İMO heyetinden Gencan’a ziyaret

Olgay GÜLER

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Edirne İl Temsilciliği Yönetim Kurulu, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ı makamında ziyaret etti.

Belediye Başkanı Gencan’ın makamında ağırladığı TMMOB heyetinde; İMO Edirne Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı Eren Eryılmaz ve yönetim kurulu üyeleri hazır bulundu. Ziyarette, Edirne genelinde yürütülen çalışmalar ve kentin geleceğine yönelik projeler masaya yatırıldı. Görüşmede, Edirne Belediyesi ile İnşaat Mühendisleri Odası arasında yapılabilecek işbirlikleri ve ortak çalışma alanları üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Kentin teknik altyapısı ve imar süreçlerinde akademik ve mesleki odaların katılımının önemine değinilen ziyarette, ortak akılla yürütülecek projelerin Edirne’ye değer katacağı vurgulandı.

Kapıkule girişine ‘tabela’ girişimi

Olgay GÜLER

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı Sezai Irmak, Bulgaristan’a açılan Kapıkule Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yapan gurbetçi vatandaşların, kent merkezine uğramalarının ve şehrin tanıtımının sağlanması açısından, Kapıkule güzergahına Edirne tabelası konulmasına yönelik girişim başlattıklarını söyledi.

ETSO Başkanı Irmak, Saraçlar Caddesi’nde katıldığı açılışta, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gurbetçi sezonuna yönelik değerlendirmelerde bulunan Irmak, özellikle bu dönemde kente gelişleri azalan Bulgar ziyaretçiler için sınır kapısında ayrıcalık tanınacak yöntemler geliştirilebileceğini belirtti. Irmak ayrıca, gurbetçilerin de kent merkezine uğramalarının sağlanması amacıyla, sınır kapısı yolunda tanıtıcı Edirne tabelası konulması gerektiğine vurgu yaptı.

‘HIZLI GEÇİŞLERİNİ SAĞLAYACAK BİR FORMÜL ÜZERİNDE ÇALIŞILABİLİR’

Her gurbetçi sezonunda, Kapıkule’de Bulgar ziyaretçiler için ayrı peron konusunun gündeme geldiğini dile getiren Irmak, “Kapıkule’de her yıl aynı soru gündeme geliyor. Gümrükte bir takım sıkıntılardan dolayı olmamıştı. Ama insanlarda şöyle bir algı da var; yaz aylarında bekleme süreleri uzadığı için komşularımız Eylül’e kadar, Temmuz, Ağustos’ta ziyaretlerini biraz aksatıyorlar, Eylül’den sonraya bırakıyorlar. Esnafla konuştuğunda zaten bunu görebilirsin. Ama biz yine de bu konuyu iletelim. İnşallah bir çözüm yolu üretir sayın valimiz, sayın gümrük yetkilileri. Ayrı bir peron mu olur? Onlara geçiş üstünlüğü sağlanacak gibi bir kart mı verilir, hızlı geçiş sağlanması için bir formül üzerinde çalışabilirler diye düşünüyorum” diye konuştu.

‘TABELA KOYMAMIZ GEREKİYOR’

Gurbetçilerin de kent merkezine uğramalarının sağlanması amacıyla, sınır kapısı yolunda tanıtıcı Edirne tabelası konulması gerektiğine vurgu yapan Irmak, “Kapıkule’den Edirne’ye girişte Edirne tabelasının olmadığını söylendi. Oraya kendim de gidip göreceğim. Sayın valimizle görüşüp, bu konuyu belediye başkanımıza az önce bahsettik zaten. Sayın valimize de iletip oraya Edirne tabelası koymamız gerekiyor. Çünkü o yol yeni düzenlendiğinde giriş çıkışlarda bir sıkıntı oldu. Sanki doğru gittiğinde Edirne’ye ulaşacakmış hissi oluyor. Kıyık tarafında var Edirne girişi ama iki araç yan yana zor geçiyor Kıyık Caddesi’nde. Hele Kıyık’tan geçmek dışarıdan gelen gurbetçi için tam bir işkence. Vazgeçiyor adam girmekten. Doğrusu burada, güzel bir tabela yapıp hatta Edirne’nin tanıtımını da içeren kapsamlı bir tabela konulursa iyi olacaktır” şeklinde konuştu.

