temizleyip okuyalım. Çünkü Rabbimiz, Kuran’da İncil ve Tavrat’da nelerin yalan yazıldığını, aslının ne olduğunu bizlere bildirmiş. Yazıyor Kuran’da okusanıza ey dünya!.. Diyeceğim o ki: ”Biz müslümanız” diyorsunuz tamam da, Kuran’ı anlamak ve uymak için Türkçe, kendiniz okuyup öğrensenize be kardeşler!.. Müslümanlığın ilk uyulması gerek emri, “KENDİN OKU!..” dur, bilinir mi?.. Ondan bundan öğrenmeye kalkarsanız, şeytan oraları pek sever bilesiniz!..
İNCİL ve TEVRAT, KUTSAL KİTAPLARIMIZI HURAFELERDEN, KURAN İLE TEMİZLEYİP, İNSANLIĞI ŞEYTANIN ORDULARI OLMAKTAN KURTARMAK ÇOK KOLAY. AMA İNSANLIK NEREDE, YA HU!..
Kuran’ı Kerim. Sure 9: Ayet 31: Onlara bir tek ilaha tapmaları emredilmiş iken, Allah’ı bırakarak Yahud alimlerini, Hıristiyan rahiplerini, Meryem oğlu Mesih’i Rab edindiler. Tanrıdan başka tapacak yoktur. O, onların şirk koşmalarından uzaktır.
Edirne’de, geride kalan 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Pehlivan Güreşleri’ni değerlendiren Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, organizasyonu en güzel şekilde tamamladıklarını söyledi.
Belediye Başkanı Gencan, 665’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı Erkan Taş ve beraberindeki heyeti ağırlamasının ardından basın mensuplarıyla bir araya gelerek, organizasyonla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Festival boyunca görev yapan basın emekçilerine teşekkür ederek konuşmasına başlayan Başkan Gencan, “Öncelikle tüm basın emekçilerimize çok teşekkür etmek istiyorum. Sahada her an beraberdik. Sizlerin de emekleri çok büyük. Birlikte hem keyif aldık hem yorulduk ama nihayetinde 665. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivalimizi en güzel şekilde tamamladığımızı düşünüyorum” şeklinde konuştu.
‘FİNALİ BÜYÜK HEYECANLA İZLEDİK’
Final müsabakasını büyük bir heyecanla takip ettiklerini belirten Başkan Gencan, “Dün özellikle final müsabakasını tüm güreşseverlerle birlikte büyük bir heyecanla izleme fırsatı bulduk. Çok keyifliydi. Mertçe, yiğitçe ve centilmence bir mücadele izledik. Buradan Feyzullah’a da selamlarımızı göndermek istiyorum. Kazanan başpehlivanımız da ifade ettiği gibi çocukluk hayalini Sarayiçi’nde gerçekleştirdi. Bizler de buna tanıklık ettiğimiz için çok mutlu olduk” dedi.
Edirne’den yeni başpehlivanlar yetişmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini vurgulayan Başkan Gencan, “Bu sabah kendi güreşçilerimizle de bir toplantı gerçekleştirdik. İnşallah Kırkpınar gibi önemli bir organizasyona ev sahipliği yapan Edirne’mizden de artık bir başpehlivan çıkması için daha büyük gayret sarf edeceğiz. Bu anlamda çok yetenekli güreşçi kardeşlerimiz var” diye konuştu.
KATKI VEREN KURUM VE KURULUŞLARA TEŞEKKÜR ETTİ
Kırkpınar’ın başarısında tüm kurum ve kuruluşların katkısı olduğuna dikkat çeken Başkan Gencan, “Kırkpınar organizasyonu Edirne Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılıyor ancak Edirne’de bulunan her kurum ve kuruluşun çok ciddi katkısı var. Başta Sayın Valimiz olmak üzere Emniyet Müdürümüze ve ilgili tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum. Herkes hem hemşehrilerimizin hem de şehrimize gelen misafirlerimizin güvenliği ve memnuniyeti için büyük bir özveriyle çalıştı. Emek veren herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Festival boyunca belediye meclis üyelerinin de sahada görev aldığını belirten Başkan Gencan, “Meclis üyelerimizin tamamı sahadaydı. Misafirlerimizi birlikte ağırladık. Kendilerine de ayrıca teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kırkpınar’ın her yıl çok değerli isimleri Edirne’de buluşturduğunu söyleyen Başkan Gencan, “Protokolümüze çok teşekkür ediyorum, bizleri yalnız bırakmadılar. Pazar günü şehrimizde çok güzel bir tablo vardı. Başta Spor Bakanımız olmak üzere şehrimize gelen tüm genel başkanlarımıza, milletvekillerimize, büyükşehir belediye başkanlarımıza, federasyon başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Ata sporumuz yağlı güreşler her geçen gün hem izleyici kitlesini büyütüyor hem de birçok şehirde düzenlenmeye devam ediyor. Genç kardeşlerimizin güreşe olan ilgisinin arttığını görmek bizleri çok mutlu ediyor. Er meydanında yiğitçe mücadele eden birbirinden değerli pehlivanlarımızı izledik. Kırkpınar büyüdükçe büyüyor. Bunun sorumluluğunu taşıyoruz ve her geçen yıl daha iyisini yapmak için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
‘666’NCI KIRKPINAR HAZIRLIKLARIMIZA BAŞLADIK’
Yurt dışından gelen misafirlerin de her yıl arttığını ifade eden Başkan Gencan, “Nerede olursam olayım Kırkpınar’ımızı ve ata sporumuzu anlatıyor, herkesi Edirne’ye davet ediyorum. Büyük bir ilgiyle geliyorlar, memnun ayrılıyorlar ve sonraki yıllarda yeniden aramızda oluyorlar. Her geçen yıl yurt dışından gelen ziyaretçi sayımız da artıyor. Çok şükür kazasız, belasız bir festivali geride bıraktık. Pehlivanlarımız yiğitçe güreşti, güreşseverler büyük bir heyecan yaşadı, misafirlerimiz keyifle vakit geçirdi. Konserlerimize de çok büyük ilgi vardı. Alandaki düzenimizle ilgili çok olumlu geri bildirimler aldık. Sizlerin de katkısıyla, Edirne’deki tüm kurum ve kuruluşlarla el birliği içinde bu güzel organizasyona ev sahipliği yaptık. Artık bugün itibarıyla 666. Kırkpınar Yağlı Güreşleri için hazırlıklarımıza başlamış bulunuyoruz” diye konuştu.
Edirne’de Türkiye ile Bulgaristan arasında yürütülen IPA programı kapsamında, emniyet, jandarma ve göç idaresinde kullanılmak üzere, toplam 1 milyon 730 bin Euro değerinde elektronik malzeme ve araç hizmete alındı.
Edirne Valiliği ve İl Özel İdaresi’nin Bulgaristan’la yürüttüğü IPA programında devam eden ‘Daha Güçlü Sınırlar’ projesi kapsamında, optik okuyucular, kamera sistemleri, plaka tanıma sistemleri, tabletler, bilgisayarlar ve monitörlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda elektronik malzeme ile iki 4×4 araç ve bir minibüs hizmete alındı. Toplam değeri 1 milyon 730 bin Euro olan elektronik malzeme ve araçlar, Edirne Valiliği önünde düzenlenen törenle, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Kasım Ermiş ve İl Göç İdaresi Müdürü Metin Nacioğlu katıldı.
‘YASA DIŞILIĞIN ÖNÜNE GEÇMEDE TAKVİYE OLACAK’
Törende projeyle ilgili bilgi veren Vali Sezer, Edirne’nin bir sınır şehri olduğunu hatırlatarak, “Biz sınır şehriyiz. Büyük bir sınırımız var. Avrupa’ya açılan dört kapıya sahibiz ve sınırlarımızdan da biliyorsunuz geçmiş dönemlerde yoğun bir şekilde özellikle yasa dışı göçmen çok fazlaydı. Alınan tedbirlerle beraber Edirne’miz büyük ölçüde rota olmaktan çıktı göçmen trafiği yönüyle. Bugün de ‘Daha Güçlü Sınırlar’ projesi kapsamında daha önce sınır hatlarındaki bütün ulaşım yollarını yaptırmıştık, asansörlü kuleler yapılmıştı. Şimdi de emniyetimiz, jandarmamızın ve göç idaremizin tesisat ve araç gereç noktasında güçlendirilmesi için özel idaremizin ve valiliğimizin yürütmüş olduğu İPA kapsamında projeyi sonuçlandırdık. Burada da hem emniyetimize, jandarmamıza ve göç idaremize optik okuyuculardan kamera sistemlerine kadar, sahte kimliklerini tespit edilmesine yarayan araçlara kadar birçok aracı ve donanımı arkadaşlarımızın ihtiyaçlarına göre sisteme katmış olacağız. Bu manada da hem vatandaşlarımızın işlerini kolaylaştırma, hem de yasa dışılığın önüne, göçmen kaçakçılığı başta olmak üzere diğer kaçakçıların önüne geçecek araç ve gereçlerde takviye olacağını düşünüyoruz” dedi.