Balkanlı: Bizim için onur madalyası

Olgay GÜLER

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP), Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından görevden alınan İl Başkanı Yücel Balkanlı ve Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, partinin il binası önünde açıklama yaparak butlan yönetimine tepki gösterdi.

CHP’de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında Perşembe günü toplanan MYK’nın ardından, açıklama yapan Parti Sözcüsü Müslim Sarı, alınan kararları açıkladı. Sarı açıklamasında aralarında Edirne’nin de bulunduğu 8 ilin görevden alındığını belirtti. Sarı, görevden alınan illerin ardından, yerlerine atanan isimleri de açıkladı. Buna göre merkez ilçe başkanlığının da görevden alındığı CHP Edirne İl Başkanlığı’na, eski Uzunköprü Belediye Başkanı Özlem Becan atandı. 

PARTİ ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Yaşanan gelişmenin ardından, görevden alınan İl Başkanı Balkanlı ve Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, il başkanlığı binası önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın da aralarında bulunduğu CHP’li ilçe ve belde belediye başkanları, ilçe yönetimleri ve partililer destek verdi.

 ‘MAKAMLAR ONLARIN OLSUN, SOKAKLAR BİZE YETER’

Açıklamada ilk olarak konuşan Volkan Akgüngör, mücadelelerinin süreceğini söyleyerek, “Makamlar onların olsun, sokaklar bize yeter. Sizlerle beraber yol yürümekten çok memnun oldum. Bundan sonra bir kat daha fazla çalışacağım. Bu durum, makam sevdalılarıyla vatan sevdalıları arasında mücadeledir. Biz vatanı seçtik, makamlar onların olsun. Sokaklar bizim için yeterlidir. Benim seçilmiş genel başkanım Özgür Özel, seçilmiş il başkanım da Yücel Balkanlı’dır. Bu mücadelede her zaman birlikte olacağız” dedi.

‘BİZ BU GÖREVE ATANARAK GELMEDİK’

Akgüngör’ün ardından konuşan, görevden alınan İl Başkanı Balkanlı, “Bugün burada yalnızca bir görevden alma kararına itiraz etmek için değil; Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgüt iradesine, demokrasi anlayışına ve siyasi meşruiyetine sahip çıkmak için bulunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Edirne il ve merkez ilçe başkanlığı yönetim kurulu olarak, genel merkez tarafından gerçekleştirilen ve hukuki dayanağı bulunmadığını düşündüğümüz görevden alma kararını kabul etmiyor, tanımıyor ve bu kararın parti içi demokrasiye, örgüt iradesine ve seçilmişlerin meşruiyetine aykırı olduğunu kamuoyuyla paylaşıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık tarihinde nice baskılarla karşı karşıya kaldı. Kapatılmak istendi, susturulmak istendi, yönlendirilmek istendi. Ancak hiçbir dönemde örgütün iradesi teslim alınamadı. Bugün de alınamayacaktır. Çünkü sorun bir il başkanının ya da birkaç yönetici değildir. Sorun makam da değildir. Sorun, seçimle göreve gelenlerin yerine atamalarla irade oluşturulmak istenmesidir. Sorun, örgütün söz hakkının ve demokratik tercihinin yok sayılmak istenmesidir. Biz bu görevlere atanarak gelmedik. Birilerinin takdiriyle ya da lütfuyla gelmedik. Bizler bu görevlere üyelerimizin, delegelerimizin ve örgütümüzün iradesiyle geldik. Bu nedenle meşruiyetimizin kaynağı da bellidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek gücü ve meşruiyeti örgütlerinin iradesinden gelir” dedi.