Alınan ekipmanların ve araçların, eksik görülen noktalarda kullanılacağını söyleyen Sezer, “Burada yaklaşık arkadaşlar 1 milyon 730 bin Euro’luk bir alım söz konusu. Kamera sistemlerinden, optik okuyuculara kadar birçok ekipman var. Donanım malzemesi var. Araçlar da var; arazi araçları ve minibüsler. Yoğunluklu kamera sistemleri, tabletler, optik okuyucular, jandarma plaka tanıma sistemleri. Bunlar bizim açımızdan önemli. Bütün ihtiyaçlarımızı karşılamaz ama bize takviye olacak. Önemli noktalara, eksik gördüğümüz noktalara koyacağımız HTS kamera, sabit kamera, hareketli kamera, görüntüleme merkezi kuruldu bir tane. Yine dört çarpı dört arazi araçları, monitörler, fotoğraf kabini, bilgisayarlar, fotokopi makinesi ve projeksiyon cihazları gibi birçok araç ve gereç de var bunların içerisinde” dedi.
Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan, Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın Edirne programının ardından değerlendirmelerde bulunduğu açıklamasında, esnaf ziyaretlerinde yaşanan ekonomik sıkıntıların bir kez daha gözler önüne serildiğini söyledi.
Çalışkan, Genel Başkan Dr. Fatih Erbakan’ın gerçekleştirdiği Arasta Çarşısı esnaf ziyareti sırasında vatandaşların yoğun ilgi ve sevgisiyle karşılandığını belirterek, “Edirneli hemşehrilerimizin Genel Başkanımıza gösterdiği yakın ilgi ve samimi teveccüh bizleri son derece memnun etmiştir. Bu ilgi, milletimizin değişim ve adalet arayışının en açık göstergelerinden biridir” dedi.
Esnaf ziyaretlerinde yaşanan ekonomik sıkıntıların bir kez daha gözler önüne serildiğini ifade eden Çalışkan, “Esnafımız artan maliyetler, yüksek kira giderleri ve düşen alım gücü nedeniyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Birçok esnafımız işlerinin her geçen gün daha da zorlaştığını ifade etti. Vatandaşlarımız ise hayat pahalılığı karşısında geçim sıkıntısı yaşadıklarını dile getirdi. Bu tablo, üretimi ve ticareti önceleyen adil ekonomik politikalara duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır.” ifadelerini kullandı.
Edirne’nin tarihi ve kültürel değerlerinin en önemli simgelerinden biri olan 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin büyük bir coşku içerisinde tamamlandığını belirten Çalışkan, şöyle devam etti:
“Ata sporumuz yağlı güreşin yaşatılmasına katkı sunan tüm pehlivanlarımızı, organizasyonda emeği geçenleri, dereceye giren sporcularımızı ve tabii ki 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nin Başpehlivanı Erkan Taş’ı gönülden tebrik ediyoruz. Asırlardır milletimizin gücünü, cesaretini ve köklü geleneklerini yaşatan Kırkpınar er meydanında gösterdiği üstün mücadeleyle altın kemerin sahibi olan Erkan Taş’ı kutluyor; başarılarının daim olmasını diliyoruz.”
Çalışkan ayrıca, organizasyonun başarıyla gerçekleştirilmesinde emeği bulunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, “Başta Edirne Belediye Başkanlığı olmak üzere organizasyona katkı sunan herkese teşekkür ediyor, başpehlivanımızı ve dereceye giren tüm pehlivanlarımızı yürekten kutluyorum. Kırkpınar, sadece Edirne’nin değil, milletimizin ortak kültürel mirasıdır. Bu mirası yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda Edirnelilere teşekkür eden Hakan Çalışkan, “Genel Başkanımız Sayın Dr. Fatih Erbakan’ı büyük bir misafirperverlikle karşılayan tüm hemşehrilerimize, esnafımıza ve teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Yeniden Refah Partisi olarak milletimizin yanında olmaya, sorunlarını dinlemeye ve çözüm üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
Edirne’de bu yıl 665’incisi düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan olan Erkan Taş, kent merkezinde vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılanırken; hamam geleneğini bozmadı.
Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne final müsabakasında Feyzullah Aktürk’ü yenerek başpehlivan olan Erkan Taş, Kırkpınar’ın geleneklerini yerine getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi adına güreşen Erkan Taş, boynundaki altın kemer ile kent merkezinde kendisini karşılayan vatandaşları selamladı.
2022 yılı 661’inci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı, bu yılın üçüncüsü Mustafa Taş, kuzeni olan Başpehlivan Erkan Taş’ı bir an bile yalnız bırakmadı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de hamam yolunda Taş’a eşlik etti.
Vatandaşların sevgi gösterisinde bulunduğu Taş, yolda yürümekte zorlandı. Taş, selamlamanın ardından başpehlivanların geleneği olan hamama da gitti.
Tarihi Saray Hamamı’na giden Taş, hamam girişinde imam tarafından Kuran’ı Kerim ile karşılandı. Okunan duanın ardından Taş ve ekibi gelenek gereği hamama giderek yorgunluğunu attı.
S.S. Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Trakya Birlik)Yönetim Kurulu, Resmi Gazete’de yayımlanan 2026/2027 Yağlık Ayçiçeği Üretim Sezonu Tarife Kontenjanı ve Gümrük Uygulamalarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Yerli yağlık ayçiçeği alımı yapan sanayicilere tahsis önceliği tanınarak yerli üretimin korunması ve desteklenmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır” denildi.
Tarife Kontenjanı Sistemi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 2026/2027 üretim sezonunda da yürürlüğe alındı. Trakya Birlik Yönetim Kurulu da üreticilerin aydınlatılması amacıyla açıklama yaptı.
REKOLTE 1.7 MİLYON TON BEKLENİYOR
Birlik açıklamasında, bu yılki ayçiçeği üretiminin 1,6-1,7 milyon ton arasında tahmin edildiği belirtilerek şunlara yer verildi.
Yağlık ayçiçeği; bitkisel yağ ihtiyacının karşılanması, gıda arz güvenliğinin sağlanması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ülkemizin stratejik tarım ürünlerinden biridir. Geçtiğimiz iki sezonda olumsuz iklim koşullarına bağlı olarak üretimi 1,3 milyon ton seviyelerine düşen yağlık ayçiçek tohumu rekoltesi içinde bulunduğumuz 2026/2027 sezonunda müspet iklim koşulları ve ekim alanlarında yaşanan artışın etkileriyle 1,6-1,7 milyon ton arasında tahmin edilmektedir. Ülke ihtiyacının tamamen yerli üretim ile karşılanması noktasında üretimin 3 milyon ton civarında gerçekleşmesi gerekmektedir. Ülkemizin yağlık ayçiçeğinde kendine yeterlilik oranının doğru politikalarla arz şoklarına karşı güvenli seviye olarak kabul edilen %75-80 düzeyine ulaştırılması, üreticilerimizin üretimde kalmasının sağlanması ve dışa bağımlılığın azaltılması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Bu doğrultuda son yıllarda uygulamaya alınan planlı üretim modeli kapsamında temel üretim desteği, planlı üretim desteği, yerli sertifikalı tohum kullanım desteği, su kısıtı desteği ve köy bazlı verim sigortası gibi uygulamalarla üreticilerimizin üretim motivasyonu güçlendirilmiş, yerli üretimin artırılması yönünde önemli mesafe kat edilmiştir. Ancak bu desteklerin hedeflenen etkiyi oluşturabilmesi, hasat döneminde üreticiyi koruyan ve öngörülebilirliği sağlayan piyasa yapısını oluşturacak dış ticaret politikalarının bu amaca uygun olarak belirlenerek uygulanmasına bağlıdır.