‘İNSANLAR KİŞİLERE DEĞİL, CHP’NİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKIYOR’

Seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in yanında durmaya devam ettiklerini belirten Balkanlı, “Çünkü bugün sayın Özgür Özel’in yanında durmak yalnızca bir kişiye destek vermek değildir; örgüt iradesinin, parti içi demokrasinin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğinin yanında durmaktır. Aynı şekilde Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun yanında durmak da yalnızca bir adayın yanında durmak değildir. Bu ülkenin değişim umudunun, adalet arayışının ve demokrasi talebinin yanında durmaktır. Edirne’de ortaya çıkan tablo son derece açıktır. Belediye başkanlarımız burada, ilçe başkanlarımız burada, kadın ve gençlik örgütlerimiz burada, üyelerimiz burada. Çünkü insanlar görevlere değil mücadeleye sahip çıkmaktadır. İnsanlar atamalara değil seçilmiş iradeye sahip çıkmaktadır. İnsanlar kişilere değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğine sahip çıkmaktadır” diye konuştu.

‘MAKAMI BIRAKIRIZ AMA MÜCADELEYİ BIRAKMAYIZ’

Alınan kararın hukuki ve siyasi meşruiyetinin tartışmalı olduğunu dile getiren Balkanlı, “Bu nedenle demokratik ve hukuki tüm haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı ifade ediyoruz. Haklılığımızı hukuk önünde de, örgütümüzün vicdanında da savunacağız. Ancak herkes şunu bilmelidir ki bizim mücadelemiz makam mücadelesi değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’ni 103 yıl ayakta tutan şey makamlar olmamıştır. Bu partiyi ayakta tutan; örgütlerin emeği, üyelerinin fedakârlığı, halkın desteği ve demokrasiye olan inançtır. Onun için hiç kimse Edirne’de yanlış hesap yapmasın. Bir göreve atama yapabilirsiniz. bir karar alabilirsiniz. Bir yazı gönderebilirsiniz ama örgütün iradesini değiştiremezsiniz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş insanların inancını değiştiremezsiniz. Bu partinin iktidar umudunu değiştiremezsiniz. Eğer bütün hesabınızı bir binaya bağladıysanız bilin ki yanılıyorsunuz.

Cumhuriyet Halk Partisi dört duvardan ibaret değildir. Cumhuriyet Halk Partisi bir tabela değildir. Cumhuriyet Halk Partisi bir makam değildir. Cumhuriyet Halk Partisi; örgütüdür, halktır, mücadeledir, umuttur. Gerekirse binadan çıkarız ama halkın gönlünden çıkmayız. Gerekirse makamı bırakırız ama mücadeleyi bırakmayız” şeklinde konuştu.

‘İKTİDAR VAZGEÇMEYENLERİN OLACAKTIR’

CHP’nin kuruluşunda, zor zamanlardan geçildiğini hatırlatan Balkanlı, “Bu partiyi kuranlar da zor zamanlardan geçti. Bu ülkeyi kuranlar da zor zamanlardan geçti ama hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmediler. Biz de vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biz bir makamı değil, örgütümüzün iradesini savunuyoruz. Çünkü biz bir binayı değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik geleceğini savunuyoruz. Çünkü biz kişileri değil, bu ülkenin yarınlarını savunuyoruz ve biliyoruz ki tarihin doğru tarafında duranlar; zor zamanlarda susmayanlar, iradesine sahip çıkanlar ve mücadeleden vazgeçmeyenlerdir. Biz de nerede durduğumuzu biliyoruz. Haklılığımıza, örgütümüze ve mücadelemize güveniyoruz. Biz de nerede durduğumuzu biliyoruz. İktidar, koltuklarda oturanların değil; mücadeleden vazgeçmeyenlerin olacaktır. Butlan yönetimini tarafından görevden alınmamız bizim için boynumuza takılan onur madalyasıdır. Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in söylediği gibi yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi, yaşasın örgüt iradesi, yaşasın hak, hukuk ve adalet mücadelemiz” ifadelerini kullandı.

Aramızdan ayrılanlar

LEBİBE MISIRLI VEFAT ETTİ
Muratçalı Köyü sakinlerinden, merhum Muzaffer Mısırlı’nın eşi, Bahattin, Ahmet Mısırlı, Sevim Yanarlar ve Nevin Eker’in anneleri, Tamer Yanarlar ve Gürkan Eker’in kayınvalideleri Lebibe Mısırlı 81 yaşında vefat etti. Merhume dün Muratçalı Köy Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

HÜLYA MERİÇ VEFAT ETTİ
Merhum Mehmet ve merhume Sabriye Bakantepe’nin kızları, Faruk Meriç’in eşi, Tarık ve Onur Meriç’in anneleri, merhum Mustafa, Şaban Bakantepe, Şükran Kaya, Şükriye Dura’nın kardeşleri, merhum Kadir ve Nevriye Meriç’in gelinleri Hülya Meriç 56 yaşında vefat etti. Merhume dün Kıyık Kıyak Baba Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Yeni Şehir Mezarlığında toprağa verildi.

SAİT MİLON VEFAT ETTİ
Merhume Emine Milon’un eşi, Erdinç, Kadir, Nusret, Abdullan ve Hacer Milo’un babları, Dr. Begüm, Dr, Talha, Asena ve Avukat Rana ile Doruk Efe’nin dedeleri Sait Milon 93 yaşında vefat etti. Merhum dün, Hacı İl Bey Camisinde ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Bademlik Mezarlığında toprağa verildi.

BEHÇET ÖZER VEFAT ETTİ
Sazlıdere Köyü sakinlerinden Behçet Özer 71 yaşında vefat etti. Merhum dün Sazlıdere Köyü Camisinde öğle namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Köy Mezarlığında toprağa verildi.

Dünyanın Çatısında pedal!

Bülent AYAN

Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği’nin (DOÇEK) 4 bisiklet sporcusundan oluşan ekibi “Dünyanın Çatısı” olarak anılan Pamir Platosu’nun kalbi Alichur bölgesine ulaştı.

Mehmet Erkul, Kenan Taşkın, Rahman Ketenciler ve Hakan Eşme’den oluşan ekip, 3900 metre yükseklikte pedal basmaya başladı. DOÇEK Başkanı Hakan Eşme, sosyal medya hesabından gerçekleştirdiği son paylaşımında şunlara yer verdi:

“Toz, toprak ve bu muhteşem coğrafyanın sert rüzgarlarıyla  hemhal olmuş günlerin ardından, bulduğumuz ilk sınırlı internet bağlantısıyla bir durum bildirimi yapmak istedim.

​‘Dünyanın Çatısı’ diye anılan o muazzam Pamir Platosu’nun kalbinde, Alichur bölgesindeyiz.

Buraya ulaşmak pek kolay olmadı; ağır yükümüz, zorlu  zemin ve her nefeste kendini hissettiren yüksek irtifa ile mücadele ettik.

Wakhan Vadisi’nin o kendine has büyüleyici yollarını geride bırakıp, nihayet efsanevi M41 karayoluna teker bastık.

Bir süre bu hat üzerinden ilerleyecek, ardından platonun o uçsuz bucaksız ve ıssız derinliklerine doğru yeniden süzüleceğiz.

​Belleğimiz daha şimdiden, dönünce paylaşılacak, üzerine konuşulacak yüzlerce hikayeyle, tarifsiz anılarla dolup taştı.

Dağların dilinden anlayanlar, zirvelerin kokusunu bilenler için şöyle söylemeli: Günlerdir Erciyes’in de Kaçkarların da doruklarını aşan bir yükseklikte, bulutlara adeta komşu; durmaksızın pedal çeviriyoruz ve şu an bulunduğumuz bölge 3900 m.

Etrafımız ise 5-6-7 binlik karlı dağlarla çevrili.

​Coğrafya ne kadar vahşi, ne kadar zorluysa, sunduğu görsellik ve hissettirdiği özgürlük duygusu da bir o kadar etkileyici.

Her şeye rağmen, yorgunluğun en koyulaştığı anlarda bile içimizden hep aynı cümle geçiyor: ‘İyi ki gelmişiz.’