Geçtiğimiz 2024/2025 ve 2025/2026 sezonlarında üretici odaklı piyasa yapısının oluşturulmasında en temel faktör olarak Birliğimizce de talep edilerek uygulamaya sokulan tarife kontenjanı uygulaması ile yağlık ayçiçek tohum fiyatları ülkede konvansiyonel olarak üretimi gerçekleştirilen tüm ürün grupları arasında en yüksek artış oranına sahip ürün olmuştur. Yüksek finans maliyetleri altında üretim gerçekleştiren tarımsal sanayinin taşıyacağı stok maliyetinin çiftçi fiyatlarından iskonto edilmemesini sağlayan en önemli argüman “Tarife Kontenjanı” uygulamasıdır.
Bu çerçevede, geçtiğimiz iki üretim sezonunda başarıyla uygulanan Tarife Kontenjanı Sistemi, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 2026/2027 üretim sezonunda da yürürlüğe alınmıştır. Karar kapsamında 1 milyon 250 bin ton yağlık ayçiçeği tohumu yada karşılığı 500 bin ton ham ayçiçeği yağı için tarife kontenjanı açılmış; yerli yağlık ayçiçeği alımı yapan sanayicilere tahsis önceliği tanınarak yerli üretimin korunması ve desteklenmesi yönünde önemli bir adım atılmıştır.
Söz konusu uygulama; hasat döneminde iç piyasadan ürün alımını teşvik ederek üretici fiyatlarının desteklenmesine, finansman ve stok maliyetlerinin azaltılmasına, sanayicimizin hammadde temininde sürdürülebilirliğin sağlanmasına ve piyasalarda öngörülebilirliğin güçlendirilmesine önemli katkı sağlayacaktır. Böylece ithalat, yerli üretimin alternatifi değil; üretimi destekleyen, piyasa dengesini güçlendiren ve arz güvenliğini destekleyen tamamlayıcı bir politika aracı olarak işlev görecektir.
Tarife kontenjanı uygulamasının 2026/2027 üretim sezonunda da devam ettirilmesiyle; yerli üretimin desteklenmesi, üreticilerimizin gelir istikrarının korunması, sanayicimizin hammadde arz güvenliğinin güçlendirilmesi, tüketicilerimizin bitkisel yağa makul fiyatlarla erişiminin sürdürülmesi ve ülkemizin yağlık ayçiçeğinde yeterlilik oranının artırılması hedeflerine önemli katkılar sağlanacaktır. Tarımsal destekleme politikalarıyla uyum içerisinde uygulanan bu dış ticaret politikalarının; üreticiyi, sanayiciyi ve tüketiciyi aynı anda gözeten dengeli yapısıyla, ülkemizin yağlık ayçiçeğinde yeterlilik oranını orta vadede yeniden %75-80 seviyelerine taşıyacağına ve gıda arz güvenliğimizi daha da güçlendireceğine olan inancımız tamdır.
Üretimin sürdürülebilirliği açısından tarımsal destekleme politikaları ile dış ticaret uygulamalarının birbirini tamamlayan bir anlayışla sürdürülmesi, hem üreticilerimizin üretimden kopmaması hem de ülkemizin bitkisel yağ ihtiyacının büyük ölçüde yerli üretimle karşılanabilmesi bakımından kritik önem taşımaktadır. Yerli üretimi esas alan bu yaklaşımın kararlılıkla sürdürülmesi, ülkemizin tarımsal üretim gücüne ve ekonomik istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Bu çerçevede 2026/2027 hasat döneminde sağlanacak çiftçi odaklı müspet koşullar 2027/2028 üretim sezonunda Ülkemizin ilk defa 2 milyon tonun üzerinde bir üretim rakamına erişmesinde kritik bir eşik olacaktır.
Gelinen bu noktada; yerli üretimin güçlendirilmesi, üreticilerimizin emeğinin korunması ve ülkemizin gıda arz güvenliğine önemli katkılar sağlayacak bu düzenlemenin hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’a, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, Ticaret Bakan Yardımcımız Sayın Mustafa Tuzcu’ya, Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ahmet Bağcı’ya, tüm bölge milletvekillerimize, Ticaret Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın kıymetli bürokratlarına teşekkür ve şükranlarımızı sunarız.
2026/2027 tarımsal üretim sezonunun ülkemiz, milletimiz, üretici ortaklarımıza ve tüm çiftçilerimize hayırlı, bereketli ve bol kazançlı olmasını temenni ediyor; yerli üretimin her geçen yıl daha da güçlenmesini diliyoruz.