​Bir süre sonra iletişim tekrar kesilecek; Pamirlerin o derin sessizliğine gömülmeden önce, buraların tüm esintisiyle hepinize kucak dolusu sevgiler ve selamlar.

Hep dediğimiz gibi:‘Azz kaldı”

Vakıflar’dan sünnet şöleni

Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 25 çocuğa sünnet şöleni organizasyonu gerçekleştirildi.  Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından çocuklara sünnet kıyafeti ve hediye olarak bisiklet ile okul çantaları alındı.

Sünnet şöleni etkinliğinde ilk olarak dün saat 16:00’da Selimiye Camii’nde çocukların ve ailelerinin katıldığı dua töreni yapıldı. Akabinde saat 17:15’te Eski Cami karşısında bulunan turizm otobüsleri yolcu indirme yerinde toplanılarak konvoy oluşturuldu ve Mehmet Müezzinoğlu Köprüsü, Karaağaç ve Lozan Caddesi istikameti takip edilerek Lalezar tesislerine varıldı. Saat 19:30’dan itibaren ise burada sünnet yemeği ve şölen eğlencesi gerçekleştirildi.

Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden yapılan konuya ilişkin açıklamada şunlara yer verildi:

“Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, Osmanlı döneminde kurulmuş olan ve idaresi kendisine ait olan vakıfların unutulmaya yüz tutmuş olan hayır şartlarının tekrar canlandırılması için gayret göstermektedir. Bu kapsamda, Türkiye’nin 81 ilinde hizmet yararlanıcısı durumundaki çocuklar sünnet ettirilmektedir.

Ecdadımız tarafından kurulmuş olan Vakıflara ait senetlerde hayır şartları bulunur. Vakfın gelirlerinden yapılacak hayır işleri buralarda ayrıntılı olarak sayılmıştır.

Edirne’nin en önemli vakıf eserlerinden biri olan II.Bayezit Külliyesi’nin banisi, Fatih Sultan Mehmet’in oğlu, Yavuz Sultan Selim’in babası Sultan II. Bayezit’in Amasya’da kayda geçen 1496 tarihli vakıf senedinde de hayır şartları sayılmıştır. Bu şartlar arasında fakir ve yetim çocuklardan gerekenlerin sünnet ettirilmesi bulunmaktadır.

Vakfiyede sünnet ile ilgili geçen ifade şöyledir: “On nefer çocuk, işbu mektebde sakin olalar, bunların sayısı ondan az olmaya. Her biri sabah, akşam vâkıf için dua ve niyaz edeler… Bunlardan sünnet edilmesi lazım gelenler sünnet edile. Sünnet edilen çocuğa münasip güzel elbise verile…”

Sultan II. Bayezit’in bu hayır şartı uyarınca Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanındaki hizmet yararlanıcılarının çocuklarına yönelik sünnet etkinliği düzenlenmiştir.”

Efsun ve Serkan’a çifte düğün

Efsun Erbaş ve Serkan Seven biri Ankara’da diğeri Edirne’de çifte düğün yaptı

Müşerref GİZERLER

Meriç Nehri kıyısı nostaljik bir evlenme düğününe ev sahipliği yaptı. Amerika Miami’de yaşayan Edirneli Efsun ile Ankaralı Serkan  çifte düğün yaparak yakınları  ve arkadaş, dost çevrelerini mutlu etti.

Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Semiha Öztuna ve Kırkpınar Spor Bilimleri Fakültesi Öğr. Gör. Murat Erbaş’ın kızları Efsun ile Ankaralı Sevinç-Semih Seven’in oğulları Serkan’ın evlenme düğünleri Meriç Nehri kıyısında bulunan bir davet bahçesinde 11 Temmuz Cumartesi akşamı gerçekleşti.

Mayıs ayında Ankara’da ailelerin bir arada bulunduğu şık bir mekânda yapılan nikâh töreni ve daveti ile hayatlarını birleştiren Efsun ve Serkan çifti yaşamlarını Amerika Miami’de sürdürüyor.

Doğumundan yüksek öğrenimine kadar yaşamını Edirne’de sürdüren güzel gelin Efsun ve eşi Serkan bu kez yakınları, aile dostları, çocukluk, okul ve, yurt dışından gelen arkadaş ve dostları ile Edirne’de Meriç Nehri kıyısındaki bir kır bahçesinde Trakya düğünü için buluştu. Konukları kapıda karşılayan çift mekâna el ele müzik ve alkışlar eşliğinde girerek ilk danslarını yaptı.

Kızlarını telli duvağı ile görüp uğurlamak üzere mekâna gelen konuklar yemeğin ardından çiftin özel seçkileri olan müzik ve danslar ile 60’lı, 90’ lı yıllara giderek anılarını tazeledi. Piste çıkan her yaşta konuk dans ederek, oynayarak, şarkılar söyleyerek neşe içinde sevgi ile kuşaklar arası uyum ve ahengin gençlerin enerjileri ile pekâlâ da sağlanabileceğini gösterdi.

Çiftin  neşe ve samimiyetle konuklarla ilgilenmesi ayrıca çok memnuniyet yarattı.

Gelinin annesi Prof Dr. Semiha Öztuna damadı ile Babası Öğr. Gör. Murat Erbaş da kızı ile gençlerin mutluluğuna ortak oldu

Zaman zaman baba kızın, damat ile Semiha annenin dansları hoş ve duygusal anların yaşandığı görüntüler olarak anılara geçti. Gecenin ilerleyen saatlerinde tiwist, tango, modern danslardan geleneksel yöresel oyunlara geçişler yine kuşaklar arası sevgi bağının yansıması oldu. 

Ankara havaları, erik dalı figürleri, çiftetelli, Trakya karşılamaları, horon, damat halayı, roman oyunları ile de kültür mozaiğimizin zenginliğinin hep birlikte yaşatıldığının kanıtı gibiydi. Düğünün bitim saatine kadar mekandan ayrılmayan, ayrılamayan konuklar için unutulmaz keyifli nostaljik saatlerdi. Teşekkürler Efsun, teşekkürler Serkan, teşekkürler gençler . Çok mutlu olun.

‘Emeklilerimizi perişan ediyorlar’

CHP Edirne önceki dönem Milletvekili Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu, emekli maaşlarına yapılan artışı eleştirerek, emeklilerin ekonomik koşullar karşısında her geçen gün daha da zor durumda bırakıldığını söyledi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Gaytancıoğlu, en düşük emekli maaşının 23 bin 552 liraya yükseltilmesini yetersiz bulduklarını belirterek, “Suriyelilere, 100 milyar dolar veriyorlar, yol, köprü, tünel, müteahhitlerine müşteri garantisi veriyorlar, emekliye gelince ‘Batarız’ diyorlar” dedi.

Emeklilere yapılan yaklaşık 3 bin 500 liralık artışın hayat pahalılığı karşısında anlamını yitirdiğini savunan Gaytancıoğlu, “Çok değil, dört yıl önce en düşük emekli maaşı asgari ücretin üzerindeydi. Bugün ise emekliler geçim sıkıntısıyla karşı karşıya bırakılıyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomide uygulanan politikaları da eleştiren Gaytancıoğlu, kamu kaynaklarının farklı alanlarda kullanıldığını öne sürerek, emeklilere ayrılan payın yetersiz olduğunu savundu.

TÜİK’in enflasyon verilerinin vatandaşın günlük yaşamındaki fiyat artışlarını yansıtmadığını ileri süren Gaytancıoğlu, çarşı ve pazardaki fiyatların emeklilerin alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti.

Emekli maaşlarında “kök maaş” ve “en düşük emekli maaşı” uygulamalarını da eleştiren Gaytancıoğlu, farklı emekli gruplarına farklı artışlar yapılmasının adaletsizlik oluşturduğunu savunarak, tüm emeklileri kapsayan eşit ve kalıcı bir düzenleme yapılması çağrısında bulundu.